Orijinalini görmek için tıklayınız : Pir Sultan Anıldı
Sivaslilar.Net
21.06.2009, 19:02
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]
Pir Sultan Abdal; doğum yeri olan Yıldızeli ilçesine bağlı Banaz köyünde düzenlenen 20. Pir Sultan Abdal Kültür Etkinlikleri ile anılıyor.
Pir Sultan Abdal'ın doğum yeri olan Yıldızeli ilçesine bağlı Banaz köyünde düzenlenen 20. Pir Sultan Abdal Kültür Etkinlikleri, ozanın köyün üst bölümündeki tepede bulunan şenlik alanındaki Pir Sultan Abdal Anıtı'na çelenk konulmasıyla başladı.
Her yıl anıtın yanındaki amfi tiyatro görünümündeki şenlik alanında gerçekleştirilen etkinlikler, bu yıl alandaki beton tribünlerde çatlaklar oluştuğu ve tribünlerin çökme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu gerekçesiyle tepenin diğer yakasındaki Topuzlu Baba Şenlik Alanı'nda yapıldı.
Pir Sultan Abdal Anıtı'nın yanındaki şenlik alanında düzenleme yapılmaması nedeniyle bu yıl etkinlikleri Topuzlu Baba Türbesi'nin yanındaki ormanlık alanda gerçekleştirmek zorunda kaldıklarını belirten Demir, ''Bu yıl Pir Sultan Abdal'ın ayağının dibinde yaptığımız etkinliklerimizi buraya almak zorunda kaldık. Çünkü oradaki amfimizi onaramadık'' dedi.
Bizi Bölmeyin
Yurttaş olarak vergi ödeme, askerlik yapma gibi tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiklerini ifade eden Demir, buna karşın taleplerinin karşılanmadığını ileri sürdü.
Demir, ''Lütfen yapmayın, bizi bölmeyin, bizi Sünni kardeşlerimizden ayırmayın, bizi Sünni kardeşlerimizle karşı karşıya getirmeyin. Onlar bizim kardeşlerimiz, biz onların kardeşiyiz, biz kardeşiz. Bu ülkenin birliği için uğraşıyoruz. Bu coğrafyada komşu köylerimizde Sünni kardeşlerimizle hiçbir derdimiz yoktur. Onlarla gönül gönüleyiz, onlarla bizim hiçbir derdimiz, sorunumuz yok'' dedi.
Banaz köyü otantik semah grubu'nun gösteri sunduğu etkinliklerde, bazı ses sanatçıları ve mahalli halk ozanları, saz eşliğinde çeşitli eserler seslendirdi.
Etkinliklere Alevi Vakıflar Federasyonu Başkan Yardımcısı İsmail Saçlı, Nevşehir'in Hacıbektaş ilçesi belediye başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu, Kültür ve Turizm Bakanlığı temsilcisi Ertuğrul Özkanat, CHP İl Başkanı Bülent Renda Deniz, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sivas Şube Başkanı Ebubekir Işık, Cem Vakfı Sivas Şube Başkanı Ali Rıza Kaçan, bazı siyasi partilerin, sendikaların ve derneklerin temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.
Divriği_Mursal
21.06.2009, 19:19
Yol Tv de canlı yayınla verdi.Güzel bir etkinlik oldu.
$arki$Laliim.58
21.06.2009, 20:02
Bu coğrafyada komşu köylerimizde Sünni kardeşlerimizle hiçbir derdimiz yoktur. Onlarla gönül gönüleyiz, onlarla bizim hiçbir derdimiz, sorunumuz yok'' dedi.
INSAALLAH BU BIRLIK DEVAM EDER.. HEPIMIZ BU SEKILDE YASASAK YAPAMAYACAGIMIZ SEY YOK,, BEN BUNA INANIYORUM..
sandalli
22.06.2009, 11:25
ADEMOĞLU İNADINDAN
Ademoğlu inadından,
Geçebilirsen beri gel.
