inci
02.07.2007, 14:56
1 Mayıs 1971’de, Sivas’ın İmranlı kazasına bağlı Han köyünde, Süleyman ve Hacıhanım Gültekin’in (Nazire ve Güler’den sonra) üçüncü çocuğu olarak doğdu. Altı yaşında saz çalmaya başladı. On bir yaşında sahneye çıktı. Kadıköy Anadolu Lisesi’nden ikinci sınıfta ayrıldı. 1987 yılında, ilk çalışması “Gün Olaydı” adıyla Diyar Müzik Yapım tarafından yayımlandı. İlk resitalini Kadıköy Moda Sineması’nda 1987 yılında verdi.
1989 yılında, “Gece ile Gündüz Arasında” adlı ikinci çalışması Saltuk Müzik Yapım tarafından yayımlandı. 29 Ekim 1989 yılında Hollanda Kültür Bakanlığı’nın daveti üzerine, “Genç Türküler” festivalinde Birsel Acar’la birlikte Türkiye’yi temsil etti.
1990 yılında aynı ülkede “Türk Haftası” etkinliklerine birçok sanatçı ile birlikte katıldı. Müzik yönetmenliğini üstlendiği resmi olarak ilk defa Kürtçe müzik yasağını delen “Newroz” adlı kaset, 1990’da önce enstrümantal olarak, sonra da Nilüfer Akbal ve Rıza Akkoç’un katılımıyla gerçekleştirildi. 1990 yılında, Şivan Perwer’in (Türkiye’de, resmi olarak Kürtçe müzik yasağını kaldıran) “Krivo” adlı karma kasetinin yayınlanmasına öncülük etti ve süpervizörlüğünü yaptı.
1991 yılında, “Rüzgarın Kanatlarında” adlı üçüncü çalışması Nepa Müzik Yapım tarafından yayımlandı. 1991 yılında Yeter Fırtına ile evlendi. Türkiye’nin dört bir yanında konserler verdi. Birçok Avrupa ülkesinde festivalllere katıldı ve konserler verdi. Aydınlık Gazetesi için; Ankara, İzmir ve İstanbul’da ProsEchos Grubu ile birlikte resitaller verdi.
2 Temmuz 1993’de, Sivas’ta Madımak Oteli’nde 37 insanla birlikte katledildi. 13 Eylül 1993’de oğlu, Roni Hasret Gültekin dünyaya geldi.
Hasret Gültekin’in müzik yönetmenliğini ve müziklerini yaptığı kasetler dizini
1988 Abuzer Karakoç, Hüseyin Aydın, Ali Ekber Eren’in de yer aldığı “BİTMEYEN TÜRKÜLER-Dostlar Muhabbeti”.
1990 Gani Nar’ın seslendirdiği Kürtçe “JİYAN”.
1990 Abuzer Karakoç’un seslendirdiği ve Avrupa’da yayımlanan “Alvar Deyişleri”.
1990 Emekçi’nin seslendirdiği “Gül’e Barut Serdin mi?”
1990 Nurşani’nin türkülerinden oluşan kaseti.
1990 Lütfü Gültekin’in seslendirdiği “Karanlıkta Vurdular”.
1991 “NEWROZ 2” isimli, Kürtçe sözlü türkülerden oluşan kaset.
1992 Arif Sağ, Emekçi, Mehmet Koç, Emre Saltık, Talip fiahin, İhsan Güvercin’in de yer aldığı “Türküler Yalan Söylemez” isimli kasette üç eser seslendirdi.
1992 Ahmet Arif’in şiirlerini besteleyen sanatçılar olarak, Cem Karaca, Ahmet Kaya, Sadık Gürbüz, Esin Afşar, Rahmi Saltuk’la birlikte, Ahmed Arif’in anısına çıkan kasette yer aldı.
Bir çok sanatçının kasetlerinde bağlama, cura ve şelpesiyle yer aldı.
YAPITLARI :
Canım Oğlum (söz-müzik)
Canım oğlum güzel yavrum
Gözümün ışıltısı
Ölümden ölmekten değil korkumuz
Dalda yaprak açar birgün
Güler birgün solar birgün
Savrulur, karışır toprağa
Toz olur gider
Karışır toprağa, toz olur gider
Görüş Günü (müzik)
Bugün görüş günümüz
Dost kardeş bir arada
Telden tele mendil salla
El salla, merhaba !
İzin olsun hapishane içinde
Seni senden sormalara doyamam
Yarım kalır cigaramın ateşi anam
Gitme, dayanamam.
Kucaklarım Seni (müzik)
Şair olsam gelsem sana
Şiirler türküler söylesem
Zenci dişi aydını alnında
Ve kestane gözlerinde bakışıp
Akşam olsam gelsem sana
Uyusan, ben de uyusam,
Usulcana öpsem seni
Aşıkcana kucaklasam
Oy seni gülüm, oy seni
Kirpiklerin gözleri kucaklaması gibi
Kucaklarım seni
Gülüm Yavaşça (müzik)
Dolanı dolanı gelir
Ölüm yavaşça yavaşça
Kalem alıp yaz derdimi
Gülüm yavaşça yavaşça
Garip yüzüm gülmez oldu
Gözüm ırak görmez oldu
İşe güce varmaz oldu
Elim yavaşça yavaşça
Sevdiğim bu yana bakmaz
Kaş edip, kirpiğin kalkmaz
Kırıldı kanadım kalkmaz
Kolum yavaşça yavaşça
Bu dünyaya gelen bilmez
Ölmeyince kan kesilmez
Meslekim artar eksilmez
Zulüm yavaşça yavaşça
Karasaban (Derleme)
Toprak yarık, yarık toprak,
Basan tabanlar yarık,
Avuçlar da kan ağlar,
Karasaban deyu deyu.
Karasaban avuçlarda,
Avuçlarda kan var,
Bekler yağsın yağmuru,
Belki birgün deyu deyu.
Sür ha sür sür.
Sen Benim Başıma (söz-müzik)
Bak ne hale gelmişim senin elinden
Sen benim başıma neler getirdin
Kurtulamaz oldum oldum elin dilinden
Sen benim başıma oy oy neler getirdin
Şirin idin cefa çektirdin cana
Cefa çektim sitem ettim sultana
Onca zulüm çile zordur insana
Sen benim başıma oy oy neler getirdin
Ne meşkin çekilir ne de hasretin
Bunca zulme nerden gelir kudretin
Çektim çekmedim bitmiyor zahmetin
Sen benim başıma oy oy neler getirdin
ŞİİRLERİ:
Şeyh Bedrettin’e
“Yarin yanağından gayrı her şeye ortağız”
Örneğin işe bak, ne cömertiz...
Bin yıl önce, düşününce
komünmüşüz kendimizce
Ne demeli bu herife ?
Bu cömertlik bu felsefe...
Sahip çıkmak ileriliktir
ve ki tarih lastiktir
Çekmeli, yorumlamalı
Dur, dur...
Evet, evet
Buldum, neden olmamalı ?
(benden, duymuş olmayın)
****ler,
Bedrettin’e sahip çıkın
(sizi kayırıyor...)
03.03.1989
*** Hayyam,Ben ve O ***
Gökyüzünde bulutları ayırmıştım
Berraklamıştım
Göğe az, toprağa çok bakardım
Derken geldi Hayyam
ve Hayyam
ve Ben
Bizce muhteşem
o insan yarası toprağı
şarap döker, öper ve tepelerdik
Hayyam...ustası işin
Derdi yok sonu bu gidişin
İyiydi, muhabbetimiz bitti
Arada uçurum yarık
ve derken o denli
çıkageldi
bir kıçı kırık
ensesi benli...
Mayıs 1991
*** Yunus'a ***
Yüküm bulgur değil Yunus,
yüküm yürek..
ve hiçbirini incitmeyerek,
bu yolda olana
çığ düşmez diyerek,
görmeden dost eşiği
ve nasıl sallarsa
ana yavrusunun beşiğini,
nenni nenni
öyle...
Nisan 1993
*** Hasret'in Hasretnamesi ***
Gel ve şimdi yaşa
bu yüzyılda
oo... sen var ya aptal Şekspir,
zannettin ki, söylediğin çok şey
“Olmak ve Olmamak”
şimdi hiçbir şey..
03.03.1979
*** Dağların duman olduğu Suna’ya mı söylene ***
“Dağların duman olduğu
Suna’ya mı söylene”
Suna kimdir yahu!
Suna nedir?
Hangi turnayı gözünden vurmuşum da
haberindedir ?
Ben ki kaf dağını
ankaya paç etmişim
Kuşum sekmez
ve de bülbüle
haracım sökmez
Mayıs 1992
*** Sevdalan ***
Güneşe gel sevdiğim
Güneşe
Gel kurtul
Ey akıl veren
Tut tutabilirsen
sevdalan sevdalanabilirsen
ve hangi kainatsa
o her şeye gücü yeten
tut beni oraya götür
Olayım gücü yetmeyen
10 Mart 1992
*** Sevda Seni Sözlük Yaza ***
Ne çok dizem vardır sana,
ne çok tezenem.
İçim sızlar
ta ucu burnumun,
bilemem...
Sanki terzide daha
kısa pantolonum dikiliyor...
Topum patlak..
Ellerim bana kıllı geliyor,
ayaklarım çirkin.
Lakin...
Sakalımı çok seviyorum,
büyümekten nefret ediyorum.
Tanıştım tanışalı
kanıma girdi
vesselam azizim.
Beni mahvetti
neyin nesi.
Kulağımda
beşiğimin bozuk sesi..
Haziran 1992
*** Sıkı Tutmalı ***
Toprağı
ve hayatı,
sıkı tutmalı bileği.
Hele seni...
Çürük toprağımın
solmaz çiçeği...
03.03.1979
*** Bu Gece Bendeki Canıma ***
Bu gece
ben giderim resmim kalır,
belli ki bir hevesim kalır,
gözüm arkada kalmaz,
Seni göresim kalır..
Sesim kalmaz,
sözüm kalmaz,
yarım kalır bir öykücük,
bozulmuş bir tılsım kalır.
Güze ulaşır vakit
kurur dallar,
ayaz kalır...
Gece çöker baykuş öter,
yaşanmamış bir yaz kalır.
Söner içimdeki yangın,
direnen kımıl, göğ ekinler,
açar güneş,
mevsim ilkbahara döner,
yemyeşil bir tınaz kalır.
Alacak renkler susar,
ortada tek “beyaz” kalır.
Çürür düzen zulüm biter,
kar altında gülüm biter,
vakit ulaşır yolum biter,
birde yasak “adım” kalır.
Toplatılır yazılarım,
yakılır dizelerim,
kurutulur gözlerim,
geride genç ölüm kalır.
1990
*** Hayat ***
Peki öyle olsun hayat..
Zannetme ki pes ettim.
Kilonu tartarım kilonu.
Satarım kilonu da,
bırakmam onuru
Haziran 1992
1989 yılında, “Gece ile Gündüz Arasında” adlı ikinci çalışması Saltuk Müzik Yapım tarafından yayımlandı. 29 Ekim 1989 yılında Hollanda Kültür Bakanlığı’nın daveti üzerine, “Genç Türküler” festivalinde Birsel Acar’la birlikte Türkiye’yi temsil etti.
1990 yılında aynı ülkede “Türk Haftası” etkinliklerine birçok sanatçı ile birlikte katıldı. Müzik yönetmenliğini üstlendiği resmi olarak ilk defa Kürtçe müzik yasağını delen “Newroz” adlı kaset, 1990’da önce enstrümantal olarak, sonra da Nilüfer Akbal ve Rıza Akkoç’un katılımıyla gerçekleştirildi. 1990 yılında, Şivan Perwer’in (Türkiye’de, resmi olarak Kürtçe müzik yasağını kaldıran) “Krivo” adlı karma kasetinin yayınlanmasına öncülük etti ve süpervizörlüğünü yaptı.
1991 yılında, “Rüzgarın Kanatlarında” adlı üçüncü çalışması Nepa Müzik Yapım tarafından yayımlandı. 1991 yılında Yeter Fırtına ile evlendi. Türkiye’nin dört bir yanında konserler verdi. Birçok Avrupa ülkesinde festivalllere katıldı ve konserler verdi. Aydınlık Gazetesi için; Ankara, İzmir ve İstanbul’da ProsEchos Grubu ile birlikte resitaller verdi.
2 Temmuz 1993’de, Sivas’ta Madımak Oteli’nde 37 insanla birlikte katledildi. 13 Eylül 1993’de oğlu, Roni Hasret Gültekin dünyaya geldi.
