Tekil Mesaj Gösterimi
Alt 04.12.2008, 12:54   #7
seva
Usta Yiğido
 
seva - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
seva Şuan seva isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 31.08.2010 20:51

Üyelik Tarihi: 04.02.2008
Yaş: 40
Mesajlar: 15.375
Tecrübe Puanı: 2187 seva kann auf vieles stolz seinseva kann auf vieles stolz seinseva kann auf vieles stolz seinseva kann auf vieles stolz seinseva kann auf vieles stolz seinseva kann auf vieles stolz seinseva kann auf vieles stolz seinseva kann auf vieles stolz seinseva kann auf vieles stolz sein
Standart Cevap: DİN, DİYANET, CUMHURİYET VE ATATÜRK

DİN, DİYANET, CUMHURİYET VE ATATÜRK (7)

Mustafa Nevruz SINACI

Bütün din görevlileri tarafından, inançları istismar ve suistimal eden siyasi parti ve sair kesimlere karşı ağırlıklı ve duyarlı bir mücadele verilerek; Adalet, hakkaniyet, ahlâk ve hukuk ilkelerinin hayata geçirilmesi, din ticaretinin mutlaka önlenmesi, din ve insan istismarını meslek ve meşrep edinen alt varlıkların toplumdan dışlanması konusunda her türlü tedbirin alınarak: Milliyetçi, mukaddesatçı ve maneviyatçı temeller üzerinde; “İlkeli, onurlu, namuslu-dürüst ve sorumlu insan/yurttaş” ve “temiz, dürüst, şeffaf devlet” için tam bir seferberlik ilân edilerek uygulanması.

Vatandaşların, millet memurları ve topyekün devlet yönetimini özenle takip, kontrol ve denetlemesi ile “hakimiyet kayıtsız ve şartsız milletindir” emir, hedef, ülkü ve ideali yönünde, insanlık ve vatandaşlık görevini yaparak: Halka rağmen değil, “Halk hizmetinde devlet” felsefesinin bir yaşam biçimi olarak yerleşmesine öncülük ve önderlik edilmesi. Bilimin, bilincin ve objektif demokrasinin; “devleti ebed-müddet kılma ve tam bağımsızlığı koruma” ilke, norm, standart ve kriterleri dahilinde “ULUSAL BİRLİK ve BÜTÜNLÜĞÜN” mutlaka ve behemahal sağlanması; Sağlıklı, akılcı ve mütekabiliyete dayanan hukuki bir rekabetle bütün misyonerlerin nötralize edilmesi, din-milliyet ve devlet düşmanı masonları Atatürk ve Menderes’in yaptığı gibi yeniden tasfiyesi mutlaka gerekli ve zorunludur.

SON SÖZ YİNE ATATÜRK’ÜN

Atatürk diyor ki: “Dinsiz Milletlerin Devamına İmkân Yoktur.”

Atatürk’ün bu sözüyle, İslâm’ın Türk Milleti’nin basiret ve bekası için taşıdığı önem ve değer ile vazgeçilmez zarureti vurguladığı bilinen bir gerçektir. Nitekim, Emine Şeyma Usta tarafından kaleme alınan “Atatürk’ün Hutbeleri” isimli nadir kitap dikkatle incelenir ve değerlendirilirse, (İleri Yayınları, No: 64, Temmuz : 2005) görülecektir ki; Büyük Önder, Cumhuriyetin, Genelkurmay Başkanlığından sonra ikinci resmi kurumu olan Diyanet İşleri Başkanlığı ve dönemin Başkanı büyük alim merhum Rıfat Börekçi tarafından hazırlanan 52 Cuma hutbesini tek tek gözden geçirmiş ve tamamen kendi üslubu ile yeni baştan yazmıştır.

Bu kitabın başlangıcında (s.9) şöyle bir hitabı vardır:

“Milletimiz, bu yüce İslâm dinini çok iyi anlamamaktadır. Yüce İslâm dininin çok iyi anlaşılması için açık bir Türkçe’yle hutbelerin vatandaşımıza seslendirilmesini istiyorum. Bu büyük milletin diniyle, kültürüyle daha iyi büyüyeceğine inanıyorum. Yalnız, dinimiz bilginin ışığında ve müspet ilimler yolunda ele alınmazsa, vatanımız ve milletimiz için bu bir felâket olacaktır.” Demektedir. (Atatürk’ün Diyanet İşleri Başkanı Rifat Börekçi’ye hususi emir ve direktifleri, 1927 – s.9)

Bu bağlamda tarihi ve toplumsal gerçeklere baktığımızda; Yukarıdaki paragraflarda ve bu yazı dizisinde de yer alan Atatürk’e ait bütün sözlerin büyük bir isabet, kemâl-i basiret, derin bir vukuf, sağlam bir iman ve yüksek bir Türk Rûhunun eseri olduğunu görürüz. Çok açık bir ifade ile Mustafa Kemâl Atatürk, kimilerinin iddia etmek küstahlığında bulunduğu gibi asla bir materyalist, gizli bir komünist, seküler bir lâik veya mukallit bir sosyalist değildi.

Bütün bu ve benzeri iddia ve isnatlar yalan, uydurma ve iftiradır. Zira:

Felsefi, sosyolojik ve psikolojik bir hakikattir. Bir milletin fertlerini birbirine bağlayan ve kenetleyen en güçlü bağ dindir. Tarih, ne kadar zor şartlar altında olursa olsun dini ve milli değerlerine sahip çıkan milletlerin daima ve her şeye rağmen ayakta kalabildiğine dair sayısız örneklerle doludur. Diğer taraftan dini bağları zayıf, hattâ dinsiz milletler tarih sahnesinden çar çabuk silinip gitmişler veya güçlü inanç, kültür ve dinler içinde asimile olmuşlardır.

BATININ ALTERNATİFİ DE ASİMİLÂSYONDUR

Mukallit ve muharref bir akaide dört elle sarılacak kadar mutaassıp ve bu kara-kirli taassup karanlığı içinde ahlâken tefessüh etmiş (paraya ve şeytana tapan emperyalist) batı; Başta AB içinde yaşayan 4.5 milyon Türk olmak üzere, bütün Müslümanlar için asimilâsyonu tek ve en doğru-kolay yol olarak seçmiştir. Bunu açıkça haykırmakta ve elinin uzanabildiği, gücünün yetebildiği ve dahili bedhah bulup da kullanabildiği her yerde uygulamaktadır. Bu nedenle AB taraftarı kişi ve kurumlara kuşkuyla bakmak ve eğer bunlar siyaset kurumu iseler mutlaka ve behemahal uzak durmak gerekir. Çünkü:

AB, ABD ve dünya emperyalistleri, dinin toplum üzerindeki ‘bireysel bazda’ olumlu, kendi çıkarları ve emperyalizmin menfur amaçları yönünden çok zararlı ‘olumsuz’ etkilerini çok iyi bilmektedirler. Özellikle, Atatürk’ün tanımladığı arı-duru, hurafeden arınmış, gerçek, doğru ve samimi İslâm yaşadığı sürece küresel emperyalizm zevale uğramaya mahkumdur.

Peki, bunun bilinen ve belli olan ‘müşahhas’ sebepleri nelerdir ?

1. Din, bir ahlâk sistemi ve yaşama biçimidir. İnsanlara iyiyi, güzeli, gerçeği, doğruyu, hakkaniyet ve adaleti, adaletli olmayı, sapkınlık, ahlâk dışılık ve yanlışı açık ve net olarak öğrettiğinden dolayı, dini değerlere sahip biri aynı zamanda özgür bilim, akıl, mantık ve sağduyu sahibidir. Din ve bilimin et ve tırnak gibi örtüşük ve birbiri ile barışık olduğunu bilir. Bilimi ve dini bu bağlamda algılar. Dosdoğru, düzgün, huzur içinde ve mükemmel bir hayat yaşar. Gerçek anlamda çağdaştır. Hattâ çağın da çok ötelerindedir. İyiyi kötüyü, yanlışı doğruyu birbirinden srahatle ayırır.Dinin varolmadığı bir toplum ve ortamda ise yardımlaşma, dürüstlük, hoşgörü, adalet, fedakârlık gibi insani değerlerin hiçbirinden söz etmek dahi mümkün olamaz. Kapitalist ve emperyalist (seküler) ülke ve bu anlamda lâik toplumlarda ‘insan insanın kurdu’ dur. Kurtlar sofrasında din olmaz. Olamaz. Dinin olmadığı yerde ahlâk da yoktur. Orada cumhuriyet fazilet anlamına da gelmez.Dürüstlük, adalet, hukuk hak getire. Oralarda hukuk hak sahibinin değil, gasp sahibinin çıkarlarına göre düzenlenir. Bu, kuşkusuz toplumun çürümesi ve zamanla yok olması anlamına gelir.

2. İnsanı insan yapan erdemler ve ahlâki değerler geçerliliğini yitirdiği ve yok olduğu taktirde, toplumun her kesimi ve mutlaka her ferdi bundan nasibini alır. Her birey sadece ve yalnızca kendisini umursayan ve kendi dışında hiç kimseyi önemsemeyen birer ayrı parça ‘prototip’ halini alır. Tümüyle dini bir kurum olan aile anlamını yitirir ve parçalanır. Ve yine, kaynağı ve dayanağı mutlak surette din olan evlilik müessesesi, namus ve fazilet ortadan kalkar. Toplumda genetik deformasyon, genel bozulum ve DNA inhilâli (çözülme-ayrışma, dağılma) başlar. İnsanlık aleminin, insani ve ilmi boyutun en büyük ve amansız düşmanı olan fuhuş, lezbiyen ilişkiler ve lânetli şeytanın aşşağılık homoseksüelliği alır yürür. Namuskârlık ortadan kalkar. Din tüccarlığı, siyaset simsarlığı, fahiş fiyat, fahiş kâr ve bütün usul, esas ve unsurları ile fahişeliğe dayalı alçakça, acımasız bir düzensizlik, hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet, irtikap, gasp, sahtecilik, hortumculuk, anarşi, zulüm ve terör hüküm sürmeye başlar. İşte, AB nam batının sözde uygarlık dediği tam da budur.

Bu çarkın oturduğu ve hakimiyet kurduğu yerde devlet sermayenin eline geçer. Adalet, hukuk, huzur ve insicam, düzen ortadan kalkar. İnsan hakları, adalet ve demokrasiden artık söz edilemez. Buna paralel olarak baş gösteren psikolojik ve sosyolojik bozulum bireysel terör, yoğun tedhiş, toplumsal gerilim ve intiharlara yol açar. Menfur olaylar birbirini kovalar. Ortam yaşanmaz ve tahammül edilemez hale gelir. Bu hayatın gerçeğidir. Atatürk, bu gerçeği büyük bir beka ve basiret eseri olarak görmüş ve Türk milletinin dindar olmasını istemiştir
__________________
Allahım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
Hakkımda hayırlı olana gönlümü razı eyle.


[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...]


CANDA ÖZÜR OLMAZ...
seva isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla