PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : GÜL 2012'DE DE ADAY..:)


Klimasuyu
02.10.2009, 04:58
akanlar Kurulu toplantısının ardından açıklama yapan Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesiyle ilgili uyum yasası tasarısının Meclis’e sevk edileceğini söyledi. Çiçek, “Cumhurbaşkanı 5 yılda bir, ikinci defa seçilmesine imkân veren bir düzenlemeyle halk tarafından seçilecektir” dedi.

Anayasa’nın 101 ve 102. maddesinde yapılan değişiklikle cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesiyle ilgili anayasal düzenleme ve değişiklik yapıldığını hatırlatan Çiçek, referandumla kabul edilen düzenlemeyle ilgili uyum yasası ihtiyacının ortaya çıktığını belirtti. Çiçek, ”Cumhurbaşkanı seçimlerinin nasıl yapılacağıyla ilgili Adalet Bakanı’nın hazırladığı bir tasarı var. O bugün Bakanlar Kurulunda görüşüldü. Prensip itibarıyla benimsendi, dolayısıyla bir iki ufak teknik düzenlemenin akabinde tekrar görüşmeye gerek yok, bunu TBMM’ye sevk etmiş olacağız. Dolayısıyla cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili uyum yasasından doğan bir eksiklik böylece giderilmiş olacak” diye konuştu

GÜL 2012′DE HALKOYUYLA YAPILACAK SEÇİME ADAY OLABİLECEK

Buna göre Gül, Çankaya Köşk’ünde 5 yıl kalacak. Gül’ün görev süresi 2012’de sona erecek. Gül, böylece 2012 yılında ilk kez halk oyuyla yapılacak cumhurbaşkanı seçiminde yeniden aday olabilecek...

Saltanatın geldiği son nokta...:rolleyes:(yada milenyum saltanatı:))...

Salim58
02.10.2009, 06:30
bi dönem daha gelir aday olursa tabi

Urumçi
02.10.2009, 06:34
eğer mevzubahis halk seçimi ise ve o zamanın siyasi eğilimleri farklı olabileceği gerçeği varken günümüzdeki kürt açılımı, ermeni açılımı, kıbrıs açılımı, mayınlı arazi meseleleri gibi sorunlar eğer halkı bilinçlendirirse ve daha önemlisi karşısına Türkiye'nin kabul edeceği bir aday çıkarsa pekala seçilmeyebilir de...

barikat58
02.10.2009, 07:24
Eğer mevzuu bahis halk seçimiyse,3-5 artık kaç aday varsa ve bu adaylardan en çok oy alan Cumhurbaşkanı oluyorsa bu bir saltanat değildir!İster Gül ister Demirel ister Sezer olsun 2.kez seçildi diye saltanatla suçlanamaz,bu olay halkın oyuyla gerçekleşiyorsa !

Urumçi
02.10.2009, 07:30
Eğer mevzuu bahis halk seçimiyse,3-5 artık kaç aday varsa ve bu adaylardan en çok oy alan Cumhurbaşkanı oluyorsa bu bir saltanat değildir!İster Gül ister Demirel ister Sezer olsun 2.kez seçildi diye saltanatla suçlanamaz,bu olay halkın oyuyla gerçekleşiyorsa !

türkiye'ye halk egemenliği ile yahut uzlaşı veyahut plüralizm ile seçilmemiş sadece siyasi açıdan en güçlü olan ama çoğunluğu sağlayamamız bir görüşü temsil etmek hasebiyle ve buna müteakip seçilme sürecini zora sokup Türkiye'nin durumunu kötüye götürülmemesi gayesiyle seçilmiş bir insan ne kadar tekel değildir bu tartışılır. Saltanat demek tekel, teke muhtaç olmak demek.
eğer bu seçilme hususu tek kademe bir seçim olucaksa sakattır zira çoğunluğun oyunu almalıdır cumhurbaşkanı, yani %50,.........1 i sağlamalıdır Cumhurbaşkanı olabilmek için. Şayet gene 4/5 aday çıkar ve bunlardan en yükseği alan, yüzdeye bakmazsızın seçilirse o zaman saltanatın devamı olur...

Klimasuyu
02.10.2009, 07:37
Eğer mevzuu bahis halk seçimiyse,3-5 artık kaç aday varsa ve bu adaylardan en çok oy alan Cumhurbaşkanı oluyorsa bu bir saltanat değildir!İster Gül ister Demirel ister Sezer olsun 2.kez seçildi diye saltanatla suçlanamaz,bu olay halkın oyuyla gerçekleşiyorsa !

