Tekil Mesaj Gösterimi
Alt 17.09.2009, 09:32   #1
sibelYILMAZ
Usta Yiğido
 
sibelYILMAZ - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
sibelYILMAZ Şuan sibelYILMAZ isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 05.09.2014 09:55

Üyelik Tarihi: 13.12.2007
Yaş: 37
Mesajlar: 2.927
Tecrübe Puanı: 979 sibelYILMAZ FAZLA SÖZE GEREK YOKsibelYILMAZ FAZLA SÖZE GEREK YOKsibelYILMAZ FAZLA SÖZE GEREK YOK
Standart Ne de Olsa Kadınım, Kadınsın, Kadınız!



Ve kadınlar
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yârimiz
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri

öküzümüzden sonra gelen

Nazım Hikmet


Not: “Hayda, bu yazı da nereden çıktı, 8 Mart’a daha çok vardı ama yazar tarihleri karıştırdı herhalde” demeyin. Okuyun sonuna dek sabırla, kızmadan, cephe almadan, yalnızca okuyun ve düşünün lütfen!
8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Dünya nüfusunun neredeyse yarısını oluşturan kadınlar için 365 günde yalnızca 1 gün, onların durumunu gözler önüne sermek, onların sorunlarına çözüm üretmek, kısacası yarını olmayan vaatlerde bulunmak için yeterli görünen yalnızca 1 gün. Peki, geriye kalan 364 gün hiç düşündünüz mü “karnından sıpayı, sırtından sopayı” eksik etmediğimiz, okula yollamadığımız, küçücük yaşta evlenmeye zorladığımız, töre ve namus cinayetlerine kurban giden, sokakta rahatça yürümelerine bile izin vermediğimiz, susmayı, boyun eğmeyi, köle olmayı, kul olmayı reva gördüğümüz kadınlarımız ne yapıyor, neler çekiyor, ne istiyor? Yanıtları duyar gibiyim: Koca bir hayır! Evet, koskoca bir hayır dudaklardan dökülen. Çünkü o 8 Mart’ın yettiği sanılıyor kadınların sorunlarını çözmeye, ama 364 gün hiçbir şey yapılmıyor, çözüm üretilmiyor, kadınlar seslerini yükseltince hemen yerleri(!) hatırlatıveriliyor, insanların ne ifade ettiğini bile bilmedikleri bir sözcüğü kullanması ile (feminist) sözde küçük düşürülüyor, susturuluyor, emekleri sömürülüyor, bedenleri değersiz bir eşya gibi satılıyor. Şirin Tekeli’nin de dediği gibi ““Kadın olarak dünyaya gelmiş olmak, bir insanın yaşantısını her yönüyle olumsuz etkileyebiliyor”. İşte size birkaç durum: “Türkiye’de altı milyon kadın okuma yazma bilmiyor, her üç kadından biri şiddete maruz kalıyor, töre cinayetleri gün geçtikçe azalması gerekirken artıyor, kendisine itaat etmemesi durumunda kadını dövmeyi hak olarak gören erkeklerin oranı %45’lere ulaşırken, aile içi suçların %87’si kadınlara karşı işleniyor, mecliste kadın oranı 1935 yılından beri %4lerde seyrediyor”. Durum yalnızca Türkiye’de böyle değil, işte size buyurun buradan yakın diyebileceğiniz durumlar: “Dünyadaki kadınların 1/3’ü şiddete maruz kalıyor, ABD’de resmi rakamlara göre her 15 saniyede bir, bir kadın dövülüyor, yılda 700 bin kadına tecavüz ediliyor, dünya çapında 2003 yılında en az 54 ülkede kadına yönelik ayrımcı yasalar bulunuyor”. Bu liste böyle uzayıp gidiyor. Kadınlar şiddete maruz kalıyor, tacize uğruyor, onların bir birey oldukları göz ardı ediliyor, eşleri, çocukları, babaları üzerinden toplumda statü sahibi oldukları anlatılıyor sürekli. Yalnızca Türkiye’de değil tüm dünyada durum böyle. İşte size ataerkil düşüncenin zaman, mekân, ideoloji, gelişmişlik düzeyi ve daha birçok şey dinlemeden kökleştiğinin açık örnekleri. Ve kadınlar yalnızca hakları olanı istiyor: eşit olmak, okumak, emeklerinin sahibi olmak, bedenleri, kimlikleri üzerinde tek söz sahibi olmak, birey olmak, var olmak, kısacası insanca yaşamak…

Evet, bugün 8 Mart değil, kadınları hatırlamak, onların ezilmişliğini, sömürülmüşlüğünü, ikinci plana atılmışlığını haykırmak, buna dikkat çekmek için 8 Martları beklemeye gerek yok. İşe bugünden başlamak gerek: Mary Astell’in de sorduğu gibi şimdi herkesin bu soruyu kendine sorması gerekiyor ve kendince bir yanıt bulması, çözüm için kafa yorması, harekete geçmesi: “Ve eğer bütün insanlar doğuştan özgürse, nasıl oluyor da bütün kadınlar köle doğuyor”

Mine EGBATAN


Kaynakça

Özbudun S, Sarı C, Demirer T, Küreselleşme, Kadın ve Yeni Ataerki, Ütopya Yayınevi, 2007
Tekeli, Şirin, Kadınlar İçin, Alan Yayıncılık, 1988
__________________
"Çöplüğe attılarda mukaddes emaneti, Hak bellettiler Hakka en büyük ihaneti."
sibelYILMAZ isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla