Sivasımızda uzun yıllardır konuşulan ancak bir türlü adım atılamayan ''Kale Projesi'' ile ilgili Sivas Postası yazarlarından Sayın Cihan Özmen bir yazı kaleme almış. Bu yazıyı paylaşmak istiyorum:
Kale Evleri Projesi Ne Olacak?
Bir şehrin talihsizliği olsa gerek fırsatları değerlendirememe. Bu fırsatların kaçırılmasına ses çıkarmayanların, tarih önünde mesul olduklarını söylemeye hacet var mı?
Sivas hiçbir ile nasip olmayan bir bilgeyi ağırlamıştı vakti zamanında. Turgut Cansever’i. Peki kim Turgut CANSEVER? Müsaadenizle açıklayayım efendim. Üç kez Ağahan Mimarlık ödülünü almış (dünyada üç defa bir tek Turgut Hoca aldı) ve son olarakta Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü’nü aldı.
Rahmetli Turgut CANSEVER birkaç ileri görüşlü insanın gayreti sonunda Sivas’a gelmiş ve bu şehrin kaderini değiştirecek bir projeye imza atmıştı. Elbette hepiniz vakıfsınızdır bu projeye. Yaklaşık üç beş kere gündeme getirdim bu sütunlarda.
Sivas’ çok beğenen hoca, bu şehrin makûs talihini yenecek bir ilke imza atmış ve Kale’nin etrafının düzenlenerek Türk konut sistemine uygun yaşam alanları yapılabileceğinin çalışmasını sunmuştu. Kendi gibi mimar olan kızı da maketleri yaparak Sivas’ı, Türkiye’nin en önemli kültür ve turizm şehirlerinden biri yapmayı arzulamışlardı.
Bir düşünün iyi bir tarih ve bunun Kale Evleri çalışması ile tamamlanması. Bu ileri görüşlülüğü ancak üstün zekâlı olanlar sergilerler. Bilge Mimar, bu şehirden birkaç Safranbolu çıkabileceğini belirtmiş.
Sivas’ın tam ihtiyacı olan bir projeydi bu. Bir iki göstermelik etkinlik yerine, bütün sözleri gölgede bırakacak bir proje. Lakin şehrimiz hokkabazlarla dolu efendim. Hokkabazlar böyle büyük işlerden pek hisse alamazlar. Derken Hoca’nın projesi akamete uğrar. Hoca da biraz küskün ayrılır bu şehirden. Sivas’ı köyleştirmek isteyen zevatın da tabiî ki etekleri zil çalar.
Hoca ve kızının yaptığı Kale Evleri Projesi’nin maketi bir müddet belediyenin girişinde arzı endam eder. Peki o maketi epeydir göremeyenler bu maketin ne olduğunu biliyorlar mı? Sıkı durun, o muhteşem hazırlık günlerinin maketi parça parça pay edilmiş. Pay edilmekle de kalmayıp, iş güzar insanlar bunu biz yaptık diye sergilemişler. Vah Sivas’ım vah. Sivas daha böyle giderse hakikaten köyleşecek. Ya da “hokkbaz mütahitler” elinde kentleşecek. Bu şehrin, şehir dokusu yavaş yavaş yok oluyor.
Peki Kale Evleri hala mümkün mü? Ümitsizliğe mahal yok. Biz ümidi her daim diri tutan bir öğreti mensubuyuz. Geçen hafta TOKİ başkanı Erdoğan Bayraktar’ın Trabzon’da yaptıkları yansıdı basına. TOKİ başkanı eğer Belediyeler bize proje sunarlarsa, tarihi ve turistik alanlar konusunda güzel şeyler yapabiliriz diyor. Bu fırsat kaçırılmamalı. Şehrin yöneticileri bu Kale Evlerini mutlaka gündeme almalılar. En kısa zamanda TOKİ ile temasa geçme zamanıdır. İnanın Sivas’ın kurtuluşu bir bakıma bu projede saklı…
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...]