PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kahvenin Hatırı


mansur58
08.04.2012, 22:17
Eskiden bizim ecdadımız,
sözlerinde, sohbetlerinde, birbirleriyle olan münasebetlerinde pek muhabbetli olurlar,
şiirlerle konuşup nağmelerle anlaşmaya özen gösterirlerdi.
Günlük olarak kullandıkları kelime sayısı, iki bini bulurdu.
Tabiki şiirlerle konuşup nağmelerle anlaşan insanların kelime dağarcığı da dolu olmalı ki
dudaklarda da güzel sözler terennüm eylesin.

Günümüzdeki, günlük konuşulan ve kullanılan kelime sayısı üç yüzü bile geçemiyor.
Böylece gittikçe de dilimiz kısırlaşıyor.
Daha çok, argolaşan ve her kelimeye de argoca anlamlar yüklenen bir Türkçe haline getirildi.
Artık birilerinin yanında konuşurken;
acaba hangi kelimeyi kullansam yada kullanmasam da bana gülmeseler diye iyice düşünerek
konuşur hale geldik.

Tarih boyunca bizde bir kıraathane kültürü oluşmuştu.
Yani bozulup dejenere edilmiş olan şimdiki kahvehanelerin aslıydı kıraathaneler.
İşte kahvehaneler, kıraathane iken,
görevleri ve yüklendikleri misyonları itibariyle şimdikinden çok farklıydı.

Oralarda sohbetler edilir, güzel Türkçe konuşulur,
şiirler söylenir, kitaplar okunur, yarenlikler yapılır, yardımlaşmalar yapılır,
güzelim mis kokulu meşhur Türk kahveleri içilir, nargileler fokurtatılırdı.
Şimdilerde pek kalmadı öyle yerler.

Bakınız, bir kahve tiryakisi yaşlıyla, garson arasındaki geçen şiirli ve nağmeli konuşmaya:
Bir gün, beş paraya içilen kahveye zam gelir ve on para olur.
Kıraathanenin, her sabah gelip bir fincan kahvesini içip
yanına da beş para bırakıp giden ve devamlı müşterisi olan bir yaşlı zat vardı.

Garson sabah erkenden Kıraathaneyi açar hazırlığını yapar müşterilerini bekler.
Tabi ki kahve de artık zamlı satılacaktır.

İlk müşteri yine malum yaşlı zat çıkıp gelir.
Her zamanki olduğu gibi,
garson hiç bir şey söylemeden bu zatın kahvesini ikram eder.
Ve geriye çekilir kahvesini bitirmesini bekler.
Kahvesini içen yaşlı zat yine beş para bırakıp kalkarken,
garson oradan seslenir ve zam geldiğini şöyle anlatmak ister.

Bey Amca !

Kahve yemenden gelir yolları ırak,
Beş para yetmiyor on para bırak.

Yaşlı zat bastonuna dayanak doğrulur ve zammı şöyle protesto eder.

Garson efendi !

Kahve yemenden gelir yolları sapa,
Beş para yetmiyorsa kahveni kapa. der.

Onlar ne güzel anlaşırlarmış iste böylesine.
Kimse kimseyi kırmamaya, dökmemeye özen gösterirmiş.
O güzelim kahveler için vecizeler söylenmiş,
kahveler yudumlanırken nede güzel muhabbetler edilirmiş.

Gönül ne kahve ister ne kahvehane,
Gönül sohbet ister kahve bahane, diye de eklerlermiş o güzelim muhabbetlerin arkasından.

Boşuna da söylememişler bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır diye.
Aslında kahveyi de hatırlı kılan o gönül sohbetleriymiş.
Şimdiki kahvelerin niye kırk saniye hatırı olmuyor.
Çünkü kahveyi hatırlı kılan, onun yanındaki yapılan gönül sohbetleriydi.
Hey gidi güzel günler demekten de insan kendisini alamıyor...

Yeniden öylesine gönül toplumuna kavuşmak dileğiyle

Kalın saglıcakla

mansur

AĞAOĞULLARI
09.04.2012, 14:08
SAYIN MANSUR 58:GEÇMİŞTE KALAN O MUHTEŞEM ESKİ GÜNLERİ YADEDERKEN ,YAZINIZ BENİ YILLAR ÖNCESİNE GÖTÜRDÜ. RUYA GİBİ HAYAL DERYASINA GİTTİM. SİVASTA ESKİ KIRAATHANELERİ HATIRLATTI. AKLIMDA KALANLARDAN KARADAYILARIN KAHVESİ,ZARİFİN KAHVESİ,UZUNYAYALA KAHVESİ GİBİ. AĞZINDAN BAL AKAN BÜYÜKLERİMİZİN SOHBETLERİ KULAKLARIMI ÇINLATTI BENİ ÇOK YILLAR ÖTESİNE GÖTÜRDÜ.

