
Doktorlar, bahar aylarında ortaya çıkan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına karşı risk oluşturan bölgelerde daha dikkatli olunması gerektiğini söyledi.
Doktorlar, yaptıkları açıklamada, Türkiye΄de ilk kez 2002 yılında Çorum, Tokat, Amasya, Sivas, Yozgat, Gümüşhane ve Bayburt çevresi olmak üzere geniş bir coğrafi alanda ortaya çıkan KKKA hastalığının aradan geçen zaman içinde ölümle sonuçlanan çok sayıda vakaya neden olduğunu hatırlattı.
Genellikle ΄΄Kelkit Vadisi΄΄nde görülen vakaların bu bölgede yoğunluk kazanmasına ilişkin kesin veriler olmadığını, ancak nedenin, bölgedeki doğal dengedeki değişikliler ve göçmen kuşların göç yoluyla ilgili olabileceğinin tahmin edildiğini kaydeden doktorlar, hastalığın bahar aylarından itibaren artış gösterdiğini bildirdi.
Hastalığın her yıl Mayıs-Eylül ayları arasında görüldüğüne dikkati çeken doktorlar, şunları kaydetti:
“Hastalık her yıl Mayıs-Eylül aylarında görülüyor. Kenelerin yaşam döngüsü nedeniyle görülen bu duruma karşı risk oluşturan bölgelerde daha dikkatli olunmalı. Bölgelere ve türlere göre değişmekle beraber KKKA΄yı bulaştıran keneler genel olarak Nisan ve Ekim aylarında daha aktif olurlar. Bu nedenle de salgınlar bu dönemlerde yoğunluk kazanır.” Bu nedenle öncelikle risk oluşturan bölgelerde daha dikkatli olunmasını da isteyen doktorlar, kenelerle temas imkanı bulunan bölgelerdeki insanların kendilerini sürekli taramadan geçirmelerini önerdi.
KORUNMA ÖNLEMLERİ
Hastalıktan korunmada alınması gereken önlemler konusunda da bilgi veren doktorlar, şu uyarılarda bulundu: “Elden geldiği kadar kenelerin bulunabileceği yerlerden uzak durulması gerekir. Başta hayvan barınakları olmak üzere kenelerin yaşayabileceği alanlarda bulunulması durumunda vücut belirli aralıklarla kene yönünden kontrol edilmelidir. Riskli bölgelerde piknik yapılmamalı, su kenarları ve otlak şeklindeki yerlerde bulunanlar da döndüklerinde mutlaka kendilerini kontrol etmelidir. Risk oluşturan çalı, çırpı ve otlak yerlerden uzak durulmalı, bu gibi yerlere çıplak ayakla veya kısa giysilerle girilmemelidir. Vücuda yapışmamış keneler dikkatlice toplanıp öldürülmelidir. Yapışan kene varsa da kesinlikle ezilmeden ve kenenin ağız kısmı koparılmadan alınmalıdır.”
Kenenin vücuttan ne kadar kısa sürede çıkarılırsa hastalık riskinin de o kadar azaldığını belirten doktorlar, gerek insanları, gerekse hayvanları kenelerden korumak için sıvı, losyon, krem, katı yağ veya aerosol şeklinde hazırlanan böcek kovucuların kullanılabileceğini de söyledi.