Orijinalini görmek için tıklayınız : Atatürk'ü Sevmek...
Arif Coşkun
12.06.2008, 15:46
yılmaz özdil
hürriyet
I love Humeyni!
"Humeyni’yi seviyorum.
Atatürk’ü sevmiyorum.
Maraş’ta Fransız askerleri Nene Hatun’un başörtüsüne uzandı. Sütçü İmam ilk ateşi açtı, böylelikle Kurtuluş Savaşı başladı. O dönemin sosyolojik yapısını incelerseniz, cephedeki insanlar hep Müslüman... Atatürk olmasaydı, İngilizler olsaydı, haklarım daha geniş olacaktı."
*
Böyle dedi.
*
"Türbanlı böyle dedi" demiyorum; çünkü bütün türbanlılar böyle düşünmediği gibi, böyle düşünen türbansızlar da var.
Demem şu...
*
Nene Hatun, Maraşlı değil.
Erzurumlu.
Savaştığı düşman, Fransız değil.
Rus.
Rus başörtüsüne saldırmadı.
Aziziye Tabyası’na saldırdı.
Milli mücadelenin mangal yürekli evladıdır ama, milli mücadelenin ilk kurşununu Sütçü İmam sıkmadı.
Hasan Tahsin sıktı.
Maraş’ta değil, İzmir’de.
Takvime bak.. Hasan Tahsin’in tetiğe basmasıyla, Sütçü İmam’ın tetiğe basması arasında 6 ay var...
Sütçü İmam, Fransız vurmadı.
Ermeni vurdu.
Maraş’ta düşmana ilk müdahaleyi yapan da, aslında Sütçü İmam değil.
Çakmakçı Sait.
Silahı yoktu.
Yumruğuyla saldırdı.
Şehit oldu.
Maraş’ı önce kim işgal etti?
Arkadaşın İngilteresi!
Kim sesini çıkarmadı?
Arkadaşın padişah efendisi!
Kim kurtardı?
Arkadaşa daha geniş haklar tanıyacak olan İngilizlerin gemisiyle kaçan padişah efendinin idam etmek için arattığı Atatürk!
*
O dönemin sosyolojik yapısını incelerseniz, cephedeki insanların hep Müslüman olmadığını da görürsünüz...
Bizzat Ordinaryüs Profesör Mazhar Osman’ın ağlayarak okuduğu "şehit listesi"ne göre, bu toprakları İngilizler işgal etmesin diye savaşan, can veren İstanbullu hekimler arasında, 140 Türk, 32 Ermeni, 25 Rum, 18 Yahudi var.
Ve, dikkatinizi çekerim, hepsine birden "şehit" demişler... Çünkü şehitlik kavramı, "o dönemin sosyolojik yapısı"na göre, dinle alakalı değil, yurtseverlikle alakalı.
*
Uzatmayayım.
Tehlike ne İran’dır, ne İngiltere...
Kara cehalettir.
Bu gençlerin beyinlerini yıkayıp bu zehiri yüreklerine serpenleri nefretle kınıyorum.Bu tür söyleşileri yayına soktuğu içinde Fatih Alltaylı'yıda sitemkarım.
Kaptan-58
12.06.2008, 15:52
VALLA KİMSE BAKMASINDA TÜRKİYE'NİN YARISINI KÜRDİSTAN OLARAK GÖSTEREN BİR GAZETENİN YAZARINIDA DİKKATE ALMAM OKURUNUDA.. BELKİ YAZILANLAR DOĞRUDUR ONLARA Bİ LAFIM YOK AMA Bİ KERE BU GAZETEDE YAZARLARIDA BENDE ÇOK OLUMSUZ ETKİ BIRAKTI... BAKMAYA BİLE DEĞMEZ...
Bu konu mankenlerinden, bu tezgahlardan, bu safsatalardan bıktık artık.