Erenlerin kanadından,
Uçabilirsen beri gel.
Gittiğimiz Hakk'ın yolu,
Cümle varlık Allah kulu.
Maşrapamız Zemzem dolu,
İçebilirsen beri gel.
Ben göklerin bulutuyum,
Lime lim suyla doluyum.
Yetmiş kapı kilidiyim,
Açabilirsen beri gel.
Gönüldür cennet yapısı,
Nur ile aydın kapısı.
Kıldan incedir köprüsü,
Geçebilirsen beri gel.
Pir Sultan Abdal'ım duran,
Yolcudur yolunu soran.
İşte incil, işte Kur'an,
Seçebilirsen beri gel.
Pir Sultan Abdal
Allah mekanini cennet etsin,
Arif Coşkun
22.06.2009, 11:37
ŞAH'A GİDERİM
Hızır Paşa bizi berdar etmeden
Açılın kapılar Şah'a gidelim
Siyaset günleri gelip çatmadan
Açılın kapılar Şah'a gidelim
Bunda bilmeyeni bildirirler mi
Eli bağlı namaz kıldırırlar mı
Yoksa Şah diyeni öldürürler mi
Açılın kapılar Şah'a gidelim
Aslımız Muhammet kıyman cellatlar
Üstümüzde bite davacı otlar
Ölüm Allah emri ya eziyetler
Açılın kapılar Şah'a gidelim
Her nereye baksam yolum dumandır
Pirim bana küfür etse imandır
Zincir boynum sıktı halim yamandır
Açılın kapılar Şah'a gidelim
Sağlıklı mı ola dostun illeri
Karşıda görünen tozlu yolları
Şah'tan elçi gelmiş dem bülbülleri
Açılın kapılar Şah'a gidelim
Güzel Şah'ım çıktı m'ola köşküne
Can dayanmaz gayretine müşkine
Seni beni Yaradan'ın aşkına
Açılın kapılar Şah'a gidelim
Kapısı yok bacasından bakarım
Gözlerimden hasret yaşı dökerim
Şah'a giden bir bezirgan tutarım
Açılın kapılar Şah'a gidelim
Pir Sultan Abdal'ım güzel Şah canım
Ağlamaktır benim demim devranım
Arşta melek yerde çeşm-i efganım
Açılın kapılar Şah'a gidelim
Pir Sultan Abdal
Büyük ozanımızı sevgi ve saygıyla anıyorum.
bahar5834
22.06.2009, 11:43
Bu coğrafyada komşu köylerimizde Sünni kardeşlerimizle hiçbir derdimiz yoktur. Onlarla gönül gönüleyiz, onlarla bizim hiçbir derdimiz, sorunumuz yok'' dedi.
INSAALLAH BU BIRLIK DEVAM EDER.. HEPIMIZ BU SEKILDE YASASAK YAPAMAYACAGIMIZ SEY YOK,, BEN BUNA INANIYORUM..
arki$Laliim.58; senınle aynı fıkırdeyim....
Ah Hüseyin Vah Hüseyin
Alemlerin serverisin
Ah Hüseyin, vah Hüseyin
Şehitlerin serdarısın
Ah Hüseyin, vah Hüseyin
Hasan, Hüseyin'in yari
Muhammed'in gözü nuru
Hem Ali'nin yadigarı
Ah Hüseyin, vah Hüseyin
Zuhur oldun İmam Zeynel
Muhammet Bakır'dan evvel
Didene yanayım gönül
Ah Hüseyin, vah Hüseyin
İmam Cafer'dir yarimiz
Musa-i Kazım şahımız
Budur şems ile mahımız
Ah Hüseyin, vah Hüseyin
Ali Musa ilim hüner
Muhammet Taki el sunar
Hüseyin'im deyip yanar
Ah Hüseyin, vah Hüseyin
Ali Taki, Hasan Asker
Muhammet Mehdi ser-defter
İmam-ı Seyyid-i ekber
Ah Hüseyin, vah Hüseyin
Pir Sultan haber ver dosttan
sandalli
22.06.2009, 12:24
Sivas´in ve Sivaslı´nın alevi, sünni ayrımı yapmadan değerlerine sahip çıkması gerekir. Herkesin aynı inançta, aynı görüşte olmasını düşünemeyiz. Bizden farklı düşünen insanların varlığı zenginliktir. Sivas´a ne mutlu ki bu zenginlik ilimizde mevcuttur. Bunun kıymetini iyi bilmek gerekir, ben bir Yıldızeli´li olarak böyle bir değerin yöremizde yaşamış olamsından gurur duyuyorum, mekanı cennet olsun.
Arif Coşkun
22.06.2009, 13:29
Aynı güneşten faydalanıyor, aynı oksijeni soluyor, aynı ayı görüyor aynı yıldızları izliyoruz. Ve aynı şekli taşıyoruz, hiç birimizin bir eli bir gözü bir kulağı ne fazla ne eksik. Allah herkesi standart yaratmış.
Ben dünya halkını bir hatta dünyayı kocaman bir şehir olarak görüyor o gözle bakıyorum.
Zaten uzaylılar dünyaya sık sık gelmekte ziyaret etmekte, üstün bir teknolojiye sahip uzaylılar dünyayı ele geçirmeye kalkarsa şaşırmayın.:)
Tüm dünya hakları din, inanç, savaş yüzünden birbirlerini yok edeceği yerde, böyle bir şey için birlik beraberlik olmak zorundadırlar:)
Barış, kardeşlik, sevgi, saygı ve hoşgörü içinde bir insanlık oluşması dileğiyle.
Yok aslında bir birbirimizden farkımız, hepimiz insanız....
sandalli
22.06.2009, 13:34
Aynı güneşten faydalanıyor, aynı oksijeni soluyor, aynı ayı görüyor aynı yıldızları izliyoruz. Ve aynı şekli taşıyoruz, hiç birimizin bir eli bir gözü bir kulağı ne fazla ne eksik. Allah herkesi standart yaratmış.
Ben dünya halkını bir hatta dünyayı kocaman bir şehir olarak görüyor o gözle bakıyorum.
Zaten uzaylılar dünyaya sık sık gelmekte ziyaret etmekte, üstün bir teknolojiye sahip uzaylılar dünyayı ele geçirmeye kalkarsa şaşırmayın.:)
Tüm dünya hakları din, inanç, savaş yüzünden birbirlerini yok edeceği yerde, böyle bir şey için birlik beraberlik olmak zorundadırlar:)
Barış, kardeşlik, sevgi, saygı ve hoşgörü içinde bir insanlık oluşması dileğiyle.
Yok aslında bir birbirimizden farkımız, hepimiz insanız....
Duyumlarima göre bir uzayli bizim sitede mesajlar yayinliyormus, ama zararsiz olduklari sürece bir problem olmaz, eger zarar verirse adi bende sakli uzayliyi aciklarim. :D
Arif Coşkun
22.06.2009, 13:43
Duyumlarima göre bir uzayli bizim sitede mesajlar yayinliyormus, ama zararsiz olduklari sürece bir problem olmaz, eger zarar verirse adi bende sakli uzayliyi aciklarim. :D
Evettttt duyumlarıma göre, geçen akşamda NTV alt yazıda geçti, uzaytaşlarından biri parçalanmış, yer yüzüne düşmüş, ve bir uzaylının bu taşla birlikte dünyaya ve Türkiye üzerine düştüğü canlı kaldığı Ve sivaslilar.net'e dadandığı ve kendisini hiç belli etmeden uzaya mesajlar yolladığı tespit edilmiş bulunuyor.
Hayırlısı artık bakalım gelişmeler neyi gösterecek :D
Pir Sultan Abdal i rahmetle anıyorum....
