Orijinalini görmek için tıklayınız : Yazıklar Olsun..
_DuMaN_58
10.09.2012, 11:34
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]
Yazıcıoğlu'nun şüpheli ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu olan son muvazzaf askerler Aydın Özsıcak da tahliye edildi. Tutuklanan muvazzaf askerler Cemal Şahin ve Nedim Bakırhan da 3. yargı paketinin TBMM'den geçmesinin hemen ardından serbest bırakılmıştı.
3. Yargı paketini yürürlüğe sokanlara, ÖYM(özel yetkili mah.) kaldırmaya çalışanlara, böyle berbat yargı sistemine yazıklar olsun.. Muhsin Başkanın kanı yerde kaldı. Şimdi hesap versinler?? Kim verecek bunun hesabını?? Nerde devlet?? Cenaze namazına katılmak ile devlet görevini yerine getirmiş olmaz. Devlet bu işin peşini bırakmayacaktı. Normal bir vatandaşın suikast olayı olsaydı failler yakalandıktan bir süre sonra cezaları uygulanırdı. Ama Muhsin Başkanın failleri bulunamıyor, bulunan üç beş şüpheli ise salınıveriyor. Sadece yazıklar olsun, başka birşey demiyorum.
"Allah herşeyi bilendir."
Dava ergenekon olsaydı kimse o askerin kim olduğuna bile bakmadan en az 30-40 sene zaten cezayı verirlerdi am bu sefer iş çok farklı.
Muhsin Başkan olayı aydınlatılsa idi ucu kendilerine dokunacaktı.
Hala bir Allah'ın kulu bile kaybolan çantayı araştırma nezaketinde bulunmadı.
Ağrı Dağı'nda 2 tane Alman turist kaybolunca hemen işe başlayan Şanlı ordumuz, kendi yetiştirdiği devlet adamı için aynı hassasiyeti gösterememiş, göstermek isteyen ekiplere de farklı koordinatlar vererek yardımın ulaşması engellenmiştir.
Sayesinde Dağdaki teröristleri BBG evi gibi izliyoruz dediğimiz Heronlar ne hikmetse bu sefer kullanılmamış ve HAVA SİSLİ İDİ denilerek o olayın da üzeri kapatılmıştır.
En acısı da ne biliyor musunuz? Hadi o askerler birilerinin maşasılar.
Dünyanın hangi ülkesinde uzman ekiplerden oluşması gereken kaza kırım ekibinde Kimyacı ve Biyolojici görülmüştür söyleyin bana.
İmralıdaki teröriste verdiğiniz değerin milyonda biri bu adama verilmedi.
HAKKIMI HARAM EDİYORUM!.
bozkurt06
10.09.2012, 12:33
ne kadar becerikli hükümetimiz var yarabbim övün övün bitiremiyorum...:@
sivaslınet
10.09.2012, 14:44
Becerikli olmasa her iki kişiden birinin takdirini neye borçlu olabilir ki?
bozkurt06
10.09.2012, 17:16
cahilliğe bağlı olabilir.
medyanın hükümetin sadece iyi tarafını göstermesine bağlı olabilir.
dini kendilerine peşkeş çekmesine bağlı olabilir.
kendi menfaatlerini düşünen işinden gücünden olmak istemeyenlere bağlı olabilir.
vb. vb vb şimdilik aklıma gelenler bunlar fazlaca çoğaltılabilir.
Bir partiye oy veren insanlara cahil diyerek edepsizlik yapma bozkurt.
sivaslınet
11.09.2012, 05:44
cahilliğe bağlı olabilir.
medyanın hükümetin sadece iyi tarafını göstermesine bağlı olabilir.
dini kendilerine peşkeş çekmesine bağlı olabilir.
kendi menfaatlerini düşünen işinden gücünden olmak istemeyenlere bağlı olabilir.
vb. vb vb şimdilik aklıma gelenler bunlar fazlaca çoğaltılabilir.
Söylediklerinin hepsinde gerçek pay var Bozkurt06. Cahillik zaten diğerlerine de içkin. Kötü bir anlamı da yok üstelik. Az bilen anlamındadır.
Cahillik tüm insanlarda(hepimizde) vardır. Ama kiminde çok fazla, kiminde eşit, kiminde ise azdır. :)
Cahil: Belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan. (TDK)
_DuMaN_58
11.09.2012, 09:41
Sana göre diğer insanlar cahildir. Diğerlerine göre siz cahilsinizdir. Nasıl biliriz cahilin kim olduğunu? Sayısal, sözel, felsefik.. bütün konulardan sorular yöneltilir kim diğerine göre daha az bilgiliyse o cahildir mantıken. Ama sen milyonlarca seçmene bu uygulamayı yapamazsın. O yüzden fazla irdelemeye gerek yok.
sivaslınet
11.09.2012, 10:28
Sana göre diğer insanlar cahildir. Diğerlerine göre siz cahilsinizdir. Nasıl biliriz cahilin kim olduğunu? Sayısal, sözel, felsefik.. bütün konulardan sorular yöneltilir kim diğerine göre daha az bilgiliyse o cahildir mantıken. Ama sen milyonlarca seçmene bu uygulamayı yapamazsın. O yüzden fazla irdelemeye gerek yok.
Hayır! Altını çizdiğin görüş doğru değil Sn. Mod.
Genel geçerler için ölçü her hangi bir insan olamaz. Genel geçer(evrensel) ölçüler vardır.
Sayısal da olsa, sözel de olsa, felsefi de olsa, her şeyin bir ölçüsü vardır.
Sosyal(insan) bilimlerde ölçü, İNSAN YARARINA olandır. İnsan yararına olanın uygulanacağı ortam da demokrasidir. Bunu geçmişte konuşmuştuk..
Kim daha çok insan yararına bilgi taşıyorsa o bilgili, az taşıyan ise cahildir. Bu, insan olan herkes için geçerlidir.
_DuMaN_58
11.09.2012, 11:26
Sivaslınet tamam Türkiye de ki seçmenleri cahilliklerine göre sınıflandır. Ondan sonra gel burada yaptığımız tercihler yanlış mı doğru mu onu tartışalım. Olur mu.
bozkurt06
11.09.2012, 11:48
allah aşkına duman_58 bey siz hiç araştırdınız mı insanlar neden neye göre oy veriyor %60 dan bahsediyorsunuz bunun yüzde kaçı tam donanımla bilgiye sahip veya şöyle diyeyim akp nin yaptıklarını ne kadar takip edebiliyoruz. neden herşey kısıtlanıyor bilgi alınması önlenip insanlar cahilleştiriliyor???
sivaslınet
11.09.2012, 13:00
Sivaslınet tamam Türkiye de ki seçmenleri cahilliklerine göre sınıflandır. Ondan sonra gel burada yaptığımız tercihler yanlış mı doğru mu onu tartışalım. Olur mu.
@ Duman_58,
Ben "cahil"liğin genel tanımını yaptım. "Cahil" kime neye denirmiş onun anlaşılması gerekirdi. Senin tanımın yanlıştı..
"Cahil"in kim olduğu anlaşıldıktan sonra, cahil bir insanın kurumlarda veya seçmen olarak neler yapabileceği kolay irdelenir. Yani bunu birlikte tartışmamıza da gerek yok. Tek başına da bulabilirsin. :)
Önemli olan, kavramların doğru tanımlanması.
_DuMaN_58
11.09.2012, 13:59
@ Duman_58,
Ben "cahil"liğin genel tanımını yaptım. "Cahil" kime neye denirmiş onun anlaşılması gerekirdi. Senin tanımın yanlıştı..
"Cahil"in kim olduğu anlaşıldıktan sonra, cahil bir insanın kurumlarda veya seçmen olarak neler yapabileceği kolay irdelenir. Yani bunu birlikte tartışmamıza da gerek yok. Tek başına da bulabilirsin. :)
Önemli olan, kavramların doğru tanımlanması.
Sivaslınet
Öncelikle cahillik tanımım olmadı. İyi okumalısın. Altını çizdiğim cümleyi açayım, hani cahillik bilgiye göredir ya, senin bilmediğin bir şeyi ben bilebilir benim bilmediğim bir şeyi sen bilebilirsin. O halde, sana göre ben cahil, bana göre sen cahil olursun. Burası tamam herhalde.
Gel gelelim sen benim bildiklerimi bilmiyorsun diye ben sana "cahil" diyemem. Ya da sen birine bilgi birikimi az diye "cahil" diyemezsin. Bu durum ahlak olarak yanlış bir durum. Bunun yanında cahilliği belirleyen kesin bir çizgi var mı? Yok. Ama diyoruz ki bilgi birikimi az olan diğerine göre cahildir diyoruz. Genel olarak söylüyoruz bunu.
Şunu yapabiliyorsan yap, Türkiye de ki seçmenlerin bilgi birikimini(her konudan; siyasi,sayısal,sözel vs. vs) ölçüp, "şu çizgiye kadar olanlar cahil, çizginin ilerisinde olanlar cahil değil" diye bir teori oluştur. Sonra gel burda senin çizgine göre insanların(cahillerin ve cahil olmayanların) yaptıkları tercihlerin doğru olup olmadıklarını tartışalım.
_DuMaN_58
11.09.2012, 14:05
%60 dan bahsediyorsunuz bunun yüzde kaçı tam donanımla bilgiye sahip
Ben bilmiyorum. Bozkurt06 siz söyleyin yüzde kaçı tam donanımlı bilgiye sahip?
sivaslınet
11.09.2012, 15:10
Sivaslınet
Öncelikle cahillik tanımım olmadı. İyi okumalısın.
"Sana göre diğer insanlar cahildir. Diğerlerine göre siz cahilsinizdir. Nasıl biliriz cahilin kim olduğunu? Sayısal, sözel, felsefik.. bütün konulardan sorular yöneltilir kim diğerine göre daha az bilgiliyse o cahildir mantıken." -DUMAN-
Bu bir tanım değilmidir Duman? Kaldı ki doğru olmayan iki görüş arasında bile çelişki var.
Ne demişti TDK; Belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan.
Burada sosyal yaşamımızı tam etkileyen siyaseti konuşuyoruz. Hatta siyaseti, sosyalliği bildiğimizi ifade eden cümleler kullanıyoruz. Sayısal, sözel, felsefi, ögeler kullanmıyoruz ki?
Toplumun sosyal yaşamını belirleyen siyaset çizgisini, DEMOKRATİK ORTAM ve İNSAN YARARINA olan ölçü ile ölçümleyemeyen insan SOSYAL cahildir. Doğru mu?
Doğru diyorsan, Senin yukardaki tanımınla uyuşuyor mu? Önce tanımda mutabık olalım.
_DuMaN_58
11.09.2012, 15:16
"Nasıl biliriz cahilin kim olduğunu? Sayısal, sözel, felsefik.. bütün konulardan sorular yöneltilir kim diğerine göre daha az bilgiliyse o cahildir mantıken." -DUMAN-
Bu bir tanım değilmidir Duman?
Ne demişti TDK; Belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan.
Burada sosyal yaşamımızı tam etkileyen siyaseti konuşuyoruz. Hatta siyaseti, sosyalliği bildiğimizi ifade eden cümleler kullanıyoruz. Sayısal, sözel, felsefi, ögeler kullanmıyoruz ki?
Toplumun sosyal yaşamını belirleyen siyaset çizgisini, DEMOKRATİK ORTAM ve İNSAN YARARINA olan ölçü ile ölçümleyemeyen insan SOSYAL cahildir. Doğru mu?
Doğru diyorsan, Senin yukardaki tanımınla uyuşuyor mu? Önce tanımda mutabık olalım.
Burada insanlar
Sivaslınet sence bu mu tanım: Cahil: Belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan. (TDK)
Yoksa bu mu: Nasıl biliriz cahilin kim olduğunu?..
Siyaseti konuşuyoruz evet. Fakat cahilliği sadece siyaset alanında mı kullanacağız? Madem böyle bir konu var, her yönden ele almak gerekir. Ve ben diyorum ki siyasi, sayısal, felsefik tüm bilgileri içine alacak şekilde düşünüldüğünde cahilliğin çizgisi belli ise bize söyleyin bu çizgiyi biz de ona göre siyasi tercihimizin doğru olup olmadığını tartışalım.
sivaslınet
11.09.2012, 15:36
Sivaslınet sence bu mu tanım: Cahil: Belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan. (TDK)
Yoksa bu mu: Nasıl biliriz cahilin kim olduğunu?..
Siyaseti konuşuyoruz evet. Fakat cahilliği sadece siyaset alanında mı kullanacağız? Madem böyle bir konu var, her yönden ele almak gerekir. Ve ben diyorum ki siyasi, sayısal, felsefik tüm bilgileri içine alacak şekilde düşünüldüğünde cahilliğin çizgisi belli ise bize söyleyin bu çizgiyi biz de ona göre siyasi tercihimizin doğru olup olmadığını tartışalım.
Birincisi; yazışmalar en az on dakika ara ile olmalı. Madem editör düzeltmelere on dakika izin verilmişse.. Yeni düzeltmelerim vardı.
İkincisi; o halde tanımın ne olduğunu belirleyelim. Birisi soru sorup cevap verirse bu bir tanımdır. Misal: "Nasıl biliriz yağmuru? Gökten damlacıklar iner yeri ıslatır. Bu yağmurdur" bir tanımdır.
Evet bir tanım iki nokta üst üste konmadan da yapılır. "Nasıl biliriz cahilin kim olduğunu?" dedikten sonra; "Sayısal, sözel, felsefik.. bütün konulardan sorular yöneltilir kim diğerine göre daha az bilgiliyse o cahildir mantıken." Böyle bir cümle kurulmuşsa bu cahil sorusuna cevabi bir tanımdır. Doğru mu?
Tartışmayı basite ve anlaşılır hale sokmak istiyorum. Karışıklığa meydan vermeyelim. Mutabık kalabilirsek devam edelim.
bozkurt06
11.09.2012, 15:44
Ben bilmiyorum. Bozkurt06 siz söyleyin yüzde kaçı tam donanımlı bilgiye sahip?
ben cahil demekle bilgisiz birşey bilmiyor anlamına getirmedim. araştırmıyor insanımız yalanmı bırakmışlar kendilerini hayatın akışına nereye götürürse bize dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diyorlar ve oy yağdırıyorlar akp ye.
yüzdelik kısıma gelince bence yarısından fazla.
çevreme göre bunu söylüyorum ki eğer herkesin çevresi benim çevre gibi ise hepsi cahil hemde süzme cahil. :D
_DuMaN_58
11.09.2012, 15:49
Birincisi; yazışmalar en az on dakika ara ile olmalı. Madem editör düzeltmelere on dakika izin verilmişse.. Yeni düzeltmelerim vardı.
İkincisi; o halde tanımın ne olduğunu belirleyelim. Birisi soru sorup cevap verirse bu bir tanımdır. Misal: "Nasıl biliriz yağmuru? Gökten damlacıklar iner yeri ıslatır. Bu yağmurdur" bir tanımdır.
Evet bir tanım iki nokta üst üste konmadan da yapılır. "Nasıl biliriz cahilin kim olduğunu?" dedikten sonra; "Sayısal, sözel, felsefik.. bütün konulardan sorular yöneltilir kim diğerine göre daha az bilgiliyse o cahildir mantıken." Böyle bir cümle kurulmuşsa bu cahil sorusuna cevabi bir tanımdır. Doğru mu?
Tartışmayı basite ve anlaşılır hale sokmak istiyorum. Karışıklığa meydan vermeyelim. Mutabık kalabilirsek devam edelim.
Düzeltme yapmak istediğiniz mesajları(eğer sizin düzeltme ikonunuz aktif değil ise) Ö.M. yoluyla bize iletiniz.
-"Nasıl biliriz yağmuru? Yolda yürürken üzerin ıslanır, etrafa toprak kokusu yayılır, bu yağmurdur."
-Yağmur, Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı.
Sence hangisi gerçek tanıtım? Yoksa ekşi,inci gibi sözlükler tarzında herkes kendi yorumunu mu yazmalı tanım olarak?
_DuMaN_58
11.09.2012, 16:07
ben cahil demekle bilgisiz birşey bilmiyor anlamına getirmedim. araştırmıyor insanımız yalanmı bırakmışlar kendilerini hayatın akışına nereye götürürse bize dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diyorlar ve oy yağdırıyorlar akp ye.
yüzdelik kısıma gelince bence yarısından fazla.
çevreme göre bunu söylüyorum ki eğer herkesin çevresi benim çevre gibi ise hepsi cahil hemde süzme cahil. :D
İnsanlar istediği tarafa oyunu kullanabilir. Fikirleri değişebilir. Mesela bu dönem A partisine diğer dönem B partisine verir. Biz dersek ki ilk dönem de A partisine oy verenler cahil, o zaman diğer dönem B partisine verdiklerinde aynı şeyleri söyleyebilir miyiz? Yani kendi safımıza olursa iyi, diğer safa oylar giderse kötü. Böyle düşünmemek lazım.
sivaslınet
11.09.2012, 16:49
Düzeltme yapmak istediğiniz mesajları(eğer sizin düzeltme ikonunuz aktif değil ise) Ö.M. yoluyla bize iletiniz.
-"Nasıl biliriz yağmuru? Yolda yürürken üzerin ıslanır, etrafa toprak kokusu yayılır, bu yağmurdur."
-Yağmur, Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı.
Sence hangisi gerçek tanıtım? Yoksa ekşi,inci gibi sözlükler tarzında herkes kendi yorumunu mu yazmalı tanım olarak?
Evet herkesin kendine göre bir tanımı vardır. Gerek doğru gerek yanlış.
Yahu duman sen tartışıyormusun yoksa tartışmayı kaynatmaya mı çalışıyorsun? Daha "tanım"ın tanımını yapamadık. Böyle tartışma mı olur?
"Tanımın" tanımı şudur:
Şöyle yada böyle, bir bilinmezin ne olduğunu, bilinen bilgi çerçevesinde izah etmeye çalışmak.
Şimdi burada da mutabakat kuramayacağız biliyorum. Senin gayen tartışmada mutabakat değil ki.. Laf kalabalığı diyeceğim, bu seferde polemik başlatacaksın biliyorum.
-"Nasıl biliriz yağmuru? Yolda yürürken üzerin ıslanır, etrafa toprak kokusu yayılır, bu yağmurdur."
-Yağmur, Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı.
Yukardaki ikisi de tanımdır. Zira birisi Yağmur, deyip virgülden sonra açıklama yapmış, diğeri ise "bu yağmurdur" diye tanımı sonlandırmış.
Eksik veya fazla, yanlış veya doğru, burada amaç, tanımı yapanın bilgisi dahilinde.. tanımdır.
Şimdi laf kalabalığını bırakıp, şu senin "CAHİL"i tanımına gelelim. Eğer tanım değil dersen tartışmayı bırakacağım. Zira böyle konu dağıtarak tartışma olmaz.
"Nasıl biliriz cahilin kim olduğunu? Sayısal, sözel, felsefik.. bütün konulardan sorular yöneltilir kim diğerine göre daha az bilgiliyse o cahildir mantıken." -DUMAN-
Bu, "cahil"in tanımımı dır, değilmi dir? Sadece bu soruya cevap ver ki ilerleyelim..
amazon10
11.09.2012, 16:59
İnsanlar istediği tarafa oyunu kullanabilir. Fikirleri değişebilir. Mesela bu dönem A partisine diğer dönem B partisine verir. Biz dersek ki ilk dönem de A partisine oy verenler cahil, o zaman diğer dönem B partisine verdiklerinde aynı şeyleri söyleyebilir miyiz? Yani kendi safımıza olursa iyi, diğer safa oylar giderse kötü. Böyle düşünmemek lazım.
ama A partisine veya B partisine neden oy veriyorsun diye sorulduğunda mantıklı bir cevap verebilirsisiniz değil mi?
bunun cevabını veremeyenler var birde cevap verdiğini sananlar var etrafımızda doluca hemde.
allah aşkına duman_58 bey siz hiç araştırdınız mı insanlar neden neye göre oy veriyor %60 dan bahsediyorsunuz bunun yüzde kaçı tam donanımla bilgiye sahip veya şöyle diyeyim akp nin yaptıklarını ne kadar takip edebiliyoruz. neden herşey kısıtlanıyor bilgi alınması önlenip insanlar cahilleştiriliyor???
Sanki CHP ve MHP'nin seçmeni tam donanımlı olsa,neye kime oy verdiğini bilerek oy verse yine de o iki partiye oy vermeye devam edecek..:)
_DuMaN_58
11.09.2012, 18:48
Evet herkesin kendine göre bir tanımı vardır. Gerek doğru gerek yanlış.
Yahu duman sen tartışıyormusun yoksa tartışmayı kaynatmaya mı çalışıyorsun? Daha "tanım"ın tanımını yapamadık. Böyle tartışma mı olur?
"Tanımın" tanımı şudur:
Şöyle yada böyle, bir bilinmezin ne olduğunu, bilinen bilgi çerçevesinde izah etmeye çalışmak.
Şimdi burada da mutabakat kuramayacağız biliyorum. Senin gayen tartışmada mutabakat değil ki.. Laf kalabalığı diyeceğim, bu seferde polemik başlatacaksın biliyorum.
-"Nasıl biliriz yağmuru? Yolda yürürken üzerin ıslanır, etrafa toprak kokusu yayılır, bu yağmurdur."
-Yağmur, Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı.
Yukardaki ikisi de tanımdır. Zira birisi Yağmur, deyip virgülden sonra açıklama yapmış, diğeri ise "bu yağmurdur" diye tanımı sonlandırmış.
Eksik veya fazla, yanlış veya doğru, burada amaç, tanımı yapanın bilgisi dahilinde.. tanımdır.
Şimdi laf kalabalığını bırakıp, şu senin "CAHİL"i tanımına gelelim. Eğer tanım değil dersen tartışmayı bırakacağım. Zira böyle konu dağıtarak tartışma olmaz.
"Nasıl biliriz cahilin kim olduğunu? Sayısal, sözel, felsefik.. bütün konulardan sorular yöneltilir kim diğerine göre daha az bilgiliyse o cahildir mantıken." -DUMAN-
Bu, "cahil"in tanımımı dır, değilmi dir? Sadece bu soruya cevap ver ki ilerleyelim..
TANIM: Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama, tarif. TDK
Sivaslınet ister yazdıklarıma laf kalabalı de ister boş söz de. Diyebilirsin. Ama ben hiç bir zaman kimsenin yazdıklarını ne küçük görürüm ne de karşılıksız bırakırım. Seninle tartışmak için can atıyor değilim, ama böyle şeyleri sevmiyor da değilim. Birisiyle oturup bir konu hakkında konuşmak kadar sevdiğim birşey yoktur herhalde. Neyse.
Yağmurun gerçek tanımı, yağdığında toprak kokusu yayan şey, değildir. Ya da cahilin tanımı, benim yazdığım cümle değil. Gerçek tanımları yazıyor biliyorsun sende. Sen benim yazdığıma, yorumuma tanım diyorsun. Valla TDK ya tanım yapacak kadar bilgili olduğumu zannetmiyorum.
_DuMaN_58
11.09.2012, 18:51
ama A partisine veya B partisine neden oy veriyorsun diye sorulduğunda mantıklı bir cevap verebilirsisiniz değil mi?
bunun cevabını veremeyenler var birde cevap verdiğini sananlar var etrafımızda doluca hemde.
Evet dediğiniz gibi cevap verenler olduğu gibi veremeyenler de var. Hemde doluca. Bizim bir komşumuz vardı, teyze 80 yaşlarıdaydı. Okuma yazma bilmezdi. Parti işinden de anlamazdı. Ama bir oy bir oydur. Oğulları söylerdi "ana şu işareti görünce onun üstüne mührü basacaksın" derlerdi. Teyze de öyle yapardı.
Fakat hiç kimse A yada B partisi arasında, şu partinin seçmenleri daha akıllı, şu partinin seçmenleri daha bilgisiz gibi şeyler söylememeli.
sivaslınet
11.09.2012, 19:39
TANIM: Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama, tarif. TDK
Hayret birşeysin sen Duman.. :)
İnadından bir adım bile ilerliyemiyoruz. Yukardaki TDK nın tanımı elbette bir "tanım"ın tanımı. En sağlıklı olan tanım.
Yahu ben diyorum ki herkes bilgisine göre tanım yapar eksik te olabilir. Buna evet diyemiyorsun. Neden diyemiyorsun bu kadar gurur yapma. :)
Sen "cahil" hakkında bir takım yazılar yazdın. Aşağıya tekrar kopyalayacağım. Bunun adı nedir peki? Buna cevap ver bari. :)
Bu yaptığın şeyin adını koyalım da bir adım ilerleyelim. :)
"Nasıl biliriz cahilin kim olduğunu? Sayısal, sözel, felsefik.. bütün konulardan sorular yöneltilir kim diğerine göre daha az bilgiliyse o cahildir mantıken." -DUMAN-
Şimdi sen yukardaki yazını hangi kasıtla yazdın? Gayen ne idi?
Birisiyle oturup bir konu hakkında konuşmak kadar sevdiğim birşey yoktur herhalde.
Bunu ben de en az senin kadar severim ama, benim senden bir farkım var. Bunu uzlaşmak adına, paylaşım adına, yararlanma adına yaparım. Aksi; laf kalabalığı, lafazanlık, kahvane sohpeti olur.
_DuMaN_58
12.09.2012, 00:31
Hayret birşeysin sen Duman.. :)
İnadından bir adım bile ilerliyemiyoruz. Yukardaki TDK nın tanımı elbette bir "tanım"ın tanımı. En sağlıklı olan tanım.
Yahu ben diyorum ki herkes bilgisine göre tanım yapar eksik te olabilir. Buna evet diyemiyorsun. Neden diyemiyorsun bu kadar gurur yapma. :)
Sen "cahil" hakkında bir takım yazılar yazdın. Aşağıya tekrar kopyalayacağım. Bunun adı nedir peki? Buna cevap ver bari. :)
Bu yaptığın şeyin adını koyalım da bir adım ilerleyelim. :)
"Nasıl biliriz cahilin kim olduğunu? Sayısal, sözel, felsefik.. bütün konulardan sorular yöneltilir kim diğerine göre daha az bilgiliyse o cahildir mantıken." -DUMAN-
Şimdi sen yukardaki yazını hangi kasıtla yazdın? Gayen ne idi?
Bunu ben de en az senin kadar severim ama, benim senden bir farkım var. Bunu uzlaşmak adına, paylaşım adına, yararlanma adına yaparım. Aksi; laf kalabalığı, lafazanlık, kahvane sohpeti olur.
Ah Sivaslınet ah. Ben de diyorum ki tanım, TDK nın yaptığıdır. Benim yaptığım yorumdur. Sen benim yorumumu, görüşlerimi tanım olarak görüyorsun. Benim için sevindirici birşey aslında :)
sivaslınet
12.09.2012, 05:28
Ah Sivaslınet ah. Ben de diyorum ki tanım, TDK nın yaptığıdır. Benim yaptığım yorumdur. Sen benim yorumumu, görüşlerimi tanım olarak görüyorsun. Benim için sevindirici birşey aslında :)
Şuna bakın yahu, bir de haklıymış gibi ah çekmezmi.. Bu vakitten sonra bize Türkçe, Dilbilgisi kavratmaya çalışacak. :)
Duman, artık bende bir yargı oluştu. Sen Nuh diyen ama peygamber demiyen bir insansın. Seninle tartışmaya giren insan bunu kesin göze alacak bir defa. Paylaşım niyetini sende asla göremedim. Konunun içine ettik böylece. :)
Neyse..
Tanım, tarif, açıklama, yorum, tefsir, tasvir, tafsilat, anlamlandırma kelimeleri kavramları(bilinmeyen) açıklamak, tanımlamak için birbirinin yerine kullanılan aynı anlamı taşıyan kelimelerdir.
Konuya dönersek,
Altını çizerek yaptığın şu tanım(açıklama, yorum);
Sana göre diğer insanlar cahildir. Diğerlerine göre siz cahilsinizdir.
Ve şu tanımın(açıklama, yorum);
Nasıl biliriz cahilin kim olduğunu? Sayısal, sözel, felsefik.. bütün konulardan sorular yöneltilir kim diğerine göre daha az bilgiliyse o cahildir mantıken.
Önce birbiriyle çelişkili. Birinde ölçüyü kişiler olarak gösterirken diğerinde TEST olarak gösteriyorsun.
Bana göre ve genel geçer olarak ikinci tanımın doğru. Birincisi kesin yanlıştır. Zira doğruların ölçüsü kişiler olamaz.
