PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Baykal İstifa Etti..


Salim58
10.05.2010, 12:49
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve CHP Ankara Milletvekili Nesrin Baytok'a ait olduğu ileri sürülen kasetin internette yayınlanmasının siyasette yarattığı deprem sürüyor. Dört gündür sessizliğini koruyan Baykal, bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda Baykal, kaset iddiası hakkında açıklamalarda bulundu. Baykal, partisinden istifa etti


İşte Baykal'ın açıklamalarından satırbaşları:



Bu komplo son iki hafta içinde düzenlenmiştir. Komplo tezgahı malzemeleriyle çekimleriyle günceldir. Meskene tecavüz ve teknolojiyle tezgahlanan bu komplonun iktidar gücü seferber edilmeden, muhalefet başkanına karşı bu kadar fütursuzca yapılması mümkün değildir. İktidar zirvesinin bilgisi ve onayı olmadan son iki hafta içinde hazırlanıp piyasaya sürülmesi söz konusu bile olamaz.

Ana muhalefet liderine yönelik bu kadar kaba ahlaksızlık, bugünlerde iktidarın onayı olmadan gerçekleştirilemez. Komployu ayıplar gibi yapanlar, aslında bizzat ayıbı işleyenlerdir.

İLGİNÇ NOT

İktidarın samimiyetine inanmıyorum ama ABD'den Prensilvanya'dan aldığım mesajlara da inanıyorum.


Hukuksuz ve ahlaksızlığı temel alan, çok ayıp ama diye başlayan, yorumla hesap sormaya çalışanlara da söyleyecek sözüm var. Ahlaksız komplolara itibar eder, ne ahlaklı ne hukuku savunamazsınız. Komplo yapanlar işlerini sizlere güvenerek yapıyorlar.

Bu tablo karşısında bana da bir görev düştüğünün farkındayım. Bu hukuksuz ve ahlaksız komplo nedeniyle kimsenin beni sorgulamasına izin vermeyeceğim. Bunun bir bedeli varsa, bu da CHP genel başkanlığından ayrılmaksa bunu Bu kaçmak anlamına gelmez. Tam tersine bu bir meydan okumadır.

Bu anlayışla bugün genel başkanlığından istifa ediyorum. Bunun hedefi sadece ben değil CHP'dir.

AHLAK DIŞI

Günlerdir beklenen değerlendirmemi ve kararımı açıklıyorum. Bu bir kaset olayı değildir. bir komplodur. Komplo hukuk dışı ahlak dışı bir tertip demektir. Bir komplo yaparken, bazen haneye tecavüz edersiniz.

Duvarlara gizli kameralar yerleştirirsiniz. İnsanların en korunaksız görüntülerini alırsınız kesersiniz biçersiniz montaj yaparsınız çarpıtırsınız.

TAZE BİR KOMPLO

Böyle yaparken de insanoğlunun mahremiyetine tecavüz edersiniz. Ar haya ve utanç bunu yapanlar için anlamlarını kaybeder. Önümüzdeki komployu gerçekleştirenler bunu sapık oldukları için yada ticari kazanç için düzenlememişlerdir. Bunu siyaset yapmak için düzenlemişlerdir. Ahlaklarına vicdanlarına uygun bir siyaset.

Yıllardır bekletilen bir kaset yoktur. Bir komplo imal edilmiştir. Taze iki haftalık bir komplo vardır.

HEDEF BİR KİŞİ DEĞİL

Bunun hedefi bir kişi değil, onun çok ötesinde CHP'nin neredeyse tek başına yürüttüğü cumhuriyete demokrasiye hukukun üstünlüğüne sahip çıkan, sivil diktaya verdiği mücadelesidir.

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

H_Turan
10.05.2010, 12:57
Şahsen Sevindim Güzel Bir Haber.

Arif Coşkun
10.05.2010, 13:28
Suçlu yaptığı şeyler istifa gerektirecek şeyler, isabetli olmuştur, Baykal hep muhalefette kalmak istiyordu diyolardı, demek şimdi CHP nin iktidar yolu açıldı artık. Bakalım zaman kimleri haklı çıkaracak :)

ugur0658
10.05.2010, 14:05
baykalın istifasıyla chpye karşı önyargım değişti.gerçekler zamanla anlaşılır.neler olup bitecek göricez..

H_Turan
10.05.2010, 14:09
Suçlu yaptığı şeyler istifa gerektirecek şeyler, isabetli olmuştur, Baykal hep muhalefette kalmak istiyordu diyolardı, demek şimdi CHP nin iktidar yolu açıldı artık. Bakalım zaman kimleri haklı çıkaracak :)

Aynen Katılıyorum

Chp Değişmesi Lazım Daha Demokrasi ve daha halkın değerlerine sahip çıkması lazım Sonuçta Halk Partisi Değilmi.

İsmail Özçelik
10.05.2010, 15:08
Umarım bir oyun olmaz ve genel kurulda Aziz Yıldırım taktiği uygulanmaz:) CHP adına ise güzel bir haber umarım halk ile kaynaşmasını bilen halkın değerlerine saygılı bir insan geçer parti başkanlığına...

Salim58
10.05.2010, 15:54
Hayırlı olsun...CHP,Tabanı Baykalı yeniden aday göstermeyi düşünüyor.dilerim böyle bir yanlışa düşmezler.zaman neyi gösterecek bekleyip görelim.....

LaEdri
10.05.2010, 16:07
Saklamaya gerek yok nefret ettiğim birisi.

TripleDouble
10.05.2010, 16:29
Soyguncular çalıp çırparken pis pis gülüyorsa,
yetimin hakkını yiyenler yemeye devam ediyorsa,
katiller, hiçbir şey olmamış gibi davranıyorsa,
...
...
...
Genel Başkanımızın yaptığı bu onurlu davranışı ayakta alkışlamak düşer bize de...

burak5866
10.05.2010, 16:32
gerçekmi acaba

_DuMaN_58
10.05.2010, 17:03
Bize de Güle Güle Baykal demek düşer heralde.

COBANSARAYLI
10.05.2010, 17:08
haber dogruysa kendisine hizmetleri icin ve demokrasinin onunu actigi icin tesekkurler ulkemizin yeni liderlere ihtiyaci var kendisinin misyonu bitmisti iyi yapmis cok gec kalmisti simdi siyaset hareketlenir

FurkaN
10.05.2010, 17:53
Açıkcası kötü bir şekilde gitti diye düşünüyoruz ancak gitmedi. Tabandan gelen baskıya dayanamadım diyecek ve kurultayda tekrar aday olacak. Karşısına kimsede çık(a)mayacak çünkü birisi çıktığı zaman ihale ona kalacak diyeceklerki "mezar soygunculuğu yapıyorsun hep bu anı bekliyordun" böylece Baykal güven tazelemiş ve paklanmış olarak geri dönecek. Bunlar benim düşüncelerim benim görüşüm bu, olma ihtimali de bence çok yüksek.

burak5866
10.05.2010, 18:06
bu haberi ilk bizim sitede duydum ve inanamadım ama gerçekmiş.baykaldan da böyle bir şey beklemezdim şahsen.ülkemizi böyle adamlarmı yönetecek daha diğerlerinin nesi çıkacak bakalım.

Ertugrul
10.05.2010, 18:22
Baykal basın toplantısında böyle bir ilişki yok diyemedi! Genel başkanı ile Vekilinin gayri meşru ilişkisi bulunduğunu öğrenen tabanın da halen destek veriyor olması ilginç (her iki tarafta yok böyle bir şey yok demediğine göre kabul ediyoruz), bu nasıl bir ahlak anlayışıdır, her iki tarafta evli hayret doğrusu . En azından Baykal tabanından, ve bayan milletvekilinden daha onurlu davranmış ve istifa etmiştir. Tabanada gider ayak Hoca Efendi mesajı verdi, neler oluyor, neler ...

FurkaN
10.05.2010, 18:29
Baykal basın toplantısında böyle bir ilişki yok diyemedi! Genel başkanı ile Vekilinin gayri meşru ilişkisi bulunduğunu öğrenen tabanın da halen destek veriyor olması ilginç (her iki tarafta yok böyle bir şey yok demediğine göre kabul ediyoruz), bu nasıl bir ahlak anlayışıdır, her iki tarafta evli hayret doğrusu . En azından Baykal tabanından, ve bayan milletvekilinden daha onurlu davranmış ve istifa etmiştir. Tabanada gider ayak Hoca Efendi mesajı verdi, neler oluyor, neler ...

Fethullah Gülen mesajı vermesi neden acaba ? En çok merak ettiğim soru bu neler oluyor taban her zaman hedefe Fethullah Gülen'i mi koyuyor ? Ya da Baykal başka hesaplar içinde mi ? soru üstüne soruuu

GÖVDELİ
10.05.2010, 18:34
valla ben üzüldüm ya ben baykalın genel baskanlığın memundum neden memundum bir MHP li olarak adam hiç ikdidar olamadıda ondan memundum adam hep muhalefet hap muhalefet küsmüş seçmenlerine ama bu bir oyun olmasın kesin bir taktik bakıp görcez

ama ülkeye memfati olduysa yinede allah razı olsun derim ben

WåñTêd_øØ7
10.05.2010, 18:48
İstifa ederken bile çamur atmayı bırakmıyor...

Görüntüler komple montaj ise sonuna kadar savaş niye istifa ediyorsun her seçimlerde kaybedip utanmadan koltuğuna gerile gerile oturan baykal bi kaset yüzünden istifa edermi :D

Ertugrul
10.05.2010, 18:50
Fethullah Gülen mesajı vermesi neden acaba ? En çok merak ettiğim soru bu neler oluyor taban her zaman hedefe Fethullah Gülen'i mi koyuyor ? Ya da Baykal başka hesaplar içinde mi ? soru üstüne soruuu

Valla hocam benim aklıma üç şık geliyor.

Ya Baykal şakirt oldu. Gençlik Rehberini atlayıp İhtiyarlar Risalesine direkt geçiş yapacak :D

Ya korktuğu çok daha fena bilgiler var ve bu bilgilerin açığa çıkmasını Pensilvayanın himmeti ile engelleyiceğini düşünüyor. :rolleyes:

Veyahutta Hocaefendi çok etkili ve içten konuştu, günah varsa tevbede var Baykalcım dedi ve ona yol gösterdi. Baykal'da samiyetinden etkilendi ve Tayyip bide İmam Hatip mezunu olacaksın insan bi yol gösterir demek istiyerek her zamanki muhalif tarzını ortaya koydu.;)

Siyahnur
10.05.2010, 18:50
Haberlerde izledim, inanamadim:Ben öyle bisey yapmadim diyemiyorda neden benim gizli iliskimi cekiyorlar, komplo bu diyor.

Allah islah etsin.

Bundan sonrasida hayirlisi olsun ...

LaEdri
10.05.2010, 19:10
Valla hocam benim aklıma üç şık geliyor.

Ya Baykal şakirt oldu. Gençlik Rehberini atlayıp İhtiyarlar Risalesine direkt geçiş yapacak :D

Ya korktuğu çok daha fena bilgiler var ve bu bilgilerin açığa çıkmasını Pensilvayanın himmeti ile engelleyiceğini düşünüyor. :rolleyes:

Veyahutta Hocaefendi çok etkili ve içten konuştu, günah varsa tevbede var Baykalcım dedi ve ona yol gösterdi. Baykal'da samiyetinden etkilendi ve Tayyip bide İmam Hatip mezunu olacaksın insan bi yol gösterir demek istiyerek her zamanki muhalif tarzını ortaya koydu.;)

O direk Hastalar Risalesini okusun...:D

Yanılmıyorsam birkaç yıl önce seçim mağlubiyeti sonrası istifa etmiş,tabandan gelen yoğun baskılar üzreine tekrar başa gelmişti.
Baykal'ın yaptığı iş ne kadar kötüyse,bu şekilde ortaya çıkarılması da o derecede kötü.Sonuçta nefret etsem de toplum önündeki bir kişi.Baykal yine başa gelecek ama "ben üzerime düşeni" yaptım lafını diyebilmek için istifa etti.

Cley
10.05.2010, 19:32
Baykalı ne siyasetci olarak ne insan olarak hiç sevmedim. 28 Şubat sürecinde başlattıkları gizli kamera ve komploların dönüp dolaşıp kendilerini bulacağını akıl edemediler. Siyasi ayıplarıyla çekilmediği bu sahneden daha ahlaksız bir şekilde çekildi.Tekrar aday olursa da şaşırmam baykal bu :)

Kankası Bahçeli de üzülmüştür bu duruma teselli etmeye gitmiştir belki :) . Üzülme Bahceli bir kanka gider biri gelir.

Dilsad Hatun
10.05.2010, 19:45
Vatana Millete Hayirli Olsunnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn nnn :rolleyes:

cumhuriyet mitingleri sensiz kalicak be Baykal
kim gidicek simdi dosyalarla mahkemeye :(
kim savunacak ergen conconlarini :D

Cok sevindim sahsen ...Hayirlisi !

FurkaN
10.05.2010, 19:45
Valla hocam benim aklıma üç şık geliyor.

Ya Baykal şakirt oldu. Gençlik Rehberini atlayıp İhtiyarlar Risalesine direkt geçiş yapacak :D

Ya korktuğu çok daha fena bilgiler var ve bu bilgilerin açığa çıkmasını Pensilvayanın himmeti ile engelleyiceğini düşünüyor. :rolleyes:

Veyahutta Hocaefendi çok etkili ve içten konuştu, günah varsa tevbede var Baykalcım dedi ve ona yol gösterdi. Baykal'da samiyetinden etkilendi ve Tayyip bide İmam Hatip mezunu olacaksın insan bi yol gösterir demek istiyerek her zamanki muhalif tarzını ortaya koydu.;)

Valla hacım ona btün külliyat lazım :D işin şakası bir yana bana ikinci şık daha mantıklı geliyor çünkü kasette bu varan 1 , varan 2'de çok yakında deniyormuş. Yani CHP'lilerin dinlenme evi olarak kullandığı :D o meşhur mahalde çok daha fena fındıklar kırılmış anlaşılan :D

barikat58
10.05.2010, 20:05
Deniz Baykal istifa etti en çok RTE üzülmüş olmalıdır :) Çünkü körü körüne muhalif bir partiyle yarışıyordu ve onların yaptığı her kendini bilmezlik Ak partiye artı puan olarak dönüyordu.Ama Deniz,Kemal,Önder hiç farketmez Chp'nin bundan sonra bişey yapacağını sanmıyorum tıpkı bundan önce yapamadığı gibi.Malumdur halk ibaresi sadece isminde geçer :)

Arif Coşkun
10.05.2010, 20:32
Maşallah yazılara bakılırsa sanki burayı huri melekler sütten çıkmış akkaşıklar ordusu basmış sanacak. Sanki sokağımızı insanların yolda yürüyüşünü bakışlarını bilmiyoruz. Sanki Türkiye'de böyle birşey ilk defa olmuş. Sanki hiç Hüseyin Üzmez'in üzmeleri olmamış gibi insanlar ağzı açık kalmış.
Tamam Deniz Baykal şayet böyle bir şey yapmışsa affedilir yanı olamaz, oda olayların durulması adına gerekeni yapmış istifasını vererek gerekli davranışı göstermiş. Şaşırtan şey bu haberin bu kadar saklanıp, şimdi gündeme getirilmesidir. Birilerii birşeyler üzerinden vurgunu vuruyor, bu çokmu ahlaklı birşey. Zamanla herşey daha netlik kazanacaktır.

ela58
10.05.2010, 20:36
üzüldüm bunda bir iş var ama bakalım çıkar ortaya tam sonuç yakında belli olur

58Sevda
10.05.2010, 21:43
yazik olmus bu sekilde istifa etmesi

FurkaN
10.05.2010, 23:05
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın Nesrin Baytok’la kasetinin 8 veya 7 sene önceye ait olduğu öne sürülürken kasetin çok daha yeni olduğunu iddia edenler vardı.

Sonunda Baykal çıktı ve 2 haftalık dedi…

Önder Sav, Baykal’ın ameliyat olduğunu ve ameliyat olduktan sonra kasetteki gibi yürümeye başladığını söyleyerek, kasetin daha yeni olduğunu etrafına günlerdir belirtiyordu…

Kasetin bu zamanlamayla servisinde Baykal’ın halk tabanında AKP’ye alternatif olacak güce ulaşamayınca, Sarıgül ya da İstanbul Ekibi’nin partinin başına geçmesi için böyle bir derin operasyon yapıldığı yönünde şüpheler artmıştı…

Bu şüpheleri hala taşıyanların sayısı az değil.

EN KRİTİK AÇIKLAMA

Baykal’ın istifası sonrası Gürsel Tekin’in yaptığı açıklama aslında her şeyi anlatan çok ama çok kritik bir cümle içeriyordu. Buna yazımızın sonunda geleceğiz.

Farklılıkların Partisi olarak bilinen CHP’de bilindiği gibi en derin ve güçlü hizipler; Çerkezler ve Aleviler’den oluşuyor. Partinin Güneydoğu söylemleri nedeniyle Kürt hizip yıllar içinde eriyip gitti. Dolayısıyla iki hizip iyice baş başa kaldı.

Çerkez olan Baykal ve Önder Sav ikilisi partide Çerkez ekibini güçlü tuttu. Ancak Kemal Kılıçdaroğlu ve İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin bu zinciri kırdı. Son yerel seçimde Kılıçdaroğlu ve Tekin adeta şov yaptılar. Hem parti tabanında hem de halk nezdinde bir rüzgar estirerek Baykal ekibini zorladılar. Onur Öymen’in Dersim Olaylarıyla ilgili söyledikleri bu ekibi kendi içinde iyice biledi.

Çerkez olan Nesrin Baytok’un Baykal’ın yakın çalışma arkadaşı yapılmasında da Önder Sav referansı olduğu biliniyor. Şimdi Çerkez grubu büyük bir operasyon yedi. Baykal’ın devrilmesi halinde, Kongre’de ibrenin kimden yana döneceği, daha doğrusu tek lider adayının kim olduğu biliniyor. Şu an CHP’de Gürsel Tekin&Kemal Kılıçdaroğlu ikilisinin önünde durabilecek hiçbir güç yok.

Üstelik Baykal ekibi büyük bir tuzağa daha düştü. Kaset sonrası Bütün ağır toplar Baykal’ın yanında sıra dağlar gibi dizildi. Yani hepsi Baykal’a yapıştı. Düzenlenen basın toplantısında Önder Sav ve diğerlerini bütün Türkiye aynı safta gördü.

Bu ekibin Baykal’a iyice yapışması, kongrede tasfiyenin de toptan olmasını kaçınılmaz kılıyor.

Burada tek çatlak vardı. O karede Kemal Kılıçdaroğlu yoktu. Zaten Deniz Baykal bugün Akşam Gazetesi’nden Ersin Bal’a yaptığı açıklamada; Kılıçdaroğlu’nun telefonuna çıkmadığını açıkça söylüyor. Bu yediği ve yiyebileceği golden şüphe duyduğu anlamına geliyor. Ayrıca kendisinin devrilmesinden sonra kime gün doğacağına vakıf olmasından kaynaklanıyor.