Hasret Gültekin’in müzik yönetmenliğini ve müziklerini yaptığı kasetler dizini
1988 Abuzer Karakoç, Hüseyin Aydın, Ali Ekber Eren’in de yer aldığı “BİTMEYEN TÜRKÜLER-Dostlar Muhabbeti”.
1990 Gani Nar’ın seslendirdiği Kürtçe “JİYAN”.
1990 Abuzer Karakoç’un seslendirdiği ve Avrupa’da yayımlanan “Alvar Deyişleri”.
1990 Emekçi’nin seslendirdiği “Gül’e Barut Serdin mi?”
1990 Nurşani’nin türkülerinden oluşan kaseti.
1990 Lütfü Gültekin’in seslendirdiği “Karanlıkta Vurdular”.
1991 “NEWROZ 2” isimli, Kürtçe sözlü türkülerden oluşan kaset.
1992 Arif Sağ, Emekçi, Mehmet Koç, Emre Saltık, Talip fiahin, İhsan Güvercin’in de yer aldığı “Türküler Yalan Söylemez” isimli kasette üç eser seslendirdi.
1992 Ahmet Arif’in şiirlerini besteleyen sanatçılar olarak, Cem Karaca, Ahmet Kaya, Sadık Gürbüz, Esin Afşar, Rahmi Saltuk’la birlikte, Ahmed Arif’in anısına çıkan kasette yer aldı.
Bir çok sanatçının kasetlerinde bağlama, cura ve şelpesiyle yer aldı.
YAPITLARI :
Canım Oğlum (söz-müzik)
Canım oğlum güzel yavrum
Gözümün ışıltısı
Ölümden ölmekten değil korkumuz
Dalda yaprak açar birgün
Güler birgün solar birgün
Savrulur, karışır toprağa
Toz olur gider
Karışır toprağa, toz olur gider
Görüş Günü (müzik)
Bugün görüş günümüz
Dost kardeş bir arada
Telden tele mendil salla
El salla, merhaba !
İzin olsun hapishane içinde
Seni senden sormalara doyamam
Yarım kalır cigaramın ateşi anam
Gitme, dayanamam.
Kucaklarım Seni (müzik)
Şair olsam gelsem sana
Şiirler türküler söylesem
Zenci dişi aydını alnında
Ve kestane gözlerinde bakışıp
Akşam olsam gelsem sana
Uyusan, ben de uyusam,
Usulcana öpsem seni
Aşıkcana kucaklasam
Oy seni gülüm, oy seni
Kirpiklerin gözleri kucaklaması gibi
Kucaklarım seni
Gülüm Yavaşça (müzik)
Dolanı dolanı gelir
Ölüm yavaşça yavaşça
Kalem alıp yaz derdimi
Gülüm yavaşça yavaşça
Garip yüzüm gülmez oldu
Gözüm ırak görmez oldu
İşe güce varmaz oldu
Elim yavaşça yavaşça
Sevdiğim bu yana bakmaz
Kaş edip, kirpiğin kalkmaz
Kırıldı kanadım kalkmaz
Kolum yavaşça yavaşça
Bu dünyaya gelen bilmez
Ölmeyince kan kesilmez
Meslekim artar eksilmez
Zulüm yavaşça yavaşça
Karasaban (Derleme)
Toprak yarık, yarık toprak,
Basan tabanlar yarık,
Avuçlar da kan ağlar,
Karasaban deyu deyu.
Karasaban avuçlarda,
Avuçlarda kan var,
Bekler yağsın yağmuru,
Belki birgün deyu deyu.
Sür ha sür sür.
Sen Benim Başıma (söz-müzik)
Bak ne hale gelmişim senin elinden
Sen benim başıma neler getirdin
Kurtulamaz oldum oldum elin dilinden
Sen benim başıma oy oy neler getirdin
Şirin idin cefa çektirdin cana
Cefa çektim sitem ettim sultana
Onca zulüm çile zordur insana
Sen benim başıma oy oy neler getirdin
Ne meşkin çekilir ne de hasretin
Bunca zulme nerden gelir kudretin
Çektim çekmedim bitmiyor zahmetin
Sen benim başıma oy oy neler getirdin
ŞİİRLERİ:
Şeyh Bedrettin’e
“Yarin yanağından gayrı her şeye ortağız”
Örneğin işe bak, ne cömertiz...
Bin yıl önce, düşününce
komünmüşüz kendimizce
Ne demeli bu herife ?
Bu cömertlik bu felsefe...
Sahip çıkmak ileriliktir
ve ki tarih lastiktir
Çekmeli, yorumlamalı
Dur, dur...
Evet, evet
Buldum, neden olmamalı ?
(benden, duymuş olmayın)
****ler,
Bedrettin’e sahip çıkın
(sizi kayırıyor...)
03.03.1989
*** Hayyam,Ben ve O ***
Gökyüzünde bulutları ayırmıştım
Berraklamıştım
Göğe az, toprağa çok bakardım
Derken geldi Hayyam
ve Hayyam
ve Ben
Bizce muhteşem
o insan yarası toprağı
şarap döker, öper ve tepelerdik
Hayyam...ustası işin
Derdi yok sonu bu gidişin
İyiydi, muhabbetimiz bitti
Arada uçurum yarık
ve derken o denli
çıkageldi
bir kıçı kırık
ensesi benli...
Mayıs 1991
*** Yunus'a ***
Yüküm bulgur değil Yunus,
yüküm yürek..
ve hiçbirini incitmeyerek,
bu yolda olana
çığ düşmez diyerek,
görmeden dost eşiği
ve nasıl sallarsa
ana yavrusunun beşiğini,
nenni nenni
öyle...
Nisan 1993
*** Hasret'in Hasretnamesi ***
Gel ve şimdi yaşa
bu yüzyılda
oo... sen var ya aptal Şekspir,
zannettin ki, söylediğin çok şey
“Olmak ve Olmamak”
şimdi hiçbir şey..
03.03.1979
*** Dağların duman olduğu Suna’ya mı söylene ***
“Dağların duman olduğu
Suna’ya mı söylene”
Suna kimdir yahu!
Suna nedir?
Hangi turnayı gözünden vurmuşum da
haberindedir ?
Ben ki kaf dağını
ankaya paç etmişim
Kuşum sekmez
ve de bülbüle
haracım sökmez
Mayıs 1992
*** Sevdalan ***
Güneşe gel sevdiğim
Güneşe
Gel kurtul
Ey akıl veren
Tut tutabilirsen
sevdalan sevdalanabilirsen
ve hangi kainatsa
o her şeye gücü yeten
tut beni oraya götür
Olayım gücü yetmeyen
10 Mart 1992
*** Sevda Seni Sözlük Yaza ***
Ne çok dizem vardır sana,
ne çok tezenem.
İçim sızlar
ta ucu burnumun,
bilemem...
Sanki terzide daha
kısa pantolonum dikiliyor...
Topum patlak..
Ellerim bana kıllı geliyor,
ayaklarım çirkin.
Lakin...
Sakalımı çok seviyorum,
büyümekten nefret ediyorum.
Tanıştım tanışalı
kanıma girdi
vesselam azizim.
Beni mahvetti
neyin nesi.
Kulağımda
beşiğimin bozuk sesi..
Haziran 1992
*** Sıkı Tutmalı ***
Toprağı
ve hayatı,
sıkı tutmalı bileği.
Hele seni...
Çürük toprağımın
solmaz çiçeği...
03.03.1979
*** Bu Gece Bendeki Canıma ***
Bu gece
ben giderim resmim kalır,
belli ki bir hevesim kalır,
gözüm arkada kalmaz,
Seni göresim kalır..
Sesim kalmaz,
sözüm kalmaz,
yarım kalır bir öykücük,
bozulmuş bir tılsım kalır.
Güze ulaşır vakit
kurur dallar,
ayaz kalır...
Gece çöker baykuş öter,
yaşanmamış bir yaz kalır.
Söner içimdeki yangın,
direnen kımıl, göğ ekinler,
açar güneş,
mevsim ilkbahara döner,
yemyeşil bir tınaz kalır.
Alacak renkler susar,
ortada tek “beyaz” kalır.
Çürür düzen zulüm biter,
kar altında gülüm biter,
vakit ulaşır yolum biter,
birde yasak “adım” kalır.
Toplatılır yazılarım,
yakılır dizelerim,
kurutulur gözlerim,
geride genç ölüm kalır.
1990
*** Hayat ***
Peki öyle olsun hayat..
Zannetme ki pes ettim.
Kilonu tartarım kilonu.
Satarım kilonu da,
bırakmam onuru
Haziran 1992