Madem bir başörtülünün bir demeci bu kadar önemseniyor ve ekranlara sürmanşet oluyor da
neden, yıllardır, hakları gasp edilen 1000 lerce masum kızlarımızın
bir tanesini bile programına konuk etmiyor...!
- Nedir senin derdin ?
- Nedir sizin derdiniz ?
- Neden ağlıyorsunuz ?
Gibi kendilerine ifade etme fırsatı verilmiyor da
neden hep konu mankeni tezgahlarıyla, imaj zedeleyici komplo programlar yapılıyor...?
Bunlar artık tutmuyor ve halkımız da artık yutmuyor.
Geçin bu bayat numaraları
Bu ayaklar eskidi ve de kokuyor artık...!
Arif Coşkun
12.06.2008, 16:03
VALLA KİMSE BAKMASINDA TÜRKİYE'NİN YARISINI KÜRDİSTAN OLARAK GÖSTEREN BİR GAZETENİN YAZARINIDA DİKKATE ALMAM OKURUNUDA.. BELKİ YAZILANLAR DOĞRUDUR ONLARA Bİ LAFIM YOK AMA Bİ KERE BU GAZETEDE YAZARLARIDA BENDE ÇOK OLUMSUZ ETKİ BIRAKTI... BAKMAYA BİLE DEĞMEZ...
Kaptan kardeş keşke senin okuduğun gazetelerde bunu yazma özverisi gösterse sende bu haberleri oradan öğrenip değerlendirebilsen.Ben inatla şu gazete haberine yazarına inanmam diyemem,ama araşıtırırım okurum yinede.
Kaptan-58
12.06.2008, 16:06
Kaptan kardeş keşke senin okuduğun gazetelerde bunu yazma özverisi gösterse sende bu haberleri oradan öğrenip değerlendirebilsen.Ben inatla şu gazete haberine yazarına inanmam diyemem,ama araşıtırırım okurum yinede.
sağol abi. ben okumam gerektiğini okuyorum. araştııryorum... her yazılana inansaydık.......
Turbanlı bayanların hepsini öyle mi göstermeye çalışıyorlar yok ananın nalı öyle kanacaktı millet şurda kendini beğenmiş bilmişlik taslayan 1 2 4 genç konuşuyor millet aptaldı.
FatihCan
12.06.2008, 16:14
Bu konu mankenlerinden, bu tezgahlardan, bu safsatalardan bıktık artık.
Madem bir başörtülünün bir demeci bu kadar önemseniyor ve ekranlara sürmanşet oluyor da
neden, yıllardır, hakları gasp edilen 1000 lerce masum kızlarımızın
bir tanesini bile programına konuk etmiyor...!
- Nedir senin derdin ?
- Nedir sizin derdiniz ?
- Neden ağlıyorsunuz ?
Gibi kendilerine ifade etme fırsatı verilmiyor da
neden hep konu mankeni tezgahlarıyla, imaj zedeleyici komplo programlar yapılıyor...?
Bunlar artık tutmuyor ve halkımız da artık yutmuyor.
Geçin bu bayat numaraları
Bu ayaklar eskidi ve de kokuyor artık...!
Hay ağzını öpüyüm senin.. abi.....
aynısı zaten Fadime şahin olayında da gerçekleşmişti.... bu komplolar :mad:
Şimdi aynı senaryolar yürütülüyorr.....
Var sayalım ki bu iki kadın humeyniyi seviyor bu iki kadın bütün baş örtülülerimi temsil ediyor....
Ve senin dediğin gibi yılalrca feryat ettiler okumak için kimse neden bu çığlıkları duymadı duymamazlıktan geliyor....
Arif Coşkun
12.06.2008, 16:37
O zaman herşey komplo hiç bir haberi ciddiye almamak lazım,
herkes bildiğiyle kalsın ben haklıyım desin,sadece benim fikrim ve gazetem
doğrudur desin,kitap, dergi vs. de okumamak lazım ne gerek var hepsi komplodur zaten,boşuna para neden gitsinki.
araştımayada gerek yok ya komployla karşılaşırsak,
fertelliyim
12.06.2008, 17:02
Bu konu mankenlerinden, bu tezgahlardan, bu safsatalardan bıktık artık.
