PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bizleri yönetenlerin demokrasi anlayışı.


halukgta
25.02.2012, 11:41
Sayın Başbakanımız her zaman ki gibi yine, çok tartışılacak sözler söyledi. Fakat basın ne konuştu, tartıştı nede tenkit etti. Bende bekledim ki, bu sözler basında toplum önünde tartışılsın ve halkımız bu mantık ve fikir üzerinde düşünerek, bizleri yönetenler hakkında bilgi sahibi olsunlar.

Peki, ne söylemişti Sayın Başbakanımız? Hatırlayalım.


(Sınırları aşan her girişim yetki gaspıdır. Seçilmişleri atanmışlara kul etmeyiz).


Bu sözleri önce kime söylediğini hatırlayalım. Başbakanımıza makam olarak bağlı bir kurumda, savcıya göre yapılan, bazı kanun dışı izlenimi veren işler olmalı ki, özel görevli bir savcı, onların ifadelerini almak istemişti.


Sayın Başbakanımızda, bunu savcının yapamayacağını, yani ifadelerini benim iznim olmadan alamazsın diyerek, itiraz etmiş ve bu sözleri söylemişti.


Demokraside çok önemli üç kural vardır. Bunlardan eğer bir tanesi uygulanmıyor ya da engelleniyorsa, o ülkede demokrasiden asla söz edilemez.
Gelin şimdi bu olmazsa olmazlara bakalım ve Sayın Başbakanımızın sözlerinin, acaba Demokrasiye ne denli uyup uymadığını anlamaya çalışalım.


Kuvvetler ayrılığı, Demokrasinin temel prensibidir.

Yasama, yürütme ve yargı.


Bu üç güç erk bir makamın elinde olursa, bunun adına demokrasi diyemeyiz. Tüm otoriter ve monarşi yönetimlerde, bu üç güç bir makamın elindedir.


Şimdide bu üç güç nelerdir onları hatırlayalım. Yasama yani kanun yapıcı meclis, halkın seçtiği milletvekillerinden oluşur. Her milletvekili özgürce düşüncelerini söyler, konuşur ve oyunu da özgürce TBMM kullanarak, kanunların çıkmasını sağlar.

Bir başka deyişle yargı, yasamanın koyduğu kuralı, kanunu uygulayandır. Çok önemli bir farkla. Yasama ve yargı birbirine bağlı değil, bağımsız olmalıdır. Bu durumda İcra yani yürütme makamının da görevi, yasamanın koyduğu kanun ve kurallara göre, devleti yönetmektir. Bahsettiğimiz bu üç güç, bir birinden farklı ve bağımsız olması gerekir ki, gerçek demokrasinin olmazsa olmaz kuralı işleyebilsin. Buradan da anlıyoruz ki, yürütme ve yargı yasamanın koyduğu kanunlara göre hareket eder.


Şimdi gelelim bu üç gücün bağımsızlığına. Gerçekten ülkemizde bağımsız mı?


Yasama yani kanun koyucu özelliğine sahip meclis üyeleri, gerçekten bağımsız mı? Bu soruma içinizden güldüğünüzü tahmin ediyorum. Çünkü bu ülkenin meclisindeki partilerin temsilcileri, eğer parti olarak şu konuda, gurup kararı aldık, hiçbir milletvekili bunun aksine oy kullanamaz diyorsa, bu ülkenin meclisinin, yani yasama organının bağımsız olduğunu hiç kimse söyleyemez.


Gelelim yargıya. Yargı kanunlarla belirlenmiş, yasamanın koyduğu kurallara göre hareket eden bir güçtür. Bu makamda görev yapan kişiler eğer kendi içinde bağımsız değilse, dışarıdan müdahaleler varsa, elbette bağımlı olan yargı ile demokrasiden söz edilemez.


Şimdide yargının konumuna bakalım ülkemizde. Yargıyı her zaman ele geçirmek isteyen yürütme makamı, günümüzde sanırım çok daha başarılı olmuş olmalı ki, Seçilmişleri atanmışlara kul etmeyiz diyebiliyor. Çünkü icra yani hükümet, yargının dizginlerini öyle eline geçirmiş ki, yargıyı yöneten üst makamı, terfilerini, atamalarını yaparak, onları da bizzat kendi makamına yani adalet bakanlığına bağlamıştır. Bu durumda Demokrasinin üç sacayağı tabir edilen güç, tek bir ayağın üzerinde toplanmıştır. Elbette tek ayakta, sizce bu demokrasi ne kadar ayakta kalabilir?


Şimdi de gelelim Sayın Başbakanımızın söylediği sözlere. Ne demişti tekrar hatırlayalım.

(Sınırları aşan her girişim yetki gaspıdır. Seçilmişleri atanmışlara kul etmeyiz).

Özel yetkilerle donatılmış bir savcı, eğer sınırlarını aşarak Başbakanımıza bağlı bir makamda görevli kişilerin ifadesini almak isteyerek, sınırları aşmış ise, acaba alelacele çıkartılan bir kanun neyin nesi olabilir? Demek ki kanunsuz değil? Sınırları aşma da yok. Yılların savcısı, hiç böyle bir hata yapar mı? Yapmadığı da açıkça görülüyor. Lütfen bunu dikkatle düşünmenizi rica ediyorum.


Seçilmişleri atanmışlara kul etmeyiz sözünü, sizler nasıl anladınız? Konu itibariyle, MİT in Başkanı halkın seçimi ile gelmedi, tam tersine atanmış bir görevli. Demek ki burada bahsedilen, bizzat hükümetin ta kendisi. Bu durumda seçilenler, neden yargının kulu durumuna düşsün ki? Hükümet kanunsuz bir şey yaptırmayacağına göre, MİT in yaptıklarının gizlice sorgulanmasının ne zararı olabilir? Genelkurmayın gizli odası gayet sessizce sorgulandı, hiç kimsede ses çıkarmadı. Gizli bilgiler savcı tarafından görüldü. Aynı şeyler MİT için yapılsaydı ne sakıncası olabilirdi? Devletimizin savcısına güvenmiyor muyuz? Asker güvendi ve gösterdi, çünkü saklayacağı hiç bir şey yoktu. Yoksa günümüz kanunlarına uymayan bir iş mi yapıldı MİT teşkilatında? İşte tüm bunları bilmek sanırım hakkımız. Genelkurmayda Sayın Başbakanımıza bağlı değil miydi?


Başbakanımız, acaba devletin bir memuru olan, adaletin temsilcisi savcıya hesap veremeyeceğini, seçilmişlerin bir adalet görevlisinden, daha üstün olduğunu mu anlatmaya çalışıyor? İşte demokrasi anlayışı. İşte demokrasi anlayışının dışa yansımaları.


Hani dokunulmayacak kimse kalmayacaktı? Adaletten korkmayın sözleri, yoksa karşısındaki insanlar için söylenmiş sözler miydi? Başka partilerden seçilen bazı SEÇİLMİŞLER, Sayın Başbakanımızın tabiriyle, ATANMIŞLARA KUL EDİLDİĞİ İÇİN Mİ Hapisteler yoksa? Bu sözler üzücü ve düşündürücüdür. Birilerine atanmışlar diyerek, seçilmişlerin adaletten üstün görüntü vermesi, bizleri yönetenlerin, nasıl bir adalet anlayışına sahip olduğunu göstermektedir.


Ülkemiz yakın geçmişte, diğer partilerin yönetiminde de, yarım aksak işleyen demokrasi anlayışı, günümüzde ne yazık ki bu gün, can çekişen bir hal almıştır.

Beşerin seçimi fanidir bir gün sonu gelir. Asıl olan Rabbin katında seçilmişlerden olmaktır. Yok aslında birbirimizden üstünlüğümüz, asıl üstünlük Rahman katındadır.

Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK

LaEdri
25.02.2012, 11:55
MİT meselesini anlamak bu kadar zor değil..Bu meselede son derece doğru bir adım atılmıştır.

halukgta
25.02.2012, 12:27
Aslında herşey çok açık, sözlerinizde kısmen haklısınız. Fakat aynı konulara benzer, ülkenin gizliliğini gerektirdiği diğer meselelerde de aynı şeyleri söyleyebiliyor musunuz? Yani o konularda doğru hareket edildimi? Bu sorumun cevabını lütfen kendi nefsinize veriniz.

LaEdri
25.02.2012, 12:34
Aslında herşey çok açık, sözlerinizde kısmen haklısınız. Fakat aynı konulara benzer, ülkenin gizliliğini gerektirdiği diğer meselelerde de aynı şeyleri söyleyebiliyor musunuz? Yani o konularda doğru hareket edildimi? Bu sorumun cevabını lütfen kendi nefsinize veriniz.

Hangi konularda mesela?

halukgta
25.02.2012, 16:15
Ne çabuk unuttunuz silahlı kuvvetlerin kozmik odalarını? Asker izin verdi ve girildi araştırıldı. Tek bir yanlış bulunamadı. Tabi kimsenin bilmemesi gereken harekat planları tekrar değiştirilmek zorunda kaldı.

Peki tıpkı silahlı kuvvetlerin gizli kalması gereken bir kısmı olan MİT acaba neden hakime hesap vermedi, yada verdirilmedi? İşte düşünmemiz gereken soru. Ordunun gizliliği önemli değilmiydi yoksa?

LaEdri
25.02.2012, 16:57
Ne çabuk unuttunuz silahlı kuvvetlerin kozmik odalarını? Asker izin verdi ve girildi araştırıldı. Tek bir yanlış bulunamadı. Tabi kimsenin bilmemesi gereken harekat planları tekrar değiştirilmek zorunda kaldı.

Peki tıpkı silahlı kuvvetlerin gizli kalması gereken bir kısmı olan MİT acaba neden hakime hesap vermedi, yada verdirilmedi? İşte düşünmemiz gereken soru. Ordunun gizliliği önemli değilmiydi yoksa?

Asker bu ülkenin zararına çok iş yapmıştır.Darbe hevesi içinde olmuştur.Ülkeye de en büyük zararı vermiştir.
MİT ise bu ülkenin zararına çalışan yapılanmaların içine sızımak ve milletin menfaatine,devleti lehine çalışmak için bazen suça karışmak zorundadır.PKK'da sıradan bir terörit olarak sızıp ne yapacaksın,neyin istihbaratını alacaksın.Ancak üst düzeylere gelirsen istihbarat alabilirsin.İşte o üst düzeylere gelmek için suça karışmak şarttır.Bugün hep duyuyoruz,"İstanbulu'u kana bulayacakalrdı,10 kilo patlayaıcıyla son anda yakalandılar vb" gibi haberleri hep duyuyoruz.Nasıl oluyor da son anda yakalanıyorlar diye düşünmek lazım..
Bşr de meseleye tersten bakalım..PKK'dan TSK'ya sızma işlemleri yok mu,var!Peki bunlar kritik görevlere gelmesi için kendilerini kanıtlaması gerekmez mi,bir PKK'lı olarak PKK'ya bomba yağdırması gerekmez mi.Elbette gerekir.Evet PKK'ya bomba yağdırdı,birkaç arkadaşını belkiöldürdü ama gitti heronların başına oturdu dağı taşı bombalattı,takımı pusunun içine sürükledi.

Arif Coşkun
25.02.2012, 17:28
Bu mit meselesi çok karışık bir iş. Ona bakılırsa imralı ile görüşme yapılması kesinlikle inkar edildi hatta ispat etsinler edemeyenler ş..... gibi sözler edildi. Sonrada ortaya çıktı bu sefer biz değil devlet görüştü diye yan çizildi.
Doğuda kısa zaman önce 40 vatandaş terörist sanıp öldürüldü. Bu bir Avrupa ülkesinde yaşansa yüz yılın skandalı olur ne Genelkurmay başkanı görevde kalır dı nede başbakanı.
Ama bizde maşallah nerden ne gelirse gelsin eyvallah. Kuzu kuzu..

halukgta
25.02.2012, 19:21
Siz hükmü vermiş askerin tamamını suçlu ilan edip, birilerinide top yekün haklı çıkarmışsınız, hiç ayrım yapmadan. Ne diyebilirim ki bu durumda, hayırlısı olsun demekten başka.

LaEdri
26.02.2012, 00:34
Siz hükmü vermiş askerin tamamını suçlu ilan edip, birilerinide top yekün haklı çıkarmışsınız, hiç ayrım yapmadan. Ne diyebilirim ki bu durumda, hayırlısı olsun demekten başka.

TSK bu ülkeye müthiş zarar vermiştir.TSK derken içindeki en yüksekten, sıradan ere kadar hepsi demiyorum tabi ki.Darbeye heves eden zihniyettir kastım..
MİT suçsuzdur derken MİT'in tüm elemanalrı da kastım değil tabi ki..Ama en son MİT krizinde hükümet doğruyu yapmıştır.

