Tekil Mesaj Gösterimi
Alt 30.09.2009, 13:09   #15
Urumçi
Usta Yiğido
 
Urumçi - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Urumçi Şuan Urumçi isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 07.06.2011 15:22

Üyelik Tarihi: 31.08.2009
Mesajlar: 988
Tecrübe Puanı: 717 Urumçi FORUMLARA KATILIMI BIRAZ DAHA ARTABILIR
Standart Cevap: ANADOLU’DA TÜRKLÜK –ATATÜRK-CUMHURİYET

Cebe isimli arkadaşıma bir iki hususta katılsamda yazının çoğuna yanlı ve işine gelen paragrafları iktisap ettiği için katılamıyorum. Zira bu denli yazılar özellikle 60lı yıllardan sonra aktif hale getirildi Ahmet Emin Yalman vs.lere tarafından. Gaye basittir toplumu bölme politikası, yani bugünkü Türk-Kürt ayrımının yerleştirilmesiyle birdir.

Neyse gelelim Türkiye'de aleviliğin oluşum mekanizmasına. Türkiye'de Alevilik doğal olarak oluşmuştur, biz alevi olacağız gibi bir hareket yoktur. Asya'dan gelen ve konar-göçer Türkler'in Anadolu'da Müslümanlığı şaman öğelerinden kopmadan benimsemesiyle ortaya çıkmıştır. Aleviliğin en belirgin oluştuğu dönem Türk-Anadolu çoğrafyasında iskan politikasıyla Türklerin tımarlı sipahi olarak yerleştirilmek istemeleri sonucu özellikle İçanadolu'da yaygınlaşmış bir oluşumdur.

Neyse gelgelelim Türkçe konuşan aleviler hususuna. Alevilik Türkiye'ye ve Türk kimliğine has bir görüştür. Arap Alevileri gibi bir kavram yoktur ya da Farsi Aleviler diye, onlar daha ziyadesiyle Şii'dirler. Alevi olarak tasniflenenleri de Türkleşmiştir. Zira denildiği üzere Alevilik şaman öğelerini barındıran bir İslam görüşüdür. Yani aleviler hem Müslümanken hem de aynı zamanda Türklük geleneklerini bir nebze devam ettirmişlerdir. Aynını Sunnilerde mevlüt geleneğinde de görüyoruz.(bu gelenek Alevilerde de vardır)

Gelelim Osmanlı döneminin Türk tutumu ya da Alevi tutumuna, Osmanlı malumunuz yeniçeri eğitimlerini dahi bektaşi dedelerine bırakmıştır, bu bilinen bir gerçektir. Zira neden bektaşilik çünkü gayrimüslim ve gayritürk öğelerin hem Türk unsuru hem de Müslüman unsuruyla birleştirilmesi amaç edinmiştir. Buradan Osmanlı devletinin Alevilik ve Türklük kavramlarına verdiği önemi belirtebilir. Ayrıca Osmanlı Hanedanında Çöküş evresine kadar Türklük şuuru begayet görülmektedir. Buna nice Yükseliş dönemi Osmanlı Padişahlarının gaza anlayışı gösterilebilir. En tutucu, müslüman diye adlandırılan Yavuz Sultan Selim ve yıkılma döneminin yükselişini sağlayan 2.Abdülhamit Han örnek gösterilebilir. Zira Abdülhamit'in en gözde birliği bile tamamıyla Türk kimliğiyle teşekkül eder. Osmanlı her zaman sarayda en yüksek askeri birlik olarak söğütlü birliğini bulundurmuştur. Abdülhamit'in de öz kardeşlerim dediği birliktir.

Neyse gelgelelim kızılbaş katliamı diye adlandıralanlara, o gün şartlarında o rakamların katledilmesi demek Anadolu Alevi kimliğinin tamamen silinmesi demektir. O olaylara baktığın zaman Şii pers devletlerinin etkileri bilinmekte ve açık görülmektedir bedahü ayaklananların başını Şiiler ve Şiileşmiş Aleviler çeker. Ayaklanma sebepleri de genel olarak iskan politikası ve şii kışkırtmalarıdır. Nitekim bu olaylarda Alevi Türklerden ziyade şiiler hayatlarını yitirmiş ancak yanlış tarih okuyuculuğu ve yabancı kaynaklara sonsuz itimatımız neticesiyle bu nifak özellikle son yüzyılda aramıza sokulmuştur.

Daha vahim olaylar devam etmiş Sunnilere Aleviler özellikle şu son yuzyılın ikinci yarısında Müslüman değilmişler gibi gösterilmiş, aynı şekilde de Aleviler sözde aydın ve kendilerini alevi olarak nitelendirilenler tarafından müslümanlıktan uzak bir çizgiye çekilmeye çalışılmıştır. Günümüzde materyalist düşüncelerini sırf konjonktür oluşturma ya da bir konjonktürü yanlış yöneltme amacıyla alevileri kullananlar ayyuka çıkmıştır. Zira Alevilik önce Hz. Muhammed'e sonra Hz. Aliye kanaat getirmektir, zira Sunnilerden pek farkı yoktur sadece bazı ibadet konularında fark vardır denilebilinir. Yoksa itimat edilen inanç ziyadesiyle Müslümanlıktır. Müslümanlıktan çıkmak demek alevilikten de çıkmak demektir. Ancak günümüzde nice ateist nice deist kendisini Alevi olarak adlandırmakta, bunun başınıda sözde aydınlar çekmektedir. Alevilik bir soy kavramı değil inanç kavramı diyoruz demekki Alevi inancına ters düşen kişiler alevi olamayacakken ne yazıkki Alevi gençliğini bugün yönlendiren güç olmuşlardır. Mesela Aziz Nesin'in Alevilikle bir alakası yoktur, ateist olduğu herkes tarafından bilinen bir gerçektir ancak Alevi gençliğine çok büyük bir şekilde tesir ettiği aşikardır. Aynı şekilde malesefki günümüzde Alevileri temsil ediyor gibi görünen popüler, ünlü ve sözde aydınları teşkil eder bu sınıf. Ne yazıkkı onların duruşları tüm alevilere mal edilir, üstelik kendileri alevi değilken.

Velhasılı kelam Sunniler Alevileri yanlış tanır, Aleviler tarihi yanlış alır ve karşımıza bir Alevi - Sunni çatışması çıkar. Oysa herkes müslümandır. Görülüyorki burada sadece Müslümanlık kavramının bir toplumu bir arada ve çatışmalardan uzak tutmaya yetmediği. İşte burada Türklük bilinci devreye girerek sosyal düzene takviye yapması gerekiyor. Nitekim günümüzde Müslüman-Sunni kesimi Maliki inanışlarla sömüren kesim gitgide toplumu Türklük bilincinden uzaklaştırmaya çalışıyor. Şuan içerisine yavaş yavaş çekildiğimiz Kürt-Türk çatışması aynı eksende Alevi-Sunni çatışmasına da dönecek gibi duruyor. Bu sebepten ister Alevi-Müslüman olalım ister Sunni-Müslüman hepimizin Türk-Müslüman ortak bilincinde buluşmamız ve birbirimizi anlamaya çalışıp, birbirimize hoşgörüyle yaklaşacak dinamiği sağlamamız gerekmekte.

Ancak biz hala tartışmaların içerisine çekileduralım....
__________________
Türk Tarafından, Türk İçin, Türk'e Göre...
Urumçi isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif