Cevap: 12 Ekim Sivas İçin Tarihi Bir Gün Olmuştur
YAĞCILIKLA SEMİRENLER BİLSİN Kİ..
Yağ çok değerli bir besin kaynağıdır. Çok çok çeşitleri vardır:
Tereyağı, zeytinyağı, fındık yağı, çiçek yağı, margarin yağları vs. Bu yağları üreten ve satanlara da yağcı denir. Hatta bu sebeple soyadı yağcı olan vatandaşlarımız vardır. Bunlar alın teri ile üretime katkıda bulundukları için saygı duyulan insanlardır.
Besin kaynağı olmayan ancak insan hayatında önemli yeri olan yağlar da vardır. Gres yağı, gaz yağı, boya yağı (yağlı boya) gibi.
Bu yağlar da birtakım ihtiyaçlar için kullanılan yağlardır. Yağlar üzerinize bulaşmazsa çok iyi işlerde kullanılır. Ancak üzerinize bulaştığında da kokusu uzun zaman üzerinizden çıkmaz. Kendimiz ve etrafımızdakileri de rahatsız eder.
Bir de Ustalaşmış yağcılarımız vardır. Bu yağcılarımız çok önemli kişilerdir. Bunlara yağcılık özellikle öğretilmiştir. Çünkü bu yağcılık kolay bir iş değildir. İnsanın onuru ile ters orantılıdır. Biri yükselirken diğeri azalır. Hatta yağcılık öyle bir boyuta ulaşır ki onur kelimesinin bir mana ifade etmediğini açık olarak görürsünüz.
Bilgi ve becerileri önemli değildir.
Bürokraside beceri ve konusunda kariyer sahibi olmak önemli değildir. Önce yağcı olacaksın, üstlerine yağ çekerek, el etek öperek yükselmenin yollarını arayacaksın.
Bunları anlatırken hemen aklıma Montesguieu’nun meşhur sözü geldi: “Dalkavukluğun sağladığı çıkar, dürüstlüğün kazandırdığı faydadan daha fazla olursa o ülke batar.”
“Nice insanlar gördük üzerinde elbise yok, nice elbiseler gördük içlerinde insan yok:”
Yağcılıkla semirenler şunu iyi bilin ki; keser döner sap döner, gün gelir hesap döner. Yağlar erimeye başlar, yağcılıktan elde edilen mevkiler ve mal mülk yok olur, gider.
__________________
"Dilin düşüncenden önce haraket etmesin"
|