![]() |
TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
UŞAKLIK
İngiliz kralı VIII. Edward İstanbul'a Atatük'ü ziyarete geldiği zaman, Atatürk kendisine bir akşam ziyafeti vermişti. Ziyafetten önce, -"Bana İngiltere sarayında verilen ziyafetler ne şekilde olur, onu bilen birisini, yahut bir aşçı bulunuz !...dedi. Ve nihayet bu sofra merasimini bilen bir zattan öğrenerek sofrayı o şekilde düzene koydular... Akşam kral sofraya oturunca kendisini kral sarayında zannederek memnun oldu. Atatürk'e dönerek: - "Sizi tebrik eder ve teşekkür ederim. Kendimi İngiltere'de zannettim" diyerek memnuniyetini bildirdi. Sofraya hep Türk garsonlar hizmet etmekte idi. Bunlardan bir tanesi heyecanlanarak, elindeki büyük bir tabakla birdenbire yere yuvarlandı. Yemekler de halılara dağıldı. Misafirler utançlarından kıpkırmızı kesildiler. Fakat Atatürk Kral'a : - "Bu millete her şeyi öğrettim, fakat uşaklığı öğretemedim!" dedi. Bütün sofradakiler Atatürk'ün bu sözlerine hayran oldular. Atatürk garsona da "vazifene devam et" emrini verdi. Atatürk'den sonra UŞAKLIK en revaçtaki meslek oldu sanırım |
--->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
[QUOTE=SONOSMANLI58;252977]UŞAKLIK
İngiliz kralı VIII. Edward İstanbul'a Atatük'ü ziyarete geldiği zaman, Atatürk kendisine bir akşam ziyafeti vermişti. Ziyafetten önce, -"Bana İngiltere sarayında verilen ziyafetler ne şekilde olur, onu bilen birisini, yahut bir aşçı bulunuz !...dedi. Ve nihayet bu sofra merasimini bilen bir zattan öğrenerek sofrayı o şekilde düzene koydular... Akşam kral sofraya oturunca kendisini kral sarayında zannederek memnun oldu. Atatürk'e dönerek: - "Sizi tebrik eder ve teşekkür ederim. Kendimi İngiltere'de zannettim" diyerek memnuniyetini bildirdi. Sofraya hep Türk garsonlar hizmet etmekte idi. Bunlardan bir tanesi heyecanlanarak, elindeki büyük bir tabakla birdenbire yere yuvarlandı. Yemekler de halılara dağıldı. Misafirler utançlarından kıpkırmızı kesildiler. Fakat Atatürk Kral'a : - "Bu millete her şeyi öğrettim, fakat uşaklığı öğretemedim!" dedi. Bütün sofradakiler Atatürk'ün bu sözlerine hayran oldular. Atatürk garsona da "vazifene devam et" emrini verdi. Atatürk'den sonra UŞAKLIK en revaçtaki meslek oldu sanırım[/QUOTE] Hayırlı akşamlar arkadaşım senin ağzın ne söylüyor Benim memleketim de azda olsa el etek öpenler türedi bunu yaymaya çalışıyorlar ama Türklere uşaklık öğretmek kimin haddine hele hele Türklere uşaklık yaptırmak işte buna gülerim buna kimsenin gücü yetmez bu dünyanın sonu olur. |
--->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
türk türkten başka kimseye boyun eymez uşaklık yapmazzzzzz HANĞİ ÇILĞIN BİZE ZİNCİR VURACAKMIŞ ŞAŞARIM??????????????????????????????????????????????
|
-->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
ESKI OSMANLI KALMADI BE TÜRKLERIDE BOZDULAR
INANIN ECNEBI GIBI YASIYAN TÜRKLER VAR |
--->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
Bu topice hükümet savunucularından bir cevap bekliyorum.
Mesela;Şuan ki hükümet TÜRK'ün ve TÜRKİYE CUMHURİYETİ devletinin,uzun vadede, şu ve benzeri kanun hükümleri veya şu söylemleri ile koruma altına almıştır diye. |
--->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
[QUOTE=dark_yamtar58;252983]Hayırlı akşamlar arkadaşım senin ağzın ne söylüyor Benim memleketim de azda olsa el etek öpenler türedi bunu yaymaya çalışıyorlar ama Türklere uşaklık öğretmek kimin haddine hele hele Türklere uşaklık yaptırmak işte buna gülerim buna kimsenin gücü yetmez bu dünyanın sonu olur.[/QUOTE]
BAZI ŞEYLER VARKİ ÇOK ÇABUK SİRAYET EDER YAVAŞ YAVAŞ BULAŞTIĞINI VE HER GEÇEN GÜN ARTTIĞINI GÖRÜYORUM KUSURA BAKMAYIN |
--->: -->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
[QUOTE=Apokan58;252990]ESKI OSMANLI KALMADI BE TÜRKLERIDE BOZDULAR
INANIN ECNEBI GIBI YASIYAN TÜRKLER VAR[/QUOTE] Sevgili arkadaşım herkes kendi hayatını yaşar,bu dünde böyleydi bugünde öyle olacak tabi.Ama bu ülkede uyumayan Mazgalların arkasında pür dikkat memleketi için türk soyu için nöbet tutan kendi namına hiç bir menfaat beklemeden Irkının ve memleketinin bekasını düşünen canlarında olduğunu hiç kimse unutmasın. |
--->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
[QUOTE=bilalfındık;252984]türk türkten başka kimseye boyun eymez uşaklık yapmazzzzzz HANĞİ ÇILĞIN BİZE ZİNCİR VURACAKMIŞ ŞAŞARIM??????????????????????????????????????????????[/QUOTE]
Benim cefakar kardeşim Bilal FINDIK senin herzaman için dilin le içindeki şeyler bir hiçbirzaman takiye yapmadan içinden geldiği gibi yazıyorsun senin gibi özü ve sözü bir insanlara bu memleketin şu an çok ihtiyacı var.Herkes bir yerden birşeylerin beklentisi içinde inanki çoğu birilerine yaranabilmek için düşüncelerini bile samimi bir şekilde yazmıyor. |
--->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
[QUOTE=SONOSMANLI58;253001]BAZI ŞEYLER VARKİ ÇOK ÇABUK SİRAYET EDER YAVAŞ YAVAŞ BULAŞTIĞINI VE HER GEÇEN GÜN ARTTIĞINI GÖRÜYORUM KUSURA BAKMAYIN[/QUOTE]
Sevgili arkadaşım bu hastalık bize bulaşmaz biz aşımızı sağlam bir liderden aldık bu konuda korkun olmasın.....Ama piyasada ümmetçiyiz diye dolaşan sarıklı cüppeli birini görünce Şeyhim şıhım diye el etek öpen uşaklığa yatkın insanlar var bu dünde vardı bugünde var ama herzaman Türkün töre ateşiyle yanarak kayboldular bunlar geçici Türkün güzel günleri yakın...Bizim soyumuz Peygamber muştusu almış bir soy Peygamber muştusu almış bir ırk...Biz Türküz...Türk ırkıyız Peygamber efendimiz bizi sonsuzlukla muştulamış hiç korkunuz olmasın. |
--->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
[QUOTE=dark_yamtar58;253005]Sevgili arkadaşım bu hastalık bize bulaşmaz biz aşımızı sağlam bir liderden aldık bu konuda korkun olmasın.....Ama piyasada ümmetçiyiz diye dolaşan sarıklı cüppeli birini görünce Şeyhim şıhım diye el etek öpen uşaklığa yatkın insanlar var bu dünde vardı bugünde var ama herzaman Türkün töre ateşiyle yanarak kayboldular bunlar geçici Türkün güzel günleri yakın...Bizim soyumuz Peygamber muştusu almış bir soy Peygamber muştusu almış bir ırk...Biz Türküz...Türk ırkıyız Peygamber efendimiz bizi sonsuzlukla muştulamış hiç korkunuz olmasın.[/QUOTE]
Mustafa Kemali'in açtığı uygarlık,medeni yoldan şaşılırsa gidilecek yol oldur. Bu değerimize ne yazıkki sahip çıkıyormuş gibi gözüküp samanaltından su yürütülmüştür. Yok bilmem ne efendimiz yok bilmem ne şeyhimiz gibi söylemlerlerle o kişileri neredeyse peygamber gibi göstermeye çalışmışlar.Rant avcıları din sömürücüleri Ülkemizi cemaatlar ve tarikatlar yurdunua çevirmişlerdir. İşte bunlar insanı insana köle yaparlar el etek öptürürler. Kendini bilen çağdaş aydın insan bunların kölesi olmaz! Her insanın kendine özgü bilinci aklı beyni vardır.Başkalarına alet olmadan doğru yoldan şaşmadan ilerlemek dileklerimle.Saygılar. |
--->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
[QUOTE=arifcoskun;253015]Mustafa Kemali'in açtığı uygarlık,medeni yoldan şaşılırsa gidilecek yol oldur. Bu değerimize ne yazıkki sahip çıkıyormuş gibi gözüküp samanaltından su yürütülmüştür. Yok bilmem ne efendimiz yok bilmem ne şeyhimiz gibi söylemlerlerle o kişileri neredeyse peygamber gibi göstermeye çalışmışlar.Rant avcıları din sömürücüleri Ülkemizi cemaatlar ve tarikatlar yurdunua çevirmişlerdir. İşte bunlar insanı insana köle yaparlar el etek öptürürler. Kendini bilen çağdaş aydın insan bunların kölesi olmaz! Her insanın kendine özgü bilinci aklı beyni vardır.Başkalarına alet olmadan doğru yoldan şaşmadan ilerlemek dileklerimle.Saygılar.[/QUOTE]
Sevgili Arif bey çok haklısınız...Bilmem hatırlarmısınız burada yazan bir gariban arkadaş vardı Adislibekir derlerdi bu fikirlere karşı tepki gösterdi diye siteden süresiz uzaklaştırılmadımı.Ama Adislibekir e senin yüzüne tükürüyorum diyen adı neyse o kadın nerde yine burda ama bekir gibi arkadaşlar heryerde aynidir değişmezler.(Merhaba arif bey) |
--->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
YOLLARIN SONU
Bugün yollanıyorken bir gurbete yeniden Belki bir kişi bile gelmeyecektir bize. Bir kemiğin ardında saatlerce yol giden İtler bile gülecek kimsesizliğimize. Gidiyorum: Gönlümde acısı yanıkların... Ordularla yenilmez bir gayiz var kanımda. Dün benimle birlikte gelen tanıdıkların Yalnız bir hatırası kaldı artık yanımda. Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz; Çünkü bu yol kutludur, gider Tanrı Dağı`na. Halbuki yoldaşını bırakıp dönenlerin Degişilir topu da bir sokak kaltağına. İster düşün... Kendini ister hayale kaptır... Uzar, uzar, çünkü hiç sonu yoktur yolların. Bakarsın aldanmışşın, gördüğün bir seraptır Sevimli bir hayale açılırken kolların. Ey doğunun alnımı serinleten rüzgarı! Ey karanlıkta bana arkadaşlık eden ay! Arzularim bir oktur, aşar ulu dağları, Düştüğü yer uzakta dilek adlı bir saray. O sarayda bulunca Tanrı`laşan erleri Artık gözüm arkaya bir daha dönmeyecek. Hepsi sussa da "Kür Şad" uzatarak elini: "Hoş geldin oğlu ATSIZ, kutlu olsun" diyecek. Hüseyin Nihal Atsız -------------------------------------------------------------------------------- Türk"ün son dede korkutu Şanlı Bozkurt Nihal ATSIZ beyefendinin bu güzel şirini bu sayfaya yazan arkadaşlara armağan ediyorum.Benim söylediklerim ve söylemek istediğim hetrşey bu şiirin özünde mevcut.Tanrı Türkü korusun ve yüceltsin. |
--->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
KAHRAMANLARIN ÖLÜMÜ (İTHAF)
Gerilir zorlu bir yay Oku fırlatmak için; Gece gökte doğar ay Yükselip batmak için. Mecnûn inler, kanını Leylâ`ya katmak için. Cilve yapar sevgili Gönül kanatmak için. Şair neden gam çeker? Şiir yaratmak için. Dağda niçin bağrılır? Feleğe çatmak için. Açılır tatlı güller Arılar tatmak için. Göğse çiçek takılır Solunca atmak için. Tanrı kızlar yaratmış Erlere satmak için. İnsan büyür beşikte Mezarda yatmak için. Ve.............................. Kahramanlar can verir Yurdu yaşatmak için... Hüseyin Nihal Atsız -------------------------------------------------------------------------------- Teslimiyetçilerin olduğu ülkemde Hiçbir karşılık beklemeden sadece Türk"ün bekası için kahramanca ölmeyi şeref bilen milyonlarca yiğit Tür"ün olduğunu unutmayın.Unutanlar tarihteki örneklere baksın. |
--->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
[B]Uşaklık yani başkasına hizmet etmek ! Kendi özüne ihanet etmek, tarihine, maneviyatına ihanet etmek, başkasının kültürünü,dansını,oparasını kendi türküsünden,halayından üstün görenlerdir uşaklar. Uşaklar kendi milletini hakir gören ahmaklardır,milletine inanmayanlardır uşaklar. Uşaklar gavura benzeme çabasında olanlardır.Ülkesini işgal edenlerin kültürünü millete dikta edenlerdir uşaklar...[/B]
|
--->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
[QUOTE=Efe Cemil Şeker;253097][B]Uşaklık yani başkasına hizmet etmek ! Kendi özüne ihanet etmek, tarihine, maneviyatına ihanet etmek, başkasının kültürünü,dansını,oparasını kendi türküsünden,halayından üstün görenlerdir uşaklar. Uşaklar kendi milletini hakir gören ahmaklardır,milletine inanmayanlardır uşaklar. Uşaklar gavura benzeme çabasında olanlardır.Ülkesini işgal edenlerin kültürünü millete dikta edenlerdir uşaklar...[/B][/QUOTE]
Aynen şuanda yapılanlar gibi,yok bilmem nereye gireceğiz diye öz değerlerimizden ödünler verererk,türbanı rant sağlamak için dinin emri gibi gösterip zinayı yasalardan suç olmaktan çıkarmak gibi değilmi cemil şeker kardeşim. |
--->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
[QUOTE=arifcoskun;253112]Aynen şuanda yapılanlar gibi,yok bilmem nereye gireceğiz diye öz değerlerimizden ödünler verererk,türbanı rant sağlamak için dinin emri gibi gösterip zinayı yasalardan suç olmaktan çıkarmak gibi değilmi cemil şeker kardeşim.[/QUOTE]
[B]Herhangi bir şeyin(türban) dinin emri olup olmadığına sizde,bende karar verememem,sadece o dinin mensubu ve ona inanan verir. Gibi göstermek ifadesi inanca yapılmış hazımsızlıktır. Bırakın insanlar istediği gibi giyinsin,istediği gibi inansın,inancını yaşasın,fikrini ifade etsin. Yer üstünde olanlardan zarar gelmez,inançları,fikirleri yer altına indirmek kaos getirir. [/B] |
--->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
Demoraksi ne demek. Türkiyenin kendi kendini yönetmesidir Türkiye de demek ki kendi kendini yönetmesidir. Türk insanı kendi kendine öğreniyor demektir.
|
-->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
Türkler hiç bir zaman uşaklık yapmadılar. Yalnız bir kaç tanesi uşaklığa yatkın çıkmış olabilir. Onların dan kanın da karışıklık vardır.
|
-->: --->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
[QUOTE=Efe Cemil Şeker;253118][B]Herhangi bir şeyin(türban) dinin emri olup olmadığına sizde,bende karar verememem,sadece o dinin mensubu ve ona inanan verir. Gibi göstermek ifadesi inanca yapılmış hazımsızlıktır. Bırakın insanlar istediği gibi giyinsin,istediği gibi inansın,inancını yaşasın,fikrini ifade etsin. Yer üstünde olanlardan zarar gelmez,inançları,fikirleri yer altına indirmek kaos getirir. [/B][/QUOTE]
O kadar bilgin yoksa elinin altında İnternet var, Türkçe yazılmış Kur'an'ı Kerim var. Oku öğren karar ver. Zaten önceden insanlar istediği gibi giyiniyorlardı ve bu yüzden sorun çıkmıyordu. Şimdi bazıları şöyle giyineceksiniz dediği için sorun çıkıyor ya. |
--->: -->: --->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
[QUOTE=ofgurleyuk78;253184]O kadar bilgin yoksa elinin altında İnternet var, Türkçe yazılmış Kur'an'ı Kerim var. Oku öğren karar ver. Zaten önceden insanlar istediği gibi giyiniyorlardı ve bu yüzden sorun çıkmıyordu. Şimdi bazıları şöyle giyineceksiniz dediği için sorun çıkıyor ya.[/QUOTE]
[B]Size baskımı yaptılar Türban takmanız için, bana hiç kıyafetimden dolayı sivil çevreden baskı gelmedi. Benim bilgi dağarcığımda Türkçe Kur'an diye bir şey yok. Kur'an tektir,Türkçe meallari mevcut,okuyorum ve anlamaya çalışıyorum çok şükür. Size de tavsiye ederim...[/B] |
--->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
[QUOTE=seva;253156]Demoraksi ne demek. Türkiyenin kendi kendini yönetmesidir Türkiye de demek ki kendi kendini yönetmesidir. Türk insanı kendi kendine öğreniyor demektir.[/QUOTE]
ANLAMA YETENEĞİM İYİDİR AMA NE DEMEK İSTEDİĞİNİZİ BİR TÜRLÜ ANLAYAMADIM BİRAZ DAHA AÇARMISINIZ KONUYU |
--->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
[QUOTE=arifcoskun;253112]Aynen şuanda yapılanlar gibi,yok bilmem nereye gireceğiz diye öz değerlerimizden ödünler verererk,türbanı rant sağlamak için dinin emri gibi gösterip zinayı yasalardan suç olmaktan çıkarmak gibi değilmi cemil şeker kardeşim.[/QUOTE]
ÖRTÜNMEKTE ALLAH'IN EMRİ ZİNADAN KORUNMAKTA AMA RANT ÖRTÜNMEDE BAZILARININ DEYİMİYLE TÜRBANDA HER ÖRTÜNEN BUNLARIN ÜYESİ VEYA TARAFTARI DEĞİL BUNU HERKES ÇOK İYİ BİLİYOR BAŞI ÖRTÜLÜ VE AÇIK OLANLAR ÇOK DEĞİŞİK YERLERE OY KULLANMAKTADIR AMA BAŞÖRTÜSÜNÜ HER SİYASETÇİ KULLANMAKTADIR İŞTE BURDA UŞAKLIK MEYDANA ÇIKIYOR |
