HaZaN
04.03.2009, 10:30
Kimi insanlar, her iki elinin parmaklarını birbirine geçirerek ve onları
gererek ses çıkartırlar, yani çıtlatırlar.
Çoğumuz buradan gelen sesin kemiklerden geldiğini sanırız, hatta rahatsız
oluruz ama nedense bunu yapanlar durumlarından memnun görünürler. En çok ve kolaylıkla çıtlattığımız yerler vücudumuzda en çok bulunan sürtünmeli eklem yerleridir. Bu tip eklem yerlerinde, örneğin, parmaklarınızda, iki kemiğin birleştiği yerde bir bağlantı kapsülü ve bu kapsülün içinde de, kemiklerin hareketleri sırasında, buraları yağlayan bir sıvı bulunmaktadır.
Bu sıvının içinde erimiş durumda oksijen, nitrojen ve karbondioksit gazları
bulunur. Vücudumuzda en kolay çıtlatabileceğimiz eklem yerlerimiz parmaklarımızdır. Parmaklarımız
gerilince ve eklem yerlerimiz düzleşince bu kapsül de gerilir. İçindeki sıvının basıncı azalır ve gaz kabarcıkları patlamaya başlar. İşte duyduğumuz bu seslerdir.
Patlayan kabarcıklar sonucunda gazlar bu sıvıyı terk eder, sıvı daha da
genleşir ve eklem yerinin hareket yeteneğini artırır.
Kuşkusuz ki eklem yerinin gerilmesi, bu kapsülün boyu ile sınırlıdır.
Eğer parmaklarınızı çıtlattığınız anda röntgenini de çekmiş olsanız, eklem
içinde oluşan gaz kabarcıklarını görebilirsiniz.
Bu olay eklem yerindeki hacmi yaklaşık yüzde 15-20 artırır. Aynı
parmağınızı arka arkaya çıtlatamazsınız.
Bir süre beklemeniz gerekir, çünkü gaz kabarcıklarının sıvı içerisinde
tekrar oluşması biraz zaman alır. Tüm bu açıklamalar,
deneylerle kanıtlanmasına karşın, yine de bu kadar küçük gazın, bu denli
büyük bir ses çıkartabilmesinin nedeni hâlâ anlaşılmış değildir.
Ayrıca detaylı çalışmalar göstermiştir ki, çıtırdama sırasında iki ayrı ses
duyulmaktadır. Birincisinin gaz kabarcıklarının patlaması
olduğu biliniyor. İkinci sesin ise kapsülün uzama sınırına vardığında
çıktığı sanılıyor.
Peki, parmaklarımızı çıtlatmak vücudumuz için zararlı mıdır? Bunu
alışkanlık biçimini getirenlerde, eklemler çevresindeki yumuşak doku zarar görmekte, parmaklar şişmekte, dolayısıyla elin kavrama
gücü azalmaktadır.
Alıntı
gererek ses çıkartırlar, yani çıtlatırlar.
Çoğumuz buradan gelen sesin kemiklerden geldiğini sanırız, hatta rahatsız
oluruz ama nedense bunu yapanlar durumlarından memnun görünürler. En çok ve kolaylıkla çıtlattığımız yerler vücudumuzda en çok bulunan sürtünmeli eklem yerleridir. Bu tip eklem yerlerinde, örneğin, parmaklarınızda, iki kemiğin birleştiği yerde bir bağlantı kapsülü ve bu kapsülün içinde de, kemiklerin hareketleri sırasında, buraları yağlayan bir sıvı bulunmaktadır.
Bu sıvının içinde erimiş durumda oksijen, nitrojen ve karbondioksit gazları
bulunur. Vücudumuzda en kolay çıtlatabileceğimiz eklem yerlerimiz parmaklarımızdır. Parmaklarımız
gerilince ve eklem yerlerimiz düzleşince bu kapsül de gerilir. İçindeki sıvının basıncı azalır ve gaz kabarcıkları patlamaya başlar. İşte duyduğumuz bu seslerdir.
Patlayan kabarcıklar sonucunda gazlar bu sıvıyı terk eder, sıvı daha da
genleşir ve eklem yerinin hareket yeteneğini artırır.
Kuşkusuz ki eklem yerinin gerilmesi, bu kapsülün boyu ile sınırlıdır.
Eğer parmaklarınızı çıtlattığınız anda röntgenini de çekmiş olsanız, eklem
içinde oluşan gaz kabarcıklarını görebilirsiniz.
Bu olay eklem yerindeki hacmi yaklaşık yüzde 15-20 artırır. Aynı
parmağınızı arka arkaya çıtlatamazsınız.
Bir süre beklemeniz gerekir, çünkü gaz kabarcıklarının sıvı içerisinde
tekrar oluşması biraz zaman alır. Tüm bu açıklamalar,
deneylerle kanıtlanmasına karşın, yine de bu kadar küçük gazın, bu denli
büyük bir ses çıkartabilmesinin nedeni hâlâ anlaşılmış değildir.
Ayrıca detaylı çalışmalar göstermiştir ki, çıtırdama sırasında iki ayrı ses
duyulmaktadır. Birincisinin gaz kabarcıklarının patlaması
olduğu biliniyor. İkinci sesin ise kapsülün uzama sınırına vardığında
çıktığı sanılıyor.
Peki, parmaklarımızı çıtlatmak vücudumuz için zararlı mıdır? Bunu
alışkanlık biçimini getirenlerde, eklemler çevresindeki yumuşak doku zarar görmekte, parmaklar şişmekte, dolayısıyla elin kavrama
gücü azalmaktadır.
Alıntı