Altına da şöyle yazmışsın:
O yüzden fazla irdelemeye gerek yok.
Bu ne bilgeçlik, bu ne kendini büyük görme böyle.. Buradaki insanlar Navigatör beye mi soracaklar neyin irdelenip irdelenmeyeceğini? :)
Gelelim buradaki seçmen cahilliği konusuna.
Seçmenlerimiz cahil olabilir. Bundan doğal daha hiç bir şey olamaz. Kaldı ki sen de bir örnek vermişsin. Seçmenin birisine amblem tarif ediyor yakınları diye. Haklısın milyonlarcası böyle.
Banim fikrimi sorarsan seçmenimizin %90'ı bilinçli oy vermiyor.
bozkurt06
12.09.2012, 08:16
Sanki CHP ve MHP'nin seçmeni tam donanımlı olsa,neye kime oy verdiğini bilerek oy verse yine de o iki partiye oy vermeye devam edecek..:)
akpnin seçmenlerinden daha bilgiliolduklarına emin ol. dini sömürmekten başka birşey yapmadıkları için bunuda anlayışla karşılamak lazım değil mi ?
bozkurt06
12.09.2012, 08:18
İnsanlar istediği tarafa oyunu kullanabilir. Fikirleri değişebilir. Mesela bu dönem A partisine diğer dönem B partisine verir. Biz dersek ki ilk dönem de A partisine oy verenler cahil, o zaman diğer dönem B partisine verdiklerinde aynı şeyleri söyleyebilir miyiz? Yani kendi safımıza olursa iyi, diğer safa oylar giderse kötü. Böyle düşünmemek lazım.
kullanamaz demiyorum ki ben sorduğunda neden oy veriyorsun dediğimizde verilen cevaplara takılıyorum. ki verilen cevaplar akp nin dini bütün yönüyle kullandığını gösteriyor gerçi yaptıklarıda öyle
_DuMaN_58
12.09.2012, 09:40
Şuna bakın yahu, bir de haklıymış gibi ah çekmezmi.. Bu vakitten sonra bize Türkçe, Dilbilgisi kavratmaya çalışacak. :)
Duman, artık bende bir yargı oluştu. Sen Nuh diyen ama peygamber demiyen bir insansın. Seninle tartışmaya giren insan bunu kesin göze alacak bir defa. Paylaşım niyetini sende asla göremedim. Konunun içine ettik böylece. :)
Neyse..
Tanım, tarif, açıklama, yorum, tefsir, tasvir, tafsilat, anlamlandırma kelimeleri kavramları(bilinmeyen) açıklamak, tanımlamak için birbirinin yerine kullanılan aynı anlamı taşıyan kelimelerdir.
Konuya dönersek,
Altını çizerek yaptığın şu tanım(açıklama, yorum);
Ve şu tanımın(açıklama, yorum);
Önce birbiriyle çelişkili. Birinde ölçüyü kişiler olarak gösterirken diğerinde TEST olarak gösteriyorsun.
Bana göre ve genel geçer olarak ikinci tanımın doğru. Birincisi kesin yanlıştır. Zira doğruların ölçüsü kişiler olamaz.
Altına da şöyle yazmışsın:
Bu ne bilgeçlik, bu ne kendini büyük görme böyle.. Buradaki insanlar Navigatör beye mi soracaklar neyin irdelenip irdelenmeyeceğini? :)
Gelelim buradaki seçmen cahilliği konusuna.
Seçmenlerimiz cahil olabilir. Bundan doğal daha hiç bir şey olamaz. Kaldı ki sen de bir örnek vermişsin. Seçmenin birisine amblem tarif ediyor yakınları diye. Haklısın milyonlarcası böyle.
Banim fikrimi sorarsan seçmenimizin %90'ı bilinçli oy vermiyor.
Sivaslınet kaburgam kalındır ama sen fazla abartmışsın kardeşim :) Şu yazıları göremiyorum istersen biraz daha büyüt! La gardaşım gözüme girecek nerdeyse.
"Ben sana cahil gözüyle bakarsam, sende bana karşılık olarak aynı gözle bakabilirsin. " =(eşittir) "Sana göre diğerleri cahil olabilir ama sende onlara göre olabilirsin"
Bir defa burayı ayrı düşün. O yüzden diğer cümleyle çelişkisi yok. Diğer cümle farklı birşey bu cümle farklı birşey. Bu cümlede biraz "empati" olayı var sadece.
sivaslınet
12.09.2012, 11:50
Sivaslınet kaburgam kalındır ama sen fazla abartmışsın kardeşim :) Şu yazıları göremiyorum istersen biraz daha büyüt! La gardaşım gözüme girecek nerdeyse.
Keşke sadece kaburgan kalın olsa.. :)
Yazıyı kalın olan kaburgan için büyütmemiştim.. :)
31. iletideyiz halen "tanım"ın "ne" olduğunu anlatamadım.. :)
"Ben sana cahil gözüyle bakarsam, sende bana karşılık olarak aynı gözle bakabilirsin. " =(eşittir) "Sana göre diğerleri cahil olabilir ama sende onlara göre olabilirsin"
Evet 31. iletide halen "cahil"liğin ölçüsünü kişi olarak göryorsun. 131. ileti de olsa böyle devam edeceğinden %100 eminim. :)
Bizler şimdi Einstein'i cahil görsek o adam cahil mi olacak?
Bir defa burayı ayrı düşün. O yüzden diğer cümleyle çelişkisi yok. Diğer cümle farklı birşey bu cümle farklı birşey. Bu cümlede biraz "empati" olayı var sadece.
Diyorum ya anlatamam diye.. Çark konusunda kendini yetenekli sanıyorsun ama, inan ki hiç öyle değilsin. Çok belli ediyorsun. :)
Şimdi bir beş on ileti daha o empati diye kullandığın cümleyi empati anlamında değil, yine "cahil"i tanımlaman için kullandığını anlatacağım..
Üstelik Empati de karşı tarafı cahil olarak düşünerek veya düşünmeyerek yapılmaz. Empati, duyguları ve çaresizliği anlamak anlamındadır.
Ama yine de senden ümitliyim Duman.. :)
Zira 31. iletide nihayet tanım konusuna itirazını tamamladın.
Gelecek tartışmalarda da uzlaşabilmek ümidiyle.. :)
Konumuz cehalet nedir?_
Bu arada sivaslınete katılıyorum. ( İnsanları ayrıştırma adına. Cahil, Okumuş, yobaz, laik, vb. vb. Böylelikle yapıcı bir sonuca ulaşabilirz. )
Hatta bu işin devamıda şöyle gelişebilir. Oy verenleri hesaplayalım. Cahillerin oyunun %20'si, laik, atatürkçü kesimin oyunun %150'sini, köylünün oyunun %25'i, üniversite mezunu ama dini bir görüşü olmayanın oyunun %80'ini falan alalım. Yeni iktidarı buna göre belirleyelim.
Konumuz da Muhsin yazıcıoğlu sanırım. Oyları toplayıp BBP'ye hediye edelim, muhsin yazıcıoğlu kazasına analiz edecek olan ekibi de BBP Sivas Adayları gösterelim.
nene-hatun
12.09.2012, 14:45
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]
Yazıcıoğlu'nun şüpheli ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu olan son muvazzaf askerler Aydın Özsıcak da tahliye edildi. Tutuklanan muvazzaf askerler Cemal Şahin ve Nedim Bakırhan da 3. yargı paketinin TBMM'den geçmesinin hemen ardından serbest bırakılmıştı.
3. Yargı paketini yürürlüğe sokanlara, ÖYM(özel yetkili mah.) kaldırmaya çalışanlara, böyle berbat yargı sistemine yazıklar olsun.. Muhsin Başkanın kanı yerde kaldı. Şimdi hesap versinler?? Kim verecek bunun hesabını?? Nerde devlet?? Cenaze namazına katılmak ile devlet görevini yerine getirmiş olmaz. Devlet bu işin peşini bırakmayacaktı. Normal bir vatandaşın suikast olayı olsaydı failler yakalandıktan bir süre sonra cezaları uygulanırdı. Ama Muhsin Başkanın failleri bulunamıyor, bulunan üç beş şüpheli ise salınıveriyor. Sadece yazıklar olsun, başka birşey demiyorum.
"Allah herşeyi bilendir."
Yanılıyorsunuz bu ülkede hiç bir zaman adalet doğru işlememiştir.Günümüzde yaşananlar 12 faşizminin devamıdır. Açık söylemem gerekirse Kahramanmaraş olaylarının müsebbibi olarak gösterilen bu adamı hiç sevmem. İlahi adalet denilen bir şey yok ama hayatın kendi adaleti var. Yine de bu, bir kimsenin ölmesi yada öldürülmesi ve bunun üstünün örtülmesi için bir sebep değil. Bu devlet neyi tam yaptı ki onu tam yapsın.
_DuMaN_58
12.09.2012, 17:19
Keşke sadece kaburgan kalın olsa.. :)
Yazıyı kalın olan kaburgan için büyütmemiştim.. :)
31. iletideyiz halen "tanım"ın "ne" olduğunu anlatamadım.. :)
Evet 31. iletide halen "cahil"liğin ölçüsünü kişi olarak göryorsun. 131. ileti de olsa böyle devam edeceğinden %100 eminim. :)
Bizler şimdi Einstein'i cahil görsek o adam cahil mi olacak?
Diyorum ya anlatamam diye.. Çark konusunda kendini yetenekli sanıyorsun ama, inan ki hiç öyle değilsin. Çok belli ediyorsun. :)
Şimdi bir beş on ileti daha o empati diye kullandığın cümleyi empati anlamında değil, yine "cahil"i tanımlaman için kullandığını anlatacağım..
Üstelik Empati de karşı tarafı cahil olarak düşünerek veya düşünmeyerek yapılmaz. Empati, duyguları ve çaresizliği anlamak anlamındadır.
Ama yine de senden ümitliyim Duman.. :)
Zira 31. iletide nihayet tanım konusuna itirazını tamamladın.
Gelecek tartışmalarda da uzlaşabilmek ümidiyle.. :)
Sivaslınet kendini zeytinyağı gibi üste çıkarmaya mı çalışıyorsun :)
Sen daha benim yazdığıma inanmıyorsun ki. Ben sana diyorum ki "benim yazdığım yorumdur, görüştür" sen diyorsun "hayır seninki tanımdır." Sanki ben yazmıyorum sen yazıyorsun Allah Allah.
Diyorum ki iki cümle farklı şeyler, yok hayır öyle değil diyorsun. Sen daha benim yazdıklarıma inanmıyorsun. Kendi kafandan tasarlayıp sanki ben yazmışım gibi gösteriyorsun. Önceki huyundan vazgeçmedin gitti. "tanım" kardeşim. "Tanım" kelimesinin tanımını TDK yapmış.
Ben yazdığım cümleleri açıklamaya çalışıyorum sen benim bu açıklamamı farklı bir yorummuş gibi görüyorsun. Önce benim ne demek istediğimi anlamalısın.
Çark konusuna gelince, herkesi kendin gibi zannediyorsun herhalde.
_DuMaN_58
12.09.2012, 17:21
Yanılıyorsunuz bu ülkede hiç bir zaman adalet doğru işlememiştir.Günümüzde yaşananlar 12 faşizminin devamıdır. Açık söylemem gerekirse Kahramanmaraş olaylarının müsebbibi olarak gösterilen bu adamı hiç sevmem. İlahi adalet denilen bir şey yok ama hayatın kendi adaleti var. Yine de bu, bir kimsenin ölmesi yada öldürülmesi ve bunun üstünün örtülmesi için bir sebep değil. Bu devlet neyi tam yaptı ki onu tam yapsın.
Peki burada ben hangi konuda yanılıyorum?
nene-hatun
12.09.2012, 17:27
Peki burada ben hangi konuda yanılıyorum?
:) Normal bir vatandaş suikasta uğrarsa bulunur konusunda. Merak etmeyin normal vatandaşlar için de aynı sıkıntı geçerli
sivaslınet
12.09.2012, 17:44
Sen daha benim yazdığıma inanmıyorsun ki. Ben sana diyorum ki "benim yazdığım yorumdur, görüştür" sen diyorsun "hayır seninki tanımdır." Sanki ben yazmıyorum sen yazıyorsun Allah Allah.
Anlaşıldı senin gururunu, kibirini, çok bilmişliğini yenip konuyu laf kalabalığına getirmemen için ben de israrla ve daha da basitleştirerek devam edeceğim. Bu kadar basit şeyi tartışır hale geldik artık..
Umarım bu senin için fayda sağlar da birazcık mütevazileşirsin. :)
Tanım= Açıklama (TDK)
Yorum= Açıklama (TDK)
Şimdi soruyorum: Aynı şeye eşit olan iki şey, birbirine eşitmidir?
_DuMaN_58
12.09.2012, 18:38
:) Normal bir vatandaş suikasta uğrarsa bulunur konusunda. Merak etmeyin normal vatandaşlar için de aynı sıkıntı geçerli
Çocuk katillerinin izi sürülüp aylar, yıllar sonra bulunuyor.
Atvde sabah programının birinde "cinayetler" aylar sonra ortaya çıkarılıyor.
Yurt dışında vatandaşımız rehin alınsa bir aya kadar geri dönüyor ülkesine.
Ama kendi ülkesinde suikaste(bence) uğrayan bir milletvekilinin failleri yıllar geçmesine rağmen bulunamıyor(bulunmuyor).
Sizce ben yanılmış mıyım.
dersimiz dilbilgisi,
konumuz Muhsin Yazıcıoğlu.
Devam devam..
Anlayış süper. :D
_DuMaN_58
12.09.2012, 18:45
Tanım: Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama. TARİF.
Yorum: Bir yazının veya bir sözün, anlaşılması güç yönlerini açıklayarak aydınlığa kavuşturma. TEFSİR.
Sence bütün bunlar aynı şey mi?
nene-hatun
12.09.2012, 18:45
Çocuk katillerinin izi sürülüp aylar, yıllar sonra bulunuyor.
Atvde sabah programının birinde "cinayetler" aylar sonra ortaya çıkarılıyor.
Yurt dışında vatandaşımız rehin alınsa bir aya kadar geri dönüyor ülkesine.
Ama kendi ülkesinde suikaste(bence) uğrayan bir milletvekilinin failleri yıllar geçmesine rağmen bulunamıyor(bulunmuyor).
Sizce ben yanılmış mıyım.
Bu ülkedeki faili meçhullerin sayısından haberiniz yok herhalde. Üç beş tane magazin malzemesi edilen ve bu yolla insanların acıları üzerinden reyting sağlanan programlara bakarak Türkiyedeki adaletin çok iyi biçimde yerine getirildiğini söyleyemezsiniz
_DuMaN_58
12.09.2012, 18:45
Bakma öyle Sivaslınet ben başlatmadım sen başlattın :)
_DuMaN_58
12.09.2012, 18:47
Bu ülkedeki faili meçhullerin sayısından haberiniz yok herhalde. Üç beş tane magazin malzemesi edilen ve bu yolla insanların acıları üzerinden reyting sağlanan programlara bakarak Türkiyedeki adaletin çok iyi biçimde yerine getirildiğini söyleyemezsiniz
Adaletin yerine getirildiğinden değil, getirilmediğinden yakınıyorum.
nene-hatun
12.09.2012, 18:51
Bana verdiğiniz cevapta adaletin yerine getirildiğine dair magazin medyasının kullandığı cinayetleri örnek vermişsiniz. Bir daha okumanızda fayda var yazdıklarınızı.Faili meçhul cinayetlerin hepsi popüler isimler değil .Bende size bunu anlatmaya çalışıyorum
_DuMaN_58
12.09.2012, 18:59
Bana verdiğiniz cevapta adaletin yerine getirildiğine dair magazin medyasının kullandığı cinayetleri örnek vermişsiniz. Bir daha okumanızda fayda var yazdıklarınızı.Faili meçhul cinayetlerin hepsi popüler isimler değil .Bende size bunu anlatmaya çalışıyorum
Benim yazdıklarım popüler olanlar değil ki. Tvde çıkıyor diye popüler olmuyor. Aile son bir şans olarak Tvyi seçiyor. Tvye çıkmayanlarda daha fazla.
nene-hatun
12.09.2012, 19:09
Ben size bu ülkede sade vatandaşlar da bu durumdan muzdarip diyorum. Siz hayır değil dercesine bana magazinsel örnekler veriyorsunuz.
Ben size diyorum ki; bu ülkede faili meçhuller sadece popüler isimler değil diyorum.
Siz ilk iletinizde normal vatandaş olsa bulunur diyorsunuz ve son iletinizde son çare olarak TVye başvuruyorlar diyorsunuz. Bunun anlamı şu dur:
Adam adaletten bir çare bulamamış medyaya başvurarak bir şeyler elde etme çabasındadır.
Niye sürekli yazdıklarınızı yalanlar ifadeler kullanıyorsunuz? Ben sade vatandaşlar konusunda yanılıyorsunuz dediğim zaman neden itiraz ediyorsunuz o halde?
İşimiz var valla deveye hendek atlatsam daha iyiydi.
_DuMaN_58
12.09.2012, 19:15
Ben size bu ülkede sade vatandaşlar da bu durumdan muzdarip diyorum. Siz hayır değil dercesine bana magazinsel örnekler veriyorsunuz.
Ben size diyorum ki; bu ülkede faili meçhuller sadece popüler isimler değil diyorum.
Siz ilk iletinizde normal vatandaş olsa bulunur diyorsunuz ve son iletinizde son çare olarak TVye başvuruyorlar diyorsunuz. Bunun anlamı şu dur:
Adam adaletten bir çare bulamamış medyaya başvurarak bir şeyler elde etme çabasındadır.
Niye sürekli yazdıklarınızı yalanlar ifadeler kullanıyorsunuz? Ben sade vatandaşlar konusunda yanılıyorsunuz dediğim zaman neden itiraz ediyorsunuz o halde?
İşimiz var valla deveye hendek atlatsam daha iyiydi.
Önce bir deve alın o zaman. Hendeği atlatın. Ondan sonra devam edelim. Kabul mu?
nene-hatun
12.09.2012, 19:23
Önce bir deve alın o zaman. Hendeği atlatın. Ondan sonra devam edelim. Kabul mu?
Deveye hendek atlatmak konusunda daha başarılı olacağımdan eminm. Polemik üretmeyi sevenlerle devam edin en iyisi.
_DuMaN_58
12.09.2012, 19:27
Deveye hendek atlatmak konusunda daha başarılı olacağımdan eminm. Polemik üretmeyi sevenlerle devam edin en iyisi.
Bende deveye hendek atlatabileceğiniz konusunda size güveniyorum.
sivaslınet
13.09.2012, 04:53
Tanım: Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama. TARİF.
Yorum: Bir yazının veya bir sözün, anlaşılması güç yönlerini açıklayarak aydınlığa kavuşturma. TEFSİR.
Sence bütün bunlar aynı şey mi?
Evet aynı şeyler.. :)
Konuya odaklanıp tartışma çok kolay aslında. Ama tartışmacı açık, samimi, mütevazi ise tartışma kolaydır.
Ama, o insan çark ediyor, kıvırıyor, inatçı, kibirli, çok bilmiş ise önce o yapısını teşhis edip, teşhir etmek gerekir ki insanlar onun tartıştığını sanıp aldanmasınlar. Yoksa konu nasıl olsa bir şekilde çarpıtılacak. Tartışmacının yapısını bile bile tartışmak asıl polemiğe girmek olur.
Çarpıtmayı bu kez tam alıntı yapayım:
Yorum;
Bir olayı belli bir görüşe göre açıklama, değerlendirme.
Tanım;
Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama, tarif.
ÇARK edip cevap vermediğin soruyu tekrar soruyorum. Mutlaka cevap vermeni istiyorum.
Aynı şeye eşit olan iki şey, birbirine eşitmidir?
Duman, yine çarpıtmaya kalkarsan bu sefer de altını çizdiğin şeylerin aynı şeyler olduğunu ispat edeceğim. Konuları çarpıttığını kabul ettirene kadar pes etmeyeceğim. :)
Yukardaki "kavram" ve "olay" da aynı şeylerdir.
_DuMaN_58
13.09.2012, 10:24
Evet aynı şeyler.. :)
Konuya odaklanıp tartışma çok kolay aslında. Ama tartışmacı açık, samimi, mütevazi ise tartışma kolaydır.
Ama, o insan çark ediyor, kıvırıyor, inatçı, kibirli, çok bilmiş ise önce o yapısını teşhis edip, teşhir etmek gerekir ki insanlar onun tartıştığını sanıp aldanmasınlar. Yoksa konu nasıl olsa bir şekilde çarpıtılacak. Tartışmacının yapısını bile bile tartışmak asıl polemiğe girmek olur.
Çarpıtmayı bu kez tam alıntı yapayım:
Yorum;
Bir olayı belli bir görüşe göre açıklama, değerlendirme.
Tanım;
Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama, tarif.
ÇARK edip cevap vermediğin soruyu tekrar soruyorum. Mutlaka cevap vermeni istiyorum.
Aynı şeye eşit olan iki şey, birbirine eşitmidir?
Duman, yine çarpıtmaya kalkarsan bu sefer de altını çizdiğin şeylerin aynı şeyler olduğunu ispat edeceğim. Konuları çarpıttığını kabul ettirene kadar pes etmeyeceğim. :)
Yukardaki "kavram" ve "olay" da aynı şeylerdir.
Çark konusunu tekrar söylüyorum, sen insanları kendin gibi zannediyorsun herhalde..
Sivaslınet sen de yazmışsın; Yorum, olayı BELLİ BİR GÖRÜŞE göre açıklamaktır.
Tanım ise görüş belirtmeden, niteliklerin eksiksiz belirtildiği açıklamadır.
Tanım da bir konuyu anlatırken YORUM katmadan anlatırsınız, açıklarsınız.
Yorum da kişinin kendine ait düşünce, duyguları neyse ona göre açıklama yapar.
Tanım da duygular olmaz. Nesnel bir şekilde açıklama olur.
Sivaslınet arada ki farkı anlayabildin mi kardeşim?
sivaslınet
13.09.2012, 12:19
Çark konusunu tekrar söylüyorum, sen insanları kendin gibi zannediyorsun herhalde..
Sivaslınet sen de yazmışsın; Yorum, olayı BELLİ BİR GÖRÜŞE göre açıklamaktır.
Tanım ise görüş belirtmeden, niteliklerin eksiksiz belirtildiği açıklamadır.
Tanım da bir konuyu anlatırken YORUM katmadan anlatırsınız, açıklarsınız.
Yorum da kişinin kendine ait düşünce, duyguları neyse ona göre açıklama yapar.
Tanım da duygular olmaz. Nesnel bir şekilde açıklama olur.
Sivaslınet arada ki farkı anlayabildin mi kardeşim?
İnadını ve kibirini kırabilsek konuya döneceğiz ama daha mümkün olmadı.
Yine çarpıtmaya çalışmışsın, yine pek başarılı olamamışsın. İnsanlar yorumunu da açıklamasını da kendine göre veya bir dünya görüşüne göre yapar. Bu seni haklı çıkarmıyorki.. Aksine çarpıttığının kendin bile farkına varmamış yine alt çizgiden sonra "açıklama" kelimesini özellikle kullanmışsın. :) Yani özel de olsa, genel de olsa adı A-ÇIK-LA-MA-DIR.
Dilbilgisi konusunda tam tıkırsın Duman. İşte buna dilbilgisi cahilliği denir. Ama cahillik hiç bir zaman ayıp değildir insanlar bilemeyebilir. Bir insan bilmediği konuda ahkam keserse ayıp olan budur. Hele de doğru gösterildikten sonra ahkamını devam ettirirse kara cahildir, çok daha ayıptır.
Bilinmeyen veya az bilinen Kavramların, olayların, olguların tanımı, açıklaması, yorumu yapılıyorsa hepsindeki amaç aynıdır. Açıklamadır.
Kaldı ki TDK, tanım olarak "açıklama"yı virgülle ayırmış, ikisininde karşılığının "açıklama" olduğuna özellikle dikkat çekmiş. Virgül, "ayrıca", "böyle de", "bu da" anlamındadır. Bu da ikisinin aynı anlama geldiğini gösterir.
Kibirinden söyleyemedin ama ben söyleyeyim. "Aynı şeye eşit olan iki şey birbirine eşittir."
Bir de özlü söz ile bitireyim. "Kibir sandalyeye benzer. Başında taşırsan seni küçültür, ayak altına alırsan seni büyütür."
_DuMaN_58
13.09.2012, 12:44
İnadını ve kibirini kırabilsek konuya döneceğiz ama daha mümkün olmadı.
Yine çarpıtmaya çalışmışsın, yine pek başarılı olamamışsın. İnsanlar yorumunu da açıklamasını da kendine göre veya bir dünya görüşüne göre yapar. Bu seni haklı çıkarmıyorki.. Aksine çarpıttığının kendin bile farkına varmamış yine alt çizgiden sonra "açıklama" kelimesini özellikle kullanmışsın. :) Yani özel de olsa, genel de olsa adı A-ÇIK-LA-MA-DIR.
Dilbilgisi konusunda tam tıkırsın Duman. İşte buna dilbilgisi cahilliği denir. Ama cahillik hiç bir zaman ayıp değildir insanlar bilemeyebilir. Bir insan bilmediği konuda ahkam keserse ayıp olan budur. Hele de doğru gösterildikten sonra ahkamını devam ettirirse kara cahildir, çok daha ayıptır.
Bilinmeyen veya az bilinen Kavramların, olayların, olguların tanımı, açıklaması, yorumu yapılıyorsa hepsindeki amaç aynıdır. Açıklamadır.
Kaldı ki TDK, tanım olarak "açıklama"yı virgülle ayırmış, ikisininde karşılığının "açıklama" olduğuna özellikle dikkat çekmiş. Virgül, "ayrıca", "böyle de", "bu da" anlamındadır. Bu da ikisinin aynı anlama geldiğini gösterir.
Kibirinden söyleyemedin ama ben söyleyeyim. "Aynı şeye eşit olan iki şey birbirine eşittir."
Bir de özlü söz ile bitireyim. "Kibir sandalyeye benzer. Başında taşırsan seni küçültür, ayak altına alırsan seni büyütür."
Sivaslınet senden iyi bir çarkçı başı olur :) (aktassa daha iyi bilir çarkçı başını)
"yorumunu ve açıklamasını kendi görüşüne göre yapar."
"yorumunu ve tanımını kendine görüşüne göre yapar."
Burada şu var. "Tanım" 'ı insanlar kendi görüşüne göre yapamaz. Tanımın anlamı bellidir; Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtmek veya açıklamak. (TDK virgülle falan ayırmamış)
Şunu da unutma büyüklük sadece Allah'a mahsustur. Biz kendimizi kimseden büyük görmeyiz. Kendimizi beğenip, üstünlük kurmayız.
sivaslınet
13.09.2012, 13:17
Sivaslınet senden iyi bir çarkçı başı olur :) (aktassa daha iyi bilir çarkçı başını)
Oyuncu sahada zayıf olunca türbünlere oynamaya başlarmış. Debelendikçe batıyorsun Duman. Şimdi de Aktassa'dan medet ummaya mı başladın.
Burada şu var. "Tanım" 'ı insanlar kendi görüşüne göre yapamaz. Tanımın anlamı bellidir; Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtmek veya açıklamak. (TDK virgülle falan ayırmamış)
Hala cahilliğinle ahkam kesiyorsun "veya"nın anlamı virgül demektir. Şimdi de bunu mu tartışacağız? :)
Yorum: 1. isim Bir yazının veya bir sözün, anlaşılması güç yönlerini açıklayarak aydınlığa kavuşturma, tefsir
2. Bir olayı belli bir görüşe göre açıklama, değerlendirme.
Virgülü yukarda görebiliyormusun? Yine 5-10 punto büyüteyim mi?
Ayrıca tanımın virgüllü açıklamasını almamışsın. Artık dürüstlüğü de kaldırdın tartışmadan.
Aslı şöyle: Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama, tarif
_DuMaN_58
13.09.2012, 14:52
Oyuncu sahada zayıf olunca türbünlere oynamaya başlarmış. Debelendikçe batıyorsun Duman. Şimdi de Aktassa'dan medet ummaya mı başladın.
Hala cahilliğinle ahkam kesiyorsun "veya"nın anlamı virgül demektir. Şimdi de bunu mu tartışacağız? :)
Yorum: 1. isim Bir yazının veya bir sözün, anlaşılması güç yönlerini açıklayarak aydınlığa kavuşturma, tefsir
2. Bir olayı belli bir görüşe göre açıklama, değerlendirme.
Virgülü yukarda görebiliyormusun? Yine 5-10 punto büyüteyim mi?
Ayrıca tanımın virgüllü açıklamasını almamışsın. Artık dürüstlüğü de kaldırdın tartışmadan.
Aslı şöyle: Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama, tarif
Sivaslınet; "çark"çı başı söylemim espiriye yönelik birşey çok üzerine alınma :) Aktassa denizci olduğu için çarkçı başının ne olduğunu bilir diye söyledim. Ama sen benim bu tür yazılarımı tribüne oynamak olarak görüyorsun. Bilsem yazmadım. Neyse.
1. "...sözün, anlaşılması güç yönlerini açıklayarak aydınlığa kavuşturma,..."
Burada "açıkla"(mak) kelimesini şu şekilde alman lazım; "anlaşılması güç yönlerini açıkla(mak)" Yani bir sözü açıklamak değil sadece, bir sözün anlaşılması güç yönlerini açıklamak. Burda "açıklamak" tan önce virgül konulsa senin dediğin gibi olabilirdi.
2. "Bir olayı belli bir görüşe göre açıklama, değerlendirme."
Burada "açıklamak" kelimesini şöyle alacağız "bir görüşe göre açıklamak". Bunu bir bütün olarak göre. Veya ayrı gör önemli değil. Ama "açıklamak" tan önce virgül gelse senin dediğin gibi olabilir.
Örneğin: Tanım: ....eksiksiz olarak belirtme veya açıklama. (normali bu) Burada açıklamak kelimesini belirtme kelimesinin yerine kullanabileceğimizi söylüyor.
Şöyle olsaydı: Tanım: ..eksiksiz olarak belirtme, açıklama, tarif. (böyle olsaydı) Senin dediğin gibi Tanım = Açıklama olurdu.
Ha şu var tanım yaparken açıklama yaparsın. Yani ağzından tek bir kelime çıkmadan tanım yapamazsın ki. Açıklamak burada fiil görevi yapıyor.
akpnin seçmenlerinden daha bilgiliolduklarına emin ol. dini sömürmekten başka birşey yapmadıkları için bunuda anlayışla karşılamak lazım değil mi ?
Onlar da Atatürk sömürüsü Türkçülük,ırkçılık sömürüsü yapıyor.Ne farkı var!
bozkurt06
13.09.2012, 15:33
Onlar da Atatürk sömürüsü Türkçülük,ırkçılık sömürüsü yapıyor.Ne farkı var!
ne yapıyor mesela türkçülük ırkçılık sömürüsü yaparken leadri bir kaçtane örnek alabilirmiyiz?
ama şunun farkında olki din ile yapılan sömürü kadar alçakça yapılmış başka bir sömürü olamaz.
biraz daha dururlarsa başımızda türkiyemi yandaşları ile sömürdükleri gibi cennettende tapuları yandaşlarına vermeye başlar, yaparda o kadar okunacak olmuşlar :)
sivaslınet
14.09.2012, 03:19
Onlar da Atatürk sömürüsü Türkçülük,ırkçılık sömürüsü yapıyor.Ne farkı var!
Evrenselleşmiş değerlerin sömürüsü olmaz LaEdri. Milli mesele ve Atatürk ilkeleri evrensel değerlerdir. İçinde evrensel olmayanı gösteremezsin. Mesela insan haklarının sömürüsü olur mu?
Ama din öyle değil. Türkiye inanç ve etnisite çeşitliliğini anayasal olarak kabullenmiş laik ve üniter devlet.
sivaslınet
14.09.2012, 03:39
Sivaslınet; "çark"çı başı söylemim espiriye yönelik birşey çok üzerine alınma :) Aktassa denizci olduğu için çarkçı başının ne olduğunu bilir diye söyledim. Ama sen benim bu tür yazılarımı tribüne oynamak olarak görüyorsun. Bilsem yazmadım. Neyse.
"Sivaslınet senden iyi bir çarkçı başı olur (aktassa daha iyi bilir çarkçı başını)"
Çarpıtmacı olduğun kadar, kıvırmacı olduğunda meydanda. "Trübünlere oynama" ikazı kıvırmana yol açmış. Böyle insanlarla tartışmanın yararının olacağını sanmıyorum. Kaldı ki sende bu tutum müzminleşmiş, kemikleşmiş.
1. "...sözün, anlaşılması güç yönlerini açıklayarak aydınlığa kavuşturma,..."
Burada "açıkla"(mak) kelimesini şu şekilde alman lazım; "anlaşılması güç yönlerini açıkla(mak)" Yani bir sözü açıklamak değil sadece, bir sözün anlaşılması güç yönlerini açıklamak. Burda "açıklamak" tan önce virgül konulsa senin dediğin gibi olabilirdi.
Virgülün kullanım alanları:
Eş görevli sözcük ya da sözcük gruplarının arasında kullanılır.
Pazardan, elma, portakal, limon ve salatalık aldım. Anılarını, güzel düşüncelerini, planlarını bir deftere yazardı. -Wiki-
Kaldı ki virgülün olmasına bile gerek yok. Tanımda açıklama olarak vurgu yapılmış bu yeterli.
Duman senin bu kıvırma ve çarpıtma alışkanlığınla, bu son iletinle, tartışmadan sonuç alamayacağımıza inandığım için tartışmayı bırakıyorum. Zamanıma yazık olduğunu düşündüm.
ne yapıyor mesela türkçülük ırkçılık sömürüsü yaparken leadri bir kaçtane örnek alabilirmiyiz?
ama şunun farkında olki din ile yapılan sömürü kadar alçakça yapılmış başka bir sömürü olamaz.
biraz daha dururlarsa başımızda türkiyemi yandaşları ile sömürdükleri gibi cennettende tapuları yandaşlarına vermeye başlar, yaparda o kadar okunacak olmuşlar :)
Bir siyasetçi becerileriyle,şahsiyetiyle değil de bir şeyi sömürü yaparak oy alıyorsa,sömürdüğü şeyin önemi yok..İster dini sömürsün,ister Atatürk'ü ister ırkını..
Evrenselleşmiş değerlerin sömürüsü olmaz LaEdri. Milli mesele ve Atatürk ilkeleri evrensel değerlerdir. İçinde evrensel olmayanı gösteremezsin. Mesela insan haklarının sömürüsü olur mu?
Ama din öyle değil. Türkiye inanç ve etnisite çeşitliliğini anayasal olarak kabullenmiş laik ve üniter devlet.
Atatürk ilkeleri demedim,Atatürk dedim..Dini sömürdülerse,din karşıtlığı ile de sömürdüler ve hala devam ediyor..Dinciler geliyor,Atatürk'ü silecekler deyip sömürülmedi mi ülke..Bu ülkede sömürü yapmadan başa geçecek siyasetçi nadirdir..Kimi dini,kimi Atatürk'ü kimi başka şeyi..
sivaslınet
14.09.2012, 11:16
Atatürk ilkeleri demedim,Atatürk dedim..Dini sömürdülerse,din karşıtlığı ile de sömürdüler ve hala devam ediyor..Dinciler geliyor,Atatürk'ü silecekler deyip sömürülmedi mi ülke..Bu ülkede sömürü yapmadan başa geçecek siyasetçi nadirdir..Kimi dini,kimi Atatürk'ü kimi başka şeyi..
@LaEdri,
Dinci ile normal bir müslümanı yapı olarak ayırabiliyorsan eğer, endişelerin yerinde olduğuna da hak verirsin. Guruplara ait değerlerin sömürüsü pek ala yapılabilir. Ama evrensel değerlerin tarafı olmak, insan yararına olanın tarafı olmak demektir.
bozkurt06
14.09.2012, 11:22
Atatürk ilkeleri demedim,Atatürk dedim..Dini sömürdülerse,din karşıtlığı ile de sömürdüler ve hala devam ediyor..Dinciler geliyor,Atatürk'ü silecekler deyip sömürülmedi mi ülke..Bu ülkede sömürü yapmadan başa geçecek siyasetçi nadirdir..Kimi dini,kimi Atatürk'ü kimi başka şeyi..
yalan mı Atatürk'ü silmek için ellerinden geleni yapmıyorlar mı?
yalan mı Atatürk'ü silmek için ellerinden geleni yapmıyorlar mı?
Hayatımızın her anına Atatürk'ü zorla kazıyanlar olmasaydı,bugün o kazınan şeyi normale döndürme çalışması da olmazdı..
@LaEdri,
Dinci ile normal bir müslümanı yapı olarak ayırabiliyorsan eğer, endişelerin yerinde olduğuna da hak verirsin. Guruplara ait değerlerin sömürüsü pek ala yapılabilir. Ama evrensel değerlerin tarafı olmak, insan yararına olanın tarafı olmak demektir.
Din sömürüsü yapıldığını ben kabul ediyorum ki.CHP karakteriyle mi oy alıyor,MHP yeteneğiyle mi oy alıyor.?.Her parti bir şeyleri sömürüyor işte..
bozkurt06
14.09.2012, 16:00
sizin bu yaptığınız açıklamayı biz yapsak hz. muhammedle atatürkmü kıyaslıyorsunuz deyip üzerimize yürürsünüz. siz kutsal dinin sömürülmesinden bakıyorum hiç rahatsız değilsiniz.
normale döndürmek mi silmek mi?
sizin zihniyetinizde olanlar unutmayın ki sadece türklüğe, türk ırkına çok değer vermiş mustafa kemali değil türklüğüne silmek istiyorlar. araplaşma hedefine doğru hızla sürükleniyoruz.
_DuMaN_58
14.09.2012, 16:03
Çarpıtmacı olduğun kadar, kıvırmacı olduğunda meydanda. "Trübünlere oynama" ikazı kıvırmana yol açmış. Böyle insanlarla tartışmanın yararının olacağını sanmıyorum. Kaldı ki sende bu tutum müzminleşmiş, kemikleşmiş.
Virgülün kullanım alanları:
Eş görevli sözcük ya da sözcük gruplarının arasında kullanılır.
Pazardan, elma, portakal, limon ve salatalık aldım. Anılarını, güzel düşüncelerini, planlarını bir deftere yazardı. -Wiki-
Kaldı ki virgülün olmasına bile gerek yok. Tanımda açıklama olarak vurgu yapılmış bu yeterli.
Duman senin bu kıvırma ve çarpıtma alışkanlığınla, bu son iletinle, tartışmadan sonuç alamayacağımıza inandığım için tartışmayı bırakıyorum. Zamanıma yazık olduğunu düşündüm.
Sivaslınet sen herkesi kendin gibi zannediyorsun sanırım.
Bak virgülün kullanım alanlarından BİRİni yazmışsın. Güzel. Peki verdiğin örnekte; elma=portakal mıdır? Ya da meyve=elma mıdır?
Sen zamanını harcadığın için son vermiyorsun yorumuna, haksız olduğunu anladığın zaman kıvırma yeteneğini kullanıyorsun.
Bak şöyle olur: "Bir yazının veya bir sözün, anlaşılması güç yönlerini açıklayarak aydınlığa kavuşturma, tefsir"
Tanım bu. Virgüller arasını alıyoruz; Bir yazının veya bir sözün=anlaşılması güç yönlerini açıklayarak aydınlığa kavuşturma=tefsir
Sen böyle yapıyorsun işte. Üstelik kelimeleri bütün bir şekilde almıyorsun, gidiyorsun sadece "açıklayarak" kelimesini alıyorsun ve diyorsun ki Tanım=açıklamak diyorsun. Çok garipsin :)
"Bir yazının veya bir sözün," burda da virgülün öncesinde ki"sözün" kelimesini neden almıyorsun? Alamazsın çünkü. Aynı şekilde "açıklamak" kelimesini de alamazsın.
Kusura bakma Sivaslınet çok güzel bir şekilde kaçıyorsun konudan. Bunu senden daha iyisi yapamazdı zaten.
sizin bu yaptığınız açıklamayı biz yapsak hz. muhammedle atatürkmü kıyaslıyorsunuz deyip üzerimize yürürsünüz. siz kutsal dinin sömürülmesinden bakıyorum hiç rahatsız değilsiniz.
normale döndürmek mi silmek mi?
sizin zihniyetinizde olanlar unutmayın ki sadece türklüğe, türk ırkına çok değer vermiş mustafa kemali değil türklüğüne silmek istiyorlar. araplaşma hedefine doğru hızla sürükleniyoruz.
Siyasette neyin sömürüsü olursa olsun beni rahatsız eder.Silmek değil normale döndürmek.Araplaşmak,sizin paranoyanız..Hem benim için ırkımın ne olduğunun önemi yok..Müslümansam ve insana saygım varsa yeter bana!
sivaslınet
15.09.2012, 07:22
Siyasette neyin sömürüsü olursa olsun beni rahatsız eder.
Siyasette demokrasiyi savunmayı neyin sömürüsü olarak aldandıracaksın LaEdri? Yazmıştım, insan yararına olanın tarafı olmak sömürü değildir. Siyaset= sömürü değildir. Siyaset bilimdir.
Çıkmazdan kurtulman için "Sömürü"nün tanımını yapman lazım. Hangi inançta hangi siyasette olursa olsun, ezilenin değil ezenin yanında olmak insanı sömürüye götürür. Niyet önemlidir. Sisyasette de , ideolojide de, inançta da, etik olmayan ahlakta da sömürü olabilir.
Silmek değil normale döndürmek.Araplaşmak,sizin paranoyanız..Hem benim için ırkımın ne olduğunun önemi yok..Müslümansam ve insana saygım varsa yeter bana!
Bir müslüman olarak şunu diyebiliyorsan iyi niyetine inanırım:
Irkı olduğu kadar, inancı da ne olursa olsun, hiç ayırmaksızın, "insan"a aynı saygıyı gösteririm.
bozkurt06
15.09.2012, 09:22
Siyasette neyin sömürüsü olursa olsun beni rahatsız eder.Silmek değil normale döndürmek.Araplaşmak,sizin paranoyanız..Hem benim için ırkımın ne olduğunun önemi yok..Müslümansam ve insana saygım varsa yeter bana!
rahatsız olduğunuz verdiğiniz oylarla belli oluyor zaten. araplaşmak bizim paranoyamız sa sizinde hedefiniz işte.
ayrıca benim için türklüğün çok önemi var bunun bende önemli olmasıda diğer ırktaki insanlara saygısızlık yapacağım anlamına kesinlikle gelmez.
ve en önemlisi ben önce türküm sonra müslüman...
Siyasette demokrasiyi savunmayı neyin sömürüsü olarak aldandıracaksın LaEdri? Yazmıştım, insan yararına olanın tarafı olmak sömürü değildir. Siyaset= sömürü değildir. Siyaset bilimdir.
Çıkmazdan kurtulman için "Sömürü"nün tanımını yapman lazım. Hangi inançta hangi siyasette olursa olsun, ezilenin değil ezenin yanında olmak insanı sömürüye götürür. Niyet önemlidir. Sisyasette de , ideolojide de, inançta da, etik olmayan ahlakta da sömürü olabilir.
Bir müslüman olarak şunu diyebiliyorsan iyi niyetine inanırım:
Irkı olduğu kadar, inancı da ne olursa olsun, hiç ayırmaksızın, "insan"a aynı saygıyı gösteririm.
İnsanın inancı beni hiç ilgilendirmez.Benim namazımdan ona sevap yazılmıyorsa,onun günahından ya da sevabından da bana hayır ya da şer gelmez..
Bu konuda fikrim değişmez,bu ülkede kalitesiyle,bilgi birikimiyle,tecrübesiyle oy alan parti yok..Her parti insanalrı gıdıklayacak bir yön bulmuş,tutturup gidiyor..
rahatsız olduğunuz verdiğiniz oylarla belli oluyor zaten. araplaşmak bizim paranoyamız sa sizinde hedefiniz işte.
ayrıca benim için türklüğün çok önemi var bunun bende önemli olmasıda diğer ırktaki insanlara saygısızlık yapacağım anlamına kesinlikle gelmez.
ve en önemlisi ben önce türküm sonra müslüman...
Benim öyle ırk üzerine hedefim olmaz.Türk olmam üstünlüğüm değil,Araplaşsam alçaklığım değil..Ne yani form falan mı doldurdun doğmdan önce Türk olarak doğmak istiyorum diye?
Irkını,müslümanlığının üstüne koyan birisi müslümanlığından şüphe etsin,kendini sorgulasın..O kadar net konuşuyorum!
bozkurt06
15.09.2012, 11:39
Benim öyle ırk üzerine hedefim olmaz.Türk olmam üstünlüğüm değil,Araplaşsam alçaklığım değil..Ne yani form falan mı doldurdun doğmdan önce Türk olarak doğmak istiyorum diye?
Irkını,müslümanlığının üstüne koyan birisi müslümanlığından şüphe etsin,kendini sorgulasın..O kadar net konuşuyorum!
:):) leadri sen formmu doldurdun peki ben müslüman doğacağım diye.
şanlı tarihimde gurur duyduğum içindir bu sevgim. ayrıca dini hakkı ile en güzel şekilde yayan türklerdir, müslüman olmayan insanları ikinci sınıf katagoriye koyarak yayan araplar değil. bu yüzden önce türk doğduk sonra müslümanlığı secip hakkı ile yaydık.
:):) leadri sen formmu doldurdun peki ben müslüman doğacağım diye.
şanlı tarihimde gurur duyduğum içindir bu sevgim. ayrıca dini hakkı ile en güzel şekilde yayan türklerdir, müslüman olmayan insanları ikinci sınıf katagoriye koyarak yayan araplar değil. bu yüzden önce türk doğduk sonra müslümanlığı secip hakkı ile yaydık.
Verdiğin örnek ve kıyas komik derecesinde saçma.
Müslüman bir Arap mı,yoksa hristiyan bir Türk mü olmak istersin sorusuna vereceğin cevap önemli!
bozkurt06
15.09.2012, 13:11
ikiside değil türk olan bir müslüman olmak isterdim öyleyimde şükürler olsun.
ikiside değil türk olan bir müslüman olmak isterdim öyleyimde şükürler olsun.
O halde önce Türk'üm dememelisin.Yoksa "Arap müslüman olacağıma,Türk hristiyan olurum daha iyi" anlamı çıkar..
bozkurt06 Irkçılık Yapıyorsan bu yanlış onu belirtiyim Bunun en güzel örneği Osmanlının kültür zenginliğidir o yüzden yanlış yoldasın En önemli din kardeşliğidir eğer İslam dinindeysek kardeşiz.
Konuya gelirsek gizli güçler her zaman devrede her şey beklenir
nene-hatun
17.09.2012, 10:05
Benim öyle ırk üzerine hedefim olmaz.Türk olmam üstünlüğüm değil,Araplaşsam alçaklığım değil..Ne yani form falan mı doldurdun doğmdan önce Türk olarak doğmak istiyorum diye?
Irkını,müslümanlığının üstüne koyan birisi müslümanlığından şüphe etsin,kendini sorgulasın..O kadar net konuşuyorum!
Sn LaEdri;bir insanın ırkını seçme ve sonradan değiştirme şansı yoktur.Türk ırkına mensup bir ana babadan arap ya da çinli doğma şansımız yoktur. Ancak aklına yatmıyorsa dinini değiştirebilir ya da tamamen rededebilir.İnsan olmak önemlidir.
Eınstein'ın bir sözü vardır.
Aptallara göre insanlar; ırk, cinsiyet, milliyet, yaş, statü, renk, din ve dil başta olmak üzere 8’den fazla kategoriye ayrılırlar. Halbuki olay bu kadar komplike değildir. İnsanlar sadece 2’ye ayrılırlar: İyi insanlar ve kötü insanlar.
nene-hatun
17.09.2012, 10:08
bozkurt06 Irkçılık Yapıyorsan bu yanlış onu belirtiyim Bunun en güzel örneği Osmanlının kültür zenginliğidir o yüzden yanlış yoldasın En önemli din kardeşliğidir eğer İslam dinindeysek kardeşiz.
Konuya gelirsek gizli güçler her zaman devrede her şey beklenir
Osmanlının sanıldığı kadar kültür zenginliği yoktur. Tanzimat fermanına kadar Türk adı kullanılmaz. Osmanlı Türkü sürekli aşağılar ve üst kademelerde görev vermez. Bununla ilgili tarih kitaplarını biraz karıştırın. Ya da google yazın Osmanlının Türk'e bakış açısı diye.
sivaslınet
17.09.2012, 11:27
Aptallara göre insanlar; ırk, cinsiyet, milliyet, yaş, statü, renk, din ve dil başta olmak üzere 8’den fazla kategoriye ayrılırlar. Halbuki olay bu kadar komplike değildir. İnsanlar sadece 2’ye ayrılırlar: İyi insanlar ve kötü insanlar.
En az atasözleri kadar önemli..
Sn LaEdri;bir insanın ırkını seçme ve sonradan değiştirme şansı yoktur.Türk ırkına mensup bir ana babadan arap ya da çinli doğma şansımız yoktur. Ancak aklına yatmıyorsa dinini değiştirebilir ya da tamamen rededebilir.İnsan olmak önemlidir.
Eınstein'ın bir sözü vardır.
Aptallara göre insanlar; ırk, cinsiyet, milliyet, yaş, statü, renk, din ve dil başta olmak üzere 8’den fazla kategoriye ayrılırlar. Halbuki olay bu kadar komplike değildir. İnsanlar sadece 2’ye ayrılırlar: İyi insanlar ve kötü insanlar.
FArklı bir şey yazmamıştım sanırım..
nene-hatun
17.09.2012, 16:15
FArklı bir şey yazmamıştım sanırım..
Irkını müslümanlığının üstüne koyan kendini sorgulasın demişsiniz de. İnsanlar mensup olduğu ırka ait olarak dünyaya gelir. Yani önce ırkına ait özellik gelir. Türk, Arap, Kürt vs. gibi. Sonra dini gelir. Çünkü din değiştirilebilen bir şeydir. Bence bu tür etiketleri insanlığının üstünde tutanlar kendilerini sorgulamalı.
nene-hatun Dediklerin Tamamen yanlış Sen ne kadar Düşman Olursan ol yine Türk tarihine yaptıkları tartışılmaz Osmanlının ama Sen sevmiyorsunya gerçekleri yanlış görürsün
nene-hatun
17.09.2012, 18:49
nene-hatun Dediklerin Tamamen yanlış Sen ne kadar Düşman Olursan ol yine Türk tarihine yaptıkları tartışılmaz Osmanlının ama Sen sevmiyorsunya gerçekleri yanlış görürsün
Ben Osmanlıya düşman değilim. Osmanlı tarihçisi Naimi ,eğer o ağır gelirse Prof.İlber Ortaylı'yı okumanızı tavsiye ederim. Siz üşenip google'dan bile araştırmadan "söylediklerin yanlış " diye sığ yorumlarla cevap vermeyi tercih etmişsiniz ama, hadi ben size bir iyilik yapıp bir kısım bilgileri buraya alıntılayım. Aksini iddia eden tarhi bilgiler bulursanız bunları yanlışlayın.
Osmanlı’da Türk Düşmanlığı
Örneğin; Hırvat kökenli, sadrazam Kuyucu Murat döneminde (1606-1611), 155.0000 insan doğranmış ya da diri diri kuyulara doldurulmuşlardır. Aman dileyen insanlara Kuyucu'nun yanıtı "vurun şu pis Türkün başını" olmuştur. Cellatların bile öldürmeye kıyamadığı çocuğu atından inerek öldüren Kuyucu Murat Osmanlı'nın yetkilisi, öldürülen çocuk da Anadolu'nun evladı Türktür. (olayı ayrıntıları ile Osmanlı tarihçisi naima'dan öğrenmek mümkündür.) Yavuz Sultan Selim'in, halifeliği zorla da olsa aldıktan sonra, yönetim ile Türk ulusu arasındaki anlayış ve ideoloji ayrılığı açık şekilde ortaya çıkmıştır. Yönetime dayalı şeriatçı anlayış üst yönetime egemen olur iken, Anadolu'da yaygın olan Alevilik sayesinde Türk dili kendini koruma olanağı bulmuştur. Yönetimin Anadolu'yu dil unsuru aracılığıyla Araplaştırmasına ve acemleştirmesine karşı olan bu halk, yok edilmek istenmiştir. Bu nedenle Anadolu'da öldürülen Türk sayısı, Yavuz Sultan Selim zamanında 40.000 kadardır. Bu gerçek Osmanlı İmparatorluğu'nun Türk halkından koptuğunun açık bir kanıtıdır.(1)
Abdülhamit'in Araplara ve İslamiyete dayanan siyaseti, Türkü baş düşman olarak görmekteydi. Onun zamanında "Türküm demek, Türkten söz etmek büyük suçtu".(2)
İstanbul alındıktan sonra, Osmanlı yönetiminde, devletin en yüksek yürütme organları Türke kapalı tutulmuş, devlet adamlarının yetiştirildiği enderun okullarına Türkler alınmamışlardır.İstanbul'un alınmasından 4. Murat'ın ölümüne dek geçen 187 yıl içinde, devşirmelerden 66, Türk kökenlilerden de 10 kişinin sadrazamlığa atandığını, aynı dönemde devşirmelerin toplam 167 yıl, Türk kökenli sadrazamların da 17 yıl görev yaptığı(3) gerçeği, Türklere yaklaşımı gösteren ayrı bir kanıttır.
Osmanlı yönetiminde Türke yaklaşım o denli aşağılayıcıdır ki, o günlerden kalan aşağıdaki şiir bu yaklaşımı özetlemektedir:
"Türk değil mi, Merzifon'un eşeği, /Eşek değil, köpekten de aşağı."
Osmanlı'nın bu yaklaşımına Türkün verdiği yanıt, bir şiirin dizelerinde şu şekilde yer almıştır:
"Şalvarı şaltak Osmanlı / Eğeri kaltak Osmanlı / Ekmede yok biçmede yok / Yemede ortak Osmanlı"(4)
Bernard Lewis “Modern Türkiye’nin Doğuşu” kitabında (s.1) bu yaklaşımı şu satırlarla özetlemiştir:
Bu tutum ve koşullar içerisinde "Türk" kimliği, yönetimin merkezi olan İstanbul'dan uzak, savaştan savaşa asker toplamak için anımsanan, Anadolu köylerinde kapalı bir kültür içinde dili ve töreleri ile yaşamıştır. Zaman içinde "Türk", yöneticisine o denli yabancılaştırılmış ki, kimi kez "Osmanlı efendisine Türk demek hakaret sayılmış, "Türk" sözcüğü, Anadolu köylüleri için kullanılır olmuştur.
1) Çetin Yetkin, “Türk Halkı...” s.161. 2) Esat Kamil Erkut, a.g.y., s.63. 3) Hikmet Bayur, a.g.y., s.15. 4) Özer Ozankaya, a.g.y., s.121.
Ayrıca hangi Türklük ? Nilüfer hatun da dahil olmak üzere hangi Osmanlı padişahının anası Türk? Bu arada Osmanlının yaptığı Türk katliamlarından bahsetmiyorum bile.
Irkını müslümanlığının üstüne koyan kendini sorgulasın demişsiniz de. İnsanlar mensup olduğu ırka ait olarak dünyaya gelir. Yani önce ırkına ait özellik gelir. Türk, Arap, Kürt vs. gibi. Sonra dini gelir. Çünkü din değiştirilebilen bir şeydir. Bence bu tür etiketleri insanlığının üstünde tutanlar kendilerini sorgulamalı.
"Her çocuk İslam fıtratı üzerine doğar, sonra onu terbiye eden ana-baba,
Yahudi iseler Yahudi ahlakıyla; Hıristiyan iseler Hıristiyanlıkla,
ateşperest iseler Mecusilikle ahlaklandırır."(BUHARİ)
Bu hadisi nereye koyalım?Ne demek önce ırkına ait özellik gelir? Bir müslüman ırkını inancının önüne geçiremez
nene-hatun
17.09.2012, 19:09
"Her çocuk İslam fıtratı üzerine doğar, sonra onu terbiye eden ana-baba,
Yahudi iseler Yahudi ahlakıyla; Hıristiyan iseler Hıristiyanlıkla,
ateşperest iseler Mecusilikle ahlaklandırır."(BUHARİ)
Bu hadisi nereye koyalım?Ne demek önce ırkına ait özellik gelir? Bir müslüman ırkını inancının önüne geçiremez
O hadislerin iddiası gerçek olan her çocuğun ırkına ait özelliklerle doğuyor olması. Bunun ispatı mümkün .Hadisin iddia ettiğinin bir ispatı yok ne yazık ki. Siz yine geçirmeyin inancınız onu gerektiriyorsa öyle davranın. Ama "ırkını müslümanlığın önüne geçirenler oturup kendini sorgulamalı " diye de herkesin sizin gibi düşünmesini beklemeyin.
