|
Navigator
Kardelencicegi Şuan
Üyelik Tarihi: 27.10.2008
Yaş: 59
Mesajlar: 48.623
|
Cevap: Bu Yürek Sen'in İçin ..ya Rabbi..
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
YAKARIŞIM SANADIR EY.....
Gecelerden sabahlara, karanlıklardan güneşlere doğru açılan yüreklerimizin perde aralıklarından süzülen nur katreleriyle geldim kapına...
Biliyorum, güllerden geçer sana giden yollar... Yakarışlarla, dualarla, tahiyyatlarla bezenir.
Ey rahmetiyle kalpleri evirip çeviren, sana kalbimi getirdim.
Ey kalpleri nuruyla sarıp okşayan! Onulmaz yaralarla kan-revan kalbim avuçlarımda, kapına geldim.
“Selâm olsun ömür seccadesini gönül dergâhına serenlere” diyebilmeyi ne çok isterdim, ama biliyorum ne yüzüm var ne de hakkım...
Öğrendim ki dua, aşığın maşuğuna bir haber salmasıdır; gözyaşlarıyla yazılmış bir mektubu. Ve bir bekleyiştir, iştiyakla, korkuyla, ümitle bekleyiş...
İşte, zaman her saniyesini balyozlamaktayken ömrün, verilmemiş hesapların korkusuyla, titreyen yüreklerimize bir lahza umut adına geldik kapına... Ahh... gelebildik mi, bir haber var mı affa dair?
Acziyetimi alarak koynuma, bir derviş hırkasıyla, sevgili Eyyub’unun sabrını yüklenerek gelebilmek isterdim kapına...
Meryem örtülerimi örtünebilseydim... Tur Dağı’ndaki o ses bir yankı bulabilseydi ruhumda insanlığım adına. Önünde bütün ruhumla secde edebilseydim...
Yeri göğü bağrına basan ey!
Ey gökyüzünü kudretiyle sürmeleyen!
Rahmetini serp taşlaşan gönüllere ey!..
Sanadır münacatım, yalnız sana olsun aşkım, lûtfeyle...
Bir avuç ateşböceği uçuruver ne olur zifiri yüreklerimize. Kararan günlerimize, gecelerimize... Ve “ne olursan ol gel!” diyen aşıkların hürmetine, ne olur affeyle...
Seni aradım durdum gönüllerin yalnızlığında çöllerinin, menzilsiz yollarında ve bir katre rahmetine muhtaç toprağımda. Ah perde, ah şahdamarım... Şefkatinin gölgesine sığınıyorum Ya Rab! Hiçliğin zerresinde kavrulmaya can attığım demdir. Vedûdsun... İltifatına muhtacız Ya Rab. Tenezzül buyur kulunun münacatına.
Dua dua açılırmış sana giden kapılar. Hüzünlü bir sonbahar günü kapında yalvarmaya geldim. Senden korkum nâr değil, kaybetme korkusudur. Dostu, en sevgiliyi, sıla-i rahimi, cânânı, canda kaybetme korkusu... Umudumsa rızan: “İlahi ente maksudi...”
Yüreklerimiz ezik Ya Rab. Yüzümüz yerde. Kaldırıp başımızı sonsuzluğa bakmaya yüzümüz yok... Layık olamadık. Pişmanlığın dehlizlerinde boğuluyorken ağlayamadık, derinden sessizce...
Zayıf iradelerimizle, alacakaranlık yüreklerimizle bir damla gözyaşı getirebilseydik yürekten, ihlas adına. Biliyorum pişmanlıklara delil kabul ederdin...
Yüreğin zayıf noktalarında mahkum olduk nefsimize. Ya Rab çıkar kelepçelerini o aleyhillânenin... Çıkar ne olur, dostlarının hatırına.
Azad et Ya Rab şüphelerin oyuncağı olmuş aklın nezarethanesinden. Kutlu sevdanın gül kokusundan doya doya içir sinelerimize. Diri meyyitler gibi değil, sırat-ı müstakim üzerinde günahlardan nurunla yıkanmış olarak yürümeyi nasib eyle.
Şehirler, evler mezar oldu Ya Rab. Her evden ceset kokuları yükseliyor semaya. Bedenler değil, ruhlar ölü. Bize nurunla dirilmeyi nasib eyle.
Biz sanemler inşa ettik yüreklerimizde gökdelenler boyu. Biz yeryüzü tanrılarının eteğini öptük. Dizboyu battık çirkefine alemin. Sahte dostları, riyakar aşkları çarparak yüzüne insanlığın, sana koşmayı nasib eyle.
Tevbe kapılarının ardına değin açıldığı ve meleklerin kanatlarıyla yeryüzüne kapandığı günlerin rahmetinde yüzmekteyken, ebed aşkını gönüllerimize nakşet.
