08.01.2009, 21:15
|
#33
|
Usta Yiğido
albina58 Şuan
Son Aktivite: 14.08.2016 20:40
Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 552
Tecrübe Puanı: 801 
|
Cevap: Zanlılar Suikast Hazırlığındaydı
Alıntı:
çılgın_türk Nickli Üyeden Al?nt?
ergenekon hakkında ben bi tek şunu sormak istiyorum..... bilir kişilere ...
neden bu olaylara askeriye karşı çıkmıyor bu kadar asker alınıyor içeri bu kadar emekli paşa alınıyor içeri dokunulamaz denilenlere dokunuluyor da neden karşı çıkma yok eskiden olsa darbe olurdu yaw
ne oldu bu darbecilere nerdeler tayyip tek başına fıstırdı heralde onları 
|
Yeğenim daha öncede bu konuda detaylı bir şekilde bir yazı yazmıştım;Ama senin için kısaca birşeyler anlatayım.
Anadoludan geçen tarihi ipek yolu,bu coğrafyanın yüzyıllardır önemini bir kat daha artırmıştır,doğal bitki örtüsü ve zengin madenleri kadar.Staratejik önem arz etmesi,batı ile doğu arasındaki köprü konumunu ilede başka bir boyutu var bu coğrafyanın.Diğer önem arz eden husus ise,yahudilerin 1420 li yıllarda,fransada örgütlenmiş bir takım zengin işadamı öncülüğünde,yüzyıllardır lanetlenmiş toplum olmaktan çıkıp,yerleşecekleri bir toplum ve bunların ikametinin olcağı toprakları kazanma arzusunda,vadedilmiş topraklar için hazırladıkları siyonist düşün içinde,on emir'in değişik bir boyutta hayat bulmaya çalışma isteği.
1800 li yıllara gelindiğinde,genişleyen osmanlı imp.içinde devlet yönetmekle mükellef yetişecek şehzadelerde saf ırkın bozulmalarına parelel,batı devletlerinde toprak reformları tamamlanarak sanayi devrimlerini gerçekleştirme yönünde fevkalede yol almışlardır.
Bu dönemde,osmanlı imp. içinde,halkın birarada-birlik-düzen içinde yaşamasını öngören ögreti içerisinede,tarikatlaşmanın dışa vurumunda,zira nakşi tarikatları özellikle 1750 li yıllardan sonra ön planda olmuş,bu tarikatların padişahla ve dolayısıyla şeyhülilislam ile yakın diyaloğu doğrultusunda bir nevi sözcülüğü konumunda verilen fetvaların halka iletilmesi görevleri olmuştur.Her dönemdede,padişahtan sonra gelen sadrazamlar(Başbakanlar) bu nakşi tarikatları ile geçinemez ve imparatorluğun ilerlemesi önünde birer engel olarak görürlerdi.1839 tanzimat fermanı sonrasında,2.mahmut un,batılılaşma yönünde aldığı karar doğrultusunda,yeniçeri kışlalarının dağıtılması gerekiyordu.Bunun için,sadrazam ilk defa nakşi tarikatlarından bu doğrultuda yardım almak zorunda kalmış,ki yeniçeriler her zaman osmanlı imp.gelecek bir zarar veya sıkıntı olasılığına karşı yeniçeriler hep karşı dururlardı.Nitekim,ordunun yenilenmesi konumunda tarikatlarca verilen fetvalar sonucu,yeniçerilerin kafası vurulmuş,kaçanlar yakalandığı hemde yakılarak yok edilmiştir.Yeni ordu kurmak için şartlar olgunlaşmış,alman ekolünden bir ordunun temelleri atılmış,nizam-ı cedid adında 3.selim tarafından bir ordu kurulmuştur.Bu kısımı anımsatmadan sonra noktalayıp,teşkilatı mahsusa ya geçmek gerek.Teskilat-i Mahsusa gibi bir gizli örgüt, genis ufuklu ve büyük devlet felsefesi ile düsünen Osmanli devlet adamlari için ne kadar önem tasiyorsa, tipki Osmanli gibi "büyük oynayan" Amerika için de o denli önem tasiyordu. En azindan, dünya hakimiyetinin pekistirilmesi bakimindan bir gizli örgütün dünya ölçeginde nasil çalismasi gerektigine dair önemli dersler veriyordu Teskilat-i Mahsusa.
Ama saray yönetimi,bu ideallerinde uzağında kalmıştır.Burda bırakalım,yoruldum,cumhuriyet döneminide gece yazayım olurmu?Ergenekonda ortaya çıkar.
__________________
.............BU TECRÜBE BU ÖMRE YETMEZ......
|
|
|