![]() |
Allah bir daha yazdırmasın
[IMG]http://www.sivaslilar.net/images/stories/akif.jpg[/IMG]
[I]Mehmet Akif'in 20 Şubat 1921'de yazdığı "Kahraman Ordumuza" sungusunu taşıyan şiiri [B]12[/B] Mart 1921 günü büyük çoğunlukla TBMM'nce İstiklâl Marşı kabul edildi.[/I] İstiklâl Marşı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Milli marşıdır. Marşın sözlerini Mehmet Akif ERSOY yazmış, bestesini Zeki ÜNGÖR yapmıştır. Türk Kurtuluş Savaşı'nın en çetin döneminde, bir millî marşa duyulan gereksinmeyi göz önüne alan Milli Eğitim Bakanlığı, 1921yılında bunun için bir şiir yarışması düzenledi. Yarışmaya 724 şiir gönderildi. Kazanacak şiire para ödülü konduğu için başlangıçta Mehmet Akif katılmak istemedi. Ama millî eğitim bakanı Hamdullah Suphi'nin (TANRIÖVER) ısrarı üzerine, ödülsüz olmak şartıyla o da şiirini gönderdi. Yapılan seçim sonunda, Mehmet Akif'in 20 Şubat 1921'de yazdığı "Kahraman Ordumuza" sungusunu taşıyan şiiri 12 Mart 1921 günü büyük çoğunlukla TBMM'nce İstiklâl Marşı kabul edildi. Aynı yıl bir de beste yarışması açıldı, ama kesin bir sonuç alınamadı. Bunun üzerine Millî Eğitim Bakanlığı'nca Ali Rıfat ÇAĞATAY’ın (1867–1935) bestesi uygun görülerek okullara duyuruldu. 1924'ten 1930'a kadar marş bu beste ile çalındı. O yıl bunun yerini, Cumhurbaşkanlığı Orkestrası şefi Zeki ÜNGÖR'ün 1922'de hazırladığı bugünkü beste aldı. Mehmet Akif Ersoy, İstiklâl Marşı'nda, Kurtuluş Savaşı'nın kazanılacağına olan inancını, Türk askerinin yürekliliğine ve özverisine güvenini, Türk ulusunun bağımsızlığa, hakka, yurduna ve dinine bağlılığını dile getirir. Şiirin bütünü, dörtlükler halinde yazılmış kırk bir dizedir. Sonuncu bölük beş dize. [CENTER][B]İstiklal Marşı [/B] Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak. Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl! Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl... Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl! Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddım var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, “Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar? Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın. Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın... Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın. Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı: Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı: Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı. Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda! Canı, cananı, bütün varımı alsın da Huda, Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda. Ruhumun senden, İlâhî, şudur ancak emeli: Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli. Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli- Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli. O zaman vecd ile bin secde eder-varsa-taşım, Her cerihamdan, ilâhî, boşanıp kanlı yaşım, Fışkırır ruh-ı mücerret gibi yerden naşım; O zaman yükselerek arşa değer belki başım. Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl. Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl: Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet; Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl [B]Mehmet Akif ERSOY[/B][/CENTER] |
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
amiiin yazdırmazda zaten bu saatten sonra.şükür.
|
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
aminnnnnnnnnnn
|
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
[B]İSTİKLAL MARŞI'mızı bizlere kazandıran MEHMET AKİF ERSOY'u rahmetle anıyorum.Mekanın CENNET olsun.[/B]
[COLOR="Sienna"][FONT="Arial Black"]Kendisininde ifade ettiği gibi ALLAH bu memlekete bir İSTİKLAL MARŞI daha yazdırmasın.[/FONT][/COLOR] [B]Mehmet Akif ERSOY'un söylediği mükemmel sözdür.Bu söz.[/B] O şiir bir daha yazılamaz, o'nu ben de yazamam. o'nu yazmak için o günleri görmek, o günleri yaşamak lazım. o şiir artık benim değil, milletin malıdır. benim, millete en kıymetli hediyem budur. allah bir daha bu millete bir istiklal marşı yazdırmasın. |
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
Ruhun şad
Mekanın cennet olsun.. Rabbim Türk milletine yeni Akif'ler bağışlasın .. |
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
Dünyanın en haklı, en dürüst ve en haklı savaşı sonunda Akif tarafından bahşedilmiş güzelliği başka hiçbir ülkede olmayan, anlamı başka hiçbir ülkenin marşında olmayan ve edebi yönden de başka hiçbir ülkenin marşında olmadığı kadar güzel edebiyat tekniği, edebi teknik kullanılmış, her yönü ile inanın ruhunu okşayan ve birçok kez okurken ya da dinlerken, özel ortamlardayken insanın göz yaşlarını tutamadığı bir marş...
