Alıntı:
mansur58 Nickli Üyeden Al?nt?
Yoo tarih bilgisi vermek değil bu konudaki bilgisizliğinizi görmenizi istedim sadece. Bilmememk ayıp değil yeterki çaktırma ama birileri çakıyor işte.
BAŞBAKAN İNÖNÜ HAREKÂTI YERİNDE İZLER
18 Haziran tarihinde özel trenle Elazığ'a gelen Başbakan İsmet İnönü, birkaç gün bölgede incelemeler yaptıktan sonra, 21 Haziran günü beraberinde Sağlık Bakanı Refik Saydam, 3. Ordu Müfettişi Orgeneral Kazım Orbay, 4. Genel Müfettiş Korgeneral Abdullah Alpdoğan ve 7. Kolordu Komutanı Korgeneral Galip Deniz olduğu halde özel bir toplantı yaparak yapılmakta olan harekat hakkında görüşür.
Genelkurmay belgelerine göre, Başbakan İsmet İnönü'nün ziyaretinin ardından, 22 Haziran tarihinde verilen yeni emirlere göre, kıtalar yeni yerlerine konuşlandırılır. Genelkurmay belgelerinde, 24 Haziran 1937 sabahından itibaren tüm birliklerin bölgelerinde arama ve tarama faaliyetlerine başladığı belirtilerek şunlara yer veriliyor:
"Devam eden tarama faaliyetinde birçok asi köyleri yakılıyor, sıkıştırılan eşkiya grupları ile yapılan müsademelerde oldukça ağır zayiat verdiriliyor ve çok sayıda büyükbaş hayvan, koyun ve keçileri toplanarak mahalli kaymakamlıklara teslim ediliyordu. Bir yandan birliklerden çıkarılan müfrezelerle bölgenin asilerden temizlenmesi işi ile uğraşılırken, diğer yandan hükümete muhalif aşiretlerin olumsuz propagandalarını çürütmek ve bölge halkını lehte tutmak için kontr propaganda faaliyetine önem veriliyordu.
Günlerce devam eden bu faaliyetler sırasında kadınlı erkekli birçok aşiret mensupları, bölgelerindeki birliklere dehalet etmekte ve her gün biraz daha artan sayıda silahlarını teslim etmekte idiler. 16-17 Ağustos gecesi harekete geçen birliklerle gün ağarırken Titenik-Tokmakbaba Tepesi-Sarıoğlan üçgeni aranmaya başlandı ve Birdo ile Sarıoğlan arasında saklanan Seyit Rıza ve avenesi sarılarak müsademeye başlandı ve şakilerden 30 kadarı öldürüldü... Tarama harekatı 18 Ağustosa kadar devam edildi ve Seyit Rıza ile avenesinin doğu veya kuzeye kaçmasına mani olmak için, 4. Genel Müfettişlikçe yeni tedbirler alındı...
Takip müfrezelerinin 26 Ağustos'ta yaptıkları baskında Şahin ile amcası Alişan saklandıkları yerlerde ayrı ayrı imha edildiler. Tabiidir ki, bundan sonraki hedef Seyit Rıza ve avenesinin yakalanması idi.... Seyit Rıza'nın 10 Eylül günü saat 22:00'de silahsız olarak iki arkadaşı ile birlikte Erzincan jandarmasına teslim olduğu, 5. Jandarma Bölük Komutanlığı'ndan, Genel Müfettişliğe bildirildi ve bunun üzerine bu maksatla tertiplenen harekattan vazgeçildi ve şimdiye kadar olduğu üzere tarama harekatına devam edildi..."
12 Eylül tarihinde. 3. Ordu Müfettişi Kazım Orbay, 4. Genel Müfettiş Korgeneral Abdullah Alpdoğn'a geçtiği telgrafta şunları yazıyordu. "Seyit Rıza'nın beklenen akıbeti sabık Dersim'in en ileri ve fakat son serdergesinin de cumhuriyet kuvvet ve adaletinden başka güvenilecek bir sığınak kalmadığına inandığını göstermektedir. Yüce başarılarını yürekten sevgi ve saygı ile kutlarım..."