O hadislerin iddiası gerçek olan her çocuğun ırkına ait özelliklerle doğuyor olması. Bunun ispatı mümkün .Hadisin iddia ettiğinin bir ispatı yok ne yazık ki. Siz yine geçirmeyin inancınız onu gerektiriyorsa öyle davranın. Ama "ırkını müslümanlığın önüne geçirenler oturup kendini sorgulamalı " diye de herkesin sizin gibi düşünmesini beklemeyin.
Tamam ben anlayacağımı anladım..Farklı paralellerdeyiz.Kesişebileceği miz bir nokta yok bu konuda..
sivaslınet
18.09.2012, 07:01
Tamam ben anlayacağımı anladım..Farklı paralellerdeyiz.Kesişebileceği miz bir nokta yok bu konuda..
Hani "aklın yolu birdir" derler ya LaEdri..
Aslında bu doğru. "Mantık yolu"nu kullanıyorsanız neden kesişemeyeceksiniz ki?
Kesişemediğiniz anormallik. :)
bozkurt06
18.09.2012, 08:10
bozkurt06 Irkçılık Yapıyorsan bu yanlış onu belirtiyim Bunun en güzel örneği Osmanlının kültür zenginliğidir o yüzden yanlış yoldasın En önemli din kardeşliğidir eğer İslam dinindeysek kardeşiz.
Konuya gelirsek gizli güçler her zaman devrede her şey beklenir
allah aşkına ırkçılık yapıp ne yapıyorum insanları mı yadırgıyorum ayırıyorum hayır sadece ırkımı seviyorum ve bununla gurur duyuyorum abartmayın lütfen.
ayrıca leadri benim demek istediğimle senin yorumunun alakası yok anlaşamıyoruz.
Bozkurt06 tamam yanlış anladım kusura bakma.Bende Irkımı seviyorum ama ayrımcılık yapmam.
nene-hatun hala yanlış yapıyorsun Osmanlı Hiç bir zaman Türk düşmanlığı yapmamıştır Aksine yararlı olmuştur Ayrıca Osmanlının amacı kurulduğundan itibaren sırf cihangirlik amacı yoktu yada sadece Anadolu beylikleri gibi sırf amacı türklük değildi amacı neydi Cihat Bu böyledir zaten çadırdan imparatorluğu bu şekilde oldu yoksa sırf Türklük ile ırkçılık üzerine olsa Osmanlı osmanlı olmazdı.kaldıki Bir çok beylikten sadece osmanlı büyük devlet oldu.
Osmalıyı kimseye kötületmem onlara çok borçluyuzda ondan.
nene-hatun
18.09.2012, 09:40
Bozkurt06 tamam yanlış anladım kusura bakma.Bende Irkımı seviyorum ama ayrımcılık yapmam.
nene-hatun hala yanlış yapıyorsun Osmanlı Hiç bir zaman Türk düşmanlığı yapmamıştır Aksine yararlı olmuştur Ayrıca Osmanlının amacı kurulduğundan itibaren sırf cihangirlik amacı yoktu yada sadece Anadolu beylikleri gibi sırf amacı türklük değildi amacı neydi Cihat Bu böyledir zaten çadırdan imparatorluğu bu şekilde oldu yoksa sırf Türklük ile ırkçılık üzerine olsa Osmanlı osmanlı olmazdı.kaldıki Bir çok beylikten sadece osmanlı büyük devlet oldu.
Osmalıyı kimseye kötületmem onlara çok borçluyuzda ondan.
Bunlar tarihi bilgiler. Kişisel yorumlarınızla tarihi bilgileri çürütemezsiniz. Osmanlı büyük devlet bunu kimse inkar edemez. Ben de etmiyorum. Ama bilinmesi gerekenler de var. Siz şimdi şunu da inkar edersiniz.
Her Osmanlı padişahı tahta çıktığında bir önceki padişahın gözdeleri cariyeleri ve onların çocukları öldürülürdü. Tahta çıkma töreni yapılırken sarayın arka bahçesinden de o tabutlar sırayla çıkardı.
Yok hayır diyecekseniz , ben o diziyi seyretmiyorum ama geçen fragmanında gördüm. Kanuni ,oğlu Mustafayı boğduruyordu.Okumayı ,araştırmayı sevmiyorsanız , o diziye bir bakın. Osmanlı tarihi büyük zaferlerle birlikte ,bunun gibi vahşetlerle doludur.
Belge belgeyle çürütülür kişisel yorumlarla değil. Osmanlıyı sevin ama bunları da bilin.
Her Osmanlı padişahı tahta çıktığında bir önceki padişahın gözdeleri cariyeleri ve onların çocukları öldürülürdü. Tahta çıkma töreni yapılırken sarayın arka bahçesinden de o tabutlar sırayla çıkardı.
Yok hayır diyecekseniz , ben o diziyi seyretmiyorum ama geçen fragmanında gördüm. Kanuni ,oğlu Mustafayı boğduruyordu.Okumayı ,araştırmayı sevmiyorsanız , o diziye bir bakın. Osmanlı tarihi büyük zaferlerle birlikte ,bunun gibi vahşetlerle doludur.
Bugünün şartlarıyla Tarihe bakmak yanlış olur Sen sevmediğin için bu durumu görmezsin.
Devletin bekası için Gerekirse kardeş katline izin vermiştir Bu durumu şimdiki şartlarda anlayamazsın Günümüze dönelim bir an Ülkede terör var ama biz teröristleri besliyoruz Osmanlı ne yapıyor ülkenin bütünlüğü için gerekirse kardeş katline izin veriyor bu yönden bak devletin bekası için.
Mustafa olayı ayrıdır Hürem sultanla ve Vezirin yüzündendir o yüzden orda hazindir ama genele suçlamak yanlış olur.
Senden istediğim ben okudum Rahmetli Yılmaz Öztunanın Türkiye Tarihi isimli kitabını okuman Türklükle alakalı,ilk türk devletlerini,Selçukluyu ve Osmanlıyı çok iyi anlatıyor Yukardaki yazdığın Cariye ve Kardeş katlinide açıklıyor o yüzden ezberi bilgiyle düşmanlıkla Tarihini kötüleyemezsin
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]
Ötüken Yayın evi Yılmaz Öztuna Büyük Türkiye Tarihi
nene-hatun
18.09.2012, 10:17
Doğrudur. Osmanlının en büyük tarihçisi Naima yalan söylüyor. Şu an Türkiyenin en iyi tarihçilerinden sayılan İlber Ortaylı , Osmanlı tarihinde uzman,o da atıyor. Osmanlı sevdası öyle gözünüzü kör etmiş ki yapılanlara bir kulp her zaman hazır.
Ben Osmanlıya özenmem tarihimizin bir parçasıdır inkar da etmem. Osmanlıya özenmememin nedeni ne yaptıkları Türk düşmanlığı ne de taht uğruna boğdurdukları sabi sübyanlar. Bunlar, dediğiniz gibi geçmişin koşullarında yaşanmış şeyler. "Osmanlı da kültür zenginliği vardır "dediğiniz için bunu yazdım. Dediğiniz gibi değil diye.
Osmanlıya neden özenmem biliyor musunuz? Osmanlı da eğer bir padişahın tohumu değilseniz hiç bir hükmünüz yoktur devlet yönetiminde. Yani sadece vergi vermekle yükümlü kulsunuz. Daha işin özü parya sınıfısınız.Cumhuriyet rejimi insanı kulluktan bireylik sınıfına çıkardı.
Bugün Osmanlıya özenneler eğer padişah tohumu değillerse kulluğa özeniyorlar demektir.
Sanmasınlar ki Osmanlıya özenmeyle çoban sülülükten cumhurbaşkanlığına çıkacaklar ( Süleyman Demirel) Parya sınıfı olarak kulluk yapacaklar sadece.
İşte bunun için özenmem Osmanlıya
Ayrıca sabi sübyanlarla teröristleri kıyaslamanız da oldukça ilginç. Sabi sübyanları beslemesinler de öldürsünler mantığı. Hani olur a bana rakip çıkar bir gün diye. Ne diyeyim ben sizin müslümanlığınıza bilmem ki.
Bak yine Düşmanlık Osmanlıyı Körü körüne bağlı değilim ben günümüz şartlarıyla Osmanlıya bakamazsın dedim Demişsinki Osmanlıda Demokrasi yok özlemem diye ne alaka şimdi o zaman hangi devlette vardı o zamanki şartlarda Asıl sen körsün.
Osmanlının hataları olmuştur inkar edemem ama tutupta körü körüne kötüleyemem Borçluyuz sonuçta onlara Tarihimiz Ecdatımız o yüzden yani Bende okudum Tarih kitaplarını neyin ne olduğunu bilirim hiç merak etme Sadece sen bilmiyorsun
Bak yine Düşmanlık Osmanlıyı Körü körüne bağlı değilim ben günümüz şartlarıyla Osmanlıya bakamazsın dedim Demişsinki Osmanlıda Demokrasi yok özlemem diye ne alaka şimdi o zaman hangi devlette vardı o zamanki şartlarda Asıl sen körsün.
Osmanlının hataları olmuştur inkar edemem ama tutupta körü körüne kötüleyemem Borçluyuz sonuçta onlara Tarihimiz Ecdatımız o yüzden yani Bende okudum Tarih kitaplarını neyin ne olduğunu bilirim hiç merak etme Sadece sen bilmiyorsun
Ben bütün tarihimize saygılıyım Anadoludaki hepsine Eğer bu Topraklarda Yaşıyorsa bütün Şeklinde Selçukluya Eğer Birleşik bir şekildeysek Osmanlıya borçluyuz yalanmı şimdi Ama Doğruya sen bunları göremezsin Sen Osmanlıya düşmansın Ama Osmanlı olmadığını düşünsen Türklerin Anadoluda daha önce koptuklarını görürdün ama malesef sende o göz yok
nene-hatun
18.09.2012, 10:28
He he ben görmem büyük ulema ulu efendimiz siz ne deseniz haklısınız:)))) Kusura bakma bildiğini sanan ama hiç bir şey bilmeyen insanlarla kaybedecek zamanım yok. Neden bir şey olamadığımız belli.İnsanlar araştırmak gereği bile duymuyorlar ,körü körüne savunma. Google elin altında be adam
Sen Kötülesende Düşman olsunda Gerçekler Değişmez Ben Ecdatımı inkar edip geçmişi unutamam senin gibi
nene-hatun
18.09.2012, 10:57
Osmanlı büyük devlet bunu kimse inkar edemez. Ben de etmiyorum. Ama bilinmesi gerekenler de var. Siz şimdi şunu da inkar edersiniz
Ben Osmanlıya özenmem tarihimizin bir parçasıdır inkar da etmem. Osmanlıya özenmememin nedeni ne yaptıkları Türk düşmanlığı ne de taht uğruna boğdurdukları sabi sübyanlar. Bunlar, dediğiniz gibi geçmişin koşullarında yaşanmış şeyler. "Osmanlı da kültür zenginliği vardır "dediğiniz için bunu yazdım. Dediğiniz gibi değil diye.
Bunlar bana ait cümleler bir inkar söz konusu mu?
Şöyle demiş büyük ulema H turan
Ben Ecdatımı inkar edip geçmişi unutamam senin gibi
Siz geçmişinizi bilmiyorsunuz ki unutasınız ve inkar edesiniz.
sivaslınet
18.09.2012, 11:53
Demişsinki Osmanlıda Demokrasi yok özlemem diye ne alaka şimdi o zaman hangi devlette vardı o zamanki şartlarda Asıl sen körsün.
Ama işinize geldiğinde de Asrı Saadet devri en iyi hak hukuk ve demokrasi devri dersiniz. Kaldı ki, Osmanlının da o devri örnek aldığını söylersiniz.
Yine işinize geldiğinde "bir insan öldürmek tüm dünyayı öldürmek gibidir" dersiniz, işinize gelmediğinde de devlet bekaası için kardeş öldürmek gereklidir dersiniz.
Yani işinize geldiği gibi konuşup yorumlamak sizin sanatınız. Doğrular hiçmi hiç önemli değil. Önemli olan ezberler.
Hani "aklın yolu birdir" derler ya LaEdri..
Aslında bu doğru. "Mantık yolu"nu kullanıyorsanız neden kesişemeyeceksiniz ki?
Kesişemediğiniz anormallik. :)
Benim için ayet ve sahih hadisler tartışmasız doğru kaynektır.Ama onun için değil..Bu yüzden kesişim noktamız yok
"Her çocuk İslam fıtratı üzerine doğar, sonra onu terbiye eden ana-baba,
Yahudi iseler Yahudi ahlakıyla; Hıristiyan iseler Hıristiyanlıkla,
ateşperest iseler Mecusilikle ahlaklandırır."(BUHARİ)
Bu hadisi nereye koyalım?Ne demek önce ırkına ait özellik gelir? Bir müslüman ırkını inancının önüne geçiremez
La edri Genetik biliminde çığır açan bu yaklaşımını lütfen dünya bilim camiasıyla paylaş..
O kadar genetik okudum çalışma yaptım, ama dinsel inançların genetik olarak taşındığını ilk kez senden duyuyorum..
İnsan taşıdığı genetik mirasla doğar. Bunlar tek tek kodlanmıştır. Genetik miras da öncelikle ırksal detaylardır. En basit örneği tip, boy pos, kaş göz dür...
Fiziksel detaylar dışında diğer bir taşınan özellik yapısal özelliklerdir. Mesela hastalıklar, görünme oranları, hormonal detaylar vs vs..
Sen şimdi Müslüman Hintliye Budist Hintliyi , ya da Protestan Anglosaksonla Katolik Anglosaksonu nasıl ifade edeceksin. Bunlar önce Hintli ve Anglosakson dur, sonra Müslüman, ya da Budist, Katolik ya da Protestandır..
Güzel kardeşim sen akıllı birine benziyorsun, okuyorsun, ama neden bazen bu kadar mantık, bilim, insaf dışına çıkabiliyor, nasıl bu kadar abes yaklaşımları sergileyebiliyorsun anlayamıyorum..
Neden hepimiz önce insanız diyemiyorsunuz?
Neden birilerini bizden diğerlerini bizden değil diye sınıflıyorsunuz ve bu sınıflamada da ırk ve din gibi sebepleri kullanıyorsunuz?
Görmüyor musunuz, dünya üzerine kan gövdeyi götürüyor?
Hiç mi tarihi yorumlamıyorsunuz?
Tarih ırk ve inançlar yüzünden akan kan ve acı ile doludur...
Hiç bir ırk ve inanç bu akan kan ve acıda diğerinden daha az sorumlu değildir...
Bütün bunların yanında bişeylere fanatik olmadan sempati duymak kötü değildir.
Bir gruba dahil olma isteği fanatik ve körü körüne olmadan diğer grupları ezmeden kötü değildir.
Bir inanç benzerliği olan hayata benzer bakan insanları birlikte olması beraber hareket edebilmesi, diğer inanç sahiplerinin haklarını en az kendisinin ki kadar olduğunu kabul edebilmesi şartı ile kötü değildir. İnsanın sosyal ihtiyacıdır bu..
Kimisi kendisini bir inanç sistemi içerisinde görür o fikir çerçevesinde düşünür, hisseder ve yaşar, diğeri bir takım aşığıdır (benim Sivasspor aşığı olmam gibi) o takımlı olma paydasını kullanır, bir diğeri ırksal detaylarına hayrandır, o detaylara bağlı olmayı özler, hisseder, ona uyar, kimisi yaşadığı coğrafyanın detaylarına aşıktır, birikmiş çoklu kültürel detayları sever (benim Anadolu aşığı olmam gibi), kimisi zencidir siyah olanlarla birlikte olmayı ister sever, ister.. Bu örnekler binlerce kere çoğaltılabilir..
Ama hepsi insandır, aynı havayı soluyan, aynı gezegende yaşamak zorunda olan iç içe geçmiş ortaklıkları olan insan...
Bu çokluluk doğaldır, ama bu birlikteliklerin hiç birisi başkasının, istediği gibi düşünme, inanma ve yaşama hakkına en ufak tecavüz edemez...
La edri Genetik biliminde çığır açan bu yaklaşımını lütfen dünya bilim camiasıyla paylaş..
O kadar genetik okudum çalışma yaptım, ama dinsel inançların genetik olarak taşındığını ilk kez senden duyuyorum..
İnsan taşıdığı genetik mirasla doğar. Bunlar tek tek kodlanmıştır. Genetik miras da öncelikle ırksal detaylardır. En basit örneği tip, boy pos, kaş göz dür...
Fiziksel detaylar dışında diğer bir taşınan özellik yapısal özelliklerdir. Mesela hastalıklar, görünme oranları, hormonal detaylar vs vs..
Sen şimdi Müslüman Hintliye Budist Hintliyi , ya da Protestan Anglosaksonla Katolik Anglosaksonu nasıl ifade edeceksin. Bunlar önce Hintli ve Anglosakson dur, sonra Müslüman, ya da Budist, Katolik ya da Protestandır..
Güzel kardeşim sen akıllı birine benziyorsun, okuyorsun, ama neden bazen bu kadar mantık, bilim, insaf dışına çıkabiliyor, nasıl bu kadar abes yaklaşımları sergileyebiliyorsun anlayamıyorum..
Meseleye bilim açısından bakmadım.Genetik olarak neyin taşındığı da umrumda değil.İnanç genetik olarak tabi ki taşınmaz.Ben,"Ben önce Türk,sonra müslümanım" diyen yaklaşıma cevaben söyliyürum.Bu söz milliyetçi kesimin sıkça kullandığı bir laf.Burda demek istedikleri şey "Türklüğüm genlerimle aktarıldığı için önce Türküm,inancım sonra yerleşti" değildir."Benden ikisinden birinden vazgeçmemi isteseler islamdan vazgeçerim" anlamı taşımasıdır.Müslümanlık,bu yaklaşımı asla onaylamaz,bu çok çok tehlikeli bir yaklaşımdır inanç açısından.Bir müslüman ırkıyla değil,takvasıyla mutlu olur.
Bu arada Osmanlı'ya laflarınızı söyleyin ama ondan önce pek çok lafı hakeden cumhuriyet kuruluş ve sonrası devri var..Ordan başlasanız daah isabetli olur..
Meseleye bilim açısından bakmadım.Genetik olarak neyin taşındığı da umrumda değil.
Umurunda olsa çok iyi olur, benden sana bir abi tavsiyesi...
Zamanı gelince anlarsın...
İnanç genetik olarak tabi ki taşınmaz.Ben,"Ben önce Türk,sonra müslümanım" diyen yaklaşıma cevaben söyliyürum.Bu söz milliyetçi kesimin sıkça kullandığı bir laf.Burda demek istedikleri şey "Türklüğüm genlerimle aktarıldığı için önce Türküm,inancım sonra yerleşti" değildir."Benden ikisinden birinden vazgeçmemi isteseler islamdan vazgeçerim" anlamı taşımasıdır.Müslümanlık,bu yaklaşımı asla onaylamaz,bu çok çok tehlikeli bir yaklaşımdır inanç açısından.Bir müslüman ırkıyla değil,takvasıyla mutlu olur.
Valla bu öyle çarpık bir mantık ki;
Aynı mantıkla da, Bir Turancı ya da Türk milliyetçisi için, ırkçılık senin dediğini asla onaylamaz ve çok tehlikeli bir yaklaşımdır. Bir Türk milliyetçisi de inancıyla değil, taşıdığı kanla mutlu olur..
Hem neden vazgeçiyormuş ki ikisinden birinden, bu nereden çıktı?
Bu senin paranoyan, kusura bakma, başından beri okuyorum konuyu...
Birisi kendini önce Müslüman görür, diğeri Türk görür, bir diğeri de Müslüman Türk görür, bunların birbirlerine ne üstünlüğü vardır ki?
Ben mesela kendimi önce Anadolu İnsanı görüyorum, sence çok mu tehlikeli bir noktadayım?
Bu arada Osmanlı'ya laflarınızı söyleyin ama ondan önce pek çok lafı hakeden cumhuriyet kuruluş ve sonrası devri var..Ordan başlasanız daah isabetli olur..
LaEdri,
Osmanlı devri ile Cumhuriyet Kuruluş devrini neden birbirinden ayırarak değerlendiriyorsun, toplumlarda değişim bir süreçtir..
Ve neden birilerini illa bir tarz düşünce kalıbı içerisine illa sokarak yorumluyorsun. Birileri hem Cumhuriyet kuruluş değerlerine ve sürecine hem de Osmanlı dönemine aşık olamaz mı?
Umurunda olsa çok iyi olur, benden sana bir abi tavsiyesi...
Zamanı gelince anlarsın...
Valla bu öyle çarpık bir mantık ki;
Aynı mantıkla da, Bir Turancı ya da Türk milliyetçisi için, ırkçılık senin dediğini asla onaylamaz ve çok tehlikeli bir yaklaşımdır. Bir Türk milliyetçisi de inancıyla değil, taşıdığı kanla mutlu olur..
Hem neden vazgeçiyormuş ki ikisinden birinden, bu nereden çıktı?
Bu senin paranoyan, kusura bakma, başından beri okuyorum konuyu...
Birisi kendini önce Müslüman görür, diğeri Türk görür, bir diğeri de Müslüman Türk görür, bunların birbirlerine ne üstünlüğü vardır ki?
Ben mesela kendimi önce Anadolu İnsanı görüyorum, sence çok mu tehlikeli bir noktadayım?
İslamda düşünce ve niyet çok önemlidir.
Birisi gelip birinden vazgeç demeyecek ama düşüncede,niyette ilk vazgeceği şeyin inancı olması elbette tehlikelidir..Benim içinönemli olan Allah'ın bu sınıflandırmayı nasıl yaptığıdır.Türk müslüman ile Arap müslüman arasında ayrım yapmayacak..Türk hristiyanı,Arap müslümanın önüne de geçirmeyecek.Demek ki bir müslümanın ilk önce kendisini müslmüman olarak görmesi gerekir.
Tarihi bilmediğimi söylemiş ben gayet iyi biliyorum hiç merak etmesin sayısız kitap okudum burda ispatlayacak değilim sonuçta Osmanlıyı kötületmem izin vermem çünkü bazılarını rahatsız eden yönleri olduğu için sevmezler nefret ederler ben umursamıyorum sonuna kadar korurum kişisel saldırıda yapsa yine korurum değişmez Gerektiğinde hatalarını söylerim.
Tarihi olayları yorumlarken tarihi şartları göz önüne bakmak lazım O anki sistemde Babadan oğla geçen bir sistemdi O zamanki sistemde onu yadırgayamazsınız İnsan öldürmek kötüdür ama Devletin bekasıda önemlidir yukarki yazan üyeler bunu anlayamıyor Selçukluyu yıkan faktörleri Ve bazı devletleri yıkan faktörleri bilmiyorlar Taht kavları kardeş kardeşe her zaman düşman olmuştur Fatih Sultan Mehmet bunları görüp o yasayı çıkarmıştır o yüzden ona göre bakmak lazım Eğer bugün bu kadar rahatsak ve bazı şeyler varsa onlara borçluyuz hataları olmuştur Şehzade mustafa olayıda budur O da Hürem Sultanın yüzden Kendi Oğluna karşı sevgisi yüzündendir ama bazıları bunu göremez nedeni Düşmanlıklarındandır.
Ben kimseye Ecdadımı kötületmem Çünkü bazı şeylere onlara borçluyuz.
LaEdri,
Osmanlı devri ile Cumhuriyet Kuruluş devrini neden birbirinden ayırarak değerlendiriyorsun, toplumlarda değişim bir süreçtir..
Ve neden birilerini illa bir tarz düşünce kalıbı içerisine illa sokarak yorumluyorsun. Birileri hem Cumhuriyet kuruluş değerlerine ve sürecine hem de Osmanlı dönemine aşık olamaz mı?
Osmanlı'nın cumhuriyetten önceki dönemleri eleştiriliyor ben de diyorum ki biraz da cumhuriyet kuruluş ve sonrası devri düşünce ve eleştirilerinizi yapın da istifade edelim..
İslamda düşünce ve niyet çok önemlidir.
Birisi gelip birinden vazgeç demeyecek ama düşüncede,niyette ilk vazgeceği şeyin inancı olması elbette tehlikelidir..Benim içinönemli olan Allah'ın bu sınıflandırmayı nasıl yaptığıdır.Türk müslüman ile Arap müslüman arasında ayrım yapmayacak..Türk hristiyanı,Arap müslümanın önüne de geçirmeyecek.Demek ki bir müslümanın ilk önce kendisini müslmüman olarak görmesi gerekir.
Biliyor musun öyle güzel bir noktaya geldin ki;
İnanç anlamında sana söyleyecek hiç bir şeyim yok, senin inanç biçimin benim mantığıma göre tam benimki kadar değerli ve özeldir.
Yaratanın neyi neden nasıl önceliğine aldığı bizi aşar. Bu bugünün dünyasına ait kavramlar değildir seninde dediğin gibi.
Ancak bu ayrımı ve önce ne olduğumuz tartışmasını öbür dünyada değilde bu dünyada, şiddet için, oy için, sen ben için, statü için, güç için, bir başkasına karşı kendimizi haklı ve üstün göstermek için yapıyor olmak yanış diyorum bende...
Sanane insanın kendisini nasıl gördüğünden sana düşen sadece ona saygı göstermek ve inandığın gibi yaşamaktan ibarettir.
Osmanlı'nın cumhuriyetten önceki dönemleri eleştiriliyor ben de diyorum ki biraz da cumhuriyet kuruluş ve sonrası devri düşünce ve eleştirilerinizi yapın da istifade edelim..
Ben Osmanlının Fatih, Kanuni vs vs gibi dönemlerinin eleştirildiğini hiç görmedim, varsa da münferittir, Eleştirilen bir imparatorluğu batıran yok eden dönemdir, Bir imparatorluğu batırdığına göre iyi bişey de yapılmamıştır ve taktir edersin ki eleştirilir de..
Cumhuriyette batarsa bir gün, insanları acı yokluk içerisinde kalırsa, o zaman da Cumhuriyetin o dönemi eleştirilir.
Biliyor musun öyle güzel bir noktaya geldin ki;
İnanç anlamında sana söyleyecek hiç bir şeyim yok, senin inanç biçimin benim mantığıma göre tam benimki kadar değerli ve özeldir.
Yaratanın neyi neden nasıl önceliğine aldığı bizi aşar. Bu bugünün dünyasına ait kavramlar değildir seninde dediğin gibi.
Ancak bu ayrımı ve önce ne olduğumuz tartışmasını öbür dünyada değilde bu dünyada, şiddet için, oy için, sen ben için, statü için, güç için, bir başkasına karşı kendimizi haklı ve üstün göstermek için yapıyor olmak yanış diyorum bende...
Sanane insanın kendisini nasıl gördüğünden sana düşen sadece ona saygı göstermek ve inandığın gibi yaşamaktan ibarettir.
Beni tanıyanlar bilir.Kesinlikle hiçbir şekilde muhataplarımı din,dil,ırk gibi ayrımlar yapmam.Bir meslektaşım,bir öğrencim de "ben kürt,türk,alevi,sunni,fakir,ze ngin vb olduğum için beni sevmiyor bana ayrım yapıyor" desin bırakırım mesleği..
İnsan müslümanlığını da istediği gibi yaşar saygı duyarım.Ancak İslama aykırı olan bir durumu,normalmiş gibi gösterme varsa işin içinde ben uyarımı yaparım.Kendisi yine nasıl inanıyorsa devam eder..
Ben Osmanlının Fatih, Kanuni vs vs gibi dönemlerinin eleştirildiğini hiç görmedim, varsa da münferittir, Eleştirilen bir imparatorluğu batıran yok eden dönemdir, Bir imparatorluğu batırdığına göre iyi bişey de yapılmamıştır ve taktir edersin ki eleştirilir de..
Cumhuriyette batarsa bir gün, insanları acı yokluk içerisinde kalırsa, o zaman da Cumhuriyetin o dönemi eleştirilir.