Evet oylama sonucu Cumhurbaşkanı olursa saltanat değildir...
Mevzuu bahis Sayın Gül'ün bir dönem daha seçilebilmesi için Anayasa'nın 101. ve 102. maddelerinin değiştirilmesi nedir?

Urumçi
02.10.2009, 07:52
veyahut bu seçimin tek kademeli öngörülmesi yani tamamen bir mutabakata gerek duyulmaması saltanatı devam ettirme gayesi demek değildir de nedir? Affınızla kürtçüler, dtpliler bile oy verecek Sayın Gül'e gibi gözüküyor durum. Şimdi benim cumhurbaşkanım %30 ile %40 ile seçilecekse nasılbenim cumhurbaşkanım olur bu bir, ikinci olarakta bu oy oranlarına hatta daha düşük oy oranlarına göz kırpması demek bu siyasal oluşumun, saltanat devamı niteliğinde değil midir!...

şimdi ben bu soruları soruyorum, cevabını kim verecek!
Cevap: Hiç kimse...
Demek soru değil düşünelesi ünlem cümleleriymiş...

barikat58
02.10.2009, 08:00
türkiye'ye halk egemenliği ile yahut uzlaşı veyahut plüralizm ile seçilmemiş sadece siyasi açıdan en güçlü olan ama çoğunluğu sağlayamamız bir görüşü temsil etmek hasebiyle ve buna müteakip seçilme sürecini zora sokup Türkiye'nin durumunu kötüye götürülmemesi gayesiyle seçilmiş bir insan ne kadar tekel değildir bu tartışılır. Saltanat demek tekel, teke muhtaç olmak demek.
eğer bu seçilme hususu tek kademe bir seçim olucaksa sakattır zira çoğunluğun oyunu almalıdır cumhurbaşkanı, yani %50,.........1 i sağlamalıdır Cumhurbaşkanı olabilmek için. Şayet gene 4/5 aday çıkar ve bunlardan en yükseği alan, yüzdeye bakmazsızın seçilirse o zaman saltanatın devamı olur...

Türkiye'de halkın 2 turlu bir seçimde oy kullanması zor.Ekonomi olarak çok götürüsü olan seçimlerin bu süreçte 2 tur halinde servis edileceğini sanmıyorum.Ama dediğiniz gibi halkın yarısından fazlasının oyunu alan birisinin bu göreve gelmesi lazım o konuda katılıyorum.Seçimin nasıl ve ne şekilde olacağı belli değil ama giren tüm adaylar için ilk seçim mecliste yapılsa ve en çok oy alan 2 kişiyi halkın karşısına cikarsalar o zaman daha adil ve akılcı olur!

barikat58
02.10.2009, 08:01
Evet oylama sonucu Cumhurbaşkanı olursa saltanat değildir...
Mevzuu bahis Sayın Gül'ün bir dönem daha seçilebilmesi için Anayasa'nın 101. ve 102. maddelerinin değiştirilmesi nedir?

101 ve 102. Maddenin içeriği nedir Metin?

Urumçi
02.10.2009, 08:02
seçim masrafı diyoruzda seçimde en büyük masraf propagandaya gidiyor zaten bir kere yapılmış propaganda senin ikinci kere sandığa gitmen gerekiyorki, kağıt cart curt değilde yerine bilgisayarlı otomasyonu öngörüyorlar 7 senedir eğer bunu gerçekleştirilerse masraf filan olmaz pek, ayrıca çok önemli bir durum olması sebebiyle masrafında o kadar önemli olmaması gerek zira bizim yüce başbakanımız 60 milyon dolara uçak alırken hiç sorun edilmemeli bu durum değil mi ;)

Urumçi
02.10.2009, 08:04
Anayasa`nın 101. Maddesi :
A. Nitelikleri ve Tarafsızlığı

Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış kendi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk Vatandaşları arasından yedi yıllık bir süre için seçilir.

Cumhurbaşkanlığına Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri dışından aday gösterilebilmesi, Meclis üye tamsayısının en az beşte birinin yazılı önerisiyle mümkündür.

Bir kimse, iki defa Cumhurbaşkanı seçilemez.

Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer.

Anayasa`nın 102. Maddesi :
B. Seçimi

Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı halinde değilse hemen toplantıya çağrılır.

Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından otuz gün önce veya Cumhurbaşkanlığı makamının boşalmasından on gün sonra Cumhurbaşkanlığı seçimine başlanır ve seçime başlama tarihinden itibaren otuz gün içinde sonuçlandırılır. Bu sürenin ilk on günü içinde adayların Meclis Başkanlık Divanına bildirilmesi ve kalan yirmi gün içinde de seçimin tamamlanması gerekir.

