PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : DOĞRULUĞUN SONU BÖYLE OLUR


MeLody58
11.04.2009, 10:22
Adam, Harem-i Şerif'in kapısında hep aynı duayı okuyordu:
- Ey doğrulara yardım eden, haramdan kaçınanları koruyan!..
Ona 'Sen başka dua bilmez misin?' dediler. O şöyle açıklama yaptı bu duayı tekrar etme sebebi olarak:
- Ben Beyt-i Şerif'i tavaf ederken ayağıma takılan şeyi eğilip aldım. Bir de baktım ki, içinde bin altın bulunan bir kese. Şeytanımla imanım mücadeleye tutuştular. 'Bin altın çok para, senin bütün ihtiyaçlarını karşılar.' dedi şeytanım.
İmanım ise, 'Bu haramdır, boşuna saklama, sahibini bul, teslim et.' dedi. Ben böyle mücadele içinde iken birinin sesi duyuldu.
- Burada içinde bin altınım bulunan kesem kaybolmuştur. Kim buldu ise versin, ona otuz altın müjde vereyim.
Bin haramdan, otuz helal hayırlıdır, diyerek keseyi sahibine teslim ettim. O da bana otuz altın verdi. Bunu alıp bakırcılar çarşısında gezerken bir Arap kölenin bu paraya satıldığını görünce hemen satın aldım. Bir müddet sonra bu kölenin yanına bir kısım Araplar gelip gizlice konuşmaya başladırlar. Köleden ne konuştuklarını sordum. Saklamayıp aynen anlattı:
- Ben Mağrip sultanının oğluyum. Babam, Habeş melikiyle cenk edip savaşı kaybetti, beni de esir alıp buralarda sattılar. Babam bunları göndermiş, elli bin altın da vermiş ki, beni satın alıp götürsünler. Sen bana çok iyilik ettin, kendi evladın gibi baktın. Bundan dolayı memnun oldum. Bunlar beni satın alacaklar sakın az altına razı olma, elli bin altına sat beni.
Dediği gibi oldu. Elli bin altına sattım köleyi. Bu kadar büyük sermaye ile bir kısım mallar alıp Bağdat'a gittim. Orada açtığım dükkanda mallarımı satıyordum. Bir tanıdığım gelip, 'Meşhur tüccar dostum vefat etti, ay gibi güzel kızcağızı yetim kaldı gel bunu sana alalım.' dedi. Ben de kabul ettim. Çeyiz olarak birtakım tabakların üzerinde içi altın dolu keseler vardı. Hepsinin üzerinde de biner altın yazılı iken birinin üzerinde dokuz yüz yetmiş altın yazılıydı. Bunun sebebini sorduğumda kızcağız dedi ki:
- Babam bu keseyi Harem-i Şerif'te kaybetmiş, bulan bir helalzade keseyi verince otuz altını ona müjde vermiş, geride kalan altındır içindeki.
Bunun üzerine ben Allah'a hamd ve şükürde bulundum, bunlar hep doğruluğun, iyiliğin bereketi, diyerek olayı kızcağıza anlattım. Mutluluğumuz daha da perçinlenmiş oldu!...

KAYNAK: Şahin, Ahmed, Yaşanmış Örnekleriyle Aradığımız İslam, Zaman Cep Kitapları 3, Feza Gazetecilik, İstanbul 2001

Kardelencicegi
11.04.2009, 10:27
İnsana düşen odur ki ,zaman haddini unutmaya..

Paylasim icin tsk melody bacisi :)

h.a.y.
11.04.2009, 12:01
melody teşekkür
dur ben de güzel efendimizin bir sözüyle devam edeyim:
doğruluk iyiliğe iyilik cennete götürür
yalan kötülüğe kötülük ise cehenneme götürür
selamlar

MeLody58
19.04.2009, 15:10
melody teşekkür
dur ben de güzel efendimizin bir sözüyle devam edeyim:
doğruluk iyiliğe iyilik cennete götürür
yalan kötülüğe kötülük ise cehenneme götürür
selamlar


TESEKKÜR EDERİM ARKADASIM.

Melankolia
19.04.2009, 15:36
KesKe HerKes HerKese DoqruYu söLese !!

seva
19.04.2009, 20:16
yeterki dosdoğru ol....mutlaka mükafatını göreceksin

h.a.y.
01.06.2010, 23:08
mersinli bir tatlıcı çıraklarına odun toplatıyor fırınında yakmak için.

bakıyor ki çocuklar doğru odunları bir kenara ayırmış. Soruyor usta neden bunları aynı bir yere koydunuz diye..

çırakları da cevap veriyor haliyle . bunlar doğru olduğu için keser sapı olarak da kullanabiliriz diye ayırdık diyorlar.

tatlıcı ustası bakın ne cevap veriyor: odunun bile doğrusu kendisini ateşten kurtardı

HaZaN
02.06.2010, 10:21
Doğruluk en büyük sermayeniz olmalıdır. Bir yalan insanı haline gelmeden, tamiratını yapa yapa doğru söylemeye kendinizi şartlandırmalı ve asla bunun ömürboyu azabını çekmememeliyiz.
Söylediğiniz her cümlenin gerçekten gönlümüzün sesi olup olmadığına özen göstermeli ve mutlaka kesin bildiğiniz şeyleri tam doğru olduğuna inandığınız şekilde söylemeliyiz.
Günlük konuşmalarınızdaki sıradan gördüğünüz cümlelerimizde bile hep doğruluk aramalı ve yalanın öldürücü bir virüs olarak kalbinize musallat olmasına asla meydan vermemeliyiz.

Peygamber Efendimiz(s.a.v) hep doğruluk tavsiye etmişdir?

Acı da olsa, doğruları söyleyiniz. Hadis-i Şerif