Akif büyük şair, inanmış adam diyor Nazım Hikmet, Akif hakikaten büyük şair, Akif hakikaten büyük edebiyatçı... Tanrı bize birdaha yeni bir milli marş yazdırmasın ve o günleri de göstermesin... Akif'i de saygıyla anarım... |
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
Yazılan yorumları okurken bile gözlerim yaşardı,ruhun şad olsun...
|
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
zaten yazılacağını sanmıyorum aminn
|
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
Bir düşünelim bu marşı yazdıracak nedenleri, öyle acılı günleri bir daha görmez yaşamayız inşallah.
Böyle bir şair, böyle bir milli marşı bize kazandıran değerli büyük şair M. Akif Ersoy'u sevgi ve saygıyla anıyorum. |
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
[B][I]Aminnnnnnnn ALLAH göstermesin; al yıldızlı bayragımızı göklerden indirmesin.[/I][/B]
[B][/B] [B][I]Mehmet Akif Ersoyu saygıyla anıyoruz , Mekanı cennet Ruhu şadolsun.[/I][/B] |
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
İstiklâl Marşı şâiri. Asıl adı Mehmet Ragif olan Mehmet Akif 1873 yılında İstanbul’da doğdu. Annesi Emine Şerife Hanım, babası Temiz Tâhir Efendidir. İlk tahsiline Emir Buhâri Mahalle Mektebinde başladı. İlk ve orta öğrenimden sonra Mülkiye Mektebine devam etti. Babasının vefâtı ve evlerinin yanması üzerine mülkiyeyi b...ırakıp Baytar Mektebini birincilikle bitirdi. Tahsil hayâtı boyunca yabancı dil derslerine ilgi duydu. Fransızca ve Farsça öğrendi. Babasından Arapça dersleri aldı.
Zirâat nezâretinde baytar olarak vazife aldı. Üç dört sene Rumeli, Anadolu ve Arabistan’da bulaşıcı hayvan hastalıkları tedâvisi için bir hayli dolaştı. Bu müddet zarfında halkla temasta bulundu. Âkif’in memuriyet hayatı 1893 yılında başlar ve 1913 târihine kadar devam eder. Memuriyetinin yanında Ziraat Mektebinde ve Dârulfünûn’da edebiyat dersleri vermiştir. 1893 senesinde Tophâne-i Âmire veznedârı M. Emin Beyin kızı İsmet Hanımla evlendi. Âkif okulda öğrendikleriyle yetinmeyerek, dışarda kendi kendini yetiştirerek tahsilini tamamlamaya, bilgisini genişletmeye çalıştı. Memuriyet hayatına başladıktan sonra öğretmenlik yaparak ve şiir yazarak edebiyat sâhasındaki çalışmalarına devam etti. Fakat onun neşriyat âlemine girişi daha fazla 1908′de İkinci Meşrutiyetin îlânıyla başlar. Bu târihten itibaren şiirlerini Sırât-ı Müstakîm’de yayınlanır. 1920 târihinde Burdur Mebusu olarak Birinci Büyük Millet Meclisine seçildi. 17 Şubat 1921 günü İstiklâl Marşı’nı yazdı. Meclis 12 Martta bu marşı kabul etti. 1926 yılından îtibâren Mısır Üniversitesinde Türkçe dersleri verdi. Derslerden döndükce Kur’ân-ı kerîm tercümesiyle de meşgul oluyordu, fakat bu sırada siroza tutuldu. Önceleri hastalığının ehemmiyetini anlayamadı ve hava değişimiyle geçeceğini zannetti. Lübnan’a gitti. Ağustos 1936′da Antakya’ya geldi. Mısır’a hasta olarak döndü. Hastalık onu harâb etmiş, bir deri bir kemik bırakmıştı. İstanbul’a geldi. Hastanede yattı, tedâvi gördü. Fakat hastalığın önüne geçilemedi. 