Ertugrul
22.06.2009, 22:56
Pir Sultan Abdal’ım ölürüm deme
Kıl beş vakit namaz kazaya koma
Sakın bu dünyada kalırım deme
Tenim teneşirde, özüm saldadır
Kanı bizden evvel gelen
Beş vaktini tamam kılan
On parmağı pınar olan
El Muhammet Ali’nindir
Kaç pir gördün ser-çeşmenin gözünde
Melekler çağrışır arşın yüzünde
Zülfikar belinde Mil Denizinde
Beş vaktin farzını kılan kim idi
ba Müslim şu cihana gelmeden
Adem Ata geldi piri gördün mü?
Abdest alıp namazını kılarken
Üzerine inen nuru gördün mü?
Sabahınan kalktım ezan okunur
Ezan sesi kulağıma dokunur
Duyar düşmanlarım kına yakınır
Uyan Muhammed’im, sinem bülbülü
Kâbe’nin yapısı, bina yapısı
İman etse asilerin hepisi
Beş vakit okunur Ayet-el kürsi
Ya Muhammet sana imdada geldim
madımak_58
22.06.2009, 23:58
Dönen Dönsün
Koyun beni hak aşkina yanayim
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Yolumdan dönüp de mahrum mu kalayim
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Kadilar müftüler fetva yazarsa
Işte kement işte boynum asarsa
Işte hançer işte başim keserse
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Bir gün mahşer olur divan kurulur
Suçlu suçsuz varsa orda bulunur
Piri olmayanlar anda bilinir
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
PIR SULTAN'im arşa çikar ünümüz
O da bizim ulumuzdur pirimiz
Hakka teslim olsun garip canimiz
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Gözleyi Gözleyi Gözüm Dört Oldu
Gözleyi gözleyi gözüm dört oldu
Ali'm ne yatarsın günlerin geldi
Korular kalmadı kara yurt oldu
Ali'm ne yatarsın günlerin geldi
Kızılırmak gibi bendinden boşan
Hama'dan Mardin'den Sıvas'a döşen
Düldül eğerlendi Zülfikâr kuşan
Ali'm ne yatarsın günlerin geldi
Mümin olan bir nihana çekilsin
Münafık başına taşlar üşürsün
Sancağımız Kazova'ya dikilsin
Ali'm ne yatarsın günlerin geldi
Şah'ın geleceğin bir gün duydular
Yezitler lânet gömleğini giydiler
İmam Aliyyürriza'ya kıydılar
Ali'm ne yatarsın günlerin geldi
Pir Sultan Abdal'ım bu sözüm haktır
Vallahi sözümün hatası yoktur
Şimdiki sofunun Yezit'i çoktur
Ali'm ne yatarsın günlerin geldi
Ben De Şu Dünyaya Geldim Giderim
Ben de şu dünyaya geldim giderim
Kalsın benim davam divana kalsın
Muhammed Ali'dir benim vekilim
Kalsın benim davam divana kalsın
Yorulan yorulsun ben yorulmazam
Derviş makamından ben ayrılmazam
Dünya kadısından ben sorulmazam
Kalsın benim davam divana kalsın
Ben de vekil ettim Bari Hüda'mı
O da kulu gibi zulüm ede mi
Orda söyletirler bir bir adamı
Kalsın benim davam divana kalsın
Mümin müslim düşürür de cem olur
Anda sınık yaralara em olur
Kara taş erir de safi mum olur
Kalsın benim davam divana kalsın
Pir Sultan Abdal'ım dünya kovandır
Gitti adil beyler kalan avamdır
Muhammed divanı ulu divandır
Kalsın benim davam divana kalsın
7 Ulu Ozanımızdan biri olan Pir Sultan Abdal zulme karşı boyun eğmeden mücadele eden değerlerimizden biridir.Böyle bir değerle aynı şehrin ve ilçenin adını paylaşmaktan gurur duyuyorum.Bunun yanında da Ulu ozanımızın anılmasına gölge düşürenleride nefretle kınıyorum...
Büyük Ozanı saygı ve sevgi ile anıyorum...