SAV BAYTOK’UN İSTİFASINI İSTEDİ

Kulislere ilk olarak Baykal’ın görüntülerin çekim ya da el değiştirme aşamasında Bilişimci olan Baytok’un eşinin parmağı olabileceği bilgileri düştü. Tüm Genel Başkan yardımcıları da aynı yönde düşündüler. Kasetin 297 milyarlık haczin de etkisiyle el değiştirdiği bilgisi kulislere dalga dalga yayıldı.

Önder Sav’ın bu olaydan hemen sonra Nesrin Baytok’un istifasını istediği, Baytok’un “Buraya gelmek için 20 yıl çalıştım, istifa etmem” dediği belirtiliyor.

ÖNDER SAV’IN YENİ YAPILANMA DÖNEMİ

Şu notu aktarmakta fayda var; Önder Sav, bir süredir partide eski günlerini arıyordu.

Üst üste yaşadığı olaylar nedeniyle arka plana itilmişti. Ancak Baykal kasetle birlikte mecburen Önder Sav’a sarılmak ve onunla çalışmak durumunda…

Sav muhtemelen bunu çok iyi değerlendirecek ve kongrede kendisine yüzde yüz bağlı bir yapı oluşturacaktır. Ve partinin bütün ipleri artı Sav’ın eline geçecektir...

Sav ya zayıflamış Baykal’la yola devam edecektir, ya da hazırladığı yeni lider adayıyla ölene kadar partinin iplerini elinde tutacak yapıyı kuracaktır. Baykal’a bağlı bazı genel başkan yardımcılarının tasfiyesi de bu nedenle kaçınılmaz bir kader.

Sav, Kılıçdaroğlu’nun adaylık kararı alma ihtimalini göz ardı etmiyor. Kılıçdaroğlu’nun SSK Genel Müdürlüğü dönemiyle ilgili derinlemesine bir çalışma yaptırıldığı yönünde bir bilgi de var....

Sav’ın henüz renk vermeme sebebi Anayasa Mahkemesi’ne gitmek için 110 imza kozunu kaybetmeme düşüncesi...

Bu garantilendikten sonra şuan karşı hizipten yediği golü parti içi usta hamlelerle tersine çevirecek olan Önder Sav, Çerkez yapıyı yeniden güçlendirebilir. Sonrasında “devlet”le güçlü bağlar eskiden olduğu gibi Sav üzerinden kurulabilir.

Böylece Baykal ya da yeni lider, Aslı Aydıntaşbaş’ın yazdığı gibi “devletten” böyle bir operasyon yemeyecek.

Kastedilen devletin renginin “haki” olduğu herkesin malumu zaten….

DÖNELİM TEKİN’İN İLK AÇIKLAMASINA

Şimdi tekrar Gürsel Tekin’in Baykal’ın istifası sonrası yaptığı ilk açıklamaya dönelim. Tekin diyor ki; “Başkanımız artık bize ağabeylik, babalık yapacak.”

Kilit cümle bu…

Tekin, Baykal’ı görmek istediği konumu şak diye açıklamış. Tabi bunu yaparken döktüğü göz yaşları, partideki Baykal severlerin sempatisini de diri tutmasını sağlıyor.

Kongrede İstanbul ekibinin bu desteğe de ihtiyacı olacak…

Tüm bu gelişmelere rağmen benim kişisel tahminim; Baykal’ın kurultaya katılmamasına rağmen yeniden genel başkan seçileceği yönünde…

VE FİNAL;

Fethullah Gülen’e güvendiğini, hükümete güvenmediğini açıklayan Baykal’a belli ki çok ciddi bir bilgi verilmiş.

“BUNU HÜKÜMET YAPTIRDI…”

Baykal bu bilgiye yürekten inanıyor.

Bu bilginin ete kemiğe bürünüp/bürünmeyeceğini beklemekten başka çaremiz en azından şimdilik yok…

kronik
10.05.2010, 23:41
Dünya da artık kimse mertçe dövüşmüyor maalesef hile düzenbazlık herşey var. Baykal ı sevmem ama bu kadarıda olmaz. özel hayatın gizliğinin ihlal etmenin alçakça ve onursuzca bir davranış olduğunu kabul ediyorum ve kesinliklede bunun deşifre edilmesini uygun görmüyorum.Ama bir ülkenin yönetimine talip olan ,üstelik yaşı kemale ermiş birinin gayri meşru ilişki yaşamasını da etik bulmuyorum kimsenin özel hayatı beni ilgilendirmez ama özel hayat ile siyasi iş yapıldı mı yapılmadı mı hepimizi ilgilendirir! Görüntüleri çeken ve yayanlar cezalandırılsın ama orada kalamayız, gerisinin de temizlenmesi lazım

FurkaN
11.05.2010, 16:12
Halk dön derse dönerim demiş.. Bu nedir arkadaş adam kurultayda ezici çoğunlukla gelecek ve bakın artık daha güçlüyüm diyecek. Her şey Erdoğan'ın istediği gibi gidiyor Baykal gibisini asla bulamaz :D

Salim58
11.05.2010, 16:15
Site önüne kamp kurdular, yakında açlık grevinede başlarlar,isterse dönmesin.:D

ömer yalcin
11.05.2010, 16:24
yerinde bir karar,isabetli olmus bence.............

H_Turan
11.05.2010, 16:35
Maşallah Sitede Bir Anda Baykalın Koruyucu Oldu O görüntüleri yapan Başbakan diyordu Bu kadarda olmaz

58Sevda
11.05.2010, 19:37
Giderken bile camur atti en komigide bu, hukumeti sucluyor da dusunmuyormu hirsizin hic mi sucu yok?

ezgii_58
11.05.2010, 20:07
baykal partide sivrilen kim varsa onu yemistir.hatta sarigul un siyasi hayatini bitirmek icin,beni vurdurtacaklar diye hirs yapmistir.chpliler hala sn.baykali baskan sececekseler diyecek bir sey bulamiyorum.benim tavsiyem aclik grevine basbakan da katilsin.baykal donerse secimden,referandumdan,cumhurb askanligini da akp alir..her iki partiye de sempatim olmamakla birlikte yine de yapmasi gerekeni yapti,geri de donmesin

Cley
11.05.2010, 20:18
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])

besyo_cu
11.05.2010, 20:20
50 yıldır Türk Siyaseti içerisinde olan birisine yakışmayacak bir veda oldu. Herkes için hayırlısı olsun bakalım neler olacak daha...

Kara Ahmet
11.05.2010, 20:59
Adı üstünde özel hayat,bu kadar deşifre edilmesi kime ne kazandırır.

Cley
11.05.2010, 21:03
Baykal'ın milletvekilliği vaadiyle sekreterini ayartması gayet normal bunun deşifre edilmesi mi edepsizlik. Bu kadarına pes yani. Baykal'ın yaptığını normal gibi göstermeyelim.Kendisi bile bir açıklama yapamıyor. Her zaman yaptığı gibi hükümete iftira atıyor.

WåñTêd_øØ7
11.05.2010, 21:16
50 yıldır Türk Siyaseti içerisinde olan birisine yakışmayacak bir veda oldu. Herkes için hayırlısı olsun bakalım neler olacak daha...

O kadar insanın ahını aldı o kadar insana iftira attıkı....

Kara Ahmet
11.05.2010, 21:22
Vah vah vah sanki memlekette toprak sattı Amerikaya uşaklık yaptı,katil Apo'ya kucak açtı.Kimseyi kandırmamış herkesın başına gelebileck bir olay çok büyük konusulmasın düşmez kalkmaz bir Allah,kimin başına ne gelecegi belli olmaz.

SIVASLI PALA
11.05.2010, 21:34
Sayın Baykal yannış yaptın, siyaset işi ince iştir, dikkat edeceksin. Geçmiş olsun.

WåñTêd_øØ7
11.05.2010, 21:34
Vah vah vah sanki memlekette toprak sattı Amerikaya uşaklık yaptı,katil Apo'ya kucak açtı.Kimseyi kandırmamış herkesın başına gelebileck bir olay çok büyük konusulmasın düşmez kalkmaz bir Allah,kimin başına ne gelecegi belli olmaz.

Onu Baykala söyle : )
ona kimse istifa etsin demedi seçimler sonrası o kadar baskı olmasına rağmen istifa etmeyen baykal kendi deyimi ile montaj ve komplo olan bi kaset yüzünden istifa ediyor olayı halkmı abartıyor baykalmı veya ben duymadım siyasette böyle bi olay
Baykal'ın milletvekilliği vaadiyle sekreterini ayartması gayet normal bunun deşifre edilmesi mi edepsizlik. Bu kadarına pes yani. Baykal'ın yaptığını normal gibi göstermeyelim.Kendisi bile bir açıklama yapamıyor. Her zaman yaptığı gibi hükümete iftira atıyor.

Kahhar Allah layık olduğu sonu verdi o kadar insanın ahını almak iftira atmak...

Glock23
12.05.2010, 10:08
Isabet Olmus!!!!!!

Bencil Insan boyle olur iste......... Sayin Baykal ailesine ve

lideri oldugu Partisine ve de oy verenlerine biraz saygisi

olsaydi, bu duruma dusmezdi zaaten...........

Arif Coşkun
12.05.2010, 12:07
Ortada bir komplo olduğu bunu birilerinin tezgahlandırdığı ve adı geçen bayan milletvekili kesinlikle böyle birşey olmadığı yönünde açıklamaları var. Bunlar siyasi çıkar oyunlarıdır. Böyle bir şey eğer olmuş ise elbetteki bunu kimsenin tasvip etmesi söz konusu olamaz!!! Suçlu ise suçludur suçlulları korumak en az suçlu kadar ortak olmak demektir. Ancak burada yargısız infaz yapıldığı kanısındayım.
Baykal ne yapmıştır, bazı yüzsüzler gibi yaptımsa ben yaptım gibi pişkin haraketlerle koltuğa yapışıp kalmamıştır, onurluca başkanlıktan çekilmiştir. Başkanlığı bırakmak onun suçu kabul etmek anlamına gelmez davranılması gerekeni yapmıştır. Yapılacak araştırma çalışmalarında eğer gerçekten böyle bir olay yaşanmışsa zaten Baykal'da kamuoyunda gerekli cezayı alacaktır.
Bundan sonraki süreç her türlü imkanı elinde bulunduran iktidara kalmıştır.Herşeyin daha net anlaşılabilmesi adına, gerçek suçlulları bulup adalete teslim etmesiyle, ancak adındada belirtildiği gibi "Adalet"li olduğunu göstermiş olacaktır.

abdulvahid
12.05.2010, 12:44
TDK Sözlüğüne göre komplo kelimesi,Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, gizli düzen,Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan anlamına gelmektedir.
Ortada komplo falan yoktur.GAyri ahlaki bir ilişki sözkonusudur.Savunma makenizmasını harekete geçirip "en iyi savunma saldırıdır"diyerek ve araya "suikast"olayını sıkıştırarark bu durumdan kurtulmak isteniyor.Bizim gördüğümüz budur.
Başka bir ülkede yaşansaydı bu durum,sanırım Vekillikten bile istifa edilip,tüm ülkeden özür dilenirdi her halde.

Cley
12.05.2010, 13:00
Giden gelmiyor achp nedendir?

_ Sen ne Sezar ol ne Brütüs biri sana hançer hesabı yaptırır diğeri hesabını gördürür git limon sat çünkü bir ülkede sadece limonun suyunu çıkarmak zanaattir evlat!

_ Olur satarım.

_ Ziraaaa kim hakkına girdiyse helallik kısmına karışmam çünkü ne senin yenilginle hüsranım birdir ne de zaferinle kahramanlığım. İşin bu tarafında yol senin iz senin ister helal et ister..

_ Etmem!

_ Güzeel demek ki düşmanına bile dürüstsün!

Etmiyorum Baykal Bey! Üzücü olan postanın gönderilmesi değil pulun yapıştırılma biçimiydi.



Etmiyorum! Kükreyerek sapladığınız okların altında kalan sağları, yani bizi bize bırakmadığınız ve kafatasından siyaset yaparak vicdana muhalif bir duruş sergilediğiniz için.

Zihniyetinizin giderken sağda dönerken solda duran kutsal meşalesiyle mahalli demokrasi anıtları dikmeye çalışıp işinize gelen, rantınızı seven adamların çiğ baskılarına çanak tuttuğunuz için.

Bizim demokrasi sandığımızı oy sandığınız kadar sevmediğiniz için. Sol olduğunuzu iddia edip sol düşüncenin onurunu okunuzun ucuna siper ettiğiniz için. Şu zamanda yontma laiklik(!) devrini yaşatabilme cür’etini gösteren fillerinizin saklayamadıkları kısımlarını, aydın sıfatı diye hazmettirip özgürlük isteyenleriyse sıfatsız bir karanlığa gark ettiğiniz için.



Emekli olunca oyma sanatıyla sükse yapacak olan sevgili cuntacılara derin oksijen sahaları açtığınız için. Dilleri ve ırklarından ötürü yıllardır öteki diye tanımlanan Kürt kardeşlerimiz, herkesle eş sayılacak hallerine su serpecek açılımı beklerken, sırf muhalif olacağım diye Türklüğü hoyratça rütbenize alet ettiğiniz için. Sayamadığım nice demokrasi zaafınız için etmiyorum Baykal Bey! Bunun adı düşene tekme atan kalemler kullanmak değil bunun adı düşene bile ne olursa olsun dürüst olmaktır azizim. Düşenin de zamanında düşürdükleri adına yazıyorum. Biz yapılanlar karşısında çok İnşirah okuduk buyurun sıra siz de inanın çok iyi geliyor azizim.

Esra ELÖNÜ - Haber 7

Daloğlu
12.05.2010, 18:08
Yazıklar olsun halen bu kadar rezillikten sonra birde geri dönmeyi düşünüyormuş. Ayıp be ayıp, hele Baykal dönsün diye mücadale edenler, yahu sizin nasıl bir namus anlayışınız var. Zina yapan her iki tarafta evli, biri genel başkan, diğer eski özel kalem müdüresi ve yeni milletvekili. TBMM çatısı altında bunlar nasıl görev yapacaklar, bu iki zinacımı milleti temsil edecek. Yazıklar olsun, demek chp'de vekil olmak halktan değil baykalın yatak odasından geçiyormuş demez mi insanlar. Hiç mi utanma, haysiyet, namus kalmamış. Halen başkan olsun diyorlar, yazık yazık, bu kadar haysiyetsiz chp'de bile olmamalı...

serhat_58
12.05.2010, 18:33
bu adami oldu bitti sevmedim, bide diyorki santaj yaptilar, kabul da etmiyor yapti seyi

Salim58
13.05.2010, 10:55
CHP, Onaylanan Paketin iptali için Anayasa mahkemesine başvuru yapmaya hazırlanıyor,fakat Baykal'da duygu karmaşası içinde olduğunu belirterek ifade vermeye gitmiyor,hani bu ülkede adalet sistemine güven vardı.....

LaEdri
13.05.2010, 11:48
Baykal artık git!
Kendi partine verdiğin zarar umrumda değil de,bu ülkenin en büyük engelisin!

Cley
13.05.2010, 13:28
Devlet Bahçeli'den Baykal'ın kasedine yorum :

Deniz Baykal 72 yaşındadır, kasetten olayın 12 dakikada bittiğini görüyoruz.-->72-12=60.

Deniz Baykal'lı chp son seçimlerde %23 oy aldı.--> 60/23=2.60

72/2.60=~27

27+12=39

1 yaklaşık sonuçla mhp'nin 40. yılı kutlu olsun.:):):):)

ömer yalcin
13.05.2010, 14:05
Sayin Baykal artik yasinda cebinde dolmustur birakta artik baskalari yesin birazda :):)

Salim58
13.05.2010, 14:32
Spiker CHP'li Ateş'i kızdırdı

CNN Türk muhabiri Hande Fırat'ın o görüntülerle ilgili "böyle bir durum var mıydı yok muydu?" sorusuna Ateş "Ya Hande hanım hadi Başbakan söylüyor ona yakışır da, sizin ağzınızdan çıkınca üzülüyorum. Başbakana yakışacak şey mi bu ya.." diye cevap verdi.:)

Cley
13.05.2010, 14:39
Yaptık oldu bir hataydı şuydu buydu diyemiyorlar halen bir aklamaya çalışma başkalarını suçlama içindeler. Bu kadar haysiyetsiz olunmaz.

WåñTêd_øØ7
13.05.2010, 15:24
Yaptık oldu bir hataydı şuydu buydu diyemiyorlar halen bir aklamaya çalışma başkalarını suçlama içindeler. Bu kadar haysiyetsiz olunmaz.

Şaşırmamak lazım :) geçen paylaştığın resim Ulu önder Atatürkten sonraki chp'nin ne olduğunu açıkca ortaya koyuyor :)

h.a.y.
13.05.2010, 15:41
Deniz Baykal ''dokunulmazlığı kaldırın dokunulmazlığı kaldırın '' diye çırpınınca ben de derdim ne dürüst adam?

meclimisimizin profiline bakılınca aslında neden bu kadar ahlaki çöküntü içindeyiz diye sorarak sorunun çözümü için uğraşıp durmaya gerek yokmuş.

balık baştan kokar diye ne güzel söylemişler. şu atalarımız ne mübarek insanlarmış.

sandalli
13.05.2010, 15:46
Yaptık oldu bir hataydı şuydu buydu diyemiyorlar halen bir aklamaya çalışma başkalarını suçlama içindeler. Bu kadar haysiyetsiz olunmaz.

Hirsizin hic sucu yok.

h.a.y.
13.05.2010, 15:50
Hirsizin hic sucu yok.

abi şu durumda ''hırsızlık'' özel hayata müdehaleye giriyormuş. Bir de iyi birşey yapmış gibi Baykal'ı tekrar başa getirmek için uğraşıp duruyorlar. ne olacak canım unutulup gider. Bizim millet unutmayı çok sever.Böyle şeyler de yapanın yanına kar kalır.

Salim58
13.05.2010, 15:51
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])

h.a.y.
13.05.2010, 16:01
Allah'tan Tayyip Erdoğan gittiği heryere eşini götüyor da onun da başına böyle bir komplo örmüyorlar.

sandalli
13.05.2010, 16:13
Sıradan bir vatandaş Baykal´in yaptığını yapmış olsa kendisine ve ailesine karşı sorumlu olurdu. Lakin lider konumundaki kişiler temsil ettikleri toplumlara karşı da sorumludurlar. Olayın hoşgörülecek yönü yok. Olmuş bitmiş demekte doğru değil. Yalnız untulmaması gereken bir nokta var ki Türkiye´de ahlaki bir aşınma yaşanıyor. Bundan birkaç yıl önce toplum önündeki sanatçılarla başlayan ahlakdışı, bizim örf ve ananelerimize uymayan yaşam tarzı hızla toplumumuza yayılıyor. Eskiden şiddetle kaçınılan şeyler hoşgörüyle karşılanıyor. Ben bazen düşünüyorum nereden nereye geldik ve düşündükçe korkuyorum nereye gidiyoruz diye.
Bizim ahlak ve namus konusundaki hassasiyetimizi aşağıdaki türkü çok güzel anlatıyor. Hadi nereden nereye geldiğimizin yorumunu siz yapın.

A benim bahtiyarim,
Gönülde tahti yârim,
Yüzünde göz izi var,
Sana kim baktı yârim

Arif Coşkun
13.05.2010, 16:20
Birincisi:
Bu kadar sabırsız ön yargılı linç girişimi intikam içinde olmak olayı kafanızda mahkeme yapıp peşin kararlar vermek neden? Bu devletin bir savcısı, hakimi yargısı var. Ergenekon, balyoz için kozmik odalara dahi girilip uçan kuşu yakalayan bir emniyetimiz var. Görüntülerin gerçekmi, sahtemi olduğu daha belli değil, böyle bir şeyde nasıl emin olup mahkum ediyosunuz anlaşılması zor.

İkincisi:
Yapılan şey gerçekten doğru ise, Bu Deniz Baykal değil kim olursa olsun suçludur haysiyetsizdir.

Üçüncüsü:
Bu ne biçim iş bu nasıl iş. Bu tür gizli görüntü kayıtları adli araştırmalar için emniyetçe kullanılırdı. Telefonlar dinleniyor, yatak odalarına girip gizli çekimler yapılıyor, ve bunu para için başkalarına satılıyor. Bu herkesin başına gelebilir. Bir gün karşımıza bana şu kadar para öde yoksa görüntülerini internette yayınlarım diye tehtitler alırsak şaşırmayalım. Bu başıboşluğa bu sorumsuzluğa dur diyecek biri çıkmayackmı? Bu tür haysiyetsizliği yapanların yanına karmı kalacak?

h.a.y.
13.05.2010, 16:45
bu olayın hukuki boyutundan öte toplum vicdanında açtığı hasar daha önemlidir.sağolsunlar zina artık suç kapsamıında da değil.

bu bir komplodur açıklamasından çok bu bir yalan haberdir gerçek dışıdır açıklamasını bekliyorduk.ha ben pek beklemiyorum da.bu insan için namusu mu daha önemli yoksa partisinin muhalefet partisi olması mı? şöyle bir durumda bile insan kendisinin ailesinin onurunu düşünmüyor da partisine kurulan komplodan bahsediyor.

Deniz Baykal değil kim olursa olsun yanlışı yapan hatalıdır.

Arif Coşkun
13.05.2010, 16:53
Arkadaşlar bunların hepsi kendi bünyesinde birer siyasi oyun, işin içinde işler var. Bunun en güzeli işi yargıya bırakmak, mahkeme olmadan suçluyu ilan etmemek.

Herneyse herkesin kendien göre bir fikir bir görüş belirtmesi var. Bunu en iyi çözecek adaletli bir yargı ve birazda zaman. Hep birlikte göreceğiz haklıyıda haksızıda biraz sabır tabiki.

H_Turan
13.05.2010, 19:01
Baykal Muhalefetten Başka Ne Verdiki O kadar Chp nini lideriydi Artık genç Demokrasi ve halkın değerlerine saygılı bir lider gerekir Baykal gibileri değil ama öyle birisi yok şu an için

Cley
13.05.2010, 21:29
Ben olaya hukuki yaklaşmıyorum. Türkiyedeki adalet sistemine güvenmiyorum. Olayın ahlaki boyutu beni ilgilendiriyor. Milletvekili yapma vaadiyle sekreterini ayartan bir genel başkan, buna göz yuman bir koca, namusunu vekilliğe değişen bir kadın hiçbişey olmamış gibi davranan parti üyeleri pes doğrusu.

sandalli
13.05.2010, 21:51
Ben olaya hukuki yaklaşmıyorum. Türkiyedeki adalet sistemine güvenmiyorum. Olayın ahlaki boyutu beni ilgilendiriyor. Milletvekili yapma vaadiyle sekreterini ayartan bir genel başkan, buna göz yuman bir koca, namusunu vekilliğe değişen bir kadın hiçbişey olmamış gibi davranan parti üyeleri pes doğrusu.

Türkiye´deki hukuka ben de güvenmiyorum ama ahlaki cöküntü de en az hukuki cöküntü kadar vahim.

Arif Coşkun
13.05.2010, 21:53
Sanki yapılan şey doğruymuşta birileri bunu savunuyomuş gibi kimse bunu savunmuyorki. Ortada bir iddia var bunun doğru yada yanlış olduğunu ilerleyen zamanda herkes görecek.
Böyle bir davranışı her kim yaparsa yapsın ahlaksızlıktır. Ama yargısız infaz etmeye gerek yok onu söylüyoruz. Öyle suçlamalar yapıyorki bazı arkaadşlar sanki gizli çekime yardım etmiş gibi o an ordalarmış gibi kesin katı bir şekilde direk idam ediyor. Yargıya inanmayıpta kime inanacağız burası Türkiye Cumhuriyeti Hukuk Devleti elbetteki onun yasaları geçerli. Bekleyip sonucu görmek gerekir.

sandalli
13.05.2010, 22:07
Bu isi siradan bir vatandas yapsa ben de derdim adamin özeli, size ne hukuk cözer diye ama yapan kisi milyonlarca insanin lideri olaya o acidan bakinca elestirilmesi ve üzerine gidilmesi normal. Haa bir de Baykal olayi inkar etmiyor, yapmadim demiyor sadece komplo diyor. Burada sorusturulacak olan Baykal´in kacamagi degil kaset olayidir. Ülkemizde zina yapmak zaten bir suc icermiyor. O acidan Baykal rahat bence. :)

h.a.y.
13.05.2010, 22:14
abi zaten o olayı dindar bir insan yapsa ne hak ne hukuk kalırdı. çoktan linç edilirdi..

dindar demeyelim de muhafazakar kesimi temsil eden biri diyeyim..sanki baykal dindar değilmiş gibi mana çıktı.

serhat_58
13.05.2010, 23:28
sucunuda kabul etmior komplo diyor, hukumet yapti diyor, utanmaz adam

Salim58
14.05.2010, 14:49
Erdoğan ağır konuştu

'Eşlerine ihanet edenler mağdur olamaz'

Ana muhalefetin içinde ne olur ne olmaz o bizi ilgilendirmiyor.

Herhalde MİT’i ana muhalefet lideri yönetiyor. Madem biliyor, belgelerim var diyordu bunları niçin yargıya taşımadı? Sayın Hikmet Sami Türk’ün güzel bir sözü var.

Baştan beri komplo komplo dedi, komplo dediyse bu gizli buluşma iddia ediliyorsa, gerçekten gerçekleştiyse ki, ana muhalefet lideri böyle bir şey yapmadığını söylemiyor, kaldı ki biz bu işin içinde olmayacağımı söyledik. Ama zorla bizi de sokma gayretine girdiler. Bizi de buna bulaştırıyorlar.

Benim en çok üzüldüğüm konu şudur. Türkiye’nin toplumsal ahlak değerleri açısından bir erozyona uğratılma gayreti var. En tehlikeli olan yanı bu. En önemli güç toplumsal ahlakımızdır. Bunun üzerinde spekülasyona girenler var, mağdurlara oynayanlar var. Kusura bakmasınlar bunu kabul etmemiz mümkün değildir.

Eşlerine ihanet edenler, bu toplumda biz mağdur olarak göremeyiz. Hangi tarafta, hangi düşüncede olursa olsun, kim bunu yapıyorsa, bunu nasıl olurda mağduriyet olarak gösterebiliriz?
.............................. .............................. .............................. ........

Baykal'dan Erdoğan'a Yanıt...

Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ''(Siyasi hayatımın 4 yıl önce biteceği..) iddiaları, CHP'ye yönelik ikinci komplo girişimidir. Gerek komplocular, gerekse (Bu sır mezara kadar bizimle kalacak) diyenler, iftiranın da, komplonun da hesabını vermekten kurtulamayacaklardır'' dedi.

Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bugünkü sözleri ile ''Siyasi hayatı 4 yıl önce bitecekti'' iddialarına ilişkin gazetecilerin soruları üzerine yazılı bir açıklama yaptı.

Deniz Baykal, açıklamasında şunları kaydetti:

''Başbakanın görevi dedikodu yapmak değil, gerçekleri aydınlığa kavuşturmaktır. Başbakan, en kaba biçimde hukuk ve ahlak kurallarına tecavüz eden komploların sorumluğu altında ezilen, bu nedenle de dedikodulardan medet umar durumdadır. Dünyanın hiçbir ülkesinde bu düzeye yuvarlanmış bir başbakan örneği yoktur. Yıllardır, 'kutsal, mahremiyete saygı gösterilmesini, siyasetin buralara taşınmamasını' savunduğunu söyleyen Başbakan'ın ne kadar samimiyetsiz olduğu yaptığı açıklama ile bir kez daha açıkça ortaya çıkmıştır.

Başbakanın CHP Genel Başkanlığı'ndan istifa etmiş bir siyasetçi karşısında bile, içine sürüklenmeye başladığı telaş ve tedirginliği anlıyorum. Başbakan bu telaş ve tedirginliği nedeniyle komployu aydınlatmaya çalışmıyor, tam tersi komplolardan yararlanmaya çalışıyor. Ancak ne yaparsa yapsın, Başbakanın içine sürüklendiği fitne, fesat, dedikodu siyaseti bile onu kurtarmaya yetmeyecektir.''

''BAŞBAKAN'IN LÜTUFUNA İHTİYACIM YOK''

Eski CHP Genel Başkanı Baykal, ''Siyasi hayatı 4 yıl önce bitecekti'' iddiasına ilişkin olarak da şunları kaydetti:

''(Siyasi hayatımın 4 yıl önce biteceği..) iddiaları, CHP'ye yönelik ikinci komplo girişimidir. Gerek komplocular, gerekse 'bu sır mezara kadar bizimle kalacak' diyenler, iftiranın da komplonun da hesabını vermekten kurtulamayacaklardır. Başbakan engellemişmiş... Açıkça söylüyorum Başbakan'ın lütufuna ihtiyacım yok. Kim ne biliyorsa açıklasın, çıksın söylesin. Kimse karnından konuşmasın. Başbakan, bu yöndeki açıklamalarla komplocu kimliğini, entrikacılığını örtbas edemez''

AA

LaEdri
14.05.2010, 16:37
Bugün karısına ihanet eden yarın nelere ihanet etmez ki?
Baykal'dan en başından beri nefret ediyorum.Pislik bir düzen kurulmuş,bazıları da çıkmış açlık grevi yapıyor.Allah biliyor onlar da Baykal'dan ekmek kazananlardır.Baykal bu ülkeye hiçbir şeyi verememiştir,hatta "muhalefet" bile verememiştir.Bu adamı atın bir yazlığa karışmasın memleket işlerine falan!

H_Turan
14.05.2010, 17:04
Bugün karısına ihanet eden yarın nelere ihanet etmez ki?
Baykal'dan en başından beri nefret ediyorum.Pislik bir düzen kurulmuş,bazıları da çıkmış açlık grevi yapıyor.Allah biliyor onlar da Baykal'dan ekmek kazananlardır.Baykal bu ülkeye hiçbir şeyi verememiştir,hatta "muhalefet" bile verememiştir.Bu adamı atın bir yazlığa karışmasın memleket işlerine falan!

Haklısın Sana Aynen Katılıyorum Ama Hala Koruyanlar var sitede

sandalli
14.05.2010, 23:35
Parçalandı Altı Ok!
Artık bu sonuncu şok!
Bundan böyle CHP
Adında bir parti yok!
(N.F.K.)

madımak_58
15.05.2010, 02:28
Artık bir cevapta ben yazayım değil mi :)

Tüm yorumları dikkatle okudum.Kimisi Baykal ve Chp'den nefret ettiklerini belirterek yorumlarını yapmış,suçlamış,dalga geçmiş,kimisi özel hayatın bu şekilde insanlara yansıtılmasını hatalı bulmuş.Ama bunların arasında en çok ilgimi çeken,sadece ve sadece Arif Coşkun abimizin yorumları.Tüm yazılanlardan farklı,istifanın ilk gününden beri her yorumunda diyor ki;

Yapılan şey affedilemez ama olayın iç yüzü anlaşılmadan,yargısız infaz yapılması doğru değil...

Her mesajında bunu üstüne basa basa belirtmiş.Bekleyip sonucu göreceğiz demiş ama nerdeeeeeee.Kim bekleyecek sonucu abi,dedikoduyu seven bir millet olarak ortaya atılan bir iddiada biz hemen suçluyu çıkarır,kalemini kırar,ipini çekeriz.Bu kadar basit işte herşey...

Yıllardır Baykal'ın Chp'nin yakasından düşmesini bekleyen biri olarak,bu şekilde istifa etmesini üzücü buluyorum.Hırsızın hiç mi suçu yok deyip duranlar,zina yaptı,bunun ötesi mi var diyenler,özelinize bu derece müdahele edilmesi hoşunuza gider demek ki.Kim bilir Baykal gibi (sadece bir idda olarak belirtiyorum) kaç kişi vardır.Yakalanmamışlardır ya da gizli kameraya! çekilmemişlerdir o ayrı...

Madem ki öyle veya böyle istifasını sundu,bundan sonra da Chp'nin başına gelmesi taraftarı değilim.Ha,Baykalsız Chp daha mı iyi,daha mı kötü olur orası tartışılır.Ama artık Chp'nin başında Kılıç-DAR!-oğlu'nu görmek isterim...

Hayırlısı...

sandalli
15.05.2010, 08:47
Şunu yeniden belirtmekte fayda var galiba. Baykal bir lider, milyonların oy verip seçtiği bir parti lideri. Liderleri normal vatandaştan ayrı tutmak gerekir. Liderler bu benim özelim kimseyi ilgilendirmez diyemez, derlerse lider değildirler. Hukuki süreci bekleyelim diyen arkadaşlara da şaşıyorum. Hukuki süreç zinayı sorgulamıyor, hukuki süreç sadece çekilen filmi ve bu filmin internete düşmesini sorguluyor.
Zina konusunu da açıklıyayım; zina bir insanın nikahlı eşi dışında yaptığı cinsel ilişkidir yani bügünkü anlamıyla aldatmadır. Sanki zina başka bir anlam içeriyormuş gibi lanse edilmesi de yanlis. "Hırsızın hiç mi suçu yok?" sözünü ben kullandım. Olay öyle bir boyuta taşındı ki sanki Baykal´a bu işte hile yapıldı, sanki Baykal tecavüze uğradı. Ben Baykal´ı hukuki açıdan yargılayamam ama bir vatandaş olarak fikrimi söylerim, adli sonucu beklemeden. Görünen köy kılavuz istemez. Zaten Baykal´da yaptığını inkar etmiyor, yoksa kolay kolay o koltugu birakmazdi.Belki yine de bırakmaz işte burda bekleyip görecegiz. :)

Arif Coşkun
15.05.2010, 09:22
Artık bir cevapta ben yazayım değil mi :)

Tüm yorumları dikkatle okudum.Kimisi Baykal ve Chp'den nefret ettiklerini belirterek yorumlarını yapmış,suçlamış,dalga geçmiş,kimisi özel hayatın bu şekilde insanlara yansıtılmasını hatalı bulmuş.Ama bunların arasında en çok ilgimi çeken,sadece ve sadece Arif Coşkun abimizin yorumları.Tüm yazılanlardan farklı,istifanın ilk gününden beri her yorumunda diyor ki;

Yapılan şey affedilemez ama olayın iç yüzü anlaşılmadan,yargısız infaz yapılması doğru değil...

Her mesajında bunu üstüne basa basa belirtmiş.Bekleyip sonucu göreceğiz demiş ama nerdeeeeeee.Kim bekleyecek sonucu abi,dedikoduyu seven bir millet olarak ortaya atılan bir iddiada biz hemen suçluyu çıkarır,kalemini kırar,ipini çekeriz.Bu kadar basit işte herşey...

Yıllardır Baykal'ın Chp'nin yakasından düşmesini bekleyen biri olarak,bu şekilde istifa etmesini üzücü buluyorum.Hırsızın hiç mi suçu yok deyip duranlar,zina yaptı,bunun ötesi mi var diyenler,özelinize bu derece müdahele edilmesi hoşunuza gider demek ki.Kim bilir Baykal gibi (sadece bir idda olarak belirtiyorum) kaç kişi vardır.Yakalanmamışlardır ya da gizli kameraya! çekilmemişlerdir o ayrı...

Madem ki öyle veya böyle istifasını sundu,bundan sonra da Chp'nin başına gelmesi taraftarı değilim.Ha,Baykalsız Chp daha mı iyi,daha mı kötü olur orası tartışılır.Ama artık Chp'nin başında Kılıç-DAR!-oğlu'nu görmek isterim...

Hayırlısı...

Madımak kardeşim bende senin bu yazına istinaden bir ufak yazımla yanıt vermiş olayım.
Şimdi bir mahallede o tür gayri ahlaki bir iş yapan yakalanır, her nedense ilk önce oraya giden saldıran başı çeker yakmak yıkmak isteyende onlar olur, Bu tür Türk filmleri çok izlemişinizdir. Diğer yazılarımdada belirttiğim gibi, ve haberleri gazeteleri takip edin "Ortaya atılan iddiaya göre" der. Hukukta bir söz vardır. "Hiç bir suçlu yargılanıp mahkum olmadan, suçlu ilan edilemez" diye. Biraz beklemesinide bilelim. Şayet olay sonuçlanır, gerçek olduğu kesinleştiğinde Deniz Baykal benim için de bitmiştir.
Şayet bu iddia doğruysa bir kişi yüzünden, Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK'ün kurmuş olduğu neredeyse Cumhurriyetle yaşıt köklü bir partimizi genel anlamda saldırıp çökertmek isteyenleride vijdanlarıyla başbaşa bırakmak isterim.

Ayrıca tepki koyacaksak tv.lerde yayınlanan, kim kimle ne yapıyo kim kimin eşi kim kimin kocası belli olmayan dizilere toplumun ahlak yapısını çökerten bu tip dizi yada filmleri topluma sunanlara müsade edenlerede verelim tepkimizi.

rüzgar79
15.05.2010, 09:42
Parçalandı Altı Ok!
Artık bu sonuncu şok!
Bundan böyle CHP
Adında bir parti yok!
(N.F.K.)

cok güzel bir siir olmus bence:)

LaEdri
15.05.2010, 09:57
Kimse bir iddia üzerine yıllardır yapışmış vaziyette bulunduğu koltuğu bırakmaz!...

rüzgar79
15.05.2010, 09:59
birakmasa ne yüzle cikacak acaba cok merak ediyorum

Salim58
15.05.2010, 10:05
1) Köklü bir partinin yıllarca başkanlığını yapmış birinin böyle bir olaya karışması akıl mantık işi değil,ney peki açıkça bunamış.:)

2) benim anlamadığım ne doğru nede yalan deniyor ne deniyor montaj,koplo,neyin koplosu ateş yanmayan yerden duman çıkmaz.:rolleyes:

3) orada şekerli su içerek destek verenlerin amacı ney dönmesi mantıklımı acaba,yoksa destek büyük daha bir güçlü şekilde döneyimmi diyecek.son dakika haberi gençler eylemlerinden vazgeçmişler neden acaba.?

4) Görüntüler kanada'dan düşmüş internet sayfalarına kimi bulacaklar mahkeme neyi ispat edecek bari mahkemenin kararını beklemeden çıkıp desede yaptım yeter artık üstüme gelmeyin dese dermi bence demez desede inanmam artık.....

Kardelencicegi
15.05.2010, 10:23
Bence istifa icin gec bile kaldi yasi ilerlemisti.
Böyle istifa etmesi güzel bir son olmadi ama ne derler.
Herseyde vardir bir hayir.

Bir lider kendine YAKISANI yapmaliydi, topluma örnek kisi olmaliydi.
Milyonlari temsil eden bir insan her adimina dikkat etmeli.

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])

özgüven
15.05.2010, 13:56
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])

h.a.y.
15.05.2010, 17:32
CHP MANTIĞI LİDERİNDEN SANALINA KADAR DEĞİŞMİYOR SANIRIM. BAYKAL DA ÇEKLİRKEN KENDİ YAPTIĞINI BIRAKIP AKP YE YÖNELDİ, BURDAKİLER DE YORUMCULARA YÖNELDİ.
YAHU NE DEDİKODUSUNDAN BAHSEDİYORSUNUZ DÜNYA MEDYASINA BİLE YER ALDI BU OLAY. MECLİSTE ANAMUHALAEFET PARTSİNİN BÖYLE BİR DURUMLA İSTİFA ETMESİ NEDİR?

YARGISIZ İNFAZI DA DENİZ BAYKAL AKP YE KARŞI BAŞLATTI İLKİN , ELİNDE KANITI BELGESİ Mİ VARDI?

rüzgar79
15.05.2010, 17:59
deniz baykalin isi gücü akp simdiye kadar yararli bir sey konustugunu duymadimki zaten simdide ak parti tuzak kurdu der bana kesinlikle isi gücü ak parti cünki:D

Dilsad Hatun
15.05.2010, 18:49
Hee simdi'de idda mis mis Peh daha neler . . . .
Akpci degilim ama Tayyibe laf yetistirmeyi bilen biri olarak , gerci bu konular'da pek ustadir . Neden sustu ? neden hakkini aramadi ? Adamin özelini bütün dûnya seyretmis hala idda hala dedikodu diyebiliyorsunuz ? Buna özel 'de denmez pek ama neyse ...Sacmaligin önde gideni kusura bakmayin!

Evi'de dinlenecegi yerde her zaman yaptigi seyi yapsaydi , yollasaydi partilileri Anayasaya , ciksaydi cok sevdigi kameralarin önüne ..ve hala bu sürecte Akp'ye suç atabiliyor !
Bos isler bunlar bos . Hala sonucu görelim diyebiliyorsunuz ne ilginç :rolleyes:

Sözünde durmayan 'dan Ailesine ihanet eden'den ne bekliyorlar ki anlamiyorum ...

Dedikodu lafina gelince , görünen köy(yatak mi desem :)) kilavuz istemez .
Iyi malzeme cikarttin sayin Baykal aferim !

barikat58
15.05.2010, 20:40
Lütfen ağır olun sayın Baykal bayankalı aldatmaz komplo bunlar uydurma :D

LaEdri
15.05.2010, 22:35
Şu Baykal'da ne var anlamıyorum!
Zaten hiçbir vasfı olmadığı gibi,kötü bir yanı da ortaya çıktı.Baykal kalsın diyen insanalr neyine vuruldular BAykal'ın bilmem!:)

Salim58
16.05.2010, 12:04
Erdoğan Baykal'a öyle bir laf etti ki!


BU ODAYA, GİRDİN Mİ GİRMEDİN Mİ?

Beyefendi iki hafta sonraki genel kurul için bizim üzerimizden siyaset yapmasın. Önce adama sorarlar 'Bu odaya girdin mi, girmedin mi?' Bu ne kadar ahlakî değilse, daha sonra yaptığı da ahlakî değil. Pisliğin içinde debeleniyor. Debelendikçe batıyor.

'BAYKAL'IN İSTİFASI CHP'YE OY KAZANDIRDI' ANLAYIŞINI KINIYORUM:

Bazı medya da destek veriyor. Baykal'ın istifası CHP'ye oy kazandırmış. Bunu kınıyorum. Yahu bu toplum ahlakî değerlerinden bu kadar yoksun mu? Midesi bu kadar geniş mi? O zaman oyunu artırmak isteyen her parti, bu ahlaksızlık zinciri içinde yer alsın. Yarım saat bir saat sonra istifa etsin... Türk toplumunun midesi bu kadar geniş mi? Kendi ahlak değerleriyle oynayanlara bu millet prim vermez.

AHLAK DEĞERLERİNİ YOK FARZ EDEMEYİZ:

İsmini anmak istemiyorum, o istifa edene parti yönetimi kadroları hâlâ sahip çıkıyorsa, ah vah deyip sahip çıkıyorsa, benim derdim onlarla. Kınıyorum. Ahlak değerlerini yok farz edemeyiz. Partimin içinde de böyle bir şey olsa, derhal ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk ederim. Tahammülü mümkün değil.

ELİNE, DİLİNE, BELİNE SAHİP ÇIKMAYANLA YOLA ÇIKILMAZ:

Bizim kitabımızda bir kelime var; edep. Eline, diline, beline sahip olmayanla yola çıkılmaz. Bu özel hayat değil. Genel Başkan'ın kendi yatak odası olsa ilk savaş açan ben olurum. Ama ev kendi evi değil. Daha detaylara beni sokmayın. Beyefendi çok cesur davrandı ama milletvekilliğinden istifa etmedi. Bu istifa Meclis'e gelirse tavrımın ne olacağını şimdiye kadarki açıklamalarımdan anlarsınız.

sıvvaslı
16.05.2010, 12:13
baykal'ın istifası baykal için son chp için güzel bir başlangıç olur...

LaEdri
16.05.2010, 17:31
"Kötü insanların,kendi iğrençlikleri içinde kaybolup gideceklerine şahit olacaksınız" derdi bir hocam!

ömer yalcin
16.05.2010, 18:19
BAYKAL BYBYBYBYBYBYBYBY SENI HIC SEVEMEDIM KIZMADA:):):)

ÖnceVatan_58
16.05.2010, 20:48
Yeniçağ yazarı Sabahattin Önkibar, “Eşine ihanet eden mağdur” olmaz diyen Erdoğan’a Mendares’in eşine ihanetini hatırlattı. Baykal olayını siyasi istismar konusu yapmasını eleştirerek, “Menderes-Özal-Erdoğan afişlerini sen astırmadın mı Tayyip Bey?” diye sordu.
Önkibar’ın bugünkü yazısının bu konuyla ilgili bölümü şöyleydi:
“Neymiş efendim, bel altı siyaset yapmıyormuş!
Kim o?
Recep Tayyip Erdoğan!
Peki Baykal’a yaptığı son atış bel üstü müymüş?
Eşine ihanet eden mağdur olamazmış!
Öyle diyor Recep Tayyip Bey!
Yok ben Tayyip Bey’i, Deniz Baykal 2003’de hiç hakkın yok iken seçim sonuçlarına bakarak seni yasa ve kuralları aşarak Başbakanlığa ışınladı, yani önünü açtı, bunun teşekkürü en zor anında onu en mahrem noktadan vurmak mıdır gibi duygusal bir yorumla eleştirmeyeceğim, sadece bir kıyası dikkatinize sunacağım!
Deniz Baykal’ın malum kaset olayı muğlak yani araştırma aşamasında!
Dolayısı ile Baykal’ın eşini aldatıp aldatmadığı hala net değil!
Oysa Yüce Yaradan’ın bir ve tek olduğu kadar net olan bir şey var ki, o da merhum Adnan Menderes’in Ayhan Aydan isimli malum hanımefendi ile olan ve yıllarca alenen devam eden evlilik dışı ilişkisi!
Bu ilişki bırakın kitaplara malzeme olmayı, Yassıada yargılamalarına bile konu oldu, dolayısı ile Tayyip Erdoğan’ın bunu bilmemesi mümkün değil!
Öyle ise soralım, Baykal’a var olan meçhul komplo kasetinden hareketle alelacele eşine ihanet yakıştırmasını yapıştırıp, bunun üzerinden siyasi istismarlar yapan Recep Tayyip Erdoğan evlilik dışı ilişkisini hiç kimsenin inkar etmediği Adnan Menderes’i nasıl sahipleniyor?
Bırakın sahiplenmeyi, hatırlayın seçim öncesinde “Menderes’in devamıyım” diye böbürlenmedi mi ve güya devamı olduğunu çağrıştıran afişler hazırlatmadı mı?
Evet Menderes-Özal-Erdoğan afişlerini sen astırmadın mı Tayyip Bey?
Öyle ise sorarım size nedir bu yapılan?
Ne yani, Baykal’ın eşini aldatması günah da Menderes’inki ibadet mi?
Değilse, Erdoğan’ın takındığı bu çifte standartlı tutumu nasıl izah edeceğiz!
İşte Tayyip Erdoğan budur!
Siyasi fayda gördü mü, kendi ifadesi ile papaz elbisesini bile giyebiliyor!
Bu tablodan çıkarılacak sunuç şudur:
Evet Tayyip Erdoğan Baykal’dan kurtulmak istiyor ki bel altı taarruzu bunun delilidir!
Baykal gitsin diye tempo tutup kampanya yapanlar bunu değerlendirmelidir!
Öyle ya, Baykal CHP’yi geriye götürüyor ise, Tayyip Erdoğan onu yok etmeye değil, muhafaza etmeye çalışmaz mı?
Allame olmaya gerek yok, sadece bu kıyas bile Baykal’ı sahiplenmeye yetiyor!”

Salim58
17.05.2010, 12:19
CHP'de maskeli balo dönemi!

CHP'de Kemal Kılıçdaroğlu'nun aday olmasıyla maskeli balo dönemi başladı. Herkes birbirine karanlıkta göz kırpıyor.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun resmen adaylığını açıklamasının ardından CHP camiasında hareketli anlar yaşanıyor. Milletvekilleri ve kurultayda oy kullanacak delegeler şimdilik pek fazla renk vermeyerek nabız yoklamaya devam ediyor. Bunun en çarpıcı örneği Radikal Gazetesi Ankara Temsilcisi Murat Yetkin'in söyledikleri. CNNTÜRK'te Ayşenur Aslan'a konuşan Yetkin şunlar anlatıyor:

Bir yöneticisi ateş püskürüyordu. Partinin işgal altına olduğunu söylüyordu. Bu kavga birkaç gün daha devam edecek. Kılıçdaroğlu'nun adaylığını şimdiden açıklaması iyi bir taktik. Kavramalar, köpürmeler durulabilir.

Kılıçdaroğlu bu taktikleri, stratejiyi kimlerle konuşuyor?

Bu dengelerin her an değiştiğini söylememiz lazım. Siyasi Partiler Yasası'ndan kaynaklanan duruma göre partinin içindeki süreçler şaffaflıkla yürümüyor . Baykal bizi bırakma diyenler bir başka programda size ismini yayınlamamak kaydıyla 'Baykal mutlaka gitmeli' diyorlar. Baykal da bu durumun farkında. Şimdiden o bunun yanında, şu onun yanında çok fazla bir anlamı yok.

Arif Coşkun
17.05.2010, 12:56
Yorumlamak gerekirse, son dönemde CHP oylarında gözlemlenen göreceli artış, seks videosuna yönelik tepki değil, Baykalsız CHP umuduna yöneliktir. Baykal`a dönüş yolu hazırlayanlar, halkın tepkisini yanlış okuma eğilimindeler.

Başbakan Erdoğan`ın `O zaman oy kazanmak isteyen her parti, bu ahlaksızlık zinciri içinde yer alsın, bir saat sonra istifa etsin` şeklindeki tepkisi de bu yanlış okumayadır.

Eğer Baykal, halkın tepkisini farklı okur ve kendi ikbaline manivela yapmaya kalkarsa, bu kez sadece kendisi değil partisini de kuyunun dibine çeker.

Bu durumda ne yapmalı?

Vatandaşın eğilimi Kemal Kılıçdaroğlu`ndan yana. Katılımcıların yüzde 31`i Baykal`ın yerine Kılıçdaroğlu`nun genel başkan olmasını istiyor. Diğer anketlerde bu oran, 80`a kadar yükseliyor. Kılıçdaroğlu ile diğer aday adayları arasında çok açık fark var.

Devlet partisi CHP`de Dersimli Kürt ve Alevi bir genel başkan adayının işi hayli zor. Konunun hassasiyeti nedeniyle yorum yapmayacağım, ancak Baykal`ın dün Radikal`den Murat Yetkin`e yaptığı şu açıklama dikkat çekicidir: `Parti etnik ve mezhebi kökenlere saygılı ama bu kökenler partiye baskın hale gelmemeli.`

Bu mesajın görünür adresi Kemal Kılıçdaroğlu ve dolaylı olarak Gürsel Tekin`dir. Böyle bir kaygıyı dillendirmeye yol açacak partide başka bir isim yok. Kılıçdaroğlu da bunun farkında, cesur davranamıyor.

Buradaki diğer kritik soru, kasetin yayınlanmasındaki amaca yöneliktir. Vatandaşın yüzde 30.4`ü faturayı CHP`deki muhaliflere kesiyor. Yüzde 20.8`i iktidarın referanduma yönelik muhalefeti zayıflatma planı olarak değerlendiriyor. Yüzde 19.6`sı ulusları gücün Türk siyasetini, yüzde 12.4`ü devlet içindeki güçlerin solu ve CHP`yi yeniden yapılandırmak istediğini düşünüyor.

Son iki seçeneği tek başlıkta toplamak gerekirse, kasetin operasyon amaçlı olduğunu düşünenlerin oranı toplamda yüzde 32 olarak görülebilir. `İktidarın komplosu` iddiasının ise halk nezdinde karşılık bulmadığı anlaşılabilir.

Görüntülerin arkasında hangi güç var sorusuna verilen cevaplar da yukarıdaki sonuçlara çok benziyor. Bu komployu iktidar ve çevrelerinin kurduğunu düşünenler, yüzde 19.1 oranında kalıyor. Uluslar arası ve yerel uzantılarının operasyonu olarak görenler ise yüzde 31.6`ya ulaşıyor. `Parti içi muhalefetin işi` diyenler ise yüzde 21.3 oranında.

Tüm bu sonuçları birlikte değerlendirdiğimizde, video komplosunun amacı ve kimler tarafından planlandığına ilişkin halkın kafasının karışık olduğunu, ancak, Baykal`ın başarısızlığı ve CHP`nin yeni isimle umut oluşturması inancının netleştiğini görüyoruz.

Bu komplo iç veya dış güçler her kim olursa olsun ,kimler tarafından tezgahlandığı meçhul ancak şu apaçık ortadaki, şuanda ülkemizde yaşanan sivil diktaya doğru giden yolda en büyük engel karşı çıkan muhalefet yapan Deniz Baykal'dı. Geye bunu bir şekilde etkisizleştirme operasyonuydu. Bunuda bilinçli bir şekilde kurultaya yakın bir zamanda servis yaparak ayağını kaydırmaktı. Bu durum kimlerin işine yarayacak halk bunu iyi analiz etmek durumunda tabiki edebilirse. Çeşitli entrikaların döndüğü, büyük vurgunların vurulduğu kimsenin kimseye güveni kalmadığı herşeyin laşkalaştığı bu durumdan kurtulmak Türk siyaseti adına bir zorunluluktur.

Salim58
18.05.2010, 15:06
İl başkanları toplantısında Kılıçdaroğlu kararı çıktı.77,il başkanı Kılıçtaroğlu'nun adaylığına destek verdi....

Gandi Kemal geliyor gibi...

LaEdri
18.05.2010, 17:51
CHP'de kimin başa geldiğinni hiç önemi yok.CHP zihniyeti kişiye göre değişmez.Sadece engel olacaksın,slogan bu!

ÖnceVatan_58
19.05.2010, 09:15
Statükonun esiri CHP düşmanları

"Sol fobisi"nin esiri mi olacağız, yoksa gerçekten cesur ve dürüst bir biçimde sosyal adaleti hiçe saymayan düşünce mi üreteceğiz?

Artık modanın ve klişenin gereği, CHP aleyhinde yazı yazmak, daha doğrusu CHP hakkındaki gerçekleri çarpıtmak, CHP'ye önyargıyla yaklaşmak. Medya, takıntılı CHP düşmanlarının "Pravda"sı haline geldi. Böyle bir dönemde CHP'yi savunmanın "dayanılmaz hafifliğini" yaşamak gerçekten cesaret işi.
Ticaret-siyaset-medya dayanışmasının propaganda işlevini medya yerine getiriyor. Neyse ki halkın medyaya itibarı kalmadığından, medyayı takanların sayısı az. Eğer halk medyaya göre oy kullansaydı, son genel seçimde AKP ve CHP yerine, Meclis'e ANAP, DSP, YTP veya GP'nin girmesi gerekirdi. Şu anda da medya, AKP'ye en büyük kötülüğü, ona destek vererek yapıyor.
1970'li yıllarda MHP'nin saflarındaki bir "gazete"de yazan birisi, şimdi okuduğu kitapların ISBN numaralarını vererek, kendisini modern bir Ziya Gökalp sanarak ve güya "sosyoloji yaparak", CHP hakkındaki önyargılarını hâlâ temcit pilavı gibi gündeme getirebiliyor. Keşke dürüstlüğün gereği olarak, hiç olmazsa köşesinin adını değiştirse. Belki o zaman kendisini geliştirmiş olurdu.
Bazı yazarlar da, "iktisadi liberalizmin" radikal ve yeni bir şey olduğunu, yuvarlak, soyut, klişe laflarla düşünce ürettiklerini sanıyorlar.
Bu kişiler, Uğur Mumcu'nun deyişiyle, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlardır. Benim bildiğim, iktisadi liberalizme, özel mülkiyete ve onu koruyan devlete karşı mücadele veren Proudhon'un, Bakunin'in anarşizmini veya Marx'ın komünizmini savunanlar radikal sayılır. İster 19. yüzyıldaki, ister 20. yüzyıldaki biçimi olsun, kapitalizm ne zamandır radikal bir yaşam görüşü sayılıyor? Buna kapitalizm oyununu bizden daha iyi oynayan Batılı kapitalistler bile gülerler. Çünkü onlar radikallikleriyle değil, muhafazakârlıklarıyla övünürler ve bu anlamda da bizim kapitalistlerden daha dürüst ve bilinçlidirler.
Düşüncenin propagandayla değil, tez ve antitezin birlikteliği ile gelişebileceğine inananlar için, CHP ile ilgili yıllardır ortaya atılan olumsuz üç tezin antitezini hatırlatmak gerektiğine inanıyorum:
1) Tez: CHP devlet kökenli, devlete endeksli, "merkezci" bir siyasi partidir. Antitez: CHP, halktan kopuk baskıcı Osmanlı devletine karşı bir mücadele girişimi olarak kuruldu. İmparatorluktan Cumhuriyet'e geçildikten sonra elbette bir devlet vardı ve bu devleti kuranlar CHP kadrolarıydı, ancak o devlet, günümüzde olması gereken devleti temsil etmese de, ondan bile çok geride olan İmparatorluk devletinin antiteziydi, dolayısıyla ileriye yönelik önemli bir aşamaydı. CHP kadrolarının bu devleti kurması utanılacak bir şey değil, onur duyulacak bir şeydir. Bunun ötesinde, Demokrat Parti'nin, MC hükümetlerinin, 12 Mart ve 12 Eylül askeri yönetimlerinin baskıcı, merkeziyetçi devletlerine karşı en büyük mücadeleyi
verenler ve bunun bedelini hapis, siyaset yasağı ve can kaybıyla ödeyenler yine CHP'liler ve diğer sol gruplardı.
6 milyon uzaylı mı?
2) Tez: CHP halktan kopuk, demokrasiden uzak bir partidir. Antitez: Demokrasinin olmazsa olmaz üç koşulu vardır: 1- Din ve devlet işlerinin ayrılması, yani laiklik ilkesinin yaşama geçirilmesi. 2- Serbest seçime dayalı çok partili siyasal sistemin varlığı. 3- Anayasal hak ve özgürlüklerin sağlanması. Türkiye Cumhuriyeti tarihine baktığımızda, söz konusu üç gelişme de CHP'nin kararlarıyla, itici gücüyle gerçekleşti. Laiklik ilkesi Mustafa Kemal'in CHP'si, çok partili siyasal yaşama geçiş İsmet İnönü'nün CHP'si tarafından uygulamaya geçirildi. Türkiye'nin en özgür anayasası sayılan 1961 Anayasası da, büyük ölçüde CHP'li kadroların sayesinde hazırlanıp kabul edildi. 1961 Anayasası'ndaki hakları gasp eden 12 Mart ve 12 Eylül yönetimlerine karşı en büyük mücadeleyi yine CHP'liler verdi. Bu durumda nasıl oluyor da, DP, MC, ANAP, AKP demokrasiyi, halkı temsil ediyor, CHP halktan kopuk antidemokratik bir oluşum haline geliyor? Eğer halktan kopuk olmak, CHP'nin aldığı oy oranlarına göre karara bağlanacaksa, (ki bu klasik sağcı popülist yaklaşımdan başka bir şey değildir), bu durumda son genel seçimde AKP'ye oy veren 10 küsur milyon insan için "halk", CHP'ye oy veren 6 milyon küsur insan için "uzaylı" mı diyeceğiz?
3) Tez: CHP'nin kendisini yenilemesi için, sol ve/veya devletçi politikalarını terk etmesi gerekiyor. Antitez: AB ülkelerinde olduğu gibi, halkın kaliteli ve ücretsiz, yani devlet destekli kaliteli eğitim ve sağlık hizmetlerinden yararlanmasını savunmak, kâr eden devlet kurumlarının özelleştirilmesine veya devletin yakın çevresindeki özel kişilere satılmasını sağlamak için batırılmasına karşı çıkmak, bazı stratejik kurumların özel sektöre geçmesini engellemek ne zamandır devletçilik oluyor? Statükoya her zaman karşı çıkan CHP, 1960'lara kadar gerçekleştirdiği yeniliklerle yetinmeyip, kapitalizmle de hesaplaşmak gereği duyduysa ve bu doğrultuda ortanın solu kimliğini benimsediyse, bunun neresi yeniliğe aykırı bir şey oluyor? Bugüne kadar Türkiye'de sol ne zaman tek başına iktidara geldi, sol politikalar ne zaman uygulandı da, solu Türkiye'de geçersiz kılmaya çalışıyoruz. Türkiye'de sendikalı çalışanların oranında ciddi bir artış mı meydana geldi, ücretsiz ve kaliteli eğitim, sağlık hizmetleri mi verildi, çocuk işçiliğine son mu verildi, çalışma saatleri mi kısaltıldı, fazla mesaiye fazla ücret mi ödendi, emekli, dul, yetim maaşları insanca bir orana mı yükseltildi, gelir dağılımındaki uçurum ortadan mı kaldırıldı, insanların kendilerini gerçekleştirmeleri mi sağlandı, kendilerine ve başkalarına yabancılaşmaları mı, hayallerinin hayal kırıklığına dönüşmesi mi önlendi de, sola artık gerek kalmadığını, sağ-sol ayrımı kalmadığını söylüyoruz? Bu konularda sol iktidarlar sayesinde ciddi gelişmelerin sağlandığı AB ülkelerinde bile hâlâ sola ihtiyaç duyulurken, Türkiye'deki ticaret-siyaset-medya üçlüsü kim oluyor da solun "modasının geçtiği"nden söz ediyor?
Biz modaların, klişelerin, statükonun ve "soğuk savaş" stratejisinin ve psikolojisinin bir sonucu olan "sol fobisi"nin esiri mi olacağız, yoksa gerçekten cesur ve dürüst bir biçimde sosyal adaleti hiçe saymayan düşünce mi üreteceğiz?

Yard. Doç. Dr.ÖRSAN K. ÖYMEN: Yeditepe Üni. Öğr. üyesi

LaEdri
19.05.2010, 18:33
Tez: CHP halktan kopuk, demokrasiden uzak bir partidir.

Bu cümleyi sevdim..:)
Halkın iradesini görmezden gelen bir cemiyetin demokrasiden bahsetmesi gülünçtür.
Kıılçdaroğlu yüzde 40 almalıyız,iktidar olmalıyız ki başarılı olalım diyor yani bir nebze hedef belirliyor.Halka anlatmalıyız diyor falan filan.

Baykal ise köşke aday gösterilecekmiş..:) Daha rahat bir çalışma ortamı için herhalde..

madımak_58
20.05.2010, 18:32
Baykal'ın skandal kaseti montaj

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] p://[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

Baykal'ın görevlendirdiği ekip kaset iddiasıyla ilgili yeni bilgilere ulaştı.[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] Baykal ve Nesrin Baytok'a ait olduğu iddia edilen ve internette yayınlanan 'kasetle' ilgili yeni belgeler açıklandı. Görüntüleri inceleyen Ulusal Kriminal Bürosu, videodaki kişilerin Baykal ve Baytok olmadığı kanaatine vardı.


Baykal, bu işi incelemek üzere bir ekip oluşturdu. Londra ve Türkiye'de ofisi olan Ulusal Kriminal Bürosu kaseti inceledi ve bir rapor yazdı. Avukatlar, görüntülerle ilgili raporları sorumluların yakalanması için savcılığa gönderdi.

GÖRÜNTÜLERDEKİ BAYKAL VE BAYTOK DEĞİL

Görüntüleri inceleyen Ulusal Kriminal Bürosu yöneticisi Uğur Kurtulan şunları söyledi:

Sayın Deniz Baykal’ın görüntüsünün analizini, anomalilerin tespitini, ayrıştırılmasını raporlanmasını istediler.İddia edilen bir cinsel olaya giriştiği iddia edilen sayın Deniz Baykal’ın vücudunun morfolojik izleriyle, bizim elimizde sayın avukatı tarafından tespit edilen ve elimizde bulunan Sayın Baykal’ın mayolu resimleri, ayrıca Nesrin Baytok’un, TBMM’deki muhtelif yan yana oldukları ve videolardan alınan resimler tarafımızdan incelendi.Sayın Deniz Baykal’ın bu olayda, sayın Nesrin Baytok’la ilişkinin olmadığı düşüncesindeyiz. Burada montaj kullanılmak suretiyle, bu görüntünün biz kriminal incelememizde modifikasyonla değiştirildiği kanaatindeyiz.

GÖRÜNTÜLER MONTAJ

Birinci odadaki kişilerin sayın Deniz Baykal’ın olduğu varsayımı üzerine bir analiz yapıldı. Oysaki birinci bölümdeki varsayılan kişinin de, birinci bölümdeki baş kısmının muhtemelen ayakta duran bir Deniz Baykal videosundan montajlanmasıyla yapıldığını düşünmekteyiz.

İkinci bölümde cinsel temas sağlandığı ileri sürülen bölümdeki erkek ile birinci bölümdeki erkek daha orta boylu, ikinci bölümdeki erkek zayıf uzun boylu birisidir. İkinci bölümdeki erkek bacak adaleleri itibariyle bacak adalelerini kuruluşumuzun uzmanları inceledi. Oradaki vücutta, bacakta ve baldırda dağılan kıl yapısını incelediler. Buradaki yapının Deniz Baykal'ın avukatı tarafından tarafımıza verilen görüntüler nedeniyle benzer bir kişiye ait olduğu belirlenmiştir.

Bu olay bugün piyasa bolca satılan, verici kameralarla alındığını biz düşünüyoruz. Bu gibi kameralarla alınan görüntülerin, alım esnasında alıcıların kullanılabileceği, bunlarla dışarıdan izlenebileceği bir sistem kullanılmış olabilir. Aceleye getirilmiş bir iş olabilir.

Bu görüntülerdeki dikkat çeken hususlar:

İlk oda görüntüsünde, sayın Baykal olduğu öne sürülen kişinin oturmakta olduğu, sol karedeki yapının daha mütevazı olduğu, sağ karedeki odalar ayrı ayrı yerler olduğu düşünülmektedir.

Sol taraftaki görüntüde, rahat ve kendinden emin tavırları, bulunduğu odaya hakim olduğu izleniyor. İlk odadaki, sağ gömlek kolunun az katlanmamış olduğu, ancak ayağa kalkışta, gömleğinin kollarının yarım saniyede dirseğe kadar katlandığı görülmüştür.

Bu olay, ilk odadaki gerçek Deniz Baykal görüntüsü üzerinde oynama yapıldığını gösteren bir durumdur.

Kamera olan bir yerde soyunup giyinmesi, eşyalarını gardıroba bırakması, oradaki kişinin kameraya poz verdiği intibasını yaratmaktadır.

İkinci bölümdeki kısımda, görüntünün bir bölümünde asıl pantolonunu alırken göründüğü, bir erkeğin soyunduğu yerde, pantolonunu götürüp gardıroba asması uygun olmayan şüpheli bir hareket olduğu görüşündeyiz.

GÖRÜNTÜLERDEKİ KADININ BAYTOK OLDUĞUNU İDDİA ETMEK MÜMKÜN DEĞİL

Görüntüler birkaç 'frame'den meydana gelir, bunların kesilmesi, eksiltilmesi, yer değiştirmesi mümkündür.

Nesrin Baytok olduğu iddia edilen, ikinci bölümde odadaki bir hanımın gizlenen kameranın önünden çıplak geçtiği, bir defa da önden gelerek ön ve arka tarafının gösterildiği bölümde 'frame'lerin yer değiştirildiğini düşünüyoruz.

Yatakta fiil olay görülmemektedir. Ortada böyle bir olay yok ise, bu görüntülerin frame ekleme-çıkarma yöntemiyle yapıldığını düşündük.

Görüntülerdeki kişinin sayın Deniz Baykal olduğunu iddia ve ispat etmek asla mümkün değildir. İddia edilen diğer bayanın Nesrin Baytok olduğunu iddia etmek mümkün değildir.

BAŞBAKAN 15 SENE ÖNCE BİZDEN YARDIM İSTEDİ

Biz Ulusal Kriminal büro olarak sadece doğru dürüst iş yaparız. Bundan 15 sene kadar önceydi. Bugün sayın Başbakanımız İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıydı.

İdris Naim Şahin bey bizimle temas kurdu. Sayın Başbakanımızın o günlerdeki önemli bir sıkıntısından bahsetti. Bizden teknik yardım istediler. Dilekleri yerine getirdik.

Sayın başbakanımızın o günlerde kendilerinin odasındaki konuşmalarının başka yerler tarafından dinlenildiği şekilde bir sıkıntısı vardı. Biz de kendilerine yardımcı olduk. Burada bunu vurgularken, partilerüstü bir iş yaptığımızı vurguladım.

KAİ İNTERNETE VERENİN AMACI NEYDİ?

Baykal'ın avukatı Yılmaz:

Çok basit bir incelemeyle kravatların, çorapların renklerinin tutmadığı, bu kadar basit hatalar yapılmasına rağmen ciddi bir mağduriyet oluştuğu açıktır. Bu kaseti internete veren kişinin amacı nedir?

Hükümetin görevi, bu kasetin kimin ne amaçla bu şekilde sunum yaptığı, gündemi değiştirdiği ve sayın Deniz Baykal’ın türkiye’deki siyasi hayatına neden son verdirilmek istendiğini araştırmaktır.

objektifhaber.com

tatli_fare
20.05.2010, 23:21
Yeni Koalisyon Veya Gandi'li Senaryo

Yusuf GEZGİN

20 Mayıs 2010 Perşembe 09:59

Derinler ve derinlere dayananlar mağlubiyet psikolojisi içindeler ve burnundan soluyorlar. Çok güvendikleri ordudan her gün başka bir sıkıntı çıkıyor. Son birkaç yıldır operasyonları yargı üzerinden çekiyorlardı. Ama yargının da çivisinin çıktığı anlaşıldı. Adaletin nasıl işlediğine dair yığınla ses kaydı dolaşıyor ortalıkta... Özellikle üst yargı organları bir adalet kurumu gibi değil, hak ve hukuku dikkate almayan, devleti kutsayan, 1930’ların İtalya ve Almanyasındaki mahkemeler gibi davranıyorlar. Milletin yargıya ve orduya güveni sarsıldı.

Devlete ve silahlı güçlere sırtını dayamış, milleti kale almaksızın ahkam kesen, memleket nimetleri üzerinde yıllardır hüküm süren aristokratik azgınlar derin yapılarla işbirliği içinde sanırım yeni bir senaryo üzerinde çaslışıyorlar. Bu yaz sahnelenmesi düşünülen senaryo epeyce kemale ermiş ki, uçları belirmeye, hayatımıza yansımaya başladı.

Yeni senaryo “her ne pahasına olursa olsun anayasa değişikliğinin yaptırılmaması ve hükümetin yıkılması!” üzerine kurulu. Bunun için bir yerlerde ayrıntılı bir proje hazırlandığını düşünüyorum. Birilerin konuşmalarında, olaylarda bunun uçlarını görüyorum. Bu proje birkaç temel hedef üzerine kurulu.

· Öncelikle 367 krizinde olduğu gibi hukuk ve mantık dışı yollarla da olsa anayasa değişiklik sürecinin önünün kesilmesi ve milletin referanduma gitmesinin engellenmesi.


· Terör olaylarının ve şehit sayısının artırılarak insanımızın sinirlerinin gerilmesi. Terör olayları ve şehit cenazelerini müteakip toplumsal olaylar çıkarılarak kutuplaşmanın ve toplum kesimler arasındaki husumetin artırılması. Derinlerin kontrolünde olan PKK ve KCK gibi yapıların ülke insanında “bu kadar da olmaz”, “bunlar çizmeyi aştı” dedirtecek azgınlıklara, aymazlıklara sokulması, ülkenin huzursuz ve güvensiz kılınması. Topluma, “Hükümetin terörle yeterince mücadele etmediği, teröre taviz verdiği” hissinin pompalanması.

· Yazın sonlarına doğru da “Anayasanın değiştirilemez maddelerinin ruhuna dokunan değişiklikler” yaptığı için AKP’ye kapatma davası açılması. Ardından ülkenin seçime zorlanması. Eğer Anayasa Mahkemesi’nden istedikleri kararları çıkartabilirlerse 12 eylülde millet referanduma gitmek yerine seçim sandığına gidebilir.

Bütün bunların sonunda ne olacak?

AKP, bir sürü gürültü çıkardığı halde “anayasa değişikliğini yapamamış iktidarsız bir hükümet!” konumuna düşecek.

Azdırılan terörden dolayı ülkenin huzuru bozulacağı için “güvenliği sağlayamayan bir hükümet!” olarak algılanacak. Dolayısıyla millet bu tıkanıklığı başka bir hükümetle, başka partilerle aşmaya zorlanacak.

Peki bir sürü yolsuzluğu, usulüzlüğü olan, sabıkalı pek çok PKK’lıyı SSK genel müdürü iken işe alan, mezhepçi kadrolaşma yapan ve bunlar belgelenen; ama bütün bunlara rağmen sütten çıkmış ak kaşık gibi birileri tarafından topluma “Gandi” diye sunulan adamla projenin ilgisi nedir?


CHP’de yaşananları yukarıdaki senaryo ile birlikte ele aldığımızda tablo epeyce netleşiyor aslında. Ülke karıştırılsa, terör azdırılsa, güvensizlik oluşturulsa bile, Derin amcalar defalarca denenmiş ve sonuç alınamamış Baykal’lı bir CHP ile bu projenin başarılı olamayacağını gördüler. Mevcut liderlerle seçime gidildiğinde CHP-MHP koalisyonınun ümit vadetmediğini anladılar. Bu nedenle CHP’nin süvarisini değiştirmeyi uygun buldular. Baykal yeniden dönmeyi umut ederken, evinin önünde ağlayanlar sızlayanlar varken, Kılıçdaroğlu aday oldu. Önce bir şaşkınlık duraklama yaşandı. Sonra sanki bir yerden düğmeye basılmışcasına kırk yıllık Baykalcılar dahil, CHP’liler akın akın Kılıçdaroğluna yönelmeye başladılar. Bir kısım medya hep bir ağızdan Kılıçdaroğlu’nun faziletlerinden bahsetmeye başladı.

Baykal’dan ümidini kesen, yeni derin projenin Baykal’la yürümeyeceğini gören derinler bir tezgah kurdular ve Baykal’ı düşürdüler. Sonra Kılıçdaroğlu’nu çıkardılar. Kılıçdaroğlu çıkmadan önce Baykal’a: “Ne olur dön!” diye gözyaşı dökenler, büyülenmiş gibi “Kılıçdaroğlu” demeye başladılar. Acaba kulaklarına bir şeyler mi fısıldan dı?

Şu anda, derin cenahların, sistemin içteki ve dıştaki sahiplerinin, azgın azınlığın, kripto ecnebilerin en büyük derdi AKP hükümetinden hangi yolla ve şekille olursa olsun kurtulmak. Bunun için yapmayacakları şey yok! Bu nedenle dünkü düşmanlar derin ellerce kardeş haline getirildi. Bir önceki seçimde MHP-CHP koalisyonu çıksın diye uğraşıldı. Ama yetmedi.

CHP’ye Kürt orjinli ve Alevi, hitabeti iyi bir liderin seçilmesi başka bir ihtimali aklıma getirdi.

Çıkarılacak kaos ve kargaşa sonrası “AKP’yi düşürsek bile yerine bir hükümet kurduramayabiliriz” diye korkan derin cenahlar Acaba CHP-MHP-BDP koalisyonu düşünüyor olabilirler mi?

Durun hemen itiraz etmeyin. Bu ihtimal pekala mümkün. Şu anda, ulusalcı geçinen CHP’liler de, milliyetçi Türkçü görünen MHP’liler de , cumhuriyetçi sanılan aristokratik azgınlar da AKP’nin gitmesi pahasına her çözümü kabule hazırlar. Belki de PKK davasından hüküm giymiş pek çok yakını bulunan Kılıçdaroğlu’lu CHP ile BDP seçim öncesinde anlaşırlar ve BDP CHP’ye destek vererek seçime girer. (Karabulut soyismi Kılıçdaroğlu’nun eski soyadı dır ve bu soyısimle kılıçdaroğlunun epeyce yakın akrabası Kayıtlı PKK’lı vardır) Ayrıca derinler AKP hükümetiyerine içinde BDP olsa dahi bir CHP-MHP koalisyonunu tercih ederler.

Bahsi geçen koalisyonda her kesimin kendinden bir şey bulacağı Kılıçdaroğlu böyle bir senaryo için özellikle tercih edilmiş olamaz mı?

Kılıçdaroğlu hem CHP’li-solcu, hem Alevi, hem Kürt. Bu paydalar epeyce bir oy toplar. MHP tabanında bazı memnuniyetsizlikler olabilirse de, az bir kayıpla bu işi atlatabilirler. Zaten MHP de tabanın sesini kim dikkate alıyor ki?


[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] 124

Siyahnur
22.05.2010, 14:52
Daha simdiden Milli Gandhimiz Kilicdaroglundan gina geldi,bu nasil bi yaglama,kutsama pompalama, abartmadir , hay Allahim!

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

Arif Coşkun
22.05.2010, 15:17
Daha şimdiden peşin hüküm, karalama, alay etmeye uğraşmaya, adamın başıyla, şeyiyle oynamaya başladılar, bu insanları anlamakta zor, hele bir durun bakalım seçilsin başkan olsun veya başbakan olsun görelim.
CHP İktidarında beklentim şu olur;
1-Dokunulmazlıkların kaldırılması
2-Halkın gerçek iradesinin yansıması kate kulle oyununu kaldırıp yüzde 10 Barajının yüzde 5'e çekilmesini sağlamak. Türkiye'nin gerçek anlamda bu iki şeyin yapılması halinde Türkiye'de taşlar yerine oturacaktır.

Salim58
22.05.2010, 15:29
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])

Yılmaz Özdil bugünlerde Kılıçdaroğlu'na fena çatıyor. Özdil'in eleştirilerinden medya da nasibini aldı..

Hürriyet yazarı Yılmaz Özdil Kılıçdaroğlu'na ve ona övgüler dizen medya mensuplarına çattı. Baykal'ın yerine gelecek kişiyi mezar soyucusu ilan ederek dikkatleri üzerine çeken Özdil, Kılıçdaroğlu'nu bugünkü köşesinde eleştirilerini sürdürdü:

"Eskiden delege kurultayı basardı...
Bugün basın delegeye basıyor!

Bizim grup mesela, Hürriyet, Milliyet, Star TV, Kanal D, CNN filan, 143 gazeteciyle salonda... CHP’nin 140 kişilik İstanbul delegesinden fazlayız... “Yandaş medya” tabir edilen arkadaşlar, bizi sollamış, 229 personelle takip edecekler... Kemal Kılıçdaroğlu’nun “AKP’nin borazanı” dediği TRT bile, 17 delegeyle borazan çalmaya geliyor!

Zaten o nedenle, kurultay salonunda değişiklik yaptılar, delegeleri tribüne alıp, delegelerin oturması gereken saha içindeki alanı gazetecilere tahsis ettiler.

Yani...
Sadece CHP tarihinde değil, siyasi tarihimizde ilk kez, gazeteciler delegeleri değil, delegeler gazetecileri seyredecek.

İster misin, Önder Sav, Gürsel Tekin filan derken, Ahmet Hakan’ı genel sekreter, Güngör Mengi’yi genel başkan yardımcısı, Necati Doğru’yla Mustafa Mutlu’yu MYK üyesi yapsın Kılıçdaroğlu... Bi bakıyorsun Mehmet Ali Birand’la Fatih Altaylı parti meclisinde filan. "

LaEdri
22.05.2010, 16:06
Kılıçdaroğlu'nu o kadar pohpohluyorlar ki beredeyse ben bile inanacağım.Kurultayda yine bir dünya söz verdi durdu.Erken havalandı..:)

"KAYITDIŞI ÇALIŞAN BAŞÖRTÜLÜ KIZI SİGORTALI YAPACAĞIZ"

"İstanbul'un merdiven altı atölyelerinde binlerce başörtülü genç kız kayıt dışı çalışıyor. Bu başörtülü kızlara gideceğiz ben seni sigortalı yapacağım diyeceğiz. Bu bana oy vermez demeyeceğiz. Biz onların rantına değil sorunlarına talibiz" diyen Kılıçdaroğlu, "CHP iktidarında ilk yapılacak işlerden biri siyasi ahlak yasasını çıkaracağız. Dolandırıcının, kalpazanın yeri yok. Artık bu ülkede naylon faturacıdan maliye bakanı, Ali Dibo'cudan adalet bakanı, kalpazandan başbakan olmasın" diye sözlerini sürdürdü.

Üslupta değişen bir şey yok ,zihniyet aynı.Şimdi o merdiven altında çalışan türbanlıları oralara iten kim?Onlara eğitimden uzak tutan kim?Onlara ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapan kim?Türbanlılar bu ülkede önemli görevlere gelecek diye korkudan Anayasa MaHkemesi önünde konaklayan kim?Bu ülkede CHP'ye ,muhalefet olmak bile fazla,onu dahi haketmiyorlar

Salim58
22.05.2010, 17:17
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])

CHP,de Baykal dönemi bitti. Kemal kılıçdarağlu 1189,oyla yeni genel başkan seçildi...Hayırlı olsun.....

sivaslıgenç
22.05.2010, 17:23
Kılıçtaroğlu 2. Cem Uzan olacak gibi duruyor söylediği sözlerle :):)

ÖnceVatan_58
22.05.2010, 17:45
KADER DEĞİL

"Zonguldak’ta kara elmas için alın teri döken madenciler gündemimiz. Recep Bey diyor ki bu yörenin insanları bu olaylara alışık. Ölüm bu mesleğin kaderinde var diyor. Bizim kadar yaşamını yitiren işçiler var. Nasıl oluyor da başka yerde yaşamını yitirmeyenler Zonguldak’ta kader oluyor. Onların ailelerine başsağlığı diliyorum. Meraklanmasınlar iş sağlığı ve iş güvenliği nedir, biz onarla öğreteceğiz.

Bu işçilerimizin bir sorunu daha var. Yaşamlarını kaybeden bu işçilerin tamamı taşeron işçisi. CHP iktidarında taşeronluğu tamamen gömeceğiz. Kamuda çalışan hiçbir işçi yaşamı boyunca asgari ücrete mahkum olmayacak. Örgütlü toplum olmayacağız biz.

İLK ZONGULDAK’I ZİYARET EDECEĞİM

Kurultaydan sonra ilk ziyaret edeceğim yer Zonguldak olacak. AKP iktidarıyla beraber Türkiye’de taşlar yerinden oynadı

KASIMPAŞALI DEDİKODU YAPMAZ

Geçen Başbakan ülkeyi yönetmekte zorlandı herhalde CHP2nin iç işleriyle uğraşmaya başladı. Benim bildiğim hiçbir Kasımpaşalı dedikoduyla uğraşmaz

Kasımpaşalı ünvanını almak da Kasımpaşalı’nın görevidir. Güdümlü siyaset yapıyorlar.Birileri emir veriyor, bunlar da yerine getiriyor.Biz yöneteceğiz, halkla yöneteceğiz

Türkiye’de rüşvetin, haksızlığın sonunu getirmek inşallah bize nasip olacak. Bunlar hukuk dediler, hukuku katlettiler, demokrasi dediler, demokrasiyi katlettiler. Söz veriyorum, özel yetkili mahkemelere de son vereceğiz. Bunlar onurlu dış politika diye Dubai’ye gidip 10 milyar dolara Türkiye’nin onurunu masaya yatırdılar. Artık iktidara koşuyoruz. Mustafa Kemal bu ülkeyi kurarken ’önce halk’ dediler.

TÜRKİYE'Yİ YENİDEN İNŞA EDECEĞİZ

CHP, Kuvayi Milliye demektir.CHP, müdafa-i hukuk demektir. CHP, Anafartalardır, Conk Bayırıdır. CHP, İzmir’de Hasan Tahsin’dir, K.Maraş’ta Sütçü İmamdır. CHP’nin genlerinde ulusal çıkarları korumak vardır. CHP değişimci ve devrimcidir. Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz. Demokrasinin çıtasını yükselteceğiz. Demokrasiyi hukukla güçlendireceğiz.

RECEP BEY EKONOMİ BİLMİYOR

Türkiye’nin en büyük sorunu işsizlik. Recep Bey ekonomi nedir bilmiyor, piyasa nedir bilmiyor. Ekonomi bilmeyen adamların ülkeyi yönetmesine hazır mısınız? O zaman bunları alşağı etmeliyiz, sandığa gömmeliyiz. Recep Bey diyor ki, ‘’Her üniversiteyi bitiren iş bulacak diye bir şey mi var?’’ Bu kural senin için geçerli olabilir ama fakir fukara için nasıl geçerli olacak. İşsizliği bitireceğiz diye söz verdiler. Verdiği sözün arkasında durmayan adam yiğit değildir. Fakir fukara binbir zorlukla çocuğunu okutuyor.

İŞSİZLİK FONUNDAN ALDIĞIN PARANIN NE KADARINI GAP’A HARCADIN?

Soruyorum Sayın Başbakan’a: Recep Bey, işsizlik fonundan aldığın paranın ne kadarını GAP’a harcadın? Açıkla bakalım. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yapılan ayrışma politikalarını ters yüz edeceğiz. Herkesin karnı doyacak. Türkiye’de barış rüzgarları esecek. İnançlara ve her etnik kimliğe saygılı olacağız

EMEKLİLERE: AKP’Yİ MAULEN EMEKLİ EDİN

Türkiye’de 9 milyon 200 bin emekli var. Emekliler ilk seçimlerde AKP’yi malulen emekli etmek zorundalar. Emeklileri bu ülkenin ikinci sınıf vatandaş yaptılar. Size söz, emekliler yeniden bu ülkenin birinci sınıf yurttaşı olacağız. Emekliler yıllardır bekliyor intibak yasası ne zaman çıkacak diye.. Aldattılar. Söz veriyorum bizim dönemimizde bu yasa çıkacak.

NEDEN AKP’YE OY VERİYORSUN?

Geçinemiyorsan neden AKP’ye oy veriyorsun, senin haklarını ben savunuyorum. Emekli dediğimiz bir köşeye atılmış bir insan değil. Yıllarca çalıştı. Bu kadar çalışmanın bedeli bu mudur? Biz onları atılan köşeden çıkarmak istiyoruz. Bunun yolu CHP2nin iktidarından geçer.

KİM VERİYOR BU AKLI

Esnaf özü itibarinde sosyal demokrattır. Siz esnafı bitiriyorsunuz. Ben esnaftan da oy istiyorum. Kim bu aklı fikri veriyor Recep Bey’e onu da anlamıyorum ben

Ama meraklanmasın CHP iktidarında ekonominin ne olduğunu görecek. Diyarbakır’ın Bağlar semtinden yıllar önce bir kamyondan kadınlara ekmek dağıtıyorlar. Bu görüntüde kadınlar ekmek almak için birbirlerini eziyorlardı. Sende insaf yok mu? Sen bunu nasıl teşhir edersin. Bunlar insanın yoksulluğunu kullanıp rant elde ettiler. Halkın devrimcisi olacağız, halk için çalışacağız. Bu coğrafyada bir tek çocuk bile yatağa aç girmeyecek. Herkese söylüyorum, bu düzen bizim aşımıza ekmeğimize göz koyan düzendir. AKP mutlaka hesap verecek

HER AİLENİN SİGORTASI OLACAK

Her ailenin sigortası olacak. 1971’den beri bu sigortalar uygulanmıyor. Neden aile sigortası yok? Çünkü yoksulun yoksulluğunu sürdürmek bunların politikası. Bize oy verip vermemesi önemli değil. Bizim için o bir insandır. Onun yoksluuluğunu gidermek bizim boynumuzun borcudur

YÜZDE 10 BARAJINI AŞAĞIYA ÇEKECEĞİZ

Milli irade diyor Recep Bey. Son seçimlerde yüzde 47 oy aldılar. Meclis’te yüzde 60’ı temsil ediyor. Yüzde 13 irade gaspı var. Yüzde 10 barajını aşağıya çekeceğiz. Herkes aldığı oy kadar Meclis’te temsil edilmeli

KORKU İMPARATORLUĞUNA SON VERECEĞİZ

Tam bir korku imparatorluğu yaratıyorlar. Medya, sivil toplum kuruluşları korkudan konuşamıyor. Bunun adına demokrasi diyorlar. Buna demokrasinin faşist yönetimi diyoruz. Hukuku yüreklendirmek, yargı bağımsızlığını sağlamak lazım. Kimse korkudan Recep Bey’i eleştiremiyor. Bu nasıl düzen. Benim bildiğim iktidarlar eleştirilir. Bu korku imparatorluğuna biz son vereceğiz

BESLEME MEDYA BİTECEK

Medya halkın gözü, kulağı ve sesidir. Halktan alınan iletişimi geri vermek lazım. AKP iktidarından önce yandaş medya diye bir kavram yoktu. Bu kavramdan memnun musunuz? O zaman CHP iktidarında besleme medya bitecek. Yandaş medya halkın değil sevgili Recep’in gözü, kulağı

TRT= TAYYİP RADYO TELEVİZYON

Sizin her yaktığınız elektrikten TRT’ye pay gider. TRT’nin yeni Tayyip Radyo Televizyon. Buna da isyan ediyorum. Benim vergimler bana haber vermiyorsun. İstanbul’un merdiven altı atölyelerinde binlerce genç kız üretim yapar. Siz hiç Recep Bey’in bu kızlar kayıtdışı çalışıyorlar, bunları sigortalı yapalım dediğini duydunuz mu?" Kimseyi ötekileştirme lüksümüz yok. Siz bu ülkenin sorunlarını çözmek için varız. Onun için seçim sandığına kadar koşmaya devam edeceğiz

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİN HEDEFİ YARGIYI ELE GEÇİRMEK

Bunlar bir anayasa değişikliği yaptılar. Bunun hedefi yargıyı ele geçirmek. Millet sanmasın yarın referandum olunca benim yoksulluk sorunum çözülecek. Yok öyle bir şey. Yandaş medyadan sonra yandaş yargı elde etmek için bunları yapıyorlar. CHP iktidarında söz veriyorum kesinlikle çağdaş, batı standartlarına uygun bir anayasayı yapacağız. Demokrasi çıtasını yükselteceğiz. Atatürk’ün vasiyeti 12 Eylül’de çiğnendi. Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu eski haline getirilecek

Gidelim referanduma bakalım vatandaş bu dokunulmazlıkları kaldırın diyor mu? Diyemez çünkü Recep Bey’in yargı fobisi var. Dokunulmazlıklar kalkacak. Zaten Ekonomik Sosyal Konsey var. Yasaya göre 3 ayda bir toplanması lazım ama bir yıldır toplanmıyor. Anayasa değişikliğine bunu koymuşlar. E bu Konsey zaten var.

RECEP BEY’İN HUKUK KÜLTÜRÜ YOK

Anayasa Mahkemesi, Ana Muhalefet Mahkemesi oldu diyor Recep Bey. Recep Bey’in hukuk kültürü de yok. Sevgili recep Bey biz Fransız Anayasa Mahkemesi’ne mi başvurduk. Türkiye Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Biz halkın çıkarlarını savunuyoruz, Recep Bey’in çıkarlarını değil. Hukuku katlediyorsun, diyorsun ki ‘’Sen sesini çıkarma’’. Olmaz…

ANAYASA MAHKEMESİ’NE BAŞVUURMASAK NELER OLURDU?

Biz Anayasa Mahkemesi’ne başvurmasak ne olurdu? Emeklilerden yüzde 10 ekonomik destek pirimi kesiyorlardı. Biz başvurup iptal ettirmesek o oran yüzde 40 olacaktı. Yabancılar Türkiye’de el de ettiği faiz gelirinden elde etmiyor ama kendi adamımız veriyor. Eşitlik ilkesine aykırı. Biz de gittik Anayasa Mahkemesi’ne

TBMM’nin yetkisini Maliye Bakanı’na verdiler. Biz de Anayas Mahkemesi’ne gittik. Mahkeme de iptal etti. Bunlar özelleştirilecek kurum ihaleden sonra özelleştirme şartlarını değiştirme yetkisi aldılar. Biz bunun için de mahkemeye gittik. Kurmak istediği yalan düzenine karşı mücadele ettiğimiz için korkuyor Recep Bey…Korksun, çünkü CHP iktidarı geliyor

SİYASİ AHLAK YASASI ÇIKACAK

CHP iktidarından ilk yapılacak işlerden biri siayasi ahlak yasasını çıkarmaktır. Bu yasayı çıkaracağız ki naylon faturacıdan Maliye Bakanı olmasın. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumak bizim boynumuzun borcudur. Millet perişan o cebini doldurmakla meşgul. Bu düzeni yıkacağız. Politikacı halka hesap vermeyi namuslu bir görev saymalıdır. Alın teriyle oluşturulan servetin başımızın üstünde yeri var. Birileri fakiri dolandırıyorsa e ona da hesap soralım

KESİN HESAP KOMİSYONU KURACAĞIZ

Parlamento’dan bütçe geçer. Geçmiş bütçe öngörülen hedefler, harcanan paralar nerede kullanıldı. Bunu bir iki kişi konuşur. Sonra unutulur gider. Kesin hesap komisyonu kuracağız. Başkanı da ana muhalefet partisinden olacak. Bizi sorgulayacak biz de hesap vereceğiz

MAĞDUR KİM?

Bir mağdur edebiyatı tutturmuşlar gidiyorlar. 7 yıldızlı otellerde tatil yaparsın, adam mağdur. 5 yıldızlı otellerde düğün yaparsın adam mağdur. Jiplere binersin ama adam mağdur. Beyefendiye bir uçak yetmiyor, beyefendi ikinci uçağı alıyor ama gene mağdur

Çocuğunu Amerika’da okutursun, masrafı da bir işadamına yüklersin ama yine mağdur. Doğru eğri, eğri de doğru oldu AKP iktidarında. Kıbrıs halkı AKP’nin getirdiği iktidarı sandığa gömdü. Dubai’de bir milyar dolara Türkiye’nin onurunu masaya yatıracaksın. Buna dış politika denmez. Hukuktaki adı vatanı satmaktır

AB’YE : BİZE TARİH VERİN YOKSA…

AB çok önemli. Bir çağdaşlaşma projesi. Ama bir çifte standarda döndü. Türkiye onuru olan bir ülke, ikinci sınıf bir ülke değil. Elbetteki dünyanın sayılı devletlerinden biri olmak isteriz. Avrupa ya bize tarih verir ya da onlara mahkum değiliz.
CHP çok partili rejimi getirdi. Bu ülkeye demokrasiyi getirdik. Parti içi demokrasiyi de getirdik.