27 Aralık 1936 târihinde vefat etti. Kabri Edirnekapı Mezarlığındadır. Mehmed Âkif milletini ve dînini seven, insanlara karşı merhametli bir mizaca sâhip, şâir tabiatının heyecanlarıyla dalgalanan, edebî bakımdan kıymetli şiirlerin yazarı meşhur bir Türk şâiridir. İstiklâl Marşı şâiri olması bakımından da “Millî Şâir” ismini almıştır. Şairin en büyük eseri Safahat genel adı altında toplanan şiirleri şu 7 kitaptan oluşmuştur: 1.Kitap: Safahat (1911) 2.Kitap: Süleymaniye Kürsüsünde (1912) 3. Kitap: Hakkın Sesleri (1913) 4. Kitap: Fatih Kürsüsünde (1914) 5. Kitap: Hatıralar (1917) 6. Kitap: Asım (1924) 7. Kitap: Gölgeler (1933). Mehmet Akif Ersoy’u Rahmetle Anıyoruz... |
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
İstiklâl Marşımızın kabulünün 89. yıldönümü kutlu olsun....
|
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
10 kıtayıda her okuyuşumda tüylerim dike diken olur.Böyle bir milli marşı bize kazandıran değerli şair M. Akif Ersoy'u sevgi ve saygıyla anıyorum. Yattıgı yer nur olsun....
|
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
İstiklal Harbi'nin başlarında, İstiklal Harbi'nin milli bir ruh içerisinde verilmesi imkânını sağlamak amacıyla Maarif Vekaleti, 1921'de bir güfte yarışması düzenlemiş, söz konusu yarışmaya toplam 724 şiir katılmıştır. Kazanan güfteye para ödülü konduğu için önce yarışmaya katılmak istemeyen Mehmet Akif Ersoy, Maarif V...ekili Hamdullah Suphi'nin ısrarı üzerine, İstiklal Harbi'nin özellikle hangi ruh ve ideolojik çerçeve içerisinde verilebileceğini Türklere göstermek amacıyla, Ankara'daki Taceddin Dergahı'nda yazdığı ve İstiklal Harbi'ni verecek olan Türk Ordusu'na ithaf ettiği şiirini yarışmaya koymuştur. Yapılan elemeler sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 12 Mart 1921 tarihli oturumunda, bazı mebusların itirazlarına rağmen Mehmet Akif'in yazdığı İstiklal Marşı kabul edilmiştir. Mecliste İstiklal Marşı'nı okuyan ilk kişi dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver olmuştur.
Mehmet Akif Ersoy İstiklal Marşı'nı, şiirlerini topladığı Safahat'ına dahil etmemiş ve İstiklal Marşı'nın Türk Milleti'nin eseri olduğunu beyan etmiştir. Şiirin bestelenmesi için açılan ikinci yarışmaya 24 besteci katılmış, 1924 yılında Ankara'da toplanan seçici kurul, Ali Rıfat Çağatay'ın bestesini kabul etmiştir.] Bu beste 1930 yılına kadar çalındıysa da 1930'da değiştirilerek, dönemin Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefi Osman Zeki Üngör'ün 1922'de hazırladığı bugünkü beste yürürlüğe konmuş, toplamda dokuz dörtlük ve bir beşlikten oluşan marşın armonilemesini Edgar Manas, bando düzenlemesini de İhsan Servet Künçer yapmıştır. Protokol gereği, sadece ilk iki dörtlük beste eşliğinde İstiklal Marşı olarak söylenebilmektedir. |
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
Bugün bir kez daha Mehmet Akif i ve aziz şehitlerimizi şükranla andık.Ruhları şad olsun
Bence yeryüzünde bir beşerden aynı güzelikle bir şiir daha yazılamaz. |
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
İSTİKLAL MARŞI'mızı bizlere kazandıran MEHMET AKİF ERSOY'u rahmetle anıyorum.Mekanın CENNET olsun.