NOT: Sayın Ertuğrul;üstteki dörtlükler Pir Sultan Abdal'a ait değildir...
Pir Sultan Abdal alevi inanç önderlerinden biridir.Aleviligin en güçlü ozanı ve Piridir..şair, ozan. bir dolu türkü'nün babasıdır, demleyicisidir..halk müziği sektörü pir sultan'dan besleniyor. bestelerin dayanağı olmuş. hayatı da tamamiyle destanlaşmıştır. ruhu şadolsun rahmetle anıyorum
Bütün cihandır vatanım benim , Din , Dil farkı bilmeyiz , Sultan ABDAL'da bizim piirimiz....
Ertugrul
23.06.2009, 02:42
[B]NOT: Sayın Ertuğrul;üstteki dörtlükler Pir Sultan Abdal'a ait değildir...
Üstteki dörtlükler Pir Sultan'a ait olsa Pirliğinden bir şey kaybettirmez.
Üstteki dörtlükler Pir Sultan'a ait olmasa hakikatinden bir şey kaybettirmez.
Sevgimiz iki dörtlüklük değil Can'ım ...
madımak_58
23.06.2009, 12:27
Üstteki dörtlükler Pir Sultan'a ait olsa Pirliğinden bir şey kaybettirmez.
Üstteki dörtlükler Pir Sultan'a ait olmasa hakikatinden bir şey kaybettirmez.
Sevgimiz iki dörtlüklük değil Can'ım ...
Peki Sevgili Can! :)
Ben Pir'liğini ya da hakikatini kaybetti demedim,demem de.Çünkü biliyoruz zaten.Sadece dörtlüğün O'na ait olmadığını söyledim.
Saygılar...
20. GELENEKSEL PİR SULTAN ABDAL ETKİNLİKLERİ, 20-21 HAZİRAN GÜNLERİNDE BANAZ’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ.
HABER 58
28.06.2009
Bu yıl Vakıf, PSAKD Banaz Şube ve Banaz Muhtarlığı işbirliğiyle gerçekleştirdiğimiz etkinlik çerçevesinde Banaz’da birçok ilk’ler yaşandı: ve 1980’lerde hedeflenen inançsal-kültürel kazanım amacına dönülmesi en anlamlı kazanç oldu.
· Bürokrat ve siyasiler etkinliğimize “itibar” etmediler. Vali, kaymakam, milletvekili, siyasetçi takımından hiç kimse yoktu. Etkinliğin başlamasından epey sonra CHP Sivas İl Yöneticileri teşrif ettiler. Bu yüzden olmalı ki, “protokol” sorunumuz olmadı.
· Nefret, bölücülük (Alevi-Sünni, Kürt-Türk ayrımcılığı bağlamında), slogan, kuşlama, parti propagandası, kışkırtma, nutuk atma yarışı, parti kurma çabası gibi amaç dışı ve emeğimizi kullanmaya dönük niyetlere izin vermeyeceğimizin bilinmesi nedeniyle marjinal siyasiler de yoktu.
Peki, kimler teşrif etti?
· Pir Sultan Abdal’ın, Sivas Şehitlerimizin ruhu orada bizlerle birlikteydi.
· İran Tahran-Tebriz çevresinden Pir Şahruh, Vahid, Yaşar ve İraz isimli konuklarımız vardı.
· Hacebektaş Belediye Başkanımız Sn. A. Rıza Salmanpakoğlu vardı.
· Hub-Yar Tekkesi dedesi Sn. Hıdır Temel vardı.
· Dicle Üniversitesinden Doç. Dr. Sn Ahmet Taşgın, Vakıflar Federasyonunu temsilen can dostum İsmail Saçlı, PSAKD’ni temsilen Sn. Cemal Şahin, AABF ve Yol Tv. Emektarlarında Sn. Necati Şahin, kurucu üyemiz Sn. Mustafa Salmanpakoğlu, Muharrem Yılmaz, yöre derneklerinden çok sayıda temsilci, muhtarlar…
· Ve binlerce CAN vardı.
· Yol Tv. Etkinliğimizi canlı yayınladı.
Geleneksel etkinliklerimizi gerçekleştirdiğimiz amfinin yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalması nedeniyle, zorunlu olarak Topuzlu Baba’ya aldığımız tören, 20 Haziran günü saat 10.30 da şehitlerimize saygı duruşuyla başladı. Daha sonra istiklal marşı, Pir Sultan Abdal Anıtına çelenk konulması ve Banaz özgün semahıyla sürdürüldü.
Konuşmalar, türkü, deyiş, güzelleme ve düazlarla süren, emektar yöneticimiz Sn. Emel Sungur ve Genel Sekreterimiz Sn. İsmail Ateş tarafından Pir Sultan deyişleriyle sunulan etkinlik, saat 14.00 sularında küçük bir aradan sonra, panelle devam etti.
Sn. Hıdır Temel, Doç. Dr. Sn. Ahmet Taşgın ve Murtaza Demir’in panelist olarak katıldığı “Erdebil’den Pir Sultan’a Alevi-Bektaşi Süreği” başlıklı panelimizi, Hacebektaş Belediye Başkanı Sn. A. Rıza Salmanpakoğlu yönetti. Oldukça yararlı olan panel, izleyicilerin büyük bölümü tarafından ilgiyle izlendi.
II. gün Sivas Şehitlerine çiçeklerimizi sunduğumuz yürüyüş olağanüstü coşkulu ve anlamlıydı. Öğle sonrası etkinliği başlarken “Sivas Şehitleri Anıtını ziyaret etmek isteyen canlar, toplu olarak yürüyecek ve anıt önünde saygı duruşunda bulunulacak” anonsuyla başlayan 1 km’lik yürüyüşe, genç ihtiyar herkesin katılması, gözlerimizi yaşarttı. Yürüyüş, kır çiçeklerinin toplanması, anıt önüne gelinmesi, saygı duruşu, çiçeklerin bırakılması ve yapılan konuşmayla sona erdi. Canlar tarafından çiçek bahçesine çevrilen ziyarete, şehit ailelerimizden Fidan Şahin ve İsmail Kaya’nın katılması, önemli ve anlamlıydı.
Akşam, köy içinde bulunan Telli Doğan Cemevinde erkan yürütüldü. Banazlı komşularımızın çok itibar etmediği cem, İran’dan gelen Alevi-Ehl-i Hak,Türkmen kardeşlerimiz tarafından yürütüldü. Cemevi, dışardan katılan misafir canlar tarafından hıncahınç dolduruldu. İranlı kardeşlerimize Hıdır Temel dede yardımcı oldu. Zakirliği Pir Şahruh, Tolga Sağ ve Muharrem Temiz dede yaptı.
Hak hizmetlerimizi kabul ede…
Ne yazık ki, çevreye yine özen gösterilmedi. Canlarımız tarafından öbek öbek ateşler yakıldı. Yakılan ateşten ve mangal dumanından rahatsız olan izleyicilerin tepkisine, defalarca tekrarlanan anonslara ve uyarılarımıza hiç aldırış edilmedi. Çöpler, kâğıtlar, çocuk bezleri, kömür artıkları, ekmek parçaları ve birçok şey, çöp tenekesi yerine yine ortalığa saçıldı ve öylece bırakıldı. Çevre duyarlılığı ve temizlik konusunda sınıfta kaldık; beceremedik ve o cennet köşesi yemyeşil alanı çöplüğe çevirdik…
İçkiyi yasaklamıştık ama kararı uygulayamadık. Yiyecek, içecek konusunda da kötü sınav verdik. Simitçi, çekirdekçi, kola, bira, ayran vb. satıcıların istilasına uğradık ve yönetici arkadaşlarımın bütün gayretlerine karşın denetleyemedik. Çünkü üzgünüm ama aynı zamanda da sorumluluğum gereği söylemek zorundayım: görev yapan, gayret eden az sayıda arkadaşımıza karşın, acımasızca kirleten ve düzensizliği adet haline getiren canımız daha fazlaydı.
