Danişmend, Çayyurt Mahallesi'nde bulunan ve Tek Mezar olarak bilinen bölgede 3 bin 500 şehidin yattığını savundu.
Araştırmacı Yazar Seyyid Veysel Semih Danişmend yaptığı açıklama ve araştırmaları ile gündem oluşturmaya devam ediyor. Danişmend, Çayyurt Mahallesi Tek Mezar Caddesi üzerinde bulunan Tek Mezar'ın bulunduğu alan ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Yaptığı tarih araştırmalarında Tek Mezar olarak bilinen ve bir mezar bulunan alan ile ilgili önemli tespitler yaptığını dile getiren Danişmend, bazı eski ve önemli tarih kitaplarında bu konuda bilgiler yer aldığını, kendi yaptığı araştırmalarla bu bilgileri birleştirdiğinde önemli tespitler yaptığını söyledi.
Tek Mezar'ın bulunduğu alanda 3 bin 500 şehidin yattığını savunan Araştırmacı Yazar Danişmend, Tek Mezar adının buraya yan yana defnedilen 3 bin 500 şehitten geldiğini söyledi. Bu konunu araştırılmasını ve aydınlatılmasını isteyen Danişmend, "Bu konuda ben önemli tespitler yaptım. Bu konu araştırılıp aydınlatılırsa söylediklerimin doğru olduğu da ortaya çıkacaktır. Ben belgelere ve önemli kaynaklara dayanarak konuşuyorum" ifadelerini kullandı.
“DOĞAN BEY SEYYİDTİR”
Bu alanın düzenlenerek bir anıt mezar (şehitlik) haline getirilmesi gerektiğini söyleyen Danişmend, Belediye Başkanı Doğan Ürgüp'ün de Seyyid Abdulvahab-ı Gazi El Sancaktar'ın torunlarından birisi olduğunu ileri sürerek, Başkan Ürgüp'ten bir istekte bulundu.
Danişmend, “Belediye Başkanı Doğan Ürgüp'de bir Seyyid'tir. O Şeyh İsmail Efendi'nin torunlarındandır. Ecdadı'nın, Seyyid Abdulvehab-ı Gazi El Sancaktar'ın mezarını yukarıda çok güzel bir durumda. Fakat onun suya düştüğü ve şehit olduğu, 3 bin 500 şehidin yattığı bu yerde bir anıt yapılması gerekiyor. Doğan Bey aynı zaman da Seyyid Abdulvehab Gazi El Sancaktar'ın torunlarındandır. Şeyh İsmail Efendi aynı aileden gelmektedir. Buradaki mezarın anıtlaştırılması ve yapılması büyük hayır olur” ifadelerini kullandı.
TEK MEZAR…
Tek Mezar ile ilgili tarihi bilgiler veren Araştırmacı Yazar Danişmend, bu alanın 1076 yılında Ulu Camii ile birlikte yapımı tamamlanan Danişmend Sarayı'nın bahçesinin sonu olduğunu savundu.
Danişmend, “Burası Tek Mezar denilen bölge. Burada yay şeklinde daha evvel akan çayın kenarıdır.
Burasının aslı Çayyur Mahallesi'nin başlangıcıdır. 1072 yılında başlanıp 1076 yılında Ulu Cami ile birlikte bitirilen Danişmend Sarayı'nın kenarıdır. Yani sarayın bahçesinin sonudur. Burası 1056 yılında Sivas'ı alan Seyyid Abdulvahab-ı Gazi El Sancaktar'ın ordusu olan İlbeyliler İslam Cemaati'nin 3 bin 500 şehidinin yattığı mezarlıktır.
Şuandaki Numune Hastanesi'nin bulunduğu yer Danişmend Kalesi'dir. Onun bahçesi devam eder ve buradan akan ırmağın kenarına kadar gelir. Bunu Türkiye'deki tarihi kaleler adlı kitabı yazan Nazmi Sevgen de belirtmiş ve bu kalenin Selçuklu zamanında 3 bin 500 asker tarafından korumada olduğunu bildirmişti" şeklinde konuştu.
"EZAN SİVAS'TA İLK KEZ OKUNDU"
Sivas'ta ilk Ezan'ın 1048 yılında Seyyid Ebu Cafer Baddal Gazi adına yapılan mescide Seyyid Abdulvehab-ı Gazi El Sancaktar'ın, (Resulullah'ın sancaktarı) tarafından ve onun ordusu olan İlbeyli İslam Cemaati tarafından okunduğunu ileri süren Danişmend, önemli ve çarpıcı bilgiler verdi.
Danişmend; "1056 yılında Darende'den, o zaman ki ismi Larinde'den (Güzel Lar) gelen Müslüman Türk Ordusu'nun başkomutanı aynı zamanda İslam'ın Halife vekili olan Seyyid Abdulvehab-ı Gazi El Sancaktar Sivas'ı Ermenilerin elinden sulh ile aldı. Burada Senekerim'in oğulları Atom ve Apuselh'in ellerinde idi bu şehir ve dolayısıyla onlar kaçtılar. Hâlbuki onlara bir şey yapacak değillerdi. Onları kiliselerinde serbest bıraktı. Barışla Müslümanlar buraya geldiler bu kale yerine Danişmend Sarayı'nı yaptılar. Ve 3 sene içinde Seyyid Abdulvehab-ı Gazi'nin babası olan Seyyid Ebu Cafer Baddal Gazi'nin adına ki o zaman şehitti. 1048 yılında Mardin'de şehit edilmişti Seyyid Ebu Cafer Baddal Gazi. Dolayısıyla onun adına bir mescid yaptılar. Ezan-ı Muhammed-i ilk defa Sivas şehrinde Seyyid Abdulvehab-ı Gazi El Sancaktar'ın, (Resulullah'ın sancaktarı) tarafından ve onun ordusu olan İlbeyli İslam Cemaati tarafından okundu. Burada 3 sene kaldılar" dedi.
"3 BİN 500 ASKER BURADA ŞEHİT DÜŞTÜ"
1059 yılında Sivas'tan kaçan prens Atom ve Apuselh'in Sivas'a güçlü bir Bizans ordusu ile gelerek Sivas'ı aldığını ve 3 bin 500 İlbeyli askerin burada şehit düştüğünü savunan Danişmend yaşanan bu gelişmelerle ilgili dikkat çeken açıklamalar yaptı.
Danişmend şu şekilde konuştu:
"Senekerim'in Bizans'a kaçan iki oğlu olan Prens Atom ve Prens Apuselh oradan güçlü bir Bizans ordusu ile geldiler ve İlbeyliler'in elinden 1059 yılında Sivas'ı aldılar. İlbeyliler bu kalede 3 bin 500 şehit verdiler.
Seyyid Abdulvehab-ı Gazi El Sancaktar mübarek sancağı şerif-i kendi ordusundan bir kişiye vererek eniştesi olan Merend'de Selçuklu Orduları Başkomutanı Pir Aziz Danişmend'e kalenin gizli yerinden yetiştirdi. Ama kendisi suya düştü cenazesi kayboldu. Sonrasında ise Sivas'a gelen Pir Aziz tarafından Sivas'a gelen 150 bin kişilik Selçuklu ordusu ile aranınca suyun dibinden çıkartıldı ve Yukarı Tekke'ye defnedildi. Bunu tarihler yazar. Abdulvehab-ı Gazi El Sancaktar bu kalede 3 bin 500 şehitle birlikte şehittir.
Bu 3 bin 500 şehidin cenazeleri 15 gün beklemiştir. Ordu da 15 gün içerisinde buraya gelmiştir. Süryani Mihail ve tarihçi Azim-i yazar. Bu şehitlerin cenazesi Tek Mezar olarak bu sarayın bahçesinin dibindeki şuandaki yeşillik olan alana çayın kenarına Tek Mezar'a konulup cenazesi 150 bin kişilik ordu ile birlikte Selçuklu Orduları Başkomutanı Pir Aziz Danişmend tarafından kılınmıştır."
"TARİHLER DE YAZIYOR…"
Bu konu ile ilgili bazı önemli ve eski tarihçilerin kitaplarından önemli bilgiler yer aldığını dile getiren Danişmend; "Bu bilgiler Süryani Mihail'in tarihinde yazıyor. Papaz Grigor'un tarihinde yazıyor. Türk Tarih Kurumu Süryani Mihail'in kitabını, Papaz Girigor'un kitabını basmıştır. Süryani Mihail'in kitabını çeviren yazar, "Piccacici' olarak geçen ifadeyi 'Pir Aziz' olarak okuduğunu belirtmiştir. Orada aynen çeviren Çamiçyan adındaki çevirici Pir Aziz olarak gelen komutanın adını yazar. Pir Aziz'de Seyyid Abdulvehab-ı Gazi'nin hem eniştesi, hem de kaynıdır. Birbirlerinden kız alıp vermişlerdir" şeklinde konuştu.
Danişmend bu konu ile ilgili kaynakları detaylı olarak incelediğini ve bir takım önemli tespitlerde bulunduğunu söyledi.
Danişmend, "Ben bu kaynaklarda belirtilmeyen bazı hususları da yaptığım araştırmalar neticesinde tespit ettim" dedi.
"BAŞKAN ÜRGÜP ABDULVEHAB-I GAZİ'NİN TORUNUDUR"
Belediye Başkanı Doğan Ürgüp ile ilgili de dikkat çeken iddialarda bulunan Araştırmacı Yazar Seyyid Veysel Semih Danişmend, Ürgüp'ün Seyyid olduğunu ileri sürerek, kendisinden Tek Mezar'ı adına yakışır bir şehitlik ve anıt mezar haline getirilmesi konusunda istekte bulundu.
Danişmend sözlerini şu şekilde noktaladı:
"Sivas'ta ilk Ezan-ı Muhammed-i'yi okutan, İlbeyli İslam Cemaati'nin ilk mescidini Ebu Cafer Baddal Gazi adına kuran ve ilk Selçuklu Türk İslam Cemaati olan İlbeylilerin burada bir anıtı olması ve 3 bin 500 şehidin anılması lazım. Burada yatan şehitlerimiz Abdulvehab-ı Gazi'nin ordusudur. Bu bölge düzenlenmeli ve korunmalıdır. Çünkü Sivas'ın ilk fatihleri bunlardır. Yukarı Tekke'de yatan Seyyid Abdulvehab-ı Gazi El Sancaktar ki, onun aynı zamanda bacısının oğlu olan Seyyid Muhammed Danişmend Gazi'de onun yanında yatar onun belgesi de yine aynen Süryani Mihail tarafından verilir.
Belediye Başkanımız Sayın Doğan Ürgüp'de bir Seyyid'tir. O Şeyh İsmail Efendi'nin torunlarındandır. Ecdadı'nın, Seyyid Abdulvehab-ı Gazi El Sancaktar'ın mezarı yukarıda çok güzel bir durumda. Fakat onun suya düştüğü ve şehit olduğu, 3 bin 500 şehidin yattığı bu yerde bir anıt yapılması gerekiyor. Doğan Bey aynı zaman da Seyyid Abdulvehab Gazi El Sancaktar'ın torunlarındandır. Şeyh İsmail Efendi aynı aileden gelmektedir. Buradaki mezarın anıtlaştırılması ve yapılması büyük hayır olur."
Ersan Arslan / Sivasın Sesi