|
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
Mehmet Akif İstiklal Marşını yazarken çok zorluk çekmektedir. sadece iki sayfa kağıdı vardır.. Boşa gitmesin diye bu marşı odasının duvarlarına yazmıştır..kendisi de şaşırıyor zaten ''aynısını tekrar yazamam ''diyor..
|
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
[B]Bu günün birçok uyduruk özel(!) günden daha az gündem olması çok üzücü...
Mekanı cennet olsun...[/B] |
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
[B][COLOR="DarkOrange"]Elleri üşüyordu. Ama yüreği sımsıcaktı.
O günlerde büyük bir maddi sıkıntı içindeydi. Ankara’nın soğuğunda ceketle gezerdi. Paltosu yoktu. Çok soğuk günlerde arkadaşı Şefik Kolaylı’nın muşambasını ödünç alarak giyerdi. 7 Kasım 1920’de gazetelerde yer alan bir ilan gördü. Genel Kurmay Başkanlığı’nın isteği üzerine Milli Eğitim Bakanlığı’nın verdiği ilanda bir istiklâl marşı yarışması açıldığı ve bu marş için 500 lira para ödülü konulduğu bildiriliyordu. O zamanlar için çok büyük bir para olan bu ödülle neler alınmazdı ki… Dönemin en güçlü şairlerinden biri olan Mehmet Âkif bu ilanla hiç ilgilenmedi. Yarışmaya 724 şiir katıldı. Fakat hiçbirisi istenilen nitelikte bulunmadı. Bunun üzerine dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver ve arkadaşları Mehmet Âkif’e başvurdular. Âkif ise millet için yapılacak bu işi para için yapamayacağını belirterek başvuruyu geri çevirdi. Bunun üzerine Hamdullah Suphi Bey kendisinin yarışma dışında tutulacağı sözünü vererek yarışmaya katılmasını rica etti. Ve Mehmet Âkif İstiklâl marşı’nı yazmaya başladı. Ankara’da gece gelen ilhamı kaçırmamak için bazı dörtlükleri mum ışığında Taceddin Dergahı’nın duvarlarına kazıdı. Her kelimesine yüzlerce vatan evladının canını feda ettiği özgürlük marşımız Âkif’in kalemiyle en güzel ifade tarzını buldu. 17 Şubat 1921’de Sebülirreşad dergisinde yayımlandı. 1 Mart 1921’de Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver TBMM’de, insanların ancak kendi eserlerinden esirgemeyecekleri bir sesle okudu Âkif’in şiirini. Okunurken şiddetli alkışlarla defalarca kesildi, ruhları bir heyecan sardı. 