Bu yüzden eğer nasip olursa önümüzdeki yıl, yöre muhtarlıklarının ve derneklerinin katılımıyla daha düzenli bir anma gerçekleştirmeyi planlıyor ve bunu temenni ediyoruz.
Kayda değer ve şaşırtıcı bir başka gelişme de çöplerin temizlenmesi sırasında yaşandı. Daha “etkinlik tamamlandı” anonsunun yapılmasıyla birlikte, poşetleri alıp alana çıkan İranlı kardeşlerimizin yarış yapar gibi koşar adım çöp toplamaya başlamaları hem şaşırtıcı, hem de çok öğreticiydi. Onların bu duyarlılığını gören yöneticilerimiz ve birçok arkadaşımızın katılımıyla iki saat içinde bütün alan temizlendi.
Hem temizledik, hem de temizlik ve çevre kavramının ne olduğunu bir daha öğrendik. Mütevazılık ve alçakgönüllülük konusunda bizlere ders veren İranlı dostlarımıza buradan selam, sevgi ve muhabbet dileklerimizi yolluyoruz.
Özetle; eksik ve kusurlarımızla birlikte rahat, huzurlu, anlamlı ve Alevice bir töreni daha yaşamış olduk: Pirimizi ve şehitlerimizi gönlümüzce andık. Böylece 20. anma etkinliğini de geride bıraktık. Tüm katılımcılara, gelenlere, gelmeyenlere, yüreğini gönderenlere, tüm konuklara, güvenliğimizi sağlayan jandarma güçlerine ve herkese saygılarımı, sevgilerimi ve teşekkürlerimi gönderiyorum.
Vakıf Başkanı sıfatıyla yaptığım konuşmamda “Devleti ve Sivas İlini yönetenlerin ayrımcı ve bölücü tutumlarından yakındım ve ilgilileri kınadım. Çünkü yaşanan süreçten hiç ders alınmamışa benziyordu. Ve yaşamın her alanında yapılan ayrımcılık, köylere götürülen hizmet bağlamında da sürdürülüyordu. Devlet ilk kez bu törenlerde temsil edilmemişti; yolumuzu onarılmamış, suyumuza bakılmamış, “eksiğiniz nedir” denilmemişti.
Sivas İl Özel İdaresi Genel Sekreteri görüşme talebimizi reddetti ve genel sekreter yardımcısına havale edilen taleplerimizin hiçbirisi karşılanmadı. Özetle yine hiçe sayıldık; yok farz edildik. İlimizi yöneten bu “yönetici” beyleri tek tek dolaşarak verdiğimiz davetiyelere bir tek Allahın kulu icabet etmediği gibi arayıp mazaret bildirme inceliğini ya da bir mesaj göndermeyi dahi çok gördüler. Yazık oldu emeğimize, içtenliğimize, umutlarımıza…
Acaba neden?!
Neden böyle davranıldığını elbette biliyoruz. Bu kafanın çağdaş devlet yöneticiliğiyle hiçbir ilgisinin olmadığı gibi, tam bir “cahiliye dönemi” yaklaşımı olduğunu da biliyoruz. Yurttaş olarak, devleti temsil edenlerin iyi ve kötü günlerimizde yanımızda olmalarını, hizmetlerimizi karşılamalarını, bizi bir saldırıya ve provakasyona karşı korumalarını istememiz en doğal hakkımız olduğu halde, bunun bir lütuf gibi karşılanmasının ve yüzlerce ajan, sivil polis ve jandarmadan başka kimsenin teşrif etmemesini başka türlü izah etmek mümkün değil. Bu kadar basit ve insani bir talebin dahi karşılanamaması ayrımcılık değil de nedir?
Gerçekten ayrımcılığın, itilmişliğin, ötekileştirilmenin dünyamızdaki en acımasız örneğini Alevi-Bektaşiler olarak bizler yaşıyoruz.