En az üçer gün ara ile yapılacak oylamaların ilk ikisinde üye tamsayısının üçte iki çoğunluk oyu sağlanamazsa üçüncü oylamaya geçilir, üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğunu sağlayan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. Bu oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu sağlanamadığı takdirde üçüncü oylamada en çok oy almış bulunan iki aday arasında dördüncü oylama yapılır, bu oylamada da üye tam sayısının salt çoğunluğu

ile Cumhurbaşkanı seçilemediği takdirde derhal Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimleri yenilenir.

Seçilen yeni Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanının görevi devam eder.

budur o maddeler hatta 102. maddenin 3. benti bizim konuştuğumuz çoğunluk prensibini yani salt çoğunluğu betimler...

barikat58
02.10.2009, 08:27
Sayın urumçi Cumhurbaşkanını halkın seçmesi ve bir kişinin ikinci kez Cumhurbaşkanı olması kadar doğal bir şey yok sonuçta seçimle olan bir olay ! Hatta meclisin seçmesinden daha iyi meclis seçecek olsa ve 101.madde kalkmasa 2012 de büyük ihtimal Mehmet Ali Şahin cumhurbaşkanı olurdu.Hep en çok kişiye sahip bir partinin adayı yerine en çok halk desteği alan bu göreve gelecek bunun için gerekli maddeler değiştirilmelidir.Bunları söylerken ne Ak parti penceresinden nede Gül penceresinden bakıyorum penceremin tarafsız olan bölmesinden bakıyorum!Başbakanın aldığı uçak helikopter gemi ve bakanların aldığı arabanın maddi boyutlarını bilemem hesabını vermekte bana düşmez.Neyle aldılar ne şekilde aldılar niye aldılar onuda bilemem ama devletin sokağa atacak parası yok hele ki krizin küresel olarak dolaştığı bu yıllarda.Eğer aldıkları bu araç ve ekipmanlar fuzuli yere ve tamamen israfa yönelikse zaten onun hesabını burda halk sormazsa ahir hayatta Allah soracaktır.
Ve Metin 101 ve 102. Madde gül ile ilgili değil cumhurbaşkanı olacak kişi ve seçimle ilgili eğer halk seçecekse 102.madde kalkmalı çünkü orda mecliste ki seçme şeklinden bahsediliyor.101.madde kalkmalı çünkü bir kimse ikinci kez seçilemey diyor bu güle özgü bir şey değil böylece demirel sezer hatta darbeci kenan bile aday olabilir.

Urumçi
02.10.2009, 08:38
kalktı zaten onlar...
o maddeler eski içerikleri

kaldıki kriz döneminde senin başbakanın bir ucağa 60 milyon dolar veriyor....
ben 60 lira bulupta istanbula diplomamı almaya gidemiyorum bir Üniversite Mezunu olarak...
Eğer demokrasi ise, eğer halk egemenliğini ondan mütevellit Modern Cumhuriyetin öngördüğü Milli egemenlik kıstasını önemsiyorsak, Eğer Cumhurbaşkanı Demokratik Nümayışta en az %50+1 oy alması gerekiyorsa bu durumda iki kademeli seçim yapmak zorundasın, aksi halde yüzde 22 ile birinci partilerin olduğunu hatırlarsanız bundan önceki dönemde %22 ile seçilmiş bir cumhurbaşkanı olabilir bu da ne demokratik olur ne de cumhuriyetçi (demokrasi ile cumhuriyet farklıdır her cumhuriyet demokrasi iken, her demokrasi cumhuriyet değildir bunu belirtme ihtiyacı duydum)

Şimdi tutup dünya genel konjonktürünün kabul ettiği plüralist sistemde zaten elitist bir seçim yaparken, bir de plüralizm ilkesini yani çoğulculuğu yani halk egemenliği ilkesini göz ardı edecek bir yöntemle konuya girersen başta Cumhuriyetçi ve demokratik olmayan bir hareket yaparak, hukuki açıdan seçilen kişinin Cumhur sıfhatını düşürmüş olursun. Benim dediğim bu bir hukukçu olarak...

Haa yeni sistem iki kademeli seçim sistemini mi ön görüyor onu bilmiyorum, belki öyledir...
Ben öngörmesi gerektiğini açıklıyorum sadece. Öngörmezse şu durumlardan sakattır diye izah ederken aynı şekilde saltanatçılığın yolunuda açacağını anlatmaya çalışıyorum, yoksa Abdullah Gül ikinci defa Cumhurbaşkanı seçilmesin demiyorum %50+1 oyla seçilsin diyorum sevgili kardeşim...