12 Mart 1921’de dört defa okunup ayakta alkışlanmış, meclisi bir coşku tufanı kaplamıştı. Alkışlarla meclis inlerken Mehmet Âkif mahcubiyetinden başını kolları arsına alarak, sıranın üzerine yumuldu. Mecliste duramayıp dışarı çıktı. Milleti için yaptığı bu işte alkışlarla gurur duyma ücretini bile çok gördü kendine. Âkif’in şiiri, 12 Mart 1921’de meclis tarafından milli marş olarak kabul edildi. Verilen ödülü kabul etmemesi o zaman bazı kimselerce tuhaf karşılandı ama o bunlara aldırmadı. Hala üşüyordu. Yine arkadaşından aldığı ödünç paltoyu giyiyordu. Bir gün Şefik Bey ona: _ “Şu mükafatı reddetmeyip bir palto alsan olmaz mıydı?” diyecek oldu. Mehmet Âkif böyle konuştuğu için tam iki ay Şefik Bey’le hiç konuşmadı. Artık Ankara’nın çok soğuk günlerinde de ceketle dolaşıyordu. Mehmed Âkif’in ölümünden kısa bir süre önce Hakkı Tarık Us’un da aralarında bulunduğu misafirler, Âkif’i ziyarete gelmişlerdi. Âkif, bitkin bir durumda olduğu için yatağına uzanmıştı. Söz İstiklâl Marşı’na intikal etmiş ve misafirlerden biri: - Acaba, yeniden yazılsa daha iyi olmaz mı? demişti: Bitap bir halde yatan Mehmed Âkif, birdenbire başını kaldırdı ve kesin bir cevap verdi: -Allah, bir daha bu Millete bir İstiklâl Marşı yazdırmasın!... Evet, Allah Teâlâ, bu Milleti bir daha İstiklâl Marşı yazmaya mecbur etmesin ve bu Milletin istiklâl ve hürriyetini tehlikeye düşürmesin. Merhum Âkif, bu eseri Türk Milleti’ne ve Kahraman Ordumuza hediye etmişti. Bundan dolayı eseri SAFAHAT’a almak istemiyordu. Vefatından sonra tam metin, yani on kıta olarak Safahat’ta neşredildi. Elleri üşüyen ama yüreğinde vatan ve millet aşkından kocaman bir alev barındıran bu büyük insan, Türk bayrağı dalgalandıkça bu millet var oldukça unutulmayacak, kalplerde yaşayacaktır. Dünyanın en güzel milli marşını yazan usta yüce şairimizin ruhu şadolsun,Allah bayrağımızı her daim dalgalandırsın..[/COLOR][/B] |
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
Zaten yazılması imkansızdır
|
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
[B][I][COLOR=darkred]AMINNNNNN...[/COLOR][/I][/B]
[B][I][COLOR=#8b0000][/COLOR][/I][/B] [B][I][COLOR=#8b0000]Ama...[/COLOR][/I][/B] [B][I][COLOR=#8b0000]bir zamanlar silahlara kovduklarimizi,simdi ciceklerler bandolarla cagiriyoruz[/COLOR][/I][/B] [B][I][COLOR=#8b0000]söyle bir düsünelim.!!!!!!!!![/COLOR][/I][/B] |
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
[B][I][COLOR=darkred]ALLAH IM BIR GÜN BU DÖKÜLÜN KANLARDAN HESAP SORACAKTIR NICE ANALAR EVLATSIZ NICE EVLATLAR BABASIZ KALDILAR BUNU HESABINI KIM VERECEK.[/COLOR][/I][/B]
[B][I][COLOR=#8b0000]HALANDA NICE MASUM INSALARIMIZ ÖLÜYOR SORUMLULAR NERDE KIM BUNLARIN HESABINI VERECEK.!!!!!!!!!!!!!!!![/COLOR][/I][/B] |
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
bunun istiklasl marşının kabul yıldönümüyle ne alaksı var ömer abi.