Yakalanan Seyit Rıza ve arkadaşları 14 Eylül'de bir subay ve 30 kişilik bir müfreze nezaretinde Elazığ'a gönderilir. Genelkurmay Başkanlığı 19 Ekim tarihinde harekatın sonucunu yeterli görerek, kış mevsiminin de başlangıcını dikkate alarak 22 Ekim 1937'den itibaren askerlerin garnizonlarına dönmelerini emreder. Tedip harekatı sona ermiştir.
Sıra, tenkil harekatına, kaçakların aranmasına, köylerin boşaltılmasına ve sürgüne gelmiştir
SEYİT RIZA İDAM EDİLİR
Dersim'e yapılan ilk harekat Genelkurmay belgelerine göre Seyit Rıza ve arkadaşlarının idamı ile sona ermişti. Erzincan'dan Elazığ'a getirilen Seyit Rıza, yapılan duruşmaların ardından idam kararına çarptırılır.
18 Kasım 1937 akşamı, aralarında oğlu ve kardeşinin de bulunduğu 11 kişi ile birlikte idam edilir. Önce oğlu idam edilir ve idamı ona seyrettirilir. Cellat tarafından ip boynuna geçirildiğinde Seyit Rıza boşluğa seslenir, "Evladi Kerbelayimi, Be gunayimi, Ayibo Zulimo, Cinayeto" der ve sandalyeye tekme vurur...
|
Ya siz bana bilgisiz diyorsunuz da kendi bilgisizliğinizi ortaya koyuyorsunuz. Benim bütün kibarlığıma rağmen saldırarak konuşmaya devam ediyorsunuz.
Benimle kimse bu şekilde konuşmadı çünkü ben öyle konuşmasını gerektirecek şekilde yaklaşmadım... Artı izin de vermem... Ama madem üslup öyle olmalı peki...
Beyfendi, siz kendinizi çok bilgili sanıyorsunuz ama Dersim Olayında ikinci bir harekattan bile haberiniz yok sanırım. Asıl katliam 2. harekatta olmuştur ki Dersimlilerin çoğu bu baskına karşıdırlar. Hatta 3. bir harekat dahi vardır. Bunları bilmemeniz imkansız. Bilmiyorsanız dediğiniz gibi bilmemek değil öğrenmemek ayıp ama bilipte hala bilmiyormuş gibi yapıyorsanız işte o zaman kötü. Bir önceki mesajımda İnönü'nün Başbakan olduğunu söyledim, hatta daha öncesinde de daha neden İnönü'yü yazıp duruyorsunuz anlamadım. Bastırarak yazıyorum 1. Harekatta Başbakan İnönü'dür. Asıl Katliamların yapıldı 2. ve 3. Harekat ve Temizlik Evresi adı verilen son dönemin Başbakanı Celal Bayar'dır (Görevde olduğu dönem: 25 Ekim 1937 – 25 Ocak 1939) ve Tarih 1938 Ortası ile sonu arasıdır. İnönü Parti içerisinde Muhalif kanattadır. 2. 3. ve Temizlik Harekatlarından İsmet Paşa'yı sorumlu tutmak ya bilgisizliktir ya da kötü niyetliliktir. Parti mi evet Parti CHP'dir ama harekatı yapanlar daha sonradan CHP'den ayrılıp DP'yi kuran Bakanlar Kuruludur...
Bu arada bu siteyi başka yerlerle karşılaştırmayın burası gerçekten çooook derin bilgi ve düşüncelere sahip insanların olduğu bir site... Duvara konuşmazsınız bilgisi ile size cevap verecek birileri çıkar... Haberiniz ola...
Saygılar...