--->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
dinimize örflerimezi anenelerimize sahip cikmadigimiz sürece kuranimiza sahip cikmadigimiz sürece fakirimize zekatimizi -muhtaca muhtac oldugunu vermedigimiz sürece zorrrrrrrrrrr
|
--->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
Şeyhler emirler ibn’ler, hepsi yalancı
"Bizim emirler ise onlara özeniyor. Ümmetçi Türkler harıl harıl Araplaşıyor, Türkiye’yi çölleştirip Arabistan’a benzetmeye çalışıyor, dubaralara Dubai’lere deli oluyorlar." "Bu şeriatçı şeyhler, emirler, ibn’ler, hepsi yalancı, hepsi korkak" Suudi Arabistan’da zinanın cezası recm olduğu için mi “Allah’a küfür” cezası başı kesilerek öldürülmektir, bilemiyorum. Belki de Allah’a küfür eden kafa kesilerek cezalandırıldığı için zina suçu da recm gerektirmektedir. Suudi Arabistan’da kadınlar kara çarşafa mahkûm oldukları için mi, geçimsiz bir komşunun “Allah’a küfretti” ihbarı, yoksul bir berberi idama göndermeye yetmektedir? Yoksa Allah’a küfrün kanıtlanmayan ihbarı bile insanları ölüme mahkûm etmeye yettiği için mi, kadınlar kara çarşaf giymek zorundadırlar? Suudi Arabistan, Kuveyt ve zaten tüm Körfez ülkelerinde, hatta İran ve pek yakında Irak’ta, yeniden Afganistan’da, kafa kesen, kol kesen, recm eden, falaka vuran şeriat hukuku koyucuları ile korucuları, Kâbe manzaralı Zemzem Tower’ları, denizin ortasından fışkırttıkları dünya haritaları, milyar dolarlık villa kıt’aları, ohaları, Doha’ları, dubaraları ve Dubai’leriyle, yarattıkları muhteşem(!) medeniyetten(!) gayrimemnun mudurlar ki, yeldire yeldire bizim Bodrum’a koşmaktadırlar? Yoksa, Bodrum’da zina recm, alkol kırbaçla “henüz” cezalandırılmadığı, açılıp saçılan kadınlar da “henüz” falakaya yatırılmadığı için, kendi ülkelerinde suç ilan ettikleri günahları mı işlemeye gelmektedirler? Bu şeriatçı şeyhler, emirler, ibn’ler, bin’ler, el’ler... İstanbul’da Sevda Tepesi’ne konmak, Maslak’a Dubai kuleleri kondurmak, Bodrum’da keyif çatmak için can ve zaten entarilerini çıkarmak, karılarını da çarşaflarından hiç olmazsa birkaç günlüğüne kurtarmak için her fırsatta kendilerini Avrupa’ya, ABD’ye ve Türkiye’ye atıyorlarsa... Çoğu daha uçakta soyunup dökünüp Batılı’ya benzemeye çalışıyor ve bazıları kıtlıktan çıkmış, gözü dönmüş vaziyette, bırakın şeriata uymak, “haram” olan ne varsa saldırıyorsa... Niçin ülkelerinde, kendilerinin de azabını çektiği şeriatı koruyor, yasakları kaldırmıyorlar? Kuveyt Emiri’nin oğlu Nasser El Sabah, geçen hafta sonu Bodrum’a geldi. Her ibn, her bin, her el, Bodrum’a son kaçamağında uçak dolusu nataşa getirten dubara mahdumu gibi koylarda mikisini gezdirecek değil ya... El Sabah gelir gelmez entarisini, kefiyesini fırlattı, Karo Ası gazetecilerle Maça Kızı korumalar arasında epeyce oryantal bir arbede yaşandıysa da, kılığı kıyafeti, eşi Şayika, ailesi ve İngiliz konuklarıyla, normal bir “Nabab Tatilde” tablosu çizdi (Y. N: Nabab, kral naibi demektir). Acaba Katar’a giden Başbakan Erdoğan da oralarda, buraya gelince kılık değiştiren Arap Emirleri gibi, takım elbisesini çıkarıp entari giymek ister miydi, bilmiyorum... Ama baktım, kırmızı şapkası ve lacivert eşofmanı içinde, bir de polosu Kayseri işi üç renkte çizgili olsa, Nasser El Sabah, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yirmi yaş ve yirmi kilo almış kopyası. Bıyıkları biraz daha gür görünüyor, çünkü boyalı, o kadar. Neyse, konumuz bu değil. Kış tatilleri için Avrupa’yı, yaz tatilleri için de Türkiye’yi tercih eden emirler şeyhler, aslında Batılı bir yaşama özeniyor ve Türkiye’ye de bunu “henüz” buldukları için geliyor. Öyleyse niçin ülkelerinde, hem kendilerinin, hem onlar kadar bunalan halklarının yararlanabileceği, pek özendikleri ve benimseyecekleri pek belli Batılı bir yaşam tarzı kurmuyor, kurmak için gereken devlet düzeni değişikliğini yapmıyorlar? Söyleyeyim: Çünkü onlar korkak. İbn’i, bin’i, el’i, hepsi bencil ve çapsız korkaklar. Din, onların ticaret metaı. Milyarlarca dolar kaldıra yatıra, ancak mimarisini çağdaşlaştırdıkları ülkelerinde, halklarının kafasını, düşünce yapısını değiştirecek bir aydınlanmanın, onların efendiliğini de silip süpüreceğini, “Allah” adına sürdürdükleri hegemonyayı yıkacağını biliyorlar. Oysa cesur adamların çıktığı, kendilerini feda ederek şeriat düzeni ve halifeliği yıktığı özgür Türkiye’de tatil yapmaya, kule dikmeye, iş kurmaya, kısacası birazcık bizim gibi yaşamaya pek meraklılar. Bizim emirler ise onlara özeniyor. Ümmetçi Türkler harıl harıl Araplaşıyor, Türkiye’yi çölleştirip Arabistan’a benzetmeye çalışıyor, dubaralara Dubai’lere deli oluyorlar. Bu işte bir terslik yok mu? “ARAP” ın tersi “PARA”, ama ne Arap özgür ne de demokrasi parayla... |
--->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
[QUOTE=albina58;254003]Şeyhler emirler ibn’ler, hepsi yalancı
"Bizim emirler ise onlara özeniyor. Ümmetçi Türkler harıl harıl Araplaşıyor, Türkiye’yi çölleştirip Arabistan’a benzetmeye çalışıyor, dubaralara Dubai’lere deli oluyorlar." "Bu şeriatçı şeyhler, emirler, ibn’ler, hepsi yalancı, hepsi korkak" Suudi Arabistan’da zinanın cezası recm olduğu için mi “Allah’a küfür” cezası başı kesilerek öldürülmektir, bilemiyorum. Belki de Allah’a küfür eden kafa kesilerek cezalandırıldığı için zina suçu da recm gerektirmektedir. Suudi Arabistan’da kadınlar kara çarşafa mahkûm oldukları için mi, geçimsiz bir komşunun “Allah’a küfretti” ihbarı, yoksul bir berberi idama göndermeye yetmektedir? Yoksa Allah’a küfrün kanıtlanmayan ihbarı bile insanları ölüme mahkûm etmeye yettiği için mi, kadınlar kara çarşaf giymek zorundadırlar? Suudi Arabistan, Kuveyt ve zaten tüm Körfez ülkelerinde, hatta İran ve pek yakında Irak’ta, yeniden Afganistan’da, kafa kesen, kol kesen, recm eden, falaka vuran şeriat hukuku koyucuları ile korucuları, Kâbe manzaralı Zemzem Tower’ları, denizin ortasından fışkırttıkları dünya haritaları, milyar dolarlık villa kıt’aları, ohaları, Doha’ları, dubaraları ve Dubai’leriyle, yarattıkları muhteşem(!) medeniyetten(!) gayrimemnun mudurlar ki, yeldire yeldire bizim Bodrum’a koşmaktadırlar? Yoksa, Bodrum’da zina recm, alkol kırbaçla “henüz” cezalandırılmadığı, açılıp saçılan kadınlar da “henüz” falakaya yatırılmadığı için, kendi ülkelerinde suç ilan ettikleri günahları mı işlemeye gelmektedirler? Bu şeriatçı şeyhler, emirler, ibn’ler, bin’ler, el’ler... İstanbul’da Sevda Tepesi’ne konmak, Maslak’a Dubai kuleleri kondurmak, Bodrum’da keyif çatmak için can ve zaten entarilerini çıkarmak, karılarını da çarşaflarından hiç olmazsa birkaç günlüğüne kurtarmak için her fırsatta kendilerini Avrupa’ya, ABD’ye ve Türkiye’ye atıyorlarsa... Çoğu daha uçakta soyunup dökünüp Batılı’ya benzemeye çalışıyor ve bazıları kıtlıktan çıkmış, gözü dönmüş vaziyette, bırakın şeriata uymak, “haram” olan ne varsa saldırıyorsa... Niçin ülkelerinde, kendilerinin de azabını çektiği şeriatı koruyor, yasakları kaldırmıyorlar? Kuveyt Emiri’nin oğlu Nasser El Sabah, geçen hafta sonu Bodrum’a geldi. Her ibn, her bin, her el, Bodrum’a son kaçamağında uçak dolusu nataşa getirten dubara mahdumu gibi koylarda mikisini gezdirecek değil ya... El Sabah gelir gelmez entarisini, kefiyesini fırlattı, Karo Ası gazetecilerle Maça Kızı korumalar arasında epeyce oryantal bir arbede yaşandıysa da, kılığı kıyafeti, eşi Şayika, ailesi ve İngiliz konuklarıyla, normal bir “Nabab Tatilde” tablosu çizdi (Y. N: Nabab, kral naibi demektir). Acaba Katar’a giden Başbakan Erdoğan da oralarda, buraya gelince kılık değiştiren Arap Emirleri gibi, takım elbisesini çıkarıp entari giymek ister miydi, bilmiyorum... Ama baktım, kırmızı şapkası ve lacivert eşofmanı içinde, bir de polosu Kayseri işi üç renkte çizgili olsa, Nasser El Sabah, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yirmi yaş ve yirmi kilo almış kopyası. Bıyıkları biraz daha gür görünüyor, çünkü boyalı, o kadar. Neyse, konumuz bu değil. Kış tatilleri için Avrupa’yı, yaz tatilleri için de Türkiye’yi tercih eden emirler şeyhler, aslında Batılı bir yaşama özeniyor ve Türkiye’ye de bunu “henüz” buldukları için geliyor. Öyleyse niçin ülkelerinde, hem kendilerinin, hem onlar kadar bunalan halklarının yararlanabileceği, pek özendikleri ve benimseyecekleri pek belli Batılı bir yaşam tarzı kurmuyor, kurmak için gereken devlet düzeni değişikliğini yapmıyorlar? Söyleyeyim: Çünkü onlar korkak. İbn’i, bin’i, el’i, hepsi bencil ve çapsız korkaklar. Din, onların ticaret metaı. Milyarlarca dolar kaldıra yatıra, ancak mimarisini çağdaşlaştırdıkları ülkelerinde, halklarının kafasını, düşünce yapısını değiştirecek bir aydınlanmanın, onların efendiliğini de silip süpüreceğini, “Allah” adına sürdürdükleri hegemonyayı yıkacağını biliyorlar. Oysa cesur adamların çıktığı, kendilerini feda ederek şeriat düzeni ve halifeliği yıktığı özgür Türkiye’de tatil yapmaya, kule dikmeye, iş kurmaya, kısacası birazcık bizim gibi yaşamaya pek meraklılar. Bizim emirler ise onlara özeniyor. Ümmetçi Türkler harıl harıl Araplaşıyor, Türkiye’yi çölleştirip Arabistan’a benzetmeye çalışıyor, dubaralara Dubai’lere deli oluyorlar. Bu işte bir terslik yok mu? “ARAP” ın tersi “PARA”, ama ne Arap özgür ne de demokrasi parayla...[/QUOTE] ALLAH'IN EMİRLERİ İLE ARAPLARIN YÖNETİMİNİ KARIŞTIRMAYIN LÜTFEN ONLARIN PEYGAMBER EFENDİMİZİN VE 4 HALİFENİN ZAMANINDAN SONRA UŞAKLIK YAPARAK VEDE YAHUDİYE HİZMET ETTİKLERİNİ GÖZARDI ETMEYELİM (YÖNETİCİLERİNİN) İSLAMA EN BÜYÜK ZARARI VERENDE ONLARDIR PARALARI AMERİKADA YAHUDİ BANKALARINDA YATIYOR KENDİLERİDE SARAYLARDA NE İSLAM İÇİN NE İNSANLIK İÇİN BİR ŞEY YAPTIKLARI YOKTUR |
--->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