LaEdri
26.02.2012, 00:41
Bu mit meselesi çok karışık bir iş. Ona bakılırsa imralı ile görüşme yapılması kesinlikle inkar edildi hatta ispat etsinler edemeyenler ş..... gibi sözler edildi. Sonrada ortaya çıktı bu sefer biz değil devlet görüştü diye yan çizildi.
Doğuda kısa zaman önce 40 vatandaş terörist sanıp öldürüldü. Bu bir Avrupa ülkesinde yaşansa yüz yılın skandalı olur ne Genelkurmay başkanı görevde kalır dı nede başbakanı.
Ama bizde maşallah nerden ne gelirse gelsin eyvallah. Kuzu kuzu..

Abi bir ülkenin Başbakan'ı "ben teröristle konuşuyorum" der mi hiç?Çıkıp da "ey milletim rahat olun,PKK ile görüşüyoruz,sona ermesi yakındır" mı desin? Devletin gizli kurumları yapar bu işi..Kan duracaksa,milyarlarca dolarımız barut kokusu olup havaya uçmayacaksa görüşeceksin.
36 vatandaşın öldürülmesi müthiş bir tuzaktır.Ve skandaldır.Daha skandal olanı ise medyada ve bu ülkede yeteri kadar tepki çekmemesidir.O insanalr İstanbul'da,Ankara'da öldürülseydi,o zaman da bu kadar az tepki verilecek miydi?İşte bizi yıkan bu düşüncedir.Türkiye'de bir olay meydana gelirse,ne yazık ki ölenlerin ırkına göre ne kadar üzüleceğimize karar veriyoruz..

Arif Coşkun
27.02.2012, 13:04
Abi bir ülkenin Başbakan'ı "ben teröristle konuşuyorum" der mi hiç?Çıkıp da "ey milletim rahat olun,PKK ile görüşüyoruz,sona ermesi yakındır" mı desin? Devletin gizli kurumları yapar bu işi..Kan duracaksa,milyarlarca dolarımız barut kokusu olup havaya uçmayacaksa görüşeceksin.
36 vatandaşın öldürülmesi müthiş bir tuzaktır.Ve skandaldır.Daha skandal olanı ise medyada ve bu ülkede yeteri kadar tepki çekmemesidir.O insanalr İstanbul'da,Ankara'da öldürülseydi,o zaman da bu kadar az tepki verilecek miydi?İşte bizi yıkan bu düşüncedir.Türkiye'de bir olay meydana gelirse,ne yazık ki ölenlerin ırkına göre ne kadar üzüleceğimize karar veriyoruz..


Ona bakarsan bir ülkenin başbakanı teröristin ayağına savcı hakimde yollamaz sayın Laedri onlara show da yaptırtmaz. İzlemedinmi tv. lerde. Asıl mesele görüp görüşmeme değil, ispat etsinler edemezlerse diye o talihsiz açıklamayı yapıp sonrada ortaya çıkınca partim değil devlet görüştü gibi kıvırmaları diyorum.
Asker konusu farklı bir konudur. Burada dış ve iç güçler diyeceğim buna işbirlikçiler Türk ordusunu hedef alıp küçük düşürmekti ve bunu büyük bir ustalıkla balyozdu, çekiçti, örstü derken başardılar. Askerin omurgası değiştirldi. Hata heryerde olabilir önemli olan o hataların tekrarlanmamasıdır.

Yok aslında birbirimizden farkımız ama sen ben Laedri'yim diyosun :)

LaEdri
27.02.2012, 17:15
Ona bakarsan bir ülkenin başbakanı teröristin ayağına savcı hakimde yollamaz sayın Laedri onlara show da yaptırtmaz. İzlemedinmi tv. lerde. Asıl mesele görüp görüşmeme değil, ispat etsinler edemezlerse diye o talihsiz açıklamayı yapıp sonrada ortaya çıkınca partim değil devlet görüştü gibi kıvırmaları diyorum.
Asker konusu farklı bir konudur. Burada dış ve iç güçler diyeceğim buna işbirlikçiler Türk ordusunu hedef alıp küçük düşürmekti ve bunu büyük bir ustalıkla balyozdu, çekiçti, örstü derken başardılar. Askerin omurgası değiştirldi. Hata heryerde olabilir önemli olan o hataların tekrarlanmamasıdır.

