|
|||||||
| SİTE ANA SAYFA | Galeri | Kayıt ol | Yardım | Ajanda | Oyunlar | Bugünki Mesajlar | Arama |
| Arşiv Güncelliğini Yitirmiş Konular |

![]() |
|
|
Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#31 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() Fatihmd Şuan
Son Aktivite: 28.11.2013 09:20
Üyelik Tarihi: 22.11.2007
Yaş: 46
Mesajlar: 575
Tecrübe Puanı: 743
![]() |
Adamlar uzay parselliyor biz hala türbanı, kamusal alanı tartışıyoruz. Uyutuluyoruz
__________________
|
|
|
|
|
|
#32 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() sivaslıgenç Şuan
Son Aktivite: 20.03.2016 23:42
Üyelik Tarihi: 14.10.2007
Yaş: 34
Mesajlar: 2.527
Tecrübe Puanı: 946
![]() ![]() ![]() |
Ya okeyde bazı lafların gerçektende insanın kanına dokunuyor benimde hem anne hemde baba tarafımın hepsi türbanlı.Sende bazı laflarına dikkat ederek konuş biz kimseye laf atmayız.
|
|
|
|
|
|
#33 |
|
Tecrübeli Yiğido
![]() ![]() ![]() sade58 Şuan
Son Aktivite: 20.04.2011 22:57
Üyelik Tarihi: 31.10.2005
Yaş: 49
Mesajlar: 274
Tecrübe Puanı: 788
![]() |
Bence lafları sen kendin dokunduruyorsun.Bu benim fikrim,senin fikrin farklı olabilir,ama sende benim fikrime saygı duymak zorundasın.Yoksa ben kesinlikle senin fikrini yazdın diye sana kötü diyemem,bu sadece senin fikrin ve tabiiki sen farklı düşünebilirsin.Biz bunun için bir demokratik ülkede yaşıyoruz ve bazı şeyleri tartışmamız kadar normal bişey olamaz.
|
|
|
|
|
|
#34 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() sivaslıgenç Şuan
Son Aktivite: 20.03.2016 23:42
Üyelik Tarihi: 14.10.2007
Yaş: 34
Mesajlar: 2.527
Tecrübe Puanı: 946
![]() ![]() ![]() |
Ya ben lafları kendime ne dokundurucam yazdıklarına bir baksana türbana hakaret ona hakaret buna hakaret bende kendimi tutamıyorum napiyim herkesin bi sabrı vardır o taştınmıda kötü olur...
|
|
|
|
|
|
#35 |
|
Yeni Yiğido
![]() tahtali Şuan
Son Aktivite: 07.01.2008 20:35
Üyelik Tarihi: 29.12.2007
Yaş: 44
Mesajlar: 10
Tecrübe Puanı: 0
![]() |
örtünmek Allah (c.c) emri digeri kulların istegi
seçim yapmı diyorsunuz ? bizim şeçimimiz olmaz ALLAH'IN DEDİĞİ OLUR...!!!!! |
|
|
|
|
|
#36 |
|
Yiğido
![]() ![]() YiGiDo_58_06_nl Şuan
Son Aktivite: 24.08.2010 19:53
Üyelik Tarihi: 06.07.2006
Yaş: 47
Mesajlar: 76
Tecrübe Puanı: 744
![]() |
Başörtüsü örtmek istemeyenlerin bahanelerine cevablar....