Madem bir başörtülünün bir demeci bu kadar önemseniyor ve ekranlara sürmanşet oluyor da
neden, yıllardır, hakları gasp edilen 1000 lerce masum kızlarımızın
bir tanesini bile programına konuk etmiyor...!
- Nedir senin derdin ?
- Nedir sizin derdiniz ?
- Neden ağlıyorsunuz ?
Gibi kendilerine ifade etme fırsatı verilmiyor da
neden hep konu mankeni tezgahlarıyla, imaj zedeleyici komplo programlar yapılıyor...?
Bunlar artık tutmuyor ve halkımız da artık yutmuyor.
Geçin bu bayat numaraları
Bu ayaklar eskidi ve de kokuyor artık...!
Söylemin için teşekkür ederim emeğine sağlık
Herşeyi değil, bunlarıda artık ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar. Allahtan artık halk kimin ne halt olduğunu öğrendi.
O zaman herşey komplo hiç bir haberi ciddiye almamak lazım,
herkes bildiğiyle kalsın ben haklıyım desin,sadece benim fikrim ve gazetem
doğrudur desin,kitap, dergi vs. de okumamak lazım ne gerek var hepsi komplodur zaten,boşuna para neden gitsinki.
araştımayada gerek yok ya komployla karşılaşırsak,
Arif abi,
Daha önce de bir yazımda bahsetmiştim. (H.Üzmezin konusuyla ilgili)
Demiştim ki :
''sizin ki yaparsa tu kaka,
bizim ki yaparsa cici, çok yaşa''
ve
''hizmetçi kırarsa : elin kırılsın;
hanımefendi kırarsa hayırdır inşallah''
anlayışının çok yanlış olduğunu söylemiştim.
Şimdi yine bu mantıkla, benim her zaman benimsediğim ve kendime ilke edindiğim şu sözüm :
''doğru papazdan da gelse kabul;
yanlış hocamdan da gelse ret''
gereği yukarıda saydığın bazı konular gerçekten olmuş ve denmişse,
kim olursa olsun, kim ne derse desin, tasvip etmem, onaylamam, kabullenmem mümkün değil.
Yanlışsa yanlıştır.
Şimdi,F.Altaylı' nın programına çıkardığı bu kişiler de, gerçekten bu ifadeleri
komplosuz tezgahsız kullanmışsa lanet olsun onlara...!
Yok eğer, konu mankenleriyse hem onlara hem de organizetörlerine gene lanet okurum...!
Diğer bir yazında, bu konuyu komplo olarak gören bir arkadaşımıza :
''bu ne pişkinlik'' demişsin.
Ne yani abi şimdi bu konularda bir komplonun farkında olanlara pişkin mi
demek icap eder...?
Ben de bu konunun bir komplo olduğuna inananlardanım...!
Ne yani abi,
böyle düşünmeye hakkımız yok mu ?
bu düşüncede olanları pişkinlikle itham etmen ne derece akılcı olur?
Biz ne çiğler gördük,
biz ne pişkinler gördük,
biz ne düşkünler gördük be abi...!
Ben kendi adıma diyorum ki :
Ben bu tür konuların, konu mankenli tezgahlar olduğunu idrak etmem, pişkinliğimden değil;
daha önce defalarca izlediğimiz benzer senaryoları ve filmleri çok gördüğümüzdendir.
Tekrar söylüyorum madem başörtülünün bu demeçleri çok önemseniyor da,
neden feryatlarına kulaklar, ekranlar, sütunlar hep kapalıydı.
Bu başörtülüler, hiç mi başka laf etmediler ki onları bir kere olsun ekrana çıkarmadılar.