Örneğin yüzlerce yurttaşımızın “Yıldızeli sapağında neden BANAZ işareti yoktur” ikazlarından sonra bu talebimizi ilçe yöneticilerine (kaymakam-belediye başkanı) ulaştırdık. Bütün ricalarımıza karşın buraya “BANAZ” yazılı bir yön işareti koyamadık: olmadı. Bunun üzerine vakıf yönetimi olarak o işareti biz koyduk; hem de kaç kere. Ama bir türlü bu işaretin burada kalmasını sağlayamadık. İşaret, her defasında daha diktiğimizin ertesi günü sökülüp atıldı, biz diktik onlar söktü, biz diktik onlar söktü… Ve Devletimiz, bu hizmeti gerçekleştiremedi; provokatörleri bulup cezalandıramadı. “Onlar”, her kimse!
BÖLMEYİN!
Bizi bölmeyin! Alevi-Sünni diyerek kardeşleri ayırmayın! Eğer bir baba çocuklarına farklı davranırsa, birine verir diğerine vermezse, o evde huzur, iyilik, adalet olmaz; eşitlik, istikrar olmaz. Sevgi, saygı temin edilemez. Kardeşleri, yurttaşları, insanları, ayırmak, onların arasına fitne sokup bölmek ve parçalamak demektir: ayrımcılık bu kadar kötü ve tehlikelidir: fitnedir, ihanettir! Aklı başında hiçbir başbakan, vali, kaymakam veya devlet görevlisi fitne içinde olmaz-olmamalıdır. “Sizinle görüşmüyorum”, veya “bugün git yarın gel” dememelidir. Devlet ve bürokrat, halka emretmek ve yukardan bakmak için değil, halka ve hakka hizmet için vardır. Onlar, yani siz bürokratlar halkın hizmetçisi olduğunuzu hiçbir zaman unutmamalısınız!
Çünkü: “ADALET MÜLKÜN (YANİ ÜLKENİN) TEMELİDİR!” Unutmayın; adalet ve eşitlik olmazsa mülk de olmaz!”
İrticalen yaptığım konuşmamda bunları düşündüm ve söylemeye çalıştım…
Kusurumuz olduysa affola…
23.06.2009
Murtaza DEMİR
Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı Bşk.
Akıncılar kavun festivaline hazır !
Akıncılar ilçemiz 15 Ağustosta papılacak olan kavun ve kültür festivali için hazırlıklar sürüyor
30.06.2009 00:46
Akıncılar ilçesi 15 Ağustosta yapılacak olan kavun ve kültür festivalinin yerinde hazırlık çalışmalarını aydınlatma dan başlayarak sürdürüyor. Bu bağlam da Akıncılar Tedaş işletme şefliği tarafından elektrik aksamları yenilenerek festivale hazır hale getirildi.
Başarılı çalışmalarından dolayı Tedaş İşletme şefi Yusuf SARIYILDIZ ve ekibini başarılı çalışmalarından dolayı kutluyoruz.
Kaynak: Furkan BEDİR / Suşehri
ayrımcılığın daniskası budur işte ,
gelde kahretme , gelde lanet deme, ama demeyeceğiz bizim genlerimizde binlerce yılın sabır örgüsü insan sevgisi bahşedilmiş, allah vergisi bu bizim için ,
buda gelir buda geçer ağlama gönül ağlama
bir kaç gariban cebinden yüzlerce metre kablo, ampul alıp banazda hazırlık yaptılar bir hafta boyunca hemde 20 yıldır yapılan etkinlikte, hemde kardeşlik adına yapılan bu etkinliğe her yıl istisnasız tüm alevi sünni köyleri davet edilir ve mutlaka tüm köylerden ileri gelenler katılır buraya,
ama devletimizin hiç bir katkısı yok
vBulletin v3.8.3, Copyright ©2000-2025, Jelsoft Enterprises Ltd.