Örtünmek isterim ama ikna olmam lazım "KURANDA KESİN HÜKÜM VAR YETMEZMİ İKNA OLMANA" Örtünmem gerekiyor,ama geleceğimi düşünmek zorundayım "GELECEK ÖLÜM ONU DÜŞÜNDÜNMÜ " Allah (c.c) beni başı açık olarakta sever "AMA GÜNAHKAR KULUM DER" Kapalıyım,ama aliem okul için başımı açmamı istiyor "AİLEN SENİ CEHENNEM ATEŞİDEN KURTAMAYACAK" Fazla açık olmadığım için günah olduğuu zanetmiyorum "GÖRÜNEN HER TEL ZİNE AZMI ACABA " Genç yaştada kapanmak olmazkı,yaşlanınca inşAllah "YAŞAYACAĞIN GARANTİ Mİ YA YARIN ÖLÜRSEN" Tekrar açılırım düşüncesiyle,kapanmıyorum "HELE Bİ KAPAN ONU SONRA DÜŞÜNÜRSÜN" Bazı özgürlüklerimin kısıtlanacağı düşüncesiyle kapanmak istemiyorum "ALLAH'IN KARŞISINDA ÖZGÜR OLABİLECEKMİSİN" kapanmak önemli değil önemli olan kalbin temizliği "KALBİN TEMİZLİĞİ GÜNAHA ENGEL DEĞİL" evlenince kapanırım"kzım evlenice kapanır" "EVLENECEĞİN GARANTİMİ", güzelliğimi sergilemek istemedğimden dolayı kapanmamıştım "GÜZELLİĞİNİ SADECE EŞİNE SERGİLESEN NE GÜZEL OLUR" Kapanırsam diğer dini vecibelerimi de yerine getirmek gerekecek "EE BİR YERDEN BAŞLAMAK LAZIM" Dinden çıkmadığıma göre başımı açmamda problem yok "DİNDEN ÇIKMADIN AMA GÜNAHKARSIN" Başörtü için henüz kendimi hazır hissetmiyorum "ÖLÜNCEMİ HAZIR OLACAKSIN" bu zamanda başörtü olmazki hangi çağda yaşıyoruz "GÜNAHIN BU ZAMANI O ZAMANI YOK KURAN HER ÇAĞ İÇİN İNDİ" Kısmet bir bakarsın kapanırız inşAllah "İNŞALLAH AMA ACALE ET YAŞLANDIKTAN SONRA ÖLMEYECEĞİNE DAİR SENEDİNMİ VAR" Önemli olan saç dışında vucudun teşhir edilmemesi "YANİ GÜNAH SADECE VUCUDAMI VAR" Denedim ama boğulacak gibi oluyorum "AMA İTİKAT GEREKİYOR" Evlenememe korkusu "SAÇIN AÇIK DİYE SENİNLE EVLENEN ERKEKTEN NE BEKLERSİN Kİ" Lise ve üniversitedeki başı açık öğrencilere dinimi anlayacağım için başımı açacağım yani hizmez için "KENDİNE HİZMET EDEMEYECEKSİN" Kapanmak içimden gelmiyor "NEDEN GÜNAH İŞLEMEK HOŞUNAMI GİDİYO" Başörtülülerin yeterince örnej olmamaları "SEN ÖRTÜN VE ÖRNEK OL ONLARA" Nefsime yenik düştüğümden kapanamıyorum" "NEFİS ŞEYTANDIR SEN ŞEYTANA YENİKSİN GELECECEĞİNİ DÜŞÜN YENİLME |
|
|
|
|
|
#37 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() albina58 Şuan
Son Aktivite: 14.08.2016 20:40
Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 552
Tecrübe Puanı: 837
![]() |
Tayyip Erdoğan: Türban yasaklansın
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın ortaya çıkardığı belge, Başbakan Erdoğan ve Gül'ü zorlayacak. Erdoğan'ın türban için "siyasi simge olsa bile yasaklanamaz" dedi. Baykal, Leyla Şahin davası nedeniyle AİHM’ye gönderilen Başbakan Erdoğan imzalı yazıyı okudu: Türbanın yasaklanması gerekir... CHP lideri Deniz Baykal seçimlerden sonraki en sert konuşmasını, dünkü grup toplantısında yaptı. Leyla Şahin davasında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gönderilen Başbakan Erdoğan imzalı bir belge gösterdi. Baykal şunları söyledi: TÜRBAN YASAKLANMALI: İMZA ERDOĞAN "Bakın elimde bir yazı var. Burada ne diyor, ’Türbanın Türkiye’deki laik ve demokratik rejimi ortadan kaldırmak isteyen siyasi bir görüşün simgesi haline geldiği açıktır. Bu yüzden yasaklanması gerekir’. İmza Tayyip Erdoğan. Bunu söyleyen Tayyip Erdoğan ve hükümetidir. Altında Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün de imzası var. Bu sahtekarlığa dikkatinizi çekerim. Avrupa’da böyle söylüyorlar, Türkiye’ye gelince başka şeyler söylüyorlar. Bu sahtekarlığa bir son vermek lazım. Devlet böyle iki yüzlü yönetilmez. Ne düşünüyorsan açıkça söyle.