Ben söyleyeyim abi, benim üniversite dönemimde,
bizim sınıftan okul birincisi bir başörtülü kız bir keresinde canlı yayına çıkarıldı.
En gerçekçi ve can alıcı ifadelerini söylemeye başladığında ise yayın kesildi ve elektrikler kesildi yalanı uyduruldu.
İşlerine gelmemişti tabi ki...!
Sık sık sözünü kesmeye çalışan yaygaracı cenahın müdahalesine rağmen,
başörtülü arkadaşımızın, hatırlayabildiğim ifadelerden bazıları şunlardı :
- Biz okumak istiyoruz,
- Biz herhangi illegal bir örgütün mensupları değiliz,
- Biz herhangi bir siyasi oluşumun da mensupları değiliz,
- Biz uzaydan da gelmedik, bizi potansiyel suçlu görüp veya gösterip,
terörist muamelesi yapılıyor,
- Üniversite kapısından girişten itibaren, giriş görevlisinden,
öğretim görevlilerine kadar gerici, yobaz, örümcek kafalı gibi aşağılayıcı laflara maruz kalıyoruz,
- Ben liseyi il birincisi olarak bitirdim, fakültemi derceyle kazandım ve şu anda fakülte birincisiyim,
- Nasıl, sırf kıyafetimden dolayı ben örümcek kafalı görülüyorum ?
- Biz en doğal hakkımız olan bilim yuvalarında eğitim görmek istiyoruz,
- Biz ülkemize ve toplumumuza faydalı olabilecek bir meslek sahibi olmak istiyoruz,
- En doğal hakkımız olan demokratik hakkımızı kullanarak okumak istiyoruz,
- Bu hakkımız neden engellenmek isteniyor ?
- Bu hakkımız neden gasp ediliyor ?
- Neden bu zulüm...? neden bu haksızlık..? Nerede insan hakları
- ağlayarak devam eden benzer ifadeler...vs...vs.
Tam 7 dakika süren bu açıklamalar, elektrik kesildi diye yayına girmedi.
Karşıt görüşlü olanların tahrik edici, yaygaracı, suçlayıcı ve aşağılayıcı ifadeleri
ve horoz döğüşü gibi olan bölümler aynen yayınlandı....!
Başörtülü arkadaşlarımızn küçük kırpıntılarla bir iki demeç te geçiştirildi.
(Ben de stüdyodaydım...!)
Arif abi,
bu anımı sizlerle paylaştım çünkü;
komplocu, yaygaracı ve tahammülsüz çarpık zihniyetler
bir kere de olsun, bu masum kızlarımızın derdine kulak vermediler,
hep aşağıladılar, hep inançlarıyla, kıyafetleriyle alay edildiler,
hep hakaret, hatta küfür bile işittiler...!
Bu başörtülüler, hiç mi mağdur olmadılar, hiç mi okuma hakları yok ?
Yazık be abi, hakikaten yazık...!
Lütfen bu yazdıklarımı edebiyat kompozisyonu olarak değil;
şahit olduğum ve içim sızlaya sızlaya yazdığım, yüreğimi burkan bir serzeniş olarak değerlendirin.
Lütfen ideolojik bakış açısıyla değil; arı-duru ve nötr duygularla,
insan merkezli bir pencereden bakabilmeyi deneyelim...!
Arif abi,
bu sözüm sadece sana değil senin vesilenle tüm arkadaşlaradır...!
