PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bülent Ecevit'in Hayatı ( Bir Halk Kahramani)


sandalli
05.10.2009, 19:36
Tam adı Mustafa Bülent Ecevit olan Karaoğlan 28 Mayıs 1925 tarihinde İstanbul'da doğdu. Şair, gazeteci, yazar, parti başkanı, başbakan ve siyaset adamı kimlikleriyle tanındı. Türkiye Cumhuriyeti'nin yakın tarihine damgasını vurmuş en önemli isimlerden biridir.

Ankara, Zonguldak, İstanbul Milletvekilliği yaptı. Temsilciler Meclisi Üyesi, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı oldu. Üyesi olduğu hükümetlerde Çalışma Bakanlığı, Devlet Bakanlığı, Başbakan Yardımcılığı ve Başbakanlık görevlerine bulundu. Ancak üniversite mezunu olmaması nedeniyle Cumhurbaşkanlığına aday olamadı.

Siyasete Girmeden Önceki Yaşamı
Babası Kastamonu doğumlu Fahrettin Ecevit Ankara Hukuk Fakültesinde adli tıp profesörüydü. Fahrettin Ecevit daha sonra siyasete girerek 1943-1950 yılları arasında CHP'den Kastamonu milletvekilliği yaptı. İstanbul doğumlu olan annesi Nazlı Ecevit ise ressamdı. Bülent Ecevit 1944 yılında Robert Kolej'den mezun oldu ve aynı yıl içinde çalışma hayatına Basın Yayın Genel Müdürlüğünde çevirmenlik yaparak başladı. 1946 yılında sınıf arkadaşı Rahşan (Aral) Ecevit ile hayatını birleştirdi. Önce Ankara Hukuk Fakültesi ve sonra da Dil Tarih Coğrafya Fakültesine kayıt yaptırmasına rağmen yüksek öğrenimine devam etmedi. 1946-1950 yılları arasında Londra Elçiliğinin Basın Ateşeliği'nde kâtip olarak çalıştı. 1950 yılında Cumhuriyet Halk Partisi'nin yayın organı olan Ulus gazetesinde çalışmaya başladı. Ulus gazetesi Demokrat Parti tarafından kapatılınca Yeni Ulus ve Halkçı gazetelerinde yazar ve yazı işleri müdürü olarak görev yaptı. 1955 yılında ABD'nin Kuzey Karolina eyaletinin Winston-Salem kentinde konuk gazeteci olarak çalıştı. 1957'de Rockefeller Bursu ile yeniden ABD'ye gitti, Harvard Üniversitesi'nde sekiz ay sosyal psikoloji ve Orta Doğu tarihi üzerine incelemeler yaptı. 1957 seçimlerinde CHP'den milletvekili oldu.

CHP İçinde Yükselmesi
32 yaşında milletvekili olarak siyasi yaşamına başlayan Bülent Ecevit 27 Mayıs 1960 askeri darbesinden sonraki seçimlerde tekrar milletvekili seçildi. 1961 yılında İsmet İnönü'nün kurduğu hükümette Çalışma bakanı oldu. 1965 yılındaki seçimlerde Zonguldak'tan yeniden milletvekili seçildi, seçimleri Süleyman Demirel'in başkanlığındaki Adalet Partisi kazandı. Bülent Ecevit bu tarihten sonra muhalefete geri dönen CHP'nin içinde ortanın solu görüşünün öncülüğünü yapmaya başladı. 12 Mart 1971 muhtırasına karşı tavrından dolayı İsmet İnönü'yle anlaşmazlığa düşerek Parti genel sekreterliğinden istifa etti. 14 Mayıs 1972 tarihinde yapılan CHP genel kongresinde genel başkan İsmet İnönü'yü yenerek CHP'nin genel başkanı oldu.


CHP Genel Başkanlığı Dönemi
14 Ekim 1973 tarihinde yapılan seçimlerde Ecevit'in başkanlığındaki CHP en fazla oyu almasına rağmen çoğunluğu kazanamadı. 26 Ocak 1974 tarihinde Milli Selamet Partisi ile kurduğu koalisyon hükümetinde ilk defa başbakanlık düzeyine ulaştı. Sadece 10 ay süren bu koalisyon hükümetinin tarihe geçen en önemli olayı Kıbrıs Barış Harekatı olmuştur. Bu hükümetin dağılması üzerine Süleyman Demirel'in başbakan olarak görev yaptığı AP-MSP-MHP-CGP partilerinden oluşan I. Milli Cephe hükümeti kuruldu. Muhalefete geri dönen Bülent Ecevit 5 Haziran 1977 tarihindeki seçimlerde CHP'nin oyunu %41'e çıkarmayı başardı. Bu oy oranı Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir sol görüşlü partinin kazandığı en yüksek oy oranı olarak tarihe geçti. Ecevit oy oranını arttırmakla birlikte o zamanki seçim sistemine (Nisbi seçim sistemi) göre coğunluğu kazanamadığı için bir azınlık hükümeti kurmaya karar verdi. Bu azınlık hükümetinin güven oyu alamaması nedeniyle tekrar Süleyman Demirel'in başbakanlığı altında II. Milli Cephe hükümeti (AP-MSP-MHP) kuruldu. O hükümetin de kısa ömürlü olması sonucu Ecevit AP'den ayrılan 11 milletvekilinin desteğiyle (Güneş Motel Olayı) 5 Ocak 1978 tarihinde yeni bir hükümet kurarak tekrar başbakan oldu. Ancak bu 11 milletvekilinin desteğini kazanmak için verdiği tavizler ve bakan yaptığı 11 milletvekili hakkında çıkan yolsuzluk söylentileri dürüstlüğüyle tanınan Ecevit'in kişiliğine büyük bir zarar verdi. Türkiye'nin ekonomik durumu gittikçe bozulmaya başladı, sağ-sol çatışmaları sonucu işlenen cinayetler önlenemedi. 1979 yılında yapılan ara seçimlerde başarısızlığa uğrayan Ecevit görevden çekildi ve Süleyman Demirel 25 Kasım 1979 tarihinde MSP ve MHP'nin desteğiyle bir azınlık hükümeti kurdu. Bu hükümet te Türkiye'nin sorunlarına çözüm getiremedi. 12 Eylül 1980 tarihinde Genel kurmay başkanı Kenan Evren'in komutasındaki silahlı kuvvetler ülkenin yönetimine el koydu. Diğer parti başkanlarıyla beraber Bülent Ecevit de siyasetten uzaklaştırıldı. Bir süre göz altında tutuldu. Daha sonra diğer bütün partilerin ileri gelenleriyle birlikte 10 yıl süreyle siyasete girmesi yasaklandı.


Siyasete Geri Dönüşü: Demokratik Sol Parti Dönemi
1985 yılında Bülent Ecevit'in siyasete girme yasağı devam ederken eşi Rahşan Ecevit'in başkanlığı altında Demokratik Sol Parti kuruldu. 1987 yılında yapılan referandumla eski siyasi liderlere karşı olan siyaset yasağı kaldırılınca Bülent Ecevit DSP'nin başına geçti. Aynı yılın Kasım ayında yapılan seçimlerde DSP barajı aşamayınca Ecevit yenilgiyi kabullenerek siyasetten çekildi. 1989 yılında tekrar siyasete geri döndü ve DSP'nin başına geçti. 1991 seçimlerinde DSP'den milletvekili seçilerek 11 yıl sonra tekrar TBMM'ye geri döndü. 24 Aralık 1994 tarihindeki seçimlerde oy oranını daha da arttırarak solun en büyük partisi haline geldi. ANAP ve DTP'yle birlikte kurulan Anasol-D hükümetinde Başbakan yardımcısı oldu. Daha sonra da DYP ve ANAP'ın desteğiyle kurulan bir azınlık hükümetinde kısa bir süre için başbakan oldu. 18 Nisan 1999 tarihinde yapılan seçimlerde DSP en fazla oyu alınca başbakanlığa oturdu. Ecevit bu görevi 2002 yılına kadar sürdürdü. 2002 yılında yapılan seçimlerde DSP'nin barajı aşamayarak TBMM dışı kalması üzerine siyasetten çekildi. İlerleyen yaşıyla birlikte sağlığı bozulan Ecevit 19 Mayıs 2006 tarihinde beyin kanaması geçirdi ve uzun süre yoğun bakım altında yaşamına devam etti. Bu sırada kendisi için tutulan ziyaretçi yazıları Kaldırım Defteri adıyla anılır.5 Kasım 2006 tarihinde bitkisel hayatını sürdürdüğü GATA'da vefat etmiştir...

Ecevit'in Edebi Kişiliği
Bülent Ecevit siyasi yaşamının yanısıra yazar ve şairliği de birlikte yürütmüş ender siyasetçilerden biridir. Sanskrit, Bengal ve İngilizce dillerinde çalışma yapmış olan Ecevit Rabindranath Tagore, Ezra Pound, T. S. Eliot, ve Bernard Lewis'in yapıtlarını Türkçe'ye çevirmiş, kendi yazdığı şiirleri de kitap halinde yayınlamıştır:

Şiirler (1976)
Işığı Taştan Oydum (1978)
El Ele Büyüttük Sevgiyi (1997)

Siyasi konularda yazdığı kitapları:

Ortanın Solu (1966)
Bu Düzen Değişmelidir (1968)
Atatürk ve Devrimcilik (1970)
Kurultaylar ve Sonrası (1972)
Demokratik Sol ve Hükümet Bunalımı (1974)
Demokratik Solda Temel Kavramlar ve Sorunlar (1975)
Dış Politika (1975)
Dünya-Türkiye-Milliyetçilik (1975)
Toplum-Siyaset-Yönetim (1975)
İşçi-Köylü Elele (1976)
Türkiye / 1965-1975 (1976)
Umut Yılı: 1977 (1977)

sandalli
05.10.2009, 19:56
İNSAN

elbette senden güzel olacaktı
çizdiğin resim
yaptığın heykel
senden büyük olacaktı
senden yakışıklı

elbette senden doğru söyliyecekti
yazdığın şiir

elbette senden çok duyacaktı
söylediğin türkü

sen olduğundan büyüksün
sen olduğundan iyisin
sen olduğundan güzel

Bülent Ecevit

suzii
05.10.2009, 20:11
Hasan abi emeklerine sağlık...
Paylaşımların çok değerli.
Tabi kıymet bilenler için...

Klimasuyu
05.10.2009, 20:12
Türkiye'nin parmakla gösterilecek siyaset adamlarındandı rahmetli...

Kibrisli
05.10.2009, 20:19
Aynı zamanda siyasi partiler içerisindeki En kalabalık parti mitingi onun CHP genel başkanı olduğu dönemde 3 Haziran 1977'de Taksim'de 230 000 kişi ile yapılmıştır...

Mitingten önce Ecevit'e suikast yapılacağı AP yanlısı gazetelerde manşete düşer, miting alanına bomba atılacağı söylenir zira 1 ay önce yine taksimde 1 Mayıs'ta işçiler taranmıştır... Ona rağmen 200.000'den fazla kişi mitinge gelmiştir...

sandalli
05.10.2009, 20:26
Türk siyasetinin dürüst yüzü Ecevit, siyasi hayatta sıkça yaşanılan hiçbir yolsuzluğa karışmadan tertemiz bir yaşam sürmüstür. O´nun için önemli olan her zaman halkı olmuştur. Mekanın cennet, toprağın bol olsun.

Ayşegül1967
05.10.2009, 20:41
Ecevit döneminin gerçekten dürüst siyasetçilerinden biriydi...Mal varlığı ortada çalmadı çırpmadı hiçbirzaman...Ecevit tamamiyle benim siyasi görüşümü kapsamadı belki ama Ülke için çok şeyler yapmaya çalıştı...Devletçi bir siyaset adamı oldu...En önemliside Kıbrıs Harekatı ile soydaşlarımıza sahip çıktığı için her zaman saygı duyacağım insan...Allah rahmet eylesin tekrar..

Arif Coşkun
05.10.2009, 20:45
Atatürk'ten sonra gelmiş geçmiş en dürüst siyasetçilerimizden biridir. Biz ancak öldükten sonra değerini anlıyoruz.

qio
05.10.2009, 21:40
O büyük insanın ismini duyup ölümünü hatırladıkça gözüm dolar. Fazlada söze gerek yok sanırım.

sandalli
05.10.2009, 22:27
Gercek bir vatan evladi, bir insan sever, yaptiklariniz asla unutulmayacak.

qio
05.10.2009, 22:32
Büyük devrimciydi Kıbrıs'ta emperyalizmi denize döktü , emperyalistlere boyun eğmedi sağlığı kullandığı enerjiye boyun eğdi bizlerden ayırdı.

sandalli
05.10.2009, 22:43
Dünya´ya karsi koydu, Kibris cikartmasinda emparyalist güclerin ambargosu O´nu korkutmadi. Kibris´ta ki bugün ki huzur ve güven rahmetli Ecevit´in eseridir. Terörist basini da yakalatan yine Ecevit olmustur.

Dilsad Hatun
05.10.2009, 22:52
BU konu icin cok tesekkurler , saygiyla aniyorum . Tekrar Allah rahmet eylesin .

SALIH SU
05.10.2009, 23:06
ecevit kibrisa cikarma yapacagi zaman kimseden izin istemedi.ulkemizi yillardir tehdit eden pkk ya operasyon icin kuzey iraka asker gondermek icin birileri 3 ay izin beklemisti ....

LaEdri
05.10.2009, 23:11
Birileri de adamın birini iktidardayken asamamıştı,birkaç yıl sonra seçim arefesinde "neden asmıyorsun" diye seçim meydanalarında "idam ipi şovu" yapıp durmuştu..