Konuşmaları biraz sert olabilir ama, RTE'ninkine göre daha olumlu denebilir. İlk heyecanına yormak lazım. Eğer bu sözlerin arkasında durulacaksa gerçekten Türkiye iyi bir lider yakaladı demektir. Kutlar başarılar dileriz.

LaEdri
22.05.2010, 17:50
Kılıçtaroğlu 2. Cem Uzan olacak gibi duruyor söylediği sözlerle :):)

Bu gidişle onu geçer..

ÖnceVatan_58
22.05.2010, 18:27
Bu komployu kuranlar hazırlayanlar ne yazıkki kendi kazdıkları kuyuya kendileri düşmüş şimdi geri nasıl çıkarız telaşına düşmüşlerdir. HER HAYIRDA BİR ŞER HER ŞERDE BİR HAYIR VARDIR misali. Bu kurultayla birlikte Türkiyenin ufku açılmıştır. Hayırlı olsun.

Siyahnur
22.05.2010, 19:41
Bu kurultayla birlikte Türkiyenin ufku açılmıştır. Hayırlı olsun.

Kurultayin büyük kismini bizde izledik, Tayyip Erdogana "Recep bey" demekten baska yeni birsey söyledide Kilcdaroglu bizmi kacirdik ?

Ya su ekranda gördügümüz Chp lilere ne demeli,acaib sasirdim cogu Baykalin secmis oldugu adamlar,yine Baykal dan kurtulmus olmanin sevincinden dört köse olmuslardi...:)

LaEdri
22.05.2010, 23:08
Bu komployu kuranlar hazırlayanlar ne yazıkki kendi kazdıkları kuyuya kendileri düşmüş şimdi geri nasıl çıkarız telaşına düşmüşlerdir. HER HAYIRDA BİR ŞER HER ŞERDE BİR HAYIR VARDIR misali. Bu kurultayla birlikte Türkiyenin ufku açılmıştır. Hayırlı olsun.

Ufku olmayan,vizyonu olmayan bir partinin ülkenin ufkunu açması söz konusu bile olamaz!Cem Uzan konuşuyor sandım bir ara!

ÖnceVatan_58
23.05.2010, 08:18
Ufku olmayan,vizyonu olmayan bir partinin ülkenin ufkunu açması söz konusu bile olamaz!Cem Uzan konuşuyor sandım bir ara!

Senin ufkun çok açıkmış maşallah, sokağa çık yüz kişiyle bir görüş bakalım kaçtane mutlu insana rastlayacaksın. Cennet ülkem ne hale gelmiş. Hırsızların, vurguncuların, din istismarcılarının, soyguncuların, ülke pazarlayanların istilasına uğramış, sen hala saplanmışın bir çamura kalıplaşmış bir söz ezberlemiş aynı şeyi söyleyip duruyorsun. Cem Uzan gibi suçlaması yapıp duruyorsun, Cem Uzan bunlardan daha iyi be kardeşim, Cem Uzan ABD şirketlerini ülkemize getirdi, bunlar mevcut bizim şirketlerimizi onlara sattı. Fark bu işte. Ufku açıldı derken, Deniz Baykal'la bu işin olmayacağı belli idi, üç seçim geçirmiş olmuyor, bu değişikle hem partinin hem ülkenin siyasi yelpazesi değişecektir merak etmeyin, gün gelir devran döner bunların hesabı sorulur.
Yukarıda uzun bir yazı eklenmiş bak kurultayda neler söylemiş, zahmet edip okursan eminim anlayacaksın.
Sizin ufkunuz, vizyonunuz ne merak ettim bir açıklayında belki Kılıçdaroğlu dikkate alır programlarına ekler.

LaEdri
23.05.2010, 11:38
Senin ufkun çok açıkmış maşallah, sokağa çık yüz kişiyle bir görüş bakalım kaçtane mutlu insana rastlayacaksın. Cennet ülkem ne hale gelmiş. Hırsızların, vurguncuların, din istismarcılarının, soyguncuların, ülke pazarlayanların istilasına uğramış, sen hala saplanmışın bir çamura kalıplaşmış bir söz ezberlemiş aynı şeyi söyleyip duruyorsun. Cem Uzan gibi suçlaması yapıp duruyorsun, Cem Uzan bunlardan daha iyi be kardeşim, Cem Uzan ABD şirketlerini ülkemize getirdi, bunlar mevcut bizim şirketlerimizi onlara sattı. Fark bu işte. Ufku açıldı derken, Deniz Baykal'la bu işin olmayacağı belli idi, üç seçim geçirmiş olmuyor, bu değişikle hem partinin hem ülkenin siyasi yelpazesi değişecektir merak etmeyin, gün gelir devran döner bunların hesabı sorulur.
Yukarıda uzun bir yazı eklenmiş bak kurultayda neler söylemiş, zahmet edip okursan eminim anlayacaksın.
Sizin ufkunuz, vizyonunuz ne merak ettim bir açıklayında belki Kılıçdaroğlu dikkate alır programlarına ekler.

Öncelikle ,ben sizin de kişiliğine yönelik bir söz etmedimse,sizin de benim kişiliğime laf etmeye hakkınız yok!Siz CHP hakkında sözler söylüyorsunuz ben de söylüyorum.İşi kişik boyutuna taşıyacaksanız eğer, benim forumda hiç tanımadığım birinin kişiliğine laf edecek kadar basiretim(!) yok!
İnsana değer vermeyen bir parti,onu merkeze almayan bir parti ne yolsuzlukla,ne fakirlikle,ne işsizlikle baş edebilir!

Kibrisli
23.05.2010, 11:47
Kılıçtaroğlu Baykal kadar iyi ve kurt bir siyasetçi değil ama yarattığı hava CHP de bir yükseliş yaratacaktır, halk tarafından ne kadar dürüst olduğu bilinen birisi İstanbul'da belki seçimi kaybetti ama 2 kat oy artışı sağladı, CHP'nin Türkiye genelinde aldığı oydan daha fazla oy aldı (Oran bakımından) , halkçı, mazlumun yanında olan siyaset anlayışını artıracaktır, ama Sivas için asıl olan Malik Bey'in MKYK'ya girmesi hatta Genel Başkan yardımcısı olmasıdır o da bu akşam belli olacak... Ben şu anda onu bekliyorum...

seva
23.05.2010, 12:52
Eden bulur tabiri işte

LaEdri
23.05.2010, 13:21
Bu ülkede kimin zamanında hangi yolsuzluklar yapıldığını azıcık aklı olan herkes biliyor.Ak PArti 2002'de geldi.O tarihten önceki yolsuzluklar şimdiye göre deniztir.Dini siyasete alet etmeyin derken,kendileri sözüm ona yolsuzlukla mücadeleyi siyasete alet ediyor!Şov yapıyorlar!
Kurultayda birkaç vaad attı diye Türkiye'nin ufku açımış oldu!Medya da pohpohluyor iyice.Neyse seçime kadar şissiz bu balon.Seçimde patlar ne de olsa!

tatli_fare
25.05.2010, 13:00
Ahmet Altan


Zavallı Kemal Bey

Deniz Baykal’ın özel hayatına ait bir kasetin rezilce bir komployla medyaya sızmasından sonra birden “yenilik ve değişimi” çılgınca arzulayan bir CHP ile karşılaştık.

Bu baskıcı sistemin ve Ergenekon’un en sağlam savunucusu olan partideki bu “değişim” isteği gerçekten şaşırtıcı ve umut vericiydi.

Ama “nasıl değişecekler” sorusu da akla takılıyordu.

Cumhuriyet tarihinin en ciddi “rejim tartışmasının” yaşandığı, muhafazakârların, Kürtlerin, solcuların, Alevilerin devletten haklarını istedikleri bu dönemde, “Kemalist sistemin” partisi, nasıl bir parti olmak istiyordu?


Mütevazı, sakin, çelebi görüntüsüyle bir anda bütün ülkenin ilgi odağı olan Kemal Kılıçdaroğlu, Doğan Medyası’nı sevinçten hoplatan “rüzgârıyla” CHP’yi nereye götürecekti?


Özü, varlığı, temeli bu “sisteme” bağlı olan CHP’nin, “artık bu sistemi değiştirelim, daha demokratik bir ülkede, herkesin eşit olduğu bir düzende, özgürce yaşayalım” demesi, sistemi değiştirecek adımları desteklemesi, dahası o adımlara öncülük etmesi Türkiye’yi uçurup götürür, kısa zamanda büyük yol alınmasını sağlardı.

CHP’nin böyle bir parti olması çok zor da olsa, “umut etmek” her zaman iyiydi.

Üstünde kuşku bulutları uçuşan bir umutla bekledi herkes.


Sonra Kılıçdaroğlu konuşmaya başladı.

Televizyon konuşmalarında ilk işaretleri verdi.

Kurultay konuşmasında da partisinin ve kendisinin ana hedefini ortaya koydu.

Söylediği basitti.

Doğrudan yoksullara hitap ediyordu:

“Size biraz ekmek, biraz para verelim, siz bu sistemi değiştirmekten vazgeçin.”


Baykal’ın CHP’si, “yoksulun ekmeğiyle, parasıyla” ilgilenmeden, yoksula bir şey vaat etmeden, ordunun ve yargının gücüyle sistemi savunmaya çalışıyordu.


Kılıçdaroğlu, özgürlüğü verilmeyecek kitlelere, “esaret karşılığı” biraz ekmek sunma yüce gönüllülüğü gösteriyordu.


Kürtlere “iş bulunacak, Et ve Balık kombinaları” açılacak, Kürtler de buna karşılık “etnik kimliklerinden” vazgeçecekler, “ben Kürdüm, Kürt olmak istiyorum, eşit olmak istiyorum,” demeyeceklerdi.


Varoşlarda oturan “muhafazakârlar”, kendilerine bulunacak iş karşılığında kızlarının “başörtüsünü” sorun etmekten vazgeçeceklerdi.

Anayasa değişimine aynı Baykal gibi karşı çıkılacaktı.


Kemalist sistemle halk arasındaki büyük kavga, “Recep Bey” itişmesine indirgenecekti.

Ergenekon savunulacak, HSYK savunulacak, ordu ve yargı vesayeti savunulacaktı.

Kemal Bey, halka “dağıtacağı” işle parayı nereden bulacak tam bilemiyorum, ciddi bir kaynak açıklamıyor ama bu halk “biraz ekmek” rüşvetiyle bu sistem kavgasından caymaz.

Konuşmasında “Kürt” kelimesini bile kullanamayan Dersimli Kemal Bey, ülkenin nasıl bir mücadelenin içinde olduğunu sanırım pek fark etmiyor.

Türkiye, “ekonomik sistemini” seçme kavgasını Turgut Özal zamanında verdi ve “serbest piyasa ekonomisini” seçti.

O tercihi yaptığından bu yana milli gelirini de, ihracatını da arttırdı.

Bugün, “gelirini” daha da arttırmak için ekonomi tartışmasına girecekse, öncelikle “savunma giderlerini” gündeme getirerek girecek.


Ordu harcamalarını, silaha dökülen paraları tartışmadan, “ekonomiyi” tartışmak pek büyük bir anlam taşımaz artık, paralarımızın çoğu oraya gidiyor çünkü.


İşsizlik sorununu çözmek için de yatırımları “verimsiz alanlardan” verimli alanlara çekecek büyük sektörel değişimlerin projelerini hazırlamak gerekiyor.

Ekonomik sorunlar, “biraz para, biraz ekmek” çizgisinin çok ötesinde.

Ve, rejim mücadelesinin tam göbeğinde, köklü ekonomik projeler ortaya koymadan yapılacak “ekmek” konuşmaları, insanların dikkatini “tartışma konusundan” saptıramaz.

CHP, Kılıçdaroğlu’dan bir imkânsızı istiyor.

“Halkı kandır da şu sistem tartışmasından vazgeçsin, bugünkü sistemi devam ettirmemiz için bize oy versin.”


Zavallı Kemal Bey, nasıl çaresiz olduğunu yakında görecek.

Bilmiyorum, belki de şimdiden görüyor.

Onun en çekici yanı olan “politikacıya benzemeyen politikacı” duruşundan, ucuz bir polemikçiliğe kayan “politikacı kimliğine” dönmesi belki de bunu görmesinden.

Dürüstlüğü, “havuzlu evde oturmamak” düzeyine indirmesi ise iyice acıklı; dürüstlük iyidir ama dürüstlüğün ölçüsünü de “havuza” kadar düşürmemek gerekir.

Keşke Kemal Bey havuzlu villada otursa da bu ülkenin ezilen, kimlikleri, inançları inkâr edilen insanlarına sahip çıksa, daha dürüstçe bir davranış olur.

CHP’nin asıl sahibi gibi gözüken Önder Sav ve ekibi, eski düzenlerini sürdürmek için Kılıçdaroğlu’yu bir maske gibi kullanma eğiliminde anlaşılan.

Kılıçdaroğlu, 2010 Türkiyesi’nde rejimle hesaplaşmadan, darbecilerle dövüşmeden, tam aksine rejime ve Ergenekon’a sahip çıkarak lider olamaz.

Olsa olsa rejim muhafızlarının yüzünde bir maske olur.

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

Salim58
26.05.2010, 15:12
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])

Deniz Baykal 24 saat süre verdi...

Deniz Baykal, hem Fatih Altaylı'ya süre verdi hem de satır arasından mesaj: Türkiye'nin denize açılmasında fayda var..

Yaklaşık 15 gün sonra TBMM'ye dönen Deniz Baykal deyiş yerindeyse bir döndü pir döndü... 1997 model Fiat Marea özel otoyla TBMM'ye gelmesiyle dikkat çeken Deniz Baykal, burada basın mensuplarıyla konuştu. Baykal, isim vermeden sözü Fatih Altaylı'nın Habertürk'te yaptığı habere getirerek şöyle konuştu:

Bir gazete benim 340 bin doları bir kişiye nakit olarak vererek Göcek'te bir yatı satın almak için girişimde bulunduğumu ödemeyi yaptığımı, işlemin tamamlandığını ve önümüzdeki günlerde yurtdışında bir limana bağlı olan bu teknenin devir işlemlerinin tamamlanacağını ve benim de bir yata sahip olacağını ve denizin tadını çıkaracağını ifade eden, sayfasının üst yarısını bu konuya ayıran iddialı bir haber, fotoğraf ve manşet düzenlemesi yaptı. Bunu duyunca çok şaşırdık. Hayallerimde dahi böyle bir şey hiçbir zaman yer almadın. Ben hiçbir zaman teknem olsa duygusunu, heyecanını yaşamamışımdır. Ailemin de böyle bir tutkusu yoktur. Tam tersine Olcay tekne gezisinden dahi zevk almaz. Böyle bir projemiz yok. Sabah gazetede bunu gördük, çok şaşırdık. Bu kadar esastan yoksun bir haber nasıl yapılabilir, gerçekten anlayamadık. Bu konuda bir yerde bir sohbet olur, o sohbetten bir niyet çıkar haber üretilir böyle bir şey yok. Ağzımıza almamışız, aklımızdan geçirmemişiz. Böyle bir mesele çılgınca bir iş.

FATİH ALTAYLI'YA 24 SAAT SÜRE

Konuşmasında Fatih Altaylı'ya 24 saat içinde süre verdiğini açıklayan Baykal şöyle devam etti: Gazetenin genel yayın yönetmenini aradım, güçlükle ulaşabildim. Kendisine dedim ki, "Bu yaz seni de yatta Göcek'te tatil yapmaya davet ediyorum" dedim. Kendisi de 'Çok iyi olur' diye yanıtladı. Bir an tereddüt ettim. Şaka olarak mı algıladı dedim. Biraz daha devam ettim, 'yorgunluğu da atarız' dedim. Kendisi yine 'Vallahi çok iyi yaparsınız' dedi. Bu kez kendisine 'Ciddi ol nereden çıkardın bunu' dedim. Kendisi, 'Ben haberin arkasındayım. Ben gerekli bilgileri aldım bu böyledi". Ben de kendisine "Sana 24 saat süre veriyorum. Tekrar araştır bu doğruysa devam et. Ama bunu doğru olmadığını test edersen senden ricam var: gazetede aynı manşetten 'Baykal'dan özür diliyoruz' de dedim. Ama inanıyorsan devam et mahkemede hesaplaşırız diye ekledim...

'Peki' diye yanıt verdi. Ama bugün gazeteyi tekrar görünce tam bir hayal kırıklığına uğradım. Benim bunu yalanlamamı söylüyor. Sen kendi haberini sahipleniyor musun, yanlış yaptığını ifade ediyor musun? Gizli gizli benim hakkımda 'zevkine limon sıktık' haberi sürdürme anlayışı içinde olduğunu üzüntü içinde gördüm. Size çok net bir şekilde açıkça ifade etmek istiyorum: Ne benim ne benim ailemin yakınlarının, herhangi birisinin bırakınız Göcek limanındaki bu yata yönelik olarak, dünyanın herhangi bir limanınında herhangi bir yata tekneğe yönelik olarak bırakın satın almayı bir ilgi gösterdiğime dair hiç kimsenin bir haber yapamayacağına kesinlikle inanıyorum. Böyle bir girişim kesinlikle sözkonusu değildir. Haberde deniliyor ki, nakit parayı ödemişim. Nakit paramı ödemediğime göre sanki banka haricinde bir param varmış gibi ima ediliyor.

TÜRKİYE'NİN DENİZ'E AÇILMASINDA FAYDA VAR

Baykal konuşmasının bu bölümünde ise satır arasında çok ilginç bir mesaj verdi. Helal kazançla tekne satın alan insanlara diyecek bir şeyi olmadığını belirten CHP eski lideri 'Türkiye'nin denize açılmasında fayda var' diye konuştu. Baykal şöyle devam etti:

Benim hayatımda hiçbir zaman 340 bin lira nakitim oldu. Böyle bir imkanım yoktur. Falan kişi aracılığıyla diyor, öyle bir kişiyi kesinlikle tanımıyorum. Ne vakaleten ne de özel sözlü yetkilendirmeyle harekete geçme konusunda bir girişimim olmamıştır. Bunlar deli saçması abuk sabuk laflar. Hiçbir gerçeği yoktur. Ben haberin arkasındayım ama diyerek o iddiayı sürdürmesini kesinlikle kabul etmiyorum. Bence yapmaları gereken tek iş kayıtsız şartsız özür dilemek olmalıdır. Herkesin yat sahibi olmak hakkıdır. Yat sahibi olanlara saygım var, çok doğaldır. Helal kazancıdır. Türkiye'nin denize açılmasında yarar var... Bu konulardaki girişimlerden mutluluk duyarım.

BİR ÇAY ISMARLAYAN OLURSA...

Baykal konuşmasını "Meclis'e tekrar geldik, orada bir çay ısmarlayan arkadaşımız olursa birlikte çay içebiliriz, kahve de olabilir" sözleriyle tamamladı.


FATİH ALTAYLI GERİ ADIM ATMADI: HABER YÜZDE 100 DOĞRU

Deniz Baykal'ın konuşmasının ardından Habertürk'te canlı yayına konuk olan Fatih Altaylı haberinin arkasında durdu. "Haber yüzde 100 doğrudur. Okurlarım müsterih olsun" dedi.

Deniz Baykal'ın 340 bin dolara bir tekne satın aldığı iddialarını ilk olarak Fatih Altaylı dünkü köşe yazısında dile getirmişti. Deniz Baykal ise bugün haberi yalanladı ve Altaylı'dan özür ve düzeltme beklediğini aksi takdirde mahkemeye gideceğini söyledi.

Altaylı ise Baykal'ın tekne aldığı iddiasından vazgeçmedi ve şunları söyledi:

"Tekne yabancı bandıralı olduğu için yurtdışında kayıtlı ve bu kayıtları takip etmek mümkün değil. Baykal'ın tek güvencesi teknenin İngiterede bir vergi cenneti olan Jersey'e kayıtlı olması... Tekne şu anda Göcek'te Haldun Simavi'ye ait marinada duruyor.

"Tekne yaklaşık bir hafta önce alınmış. Dün haber sızınca Deniz Beyk aileden (aracı aileden bahsediyor) birilerini arayıp 'Bu haber nasıl sızdı?' diye sormuş.

Dün Deniz Bey'le de konuştuk. 'Seni tekneye davet etmek için aramıştım' deyince gerçek zannettim. Sonra 'haber yalan' dedi. Ben de 'yapmayın Deniz Bey' dedim.

"Nurullah Gezgin'in teknesi bu. Aileye yakın birinden aldım haberi. Nurullah Bey'in vefatından sonra eşi kullanmıyor ve karaya çekiyorlar. Torunlarından biri bu sene suya indiriyor ve satışa çıkarıyor.

Ben haberi öğrenince kalktım Göcek'e gittim. Tekneyi buldum, fotoğraflarını çektim. Marinadakiler de geçen hafta çok önemli birine satıldığını söylediler. Ama isimlerini söylemediler.

Deniz Bey 'Almadım, o kadar param yok' dedi. Yapmasın artık, Antalyadaki arazilerinin fiyatlarını biliyoruz. Ayrıca 340 bin dolar da artık para değil. Tekne almak ayıp da değil. Bunun arkasında bir komplo aradılar herhalde.

Tekneyi satanlardan da ses çıkmıyor. O zaman çıkıp biz bu tekneyi satmadık desinler. Marinaya gelerek inceleme yapanın Mehmet Tolay olduğunu biliyorum ben.

Deniz Bey'in denize ne kadar düşkün olduğunu biliyoruz. Antalya'da Ege'de uzun uzun tatil yapar, Rodos'a yüzme sözü vardı.

Bu basit bir haberdi... Belki adamın bir tekne hayali vardı...

Belki de Deniz Bey bana son yazdıklarımdan kızgındır. Çünkü yaklaşık 13 aydır "CHP'nin başına Kılıçdaroğlu geçmeli" diye yazılar yazdım.

Bundan sonra tekneye binemez. Büyük ihtimalle satacak.

Şimdiye kadar benim çok haberim yalanladı, ama daha sonra yalanlamanın yalan olduğu ortaya çıktı. Biz alışkınız...

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

ÖnceVatan_58
29.05.2010, 09:23
Deniz Bey, o fotoğrafı çıkarıp bakmanın zamanı geldi!
Seçimler öncesi CHP'ye zarar vermemek için bildiğim birçok konuyu içime gömerek sustum, bundan sonra da bu parti ve liderine ilişkin hiçbir şey yazmayacağım.
Çünkü bir faydası olacağına inanmıyorum.
Ama bu konudaki son yazımda size bir tanıklığımı aktarmak zorundayım.
Bunu bir borç olarak görüyorum:
* ***
Deniz Bey lütfen hatırlayın:
19 Aralık 2002 tarihinde karlı bir Ankara gününün akşamında Mehmet Sevigen'in evindeydik.
Ben Cumhurbaşkanı ile görüşmeden geliyordum.
Abdullah Gül Başbakandı, Tayyip Erdoğan'ın ise Meclis'e girme umudu kalmamıştı.
Cumhurbaşkanı Sezer bir gün önce, Tayyip Erdoğan'ın "milletvekili olmadan başbakan olma" önerisini reddetmişti.
Türkiye'nin kaderi o akşam o evde değişti, çünkü siz "Tayyip Erdoğan başbakan olacak!" diye tutturdunuz.
Sizi "Çok tehlikeli bir oyun bu!" diye uyaran parti dışından önemli şahsiyetlere kızdınız,
"Hayır!" dediniz "İki ay dayanamaz. Göreceksiniz iki ay dayanamaz.."
Sizin bu iddianıza karşılık ben ne dedim:

"Erdoğan herhangi bir kişi değil, bütün tarikatların birleşerek Erbakan'ın yerine seçtiği siyasetçi; arkasında Amerika, Avrupa desteği de var. Program Türkiye'yi ılımlı İslam cumhuriyeti yapma programı. Sizin dediğiniz gibi iki ayda gitmeyecek; tam tersine, bu odada bulunan herkesin siyasi hayatını bitirecek."

İki ay dayanamaz iddianızı, "görüşleri gereği IMF ile anlaşma yapmaz, ekonomiyi zora sokar ve dayanamazlar." tezine oturttunuz.

Ama bunların hepsi bahaneydi çünkü siz iki partili rejimin işinize yaradığını anlamış ve seçim sonuçlarına sevinmiştiniz. Çünkü size ana muhalefet partisi lideri olmak ve soldaki rakiplerinizi yok etmek yetiyordu. Bu iş birliğini daha sonra da sürdürdünüz.

O zaman ben sizin Tayyip Erdoğan'la seçim öncesinde Beylerbeyi'nde gizlice buluştuğunuzu ve bir anlaşma yaptığınızı bilmiyordum.

Bu gecenin tanıkları var : Önder Sav, Eşref Erdem, Mehmet Sevigen, Bülent Tanla, Yaşar Nuri Öztürk.

Belki bazıları sizden korkar ve tanıklık etmez ama bir kısmı da bu sözlerin doğru olduğunu açıklar.

Yani tanıklar var. Ötekiler de söylemese bile içten içe bunun doğru olduğunu bilir. Siz de bilirsiniz.
Tartışmanın sonunda dediniz ki :

"Bu gece birbirimizin fotoğrafını çektik. İki ay sonra çıkarıp bakalım.

Ama rötuş yapmadan.... .!

Hangimiz haklı çıkmışız?"

Şimdi, 2007 seçimlerinin ardından o fotoğrafı cebinizden çıkarıp bakın Deniz Bey.

Ve düşünün; Meclis grubunda:

"Erdoğan'ı başbakan yapıyor diyorlar. Evet yapıyorum. Var mı itirazı olan!"

diye bas bas bağırmanıza değdi mi?

Erdoğan'la Beylerbeyi'nde gizlice buluşmaya ve size oy veren milyonları hiçe sayarak gizli anlaşmalar yapmanıza değdi mi?

(Deniz Bey, biliyorsunuz ki bu gizli buluşmanın da tanığı var.)

Başbakan olmak, elbette Erdoğan'ın demokratik hakkıdır. Ama bunun için olağanüstü çaba harcamak CHP'nin birinci görevi değildir. Üstelik dokunulmazlık kaldırılmadan.

Bir milletvekilinin mazbatasını iptal ettirip, Anayasa'yı değiştirip, grubu baskı altına alıp, Siirt seçimlerini es geçip Erdoğan'ı meclise sokmak ve dokunulmazlık zırhına kavuşturmak için verdiğiniz canhıraş çabanın yüzde birini partiniz için verseydiniz sonuç bambaşka olurdu.

Size o gün söylediğim gibi, Türkiye'nin kaderini değiştirdiniz.

Deniz Bey; sözlerimde en ufak bir çarpıtma varsa çıkıp söyleyin.

"Öyle değildi. Böyle konuşmadık." deyin.

Genel Sekreterinizin ve en yakınlarınızın tanık olduğu bu konuşmayı inkâr edin.

Ya da başınızı önünüze eğin ve tarihin hakkınızda vereceği yargıyı düşünün.

Deniz Bey; çok ağır şeyler yazdığımın farkındayım. O akşamki tartışmaya kadar bir dostluğumuz vardı, bunları yazmak istemezdim.

Ama hem duruma doğru teşhis koyamamanız, hem de aşırı derecede inatçı olma huyunuz yüzünden hepimizi tehlikeye attınız.

Tayyip Erdoğan'ın yüzde 34 oyla meclisin üçte ikisini ele geçirmesinin manivelası oldunuz.

Daha önce Refah Partisi'nin belediyeleri ele geçirmesi de sizin oyları bölmeniz sayesinde gerçekleşmişti. .

Tayyip Erdoğan'ların ve yine çok yakın dostunuz olan Melih Gökçek'lerin en büyük şansı sizdiniz.

CHP'nin ise en büyük şanssızlığı oldunuz.

Bu ülkenin sola şiddetle ihtiyaç duyduğu bir dönemde, bütün uyarılarımıza rağmen partiyi sağa çekmekte, Kürtlerden, Alevilerden, solculardan ayırmakta ısrarlı oldunuz.

Erdal İnönü, Hikmet Çetin, Murat Karayalçın, Fikri Sağlar, Ercan Karakaş, Mehmet Moğultay, Seyfi Oktay, Celal Doğan ve daha birçok sosyal demokratla el ele tutuşup halkın karşısına çıkmanız gerekirken; eski MHP'l ileri, eski ANAP'lıları, idamla yargılanmış sağcı militanları parti vitrinine çıkarmakta ısrar ettiniz.

Size defalarca "Bir şeyin aslı varken kopyasına kimse bakmaz!" dememize rağmen, sol politikaları değil, MHP çizgisini tercih ettiniz.

Sağcıları ve sekreterinizi Meclis'e sokarken, İsmet Paşa'nın Avrupa Konseyi'nde komisyon başkanı olma başarısını gösteren torunu Gülsün Bilgehan'ı Meclis dışında bıraktınız.

İnanın ki bunları yazarken samimi olarak üzülüyorum. Keşke haklı çıkmasaydım, keşke sizin tahminleriniz doğrulansaydı diyorum ama durum ortada.

Yazık oldu Deniz Bey, hem size, hem partinize, hem de size inanan temiz yürekli sosyal demokratlara.

Artık bundan sonra istifa etseniz de bir etmeseniz de.

Bad-el harab-ül Basra !

Zülfü LİVANELİ


İnsanın pes diyesi geliyor, demekki herşey danışıklı dövüşten ibaretmiş hayretler içinde kaldım.

Salim58
29.05.2010, 10:35
Kılıçtaroğlu Baykal kadar iyi ve kurt bir siyasetçi değil ama yarattığı hava CHP de bir yükseliş yaratacaktır, halk tarafından ne kadar dürüst olduğu bilinen birisi İstanbul'da belki seçimi kaybetti ama 2 kat oy artışı sağladı, CHP'nin Türkiye genelinde aldığı oydan daha fazla oy aldı (Oran bakımından) , halkçı, mazlumun yanında olan siyaset anlayışını artıracaktır, ama Sivas için asıl olan Malik Bey'in MKYK'ya girmesi hatta Genel Başkan yardımcısı olmasıdır o da bu akşam belli olacak... Ben şu anda onu bekliyorum...

Gürsel Tekin'e büyük darbe

CHP'de son dönemde Kılıçdaroğlu ile birlikte anılan CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin yeni yönetimde yok.


CHP'de MYK listesi belli oldu. İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin'in adı listede yer almıyor. Önder Sav yeniden Genel Sekreterliğe seçildi. Faik Öztrak ise Genel Sayman oldu.

İŞTE MYK'DAKİ İSİMLER

Süheyl Batum, Gülsün Bilgehan, Nevin Gaye Erbatur, Mevlüt Coşkuner, Turgut Dibek, Mahmut Duyan, Gökhan Günaydın, Hüseyin Karakoç, Ali Koçer, Abdullah Özer, Önder Sav, Berhan Şimşek, Hakkı Süha Okay, Abdülrezzak Erten, Faik Öztrak, Umut Oran, İzzet Çetin, Tekin Bingöl, Haluk Koç ve Şahin Mengü.

LaEdri
08.06.2010, 22:26
Kılıçdaroğlu'nun suyu çıktı.Nerede ne konuşacağını bilmeyen birisi oldu çıktı iyice.Medyanın pohpouyla bu kadar oluyor ancak!
Mazottan ÖTV almayacağım falan,çakma Cem uzan!

sivaslıgenç
08.06.2010, 23:10
Kılıçdaroğlu'nun suyu çıktı.Nerede ne konuşacağını bilmeyen birisi oldu çıktı iyice.Medyanın pohpouyla bu kadar oluyor ancak!
Mazottan ÖTV almayacağım falan,çakma Cem uzan!

2. Cem Uzan vatana millete hayırlı olsun abi :)

aysima58
09.06.2010, 00:10
gerçek burakcım gerçek ama yerine gelende iyi biri değil açık konuşmak gerekirse hani derler ya gelen gideni aratır diye işte aratacak bak görürsünüz baykalıda chp yide sevmem ama baykalı özlüyceksiniz anacım.

ozanberk2010
09.06.2010, 00:53
Kılıçdaroğlu'nun suyu çıktı.Nerede ne konuşacağını bilmeyen birisi oldu çıktı iyice.Medyanın pohpouyla bu kadar oluyor ancak!
Mazottan ÖTV almayacağım falan,çakma Cem uzan!

Yav cidden sen öğretmenmisin,cidden ülkenin sosyo ekonomik yapısından işleyişinden haberin varmı,neler dönüyor neler kimlere peşkeş çekiliyor. türkiyede kullanılan mazotun %65 inin kaçak yollarlar girdiğini ve kaçak satıldığını biliyormusun. demekki %65 ülke ekonomisin cebinmden gidiyor.%65 kaçak önlendiği zaman değil ötv mazotta yarıyarıya iner.2 cisi ülkede hangi kurulşların,hangi toprakların %10 pahasına peşkeş çekilip satılıp alan kişilerin 2 ay sonra%500 lere varan fahiş fiyatlarla satıpta milyonlarca doları ceplerine indirdiklerini biliyormusun. ve bu cebe inen paralarla ülkeye halka neler yapılacağını düşünebiliyormusun. yok düşünemezsin çünküü doğruları söyleyen kişi senin zihniyetinde olmayan kişi.evet cem uzanın trilyonlarca serveti vardı, ama kılıçtaroğlunun verdiği mal beyanında 3 daire,1 araba,30 binlira borcu var. ve senin örneklemende bukadar olur. ama şunu diyuemiyorsun deme yüreğinde yok. 18 yaşında ki çocuğun gemileri var,ş,irketleri var,nice arazileri var. bunu söyleme cesareti neden göstermiyorsun.

LaEdri
09.06.2010, 11:15
Yok ciddi değil,espiri yapmıştım.Ve lütfen benden alıntı yapıp bir şeyler yazma.Yazdıkların havada kalır,cevap bulmayacak!

KaraGözLü
09.06.2010, 12:50
Sahsim adina okadar cok sevindimkiii istifa etti edli icimde bi huzur mecvutkii en siz sorun ne ben söleyim..onun o musmulak suratini görmemek icin resmen haber saatinde televizyonlari kapatiyodum...=)

Arif Coşkun
09.06.2010, 13:01
Bir kimseyi sevrsiniz sevmezsiniz en doğal hakkınız, yorum yapmak hakaret etme hakkınız olduğunu göstermez. Sizin sevmediğiniz biri başkasının çok sevdiği biri olabilir. Uslup bakımından biraz daha itina gösterelim arkadaşlar.

aysima58
09.06.2010, 13:46
ben sadece sevmediğimi yazdım hakaret etmedim etmemde hakaret ettiğim insan bana karşı bişiy yaparsa hakaret ederim ben o insanı bilmem tanımam ne diye hakaret edeyim kardeşim evet ben sevmem siz seversiniz haklısınız ama ben hakaret etmedim iyice okuyun yorumumu lutfen.

Salim58
09.07.2010, 15:00
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])

Deniz Baykal'ın geri dönüş planı

Baykal, milletvekillerini ve randevulu misafirlerini de TBMM’deki odasında ağırlamaya başladı.

Baykal’ın TBMM’deki odasına gidenler ise, "Oda dolup taşıyor" yorumunu yaptı. Baykal’ın odası adeta Genel Merkez gibi çalışırken, CHP kulislerinde; Baykal’ın genel başkanlığa dönmek için harekete geçmek için 12 Eylül’de yapılacak referandum sonuçlarını bekleyeceği konuşuluyor.

GENEL MERKEZ GİBİ

Baykal, TBMM’de B Blok alt zemin 6. bankoda yer alan körüklü odasını bu hafta itibarıyla kullanmaya başladı. Baykal, ilk misafirlerini de Salı günü yapılan CHP Grup toplantısından sonra kabul etti. Milletvekilleri ve dışarıdan gelen randevulu konuklarını odasında ağırlayan Baykal, bundan sonra da misafirlerini yeni odasında kabul edecek.

BÜRO TUTMAYACAK

Baykal’ın yakın çevresinden alınan bilgiye göre Baykal, kulislere yansıdığı gibi, yakın gelecekte bir büro tutmayı düşünmüyor. Onun yerine TBMM’deki odasını kullanacak.

CHP’nin eski Genel Başkanı, her Salı yapılan TBMM grup toplantısına da eksiksiz katılıyor. Toplantının ardından bir grup milletvekili ile de sohbet eden Baykal, gündemdeki konularla ilgili görüşlerini de aktarıyor.

ANTALYA DIŞINDAKİ İLLERE DE GİDECEK

Hafta sonları memleketi Antalya’ya giden ve ilçelerdeki programlara katılan Baykal’ın, Antalya dışında ki ilk ziyaretini Şanlıurfa’ya yapması bekleniyor. Edinilen bilgiye göre illerden gelen davetlere göre Baykal, Şanlıurfa’ya gidecek.

B PLANI

Edinilen bilgiye göre Baykal’ın geri dönüş planı şöyle:

"Referandum sonuçları beklenecek. Başarısız olunması halinde genel başkanlığa dönmek için start verilecek. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ilk seçim sınavı olacak olan 12 Eylül referandumu bir anlamda Baykal’ın da yol haritasını belirleyecek. Referandum sonuçlarına göre dönüş sinyalleri verilecek. Ancak ilk hareket yapan olunmayacak, asıl olarak parti içinde ortaya çıkabilecek tartışmalar beklenecek."

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]