titizyiğido
12.06.2008, 18:20
YA BU KONU DÜN BAŞKA BİRİ TARAFINDAN DA AÇILDI BU OLAY FATİH ALTAYLININ GÜNDEMDEKİ KONULARA BASKI AMAÇLI TAMAMEN DÜZMECE OLARAK YAPTIĞI BİŞEY O KAZMA HERİF MİLLETİ HALA BÖYLE SALAKÇA ŞEYLERLE KANDIRA BİLECEĞİNİ SANIYO ZAVALLI AMA KANANLAR YOKMU? ELBETTE VAR AMA ONLARDA İNANMAK İSTEDİĞİ ŞEYLERE İNANIYOLAR
Arif Coşkun
12.06.2008, 19:46
Arif abi,
Daha önce de bir yazımda bahsetmiştim. (H.Üzmezin konusuyla ilgili)
Demiştim ki :
''sizin ki yaparsa tu kaka,
bizim ki yaparsa cici, çok yaşa''
ve
''hizmetçi kırarsa : elin kırılsın;
hanımefendi kırarsa hayırdır inşallah''
anlayışının çok yanlış olduğunu söylemiştim.
Şimdi yine bu mantıkla, benim her zaman benimsediğim ve kendime ilke edindiğim şu sözüm :
''doğru papazdan da gelse kabul;
yanlış hocamdan da gelse ret''
gereği yukarıda saydığın bazı konular gerçekten olmuş ve denmişse,
kim olursa olsun, kim ne derse desin, tasvip etmem, onaylamam, kabullenmem mümkün değil.
Yanlışsa yanlıştır.
Şimdi,F.Altaylı' nın programına çıkardığı bu kişiler de, gerçekten bu ifadeleri
komplosuz tezgahsız kullanmışsa lanet olsun onlara...!
Yok eğer, konu mankenleriyse hem onlara hem de organizetörlerine gene lanet okurum...!
Diğer bir yazında, bu konuyu komplo olarak gören bir arkadaşımıza :
''bu ne pişkinlik'' demişsin.
Ne yani abi şimdi bu konularda bir komplonun farkında olanlara pişkin mi
demek icap eder...?
Ben de bu konunun bir komplo olduğuna inananlardanım...!
Ne yani abi,
böyle düşünmeye hakkımız yok mu ?
bu düşüncede olanları pişkinlikle itham etmen ne derece akılcı olur?
Biz ne çiğler gördük,
biz ne pişkinler gördük,
biz ne düşkünler gördük be abi...!
Ben kendi adıma diyorum ki :
Ben bu tür konuların, konu mankenli tezgahlar olduğunu idrak etmem, pişkinliğimden değil;
daha önce defalarca izlediğimiz benzer senaryoları ve filmleri çok gördüğümüzdendir.
Tekrar söylüyorum madem başörtülünün bu demeçleri çok önemseniyor da,
neden feryatlarına kulaklar, ekranlar, sütunlar hep kapalıydı.
Bu başörtülüler, hiç mi başka laf etmediler ki onları bir kere olsun ekrana çıkarmadılar.
Ben söyleyeyim abi, benim üniversite dönemimde,
bizim sınıftan okul birincisi bir başörtülü kız bir keresinde canlı yayına çıkarıldı.
En gerçekçi ve can alıcı ifadelerini söylemeye başladığında ise yayın kesildi ve elektrikler kesildi yalanı uyduruldu.
İşlerine gelmemişti tabi ki...!
Sık sık sözünü kesmeye çalışan yaygaracı cenahın müdahalesine rağmen,
başörtülü arkadaşımızın, hatırlayabildiğim ifadelerden bazıları şunlardı :
- Biz okumak istiyoruz,
- Biz herhangi illegal bir örgütün mensupları değiliz,
- Biz herhangi bir siyasi oluşumun da mensupları değiliz,
- Biz uzaydan da gelmedik, bizi potansiyel suçlu görüp veya gösterip,
terörist muamelesi yapılıyor,
- Üniversite kapısından girişten itibaren, giriş görevlisinden,
öğretim görevlilerine kadar gerici, yobaz, örümcek kafalı gibi aşağılayıcı laflara maruz kalıyoruz,
- Ben liseyi il birincisi olarak bitirdim, fakültemi derceyle kazandım ve şu anda fakülte birincisiyim,
- Nasıl, sırf kıyafetimden dolayı ben örümcek kafalı görülüyorum ?
- Biz en doğal hakkımız olan bilim yuvalarında eğitim görmek istiyoruz,
- Biz ülkemize ve toplumumuza faydalı olabilecek bir meslek sahibi olmak istiyoruz,
- En doğal hakkımız olan demokratik hakkımızı kullanarak okumak istiyoruz,
- Bu hakkımız neden engellenmek isteniyor ?
- Bu hakkımız neden gasp ediliyor ?
- Neden bu zulüm...? neden bu haksızlık..? Nerede insan hakları
- ağlayarak devam eden benzer ifadeler...vs...vs.
Tam 7 dakika süren bu açıklamalar, elektrik kesildi diye yayına girmedi.
Karşıt görüşlü olanların tahrik edici, yaygaracı, suçlayıcı ve aşağılayıcı ifadeleri
ve horoz döğüşü gibi olan bölümler aynen yayınlandı....!
Başörtülü arkadaşlarımızn küçük kırpıntılarla bir iki demeç te geçiştirildi.
(Ben de stüdyodaydım...!)
Arif abi,
bu anımı sizlerle paylaştım çünkü;
komplocu, yaygaracı ve tahammülsüz çarpık zihniyetler
bir kere de olsun, bu masum kızlarımızın derdine kulak vermediler,
hep aşağıladılar, hep inançlarıyla, kıyafetleriyle alay edildiler,
hep hakaret, hatta küfür bile işittiler...!
Bu başörtülüler, hiç mi mağdur olmadılar, hiç mi okuma hakları yok ?
Yazık be abi, hakikaten yazık...!
Lütfen bu yazdıklarımı edebiyat kompozisyonu olarak değil;
şahit olduğum ve içim sızlaya sızlaya yazdığım, yüreğimi burkan bir serzeniş olarak değerlendirin.
Lütfen ideolojik bakış açısıyla değil; arı-duru ve nötr duygularla,
insan merkezli bir pencereden bakabilmeyi deneyelim...!
Arif abi,
bu sözüm sadece sana değil senin vesilenle tüm arkadaşlaradır...!
Söylediklerine katılıyorum elbette Mustafa gardaş,
Doğruluk payı ve haklı olduğun o kadar çok şey yazmışınki,
Bunu pek sık kullnırım,"Doğru tektir,ikitane doğru olmayacağına göre"
Eğriye eğri doğruya doğru dememiz herşeyden önce karakter ve kişilikle
alakalı bir şeydir.Bunu ihlal edenler olmuyormu oluyordur mutlaka,herkesi bir tutmak zaten yalnış olur.
Pişkinlik kelimesine gelince, bu çok sık tekrarlandığı için
kaynakları belli haberler taşındığındada
hangi haber taşınsa buraya,
peşin hükümlülükle,
komplo yakıştırmasıyla savunuluyo,anında
anlamadan, dinlemeden pat diye cevap veriliyor,
Kanıtlı kaynaklı haber getirilip sürekli bu yaklaşımla karşılaşınca o cümleyi sarfetmişimdir.
Komployu kalleş insanlar yapar, günümüz teknoloji çağında komploların oluşması eskiye göre biraz zor. Adam kalkıyo suçu işiliyo,gizli kamerayla yakalanıyo hala diyorki bağırarak "bana komplo yapıldı" yani birazda alışkanlık oldu bu komplo modası.
75 milyonun gözü önünde kameralara sırıtarak "Atatürkü sevmiyorum,ama Humeyniyi seviyorum" diyorsa kapalı bir kız,ben buna ne diyeyim.Kim ona zorla onu söyletebilir,bu kadar basın ordusu o komployu didik didik eder ortaya çıkarır bırakırmı hiç.
O zaman ne Fatih Altaylı kalır ne de programı.
Yani bu komplo yaklaşımıda bana inandırıcı gelmedi.
desem umarım kızmazsın Mustafa gardaşım.
