Warnung: Illegal offset type in [path]/includes/functions_post_thanks.php (Zeile 110)
Sivas - Sivaslilar.Net - Sivashaber - Sivasforum - Sivasların En Büyük Buluşma Merkezi - Yiğidolar - Tekil Mesaj Gösterimi - ''Ah nerde eski ramazanlar
Tekil Mesaj Gösterimi
Alt 11.08.2010, 15:07   #13
OSMAN ECE
Usta Yiğido
 
OSMAN ECE - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
OSMAN ECE Şuan OSMAN ECE isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 21.01.2018 14:36

Üyelik Tarihi: 10.02.2009
Mesajlar: 27.526
Tecrübe Puanı: 3381 OSMAN ECE FORUMLARA KATILIMI BIRAZ DAHA ARTABILIR
Standart Cevap: ''Ah nerde eski ramazanlar

Alıntı:
ÇİRKİN KIZ58 Nickli Üyeden Al?nt? Mesajı Göster
Ramazanlar!


Ah nerde o eski Ramazanlar, diye başlayan bir çok yazı okumuş ve bir çok sohbet dinlemişizdir. Ancak 'eski' her daim 'değişir' olmuştur ki, 'ne kadar eski?' sorusu hep sorulmuştur. Bu hafta 'Eski İstanbul Ramazanları' isimli kitabı ile Halit Fahri Ozansoy'u konuk ediyoruz. Bize gerçekten 'eski ramazanları ve tiyatro kumpanyalarını' anlatıyor. Ah nerde o eski ramazanlar!

Eski Direklerarası Bir Başka Alemdi

İftara bir saat kala, Direklerarası'nda çaycı dükkânlarının ve tiyatroların önünde biriken bir yığın halk bunlar seyirciler. Fakat sokaktan geçen kalabalık omuz omuza. Kupa ve payton arabaları da 'destur' sesleri ile bu mahşeri yarmakta. Kimler yok bu kalabalığın içinde. Pek tabiî polislerden başka, Abdülhamid'in hafiyeleri de mekik dokuyorlar. Fakat hüviyetleri fazla kırmızı fesleri bir yana, şahıslarından pek belli değiller ki... Zaten bu gizli tehlikeyi bilen akıllılar bir köşedeki bakkaldan 'Yıldız şehriyesi' bile istemezler. Yasak kelimelerden!
Halk, hiç durmadan, bir sel gibi geçiyor. Mevsim yazsa, fesleri kaşlarına doğru hafif eğik, sinekkaydı traşlı, pomatlı bıyıkları ince ve yukarı doğru kıvrık, eldivenli ellerindeki ucu gümüş veya altın başlı bastona nazik nazik basarak yürüyen alafranga şık beyler. Ceketlerinin arasından alamod desenli yelekleri görünüyor. Gözlüklüler kelebek gözlüklü.

İşte mektepliler, bazısının kitapları koltuğunda. İşte eli tesbihli, gözleri orucun tesiri ve sigara tiryakiliği ile dalgın, yaşlı beyfendiler, uşakları arkalarında. İşte uzaktan, beyaz sarıkları ile göze çarpan hoca efendiler, göbekli imamlar ve ara sıra ortaya çıkan, kimi cılız, kimi kısa boylu, kimi sırık gibi iri boylu medrese çömezleri. Sonra biraz düşkün hallerinden belli, iki yüz kuruş maaşlı kalem efendiler. Ketebeden diye anılanlar. Çayhanelerde her zamanki müşterileri var. İftar saatini bekliyerek, oruçlu oruçlu çaycı ile isteksiz lâf atanlar. Hele Meşrutiyetten sonra, Mersin Efendi'nin çayhanesinde tanınmış Darülfünun müderrislerinden birkaçının çehresi. Mersin gürültü de istemez, sessiz konuşulacak! Bu, iftar saati yaklaşınca,birden evlerine dağılacak olan kimselerin tablosu! Çapkın gençlerin bir kısmı Şehzadebaşı sebilinin köşesini, bir kısmı karşı ki Fevziye Kıraathanesi'nin önünü tutmuşlar, gelip geçen hanımlara söz atıyorlar. El sarkıntılığı eden, çimdik atan terbiyesizler de oluyor. O zaman karikatürlerimize konu olan Bacı Kalfa'nın meşhur şemsiyesi kafaya iniyor


Ben Türküm, Türk esir olmaz.
Ben Türküm, Türk Devletsiz olmaz.
Ben Türküm, Türk Bayraksız olmaz.
Ben Türküm, Türk Ezansız olmaz.
Ben Türküm, Türk Hürriyetsiz olmaz...





Benim çocukluğumda ise böyle Ramazan eğlenceleri pek kalmamıştı.


Ben Türküm, Türk esir olmaz.
Ben Türküm, Türk Devletsiz olmaz.
Ben Türküm, Türk Bayraksız olmaz.
Ben Türküm, Türk Ezansız olmaz.
Ben Türküm, Türk Hürriyetsiz olmaz...




HOCAM ŞÜKÜR YÜZÜNÜ GÖRDÜK PALAŞIM İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM SAYGILAR
OSMAN ECE isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Yukarıdaki Mesaj için Yandaki 3 Kullanıcı OSMAN ECE'e Teşekkür Ediyor...