Urumçi
02.10.2009, 04:16
O kutlu insanın şehit edildiği üniversitede okumam sebebiyle, can verdiği yeri görmem vesilesiyle bana daha ayrı bir anlam ifade eden, uğruna kızıl komünistlerin saldırıları, okuldan gelecek soruşturmaları üzerimizde patlayacak taşları-soda şişelerini göze alarak İstanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesinde kutlu yürüyüşünü ölüşünü ve DİRİLİŞİNİ yaşadığım o yusuf yüzlü şahsiyet.
Balkanların bağrından Komünist Nazım'ın kandıramadığı ailelerden birisinde Bulgaristan'da doğmuş, Türk anavatanında kutalmış 8 Haziran 1970 yılında okula alınmayan ülküdaşları namına karneleri imzalatmak için girdiği İstanbul Üniversitesi-Fen Edebiyat Fakültesinde 339 numaralı odanın önünde Vural Yıldırımoğlu, Yusuf Kayabaşı, Ali Menekşe, Feridun Şakar ve Vahram Apik isimli militanlar tarafından defalarca ateş ederek ağır yaralamışlar ve yarım saat boyunca okula ne ambulansı ne de kolluk kuvvetlerini alarak şehit olmasını sağlamışlardır.
Şehit edildiğinde bu vatan evladının cebinde 35 kuruş parası olduğu, otopsisinde de 3 gündür bir şey yemediği anlaşılmıştır. O burjuva ailelerinden çıkıpta sosyalizm, dinsizlik ve milletsizlik propagandası yapmayan, aynı milletsizliği kürtlere gelince uygulamadan çeken hamakatlardan değildi. O kutlu bir Türk evladıydı. Ne yurduna gidecek parası vardı öldüğünde cebinde ne de karnı toktu o kutlu öğretmenlik mesleğini yapmak için gittiği okulda Ülkücü olduğu için kahpece öldürülen bir Anadolu evladıydı. Aziz bedenini okul koridorlarına düşürürken yegane ülküsü kominizm tehlikesine karşı Türk-İslam duruşunu sergilemekti. O ölürken bile vakurdu. O bu toprakların değerini, Türklüğün ve İslamiyetin Muzafferliğini bize yeniden anımsatan kutlu ecdadımızdı...
Ruhu tüm aziz şehitlerimizin ruhuyla, şad olsun...
"Yusuf İmamoğlu Türk İslam davasının ne ilk, ne de son şehididir. Aziz şehidimiz Yusuf İmamoğlu'nun ve diğer şehitlerimizin hesabı bir gün sorulacaktır."
Başbuğ Alparslan Türkeş...
Balkanların bağrından Komünist Nazım'ın kandıramadığı ailelerden birisinde Bulgaristan'da doğmuş, Türk anavatanında kutalmış 8 Haziran 1970 yılında okula alınmayan ülküdaşları namına karneleri imzalatmak için girdiği İstanbul Üniversitesi-Fen Edebiyat Fakültesinde 339 numaralı odanın önünde Vural Yıldırımoğlu, Yusuf Kayabaşı, Ali Menekşe, Feridun Şakar ve Vahram Apik isimli militanlar tarafından defalarca ateş ederek ağır yaralamışlar ve yarım saat boyunca okula ne ambulansı ne de kolluk kuvvetlerini alarak şehit olmasını sağlamışlardır.
Şehit edildiğinde bu vatan evladının cebinde 35 kuruş parası olduğu, otopsisinde de 3 gündür bir şey yemediği anlaşılmıştır. O burjuva ailelerinden çıkıpta sosyalizm, dinsizlik ve milletsizlik propagandası yapmayan, aynı milletsizliği kürtlere gelince uygulamadan çeken hamakatlardan değildi. O kutlu bir Türk evladıydı. Ne yurduna gidecek parası vardı öldüğünde cebinde ne de karnı toktu o kutlu öğretmenlik mesleğini yapmak için gittiği okulda Ülkücü olduğu için kahpece öldürülen bir Anadolu evladıydı. Aziz bedenini okul koridorlarına düşürürken yegane ülküsü kominizm tehlikesine karşı Türk-İslam duruşunu sergilemekti. O ölürken bile vakurdu. O bu toprakların değerini, Türklüğün ve İslamiyetin Muzafferliğini bize yeniden anımsatan kutlu ecdadımızdı...
Ruhu tüm aziz şehitlerimizin ruhuyla, şad olsun...
"Yusuf İmamoğlu Türk İslam davasının ne ilk, ne de son şehididir. Aziz şehidimiz Yusuf İmamoğlu'nun ve diğer şehitlerimizin hesabı bir gün sorulacaktır."
Başbuğ Alparslan Türkeş...