Elbetteki doğrulardan yanayız,elbetteki özgürlüklerden yanayız,elbetteki haklardan yanayız, ama bunu sadece türbana sınırlı yapıp sanki sadece onlar eziliyormuş hakkı yeniyormuş gibi tepki vermek ne derece isabetli.
Çok önceleri ben çok şahit oldum ünüversitelerde "türbana özgürlük" yürüyüşü yapan kızlara sol görüşü benimsemiş arkadaşlarınında destek verdiğini ve özgürlük adına katıldığını,
Elbetteki mağdur olmuşlardır,kurunun yanına yaşta yanıyor misali,
keşke bu zıtlaşmalar olamsaydı,keşke bu denli gerginlikler olmasaydı,keşke türban bahanesiyle arkasında farklı düşünceler olamsaydı,bunu siyasi simge haline getirip bir devrim hazırlığıymış ortamına çekmeselerdide,bunlarda rahatça okuluna gitselerdi, bu sadece zıtlaşmanın bir ürünü bence.
eskiden böyle bir problem ne işittim nede duydum.
Sevmek yada sevmemek kelimesi bizleri nerelere götürdü, herşeyin bir çaresi vardır,hoşgörülü olmak,kavgadan,küfürden uzak, saygı ve sevgi çerçevesi içerisinde çözülmeyecek mesele yoktur bence.
Arkadaşlardan ricam,cevap verirken hakeratten uzak,birazdaha hoşgörülü ve anlayışlı olmalarıdır.
Allah hepimizin kalbinden, merhameti, dürüstlüğü ,sevgiyi,saygıyı eksik etmesin inşallah.
Arif Coşkun
01.11.2008, 21:17
Konu: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
BİR ALINTI AMA YAZANIN ELLERİNE VE YÜREĞİNE SAĞLIK
Sağa sola bakıyorum, gazete, kitap, dergi okuyorum; Atatürk'e saldırı, taşlama, yergi, eleştiriden geçilmiyor; anlıyorum ki Atatürk büyük suç işlemiş.....
Niçin...?
Çünkü dünya görüşünde, evrene bakış felsefesinde ideolojik içeriğinde 'Aydınlanma'yı yeğlemiş; Atatürk, 'Akıl inançtan, bilim dinden bağımsızdır' demiş.
A benim canım Mustafa Kemal'im uygarlığın ışığına neden yüzünü dönersin? İran'a bak, Suudi Arabistan'a bak!... Bırakaydın, bağnazlığın dipsiz kuyusunun batan dolabında dönenseydik. En büyük suçunu "GERÇEK YOL GÖSTERİCİ BİLİMDİR" diyerek işledin.
Atatürk suçlu...
"Vatanın bağrına düşman dayamışsa hançerini" Gazi Paşa görmezlikten geleydi;
"İngiliz muhibbi" olaydı, "Amerikan mandacılığı" na sarılaydı;
"Ya istiklal ya ölüm" deyip ortalığa atılarak pişmiş aşa neden soğuk su kattı?
Atatürk suçlu...
Osmanlı, Sevr Antlaşması'nı kuzu kuzu imzalamışken bizlere Konya Ovası yetmez miydi?
Denizi zaten sevmeyiz, dağların gerisine çekilip bozkırda otururduk.
Eloğlu vatanın minarelerine çan takar,
bizim cami yaptırma dernekleri de Haymana bölgesinde çalışmalarını yoğunlaştırırdı. Nemize gerek İstiklal Savaşı?
Nemize gerek İzmir, Aydın, Edirne, Çanakkale, İstanbul?
Nemize gerek Lozan, a Mustafa Kemal Paşa?
Atatürk suçlu...
Sevgili Mustafa Kemal, kadın hakları senin neyine?
Bak, şimdilerde genç kızımız başına türban takarken sana da verip veriştiriyor.
Yurttaşlık Yasası çıkardın, erkek karısını iki sözcükle boşayamıyor;
ama kadın kara çarşafa girip sana beddua ediyor.