__________________
.............BU TECRÜBE BU ÖMRE YETMEZ...... |
|
|
|
|
|
#38 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() albina58 Şuan
Son Aktivite: 14.08.2016 20:40
Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 552
Tecrübe Puanı: 837
![]() |
DİYANET İŞLERİ BAŞKANI'NIN PENCERESİNDEN BAKIŞ
Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, ''21. yüzyılda Türkiye laikliğinin olumlu meyveler vereceğini belirterek, ''Yeter ki laikliği doğru anlayalım ve doğru uygulayalım ve yanlışlarımızı laiklik adına savunmayalım'' dedi. Bardakoğlu, bir televizyon programının canlı yayınına katılarak soruları yanıtladı. Laikliğin bir siyasi rejim olarak, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması olduğunu belirten Bardakoğlu, ''21. yüzyılda Türkiye laikliği çok olumlu meyveler verecektir, buna yürekten inanıyorum. Türkiye laikliği hem İslam dünyası için, hem Batı için çok önemli kazanımlar verecek güçtedir ve böyle bir potansiyele sahiptir. Pozitif bir model olarak görüyorum. Yeter ki laikliği uygularken, laikliği anlarken, onu dinin karşıtı ve din dışı bir ideoloji haline getirmeyelim'' diye konuştu. Türkiye laikliğini kurum olarak önemsediklerini vurgulayan Bardakoğlu, ''Laiklik içerisinde dünyaya yeni açılımlar getirme potansiyelini içimizde taşıyoruz. Bu konumumdan ve makamımdan kaynaklanan bir görüşten ziyade akademik görüşüm de o yöndedir. Yeter ki laikliği doğru anlayalım ve doğru uygulayalım ve yanlışlarımızı laiklik adına savunmayalım'' şeklinde konuştu. Toplumun dindarlaştığı yönündeki iddiaları nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Bardakoğlu, şunları kaydetti: ''Bu sorunun cevabı hem dindarlıktan ne anladığımıza, hem de dindarlığı nasıl ölçtüğümüze bağlı. Sosyal bilimci gözüyle toplumun dindarlaştığını söylemek zor. Türkiye'de ben hiçbir zaman laikliğin bir sıkıntı olduğunu düşünmedim. Türkiye'de laiklik hiçbir zaman tartışılan bir kavram olmamıştır. Sadece tartışmalar 'biz nasıl uygularsak özgürlükleri, laikliği, dini, devleti, demokrasiyi bir arada ve insanların huzur bulacağı barış içinde yaşayacağı bir şekilde buluşturabiliriz', aslında Türkiye'de sorun budur. Yoksa ki her tartışmayı biz laiklik tartışması ve laiklik zedeleniyor, din elden gidiyor tartışmasına dönüştürürsek hiç bir konuyu sağlıklı düşünemeyiz. En küçük tartışmalarda hemen konuyu laiklik çerçevesine, din çerçevesine, vatan, millet, bayrak çerçevesine oturtursak o zaman hiçbir konuyu sağlıklı tartışamayız. Bunlar üst kavramlar olup bunlara zaten bir şey olmaz. Türkiye laikliği oturmuş bir laikliktir, Türkiye laikliği benimsenmiş bir laikliktir. Türkiye'nin dindarlığı Türkiye'nin Osmanlı'dan beri devam eden çok kalıcı bir tercihidir. Yani Türkiye ikisinden de vazgeçecek değildir. Türkiye demokrasiden vazgeçecek değildir. Din devlet ilişkilerinin Osmanlı'yla alakalı çok uzun geçmişi var.'' Toplumun türban yasağını baskı olarak gördüğü ile ilgili düşüncelerinin sorulması üzerine Bardakoğlu, ''Bu çetrefil bir konu, ama ben Diyanet İşleri Başkanı olarak sürekli Müslüman kadınların başörtüsünün dini hükmü nedir konusunda çok açık ve net ifadelerde bulundum. Hep dedim ki, 14 asırdır Müslümanlar kadınların başını örtmesini dini bir gereklilik olarak görmüşlerdir ve genel çizgi, genel manzara budur. Yani bu kişisel takdirlerden, bakış yönlerinden bağımsız çok net bir resimdir'' diye konuştu. ''Müslümanların dini tecrübesinde kadınların başörtüsü dini gereklilik olarak görüle gelmiştir. Bu tartışılmayacak kadar açık bir veridir'' diyen Bardakoğlu, şöyle konuştu: ''Bu düne gitseniz de böyle, bugün baksanız da böyle. Kuzey Afrika'ya gitseniz de böyle, Endonezya'ya gitseniz de böyle. Tabi Müslümanların bu kanaati kendiliğinden oluşmuş değil, Kur'an'la irtibatı var, Peygamberin uygulamalarıyla irtibatı var, Müslümanların bunu anlama tarzlarıyla irtibatı var. Dinin ana kaynağı Kur'an'dır. Onun açıklayıcısı Hazreti Peygamber'dir. Müslümanların bunu anlayış tarzları da bir sosyal veri olarak bizim için önem taşır. Biri çıkıp bana göre Kur'an'da başörtüsü vardır yoktur gereklidir gereksizdir tartışması ayrı bir konudur ama Müslümanların 14 asırdır bunu böyle algıladığı çok açık bir veridir. Bu bir din bilimi işidir. Bu konunun, dini bilginin ve dini bilimlerin konuşulma ve tartışılma üslubu çok önemlidir.'' Bilim tarihinde metodolojiyi ilk kuranların Müslümanlar olduğunu ifade eden Bardakoğlu, son dönemlerde televizyon ekranlarına çıkan din görevlilerini de eleştirdi. Bardakoğlu, ''Bugün Müslümanlar, bazı ilahiyatçılar, bazı din bilgini olarak tanıtılıp ekranlarda gördüğümüz şahıslar, maalesef metodik düşünceden ve metodolojik yaklaşımdan biraz uzak, daha çok ekranlara çok çıkabilme kaygısıyla hareket ediyor'' dedi. Bardakoğlu, insanların değişik zaafları olabileceğini, ama medyanın ve köşe yazarlarının olayı soğukkanlı şekilde algılamasını önerdiğini kaydederek sözlerini şöyle sürdürdü: ''Yani bir defa 14 asırdır tecrübe böyle gelmiş, beğenirsiniz beğenmezsiniz. Ama bu şu anlama gelmez bir kişinin Müslüman olması için ''ben Müslümanım'' demesi yeterlidir. Namaz kılıp kılmaması, orucu tutup tutmaması, başını örtüp örtmemesi, içki içip içmemesi onun dindarlık derecesidir, dindarlık duyarlılığıdır. Bugüne kadar bu toplumda namazı kılıp kılmayanı, orucu tutup tutmayanı, ayırmadık. Herkes birbirini Müslüman olarak gördü. Anadolu'da kimse kimsenin dindarlığını yargılamaz. Ama bazen insanlar bir şey yapmıyorsa 'madem ben yapmıyorum bu dinde yoktur'a getiriyor işi. Bu da doğru değil. Aykırı düşünen şahısları bulup ekrana çıkarmak da marifet değil, doğru değil. İnsanların zihinlerini karıştırmamak lazım. Sözlüğe bakarak Kur'an ayetlerini açıklamak, Arapça sözlük alıp ayetleri tefsir etmek baltayla saat tamir etmeye benzer.'' ''ŞALVAR VE ÇARŞAF DİNİ BİR GEREKLİLİK DEĞİLDİR'' ''Toplumun yüzde 93'ü başörtülü kadınlardan rahatsız olmuyor ama çarşaf, şalvar gibi şeyler dendiği zaman toplumun önemli bir kesimi bundan rahatsızlık duyuyor ve genellik tarikatların bunları telkin ettiği yönünde bir kanaat var bunu nasıl değerlendiriyorsunuz'' sorusuna da Bardakoğlu, ''Şalvar ve çarşaf dini bir gereklilik değildir. Dinin istediği bir kıyafet tarzı değildir. Çünkü din sadece kadınların yüzleri hariç elleri hariç örtünmesi ile ilgili genel prensip koymuştur. Artık bundan sonrası insanların estetik duygularıyla, şehirleşebilmeleriyle, kültürleriyle alakalı'' diye cevap verdi. Şehirlerdeki tarikatların ve dini örgütlenmelerin sadece din ekseninde ele alınmasının yanıltıcı olduğuna işaret eden Bardakoğlu, ''Şehirleşme süreciyle ve sosyal gelişmeyle alakalı bir olgu bu. Öz eleştiri yapmak gerekirse ülkemizde şehirleşme sürecini yönetemedik. Şehre gelen insanların yalnızlığını giderecek ara kurumlar oluşturamadık. Daha doğrusu şehirdeki dindarlığı besleyecek o kültür kaynaklarını koruyamadık. Böyle olunca şehre gelip yalnızlaşan insanın tutunacağı dallar gerekti. Sosyal olarak, kimlik olarak, kişilik olarak gelenekleriyle yaşayabilme açısından, şehrin o 'boyalı' hayatına karşı belli bir koruma refleksi oluştu. Bütün bunlar günümüzde dış görünüşte din olarak algılanan ama esasında daha sosyolojik, ekonomik tabanı olan örgütlenmeleri, hayat tarzlarını oluşturur. Her hayat tarzı daha sonra dini gerekçesini kendisi bulur'' diye konuştu.
__________________
.............BU TECRÜBE BU ÖMRE YETMEZ...... |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye Okuyor. (0 Kay?tl? Üye Ve 1 Misafir) | |
|
|