Alıntı:
murat tugrul Nickli Üyeden Al?nt?
Futbol yorumlarını izliyorsanız göreceksinizki herkes futbolu futbolcudanda teknik adamdanda iyi biliyor.
Halka indiginizde herkes futbol dehası bu yorumcuları alıp hadi şu takımı yönet deseniz ne yaparlar .
Tabiki hiçbirşey çeneyle bu işler olmuyor icraat lazım icraat.
Ne yaparsınız işte kafası çalışmayan adamlar iktidar
kafası çalışanlarda köşe yazarı oluyor.
---Şu köşe yaz köşesi bu köşe kış köşesi---
Hani bizim köşe nerde diye aglanıp duruyorlar çarşaf çarşaf
|
Ergenekon diye inanmadığım bir örgüt yaratıldı. Aydınlar, hükümete karşı olanlar, kısacası vatansever insanlar kanaatimce suçsuz yere yargılanıyor. Bugün onlar açısından çok güzel dönen bir çark var ve bu çarka çomak sokmak isteyenleri Ergenekon’a dahil ediyorlar. Her vatandaş gibi bende darbecilere karşıyım. Hükümette buna karşıdır. Lakin 1980 yılında darbe yapmış olan Ressam Kenan Evren hala hayatta ve hala Ergenekon’da yargılanmadı. Bu durumda aklıma bir soru geliyor. Acaba Darbe yapmak suç değil de, AKP’ye karşı yapmak mı suç oluyor. Nerede kaldı adalet?
Hükümet medyayı kendi bünyesinde kullanıyor. Medyada taraflı yayın görmekten gınahı geldi. Artık her televizyon kanalı sanki, aralarında bir sözleşme imzalamışlar gibisince TRT’in yaptığı taraflı yayının bir değişiğini yapıyorlar.
TRT 6 ile Anayasa ihlal edildi. Bu ülkenin resmi dili Türkçe’dir. Lakin hükümet devlet yayını olan TRT’de kürtçe yayın yapmaktadır. Bize öğretilen Tek Millet, Tek Vatan, Tek Dil, Tek Bayrak ve Tek Devlet. Şimdi nerede kaldı bunlar.
Yolsuzluklar arttı. Oysaki benim inandığım Allah, “Neyle gelirsen gel ama kul hakkıyla gelme” diye emretmiştir.
Yurdumuzu niye AB yönetiyor. Ülkemizi yönetsinler diye seçilen insanlar bu ülkeyi yönetmek için niye dışa bağlıdırlar ki.
Bugün ikamet ettiğim kentte ulaşım sorunu yok, hastaneler var ve doğalgaz hattı kapıma kadar geldi. Bunlar güzel. Peki ben ulaşım araçlarına binecek, hastane hizmetlerinden yararlanacak ve doğalgazdan yararlanacak parayı nereden bulacağım. Bunlar parası olanlar içindir.
1980 askeri harekatının yaratmış olduğu bu ürkek ve korkak olan yeni toplum, dalmış olduğu bu derin ve vahim uykudan ivedi olarak uyanması gerekmektedir. Öyleyse Kuvay-i Milliye ruhunun tekrar dirilmesi gerekmektedir. Halk gerçekleri ayırt edebilirse bunu yapabilecek güçtedir.
Sayın Pamukoğlu, oluşumunuzu tamamen destekliyorum. Tüm siyasi kuruluşları birileri finanse etmektedir. Lakin HEPAR’ı halk finanse ediyor. Bu çok önemli bir ayrıntıdır. Partiniz için cebinizden 1 lira çıkmadığını söylüyorsunuz. Bu doğru olabilir. Neticede kitle partisidir. Ben 24 yaşında ve işsizim. Samimi olarak yazıyorum, eğer bir gelirim olsa cebimdeki paranın yarısını partinize bağışlamazsam namerdim. Onurlu millet, başı dik bir millet ve tam bağımsız bir Türkiye için elimden ne geliyorsa yapmaya hazırım.
Ve ben, bu topraklarda yaşayan tüm etnik kökenli, aynı yada farklı düşüncelere sahip olan tüm halkımızı yaşanabilir Türkiye için Hak ve Eşitlik Parti’sine davet ediyorum.
Bu arada Sayın Başbakan, fikir özgürlüğünü savunuyor. Bir vatandaş olarak, eğer benim yazdıklarımdan Başbakan haberdar olursa, bu bir fikir özgürlüğümü diyecektir yoksa, beni Ergenekon Davası’na mı dahil edecektir?
Sonuç olarak ;
Biz ne zaman ham yeraltı kaynaklarımızı %100 işlersek o zaman bu ülkenin İMF’ye olan borcu biter. Ülkede ne işsizlik kalır ve buna bağlı olarak ne de fakirlik kalır ve ülkenin dışarıya karşı prestiji de artmış olur. Bu arada AKP Hükümeti’ne, ülkemize vermiş olduğu bu hizmetlerden dolayı ve etnik milliyetçiliği de körüklediği için feragat madalyası verilmesi gerekir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Bursa Nutkundan alıntı yaparak sözlerimi noktalıyorum.
Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, “Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, “demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek”
Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, “ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.”
İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!
Mustafa Kemal Atatürk
Bursa, 5 Şubat 1933
Size, göre öyle gelebilir murat kardeş, araştırmadan, soruşturmadan, düşünmeden sırf o dediyse doğrudur, mantığıyla haraket etmektense
Peşin hükümle bunlar zaten böyle deyip geçiştirme yerine
böyle araştırmaya, belgeye dayalı çarşaf,çarşaf yazıları okuma ve ne okuduğunu da anlayan biri olmayı tercih ederim.
Gerçi "Ne kadar bilirsen bil söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır" demişler ama,
tarihi gerçekler göz ardı ve yok edilemez,