Hukuk devrimini neden yaptın Kemal'im?
Atatürk suçlu...
Çünkü cumhuriyeti ilan etti.
Haydi padişah efendimize kıydı, hilafete neden dokundu?
Laik devletten daha büyük günah olur mu şu dar-ı dünyada Gazi Kemal'im?..
Atatürk suçlu...
Osmanlı'nın cengâverliğinden bizi soyutladı;
1923'ten bu güne "Yurtta barış, dünyada barış" diye yaşamak erkekliğimizi öldürmedi mi?
Biz korkak mıyız a Gazi Paşa?
Savaşçılıktan nasıl vazgeçeriz?
Senin en büyük suçun barışçılık değil mi?
Atatürk suçlu...
Çünkü 1923'te kurulan cumhuriyete 1925'te başkaldıran Şeyh Sait 'e el sürmeyecekti; hilafetçi Said-i Nursi 'yi başkente buyur edip devletin başına oturtacaktı.
On bir yıl süren savaşlardan sonra temelini attığı devleti,
İngiliz işbirlikçisi şeyhlere, aşiret reislerine, seyyitlere lokma lokma sunarak, parça parça edecekti.
A benim Mustafa Kemal Paşam,
ayaklanmalara karşı neden beyaz teslim bayrağını çekmedin de üstlerine yürüdün?
Atatürk suçlu...
Öyle bir cumhuriyet kurmuş ki, bir türlü yıkılmıyor.
21'inci yüzyıla yaklaşıyoruz, devleti Amerika'ya teslim edemedik, parçalayamadık;
bu yüzden Gazi'ye çok kızıyoruz,
cumhuriyetin harcını sağlam karmış diye öfkeleniyoruz.
Atatürk suçlu...
Yetmiş yıl önce bağımsız bir cumhuriyet kurmuş, bize bırakmış;
yarım yüzyıldan beri laik cumhuriyeti çağdaş demokrasiye yakışır bir düzeye getiremedik;
bu yüzden öfkelendikçe yarım yüzyıl öncesine dönerek Atatürk'e veriştiriyoruz.
Atatürk suçlu...
Çünkü canım Mustafa Kemal, bizim adam olacağımızı sandı, biz cüdam olduk;
başımızı dik tutacağımıza, Ortadoğu'da "süper yabancı devlet" in taşeronluğuna soyunduk;
içimizdeki aşağılık duygusunu Atatürk'ü eleştirerek gidermeye çabalıyoruz.
ofgurleyuk78
01.11.2008, 22:17
Sönmez isimli arkadaşım diyorki; "sizinki yaparsa tu kaka, bizimki, yaparsa cici, çok yaşa." Sönmez kardeşim sizinki, bizimki kimler. Kim ayırdı bizi böyle. En önce bunları sorgulamak lazım bence. Bizi böyle bölenlerin Allah Cezasını verecek elbet bir gün.
" Atatürk, seni sevmek milli bir ibadettir." Bu sözü Celal Bayar demiştir.
sandalli
01.11.2008, 23:26
" Atatürk, seni sevmek milli bir ibadettir." Bu sözü Celal Bayar demiştir.[/QUOTE]
Milli ibadet diye bir terime katilmiyorum, ibadet dinidir ve yalnizca Allah icin yapilir, Allah`tan baskasina ibadet edilmez. Atatürk´ün bu millet icin yaptiklarini takdir ediyor ve O`na olan minnet borcumuzu biliyor ve O`nu cok seviyoruz. Celal Bayar`a katilmiyorum.
Arif Coşkun
29.11.2008, 17:58
Atatürk öldü diye ağlıyorDün akşam Beyaz Show'da bir video yayınlandı. Küçük Elif, 'Atatürk öldü' diye hüngür hüngür ağlıyordu. Minik Elif'in ağlaması milyonları duygulandırdı.
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]
vBulletin v3.8.3, Copyright ©2000-2025, Jelsoft Enterprises Ltd.