[QUOTE=dark_yamtar58;253043]Sevgili Arif bey çok haklısınız...Bilmem hatırlarmısınız burada yazan bir gariban arkadaş vardı Adislibekir derlerdi bu fikirlere karşı tepki gösterdi diye siteden süresiz uzaklaştırılmadımı.Ama Adislibekir e senin yüzüne tükürüyorum diyen adı neyse o kadın nerde yine burda ama bekir gibi arkadaşlar heryerde aynidir değişmezler.(Merhaba arif bey)[/QUOTE]
adili bekirin dönmesi için kampanya yapalım dark_yamtar gardaşım rüştünün kapısının önünde süresiz açlık grevi teklif ediyorum nasıl ama :) |
--->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
[QUOTE=albina58;254003]Şeyhler emirler ibn’ler, hepsi yalancı
"Bizim emirler ise onlara özeniyor. Ümmetçi Türkler harıl harıl Araplaşıyor, Türkiye’yi çölleştirip Arabistan’a benzetmeye çalışıyor, dubaralara Dubai’lere deli oluyorlar." "Bu şeriatçı şeyhler, emirler, ibn’ler, hepsi yalancı, hepsi korkak" Suudi Arabistan’da zinanın cezası recm olduğu için mi “Allah’a küfür” cezası başı kesilerek öldürülmektir, bilemiyorum. Belki de Allah’a küfür eden kafa kesilerek cezalandırıldığı için zina suçu da recm gerektirmektedir. Suudi Arabistan’da kadınlar kara çarşafa mahkûm oldukları için mi, geçimsiz bir komşunun “Allah’a küfretti” ihbarı, yoksul bir berberi idama göndermeye yetmektedir? Yoksa Allah’a küfrün kanıtlanmayan ihbarı bile insanları ölüme mahkûm etmeye yettiği için mi, kadınlar kara çarşaf giymek zorundadırlar? Suudi Arabistan, Kuveyt ve zaten tüm Körfez ülkelerinde, hatta İran ve pek yakında Irak’ta, yeniden Afganistan’da, kafa kesen, kol kesen, recm eden, falaka vuran şeriat hukuku koyucuları ile korucuları, Kâbe manzaralı Zemzem Tower’ları, denizin ortasından fışkırttıkları dünya haritaları, milyar dolarlık villa kıt’aları, ohaları, Doha’ları, dubaraları ve Dubai’leriyle, yarattıkları muhteşem(!) medeniyetten(!) gayrimemnun mudurlar ki, yeldire yeldire bizim Bodrum’a koşmaktadırlar? Yoksa, Bodrum’da zina recm, alkol kırbaçla “henüz” cezalandırılmadığı, açılıp saçılan kadınlar da “henüz” falakaya yatırılmadığı için, kendi ülkelerinde suç ilan ettikleri günahları mı işlemeye gelmektedirler? Bu şeriatçı şeyhler, emirler, ibn’ler, bin’ler, el’ler... İstanbul’da Sevda Tepesi’ne konmak, Maslak’a Dubai kuleleri kondurmak, Bodrum’da keyif çatmak için can ve zaten entarilerini çıkarmak, karılarını da çarşaflarından hiç olmazsa birkaç günlüğüne kurtarmak için her fırsatta kendilerini Avrupa’ya, ABD’ye ve Türkiye’ye atıyorlarsa... Çoğu daha uçakta soyunup dökünüp Batılı’ya benzemeye çalışıyor ve bazıları kıtlıktan çıkmış, gözü dönmüş vaziyette, bırakın şeriata uymak, “haram” olan ne varsa saldırıyorsa... Niçin ülkelerinde, kendilerinin de azabını çektiği şeriatı koruyor, yasakları kaldırmıyorlar? Kuveyt Emiri’nin oğlu Nasser El Sabah, geçen hafta sonu Bodrum’a geldi. Her ibn, her bin, her el, Bodrum’a son kaçamağında uçak dolusu nataşa getirten dubara mahdumu gibi koylarda mikisini gezdirecek değil ya... El Sabah gelir gelmez entarisini, kefiyesini fırlattı, Karo Ası gazetecilerle Maça Kızı korumalar arasında epeyce oryantal bir arbede yaşandıysa da, kılığı kıyafeti, eşi Şayika, ailesi ve İngiliz konuklarıyla, normal bir “Nabab Tatilde” tablosu çizdi (Y. N: Nabab, kral naibi demektir). Acaba Katar’a giden Başbakan Erdoğan da oralarda, buraya gelince kılık değiştiren Arap Emirleri gibi, takım elbisesini çıkarıp entari giymek ister miydi, bilmiyorum... Ama baktım, kırmızı şapkası ve lacivert eşofmanı içinde, bir de polosu Kayseri işi üç renkte çizgili olsa, Nasser El Sabah, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yirmi yaş ve yirmi kilo almış kopyası. Bıyıkları biraz daha gür görünüyor, çünkü boyalı, o kadar. Neyse, konumuz bu değil. Kış tatilleri için Avrupa’yı, yaz tatilleri için de Türkiye’yi tercih eden emirler şeyhler, aslında Batılı bir yaşama özeniyor ve Türkiye’ye de bunu “henüz” buldukları için geliyor. Öyleyse niçin ülkelerinde, hem kendilerinin, hem onlar kadar bunalan halklarının yararlanabileceği, pek özendikleri ve benimseyecekleri pek belli Batılı bir yaşam tarzı kurmuyor, kurmak için gereken devlet düzeni değişikliğini yapmıyorlar? Söyleyeyim: Çünkü onlar korkak. İbn’i, bin’i, el’i, hepsi bencil ve çapsız korkaklar. Din, onların ticaret metaı. Milyarlarca dolar kaldıra yatıra, ancak mimarisini çağdaşlaştırdıkları ülkelerinde, halklarının kafasını, düşünce yapısını değiştirecek bir aydınlanmanın, onların efendiliğini de silip süpüreceğini, “Allah” adına sürdürdükleri hegemonyayı yıkacağını biliyorlar. Oysa cesur adamların çıktığı, kendilerini feda ederek şeriat düzeni ve halifeliği yıktığı özgür Türkiye’de tatil yapmaya, kule dikmeye, iş kurmaya, kısacası birazcık bizim gibi yaşamaya pek meraklılar. Bizim emirler ise onlara özeniyor. Ümmetçi Türkler harıl harıl Araplaşıyor, Türkiye’yi çölleştirip Arabistan’a benzetmeye çalışıyor, dubaralara Dubai’lere deli oluyorlar. Bu işte bir terslik yok mu? “ARAP” ın tersi “PARA”, ama ne Arap özgür ne de demokrasi parayla...[/QUOTE] katılıyorum, şapkamı çıkarırım saygılarımla nokta abircan |
--->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
[QUOTE=SONOSMANLI58;253974]ÖRTÜNMEKTE ALLAH'IN EMRİ ZİNADAN KORUNMAKTA AMA RANT ÖRTÜNMEDE BAZILARININ DEYİMİYLE TÜRBANDA HER ÖRTÜNEN BUNLARIN ÜYESİ VEYA TARAFTARI DEĞİL BUNU HERKES ÇOK İYİ BİLİYOR BAŞI ÖRTÜLÜ VE AÇIK OLANLAR ÇOK DEĞİŞİK YERLERE OY KULLANMAKTADIR AMA BAŞÖRTÜSÜNÜ HER SİYASETÇİ KULLANMAKTADIR İŞTE BURDA UŞAKLIK MEYDANA ÇIKIYOR[/QUOTE]
Arkadaşlar biraz uzun bir yazı ama, sununa kadar okunması gerçekleri anlama bakımından çok önemli,okumanızı rica ediyorum.Herşeyi okuyarak anlamıyormuyuz. Atatürkün annesi, eşi başörtülüydü diyerek, türbanı İslamın gereği diye savunanlara ! Değerli Arkadaşım ! Atatürkü anlamış biriysen ATATÜRK'ün Kılık Kıyafet Devrimlerini neden bilmez gibi yorumlar yapıyorsun? Rahmetli Zübeyde Hanım, Kılık Kıyafet Devrimlerinden önce öldü. Yaşasa belki o da başını açardı. Zaten Onun başörtüsünün bugünkü şulebaş türbanla hiç bir ilgisi yok. Ve halen başörtüsünü Zübeyde Hanım gibi bağlayanların, kılk kıyafet devrimine ve ATATÜRKe karşı bir reaksiyonları sözkonusu değil. Eşi Latife Hanımın Kılık Kıyafet Devrimi sonrası resimlerinde başı açıktır. ATATÜRKten ayrıldıktan sonraki resimlerinde de başörtüsü yoktur. Zübeyde Hanımın başörtü bağlama şekli, halen Anadoluda geleneksel şekilde devam ediyor. Ve başını örtenlerin çoğunluğu o şekilde başını örtüyor. * Sorun olan Türban ! 1966da Şule Yüksel Şenler ve CİA ajanı bir Alman kadının Türkiyede başlattıkları Şulebaş denilen türban bağlaması, esasen Atatürk devrimlerine karşı halkın dini duygularını istismar ederek bir karşı devrim yaratma projesinin, propaganda-örgütlenme-kalkışma senaryosunun ilk ayağıdır. Hepsi müslüman olan ve büyük çoğunlukla Atatürkü seven Türk Halkını bölerek birbirine kırdırtmak için Amerikan emperyalizmi bir çok farklı enstrümanı olan Böl-Yönet Senaryoları hazırlamıştır. O senaryoların ana ekseni Atatürk ve devlet düşmanı kitleler yaratmaktır. Dikkat edersek aşırı sol, aşırı sağ, kürtçü, liberal etiketli pek çok kişinin ATATÜRKe ve Türkiye Cumhuriyetine düşmanlık gibi bir ortak paydaları varken, Amerikaya karşı, Amerikanın Irakta yaptığı katliamlara karşı ortak bir karşı çıkışları, birlikte bir kampanyaları yoktur. (Eski aşırı solcu Cengiz ÇANDARın, Çetin ALTANın ve Marksizmden Liberalizme geçiş örneği olan oğulları Ahmet, Mehmet ALTANların, bugün Amerikan muhipliğinde Fethullahçı -Tarikatçı Mehmet Metiner v.b kişlerle muhabbetlerini herkes görüyor.) Halkı galeyana getiren bazı durumlarda 1 Mart 2003 Tezkersi öncesi kitlelerin tepkisini çekmemek için Amerikaya dostluklarını seslendirmeseler de zaman zaman Ordumuzun PKK operasyonlarına karşı, şimdi K. IRAK Harekatına karşı 'Her 2 yanda da Analar Ağlıyor!' gibi insancıl gerekçeleri öne çıkararak kampanya açıyorlar. *Ortadoğuya 1850 lerden beri yerleşme projeleri yapan Amerikan Emperyalizminin, 1800lerin sonunda ve 1900lerin başlarında İstanbul, Beyrut gibi Hristiyan nüfusun yoğun olduğu merkezler dışında Anadolu ortalarından Orta Doğuya Sivas, Harput, Antep, Mersin-Tarsus, Adana ve Halep gibi merkezlerde (buralarda olduklarını tesadüfen öğrendim, daha bir çok yerde) Kolejler açtığını, o kolejlerin aynı zamanda Amerikanın casusluk üsleri olduğunu, Anadolu halkının etnoğrafik ve ırk incelemelerinin bu kolejlerle yürütüldüğünü anımsasak.. Amerikanın bizi birbirimize düşürmek için en az 100 yıldır faaliyette olduğunu anlarız. Artık, Amerikanın BOP =Büyük İsrail Projesinden haberdarız. Değil mi? BOP doğrultusunda hazırlanan haritalara göre Türkiye Cumhuriyetinin yıkılması, Yugoslavya gibi parçalanması gerekiyor. Yugoslavyada farklı ırk ve dinlerden olan halklar onları bir araya toplayabilen bir karizmatik lider olan TiTO ile birleşmişler ve hepsi Biz Yugoslavız demeye başlamışken onları birbirine bağlayan lider öldü. Onları birbirlerine düşürmek, savaştırmak, ayırmak kolay oldu. *Hepsi Müslüman ve Atatürkü seven Türk Halkını, Amrkn Emp . nasıl birbirine düşürebilir? Amerikanın hesaplarına uygun tarzda 1. Dünya Savaşı sonrası Türkiye tam parçalanacakken, Anadoluda isyan bayrağını açarak Sevr haritasını ortadan kaldıran, mazlum halklara Bağımsızlık mücadelelerinde umut ışığı olan, Kurtuluş Savaşını başarmış ve ''Bağımsızlık iktisadi, mali, siyasi, askeri, adli bir bütündür. Bu unsurlardan biri eksik olursa Bağımsızlıktan sözedilemez!'' diyerek Türkiye Cumhuriyetini kendi ayakları üzerinde duracak şekilde, temel iktisadi faaliyetlerin milli olduğu bir kalkınma modeli geliştirmiş ATATÜRKe karşı kampanyalar açmadan, Türk Halkının ATATÜRK sevgisini ve bağlılığını yıpratmadan, yıkmadan Türk Halkı birbirine düşürülemez. Değil mi? Bu yüzden Türkiye yi parçalamak planlarının başında Türk Halkının ATATÜRKe sevgisini, bağlılığını yıpratacak, Atatürk karşıtı fikirlerin işlenmesinde, görsel malzeme olarak kavranması, simgelenmesi, taklidi ve yaygınlaşması kolay olan, Kılık-kıyafet devrimine ve laikliğe karşı bayrak bulunmalıydı. Şeyh Saidin yeşil bayrağı gibi, Laikliğe karşı kalışmanın da simgesi olacak bir malzeme seçilmeliydi. Bu kalkışma hareketi türbanla başlatıldı. Bu yüzden türban Amerikanın Türk Halkını birbirine düşürerek Türkiyede iç karışıklık yaratmak için hazırladığı uygulama planlarından birisi, emperyalizmin Böl Yönet senaryolarındaki bir seçenektir. Atatürk devrimlerinin en önemlisi olan laikliğe karşı kalkışma simgesi olan türban (tıpkı DevSolcuların yıldızlı Che Guavera bereleri gibi ) yine Amerikanın görevlendirdiği ajanlarca, Amerikanın parasal desteklerle organize ettiği tarikatlarca halk arasında yaygınlaştırılmıştır. *İslamın gereği olarak emredilen örtünme, özellikle kadınların güzelliklerini gözler önüne sermeyen, karşısındaki erkekte şehvet duyguları uyandıracak tarzda vücut hatlarını göstermeyen bir örtünmedir. (Bakınz Ahzab Suresi 49-52. ayetler = özetle: Peygamberin eşleri dışarı çıkarken dışarı elbisesi giysinler.) Yoksa daracık pantolon ve bluzlarla heryerini Venüs heykeli gibi sergileyip başını-saçlarını kapatmak İslamın istediği örtünme değildir. Ki saçların başın örtünmesi emredilse Kuranda saçınızı- başınızı örtün! diye açıkça yazılırdı. Halbuki örtünmeye değinilen hiç bir ayette Saç, Baş kelimeleri geçmiyor. *Modern-normal giyinmeyi mason taklidi diye karalamaya çalışmadan önce, türbandan sonra İslamın gereği diye dikte edilen kara çarşafa bürünmenin Katolik Rahibelerin giyimi olduğunu, Ege Adalarında geleneksel olarak Rum Kadınların hâlâ öyle kara çarşafa büründüğünü öğrensen iyi olur. (O gelenekten gelen Girit Göçmeni yurttaşlarımızdan Bursa-Mudanyanın bazı köylerinde kadın ve kızların normal giyim üzerine kara çarşafla sarınarak düğün derneğe gittiklerini, otobüslerinde ve düğünlerinde harem-selamlık ayrımı yapmadıklarını da gözlerimle gördüm.) *Normal insanca giyimi Masonlar gibi giyinmek kabul edersen Sen de masonlar gibi giyinmiyor musun acaba? Mason gibi giyinmekten daha fenası, vatanı masonlara, siyonistlere, emperyalistlere satmak değil midir? Memlekette iktidar sahibi olanlar Tüpraşın % 14,7sini gece yarısı gizliden gizliye İsrailli Sami Ofere, Türk Telekomu 1 yıllık karı karşılığ Lübnanlı Hariri'ye, Türkiyenin 90 yerindeki fabrikaları, arazileriyle TEKEL İçkiyi hileyle Amerikan Teksas-Pasific İnce, şimdi Sigara Fabrikalarını sadece Tokat fabrkasının arazisinden ucuza 1,72 milyar dolara BATa satarlarken uyumak, o satanlara karşı çıkmamak, hatta onları seçerek destek vermek hangi müslümana yakışır? * Amerikan Cargill şirketi kazansın diye Türkiyede şeker pancarı üretiminin engellenmesine, şeker pancarı ile geçinen on binlerce ailenin -köyülerimizin açlığa sürüklenmesine kayıtsız kalmak hangi müslümana yakışır? Yabancı şirketler, özellikle İsrailliler lehine olan Tohumculuk Yasasını çıkartanlar nasıl insanlar ? Kendi halkını sefalete sürüklerken yabancı şirketlere memleketi açık pazar yapanlar müslüman olabilir mi? Türkiye Cumhuriyetinin temel kurumlarını, büyük arazileriyle Özelleştirme etiketiyle yabancı firmalara devredenler müslüman olabilir mi? * Masonlar kimdir, inanç ve günlük faaliyetleri nedir, nasıl olur? yakından tanıdığımız - bildiğimiz kimse yok. Ama Masonların her dinden, her milliyetten, toplumda önemli konumlarda olan varlıklı ve etkin kişileri Mason kardeşliği gibi bir kavramla birbirlerine bağladıklarını ve Masonluğun esasen emperyalizmin bir organizasyonu olduğunu bilyoruz. Amerikadaki Evangelist Hristiyan mezhebindeki NeoConlar da denilen Bush ve ekibiyle gayet iyi dostluk içinde kaç yıldır Amerikada yaşayan ve zaman zaman Papayla Dinler arası kardeşlik çağrıları yaparken, Amerikanın IRAKta yaptığı katliamlara karşı hiç bir tepki mesajı olmayan Fethullah Hocanın da Mason olması ihtimali var mıdır acaba? Neyse... *Leb demeden leblebiyi anlayan bir kardeşimiz olarak Senin BOP Haritalarına baktığında asıl tezgahı anlayacağını, bu tezgahta türbanın nasıl bir enstrüman olarak kullanıldığını kavrayacağına inanıyorum. Evet, büyük resmi = Büyük İsrail Projesinin haritalarını görelim! |
--->: TÜRKLER UŞAKLIĞI NE ZAMAN ÖĞRENDİ
[QUOTE=abircan;254023]adili bekirin dönmesi için kampanya yapalım dark_yamtar gardaşım
rüştünün kapısının önünde süresiz açlık grevi teklif ediyorum nasıl ama :)[/QUOTE] Kardeşim abircan selamlar sevgiler bir yerlerde yatmaktan bahsediyorsun olurmu öyle şey.Adislibekir sana kurban olsun biz seni öyle yelerde yatırırmıyız arkadaş.Sen adislibekiri tanısan insanlara ve arkadaşlarına karşı sevgisini duruşunu...Abircan senin köyünle adıs arası o kadar da uzak değil arada bir yusufoğlan var.Kardeşim selamlar sevgile adislibekirden sana. |
| WEZ Format +2. ?uan Saat: 20:16. |
Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Copyright © - Bütün Haklar Sivaslilar.net'e aittir.