Orijinalini görmek için tıklayınız : Güzel Türkçemiz ve deyimler..
Şüphesiz deyimler dilimizin vazgeçilmez ögelerinden ve hepsinin değişik ortaya çıkma hikayeleri var.Bu başlıkta deyimler,açıklamaları,hangi durumlarda kullanıldıkları gibi bilgileri paylaşalım.Sivasımıza özgü deyimler de var..Tecrübeli hemşehrilerimizden bu deyimleri de bekleriz...Ben başlayayım..
Buz üstüne yazı yazmak:
1. Birine etkisi olmayan sözler söylemek.
2. Etkisi ve süresi çok kısa olan bir iş yapmak. "Evet çocuklar, beni buz üstüne yazı yazan bir adam konumuna getirmeyin!"
Cin atına bindirmek
Sinirlendirmek, kızdırmak.
Örn: Koşuşturmayın beni cin atına bindirmeyin ( kaynak : anneannem)
İt oldum ürüdüm: Çok uğraştım yoruldum ama bir sonuca varamadım
sadece sivasta duydum bu deyimi ben de..
sandalli
12.11.2009, 16:33
Lök gibi oturmak: Bir yere bütün ağırlığıyla çökmek.
İflahı kesilmek-Takati,gücü kalmamak
bugün bir tane dah öğrendim: it'e dökerim..yani benim için çok değersiz
Akıllı desem aklllı değil,deli desem niye dağlarda gezmiyor.:)
Çok açık bir tabir,Sivas'tan..
zor it babam bacaya çıhacan
sandalli
14.11.2009, 23:21
Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş
gejgereye dönmek: çok zayıflamak:)
Malamat olmak/etmek : Zor durumda kalmak/bırakmak
İt taştan yılar gibi yılmak: Bir şeyden yılmak,usanmak..
Mis gibi Sivas kokuyor bu deyimelr..:)
sandalli
14.11.2009, 23:48
İtin ayağını taştan esirgememek: Zorunlu olmadığı halde müdahale etmemek.
şikar olmak: yok denecek kadar az
yiğidoturan
15.11.2009, 00:42
itiğe dök çok çok olan çok bulunan
YiGiDo_58_06_nl
15.11.2009, 02:25
DEYİMLER
Akıl elden fikir emanet: Onun bunun aklıyla yaşayan
Dizlerime kara sular indi: Yorulmak
Toprak benim başıma: Ne yapsam ne etsem
Ocağım battı: Mahvolmak
Gözlerimin feri tükendi: Gözlerin yorulması
Beni cin atına bindirme: Kızmak, sinirlenmek
Beynim patladı: Gürültüden başın ağrıması
Eşek sudan gelinceye kadar döverim: Zamanı belli olmayan dayak
Çubuk gibi boyu var: İnce ve uzun boylu
Maşallah tosun gibi: Sağlıklı
Et kütüğüne dönmüş: Aşırı şişmanlık
Aslan gibi adam: Güçlü ve kuvvetli
Ortada sipsivri kaldın: Çaresiz ve yalnız kalma
Adama yan camız gibi bakma: Başkasına kötülük düşünme
Kazık gibi dikilip durma: Lüzumsuz yere ayakta durma
Dilini yut: Sesini kes, konuşma
Camız gibi höğrüp durma: Hoşa gitmeyen, lüzumsuz bağırma
İflahım kesildi: Takatsiz kalma
Mum gibi yandım, çıta gibi söndüm: Bitmek, tükenmek
Kağnı dayağı gibi sürünüyorum: Sıkıntıyla, dertle uğraşıp durma.
İki heybe bir yastık.
Aldık duvara astık: Bir işi çabucak bitirme,
Kaş yapayım derken göz çıkarma: Bir işi karma karışık etme
İşkembeden konuşma: Patavatsız, yalan, lüzumsuz konuşma
Eşeği sattım çü demeden kurtuldum: Bir işi yoluna koyma
İçerim alaf (ateş) gibi yanıyor: Üzüntü, yangın
Altın adımı pul ettin: Birini kötüleyici eylemde bulunma
El deliye ben akıllıya hasretim: İşlerin tersine gitmesi.
İki sitil bir mitil: Bomboş, tam takır
Ardıç kadı, çam müftü: İkisi de birbirini mizacına uygun kişi
Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş: Birbirine uygun.