Yok aslında birbirimizden farkımız ama sen ben Laedri'yim diyosun :)

Abi biz görüşmeyiz demesi hatadır onda sorun yok.Ama görüşmelerinde ben hata görmüyorum..Savcı gönderilmesi falan da hatadır.
TSK konusunda farklıyız.AKP'nin en sevdiğim yanıdır bu.TSK'ye bu devletin sadece maaşlı elemanı olduğunu,kapının bekçiliğinden başka hiçbir görevi olmadığını göstermiştir.TSK zaten anti-demokratik duruşuyla hiç büyümedi ki küçük düşürülsün..
Bu arada,sözde benle muhatap olmayıp,benden alıntı yaparak,benimle yazışanlara teşekkür etmek neyin nesi anlamadım..:)

ÖnceVatan_58
28.02.2012, 01:15
Herkes kendi görüşüne göre demokrasi belirlerse ona demokarsi denmez. Demokrasi evrenseldir. Demokrasi dersi verenler buna dikkat etmeli. İşime gelirse binerim işime gelmezse inerim gibi bir saçma demokrasi anlayışı zaten olamaz.

Arif Coşkun
28.02.2012, 14:55
Abi biz görüşmeyiz demesi hatadır onda sorun yok.Ama görüşmelerinde ben hata görmüyorum..Savcı gönderilmesi falan da hatadır.
TSK konusunda farklıyız.AKP'nin en sevdiğim yanıdır bu.TSK'ye bu devletin sadece maaşlı elemanı olduğunu,kapının bekçiliğinden başka hiçbir görevi olmadığını göstermiştir.TSK zaten anti-demokratik duruşuyla hiç büyümedi ki küçük düşürülsün..
Bu arada,sözde benle muhatap olmayıp,benden alıntı yaparak,benimle yazışanlara teşekkür etmek neyin nesi anlamadım..:)

Laedri bende onu zaten demeye çalıştım. Eğer görüşmeler ülke yararına ise bunun saklanacak gizlenecek bir tarafı olmaz. Ben görüşme derken görüşmelerin tüm detaylarını yazılı ve görsel basına tek tek açıklansın anlamında demiyorum ki, tabiki gizli kalması gerekir. Ancak bas bas bağırıp biz terörist başıyla hiç bir şekilde görüşmedik diyip ve bunu diyenler ispat etsin etmezlerse şudur budur gibi laf etmesi, ortaya çıkıncada pardon öyle değilide böyleydi demeleri işin enterasan yanı.

Bence AKP anayasa mahkemesi, yargı ve TSK bu üç kurumu en büyük engel gördüğünden hedef almıştır. İktidarda bulunduğu süreç içersinde seçimlerin verdiği yetkiylede cesaretlenerek yavaş, yavaş bu üç kurumu ilk önce anayasa mahkemesinde bir takım şeyler yaparak kendi adamını başkan seçtirmiştir ve yargının üzerine giderek T.B.M.M''den çeşitli maddeler geçirerek yargı üzerine egemenliğini kurmuştur, daha sonra sıra TSK'ya gelmiştir. Ve senaryo büyük bir titizlikle ve özenle adım adım ilerleyerek artık askerinde elinden tüm yetkiler alınarak bugün sizin tabirinizle kapı bekçiliği ünvanına kavuşturulmuştur. TSK ülkenin maaşlı çalışan memuru ise Cumhurbaşkanı, Başbakanı nesidir? Onlarda maaşla çalışan birer memur değillermidir?

Burada ben şuna inanıyorumki ülkemiz üzerine çok büyük oyunlar oynanmıştır.İster daha evvel İster AKP zamamında olsun ve hala da bu oyun planları devam etmektedir. Biz burada AKP'yi överek TSK'yi yerden yere vurmak hain ilan etmek ülke kamburu demek kimin ekmeğine yağ sürer kimin çıkarınadır? Etrafımız cadı kazanı gibi kaynıyor, Allah korusun bir savaş durumunda AKP'mi cepheye gidip savaşacak? Bir parti yetkilisi çıkıp " İyiki savaş çıkmamış bu askerlerle savaşa gitmemişiz" diyor. Bir sene sonra yine aynı parti yetkilisi çıkıp, "bizi kızdırmasınlar İsrail'e gider perişan ederiz" diyor. Bir senede ne değiştiyse?
Geçmişte ve gelecekte tamam TSK konum gereği antidemokratik davranış içinde olmuş olabilir hepimiz bunların acısını yaşadık. Bunlar oldu diye şimdi aşağılayıp, hakaret edercesine varırcasına ülkemizde ve Dünya kamoyu önünde rezil etmek perişan göstermek bence acımasızlık. Bu hiç bir kimseye fayda sağlamaz laedri.