İşte can pazarında canımızı satmaktayız, bir iltifatın uğruna...
Gülistanında renksiz, kokusuz bir yaprak olmayı çok görme.
Yüce kapında kıtmir olanlardan eyle.
Elimizden, yüreklerimizden katran rengi günahlar dökülüyor.
Duaları semadan çevrilmeyenler adına, geceleri nurlarıyla sabahlara çevirenler adına, samimiyeti nakış nakış ömür gergefine işleyenler adına, tevbe ediyor, af diliyoruz dualarımızla...
“Ya Rabbi... Ben pişmanım... Ben pişmanım... Keşke...”
HAYIRLI GÜNLER KARDEŞİM SELAM VE DUA İLE
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
Rahmetinle sar desem sararmısın ALLAH´ım
Kara yüze ak desem, beni benden al desem Rahmetinle sar desem, sarar mısın?
Allâh ım
Ben Senin azabından çok rahmetine korkundan çok şefkatine muhtacım.
Ve şunu da bütün kalbimle biliyorum ki Sen istersen severim, sen sevdirirsen severim! Fakat Sen sevmezsen, sevdirmezsen ben sevemem, hissedemem.
Ben Senin azabından çok rahmetine korkundan çok şefkatine muhtacım.
Ve şunu da bütün kalbimle biliyorum ki Sen istersen severim, sen sevdirirsen severim! Fakat Sen sevmezsen, sevdirmezsen ben sevemem, hissedemem.
Kulum bana bir adım yaklaşırsa, ben ona koşarak gelirim buyuruyorsun.
Ya Rabbi, bana yardımcı ol, Sana doğru bir adım olsun atayım.
Ki, o benim vuslatım olsun.
Beni o vuslata kavuşturmadan yanına alma Allâh ım!.
Her hareketimiz, yalnız sana olan muhabbetimizden kaynaklansın.
Öyle bir muhabbet ki hep coşsun, coşsun hiç durmasın.
Ve Sensiz bir anımız geçmesin, Allâh ım.
Verdiğin nimetin şükrünü yerine getirebilenlerden eyle, eymeyenlerin listesinde ismimiz bile geçmesin Allâh ım.
Benim kalbimi, dilimi ve bütün amellerimi rızandan ayırma.
Bize daima râzı olacağın amelleri işlemeyi nasip eyle!
Ya Rabbi, Senden isteyeceğimiz şeyleri de bilemiyoruz.
Eksiklerimizi, noksanlarımızı, hatalarımızı ört,
Sen rahmet ve mağfiretinle onları hayra tebdil eyle.
Şu güzel bahar günü, ağaçlardaki tomurcuklar, dallardaki çiçekler nasıl açmışsa,
Sen de yalnız kalbimizde sevgi çiçeklerini açtır.
Gönlümüzde ise iki cihan güneşimiz habibinin ve bütün sevdiklerinin muhabbet
goncaları açsın!
Gönlümüzü, gülümüzü soldurma Allâh ım!
Hazan gelmesin, yaprakları dökülüp boyunları bükülmesin, daima canlı ve taze kalsın.
Ve öyle bir rayiha yayılsın ki içimize, onu her zerremizde hissedelim, bütün nefeslerimizle.
Ya Rabbi, Sen affedicisin, afvı seversin, biz günahkar kullarını da affet.
Biz senden gelecek her hayra muhtacız Allâh ım.
Bir yavru annesine ne kadar dil döker, yalvarır, naz yaparsa annesi de o kadar sevinir! Kırgınsa bile alır bağrına basar, Yavrum! der.
Çok iyi biliriz ki, Rabbim, annelerin sevgi ve şefkatinin kaynağı da sensin!
Ve Sen bütün annelerin merhametinden daha fazla merhamete sahipsin!
O halde bu aciz, zayıf, gönlü kırık, ve günahkâr kullarını da Afv et Bizlere acı,
günahımızı yüzümüze vurma!
Ben, yüzlerini görmediğim kardeşlerimi çok özledim buyuran Rasûlümüze layık kardeş ve ümmet eyle, Allâh ım.
Bizleri öğrendiklerimizle amel eden, senin yolunda canını, her şeyini feda eden Mus ablar, Rümeysalar, Enesler, Âişeler, Fâtımalar, Sümeyyelerden eyle!
Senden gelecek her türlü hayra muhtacız Allâh ım.........
Konu Kardelencicegi tarafından (11.04.2009 Saat 23:40 ) değiştirilmiştir..
Sebep: Arka Arkaya Mesajlar Yazdığınızdan Dolayı Flood Önleyici Devreye Girdi.Mesajlar Sistem Tarafından Otomatik Olarak Birleştirilmiştir..
|