Dikeni çıkardım: Sıkıntıdan ya da önemli bir işten kurtulma.
Sırtın kaşınıyor: Dayağı hak etme
Kırk dereden su getiriyor: Bir şey için türlü bahaneler bulma.
Sırra kadem bastı: Ortalardan kaybolmak.
Baba minderi ateştir. Her evlat onda oturamaz.
Sarı samanın altından su yürütür: Bizli kapaklı iş yapma.
yiğidoturan
15.11.2009, 02:33
tencere dibin kara seninki benden kara
sütünü yere sağmak (boş konuşma )
Sultan 2. Mahmut zamanındabir Tıkandı Baba varmış. Adam çok nasipsizmişherkesona bu ismi vermiş.
Sultan Mahmut da adamı araştırmış bir tane görevli tayin etmiş Tıkandı Babayı zengin etmek için.
Bir tepsi baklava hazırlatmış ve bu baklava dilimlerinin her birinin altına bir altın yerleştirtmiş.
Görevli akşam üzeri Tıkandı Baba'nın yoluna çıkmış ve baklavayı ona vermiş.
Tıkandı Baba da demiş ki : Baklava benim çoluğumun çocuğumun işine yaramaz en iyisi ben bunu satayım' demiş ve Yahudi'ninbirine satmış. Bu durum bir ay böyle devam etmiş tabi uyanık Yahudi tepsinin içinde altınların olduğundan Tıkandı Babaya hiç bahsetmemiş.
Görevli sormuş Tıkandı Baba ya baklavaları ne yaptın diye. Bir ay boyunca Yahudiye sattığını öğrenince Sultan Mahmut a durumu anlatmış.
İkinci birçare olarak Sultan Mahmut bunu bir araziye götürmüş ve demiş ki : Buradan birtaş al. Sultan Mahmut'un amacı Tıkandı babanın aldığı taşı attığı yere kadar olana arziyiona bağışlamakmış. Tıkandı Baba heyecanlanmış gözünün gördüğü en büyük taşı almış ve onu da çok uzağa atamamış.
En sonunda Sultan Mahmut dayanamamış almış bunu hazineye götürmüş. Eline debirkürek vermiş. Demiş ki: Küreği daldır ne kaadar altın küreğine dolarsa hepsi senin.
Tıkandı Baba çok heyecanlanmış heyecandan küreği ters daldırmış altınların içine küreğin üstündeki altınlar birer birer dökülmüş.
En sonunda Sultan Mahmut dayanamamış bu nasipsizliğe demiş ki:
VERMEYİNCE MABUD NEYSESİN SULTAN MAHMUT.
Siyahnur
24.10.2010, 16:13
Ilginc,cogunu hic duymamistim...
-Aba´yi yakmak
"Yıllar önce tekke de dervişler,kalın deriden yapılmış aba giyerlerdi.Soğuk bir kış günü sohbet dinleyen dervişlerden biri,ocağa yakın oturuyordu.Şeyhi Allah aşkından bahsediyordu.Derviş o kadar kendinden geçmiş bir halde dinliyordu ki abasının ocağın ateşi ile tutuştuğunun farkına varmadı.Yakınındaki diğer dervişlerin yardımı ile abası söndürüldü.Zamanınsa Allah aşkına anlatan deyin,bugün herhangi birine aşık olmak anlamında kullanılmaktadır."
İskender Pala'nın İKİ DİRHEM BİR ÇEKİRDEK isimli eseri var kardeşim orda da senin anlattığın gibi bu deyim anlatılmıştı.teşekkür
erhan 58
24.10.2010, 17:50
**Ağzında bakla ıslanmamak : Sır saklayamamak.
Fink Atmak : Gönlünce gezmek, eğlenmek, çok neşelenmek, hoplayıp zıplamak.:)
mansur58
24.10.2010, 19:46
Oturduğu yer ahır sekisi,
Çığırdığı İstanbul türküsü.
(Eldeki imkanlar neyse ona göre hayal kurmak)
Bacağında donu yok,
Hasan dağına oduna gider.
(imkanın neye el veriyorsa onu yap)
vBulletin v3.8.3, Copyright ©2000-2025, Jelsoft Enterprises Ltd.