Bir ayrıntı,mesela ben Divan Edebiyatını çok severim.İnanılmaz bir deryadır.Ama anlayamıyorum,okuyunca ne okuduğumu görmüyorum.Gördüğüm, böyle bir güzellikten,tarihten koparıldığımdır.Bunu yapanlar da belli.Ve bence eleştirilmeyi hakediyorlar.Cumhuriyetin batmasına gerek yok.
bozkurt06
18.09.2012, 20:33
Beni tanıyanlar bilir.Kesinlikle hiçbir şekilde muhataplarımı din,dil,ırk gibi ayrımlar yapmam.Bir meslektaşım,bir öğrencim de "ben kürt,türk,alevi,sunni,fakir,ze ngin vb olduğum için beni sevmiyor bana ayrım yapıyor" desin bırakırım mesleği..
İnsan müslümanlığını da istediği gibi yaşar saygı duyarım.Ancak İslama aykırı olan bir durumu,normalmiş gibi gösterme varsa işin içinde ben uyarımı yaparım.Kendisi yine nasıl inanıyorsa devam eder..
Yahu nedir islama aykırı olan kendimi en çok türk kabul etmem mi?
Olayı o kadar abartınız ki sanki ben türk olmayanları eziyorum, hor görüp dışlıyorum. Maşallah yazmış çizmiş oynuyorsunuz.
Burada kaos beyde size bilimsel açıklamasınıda yapmış sağolsun artık neyin peşindesiniz rapor olarak hazırlayıp masanıza mı bırakalım NEE? :)
nene-hatun
18.09.2012, 21:12
Osmanlı'nın cumhuriyetten önceki dönemleri eleştiriliyor ben de diyorum ki biraz da cumhuriyet kuruluş ve sonrası devri düşünce ve eleştirilerinizi yapın da istifade edelim..
Sn LeAdri, arkadaşın biri "osmanlıda ırk ayrımı yoktur kültür zenginliği vardır "dedi. Ben de hayır sanıldığı gibi değil deyip Türklerin durumunu ve bununla ilgili tarihi bilgileri paylaştım.
Burada Osmanlının büyük bir devlet olduğunu inkar etmedim. Karşılığında , bir sürü cilt kitabın resmi belge olarak sunuldu.Aksini ispat ediyorsan belgeni sunarsın.Bu kadar alenen bilinen bir durumu inkar etmeye çalışmayı anlamış değilim.
Burada şu dense daha mantıklı olmaz mı?
"Bu konuyu bilmiyorum araştırıp okumam gerekli. Velevki doğru olabilir ,ama her devrin yanlışları ve doğruları vardır"
Israrla yalan konuşuyorsun demenin bir mantığı var mı?
Cunhuriyet döneminin hataları varsa ,yazarsınz belgeleriyle doğruysa" evet haklısınız bu hatadır "derim değilse kendi sunacağım belgelerle çürütmeye çalışırım
Beni tanıyanlar bilir.Kesinlikle hiçbir şekilde muhataplarımı din,dil,ırk gibi ayrımlar yapmam.Bir meslektaşım,bir öğrencim de "ben kürt,türk,alevi,sunni,fakir,ze ngin vb olduğum için beni sevmiyor bana ayrım yapıyor" desin bırakırım mesleği..
İnsan müslümanlığını da istediği gibi yaşar saygı duyarım.Ancak İslama aykırı olan bir durumu,normalmiş gibi gösterme varsa işin içinde ben uyarımı yaparım.Kendisi yine nasıl inanıyorsa devam eder..
Doğrusu budur. İşinizi yaparken karşınızdakinin, dili,dini,cinsiyeti,ırkı vs .sizi ilgilendirmez. İşinizi iyi yapmanızdır önemli olan.
İslama aykırı durum, kendi hayatınızda alacağınız kararlarda göz önünde bulunduracağınız bir durumdur. Herkesin sizin gibi davranmasını ve düşünmesini bekleyemezsiniz. Kendini otursun sorgulasın diye bir önyargıda da bulunmanız abesle iştigaldir.
Bir ayrıntı,mesela ben Divan Edebiyatını çok severim.İnanılmaz bir deryadır.Ama anlayamıyorum,okuyunca ne okuduğumu görmüyorum.Gördüğüm, böyle bir güzellikten,tarihten koparıldığımdır.Bunu yapanlar da belli.Ve bence eleştirilmeyi hakediyorlar.Cumhuriyetin batmasına gerek yok.
Cumhuriyetin getirdiği dil yenilikleri ile büyümek divan edebiyatını anlamaya engel bir durum değil. Yeter ki bu konuda istekli olun. Biraz gayret yeterli. Eğitimci olduğunuzu çıkardım yazdıklarınızdan. O zaman diğerlerinden daha şanslı olduğunuzu söyleyebilirim. Ben eğitimci değilim ama divan edebiyatından anlarım.Bir divan şiiri okuduğumda çok rahat anlamını çıkarabiliyorum. Tabi arada bilmediğim şeylerde olabiliyor onu da ya cümlenin gidişinden ya da sözlük yardımıyla anlamlandırabiliyorum.
Yahu nedir islama aykırı olan kendimi en çok türk kabul etmem mi?
Olayı o kadar abartınız ki sanki ben türk olmayanları eziyorum, hor görüp dışlıyorum. Maşallah yazmış çizmiş oynuyorsunuz.
Burada kaos beyde size bilimsel açıklamasınıda yapmış sağolsun artık neyin peşindesiniz rapor olarak hazırlayıp masanıza mı bırakalım NEE? :)
Sizin o dediğiniz "Önce türküm.." sözünü ben ilk defa sizden duymadım.Hangi kesim ve hangi amaçla söylendiği açıktır.Siz diyorsanız ki yok ben sadece genetik olarak önce türküm orası ayrı..
Sn LeAdri, arkadaşın biri "osmanlıda ırk ayrımı yoktur kültür zenginliği vardır "dedi. Ben de hayır sanıldığı gibi değil deyip Türklerin durumunu ve bununla ilgili tarihi bilgileri paylaştım.
Burada Osmanlının büyük bir devlet olduğunu inkar etmedim. Karşılığında , bir sürü cilt kitabın resmi belge olarak sunuldu.Aksini ispat ediyorsan belgeni sunarsın.Bu kadar alenen bilinen bir durumu inkar etmeye çalışmayı anlamış değilim.
Burada şu dense daha mantıklı olmaz mı?
"Bu konuyu bilmiyorum araştırıp okumam gerekli. Velevki doğru olabilir ,ama her devrin yanlışları ve doğruları vardır"
Israrla yalan konuşuyorsun demenin bir mantığı var mı?
Cunhuriyet döneminin hataları varsa ,yazarsınz belgeleriyle doğruysa" evet haklısınız bu hatadır "derim değilse kendi sunacağım belgelerle çürütmeye çalışırım
Doğrusu budur. İşinizi yaparken karşınızdakinin, dili,dini,cinsiyeti,ırkı vs .sizi ilgilendirmez. İşinizi iyi yapmanızdır önemli olan.
İslama aykırı durum, kendi hayatınızda alacağınız kararlarda göz önünde bulunduracağınız bir durumdur. Herkesin sizin gibi davranmasını ve düşünmesini bekleyemezsiniz. Kendini otursun sorgulasın diye bir önyargıda da bulunmanız abesle iştigaldir.
Cumhuriyetin getirdiği dil yenilikleri ile büyümek divan edebiyatını anlamaya engel bir durum değil. Yeter ki bu konuda istekli olun. Biraz gayret yeterli. Eğitimci olduğunuzu çıkardım yazdıklarınızdan. O zaman diğerlerinden daha şanslı olduğunuzu söyleyebilirim. Ben eğitimci değilim ama divan edebiyatından anlarım.Bir divan şiiri okuduğumda çok rahat anlamını çıkarabiliyorum. Tabi arada bilmediğim şeylerde olabiliyor onu da ya cümlenin gidişinden ya da sözlük yardımıyla anlamlandırabiliyorum.
Anlatamadığım nokta şu.Herkes inancını istediği gibi yaşasın.Saygım var buna.Ancak bir müslüman,inancına ters bir durumu normalmiş gibi görüyorsa sorgulaması gerekir,bir tavsiye sadece.Sorgulamıyorsa yine kendisi bilir.
Divan edebiyatını sözlüksüz yardımsız anlayabilen kaç kişi var memlekette?Halbuki her vatandaş yardımsız anlamalıydı bu deryayı.Dil yeniliği falan demeyin,ben kabul etmiyorum zira.
nene-hatun
19.09.2012, 09:40
Anlatamadığım nokta şu.Herkes inancını istediği gibi yaşasın.Saygım var buna.Ancak bir müslüman,inancına ters bir durumu normalmiş gibi görüyorsa sorgulaması gerekir,bir tavsiye sadece.Sorgulamıyorsa yine kendisi bilir.
Divan edebiyatını sözlüksüz yardımsız anlayabilen kaç kişi var memlekette?Halbuki her vatandaş yardımsız anlamalıydı bu deryayı.Dil yeniliği falan demeyin,ben kabul etmiyorum zira.
Osmanlıda divan edebiyatını halk anlamıyordu sn LaEdri karıştırıyorsunuz. Osmanlı da halk dili ile saray dili arasında dağlarca fark var. Böyle düşünüldüğünde getirilen dil yeniliğinin herkesi kapsayıcı olduğunu görmeniz mümkün tabi görmek isterseniz. :)
nene-hatun
19.09.2012, 10:18
Anlatamadığım nokta şu.Herkes inancını istediği gibi yaşasın.Saygım var buna.Ancak bir müslüman,inancına ters bir durumu normalmiş gibi görüyorsa sorgulaması gerekir,bir tavsiye sadece.Sorgulamıyorsa yine kendisi bilir.
.
Sizin anlattığınızı anladım. Müslümanım diyen ırkını ,dininden üstün tutamaz iddiasındasınız. Sizin de anlamadığınız şu: Herkesin dini anlayış ve uygulayış biçimi farklı. Herkes aynı şekilde anlasaydı bu kadar mezhep ve bundan doğan uygulama farklılıkları olur muydu? Her farklı uygulayan da kendisinin en doğrusunu yaptığı iddiasında.
O halde inanış tarzına göre yaptığı elbette ki normal görünecektir.
bozkurt06
19.09.2012, 12:09
Sizin o dediğiniz "Önce türküm.." sözünü ben ilk defa sizden duymadım.Hangi kesim ve hangi amaçla söylendiği açıktır.Siz diyorsanız ki yok ben sadece genetik olarak önce türküm orası ayrı..
allah aşkına leadri ya ne olarak istersen onu anla ne kadar takıldın sen buna yahu.
Osmanlıda divan edebiyatını halk anlamıyordu sn LaEdri karıştırıyorsunuz. Osmanlı da halk dili ile saray dili arasında dağlarca fark var. Böyle düşünüldüğünde getirilen dil yeniliğinin herkesi kapsayıcı olduğunu görmeniz mümkün tabi görmek isterseniz. :)
Bir tek kelimeyi dahi anlamayacak kadar bile mi fark vardı?
nene-hatun
19.09.2012, 18:37
Bir tek kelimeyi dahi anlamayacak kadar bile mi fark vardı?
Siz divan edebiyatı örneklerinin bir tek kelimesini bile anlamıyor musunuz? Evet epey bir fark vardı. Bilirsiniz bir divan edebiyatı vardır bir de halk edebiyatı .İkisinin hitap ettiği kesimler farklıydı.Hatta öyle ki bazı fetvalar , emirler iki türlü kaleme alınırdı. Biri sarayın anlayacağı dilde bir de halkın anlaması için sadeleştirilmiş olarak.
Halk kopmazdı herkes anlardı dediğiniz olay diye bir şey yok. Divan edebiyatı halka hitap eden bir edebiyat türü değildi. Osmanlı sistemi devam etseydi hiç de olmayacaktı. Önceki iletilerimde dediğim gibi ; eğer hanedan sınıfından birinin tohumu değilseniz böyle bir imkanınızda hiç olmayacaktı. Vatandaş olarak bir hükmünüzde olmayacaktı. Sadece kul olarak hizmet edecektiniz o kadar.Cumhuriyet iyi ve kötü yönleri de olsa herkesi aynı sınıfa getirmiştir. Normal bir vatandaşla iktidar sınıfı aynı dili konuşuyor .Bilmediği şeyleri de öğrenme şansı herkese eşit olarak verilmiş. Bu hakkı kullanırsınız , kullanmazsınız size kalmış bir durum
Osmanlı sistemi buydu. Sadece anlı şanlı zaferlerine bakarak değerlendirirsek Osmanlıyı yanılırız. Bu konuda İlber Ortaylının Osmanlıyı yeniden keşfetmek adlı kitabını tavsiye edebilirim.Sadece zaferleriyle değil sosyal hayatı ve sistemi öğrenmek açısından oldukça faydalı. Yeniden belirtmekte yarar var.Amacım Osmanlıyı kötülemek değil.Ama Osmanlının sistemi buydu ve Osmanlı tarihimizin bir parçası beğeniriz ya da beğenmeyiz.
Pusula_58
19.09.2012, 23:47
Uzun lafın kısası. 3 aylık bir bebeği dünyanın herhangi bir ülkesine verelim. Orada büyüsün. Ya bu çocuk ne yapacaktır, oranın dili ve inancına göre yetişecektir. Bunu uzatmaya hiç gerek yokki. İnsanoğluda bu noktaya bu şekilde gelmiştir. Herşeyden önce biz "insanız" demeliyiz, kurallar detaylar sonraki olgulardır.
Siz divan edebiyatı örneklerinin bir tek kelimesini bile anlamıyor musunuz? Evet epey bir fark vardı. Bilirsiniz bir divan edebiyatı vardır bir de halk edebiyatı .İkisinin hitap ettiği kesimler farklıydı.Hatta öyle ki bazı fetvalar , emirler iki türlü kaleme alınırdı. Biri sarayın anlayacağı dilde bir de halkın anlaması için sadeleştirilmiş olarak.
Halk kopmazdı herkes anlardı dediğiniz olay diye bir şey yok. Divan edebiyatı halka hitap eden bir edebiyat türü değildi. Osmanlı sistemi devam etseydi hiç de olmayacaktı. Önceki iletilerimde dediğim gibi ; eğer hanedan sınıfından birinin tohumu değilseniz böyle bir imkanınızda hiç olmayacaktı. Vatandaş olarak bir hükmünüzde olmayacaktı. Sadece kul olarak hizmet edecektiniz o kadar.Cumhuriyet iyi ve kötü yönleri de olsa herkesi aynı sınıfa getirmiştir. Normal bir vatandaşla iktidar sınıfı aynı dili konuşuyor .Bilmediği şeyleri de öğrenme şansı herkese eşit olarak verilmiş. Bu hakkı kullanırsınız , kullanmazsınız size kalmış bir durum
Osmanlı sistemi buydu. Sadece anlı şanlı zaferlerine bakarak değerlendirirsek Osmanlıyı yanılırız. Bu konuda İlber Ortaylının Osmanlıyı yeniden keşfetmek adlı kitabını tavsiye edebilirim.Sadece zaferleriyle değil sosyal hayatı ve sistemi öğrenmek açısından oldukça faydalı. Yeniden belirtmekte yarar var.Amacım Osmanlıyı kötülemek değil.Ama Osmanlının sistemi buydu ve Osmanlı tarihimizin bir parçası beğeniriz ya da beğenmeyiz.
Harf devriminin amacı nedir peki?
nene-hatun
20.09.2012, 10:51
Harf devriminin amacı nedir peki?
Birinci neden yukarıda belittiğim halk ile iktidar sınıfı arasındaki dil farkını kaldırmak. Ama bana göre asıl nedeni şimdiye kadar edindiğim bilgiler dahilinde şöyle açıklayabilirim.
Türklerin orhun yazıtlarından da öğrenebildiğimiz kadarıyla V ve V. yy dan itibaren kendi sözlü edebiyatı ve dili mevcut . Daha sonraları özellikle islamiyetle birlikte arapça ve farsçanın etkisi altına girmiş. Hanedan sınıfıyla ,halkın konuştuğu dil arasında uçurumlar oluşmuş.Türkçe arapça harflerle kolaylıkla yazılabilen ve anlaşılabilen bir dil değil. Bu nedenle latin harfleri uygun görülmüş dil hem sadeleşmiş hem de kolaylaşmıştır.Biliyorsunuz Türkçe okunduğu gibi yazılan, yazıldığı gibi de okunan bir dildir.Bu nedenle de kolay öğrenilip yaygınlaşmıştır. Ulusal birliğin ve kültürün oluşması ve gelişmesinde herkesin anlayacağı ortak bir dilin olması da önemlidir.
Benim şahsi fikrimi sorarsanız ,özellikle bazı meslek dallarında, Osmanlıcanın daha iyi oturduğunu düşünüyorum. Osmanlıca yerine getirilen, Türkçeleştirilmiş bazı kelimelerin tam anlamını vermediğini ve içini dolduramadığını düşünüyorum. Ama sadece bazı meslekler için geçerli bu fikrim.
Asıl başlık konusunu epey dağıttık ama.Konu konuyu açıyor:)
Halkın yıllardır kullandığı alfabe zor,Latin alfabesi kolay mı?Zorluğun kriteri nedir!
Harf Devriminin tek amacı Arap ve İslam kültüründen halkı koparmaktı.50 yıl önceki eserleri bile okumakta,anlamakta güçlük çekiyorsak bunu yapanlara hesap sormayacak mıyız?Bugün gençlik,Nutuk'ta Gençliğe Hitabe'de geçen kelimeleri bile anlamıyor.Neden?Kökeni Arapçaymış.
nene-hatun
20.09.2012, 11:35
Halkın yıllardır kullandığı alfabe zor,Latin alfabesi kolay mı?Zorluğun kriteri nedir!
Harf Devriminin tek amacı Arap ve İslam kültüründen halkı koparmaktı.50 yıl önceki eserleri bile okumakta,anlamakta güçlük çekiyorsak bunu yapanlara hesap sormayacak mıyız?Bugün gençlik,Nutuk'ta Gençliğe Hitabe'de geçen kelimeleri bile anlamıyor.Neden?Kökeni Arapçaymış.
Nasıl görmek isterseniz öyle görmenizde benim için sakınca yok. Ama kusura bakmayın benim ne işim olur arap kültürüyle ben arap değilim ki.Ayrıca Türklerin sopa zoruyla kabul ettiği bir dinin dilinden banane. Kaldı ki 7 yy. arapçasıyla yazılan kuranı bugünün arap diliyle anlamak bile mümkün değilken ve onlar bile şimdiki arapçaya uydurmaya çalışırken kuran arapçasını ,ben niye öz dilim varken bu kadar zora gireyim.Halk anlasın diye Kuran bile Atatürk'ün emriyle Elmalı Yazır Hamdi Tarafından Türkçe çevrilmiştir. O halde "kardeşim devrimi ben yapmadım mı yasaklıyorum dini de arapçayı da "der olur biterdi
O kadar kolaydı da halkın okuma yazma oranlarında ki düşüklüğü ve cehaletini neye bağlıyorsunuz? Kaldı ki bu sistem size her türlü şeyi öğrenme imkanı sunmuş arap kültürüne özeniyorsanız ve ilgileniyorsanız gider öğrenirsiniz ilgili araştırmalarınızı yaparsınız.
Ayrıca nutuk ve gençliğe hitabeyi zaten sadeleştirdiler neresini anlamıyorlar. O dönemde yazılan bir eser tabiki o dönemin dili ile kaleme alınacaktı.Anlayan ordan okur ve okullarda -benim zamanımda öyleydi- açıklamaları verilirdi Gençliğe hitabenin, İstiklal marşının vs.Anlamayan da sadeleştirilmiş şeklinden okur..
Şimdi ne olacak ,hadi sorguladın. Farzedelim haklısın -bana göre değil ama- sil baştan arapçaya mı dönelim. Ölmüş çocuğa don mu biçelim?
O zaman kendimize has bir alfabe oluştursaydık..
nene-hatun
20.09.2012, 11:42
ş , ç harfleri latin alfebesinde var mı? Ç sesini elde etmek için kaç harf kullanıyorlar.Keza ş sesi Olabildiğince uygun yapılmış zaten
nene-hatun
20.09.2012, 11:55
Tamamını demiştim..
O zamanın koşulları onu gerektirmiş demek ki. Savaştan çıkmışsın.Belli bir sistem oturtmaya çalışıyorsun.Ülke yoksul düşmüş ekonomi ayrı bir dert eğitim öyle sağlık öyle bir takım şeyleri yeniden inşa etmeye çalışıyorsun. Kolay değil bazı şeyler 2-3 günlük çalışmayla yapılabilecek şeyler değil ki. Her alanda bir an önce toparlanmanın derdindeler.Bir ekonomik kriz oluyor da belimizi doğrultamıyoruz.Bir de o dönemin koşullarını düşünsenize.
O zor koşullarda öncelikle yapılması gereke bir şey mi yani harf devrimi?
nene-hatun
20.09.2012, 14:31
O zor koşullarda öncelikle yapılması gereke bir şey mi yani harf devrimi?
Bir ülkede en önemli ve temel sorunun eğitim olacağını düşünemiyorsanız ben sizinle neyi tartışabilirim ki? Eğitimli kafalarla sorunlara daha kolay çözümler bulunur cahillerle değil. Önce eğiteceksin ki koyun sürüsü olmayacaklar ,sorgulayacaklar ,araştıracaklar . Üstelik bu devrimler bir bütünün parçaları olarak yapılmak zorundaydı.
Bir ülkede en önemli ve temel sorunun eğitim olacağını düşünemiyorsanız ben sizinle neyi tartışabilirim ki? Eğitimli kafalarla sorunlara daha kolay çözümler bulunur cahillerle değil. Önce eğiteceksin ki koyun sürüsü olmayacaklar ,sorgulayacaklar ,araştıracaklar . Üstelik bu devrimler bir bütünün parçaları olarak yapılmak zorundaydı.
Bir ülkenin en önemli ihtiyacı eğitimdir.Bu konuyu tartışmam bile.
Ancak,savaştan henüz çıkmış,ekonomik olarak iyi olmayan bir devletin,eğitime ilk yatırım olarak harf devrimini yapması son derece manidardır.
nene-hatun
20.09.2012, 19:06
Bir ülkenin en önemli ihtiyacı eğitimdir.Bu konuyu tartışmam bile.
Ancak,savaştan henüz çıkmış,ekonomik olarak iyi olmayan bir devletin,eğitime ilk yatırım olarak harf devrimini yapması son derece manidardır.
Ben de bir şey biliyormuşsunuz gibi sizle tartışmaya çalışıyorum. Bakın hadi devrimlerin kronolojik sırasına harf devrimi ne zaman yapılmış:))
Atatürk devrimleri kronolojisi
1921 Teşkilatı Esasiye Kanunu
1 Kasım 1922 Saltanatın kaldırılması
17 Şubat 1923 İzmir İktisat Kongresi
29 Ekim 1923 Cumhuriyet’in İlanı
3 Mart 1924 Halifeliğin Kaldırılması
20 Nisan 1924 1924 Anayasasının Kabul Edilmesi
1924-1937 Mecellenin Kaldırılması
1924 Şeriyye Mahkemelerinin Kapatılması
3 Mart 1924 Öğretimin Birleştirilmesi
9 Ağustos 1924 Çok Partili Hayata Geçiş Denemeleri (Cumhuriyet Halk Fırkasının Kurulması)
1925 Çiftçinin Özendirilmesi
1925 Örnek Çiftliklerin Kurulması
1925 Tarım Kredi Kooperatifleri’nin Kurulması
17 Şubat 1925 Aşar (Öşür) Vergisinin Kaldırılması
25 Kasım 1925 Şapka kanunu
30 Kasım 1925 Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması
1925-1935 Takvim, Saat ve Ölçülerde Yapılan Değişiklikler
1926-1934 Türk Kadınının Medeni ve Siyasi Haklarına kavuşması
17 Şubat 1926 Medeni Kanunun Kabulü
1926 Türk Ceza Kanunu
1926 Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun
1926 Medreselerin Kapatılması
1 Temmuz 1926 Kabotaj Kanunu
28 Mayıs 1927 Sanayi Teşvik Kanunu
1 Kasım 1928 Harf Devrimi
1928 Güzel Sanatlarda Yapılan Yenilikler
1 Ocak 1929 Millet Mekteplerinin Açılması
12 Nisan 1931 Türk Tarih Kurumu’nun Kurulması
12 Temmuz 1932 Türk Dil Kurumu’nun Kurulması
1933-1937 I. ve II. Kalkınma Planları
1933 Üniversite Reformu
1933 Yüksek Ziraat Enstitüsü’nün Kurulması
21 Haziran 1934 Soyadı Kanunu
26 Kasım 1934 Lâkap ve unvanların kaldırılması
3 Aralık 1934 Kılık ve Kıyafette Değişiklik
1935 Ticaret ve Sanayi Odalarının Kurulması
Bir şey bilip,onunla kibirlenmektense,bir kibirlinin gözünde hiçbir şey bilmiyor olmak yeğdir.
6-7 yıl bir insan ömrü için bile çok çok uzun değilken,bir devlet için çok çok kısadır.Harf devrimi de bu toprakalrı İslam kültüründen uzaklaştırmak için yapılan çalışmalardan biridir.Ggökten indiği sanılan(!) bir kitabın dilini modern,çağdaş ve Batılı(!) bir ülkeye sokmayacaklardı tabi ki..
nene-hatun
20.09.2012, 21:22
Bir şey bilip,onunla kibirlenmektense,bir kibirlinin gözünde hiçbir şey bilmiyor olmak yeğdir.
6-7 yıl bir insan ömrü için bile çok çok uzun değilken,bir devlet için çok çok kısadır.Harf devrimi de bu toprakalrı İslam kültüründen uzaklaştırmak için yapılan çalışmalardan biridir.Ggökten indiği sanılan(!) bir kitabın dilini modern,çağdaş ve Batılı(!) bir ülkeye sokmayacaklardı tabi ki..
Kibirli olsam baştan tartışmazdım sizinle. Bu kibirlilik suçlamasını, konuyu doğru dürüst bilmeyip ahkam kesenlerde çok görüyorum. Kompleks haline getiriyorlar karşısındakinin konuya kendilerinden daha vakıf olduğunu görmeyi.Ama yazmadan önce araştırsalar böyle komik durumlara düşmeyecekler.
Ayrıca siz kafanızda bir şeyin kötü olduğunu zaten bellemişsiniz ya da belletmişler.Son 5-6 iletinize bakıldığında sürekli olmadı burdan yak, nerden acaba yakalarım, alt ederim tarzında sorular soruyorsunuz ve sonunda içinizdekini kusup rahatladınız. Yüce islam kültürü. Acaba bu savaşlar verilmeseydi islam kültürü diye bir şey kalacak mıydı?
Öyle ya şimdi doğru dürüst namazınızı kılamıyorsunuz , orucunuzu tutamıyorsunuz , sizleri oruçlusunuz diye dövüyorlar , öldürüyorlar kuranınızı okuyamıyorsunuz, hacca gidemiyorsunuz, zekatınızı veremiyorsunuz.Sizde haklısınız tabi.O kaldırılan dili halk değil hanedan sınıfı konuşuyordu. Bu çıkarımı halk edebiyatı ve divan edebiyatı ayrımından bile yapamıyorsunuz. Dinle beyinleriniz öyle uyuşmuş ki mantıklı düşünme yetilerinizi kaybetmişsiniz. Boşuna demiyorlar din afyondur diye
Siz de kafanızda bir şeyin iyi olduğunu bellemişiniz ya da belletmişler.Ben Divan Edebiyatı'nı sadece bir örnek verdim.Güzelim kelimeleri,ifadeleri sırf Arapça kökenli diye yok ettiler."Şey" kelimesi bile yasaklanacaktı nerdeyse,sırf Arapça diye.İsrail,Çin,Japonya,Kore.H epsi de anlaşılmaz bir alfabe kullanıyorlar.Batı'yla hiç uyumlu da değil.Ve hepsi de çok güçlü devletler.Bizse güçlü devlet olmanın yolunu Arap alfabesinden kurtulmaktan geçeceğine inandık.
Benim için mesele sadece namaz,oruç,zekat değil.Bugün TSK'da 1 tane "Muhammed" isimli subay yok.Bu ülkede İmam-Hatip 5.sınıf vatandaş muamelesi gördü.Bugün ben hala türbanımla doktorluğumu,öğretmenliğimi yapamıyorum.Bu kadar basit mi her şey!
nene-hatun
20.09.2012, 21:56
Siz de kafanızda bir şeyin iyi olduğunu bellemişiniz ya da belletmişler.Ben Divan Edebiyatı'nı sadece bir örnek verdim.Güzelim kelimeleri,ifadeleri sırf Arapça kökenli diye yok ettiler."Şey" kelimesi bile yasaklanacaktı nerdeyse,sırf Arapça diye.İsrail,Çin,Japonya,Kore.H epsi de anlaşılmaz bir alfabe kullanıyorlar.Batı'yla hiç uyumlu da değil.Ve hepsi de çok güçlü devletler.Bizse güçlü devlet olmanın yolunu Arap alfabesinden kurtulmaktan geçeceğine inandık.
Benim için mesele sadece namaz,oruç,zekat değil.Bugün TSK'da 1 tane "Muhammed" isimli subay yok.Bu ülkede İmam-Hatip 5.sınıf vatandaş muamelesi gördü.Bugün ben hala türbanımla doktorluğumu,öğretmenliğimi yapamıyorum.Bu kadar basit mi her şey!
Verdiğiniz örnekler insanların kendi kültürü onlar sizin gibi arap kültürüne özenmiyorlar.Üstelik divan edebiyatı arapça değil. Önce Osmanlıcanın hangi dilleri kapsadığını öğrenin. Ama bunu söyledim diye yine kibirli olurum.
Nerden nereye ya sanki tek tek adamların ismini sordu da Muhammet yok diyor. Ben ismi Muhammed olan bir sürü ayyaş, hırsız, katil duydum ,gördüm. Ne yani adı Muhammed olan iyi müslüman , dindar mı oluyor? Ayrıca benim dayı oğlumun adı Durmuş Muhammed ve deniz astsubaylığından emekli.İmam hatip 5. sınıf vatandaş değil bak üzülme dindar ve kindar neslin örnekleri geliyor. Ben büyükşehirlerden birinde yaşıyorum. Merak etme türbanlılar her yerde. Adliyelerde, tapu dairelerinde,resmi yerlerde ve hastanelerde.Hatta bir çok türbanlı doktor başı açık hastalara yapmadıkları rezilliği bırakmıyorlar.
Türban meselesine gelince ; açkça söyleyeyim ben türbanlı kızların üniversitelere alınmasına karşı değilim. Bunların erkeklerini alıyorsan , kızların kabahatı ne. Benim üniversite dönemimde türban olayları yeni balamıştı. Onlar tamamen inançları için kapanmış kızlardı ve uygulanan laik eğitim sisteminden en ufak rahatsızlıkları yoktu. Bu kızları üniversiteye almayarak, asıl amacı dini kullanmak olan ve bu yolla rejimi yıkmak olanların ,kucağına ittiler onları ve onlarda tıpkı sizin gibi radikalleştiler.Oysa onların eğitimli olması gelecek nesillerinde eğitimli ve aydın olacağı anlamına gelir.
Ben devletin hükmettiği halkı için ;sen laiksin, sen dincisin, sen Türksün , senKürtsün ,sen ateistsin deme lüksü olduğunu düşünmüyorum. Devlet her kesime eşit mesafede yaklaşıp, ortak yaşama alanları yaratmak ve herkesi kucaklamak zorundadır.
Şikayet ettiğiniz ve beğenmediğiniz uygulamaların beş beterini bugün savunduklarınız yapıyor hatta daha kötüsünü. O halde farkınız nedir?
Verdiğiniz örnekler insanların kendi kültürü onlar sizin gibi arap kültürüne özenmiyorlar.Üstelik divan edebiyatı arapça değil. Önce Osmanlıcanın hangi dilleri kapsadığını öğrenin. Ama bunu söyledim diye yine kibirli olurum.
Nerden nereye ya sanki tek tek adamların ismini sordu da Muhammet yok diyor. Ben ismi Muhammed olan bir sürü ayyaş, hırsız, katil duydum ,gördüm. Ne yani adı Muhammed olan iyi müslüman , dindar mı oluyor? Ayrıca benim dayı oğlumun adı Durmuş Muhammed ve deniz astsubaylığından emekli.İmam hatip 5. sınıf vatandaş değil bak üzülme dindar ve kindar neslin örnekleri geliyor. Ben büyükşehirlerden birinde yaşıyorum. Merak etme türbanlılar her yerde. Adliyelerde, tapu dairelerinde,resmi yerlerde ve hastanelerde.Hatta bir çok türbanlı doktor başı açık hastalara yapmadıkları rezilliği bırakmıyorlar.
Türban meselesine gelince ; açkça söyleyeyim ben türbanlı kızların üniversitelere alınmasına karşı değilim. Bunların erkeklerini alıyorsan , kızların kabahatı ne. Benim üniversite dönemimde türban olayları yeni balamıştı. Onlar tamamen inançları için kapanmış kızlardı ve uygulanan laik eğitim sisteminden en ufak rahatsızlıkları yoktu. Bu kızları üniversiteye almayarak, asıl amacı dini kullanmak olan ve bu yolla rejimi yıkmak olanların ,kucağına ittiler onları ve onlarda tıpkı sizin gibi radikalleştiler.Oysa onların eğitimli olması gelecek nesillerinde eğitimli ve aydın olacağı anlamına gelir.
Ben devletin hükmettiği halkı için ;sen laiksin, sen dincisin, sen Türksün , senKürtsün ,sen ateistsin deme lüksü olduğunu düşünmüyorum. Devlet her kesime eşit mesafede yaklaşıp, ortak yaşama alanları yaratmak ve herkesi kucaklamak zorundadır.
Şikayet ettiğiniz ve beğenmediğiniz uygulamaların beş beterini bugün savunduklarınız yapıyor hatta daha kötüsünü. O halde farkınız nedir?
Osmanlıca'yı bilirim.Okunuşunu,yazılışını,k elimelerin kökenini..Mesele benim bilmemle bitmez.Kasıtlı olarak,ve saçma bir şekilde alfabemizin değiştirilemesidir.
""Ne yani adı Muhammed olan iyi müslüman , dindar mı oluyor? """.Bu cümle güzel..TSK'nın bakış açısı bu.Adı Muhammedse dincidir,gericidir,şeriatçidır ,bu ülkenin cumhuriyetin düşmanıdır deyip sadece adı yüzünden eliyor.Ben TSK'ya subay alımındaki uygulanan kriterleri bizzat yaşadım,biliyorum..Türbanlılar heryerde falan değil.Uzağa bakmıyorum eşime bakıyorum.Eşim,türbanı ile öğretmenlik yapamıyor 2012 Eylül'ünde.
Ben hiçbir siyasi görüşün yaman savunucusu değilim.Bu ülkede kimse ırkı,inancı,dili,türbanı,lises i,okulu yüzünden dışlanmamalı.
Osmanlıca'yı bilirim.Okunuşunu,yazılışını,k elimelerin kökenini..Mesele benim bilmemle bitmez.Kasıtlı olarak,ve saçma bir şekilde alfabemizin değiştirilemesidir.
""Ne yani adı Muhammed olan iyi müslüman , dindar mı oluyor? """.Bu cümle güzel..TSK'nın bakış açısı bu.Adı Muhammedse dincidir,gericidir,şeriatçidır ,bu ülkenin cumhuriyetin düşmanıdır deyip sadece adı yüzünden eliyor.Ben TSK'ya subay alımındaki uygulanan kriterleri bizzat yaşadım,biliyorum..Türbanlılar heryerde falan değil.Uzağa bakmıyorum eşime bakıyorum.Eşim,türbanı ile öğretmenlik yapamıyor 2012 Eylül'ünde.
Ben hiçbir siyasi görüşün yaman savunucusu değilim.Bu ülkede kimse ırkı,inancı,dili,türbanı,lises i,okulu yüzünden dışlanmamalı.
LaEdri, şu an güneydoğuda binbaşı olan Muhammet isimli arkadaşım var.
Son cümlene ise sonuna kadar katılıyorum..
nene-hatun
21.09.2012, 17:41
Osmanlıca'yı bilirim.Okunuşunu,yazılışını,k elimelerin kökenini..Mesele benim bilmemle bitmez.Kasıtlı olarak,ve saçma bir şekilde alfabemizin değiştirilemesidir.
""Ne yani adı Muhammed olan iyi müslüman , dindar mı oluyor? """.Bu cümle güzel..TSK'nın bakış açısı bu.Adı Muhammedse dincidir,gericidir,şeriatçidır ,bu ülkenin cumhuriyetin düşmanıdır deyip sadece adı yüzünden eliyor.Ben TSK'ya subay alımındaki uygulanan kriterleri bizzat yaşadım,biliyorum..Türbanlılar heryerde falan değil.Uzağa bakmıyorum eşime bakıyorum.Eşim,türbanı ile öğretmenlik yapamıyor 2012 Eylül'ünde.
Ben hiçbir siyasi görüşün yaman savunucusu değilim.Bu ülkede kimse ırkı,inancı,dili,türbanı,lises i,okulu yüzünden dışlanmamalı.
Osmanlıcayı biliyor olsaydınız divan şiirinin direk arapçadan oluşmadığını da bilirdiniz. Osmanlıyı biliyor olsaydınız bu dilin halk tarafından değil hanedan tarafından kullanılıyor olduğunu ve bu nedenle halkın dili ile hanedan dili arasındaki uçurumu biliyor olurdunuz.dediğim gibi padişah tohumundan değilseniz bu kaldırılan dili zaten anlamayacaktınız. Bu kadar üzüldüğünüze göre sülbünüz padişah tohumuna dayanıyor. Zira kimse bu devirde parya sınıfına ait olup sömürülmek istemez .Ben şahsen istemem .Kulluk yerine birey olmayı tercih ederim.
Ben de dayım oğlunun ismini belirrttim ve emekli olduğu mesleği söyledim. Ayrıca diğer arkadaş ta binbaşı olan arkadaşının adının Muhammet olduğunu yazdı. Sizin çarpık mantığınıza mı inanalım yoksa gözümüz öündeki örneklere mi? Bu mantıkla İsa,Musa, Adem vs gibi adamlarında orduya alınmaması gerekir zira onlarda allahın elçileri.
Henüz yok devlette evet Türbanlı öğretmen daha doğrusu derse türbanla girebilen demek daha doğru.Katılıyorum. Ama onun dışındaki her yerde mevcutlar Özel okul ve dersanelerde türbanıyla görev yapıyorlar. Ama onların da gönlü alınıyor merak etmeyin .Bütün ilköğretimdeki din öğretmenleri mesleki tecrübelerine bakılmaksızın diğer öğretmenlerin önüne geçip idari kadrolara atanıyorlar.
Türban meselesine gelince ; açkça söyleyeyim ben türbanlı kızların üniversitelere alınmasına karşı değilim. Bunların erkeklerini alıyorsan , kızların kabahatı ne. Benim üniversite dönemimde türban olayları yeni balamıştı. Onlar tamamen inançları için kapanmış kızlardı ve uygulanan laik eğitim sisteminden en ufak rahatsızlıkları yoktu. Bu kızları üniversiteye almayarak, asıl amacı dini kullanmak olan ve bu yolla rejimi yıkmak olanların ,kucağına ittiler onları ve onlarda tıpkı sizin gibi radikalleştiler.Oysa onların eğitimli olması gelecek nesillerinde eğitimli ve aydın olacağı anlamına gelir.
Ben devletin hükmettiği halkı için ;sen laiksin, sen dincisin, sen Türksün , senKürtsün ,sen ateistsin deme lüksü olduğunu düşünmüyorum. Devlet her kesime eşit mesafede yaklaşıp, ortak yaşama alanları yaratmak ve herkesi kucaklamak zorundadır.
Şikayet ettiğiniz ve beğenmediğiniz uygulamaların beş beterini bugün savunduklarınız yapıyor hatta daha kötüsünü. O halde farkınız nedir?
Bu benim bir önceki iletimdeki son paragraf .Farklı bir şey söylemiyoruz değil mi?
Siz hiç bir siyasi görüşün yaman savunucusu değilim diyorsunuz. Bana göre de değilsiniz.Siz tamamen dindar ve kindar bir nesilsiniz ve sizin yetiştireceğiniz çocuklarda büyük ihtimalle öyle olacaktır. Tarafsız olsaydınız şimdi yapılanlar çok daha kötü bunları eleştirirdiniz. Bakın ben eleştiriyorum hem de gocunmadan (türban meselesi örneğin)Siz ve sizin düşünce yapınızdakiler intikam saiki ile hareket ediyorsunuz.
Divan Edebiyatı örneğini verirken "bir ayrıntı" diye yazdım.Ama sen anlatmak istediğim özü kaçırıp oraya takılıp kaldın.İlla Divan Edebiyatın'daki ağır kelimeleri düşünme.Arapça'dan gelme pekçok kelime bugün unutulmuş..Daha bugün 3 tane 8.sınıftan (ortalama 90 öğrenci) bir tanesi de "müteşekkir" kelimesinin anlamını bilemedi.İstenen buydu.O kelimenin yerine koycacğı yeni bir kelime de yok günümüz Türkçesinde..
Astsubay seçiminde çok sık eleme yapılmıyor.Ama subaylarda inanılmaz kriterler var.KAOS'un arkadaşı nadirdir,belki numunedir.Siz görüyorsanız biz de yaşadık o eleme süreçlerini.Cemattin dersanesine bilmem kaç yıl önce gitmişsen öğrenci olarak onu bile araştırıyorlar ve öğrenirlerse vay haline.Çok eleme kriteri biliyorum.Uzatmaya gerek yok.Özel okulu falan anlamam ben,vasıfsız DKAB öğretmenlerinin atamasını da ben yapmıyorum vebali benim değil.Bildiğim şey,benim eşim bu devlette türbanı ile öğretmenlik yapamıyor hala.Benim vergimle yapılan okulda,ben öğretmenlik yapamıyorum.
Benim kindar nesil falan derdim yok.Bu sitede yenisin,beni tanımıyorsun,tanıyan tanıyor biliyor..Bir öğrencim,bir meslektaşım böyle bir derdim olduğunu,aralarında din,dil,inanç gibi ayrım yaptığımı söylesin bırakırım diyorum bu mesleği.Fakire,öksüze yetime daha çok sahip çıkarım orası ayrı..Zamanında dinci kesim dışlandığı için,inancı yüzünden,okulu yüzünden dışlandığı için kin dolduğu doğru.Ben kimseye karşı kin dolu değilim.Benim de önüm engellendi,benim de puanım kırıldı ama kimseye kinim yok..Eğer kinim olursa,bana o zulümleri reva gören ucube mahluklardan farkım kalmaz..
nene-hatun
21.09.2012, 20:32
Divan Edebiyatı örneğini verirken "bir ayrıntı" diye yazdım.Ama sen anlatmak istediğim özü kaçırıp oraya takılıp kaldın.İlla Divan Edebiyatın'daki ağır kelimeleri düşünme.Arapça'dan gelme pekçok kelime bugün unutulmuş..Daha bugün 3 tane 8.sınıftan (ortalama 90 öğrenci) bir tanesi de "müteşekkir" kelimesinin anlamını bilemedi.İstenen buydu.O kelimenin yerine koycacğı yeni bir kelime de yok günümüz Türkçesinde..
Astsubay seçiminde çok sık eleme yapılmıyor.Ama subaylarda inanılmaz kriterler var.KAOS'un arkadaşı nadirdir,belki numunedir.Siz görüyorsanız biz de yaşadık o eleme süreçlerini.Cemattin dersanesine bilmem kaç yıl önce gitmişsen öğrenci olarak onu bile araştırıyorlar ve öğrenirlerse vay haline.Çok eleme kriteri biliyorum.Uzatmaya gerek yok.Özel okulu falan anlamam ben,vasıfsız DKAB öğretmenlerinin atamasını da ben yapmıyorum vebali benim değil.Bildiğim şey,benim eşim bu devlette türbanı ile öğretmenlik yapamıyor hala.Benim vergimle yapılan okulda,ben öğretmenlik yapamıyorum.
Benim kindar nesil falan derdim yok.Bu sitede yenisin,beni tanımıyorsun,tanıyan tanıyor biliyor..Bir öğrencim,bir meslektaşım böyle bir derdim olduğunu,aralarında din,dil,inanç gibi ayrım yaptığımı söylesin bırakırım diyorum bu mesleği.Fakire,öksüze yetime daha çok sahip çıkarım orası ayrı..Zamanında dinci kesim dışlandığı için,inancı yüzünden,okulu yüzünden dışlandığı için kin dolduğu doğru.Ben kimseye karşı kin dolu değilim.Benim de önüm engellendi,benim de puanım kırıldı ama kimseye kinim yok..Eğer kinim olursa,bana o zulümleri reva gören ucube mahluklardan farkım kalmaz..
Evet bu forumda yeniyim siz de beni tanımıyorsunuz. Eğer devam edersem bu foruma her şeyi belgelere dayandırarak tartıştığımı , desteksiz atmadığımı ve her kim olursa olsun doğruya doğru eğriye eğri diyeceğimi öğrenirsiniz, görürsünüz.
Bakın arkadaşım bu ülkenin çivisi çıkmış durumda. Yazdıklarımdan doğru çıkarımlar yapabildiyseniz eğer kimsenin inancı yüzünden dışlanmaması gerektiğini yazdım. Hele bu bayanlara yapılıyorsa ortaya daha vahim sonuçlar çıkıyor. Çünkü bayanlar ben okumak istiyorum diyor beni eve kapamayın diyor. Dil meselesine gelince; özellikle bazı meslek dallarında sadeleştirmiş sözcüklerin anlamı tam olarak vermediğini söyledim. Türkçe sözcüklerin yetersiz kaldığını. Siz de şunu anlamak zorundasınız. Osmanlının halk tabakasında Türkçe konuşuluyordu ama bu dilin arapça harflerle yazımı ve okunması o kadar kolay değildi.Bakın kendinizde söylüyorsunuz yeterli değil birbirini tamamlamıyor , içini doldurmuyor .Ama bizim dilimiz Türkçe arapça değil. Bende size soruyorum o kadar kolaydı bunu öğrenmek ,Osmanlıda ki cehalet düzeyini neye bağlıyorsunuz? Bu Osmanlı ve din heveslilerine göre ,herhangi bir savaşta yapılmadı eee neden bu kadar cehalet?
Asker konusuna gelince ; bir tane Muhammet adı yok diyen sizsiniz.Bu kadar çok üye ve az yazı yazan insanların bulunduğu bir forumda 2 kişi çıkıyor ve size örnek veriyor "var" diye. Bunun gibi daha ne Muhammetler çıkar. Ayrıca yedi sülalesini araştırıyorlar yüz kızartıcı suç var mı diye. Benim bir asker tanıdığım askerden atılmıştı solcu olduğu için sadece dinciler değil yani. Hep bu pompalanıyor ya topluma dincileri atıyorlar diye. Şu anda askeriyede olsa tümgeneral düzeyşnde olacaktı. Kendi anlatımına göre de; onun zamanında iken imam hatipliler bir biçimde orduya alınmıştı. O ordunun içindeydi ben bilmem.Çok şükür ordu ele geçirildi imanlı bir ordunuz var. Bakalım ülkedeki kan gölü nasıl temizlenecek? Her şehitte gidip seccade halı alırsa işimiz zor ama. Ne de olsa imanlı ordu:)
Dersaneyi bile araştırıyorlar diyorsunuz. Peki dinci dersanelerin zeki beyinleri avlayıp ,kendi yandaş okullarına çocukların kaydını yaptırıp, o çocukları okula gidermiş gibi gösterip , her dersten sınava girmiş gibi gösterip en yüksek notları verdiklerini,özel arabalarla evlerinden alıp sadece sınavlar için hazırladıklarını da görüyor musunuz ya da biliyor musunuz? Benim ve benim gibi insanların çocuklarının canı yok mu eşek gibi hem okula gidip hem dersaneye gidip sınavlara hazırlanıyorlar. Hani başkalarının hakkını, emeğini çalmak çok günah ya o bakımdan.
Tek taraflı bakmayacaksınız olaylara. Eleştirilerinde dürüst olacaksınız.Ben iki tarafı da eleştirdiğim halde sizden kendi düşünce tarzınızda yapılan yanlışların herhangi bir eleştirisini göremedim.
amazon10
22.09.2012, 08:43
haklısınız nene-hatun benim cemaate gidip atatürk düşmanı olan yeğenim var, bir çocuğun kafası bu kadar mı yıkanır yahu...:( bir hikayeler anlatıyor kimden bahsediyor diye şaşırıyorsun. bizim okuduğumuz atatürk ile onların anlattığı atatürk arasında dağlar kadar fark var.
amaçlarıda zaten direk atatürk düşmanı yapmak
leadriyide bilir tanırız la dedimi lo demez haksız konuma düşer ama kabul etmez.
Evet bu forumda yeniyim siz de beni tanımıyorsunuz. Eğer devam edersem bu foruma her şeyi belgelere dayandırarak tartıştığımı , desteksiz atmadığımı ve her kim olursa olsun doğruya doğru eğriye eğri diyeceğimi öğrenirsiniz, görürsünüz.
Bakın arkadaşım bu ülkenin çivisi çıkmış durumda. Yazdıklarımdan doğru çıkarımlar yapabildiyseniz eğer kimsenin inancı yüzünden dışlanmaması gerektiğini yazdım. Hele bu bayanlara yapılıyorsa ortaya daha vahim sonuçlar çıkıyor. Çünkü bayanlar ben okumak istiyorum diyor beni eve kapamayın diyor. Dil meselesine gelince; özellikle bazı meslek dallarında sadeleştirmiş sözcüklerin anlamı tam olarak vermediğini söyledim. Türkçe sözcüklerin yetersiz kaldığını. Siz de şunu anlamak zorundasınız. Osmanlının halk tabakasında Türkçe konuşuluyordu ama bu dilin arapça harflerle yazımı ve okunması o kadar kolay değildi.Bakın kendinizde söylüyorsunuz yeterli değil birbirini tamamlamıyor , içini doldurmuyor .Ama bizim dilimiz Türkçe arapça değil. Bende size soruyorum o kadar kolaydı bunu öğrenmek ,Osmanlıda ki cehalet düzeyini neye bağlıyorsunuz? Bu Osmanlı ve din heveslilerine göre ,herhangi bir savaşta yapılmadı eee neden bu kadar cehalet?
Asker konusuna gelince ; bir tane Muhammet adı yok diyen sizsiniz.Bu kadar çok üye ve az yazı yazan insanların bulunduğu bir forumda 2 kişi çıkıyor ve size örnek veriyor "var" diye. Bunun gibi daha ne Muhammetler çıkar. Ayrıca yedi sülalesini araştırıyorlar yüz kızartıcı suç var mı diye. Benim bir asker tanıdığım askerden atılmıştı solcu olduğu için sadece dinciler değil yani. Hep bu pompalanıyor ya topluma dincileri atıyorlar diye. Şu anda askeriyede olsa tümgeneral düzeyşnde olacaktı. Kendi anlatımına göre de; onun zamanında iken imam hatipliler bir biçimde orduya alınmıştı. O ordunun içindeydi ben bilmem.Çok şükür ordu ele geçirildi imanlı bir ordunuz var. Bakalım ülkedeki kan gölü nasıl temizlenecek? Her şehitte gidip seccade halı alırsa işimiz zor ama. Ne de olsa imanlı ordu:)
Dersaneyi bile araştırıyorlar diyorsunuz. Peki dinci dersanelerin zeki beyinleri avlayıp ,kendi yandaş okullarına çocukların kaydını yaptırıp, o çocukları okula gidermiş gibi gösterip , her dersten sınava girmiş gibi gösterip en yüksek notları verdiklerini,özel arabalarla evlerinden alıp sadece sınavlar için hazırladıklarını da görüyor musunuz ya da biliyor musunuz? Benim ve benim gibi insanların çocuklarının canı yok mu eşek gibi hem okula gidip hem dersaneye gidip sınavlara hazırlanıyorlar. Hani başkalarının hakkını, emeğini çalmak çok günah ya o bakımdan.
Tek taraflı bakmayacaksınız olaylara. Eleştirilerinde dürüst olacaksınız.Ben iki tarafı da eleştirdiğim halde sizden kendi düşünce tarzınızda yapılan yanlışların herhangi bir eleştirisini göremedim.
Osmanlıca,Arapça değildir.Arap harfleriydi ama Arapça değil.Bugün kullandığımız dilde de olduğu gibi beslendiği diller elbette vardı.Arap alfabesinin zor olduğunun kriterini kim belirlemiş,Latin alfabesinin kolay olduğunu kim tespit etmiş?Osmanlı cahildi,bugün memleketimiz bilgin mi? Osmanlı'nın yüzde 20'si cahildi ise bugün bu oran daha mı aşağıda?
TSK'ya alımlardaki kriterleri bizzat yaşamış,görmüş birisiyim.Bu konuda lafı uzatmaya gerek yok bence..Dinci dersanelerin ne adamıyım,ne savunucusu ne de destekçisiyim.Umrumda zerre kadar değiller.Ama illa da TSK-Dinci dersane kıyası yapacaksanız bilin ki TSK devlet kurumudur,dinci kuruluşlar kendi amaçalrını gütmüş kişilerdir.TSK subay alımında ayrım yapamaz,çünkü devletin bir organıdır,ayrım yaparsa "devlet ayrım yapıyor,kimilerini dışlıyor" diyebilirim..Ama dinci adam istediği ayrımı yapabilir.Çünkü yaptığı iş devleti bağlamaz.Ayrım yaptığı için de "devlet ayrım yapıyor" gibi bir suçlama yapamam.
haklısınız nene-hatun benim cemaate gidip atatürk düşmanı olan yeğenim var, bir çocuğun kafası bu kadar mı yıkanır yahu...:( bir hikayeler anlatıyor kimden bahsediyor diye şaşırıyorsun. bizim okuduğumuz atatürk ile onların anlattığı atatürk arasında dağlar kadar fark var.
amaçlarıda zaten direk atatürk düşmanı yapmak
leadriyide bilir tanırız la dedimi lo demez haksız konuma düşer ama kabul etmez.
Haksız duruma düşerim,eleştiririm eleştirilirim ama senin yaptığın gibi kişiliklere hakaret etmem ben!
amazon10
22.09.2012, 22:11
Haksız duruma düşerim,eleştiririm eleştirilirim ama senin yaptığın gibi kişiliklere hakaret etmem ben!
Haklısın siz direk aşağılarsınız hakaret etmezsiniz.
nene-hatun
22.09.2012, 22:19
Osmanlıca,Arapça değildir.Arap harfleriydi ama Arapça değil.Bugün kullandığımız dilde de olduğu gibi beslendiği diller elbette vardı.Arap alfabesinin zor olduğunun kriterini kim belirlemiş,Latin alfabesinin kolay olduğunu kim tespit etmiş?Osmanlı cahildi,bugün memleketimiz bilgin mi? Osmanlı'nın yüzde 20'si cahildi ise bugün bu oran daha mı aşağıda?
TSK'ya alımlardaki kriterleri bizzat yaşamış,görmüş birisiyim.Bu konuda lafı uzatmaya gerek yok bence..Dinci dersanelerin ne adamıyım,ne savunucusu ne de destekçisiyim.Umrumda zerre kadar değiller.Ama illa da TSK-Dinci dersane kıyası yapacaksanız bilin ki TSK devlet kurumudur,dinci kuruluşlar kendi amaçalrını gütmüş kişilerdir.TSK subay alımında ayrım yapamaz,çünkü devletin bir organıdır,ayrım yaparsa "devlet ayrım yapıyor,kimilerini dışlıyor" diyebilirim..Ama dinci adam istediği ayrımı yapabilir.Çünkü yaptığı iş devleti bağlamaz.Ayrım yaptığı için de "devlet ayrım yapıyor" gibi bir suçlama yapamam.
Osmanlıca arapça-farsça ve Türkçe den oluşan bir dildir. Çoğunlukla arapça ve farsça.
Osmanlının %20 si cahildi yani %80 okumuş öyle mi. Kusura bakmayın da çok fazla sallıyorsunuz.
Yukarda Atatürk devrimlerinin kronolojisini paylaşmıştım hatırlarsanız harf devrimin tarihi 1928.
Bu tarihe kadar o alfabe kullanılıyor.1928 de kadınların okuma oranı%3, erkeklerin %7 .Yani toplumun %90 nı zaten Arap alfabesi de dahil hiçbir alfabeyle okuma yazma bilmemektedir.
Osmanlıya matbaa 1727 de gelmiştir.İbrahim Müteferrikanın ölümüne kadar geçen 20 yılda sadece 16 kitap basılmıştır.19yy.da Osmanlı da kitap gazete önem kazanmış.Bunlar sadece hanedan sınıfının yaşadığı büyük şehirlerde okur bulmuştur.
Osmanlının Türkçeye vermediği değeri Karamanoğlu Mehmet bey 1278 tarihinde," Bundan böyle divanda, dergahta ,çarşıda, meydanda Türk dilinden başka dille konuşulmayacaktır" diye ferman yazarak vermiştir.
Bugün ingilizler Shakespeare'ı anlayabiliyorlarsa İngiliz İmparatorluğunun kendi diline sahip çıkmasındandır. Osmanlı diline gereken önemi verseydi ,Atatürk dil devrimini yapmazdı.
8.yy.da yazılmış orhun anıtları veya 10-15 yy.lar arasında yazılmış metinler ; örneğin Pir sultan Abdal, Karacaoğlan ,Yunus Emre bugün halen anlaşılabilirken ,16-19.yy arasında yazılan metinler halen anlaşılamamaktadır. Neden çünkü o dönemlerde Türkçenin ırzına geçilmeye başlanmış Türkçe arapça ve farsça sözcüklerle doldurulmaya başlanmıştır.
19 yy da bile tarih denilince akla sadece islam ve osmanlı tarihi gelir. Osmanlıda Türk tarihi tam olarak bilinmezken Atatürk sayesinde Türk tarihi gün ışığına çıkarılmıştır.
Yukarda Çin'i Japonyayı örnek vermişsiniz.Bu ülkelerin alfabe değiştirmeden ilerlemeleri , Türkiyenin alfabe değiştirmesinin yanlış olduğunu göstermez. Hint, Rus, Yunan alfabeleri de bu ülkelere ait alfabelerdir. Burada alfabenin dile uyumudur önemli olan. Yukarda Türk dilinin arap harfleriyle yazılmasının zorluğundan bahsettim.Jopan alfabesi japon diline ,Çin alfabesi de ( ki bu alfabe değildir, bir resim sistemidir , tamgalardan oluşur) Çin diline uygundur. Türkiyeyi geri bırakan Arap alfabesidir.
Bir de şöyle bir iddia var:
Harf devrimi ile bir gecede herkesi cahil bıraktınız.
Osmanlı çok akıllı ve kültürlüydü ya, en yüksek öğretim kurumunuz medreselerde 17.19 yy larda "don ve çakşır giymek" derslerde harita kullanmak şeriata uygun mudur onu tartışıyorlardı."Göklerin sırrını bilmek allaha mahsustur " diyerek rasathaneyi yıktırdılar be .Meleklerin bacaklarını gözetliyorlarmış:) 19.y.y da kadınların okuma oranı%3 ,erkeklerin %7 .Atatürk bir gecede milleti cahil bırakmışmış .Breh breh siz 600 senedir cahildiniz.
Daha çok yazılacak şey var bu konuda da ,nasılsa beyniniz din denen afyonla öyle yıkanmış ve uyuşturulmuş ve kindar bir hale gelmişsiniz ki anlamazsınız zaten. Anlamak isteyene bu kadarı yeter.
Gelelim dersane meselesine ,Dersaneyi bile araştırıyorlar diyen sizsiniz bende size sadece onu değil 7 sülalesinin her şeyi araştırıyorlar dedim.
Ben kimseye ayrım yapmam diyorsunuz ama işinize gelmeyen konularda " banane , beni ilgilendirmez ,zerre kadar umurumda değil " diyorsunuz.
Burada insanların ayrım yapmasından sözetmiyorum. Ayıpladığım ve eleştirdiğim bunların devlet politikası haline getirilmeleri. Böyle durumlarda susmak hem suça ortak olmaktır hem de ne sizin yere göğe sığdıramadığınız müslümanlığınıza sığar ne de benim için herşeyin üstünde tuttuğum insanlığa.
Yüzde 20'yi öylesine bir rakam olarak verdim zaten.Kesin rakam olarak değil,önce "yüzde x" yazdım sonra bir rakam olsun diye 20 yazdım..Yani Osmanlı'da cahillik atıyorum yüzde 20 idi ise bugün yüzde 10 mu?
Arap alfabesinin geri bıraktığını hadi kabul ettik diyelim,Latin alfabesinni bizi ileri attığını kim söyledi hemen? Madem Türkçeleşeceğiz,neden illa kendimize özgü alfabe türetmedik,neden tamamen Öztürkçe'ye dönmedik?Çin,Japonya gibi ülkelerin alfabe değiştirmeden ilerlemeleri , Türkiyenin alfabe değiştirmesinin yanlış olduğunu göstermez.Ama alfabe değiştirmeden de büyük güç olunabileceğini gösterir!Alfabenin dilimize uygun olamadığını kaç bilim adamı araştırmış,kaç rapor sunmuş,kaç uygulama,deney yapmış da bu sonuca varmış ve sonunda Latin alfabesini uygun görmüş?
Beni ilgilendirmez diyorum çünkü hiç irtibatım olmayan insanalr hakkında onlardan biriymişim gibi yorumda bulunmamı istiyorsunuz.Onların yaptıkları yanlış,doğru da demiyorum üstelik.Bir sürü ideolojik dernek,kurum var.Bunların hepsi kendine yakın olan insanlara burs veriyor,okutuyor,yardım ediyor yükseltiyor.Kimse bu tür kuruluşlara niye böyle yapıyorsun diyemez ki.Dini bir cemaate niye kendi adamına bu kadar imkan sunuyorsun diyemezsin,solcu derneğe de kemalist derneğe de diyemezsiniz bunları.
nene-hatun
22.09.2012, 22:49
İnsanların kendi görüşündekilere burs verip yardım etmesi ayrıdır. Ama hak yemek ayrı bir olaydır. Sen çocukları okula gidiyor gibi göster, hiç girmediği sınavlardan 100 ü daya ,al sırf sınava hazırla ,haksız rekabet oluştur ,işin özü hak ye ondan sonra müslümanlıkta bunun adı yardım olsun.E güzel.Hiç kusura bakmayın ama bunu dincisi de yapsa solcusu da yapsa kemalisti de yapsa aynı tepkiyi veririm.
Ben konuştuğum dilden okumak ve yazmak istiyorum. Ben arap değilim. Nereden biliyorsunuz bu araştırmaların yapılmadığını. Ayrıca gelişmişlik dilin yanında başka şeyleri de gerektirir. Burada sadece dil olursa gelişiriz diye bir iddiam oldu mu? Nerden uyduruyorsunuz bunları.Harf devrimini yapanlarında böyle bir iddiası yok. Bunlar bir bütündür. Tarihine , kültürüne diline sahip çıkmak gelişmişliğin sadece bir parçasıdır. Bana bir tane müslüman olupta gelişmiş arap ülkesi gösterebilir misiniz? O kadar petrollerine rağmen. Kafasızlıklarından hepsi Amerikan emperyalizmine yem oldular. Ne yazık ki biz de bu din bezirganları yüzünden şu an bu haldeyiz.
Benim anlayamadığım Osmanlıların Türk katliamları.
Bunu açar mısınız lütfen?
sivaslınet
23.09.2012, 05:10
Benim kindar nesil falan derdim yok.Bu sitede yenisin,beni tanımıyorsun,tanıyan tanıyor biliyor..Bir öğrencim,bir meslektaşım böyle bir derdim olduğunu,aralarında din,dil,inanç gibi ayrım yaptığımı söylesin bırakırım diyorum bu mesleği.Fakire,öksüze yetime daha çok sahip çıkarım orası ayrı..Zamanında dinci kesim dışlandığı için,inancı yüzünden,okulu yüzünden dışlandığı için kin dolduğu doğru.Ben kimseye karşı kin dolu değilim.Benim de önüm engellendi,benim de puanım kırıldı ama kimseye kinim yok..Eğer kinim olursa,bana o zulümleri reva gören ucube mahluklardan farkım kalmaz..
Bunları söylemek yeterli değil LaEdri. Şu görüşlere de cevap verdiğinde seni tam olarak tanıyabileceğiz.
Tüm ideolojileri ve inançları kastederek söylüyorum. Tüm ideolojiler ve inançlar sonuçta insanların fikirleri olmaktadır. Bu fikirlerin tümünde, özünde(ögelerinde, kurallarında) toplumun sosyal yaşamına dayatmalar vardır. Kişiler de fikirlerinin emri gereği, çevresinden, yakın arkadaşlarından başlayıp, fikirleri empozeyi, olmadı dayatmayı görev kabul ediyorsa, dayatmalar ve ötekileşme mecburen olmaktadır. Ben ideolojim ve inancımın gereğini yapMIyorum diyen yalan söyler.
İnsan hakları hükümlerinin de söylediği gibi, insanlar ideolojilerini ve inançlarını sadece kendileri yaşamlı, onları sadece demokratik şekilde paylaşmalıdırlar. Önemli ve doğru olan da budur.
Evet, bunlara ne diyorsunuz?
35gürün58
23.09.2012, 08:58
Türkiye'miz tarihine ayna tutan ibretlik bir yazı....
AHMET TAKAN - Yeniçağ - 23.09.201
SAKARYA'dan' SİLİVRİ'ye...
Dosya Tasnifi
Harbiye-Divan-ı Harp
DOSYA No: 70
Harbiye Nezareti
Adliye-i Askeriye Dairesi
PADİŞAH BUYRUĞU
Mehmet Vahidüddin
“Kuvayı Milliye adı altında çıkardıkları fitne ve fesatla, anayasaya aykırı olarak halktan zorla para toplamak, asker almak, bunun aksine hareket edenlere işkence ve eziyet ederek şehirleri yakıp yıkmaya kalkışmak suretiyle iç güvenliği bozanların tertipçisi oldukları iddiasıyla haklarında dava açılan, Üçüncü Ordu Müfettişliğinden alınarak askerlik mesleğinden çıkartılmış bulunan Selanikli Mustafa Kemal Efendi, Eski yirmi yedinci fırka kumandanı miralaylıktan emekli İstanbullu Kara Vasıf Bey, Eski yirminci kolordu kumandanı Mirliva Salacaklı Fuat Paşa ile Eski Vaşington elçisi ve Ankara milletvekili Midillili Alfred Rüstem ve sıhhiye eski müdürü İstanbullu Doktor Adnan Bey ile Üniversite Batı Edebiyatı eski öğretmeni Halide Edip Hanımın, ayrıntıları 11 Mayıs 1336 (1920) tarihli ve 20 numaralı karar tutanağında yazılı olduğu üzre, Mülkiye Ceza Kanunu’nun kırk beşinci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle elli beşinci maddesinin dördüncü fıkrası ve elli altıncı maddesi uyarınca, sahip oldukları askeri ve mülki rütbe ve nişanlarla, her türlü resmi unvanlarının kaldırılmasına ve idamlarına, halen firarda bulunmaları dolayısıyla kanun hükümleri gereğince mallarının haczedilerek, usulüne göre idare ettirilmesine dair İstanbul bir numaralı sıkıyönetim mahkemesi tarafından gıyaben verilen hüküm ve karar, ele geçirildiklerinde tekrar yargılanmak üzere tasdik edilmiştir.”
Bu Padişah Buyruğu’nu yürütmeye Harbiye Nazırı görevlidir.
24 Mayıs 1336 (1920)
Sadrazam ve Harbiye Nazırı Vekili
DAMAT FERİD
-Belki biraz garipseyeceksiniz; Balyoz davasında alınan kararı görünce “bu Kurtuluş savaşını da kazandık” dedim.
Mustafa Kemal, Kurtuluş savaşında unvanları sökülmüş askerdi.
-Bir de Kurtuluş savaşını kazandığımız Sakarya’yı tekrar hatırlayın. Subay kaybını en çok verdiğimiz cephe. Metehan’ın şerefli büyük ordusunun subaylarının mangalar halinde erleri ile birlikte göğüs göğüse çarpıştığı o mübarek topraklar. Evet!.. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tarihinde Sakarya en çok subay kaybı verdiğimiz yerlerden biri olarak geçer ama o Sakarya aynı zamanda Kurtuluş savaşının kazanıldığı yerdir.
Arif olan anladı bile!..
Gelelim bugüne..
Amerikan Genelkurmay Başkanı Türk Silahlı Kuvvetleri’nden istediklerini kopartamayınca arkasına baka baka gitti ya!.. Akılları sıra askerimize bir acı fatura daha kestiler. Sinyalci Tayyip Erdoğan da Yargıtay safhasına işaret ediyor. Bu işaretin ardındaki mesaj, yalnızca hüküm giyenlere değil, ABD ’ye karşı direnen Türk Silahlı Kuvvetlerinin tüm muvazzaflarına;
-“Yargıtay’dan dönebilir ammaaa...”
Akıl fukaraları bir şeyi ya hiç bilmiyorlar ya da bilmezden geliyorlar. Metehan’ın ordusunda emir-komuta sistemi son iki kişiye kadar devam eder. Savaş ise en son nefer ölene kadar bitmez.
-Emekli orgeneral ve MHP milletvekili Engin Alan’ın karardan bir gün önce Devlet Bahçeli’ye gönderdiği mesajı bir kez daha hatırlayalım:
-“Sakın bir siyasi, genel af, bizi kullanarak bir af teklifiyle karşı karşıya gelirseniz böyle bir şeyi kabul etmeyin. Biz aslanlar gibi yatar çıkarız. Vatan sağ olsun.”
-Oslo’yu Balyoz’la örtmeye çalışanlar veya örteceklerini zannedenlere şamar niteliğindeki bu sözleri biraz daha açayım.
Farklı bir pencereden düşünün!..
İsterseniz, İktidar, terör örgütü ile değil de Kürdistan İşçi Partisi (PKK) ile görüşüyor diyelim.
Niye?
Çünkü artık PKK legal!..
Eee!.. Öcalan da tutuklu değil mi?..
Kürdistan İşçi Partisi’nin lideri ne diyor?
“Benimle savaşanları içeri tıkın. Sonra onları da beni de serbest bırakın” ..
Oslo’yu Balyoz’la örtemeyeceklerinin net mesajını Engin Alan o kadar güzel vermiş ki... Aynı gün mahkeme heyetine emekli orgeneral Çetin Doğan da “alacağınız karar hakkınızda hayırlı olsun” demişti.
Rövanşı alacaklarını zannedenler çok ama çok yanılıyorlar.
Padişah buyruğu... Sakarya... Silivri...
Sakarya’dan sonra Silivri’de de çok subay kaybettik!..
O zaman!
Tarih kitaplarının sayfalarını tekrar karıştırın. Kurtuluş savaşını kimin kazandığına iyice bakın...
İnsanların kendi görüşündekilere burs verip yardım etmesi ayrıdır. Ama hak yemek ayrı bir olaydır. Sen çocukları okula gidiyor gibi göster, hiç girmediği sınavlardan 100 ü daya ,al sırf sınava hazırla ,haksız rekabet oluştur ,işin özü hak ye ondan sonra müslümanlıkta bunun adı yardım olsun.E güzel.Hiç kusura bakmayın ama bunu dincisi de yapsa solcusu da yapsa kemalisti de yapsa aynı tepkiyi veririm.
Ben konuştuğum dilden okumak ve yazmak istiyorum. Ben arap değilim. Nereden biliyorsunuz bu araştırmaların yapılmadığını. Ayrıca gelişmişlik dilin yanında başka şeyleri de gerektirir. Burada sadece dil olursa gelişiriz diye bir iddiam oldu mu? Nerden uyduruyorsunuz bunları.Harf devrimini yapanlarında böyle bir iddiası yok. Bunlar bir bütündür. Tarihine , kültürüne diline sahip çıkmak gelişmişliğin sadece bir parçasıdır. Bana bir tane müslüman olupta gelişmiş arap ülkesi gösterebilir misiniz? O kadar petrollerine rağmen. Kafasızlıklarından hepsi Amerikan emperyalizmine yem oldular. Ne yazık ki biz de bu din bezirganları yüzünden şu an bu haldeyiz.
Hak yiyen kim olursa olsun iflah olmasın..
Bir şeyin var olduğunu ispat etmek ,yok olduğunu ispat etmekten daha kolaydır.Buyrun alfabe değişikliği için yapılıp Atatürk'e sunulmuş bilimsel çalışmaları,raporları açıklayın..Hayatta en hakiki mürşidin ilim olduğunu söyleyen bir insanın böyle, toplumun her ferdini etkileyecek bir çalışmada bilimsellikten uzak olduğunu kabul mu edelim yoksa?
Arap ülkeleri gelişmemiş,biz acayip gelişmişiz.Bu ülkede demokrasi mi var,Cumhuriyet mi yaşanıyor? ABD'ye,Batı'ya karşı dimdik miyiz,onalrdan bağımsız mıyız?
Bunları söylemek yeterli değil LaEdri. Şu görüşlere de cevap verdiğinde seni tam olarak tanıyabileceğiz.
Tüm ideolojileri ve inançları kastederek söylüyorum. Tüm ideolojiler ve inançlar sonuçta insanların fikirleri olmaktadır. Bu fikirlerin tümünde, özünde(ögelerinde, kurallarında) toplumun sosyal yaşamına dayatmalar vardır. Kişiler de fikirlerinin emri gereği, çevresinden, yakın arkadaşlarından başlayıp, fikirleri empozeyi, olmadı dayatmayı görev kabul ediyorsa, dayatmalar ve ötekileşme mecburen olmaktadır. Ben ideolojim ve inancımın gereğini yapMIyorum diyen yalan söyler.
İnsan hakları hükümlerinin de söylediği gibi, insanlar ideolojilerini ve inançlarını sadece kendileri yaşamlı, onları sadece demokratik şekilde paylaşmalıdırlar. Önemli ve doğru olan da budur.
Evet, bunlara ne diyorsunuz?
Fikir dayatması diye bir şey kabul edilemez.
Benim düşüncem bu,seninki o.
Senin benimkilerden,benim seninkilerden istfiade edecğim kısımları vardır.Ama senin fikrin benim aklıma yatmıyorsa orda da saygı duyulur.
nene-hatun
23.09.2012, 14:35
Hak yiyen kim olursa olsun iflah olmasın..
Bir şeyin var olduğunu ispat etmek ,yok olduğunu ispat etmekten daha kolaydır.Buyrun alfabe değişikliği için yapılıp Atatürk'e sunulmuş bilimsel çalışmaları,raporları açıklayın..Hayatta en hakiki mürşidin ilim olduğunu söyleyen bir insanın böyle, toplumun her ferdini etkileyecek bir çalışmada bilimsellikten uzak olduğunu kabul mu edelim yoksa?
Arap ülkeleri gelişmemiş,biz acayip gelişmişiz.Bu ülkede demokrasi mi var,Cumhuriyet mi yaşanıyor? ABD'ye,Batı'ya karşı dimdik miyiz,onalrdan bağımsız mıyız?
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] bakın bakalım neler yapılmış ne tartışmalar geçmiş. Sizin derdiniz işin başından beri Atatürkün devrimlerine çamur atmak. Sırf kendi alfabemizde olsa çamur atacak bir şey bulurdunuz. Bilmiyorsanız araştırın dediğim zaman da kızıyorsunuz , bozuluyorsunuz ve kibirlilik diye çamur atmaya devam ediyorsunuz. Siz islamla araplaşmayı aynı şey sanıyorsunuz. Araplaşmak ayrıdır, müslümanlığı kabul etmek ayrıdır.
Atatürk zamanında yaşanan ilerlemeye bakın bir de 1950 lerden sonra dinci yobazların ülke yönetimini ele geçirerek yaptıklarına bakın. Neden gelişemediğimizi sizin gibi kindar ve dindar nesillere soracaksınız. Atatürk bir şey yapmadı diyenler Atatürk zamanında yapılanları satıp savdıklarının farkında bile değiller dedik ya din afyondur diye. Atatürk tam bağımsız bir Türkiyeyi hedefledi sizin dinci yobazlarınızında yaptığı ortada ülkenin içine ettiniz.
nene-hatun
23.09.2012, 14:41
Benim anlayamadığım Osmanlıların Türk katliamları.
Bunu açar mısınız lütfen?
9.sayfa 85. iletimde bununla ilgili bir yazı mevcut. Daha fazlasını istiyorsanız araştırın lütfen. Zira kaç sayfadır sadece çamur atmak için uğraşan birine ilkokul çocuğuna öğretir gibi "bak böyledir belgeleri şudur "diye laf anlatmaya uğraşıyorum. Sizin derdinizde buysa hiç uğraşamayacağım arkadaşım.Araştırın eğer aksi bir şey bulursanız yazın belgeleriyle . En azından bende sizlerden bir şey öğrenmiş olurum.
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] bakın bakalım neler yapılmış ne tartışmalar geçmiş. Sizin derdiniz işin başından beri Atatürkün devrimlerine çamur atmak. Sırf kendi alfabemizde olsa çamur atacak bir şey bulurdunuz. Bilmiyorsanız araştırın dediğim zaman da kızıyorsunuz , bozuluyorsunuz ve kibirlilik diye çamur atmaya devam ediyorsunuz. Siz islamla araplaşmayı aynı şey sanıyorsunuz. Araplaşmak ayrıdır, müslümanlığı kabul etmek ayrıdır.
Atatürk zamanında yaşanan ilerlemeye bakın bir de 1950 lerden sonra dinci yobazların ülke yönetimini ele geçirerek yaptıklarına bakın. Neden gelişemediğimizi sizin gibi kindar ve dindar nesillere soracaksınız. Atatürk bir şey yapmadı diyenler Atatürk zamanında yapılanları satıp savdıklarının farkında bile değiller dedik ya din afyondur diye. Atatürk tam bağımsız bir Türkiyeyi hedefledi sizin dinci yobazlarınızında yaptığı ortada ülkenin içine ettiniz.
Öncelikle her mesajınızda "senin gibi kindar,dindar,dinci yobaz" yaftalarını vurup duracaksanız,ben tartışmayı bırakıyorum.Ben size böyle hitap etmiyorum!
Networker
24.09.2012, 10:04
Harf devrimine karşı çıkan arkadaşlar.
Osmanlıda okuma oranı ile bugün kü okuma oranı arasında bir oranlama yaparlarsa sevinirim. Devrimler bütündür tek başına değerlendirilmemeli, ana hedef muassır devletlerin seviyesine gelebilmektir. Bana Osmanlı'da halk arasında okuma yazma oranı artırmak ile ilgili yapılan bir çalışma varsa paylaşabilir misiniz ?
Oluşturulan hava bir gecede ortada arapça yazılan bilimsel tezler ortada kalmış, halk bir gecede cahil kalmış vs. Yok böyle bir durum maalesef. Latince okumakla ne dinimiz eksilir ne de kültürümüz. Harfler sadece bir araç, onunla ne ürettiğimiz önemli.
Şu an arap alfabesini kullanan milletler, bırakın bilimsel anlamda dini anlamda bizden daha mı iyi durumda ? Yoksa bütünsel bir devrim yapan Atatürk'ün temelini attığı Cumhuriyet mi ? Atatürk sonrası pek çok konuda bozulma yaşasa da az bir sıçrama ile geldiğimiz nokta ortada..gerisi laf..
Gelişmiş ülküler ile bilimsel anlamda farkımız o kadar açılmış durumda ki bu fark nasıl kapanır onun üzerine çalışmamız gerekiyor. Ne zaman bir Tesla, Pastör, Hawkings yetişitiririz onu tartışalım.Yoksa Queen Elizabeth zırhlılarının önüne yüzbinlerce vatan evladını set yapmaya yine hazır olalım.
Harf devrimine karşı çıkan arkadaşlar.
Osmanlıda okuma oranı ile bugün kü okuma oranı arasında bir oranlama yaparlarsa sevinirim. Devrimler bütündür tek başına değerlendirilmemeli, ana hedef muassır devletlerin seviyesine gelebilmektir. Bana Osmanlı'da halk arasında okuma yazma oranı artırmak ile ilgili yapılan bir çalışma varsa paylaşabilir misiniz ?
Oluşturulan hava bir gecede ortada arapça yazılan bilimsel tezler ortada kalmış, halk bir gecede cahil kalmış vs. Yok böyle bir durum maalesef. Latince okumakla ne dinimiz eksilir ne de kültürümüz. Harfler sadece bir araç, onunla ne ürettiğimiz önemli.
Şu an arap alfabesini kullanan milletler, bırakın bilimsel anlamda dini anlamda bizden daha mı iyi durumda ? Yoksa bütünsel bir devrim yapan Atatürk'ün temelini attığı Cumhuriyet mi ? Atatürk sonrası pek çok konuda bozulma yaşasa da az bir sıçrama ile geldiğimiz nokta ortada..gerisi laf..
Gelişmiş ülküler ile bilimsel anlamda farkımız o kadar açılmış durumda ki bu fark nasıl kapanır onun üzerine çalışmamız gerekiyor. Ne zaman bir Tesla, Pastör, Hawkings yetişitiririz onu tartışalım.Yoksa Queen Elizabeth zırhlılarının önüne yüzbinlerce vatan evladını set yapmaya yine hazır olalım.
Aslında siz bu dediklerinizle harf devrimine karşı çıkıyorsunuz.
Harfler bir araçsa neden Arap alfabesinde sakınca gördük?Ve yine araç olan latin alfabesinde ne fayda gördük? Latince okuyunca dinimiz eksik kalmadı,Arapça okuyunca bilimimiz mi geri kaldı? Bugün Arap ülkeleri bizden geriyse bu,alfabeleri yüzünden mi oldu?Biz latin alfabesi kullanıyoruz da onlara fark mı attık?
Networker
24.09.2012, 21:54
Aslında siz bu dediklerinizle harf devrimine karşı çıkıyorsunuz.
Harfler bir araçsa neden Arap alfabesinde sakınca gördük?Ve yine araç olan latin alfabesinde ne fayda gördük? Latince okuyunca dinimiz eksik kalmadı,Arapça okuyunca bilimimiz mi geri kaldı? Bugün Arap ülkeleri bizden geriyse bu,alfabeleri yüzünden mi oldu?Biz latin alfabesi kullanıyoruz da onlara fark mı attık?
Tabii fark attık, gidin görün Mısır'a ne dediğimi anlarsınız. Sizde beni onayladınız bu iddianız ile. Yönetim biçim, yaşam tarzı daha modern ve insani bir islam devleti gösterin başım üzerine.
Şurda aynı nokataya gelelim. Tek başına alfabe ne gelişmeyi sağlar,ne geri kalmayı. Ne daha dindar olmayı ne de dinsiz olmayı. Hırıstiyan bir arabın arapça alfabesini kullanması döngüsüne gireriz.
Milletin bir gecede cahil kalması bir yılda yazılan kitap sayısı, okuma oranından zaten anlaşılır.
Peki neden latince, neden kiril değil bunu tartışabiliriz. Yeni bir devlet kuruluyor ve devrim var. Devrimlerin genel özelliklerini Cumhuriyette de görebilirsiniz. Velev ki yanlıştı. Önce hakkını teslim ederek başlayacaksınız. Eğitim seferberliği her ne kadar okuma oranını ve eğitim seviyesini artırdıysa da... diye başlayacaksınız. Yapılan eğitim seferberliğiin köy köy yapılan işleri yazacaksınız.
Oturduğumuz yerde yorum yazmak kolay. Bir başka argüman şudur, Japonlar Çinliler dilini bırakmadı. Bu da içinde gerçek barındıran koca bir yalan. Japon devrimini neler yapıldığını bakmadan yapılan yorumlar. Tek japon alfabesi ile olay yargılanır. Kaldı ki bugün çinliler ile konuşuyoruz bırakın kartvizitlerine latince yazmamayı, telafuzu kolay olsun diye John Lee şeklinde latin isimleri yazıyorlar. Bunları görmeden bunları ortaya atmak kolay.
Latince okuyunca dinimiz eksik kalmadı arttı. İnsanlar okuyabiliyor en azından. Gerçi korkulan bu sanırım. Eskiden bir baba bizim için düşünür, bizim için dua eder, bizim için karar verirdi. Şimdi insanlar okuyabiliyor, rahatsızlık bu sanırım. Gerçi fikren okumayı öldürdüler o da ayrı onun içinde son 50 yılımızı bir sorgulayalım. Cumhuriyetin nasıl doğduğundan değil.
sivaslınet
25.09.2012, 03:37
Harfler Tanrı'nın harfleri değildir. İnsanlarca üretilmiştir. İnsanların kültürleridirler. Tarihsel değişim(diyalektik), her şeyi olduğu gibi harfleri de değiştirir. Her şey, en kolaya en kullanışlıya doğru devinir. Biz istesek te istemesekte.
Tanrı kitapları daha önce sadece Arapça ile yazılMAmıştır. Arapça harfleri de kendisinden önce kullanılan harflerden üremiştir. Bunun en somut örneği aşağıda görülmektedir.
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]
Günümüz bilim adamlarınca orjinal İbrani alfabesi bölgedeki diğer alfabelerle birlikte aynı anda M.Ö. 2. milenyumun sonlarında ve M.Ö. 1. milenyumda gelişmeye başladı.Yunan alfabesinin yaratılmasına ön ayak olan Fenike alfabesiyle yakın akrabalığı vardı. Kendine has İbranice varyantı olan orjinal "İbrani alfabesi"nin M.Ö. 10.yy'da doğduğu, İsrail ve Yehuda döneminde kullanıldığı, bu krallıkların yıkılmasıyla alfabenin ortadan kaybolduğu iddialar arasındadır.
Fakat bu alfabeyi en yakın komşuları Moablılar ile Ammonluların alfabesinden ayırmak güçtür.
Babil Sürgününün ardından Yahudiler zamanla İbrani alfabesini bırakıp ayni dil ailesine bağlı "kare" Arami alfabesine yöneldiler. Bu "kare" alfabe zamanla bugün kullanılan İbrani alfabesine dönüştü. Buna yakın alfabeler Orta Doğu'da yüzyıllar boyunca kullanıldı fakat Hristiyanlığın ve İslamın doğuşuyla Latin ve Arap alfabeleri doğup gelişti.
Sonraları İbrani alfabesi Yahudi Diyasporasında(Yahudi Arapçası, Ladino, Yidiş) kullanılmaya başlandı. Yahudi kanunlarının ve dini metinlerin kullanıldığı alfabe olarak kalmaya devam etti. Günlük hayatta da kullanılmaya başlandı ve 18 ila 19. yy'da "yeniden" doğan modern İbranicanin alfabesi oldu. Bir Yahudi geleneğine göre, Kthav Ashurith denen ve bugün Toralarda kullanılan "kare" alfabe On Emir'in üzerinde kullanılan alfabeyle aynıdır.
nene-hatun
25.09.2012, 10:02
Öncelikle her mesajınızda "senin gibi kindar,dindar,dinci yobaz" yaftalarını vurup duracaksanız,ben tartışmayı bırakıyorum.Ben size böyle hitap etmiyorum!
Aman ne kadar üzüldüm ne kadar üzüldüm. Ben sizinle tartışmayı zaten bıraktım. Zira siz tartışmıyorsunuz size sunduğum belgelerin veya olayların aksini kanıtlayacak şeyler söylemiyorsunuz. Söyleseniz güzel bir tartışma olacak ve belki ben de sizden birşeyler öğreneceğim .Aynı görüşte olmamız şart değil. Ama yok . Kafanızda belletmişler bir islam kültüründen koparıldık argümanı , ne söylersek söyleyelim ,ne belge gösterirsek gösterelim kör değneği beller gibi bu KİNİ sürdürüyorsunuz. Sonra" dindar ve kindar" dediğim zaman da bozuluyorsunuz. Evet kindar ve dindar nesillerden birisiniz. Dinci demiyorum dikkat ederseniz. Üstelik aynı ağızla konuşmanıza rağmen o kesime yaptığım eleştirilere "banane, ben onlardan değilim" demesini biliyorsunuz .O halde neden alınıyorsunuz dinci yobaz lafına? Madem onlardan değilsiniz.?
Sonuç olarak sizinle tartışmayı bundan önceki iletide bırakmıştım.
Aman ne kadar üzüldüm ne kadar üzüldüm. Ben sizinle tartışmayı zaten bıraktım. Zira siz tartışmıyorsunuz size sunduğum belgelerin veya olayların aksini kanıtlayacak şeyler söylemiyorsunuz. Söyleseniz güzel bir tartışma olacak ve belki ben de sizden birşeyler öğreneceğim .Aynı görüşte olmamız şart değil. Ama yok . Kafanızda belletmişler bir islam kültüründen koparıldık argümanı , ne söylersek söyleyelim ,ne belge gösterirsek gösterelim kör değneği beller gibi bu KİNİ sürdürüyorsunuz. Sonra" dindar ve kindar" dediğim zaman da bozuluyorsunuz. Evet kindar ve dindar nesillerden birisiniz. Dinci demiyorum dikkat ederseniz. Üstelik aynı ağızla konuşmanıza rağmen o kesime yaptığım eleştirilere "banane, ben onlardan değilim" demesini biliyorsunuz .O halde neden alınıyorsunuz dinci yobaz lafına? Madem onlardan değilsiniz.?
Sonuç olarak sizinle tartışmayı bundan önceki iletide bırakmıştım.
Direk bana "senin gibi dinci yobaz" diyorsun sonra da neden alındın diyorsun?Doğrudan bana söylenmiş söze ben alınmayım da kim alınsın?
Bu hitapalrı kullanınca egonuzu mu tatmin ediyorsunuz?Benim size hitapalrım bu şekilde mi? Bu tartışma da siz de haklı olabilirsiniz ben de haklı olabilirim.Ancak edep sınırlarını aşmaya lüzum yok!
Harfler Tanrı'nın harfleri değildir. İnsanlarca üretilmiştir. İnsanların kültürleridirler. Tarihsel değişim(diyalektik), her şeyi olduğu gibi harfleri de değiştirir. Her şey, en kolaya en kullanışlıya doğru devinir. Biz istesek te istemesekte.
Tanrı kitapları daha önce sadece Arapça ile yazılMAmıştır. Arapça harfleri de kendisinden önce kullanılan harflerden üremiştir. Bunun en somut örneği aşağıda görülmektedir.
Kuranın Arapça yazılmış olması yeterliydi.Kuran hangi alfabe ile yazılmış olsaydı o alfabe değiştirilirdi.
Tabii fark attık, gidin görün Mısır'a ne dediğimi anlarsınız. Sizde beni onayladınız bu iddianız ile. Yönetim biçim, yaşam tarzı daha modern ve insani bir islam devleti gösterin başım üzerine.
Şurda aynı nokataya gelelim. Tek başına alfabe ne gelişmeyi sağlar,ne geri kalmayı. Ne daha dindar olmayı ne de dinsiz olmayı. Hırıstiyan bir arabın arapça alfabesini kullanması döngüsüne gireriz.
Milletin bir gecede cahil kalması bir yılda yazılan kitap sayısı, okuma oranından zaten anlaşılır.
Peki neden latince, neden kiril değil bunu tartışabiliriz. Yeni bir devlet kuruluyor ve devrim var. Devrimlerin genel özelliklerini Cumhuriyette de görebilirsiniz. Velev ki yanlıştı. Önce hakkını teslim ederek başlayacaksınız. Eğitim seferberliği her ne kadar okuma oranını ve eğitim seviyesini artırdıysa da... diye başlayacaksınız. Yapılan eğitim seferberliğiin köy köy yapılan işleri yazacaksınız.
Oturduğumuz yerde yorum yazmak kolay. Bir başka argüman şudur, Japonlar Çinliler dilini bırakmadı. Bu da içinde gerçek barındıran koca bir yalan. Japon devrimini neler yapıldığını bakmadan yapılan yorumlar. Tek japon alfabesi ile olay yargılanır. Kaldı ki bugün çinliler ile konuşuyoruz bırakın kartvizitlerine latince yazmamayı, telafuzu kolay olsun diye John Lee şeklinde latin isimleri yazıyorlar. Bunları görmeden bunları ortaya atmak kolay.
Latince okuyunca dinimiz eksik kalmadı arttı. İnsanlar okuyabiliyor en azından. Gerçi korkulan bu sanırım. Eskiden bir baba bizim için düşünür, bizim için dua eder, bizim için karar verirdi. Şimdi insanlar okuyabiliyor, rahatsızlık bu sanırım. Gerçi fikren okumayı öldürdüler o da ayrı onun içinde son 50 yılımızı bir sorgulayalım. Cumhuriyetin nasıl doğduğundan değil.
Latince okuyunca dinimiz eksik kalamdı tamam,kabul diyelim.
Peki Arap harfleriniokuyunca bilimimiz,ilmimiz geri mi kalacaktı?
nene-hatun
25.09.2012, 17:10
Argümanlarını kullandığınız ve ben onlardan değilim dediğiniz insanlar dini kullanan yobazlar .Eğer ben onlardan değilim diyorsanız ve yaptıklarını eleştiriyorsanız ki henüz böyle bir eleştiri görmüş değilim, o zaman alınmayacaksınız. Ben katı katıya her yapılanı doğrudur deseydim savunduğum görüşün, ben de yobaz sınıfına girerdim. Görüyorsunuz ki açık yüreklilikle türban konusunda gerekli eleştirileri yapıyorum hem de hiç gocunmadan.
Szin için kullandığım kelimeler "dindar ve kindar nesil".Böyle olduğunuz konusunda ısrarlıyım ve söylediklerimin arkasındayım.
Neyse benim için konu kapanmıştır ve tartışma bitmiştir.Dediğim gibi siz tartışmıyorsunuz sadece kelimelerin orasından burasından dönerek demogoji yapıyorsunuz.
sivaslınet
26.09.2012, 07:59
Kuranın Arapça yazılmış olması yeterliydi.Kuran hangi alfabe ile yazılmış olsaydı o alfabe değiştirilirdi.
Bu da senin ayrı bir takıntın. Kuran'a karşı bir ön yargı olsa idi, daha iyi anlaşılması için ana dile çevrilsin çalışması yapılmazdı.
Kaldı ki, devrimlerde batı medeniyeti ve teknolojisi örnek alınması istenmiştir. Ahlak anlaşılmasın.
Latince harfler medeniyetin getirdiği kolaylıklardandır. Tıpkı diğer devrimler gibi.
Sana bunları anlatmak zor tabi LaEdri. Ön yargılar kalkmadan, yenilikçiliğe yönelmeden asla mümkün değil.
Networker
26.09.2012, 08:32
Latince okuyunca dinimiz eksik kalamdı tamam,kabul diyelim.
Peki Arap harfleriniokuyunca bilimimiz,ilmimiz geri mi kalacaktı?
Dikkat edin olmayan bir bilimden bahsediyoruz. Teknolojinin sadece satınalma ile gelebildiği hiç bir araştırma/geliştirmenin yapılmadığı (sadece fenni değil, içtimai bilimler dahil) bir zamandan bahsediyoruz. Aslında ne latin alfabesinin ne de arapça'nın yazı sembolleri ile alakalı değildir. Burada mutabıkız sanırım. Ancak arapçadan latin harflerine geçiş şahsi görüşüm bir değişimin gereğidir.
Bütün mesele bu düşünce biçiminden, bu yaşam tarzından yenisine geçebilmek. Bunun için toptan bir değişim tasarlanmış. Yanlışlar olmuşmudur. Harf devrimi dahil tartışacağımız konular var. Ancak biz oraya gelemiyoruz. Çünkü romantik bir şekilde idealize edilen herkesin arapça okuduğu, bilim üretilen, insanların tartıştığı, halkın hepsinin divan edebiyatı okuyup tartıştığı bir ortamın bir gecede yok edildiği ortamın var olduğunu iddia ediyoruz
Yani bizim tartışmamız gereken bizi geri hale getiren neydi. Neden uçakların, topların karşısında vatan evlatlarını şehit veriyorduk. Neden bunlar sorgulanmıyor neden 300-500 yıllık süreci acımazısca sorgulamıyorda tüm namus meselesini devrimler ile tek tek uğraşmaya harcıyorsunuz. Bu samimiyet olmadan dil devrimlerini eleştirilmesini tahammül edemiyorum
nene-hatun
26.09.2012, 08:39
Sn Networker; arkadaşımıza bunları sayfalarca anlattım. Bakın bir iletimde aynen şunları yazdım:
Osmanlının %20 si cahildi yani %80 okumuş öyle mi. Kusura bakmayın da çok fazla sallıyorsunuz.
Yukarda Atatürk devrimlerinin kronolojisini paylaşmıştım hatırlarsanız harf devrimin tarihi 1928.
Bu tarihe kadar o alfabe kullanılıyor.1928 de kadınların okuma oranı%3, erkeklerin %7 .Yani toplumun %90 nı zaten Arap alfabesi de dahil hiçbir alfabeyle okuma yazma bilmemektedir.
Osmanlıya matbaa 1727 de gelmiştir.İbrahim Müteferrikanın ölümüne kadar geçen 20 yılda sadece 16 kitap basılmıştır.19yy.da Osmanlı da kitap gazete önem kazanmış.Bunlar sadece hanedan sınıfının yaşadığı büyük şehirlerde okur bulmuştur.
Osmanlının Türkçeye vermediği değeri Karamanoğlu Mehmet bey 1278 tarihinde," Bundan böyle divanda, dergahta ,çarşıda, meydanda Türk dilinden başka dille konuşulmayacaktır" diye ferman yazarak vermiştir.
Bugün ingilizler Shakespeare'ı anlayabiliyorlarsa İngiliz İmparatorluğunun kendi diline sahip çıkmasındandır. Osmanlı diline gereken önemi verseydi ,Atatürk dil devrimini yapmazdı.
8.yy.da yazılmış orhun anıtları veya 10-15 yy.lar arasında yazılmış metinler ; örneğin Pir sultan Abdal, Karacaoğlan ,Yunus Emre bugün halen anlaşılabilirken ,16-19.yy arasında yazılan metinler halen anlaşılamamaktadır. Neden çünkü o dönemlerde Türkçenin ırzına geçilmeye başlanmış Türkçe arapça ve farsça sözcüklerle doldurulmaya başlanmıştır.
19 yy da bile tarih denilince akla sadece islam ve osmanlı tarihi gelir. Osmanlıda Türk tarihi tam olarak bilinmezken Atatürk sayesinde Türk tarihi gün ışığına çıkarılmıştır.
Yukarda Çin'i Japonyayı örnek vermişsiniz.Bu ülkelerin alfabe değiştirmeden ilerlemeleri , Türkiyenin alfabe değiştirmesinin yanlış olduğunu göstermez. Hint, Rus, Yunan alfabeleri de bu ülkelere ait alfabelerdir. Burada alfabenin dile uyumudur önemli olan. Yukarda Türk dilinin arap harfleriyle yazılmasının zorluğundan bahsettim.Jopan alfabesi japon diline ,Çin alfabesi de ( ki bu alfabe değildir, bir resim sistemidir , tamgalardan oluşur) Çin diline uygundur. Türkiyeyi geri bırakan Arap alfabesidir.
Bir de şöyle bir iddia var:
Harf devrimi ile bir gecede herkesi cahil bıraktınız.
Osmanlı çok akıllı ve kültürlüydü ya, en yüksek öğretim kurumunuz medreselerde 17.19 yy larda "don ve çakşır giymek" derslerde harita kullanmak şeriata uygun mudur onu tartışıyorlardı."Göklerin sırrını bilmek allaha mahsustur " diyerek rasathaneyi yıktırdılar be .Meleklerin bacaklarını gözetliyorlarmış 19.y.y da kadınların okuma oranı%3 ,erkeklerin %7 .Atatürk bir gecede milleti cahil bırakmışmış .Breh breh siz 600 senedir cahildiniz.Daha çok yazılacak şey var bu konuda da ,nasılsa beyniniz din denen afyonla öyle yıkanmış ve uyuşturulmuş ve kindar bir hale gelmişsiniz ki anlamazsınız zaten. Anlamak isteyene bu kadarı yeter.
Ama anlaması mümkün değil. Zira beyni dinle uyuşturulmuş bu nedenle düşünmesi , sorgulaması zaten mümkün değil, söylenenleri olduğu gibi kabul etmek zorunda. Bizim zamanımızdaki eğitimcilerden hangi görüşte olursa olsun ,bizler çok şeyler öğrenmiştik. Şimdi çocukları teslim ettiğimiz eğitimcileri görünce inanın içim sızlıyor.
Networker
26.09.2012, 10:09
Sn Networker; arkadaşımıza bunları sayfalarca anlattım. Bakın bir iletimde aynen şunları yazdım:
Ama anlaması mümkün değil. Zira beyni dinle uyuşturulmuş bu nedenle düşünmesi , sorgulaması zaten mümkün değil, söylenenleri olduğu gibi kabul etmek zorunda. Bizim zamanımızdaki eğitimcilerden hangi görüşte olursa olsun ,bizler çok şeyler öğrenmiştik. Şimdi çocukları teslim ettiğimiz eğitimcileri görünce inanın içim sızlıyor.
Sayın Nene-Hatun,
Mutlaka yapılan bir aksiyonda beklenmeyen etkiler veya tasarlanan sonuçlardan farklı şeyler çıkabilir. Ancak öncelikle amaçlara bakmak ve bütünün içinde bir bileşeni (harf devrimini) ona göre sorgulamak gerekir.
Din afyondur sözünüze şiddetle katılmadığımı belirteyim. Afyonlaştırılmış din sözü daha doğru olacaktır. Özellikle gücün ve rahatlığın getirdiği bir etkide var.
Bu felsefik bir konu, din ile bilim arasında ki ilişki uzun uzadıya tartışılan bir konu. Ancak bu bağlamda basit bir çıkarım ile bağnaz katolik bilim adamı çıkmamasını veya Pakistan'ın atom bombası yapan Ahmedi Tarikatı mensubu olduğu iddia edilen Abdusselam'dan bir araştırma geliştirme beklememesi gerekiyor. Yani tüm bilim adamlarının Ateist olmasını beklerdik. Konu neye inandığın değil bilime ve yeniliğe bakış açısı.
Yeniliğe açık isen, araştırıyorsan ve çalışıyorsan oluyor. Akıllı millet vs safsata, çalışkan ve idealleri peşinde koşan milletler var bilimde ileri gidiyor. Yani özellikle halka hizmet (insanlığa) hakka hizmettir anlayışında bir dine mensup insanların daha fazla çalışması lazım.
nene-hatun
26.09.2012, 10:36
Sayın Nene-Hatun,
Mutlaka yapılan bir aksiyonda beklenmeyen etkiler veya tasarlanan sonuçlardan farklı şeyler çıkabilir. Ancak öncelikle amaçlara bakmak ve bütünün içinde bir bileşeni (harf devrimini) ona göre sorgulamak gerekir.
Din afyondur sözünüze şiddetle katılmadığımı belirteyim. Afyonlaştırılmış din sözü daha doğru olacaktır. Özellikle gücün ve rahatlığın getirdiği bir etkide var.
Bu felsefik bir konu, din ile bilim arasında ki ilişki uzun uzadıya tartışılan bir konu. Ancak bu bağlamda basit bir çıkarım ile bağnaz katolik bilim adamı çıkmamasını veya Pakistan'ın atom bombası yapan Ahmedi Tarikatı mensubu olduğu iddia edilen Abdusselam'dan bir araştırma geliştirme beklememesi gerekiyor. Yani tüm bilim adamlarının Ateist olmasını beklerdik. Konu neye inandığın değil bilime ve yeniliğe bakış açısı.
Yeniliğe açık isen, araştırıyorsan ve çalışıyorsan oluyor. Akıllı millet vs safsata, çalışkan ve idealleri peşinde koşan milletler var bilimde ileri gidiyor. Yani özellikle halka hizmet (insanlığa) hakka hizmettir anlayışında bir dine mensup insanların daha fazla çalışması lazım.
Özellkle şark toplumlarında toplumun adetleri , gelenekleri dnin ezici baskısı altında şekilleniyor . Hal böyle olunca ayıptır , günahtır kavramları ağır basıyor. Allahın dediği olur şeklindeki kaderci anlayış da yerleşince; bana göre dinin afyon olması çok da abes görülecek bir olay değil. Sorgulamayan insan gelişemiyor ve bu da dini kullanan iktidarların işine geliyor. Zinhar günahtır dediğiniz zaman ve bu beyin yıkama türü küçük yaşlardan itibaren başladığında ortaya çıkan sonuç bu oluyor. Siyasi anlamda kullanılan dinde afyon görevi görüyor.
"Bilime ve yeniliğe nasıl bakıldığı önemlidir" cümlenize sonuna kadar katılıyorum.Zira bizlerde havadan inmedik en azından benim ailem namazında niyazında insanlar. Ama yeniliğe ve bilime bakış açıları eğitimli olmamalarına rağmen, eğitim alan bu tür insanlardan oldukça ileri.
"İnsanlığa hizmet hakka hizmettir" anlayışına sahip insanların, kutsal kitaplarının öncelikle anlayabileceği bir dilden olmasına karşı çıkmamaları gerekiyor. Anlamadan okunacak bir kitabın ne kendilerine ne de insanlığa faydası vardır.Ülkemizde büyük bir çoğunluğun sırf sevap kazanmak adına anlamadan papağan gibi okuduğunu düşünürsek bu tür yaklaşımlara şaşmamak gerekiyor. Çünkü onlar anlamadıkları ,fakat okuyabildikleri kitabın anlamını dini kullanan ve kendini din alimi sanan cahillerden öğreniyorlar.
Din afyon değildir.Din aklın kendisidir.
Öyledir ki Allah imanı aklın olduğu yerde sorar,sorgular.Akli melekelerini yitirmiş,zihinsel engelli bir insandan imanını sormaz.Mesele,Kuran'ı başkaları okudu,okudu da bilmini,teknolojisini geliştirdi.Biz gelişimi harflerde gördük.Bugün insanlar Kuranı Arapça olarak okumayı anadan doğma bilselerdi,yıllarını Arapça olarak okumak için geçirmeyecek,işe doğrudan meal ile tefsir ile başlayacaktı.
Sizin benim eğitimciliğime laf atmaya hakkınız dahi yok.Terbiye sınırlarını aşmayı seviyorsunuz anlaşılan.Ben ne dinci yobazım ne kemalist yobazım.Size eğitim verenleri düşündüm de benim de için sızladı..
nene-hatun
26.09.2012, 11:29
Din afyon değildir.Din aklın kendisidir.
Öyledir ki Allah imanı aklın olduğu yerde sorar,sorgular.Akli melekelerini yitirmiş,zihinsel engelli bir insandan imanını sormaz.Mesele,Kuran'ı başkaları okudu,okudu da bilmini,teknolojisini geliştirdi.Biz gelişimi harflerde gördük.Bugün insanlar Kuranı Arapça olarak okumayı anadan doğma bilselerdi,yıllarını Arapça olarak okumak için geçirmeyecek,işe doğrudan meal ile tefsir ile başlayacaktı.
Sizin benim eğitimciliğime laf atmaya hakkınız dahi yok.Terbiye sınırlarını aşmayı seviyorsunuz anlaşılan.Ben ne dinci yobazım ne kemalist yobazım.Size eğitim verenleri düşündüm de benim de için sızladı..
Her şeyi üstünüze alınmayı seviyorsunuz.Buna uygun bir deyim vardır:Yarası olan gocunur . İçinizin sızlar tabi kuranın dışında bir bilgi birikiminiz yok. Onu da nasıl anladığınızı allah bilir:))Bu kadar yazılandan sonra verdiğiniz cevap bu olduğuna göre:) Bu son cevaptır size vereceğim. Sizin gibilerle kaybedecek zamanım yok
Networker
26.09.2012, 13:00
Evet ilk emri oku olan, okuyup aynı zamanda anlamayı emreden bir din.. Aman okumayalım, aman tercümesi olmaz anlamı kalmıyor. Kuran okuyunca anlaşılacak birşey değildir şekline getirmek dine en büyük eziyettir. Sadece Türkçe meal için Atatürk taktiri hakediyor.
Kuran Arap halkına indiği için arapça inmiştir (okuyup anlayabilesiniz diye !). Ama İslam'ın kendisi evrenseldir. Bu konuda çeviriye, Türkçe okumaya inatı anlamıyorum, o gün deve kullanılıyordu bugünde deve kullanalım demekle eş değerdir. Daha önce belirtmiştim. Bu bakış açısı ile Ateist bir Arabın yazdığı din eleştirisi yazıları kutsal mı olacak, yoksa önemli olan taşıdığı manamıdır.
Yanlış anlaşılmasın burada arap alfabesine bir düşmanlığımız yok. Ama kutsallığı da yok onu belirtmeye çalışıyoruz. Hatta sempati duyulmasına da karşı değilim. Seçmeli derste olabilir Arapça ile birlikte. Bu alfabe Peygamberimizden önce de vardı. Bir medeniyete ait yazım biçimi. Başlangıç noktamıza gelirsek modernleşme çabası içinde latin alfabesi ile değişen arap alfabesini kutsamaya, uzaya roketatar iken son anda arap alfabesi ile yazılmış kılavuzu okuyamama yüzünden aya gidememe durumu sözkonusu değil.
Nene-Hatun dediğim gibi yorum farkı, örnek kadercilik, Allah'ın yaratıcı olarak tüm olabilecekleri bilmesi ayrı şeyi. Biz ise bilmediğimiz konularda razı olmamız, aksiyon almamamız ve başımıza geleni sorgulamamız ayrı şey. Dolayısı ile kuran okumaya devam (anlayarak, yani dilimizde)
sivaslınet
26.09.2012, 15:20
Ama İslam'ın kendisi evrenseldir.
Bu size ait bir görüş mü, yoksa evrensel bir görüş mü? Evrensel olmanın anlamı nedir?
Her şeyi üstünüze alınmayı seviyorsunuz.Buna uygun bir deyim vardır:Yarası olan gocunur . İçinizin sızlar tabi kuranın dışında bir bilgi birikiminiz yok. Onu da nasıl anladığınızı allah bilir:))Bu kadar yazılandan sonra verdiğiniz cevap bu olduğuna göre:) Bu son cevaptır size vereceğim. Sizin gibilerle kaybedecek zamanım yok
Onu nasıl anladığımı Allah biliyor doğru.Kendinizle her an zaman kaybediyorsunuz zaten..
Networker
26.09.2012, 20:28
Bu size ait bir görüş mü, yoksa evrensel bir görüş mü? Evrensel olmanın anlamı nedir?
Yaziyi ben yazdigima gore benim gorusum. Baskalarinin gorusunu niye yazayim :) gelsin kendisi yazsin
sivaslınet
26.09.2012, 20:38
Yaziyi ben yazdigima gore benim gorusum. Baskalarinin gorusunu niye yazayim :) gelsin kendisi yazsin
Sorumu yanlış anlamışsınız. Başkalarının görüşü mü diye sormamıştım. Neyse anladığınız kadarıyla cevaplayın soruyu o halde. (tabi lutfen)
Madem size ait bir görüş, kendi görüşünüzle bir şeyin evrensel olduğunu nasıl iddia edebiliyorsunuz? :)
sivaslınet
26.09.2012, 20:54
Veya daha iyi anlaşılması için şu şekilde sorayım. Bir şeyin evrensel olup olmadığı kişiye/kişilere ait görüş veya fikirle mümkünmüdür?
Buna sağlıklı cevap verebilmek, ancak, evrensellik nasıl olur tanımını yapmakla mümkün.
Networker
27.09.2012, 08:33
Veya daha iyi anlaşılması için şu şekilde sorayım. Bir şeyin evrensel olup olmadığı kişiye/kişilere ait görüş veya fikirle mümkünmüdür?
Buna sağlıklı cevap verebilmek, ancak, evrensellik nasıl olur tanımını yapmakla mümkün.
Bunul felsefi bir soru olarak algılıyorum. Benim düşüncemdir. Bu tam doğru olduğunu anlamına gelmiyor. Benim böyle düşündüğüm anlamına geliyor. Bunun matematiksel bir modele sokup sayısal bir ispati olmayacak sosyal bir yorum olduğu açıktır. Mantıksal ve felsefi deliller ile bir temel oluşturulabilir. Ancak bu derinlikte bir iddia ile söylemedim bunu. Daha yalın bir çıkarım yaptım.
Aslında burada kaçırdığım bir nokta mı var onu düşünüyorum ? Bir konunun x, y, z olması kişinin görüşü ile mümkün değildir ama kişi bunu iddia etmekte veya çıkarım yapmakta hürdür sanıyorum.
Islam'ın hitap ettiği kitle itibariyle tüm insanlar. Dil, ırk, çoğrafya farkı gözetilmiyor. Bu bakış açısı ile evrenseldir (global, cihanşümal) diye belirttim.. Hitap ettiği kitle veya talep edecek kitlede aradığı özellikler şu olursun müslüman olamazsın demediğinden yola çıkıyorum.
vBulletin v3.8.3, Copyright ©2000-2025, Jelsoft Enterprises Ltd.