(bir yanlış yapmışım her cumhuriyet demokrasi de değildir var örnekleri efendim)

barikat58
02.10.2009, 08:53
Sayın urumçi benim oy vermesem bile yönetimdeki parti ve başbakan kim olursa olsun onu halkın seçmiş olmasından sebep Türkiye'nin başbakanı olduğu ve benimde başbakanım olduğunu kabul ettiğimi biliyorsun heralde ondan senin başbakanın diye vurgulama gereği duyuyorsun galiba...Seçimin 2 turlu olacağını hatırladığım kadarıyla geçtiğimiz referandum sürecinde RTE dile getirmişti.Büyük ihtimal mecliste kürt açılımdan sonra açılımı yapılacak konu bu olacak ve o zaman daha iyi anlayacağız.
Bir başkası alabiliyorsa ben senin diplomanı alıp yollayım kardeş!

Arif Coşkun
02.10.2009, 09:00
Bütün işlerimizi hallettik, ekonomik sorun,işsizlik dış işler iç işler bitti, çüzüldü , sıra cumhurbaşkanının görev uzaması kaldı, acele etmesinler daha seçimlere var seçimlere bir iki ay kala bu konuyu gündeme getirip voleyi vursunlar, acele davranmalarına şaşırdım doğrusu.

Urumçi
02.10.2009, 09:03
Sayın urumçi benim oy vermesem bile yönetimdeki parti ve başbakan kim olursa olsun onu halkın seçmiş olmasından sebep Türkiye'nin başbakanı olduğu ve benimde başbakanım olduğunu kabul ettiğimi biliyorsun heralde ondan senin başbakanın diye vurgulama gereği duyuyorsun galiba...Seçimin 2 turlu olacağını hatırladığım kadarıyla geçtiğimiz referandum sürecinde RTE dile getirmişti.Büyük ihtimal mecliste kürt açılımdan sonra açılımı yapılacak konu bu olacak ve o zaman daha iyi anlayacağız.
Bir başkası alabiliyorsa ben senin diplomanı alıp yollayım kardeş!

Başbakanlık kıstasında da olması gereken yüzde %50+1 uzlaşıdır düşünceme göre yani mevcut sistem gene demokratik bir sistem değildir. Bu demokratik sistem koalisyon hükümetlerinde yakalanmıştı, bir uzlaşı ve çoğulculuk vesilesiyle yanlış hatırlamıyor oluyum bundan önceki hükümette DSP %22, MHP %18, ANAP ya %12 ya da %14 oy almıştı. Yani o hükümet en aşağı %52 oyu temsil ediyordu. Sağlıklı bir Cumhuriyet ve Demokrasi sistemine örnek gösterilebilir bu sebeple ancak şimdiki hükümet kan kaybı olan %38 i değil %45 i baz alsak dahi sağlıklı bir demokrasi örneği teşkil etmiyor. Yani ona benim başbakanım diyebilmem için de demokrasi çercevesinde en az %50+1 oy sağlamış ya da bu oy oranını sağlayacak bir uzlaşıyı, bir koalisyonu oluşturması gerekir ki bunu dahi oluşturamamış bir iktidardır... Yani esas demokrasi açılımları bu yönde işler, dünyanın her yerinde de cabalar, en gelişmiş medeniyetlerde özellikle böyledir sevgili kardeşim. Yani şuan demokratik bir iktidar yoktur. Ha ancak şuanki abdullah gül yarı doğrudan cumhuriyet sisteminde Demokratik Bir Cumhurbaşkanıdır. Onu inkar etmiyorum ama genede başbakanın demokratik bir iktidarın başkanı değildir...

Dediğin gibi iki kademeli tatbik edilecekse eğer doğru olan bir yöntem olucak, daha öncede üzerine basa basa belirttiğim üzere ben tek kademe seçimine karşıyım arkadaşım... Demokratik bir sistemde yaşıyorsak her demokratta buna karşı olmalı diyorum.

Diploma mevzusu içinde sağol, İstanbul'da staj girişimlerinde de bulunmam gerek ki zira parasızlığın nedeni de sevgili hükümetimizin sağlık giderlerindeki kısıntıya gitmesidir. Allah kimseyi sağlığından etmesin, zira sosyal güvencen olsa dahi çok yüklü meblağlar ödeyebilirsin(Amin)

(not: Üstelik SGK bürokratı çocuğuyken bu durumu çekiyorsan ben memleketin halini düşünmek istemiyorum açıkcası)

barikat58
02.10.2009, 09:16
Başbakanlık kıstasında da olması gereken yüzde %50+1 uzlaşıdır düşünceme göre yani mevcut sistem gene demokratik bir sistem değildir. Bu demokratik sistem koalisyon hükümetlerinde yakalanmıştı, bir uzlaşı ve çoğulculuk vesilesiyle yanlış hatırlamıyor oluyum bundan önceki hükümette DSP %22, MHP %18, ANAP ya %12 ya da %14 oy almıştı. Yani o hükümet en aşağı %52 oyu temsil ediyordu. Sağlıklı bir Cumhuriyet ve Demokrasi sistemine örnek gösterilebilir bu sebeple ancak şimdiki hükümet kan kaybı olan %38 i değil %45 i baz alsak dahi sağlıklı bir demokrasi örneği teşkil etmiyor. Yani ona benim başbakanım diyebilmem için de demokrasi çercevesinde en az %50+1 oy sağlamış ya da bu oy oranını sağlayacak bir uzlaşıyı, bir koalisyonu oluşturması gerekir ki bunu dahi oluşturamamış bir iktidardır... Yani esas demokrasi açılımları bu yönde işler, dünyanın her yerinde de cabalar, en gelişmiş medeniyetlerde özellikle böyledir sevgili kardeşim. Yani şuan demokratik bir iktidar yoktur. Ha ancak şuanki abdullah gül yarı doğrudan cumhuriyet sisteminde Demokratik Bir Cumhurbaşkanıdır. Onu inkar etmiyorum ama genede başbakanın demokratik bir iktidarın başkanı değildir...

Dediğin gibi iki kademeli tatbik edilecekse eğer doğru olan bir yöntem olucak, daha öncede üzerine basa basa belirttiğim üzere ben tek kademe seçimine karşıyım arkadaşım... Demokratik bir sistemde yaşıyorsak her demokratta buna karşı olmalı diyorum.

Diploma mevzusu içinde sağol, İstanbul'da staj girişimlerinde de bulunmam gerek ki zira parasızlığın nedeni de sevgili hükümetimizin sağlık giderlerindeki kısıntıya gitmesidir. Allah kimseyi sağlığından etmesin, zira sosyal güvencen olsa dahi çok yüklü meblağlar ödeyebilirsin(Amin)

(not: Üstelik SGK bürokratı çocuğuyken bu durumu çekiyorsan ben memleketin halini düşünmek istemiyorum açıkcası)

öncelikle geçmiş olsun
Ülkemizde var olan bu demokrasi ve seçim anlayışını iktidar yapmadı!Bundan öncede böyleydi yani bir önceki hükümet üçlü koalisyon olabilir ve %52 oranını yakalayabilir ama ondan önceki yada daha önceki kaçtı acaba?Ülkemizde orana değil sayıya bakılıyor yani 275 vekili geçen iktidar oluyor o zaman 3 parti değilde 2 partinin sayısı yetseydi %52 yakalanamazdı.Bunu mevcut iktidar getirmediği için bu konuda ülke olarak demokratik eksiklik içinde olduğumuzu söyleyebiliriz iktidar olarak değil.Senin bahsettiğin bu %50+1 olayında sana katılmakla beraber hiç bir zaman böyle bir değişikliğin gelmeyeceğini düşünüyorum.

Urumçi
02.10.2009, 09:22
İşte o şekilde bir değişiklik bir toplayıcılık gelmesi kanaatindeyim bende, bu yanlışa hangi siyasi parti rejimi düşmüş umrumda değil sadece en kısa zamanda değişmeli. Zira anlattığımdan anlaşılacağı üzere Demokratik Açılım denen şey bu olur ziyadesiyle...
Yoksa böyle giderse biz Demokrasiyi-Cumhuriyeti ara ara görüceğiz. Bu aralarda çok uzun olucak zira...
Bu yazımla Farkedersin özal'ın bir dönemini de eleştiriyorum ama sonraki dönemde sanırım o yüzde 50yi geçmişti. yada altına düşmüştü gibi bir şey. Ama genellikle koalisyon hükümeti %50+1 e daha yakın ve bu konuda da milletvekili oranının değil tamamıyla oy oranının kıstas alınması gerekliliğine inanıyorum, demokratik tezlerde inanıyor. Ama demokratik açılım diyenler gidip demokratik açılımı nedense hep başka yerlerde arıyorlar bundan 15 sene evvelde böyleydi ne vahim bir durum yaa. Millet demokratik açılım diyor ama demokratik açılım bu yolla olur şaşırıyorsun vallaha...