BİZLER O YILLARIN GENÇLERİ OLARAK BÜYÜKLERİMİZİN DİZİNİN DİBİNE OTURARAK ONLARIN AĞZINDAN ÇIKACAK SÖZÇÜKLERE ÇOK DEĞER VERİRDİK, ONLARI CANI GÖNÜLDEN DİNLERDİK. ÇÜNKÜ ONLAR BİRER CANLI TARİHTİ VE CANLI KAYNAKTI. ŞİMDİKİ GENÇLİĞİN YANINDA BUNLARIN DEĞERİ YOK. BİLİMDEN VE İLİMDEN HABERSİZ YAŞIYORLAR. "BİR FİNCAN KAHVENİN KIRK YIL HATIRI VAR"SÖZÜ BU GÜN GEÇERLİ DEDİL. BU GÜNKÜ TOPLUM İŞİ BİTİNCE SELAMI KESİYOR. ESKİDEN GÖNÜLDEN ÖNÜLE YOL VARDI ŞİMDİ BU YOLLARA SED ÇEKİLDİ.

BİR YORGUNLUK KAHVESİ SÖZCÜĞÜ VARDI. SOHBETİ DİNLEYEREK KAHVE YUDUMLAYIP YORGULUĞU GİDERMEK .BUNUNLA İLGİLİ BİR SÖZ GELDİ AKLIMA :"SORSALARKİ EHLİ KEYFİN KEYFİNİ NE TAZELER?,TAZE ELDEN TAZE KAHVE TAZELER."DERLER. KAHVEHANELER GÖNÜL DOSTLARININ MEKANI İDİ.ŞİMDİ BEN DAHİ O ESKİ GÖNÜL DOSTLARININ SOHBETLERİNİ ARIYORUM.

ZAMANIN GENÇLERİNİ KONUŞTURDUĞUN ZAMAN KELİME DAĞARCIĞINA KOYACAĞIN BİR SÖZCÜK BULAMAZSIN. ANLATIM NOKSANLIĞI, CÜMLE DÜŞÜKLÜĞÜ,DİL BİGİSİ KURALLARINA AYKIRI SÖZÇÜKLERLE KARIŞIK BİR ANLATIM DIR ANLAŞILMAZ. BİR ŞAİRİMİZ ŞÖYLEDER "BEN ARİFİM DİYE SÜRME MEYDANA / BİR TENHADA İRFANINA İYİCE BAK / ALEM BUYA SENDEN KAMİL BULUNUR / TERAZİLE DÖRT YANINA İYİCE BAK " DER. ANLAMI ÇOK GENİŞ B İR DÖRTLÜK.

SOHBET ÇOK ÖNEMLİDİR İNSANLAR BİR BİRLERİNİ YEŞERTİR.DUYGU VE DÜŞÜNCELERİNİ ANLATARAK DEŞARJ OLURLAR .BU İNSAN YAPISININ İÇİNDE BULUNAN BİR OLGUDUR. KONUMUZU YİNE BİR SÖZLE BAĞLAYALIM. "ARİF İLE SOHBET ETMEK LALİ MERCAN İNCİDİR / CAHİL İLE SOHBET ETMEK DAİMA CAN İNCİTİR./DERLER. MAZİDE KALAN O HOŞ GÜNLERİN SADECE HATIRALARI KALDI. YAZILARINIZA ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM ÖNEMLİ KONULARI İŞLİYORSUNUZ SEVGİLERİMLE HOŞCA KALIN 9/O4/2O12 AĞAOĞULLARI.

mansur58
09.04.2012, 14:52
SAYIN MANSUR 58:GEÇMİŞTE KALAN O MUHTEŞEM ESKİ GÜNLERİ YADEDERKEN ,YAZINIZ BENİ YILLAR ÖNCESİNE GÖTÜRDÜ. RUYA GİBİ HAYAL DERYASINA GİTTİM. SİVASTA ESKİ KIRAATHANELERİ HATIRLATTI. AKLIMDA KALANLARDAN KARADAYILARIN KAHVESİ,ZARİFİN KAHVESİ,UZUNYAYALA KAHVESİ GİBİ. AĞZINDAN BAL AKAN BÜYÜKLERİMİZİN SOHBETLERİ KULAKLARIMI ÇINLATTI BENİ ÇOK YILLAR ÖTESİNE GÖTÜRDÜ.

BİZLER O YILLARIN GENÇLERİ OLARAK BÜYÜKLERİMİZİN DİZİNİN DİBİNE OTURARAK ONLARIN AĞZINDAN ÇIKACAK SÖZÇÜKLERE ÇOK DEĞER VERİRDİK, ONLARI CANI GÖNÜLDEN DİNLERDİK. ÇÜNKÜ ONLAR BİRER CANLI TARİHTİ VE CANLI KAYNAKTI. ŞİMDİKİ GENÇLİĞİN YANINDA BUNLARIN DEĞERİ YOK. BİLİMDEN VE İLİMDEN HABERSİZ YAŞIYORLAR. "BİR FİNCAN KAHVENİN KIRK YIL HATIRI VAR"SÖZÜ BU GÜN GEÇERLİ DEDİL. BU GÜNKÜ TOPLUM İŞİ BİTİNCE SELAMI KESİYOR. ESKİDEN GÖNÜLDEN ÖNÜLE YOL VARDI ŞİMDİ BU YOLLARA SED ÇEKİLDİ.

BİR YORGUNLUK KAHVESİ SÖZCÜĞÜ VARDI. SOHBETİ DİNLEYEREK KAHVE YUDUMLAYIP YORGULUĞU GİDERMEK .BUNUNLA İLGİLİ BİR SÖZ GELDİ AKLIMA :"SORSALARKİ EHLİ KEYFİN KEYFİNİ NE TAZELER?,TAZE ELDEN TAZE KAHVE TAZELER."DERLER. KAHVEHANELER GÖNÜL DOSTLARININ MEKANI İDİ.ŞİMDİ BEN DAHİ O ESKİ GÖNÜL DOSTLARININ SOHBETLERİNİ ARIYORUM.

ZAMANIN GENÇLERİNİ KONUŞTURDUĞUN ZAMAN KELİME DAĞARCIĞINA KOYACAĞIN BİR SÖZCÜK BULAMAZSIN. ANLATIM NOKSANLIĞI, CÜMLE DÜŞÜKLÜĞÜ,DİL BİGİSİ KURALLARINA AYKIRI SÖZÇÜKLERLE KARIŞIK BİR ANLATIM DIR ANLAŞILMAZ. BİR ŞAİRİMİZ ŞÖYLEDER "BEN ARİFİM DİYE SÜRME MEYDANA / BİR TENHADA İRFANINA İYİCE BAK / ALEM BUYA SENDEN KAMİL BULUNUR / TERAZİLE DÖRT YANINA İYİCE BAK " DER. ANLAMI ÇOK GENİŞ B İR DÖRTLÜK.

SOHBET ÇOK ÖNEMLİDİR İNSANLAR BİR BİRLERİNİ YEŞERTİR.DUYGU VE DÜŞÜNCELERİNİ ANLATARAK DEŞARJ OLURLAR .BU İNSAN YAPISININ İÇİNDE BULUNAN BİR OLGUDUR. KONUMUZU YİNE BİR SÖZLE BAĞLAYALIM. "ARİF İLE SOHBET ETMEK LALİ MERCAN İNCİDİR / CAHİL İLE SOHBET ETMEK DAİMA CAN İNCİTİR./DERLER. MAZİDE KALAN O HOŞ GÜNLERİN SADECE HATIRALARI KALDI. YAZILARINIZA ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM ÖNEMLİ KONULARI İŞLİYORSUNUZ SEVGİLERİMLE HOŞCA KALIN 9/O4/2O12 AĞAOĞULLARI.

Geçmişte kalan o gönül toplumunu canlı şahidi olarak ne de güzel anlatmışsınız. Büyük bir keyifle okudum elinize yüreğinize sağlık efendim.

"SORSALARKİ EHLİ KEYFİN KEYFİNİ NE TAZELER?,TAZE ELDEN TAZE KAHVE TAZELER."DERLER

"ARİF İLE SOHBET ETMEK LALİ MERCAN İNCİDİR / CAHİL İLE SOHBET ETMEK DAİMA CAN İNCİTİR./DERLER

"BEN ARİFİM DİYE SÜRME MEYDANA / BİR TENHADA İRFANINA İYİCE BAK / ALEM BUYA SENDEN KAMİL BULUNUR / TERAZİLE DÖRT YANINA İYİCE BAK " DER. ANLAMI ÇOK GENİŞ B İR DÖRTLÜK.

Şu sözlerin güzelliğine naifliğine bir bakarmısınız dostlar. İnsanın gönül dünyasında meltemler estiriyor.

Beni bağışlayın ama sizi daha fazla konuşturmanın yollarını bulmak gerekiyor.

Gönüllerimizi hoş ettiniz Allah da sizin gönlünüzü hoş eylesin.

Saygı ve selamlarımla