|
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
[B]Dünyanın en manalı,en ruhlu,tek mükemmel marşı bize aittir.Bayrak gibi.Oramıza buramıza paçavra,don yapmayız.Marşımızı da rastegele değil,ruhla inançla okur,o günleri yad ederiz.Mehmet Akif inanmış biriydi.Lakin öyle günlerden geçti ki bu ülke Mehmet Akif nerdeyse sitemkar vaziyete geldi ve aşağıdaki dizeleri yazdı.Uzun evet ama okuyunca anlayacaksınız o günleri![/B]
Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı? Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı! Nûr istiyoruz... Sen bize yangın veriyorsun! "Yandık!"diyoruz... Boğmaya kan gönderiyorsun! Esmezse eğer bir ezelî nefha, yakında, Yâ Rab, o cehennemle bu tûfan arasında, Toprak kesilip, kum kesilip Âlem-i İslâm; Hep fışkıracak yerlerin altındaki esnâm! Bîzâr edecek, korkuyorum, Cedd-i Hüseyn'i, En sonra, salîb ormanı görmek Harameyn'i!... Bin üç yüz otuz beş senedir, arz-ı Hicaz'ın Âteşli muhitindeki sûzişli niyâzın Emvâcı hurûş-âver olurken melekûta? Çan sesleri boğsun da gömülsün mü sükûta? Sönsün de, İlâhi, şu yanan meş'al-i vahdet, Teslîs ile çöksün mü bütün âleme zulmet? Üç yüz bu kadar milyonu canlandıran îman Olsun mu beş on sersemin ilhâdına kurban? Enfâs-ı habisiyle beş on rûh-u leimin, Solsun mu o parlak yüzü Kur'an-ı Hakim'in? İslâm ayak altında sürünsün mü nihâyet? Yâ Rab, bu ne hüsrandır, İlâhi, bu ne zillet? Mazlûmu nedir ezmede, ezdirmede mânâ? Zâlimleri adlin, hani öldürmedi hâlâ! Câni geziyor dipdiri... Can vermede mâsûm! Suç başkasınındır da niçin başkası mahkûm? Lâ yüs'ele binlerce sual olsa da kurbân; İnsan bu muammalara dehşetle nigeh-bân! Eyvâh! Beş on kâfirin îmanına kandık; Bir uykuya daldık ki: cehennemde uyandık! Mâdâm ki, ey adl-i İlâhi yakacaktın... Yaksaydın a mel'unları... Tuttun bizi yaktın! Küfrün o sefil elleri âyâtını sildi: Binlerce cevâmi' yıkılıp hâke serildi! Kalmışsa eğer bir iki mâbed, o da mürted: Göğsündeki haç, küfrüne fetvâ-yı müeyyed! Dul kaldı kadınlar, babasız kaldı çocuklar, Bir giryede bin ailenin mâtemi çağlar! En kanlı şenâatle kovulmuş vatanından, Milyonla hayâtın yüreğinden gidiyor kan! İslâm'ı elinden tutacak, kaldıracak yok... Nâ-hak yere feryâd ediyor: Âcize hak yok! Yetmez mi musâb olduğumuz bunca devâhi? Ağzım kurusun... Yok musun ey adl-i İlâhî! |
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
sevanın mesajıyla senin ki anlamlı bir bütün oldu laedri
|
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
[QUOTE=goramaz;532191]bunun istiklasl marşının kabul yıldönümüyle ne alaksı var ömer abi.[/QUOTE]
[I][COLOR=darkred]ALAKASI YOK BACIM ICIMDEN GELDI ÖYLE YAZDIM........[/COLOR][/I] |
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
amiiiin----------
|
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
[YOUTUBE]Keu3fqDiJ50[/YOUTUBE]
Büyük Üstad'ın İstiklal Harbi dönemimizi her satırına nakış nakış işleyerek yazdığı İstiklal Marşı'mızı bügün kendi ülkemizin bilmem hangi ilinde bir spor müsabakasında okunurken ıslıklanıyor! Elin Maykıl'ı okumak için adeta yırtınıyor dinleyicileri ayağa kaldırıyor bizim ülkemizdeki neüdü belirsiz birtakım kendini bilmezler bu kutsal marşımızın okunmasını içlerine sindiremiyorlar. YAZIKLAR OLSUN! |
Cevap: Allah bir daha yazdırmasın
[url=http://resimzade.com/Show.html?i=18379&token=55189][img]http://resimzade.com/Show.html?i=18379&token=55189[/img][/url]
[B]28.03.2010.ünlü şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un kaldığı Tacettin Dergahından küçük bir görüntü.[/B] [url=http://resimzade.com/Show.html?i=18380&token=52844][img]http://resimzade.com/Show.html?i=18380&token=52844[/img][/url] |
| WEZ Format +2. ?uan Saat: 20:15. |
Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Copyright © - Bütün Haklar Sivaslilar.net'e aittir.