Bu arada sana kim tşk etti kim etmedi neden etti neden etmedi inan bir bilgim yok, sadece bana yazdığın için cevap hakkımı kullandım :)

LaEdri
28.02.2012, 15:20
Laedri bende onu zaten demeye çalıştım. Eğer görüşmeler ülke yararına ise bunun saklanacak gizlenecek bir tarafı olmaz. Ben görüşme derken görüşmelerin tüm detaylarını yazılı ve görsel basına tek tek açıklansın anlamında demiyorum ki, tabiki gizli kalması gerekir. Ancak bas bas bağırıp biz terörist başıyla hiç bir şekilde görüşmedik diyip ve bunu diyenler ispat etsin etmezlerse şudur budur gibi laf etmesi, ortaya çıkıncada pardon öyle değilide böyleydi demeleri işin enterasan yanı.

Bence AKP anayasa mahkemesi, yargı ve TSK bu üç kurumu en büyük engel gördüğünden hedef almıştır. İktidarda bulunduğu süreç içersinde seçimlerin verdiği yetkiylede cesaretlenerek yavaş, yavaş bu üç kurumu ilk önce anayasa mahkemesinde bir takım şeyler yaparak kendi adamını başkan seçtirmiştir ve yargının üzerine giderek T.B.M.M''den çeşitli maddeler geçirerek yargı üzerine egemenliğini kurmuştur, daha sonra sıra TSK'ya gelmiştir. Ve senaryo büyük bir titizlikle ve özenle adım adım ilerleyerek artık askerinde elinden tüm yetkiler alınarak bugün sizin tabirinizle kapı bekçiliği ünvanına kavuşturulmuştur. TSK ülkenin maaşlı çalışan memuru ise Cumhurbaşkanı, Başbakanı nesidir? Onlarda maaşla çalışan birer memur değillermidir?

Burada ben şuna inanıyorumki ülkemiz üzerine çok büyük oyunlar oynanmıştır.İster daha evvel İster AKP zamamında olsun ve hala da bu oyun planları devam etmektedir. Biz burada AKP'yi överek TSK'yi yerden yere vurmak hain ilan etmek ülke kamburu demek kimin ekmeğine yağ sürer kimin çıkarınadır? Etrafımız cadı kazanı gibi kaynıyor, Allah korusun bir savaş durumunda AKP'mi cepheye gidip savaşacak? Bir parti yetkilisi çıkıp " İyiki savaş çıkmamış bu askerlerle savaşa gitmemişiz" diyor. Bir sene sonra yine aynı parti yetkilisi çıkıp, "bizi kızdırmasınlar İsrail'e gider perişan ederiz" diyor. Bir senede ne değiştiyse?
Geçmişte ve gelecekte tamam TSK konum gereği antidemokratik davranış içinde olmuş olabilir hepimiz bunların acısını yaşadık. Bunlar oldu diye şimdi aşağılayıp, hakaret edercesine varırcasına ülkemizde ve Dünya kamoyu önünde rezil etmek perişan göstermek bence acımasızlık. Bu hiç bir kimseye fayda sağlamaz laedri.

Bu arada sana kim tşk etti kim etmedi neden etti neden etmedi inan bir bilgim yok, sadece bana yazdığın için cevap hakkımı kullandım :)

Siyasette ettiğin laftan dönmek zorunda kalabilirsin abi.Bu siyasetin özünde var.CHP de tutuklu vekiller serbest bırakılana kadar,gerekirse vekilliğimizi düşürür yine yemin etmeyiz demişlerdi ama yeminlerini ettiler.
Askerin ünvanı her zaman her yerde kapı bekçiliğidir.Cumhurbaşkanı ve Başbakan gibi seçilerek gelenlerle,seçilmişlerin atadığı memuru bir tutamazsın.Asker haddini bilmeli,bilmeyi de öğreniyor şükür.Ülkenin kalkınmadaki önemli engellerinden birisi TSK idi.28 Şubat'ın memlekete maliyetinin 260 milyar dolar olduğundan bahsediliyor.Umarım emekli olan subayların aldığı yüksek paralar da önümüzdeki günlerde kaldırlır.TSK itibar kaybetmedi aksine itibar kazanmıştır.
Anayasa Mahkemesi ise CHP'nin bürosu olmaktan başka görevi yapmıyordu.Onlar da asıl görevlerine döndürülüyor gün be gün..