tartışma adabı
Bir tartışma sırasında, sınırları tartışılan konuda tutmayı becerebilmek, tartışılan konunun ekseninden çıkmadan fikir ileri sürebilmek, savunma yapabilmek ya da iddiada bulunabilmektir.
tartışmanın gerilimi çok yüksek olabilir, taraflar birbirlerinin tamamen aksi fikirler savunabilirler, bu fikirler de taraflar için hayati önem taşıyabilir. ancak tartışmanın derecesi, gerilimi ne olursa olsun, tartışılan konunun dışında kalan üçüncü partileri, kişilerin konuyla hiç ilgisi bulunmayan özelliklerini masaya yatırmak sadece konu hakkındaki argümanı zayıf olan bir kişinin yapabileceği (ve sık sık de yaptığı) şeydir.
bir tartışma sırasında taraflardan biri, sinirlenebilir, konunun kendisini ilgilendiren her kısmı ile ilgili aşırı duyarlılık geliştirmiş olabilir. ancak genel geçer tartışma adabı, sinirlerin kontrol edilmesini gerektirir. yersiz heyecan ve laf salatasına düşmeden, derin nefes almak, hafifçe tebessüm edip tartışmayı sürdürmek her zaman taraflara daha geniş bir hareket alanı, bir muharebe alanı sağlar.
tartışma sırasında saldırganlaşan, kendinden geçerek eteklerindeki bütün taşları döken, konuyu ilgisiz, zeka içermeyen noktalara çeken kişi, haklı olduğu yerde dahi haksız duruma düşer. güçlü bir argümanı olsa bile o argümanı da şüphe duyulacak bir duruma düşürür.
bir tanım üretmek, yeni bir kavram öne atmak, bilindik bir kavrama yeni anlamlar yüklemek ya da kazandırmak meşakkatli bir iştir. elbette ki bu süreçte tartışmalar çıkabilir. bu tartışmaların bir kısmı ise, sıkça bulunduğumuz pek çok ortamda safsataya dönüşebiliyor. dil ve düşüncedeki mantık hataları, tartışmanın ta kendisini önlüyor. safsatayla karşılaştığınızda, daha fazla argüman üretmenizin bir anlamı kalmıyor. bazı kişiler bunu “nasıl laf soktum da susturdum”, gibi düşünerek karşılayıp çapsız bir biçimde sevinse de, aslen durum şudur: safsatayla tartışılmaz. aksi takdirde bir tartışma adabı kalmaz ve ortalık mahalle kavgası ortamına döner.
ideolojik bir tartışma, besleyici ve geliştiricidir, ama bir adabı vardır. adabı kalmamış bir tartışma ise mahalle kavgasıdır. öyle bir tartışma için ya kahveden adam toplayacak, geleceksiniz, ya da efendi gibi, tartışma adabını bilmeyenlerle uğraşmak istemeyerek, kendi sözünüzü söylemiş olmanın rahatlığıyla köşenize çekileceksiniz. argümanlarının gücüne güvenenler genellikle ikinci şıkkı seçerek yollarına devam ederler.
__________________
|