Benim anlatacağım kendi yaşadığım gerçek ve fıkra gibi bir şey

Paylaşmak istedim. Buna benzer bir başlık ben açacaktım ama madem sen açmışın buraya yazayım.
Uzun yıllar önce bir gün, ben yengem ve yeğenim, mahallemizin son durağıdan belediye otobüsüne bindik. Neyse haraket saati geldi bizden başka bir kişi daha vardı otobüste. 200 metre kadar yol aldık otobüste bir gariplik var sarsıntı felan oluyor, önümüzdede yaklaşık 300 metrelik bir dik rampa var. Ben şöföre bakıyorum, frene basıyor ama fren tutmuyor, şöförün "eyvaaaah fren tutmuyor" dediğini duydum. Bu arada otobüs rampaya aşağı hızlanıyor.
Ben yengeme ve yeğenime koltuklardan sıkı tutunun diyorum, ve onlar panik içindeler ne yapacaklarını şaşırmış vaziyette. Yengemin şöföree şöyle bağırdığını duydum. "Abiiiiii dur biz inelimmmmmm"
Sonucunuda yazayım tabiki. Neyse biraz hızlandı otobüs şöför sağa sola kırarak otobüsü nereye vurayım düşünürken az daha polis minibüsüne vuruyordu, sonra bir anda sola kırdı bir gürültüyle kahvenin içine girdiğimizi gördüm. Otobüsün camları paramparça ve şöförün yüzünden aşağı kanlar akıyordu, yaralanmıştı. Biranda etrafımız kalabalıklaştı su getirenler geçmiş olsun ucuz atlattınız diyenler. Şükürler olsunki gerçektende büyük bir kazayı ucuz atlatmıştık. Ve unutamayacğımız bir anı olarak kalacaktı hafızalarımız da.