Yiğido
balix Şuan
Son Aktivite: 14.01.2011 09:59
Üyelik Tarihi: 19.11.2008
Mesajlar: 55
Tecrübe Puanı: 603 
|
Cevap: Sivas için altınçağ önerileri: kökler ve gelecek!
Ben olaya bilimsel - kültürel - sosyal acıdan bakmak isterim ... Hiç bir Şehir yokturki inşa edildiği gibi kalsın... Bunu zaten beklemek muhalin muhali...
Sivasa gelince ben şahsen o mimari projeyi yapanları, yapanlar yapmış uygulayanları çok yadırgadım. Tarihten nasiplerini almamışlar, kendi sığ hayelleri egolarını tatmin için yapmışlar diyorum, aksini söyleyen varsa burada teknik açıdan, bilimsel açıdan tartışmak isterim, Dünya şehir mimarilerinden örneklerle; Sonuçta bizde hasbel kader arkeoloji, mimariden nasibini almış bir Sivas'lıyız. Şehir bizim ne kadar yanlışlarda yapılsa, doğruları yapmak en güzeli, azda olsa, geçte olsa,
1. Yaşım 40, bildim bileli Siva'ın 4-5 ay yazı olur, bu aylarıda kaldırım sökmek yenisini takmakla geçer, artık her yıl alıştım, 2 yıl gitmemiştim en son geçen gitiğimde yine adliye arkasında kazılar vardı...
2. O güzelim tarihi evlerden eser kalmadı, hele hele bir kaç tanesinin restorasyonuna şahit oldum, resmen yıkıp yeniden inşaa edildi, yani o tarihi eser olmaz onun adı makettir.... tarihi eser taşıyla, ağacıyla, boyasıyla yani orjnalliği ile olur...
3. Meydan; bir kere o kaldırımlar, merdivenler, aslında 1 metre bazı yerlerde 2-3 metre yukarda kalmış, zaten her yıl döşeye döşeye yükseltildi, hele helede güzelim ağaçların katledilip yerine saksıda hele hele de Sivas ikliminde saksılar içinde ağaç sunulması çok komik, hemde Sivas'ın gen kaynağını taşımayan türler,,, ya kardeşim kim demiş git İngiliz bodurunu getir Sivas'ta ağaç diye meydanda hemde saksıda dik !, yuh ordaki görevli mühendislere, hiçmi gidip o kocaman yöneticilere bir fısıldamadınız.....
4. Tarihi mekanlardaki düzenlemeler en azından temellere olan destekler açısından yararlı olmuş en azından zamanda yıkımın önüne geçilmiş, ama üst kısımlardaki düzenlemelerde sayısız hatalar var..
5. Hala yıkılmış, taşları sökülmüş hamamlar, Camiiler (örnek; Divriği Ulucamii nin 200 metre yukarısında ), içinde mermer atölyesi bulunan mekanlar mevcutken yukardaki istimlajk işi biraz hayali, bence mevcudu muhafaza, yıkımı durdurmak en büyük koruma olacaktır Sivas için.
6. Artık belediyelerde şu kaldırım taşlarında hangisi olacaksa karar kılsalar, bin bir türlü taş denediler, o güzelim meydanda siyah orjinal, taş kokan, toprak kokan, ağaçların gölgesinde oturup Sivas'ın havasını alma hevesimde yok oldu... Zira o mekan yok artık resmen taşlaşmış, betonlaşmış, iyiki atalarımız yapmışta bir kaç duvar duruyor tanıdık, ama şehrin ruhu, insanı cezbeden o sıcaklığı yok artık... Kimse bana meydanın güzel olduğunu söylemesin, ben doğal halini, tarihi, orjinal buram buram ıhlamur, iğde kokan, kavaklarda cıvıl cıvıl karga sesiyle, kuluyla, serçesiyle hatırlarım Sivasın meydanını... Eyer mermer döşeli, süs birkileriyle bezeli, ruhsuz bir meydan göreceksem, her yerde var zaten, yaşadığım Ankarada onlardan çoooookkk... bunları okuyacağım meydandaki kütüphanede yok, çünki kütüphanede kiraya verilip para kazanacak bir durum yoktu... tarihe sahip çıkmaksa bence Rahmetli Prof.Dr. Cevdet Bayburtluoğlu'nun bir sözü var, Klasik Ark. Bl Başkanıydı Ankara Üniversitesinde; "Eyer tarihi korumak istiyorsak bırakalım toprak altında kalsın, zira çıkardığımızda insanoğlu onu er geç yok edecektir."" Bizde Sivası koruyacaksak önce olduğu gibi bırakalım, maket yapacaksak uzağında başka yerlere yapalım, ama tarihi mekanlar doğal haliyle kalsın...
Sonuç; Sivas iki özelliği ile bilinir;
1.Havası, ağaçlar kesildi, pamuk oluyormuş, yani kavaklar, o hava gitti, yani beton bir şehir,
2. Suyu, her sokakda tatlısu çeşmeleri vardı, Mimar, geldi hepsini kazıdı...
Konu balix tarafından (27.07.2010 Saat 00:24 ) değiştirilmiştir..
Sebep: Arka Arkaya Mesajlar Yazdığınızdan Dolayı Flood Önleyici Devreye Girdi.
Mesajlar Sistem Tarafından Otomatik Olarak Birleştirilmiştir..
|