|
|
#71 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() LaEdri Şuan
Üyelik Tarihi: 12.06.2006
Mesajlar: 6.011
Tecrübe Puanı: 1343
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Türkçeleşmiş ve bizim dilimizin bir parçası olmuş kelimeleri özenti olarak görmemek lazım.Zaten Öztürkçe yaklaşık 8000 kelimeden oluşuyor ve çoğu günümüzde kullanılmayan kelimelerdir.Bu yüzden Türkçeleşmiş kelimeler de artık bizim bir parçamızdır.Mesela;çocuk,çimen ,lisan..
__________________
Hani o, babasına ve kavmine, “Ne bu tapınıp durduğunuz heykeller?” demişti.(Enbiya-52) |
|
|
|
|
|
#72 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() 65serdal58 Şuan
Son Aktivite: 07.05.2016 10:20
Üyelik Tarihi: 17.04.2009
Yaş: 44
Mesajlar: 7.612
Tecrübe Puanı: 1391
![]() |
M
macera : serüven maddi : özdeksel mafsal : eklem, oynakyeri mağdur : kıygın mağlubiyet : yenilgi mağrur : kendini beğenmiş mahcur : kısıtlı mahkeme : yargılık mahkûm : yargın, yargılı mahpus / mahbus : tutuklanmış mahreç : çıkış yeri, çıkak mahrum : yoksun mahsuben : yerine sayarak mahsul : ürün mahsus / has : özgü mahzur : sakınca, engel makam / mevki : orun makanizma : düzenek makara : sarımlık makber : gömüt makbuz : alındı maksat : amaç, erek maksimum : doruk, en üst, son sınır maktul : öldürülen makul : anlayışlı, usa uygun makûs : uğursuz mali : akçalı malik : iye maliyet : eder malum : bilinen malzeme : gereç mamafih : yine de, böyle iken mamur : bayındır mana : anlam manej : at eğitim yeri manevi : tinsel, içsel maneviyat : yürekgücü mani : engel manifesto : bildiri manipülasyon : güdümleme manivela : kaldıraç manometre : basıölçer mansiyon : övgüdeğerlik manşet : üst başlık, kolluk mantık : sözge maraz : sayrılık maraton : en uzun koşu marifet : beceri marjinal : sıradışı, uçta marka : belik market : satım yeri marketing : pazarlama marmelat : ezme maruz bırakmak : uğratmak maruzat : sunuş, diyecek masaj : ovma mask : yüzkalıbı maske : örteç maskot : uğurluk masör : ovucu masraf : gider mastar : eylemlik masum : suçsuz masun : dokunulmaz, korunmuş mat : donuk matbaa : basımevi matbu : basılı matbuat : basın matem : yas matematik : sayıbilim materyal : gereç materyalist : özdekçi matine : gündüzlük matkap : delgi matuf : yöneltilmiş mayo : denizlik mazbata : tutanak mazbut : derli toplu mazeret : engel, engellik mazhar : erişmiş, erişen mazi : geçmiş mazlum : uysal meal : anlam, kavram mecaz : değişmece mecazı mürsel : doğal değişmece mecbur : yükümlü meccani : karşılıksız mecnun : tutkun, çılgın mecra : akak, yatak meczup : sapık meçhul : bilinmeyen, belirsiz med : çekme medar : dayanak, dönence medar olmak : yardımı olmak medarı iftihar : övünce medarı maişet : geçim aracı meddah : övücü meddücezir : gelgit medeni : uygar medet : yardım medfun : gömülü meditasyon : derin düşünme, dalınç medya : iletişim araçları medyun : borçlu mefharet : övünç, kıvanç mefhum : kavram mefkure : ülkü mefluç : kötürüm mefruşat : döşemelikler meftun : vurgun, tutkun megaloman : büyüklük delisi megapol : devkent meğer : oysa mehil : önel mekân : uzam mekanik : devinimbilim mektup : betik melal : usanç melankoli : karakaygı melek : gökçe meleke : yeti, yatkınlık melez : katışık melodi : ezgi melul : usanmış, bezgin memnu : yasak memnun : sevinçli memur : işyar memorandum : diplomatik nota memori : bellek memur : işyar men : yasaklama, önleme mendirek : dalgakıran menfez : ağız menfi : olumsuz menfur : iğrenç mengene : sıkmaç menkıbe : öykü, övmece menkul : taşınır mensubiyet : ilinti, ilgililik mensur : düzyazı menşe : köken menzil : konaklama yeri, erim mera : otlak meram : istek, erek merasim : tören merhale : aşama merhamet : acıma mer’i : yürürlükte olan meridyen : boylam mersiye : ağıt mesafe : uzaklık mesai : çalışma mesaj : ileti, söylem mesela : örneğin, sözgelimi mesele : sorun mesire : gezinti yeri mesken : konut meslek : uğraşdalı, geçimyolu mesnet : dayanak mest : esrik mesul : sorumlu meşgale : uğraş meşgul : dalgın, uğraşan meşguliyet : uğraşı meşhur : ünlü meşru : yasaya uygun meşrubat : içecekler meşum : uğursuz meşveret : danışma met, med : kabarma metafizik : doğaötesi metafor : eğretileme metamorfoz : başkalaşma metanet : dayanca metcezir : gelgit meteor : göktaşı methiye : övgü, güzelleme metodoloji : yöntembilim metro : yeraltı ulaşımı metrukât : bırakıt mevcudiyet : varlık, varoluş mevduat : yatırım mevhum : sanal; kavram mevki : yer, konum mevkuf : tutuk, tutuklu mevsim : sürem mevta : ölüler mevzu : konu, bağlam mevzuat : kurallar mevzubahis : söz konusu mey : içki meyus : umutsuz mezalim : kıyımlar mezar : gömüt, sin mezat : açık artırma mezbaha : kesim yeri mezbele : çöplük mezbur / mezkûr : adıgeçen meziyet : üstünlük niteliği mezra : tarla mezun : bitirmiş, yetkili miat : kullanma süresi mısra : dize mihenk : denektaşı mihman : konuk mihnet : sıkıntı mihrak: odak mikrofon : sesalır mikser : çırpıcı mikyas : ölçek milenyum : binyıl militarizim : orduculuk millet : ulus milletvekili : saylav milli : ulusal mimik : kımıltı minimum : en düşük, altsınır minnet : iyilik borcu miralay : albay miras : kalıt misafir : konuk misak : sözleşme, antlaşma misal : örnek, sözgeliş mistik : gizemci misyon : özgörev, amaç mitoloji : söylencebilim mizaç : özyapı mizah : gülmece, alaysılama mizahi : alaycı mizansen : oyun düzeni moda : izlenti modem : çevirge modern : çağcıl modülasyon : geçiş, değişme mola : dinlenim monarşi : tekerklik monitör : görüntülük monogami : tekeşlilik monolog : tekli konuşma monoteizm : tektanrıcılık monoton / yeknesak : tekdüze montaj : kurma, kurgu moral : yürek gücü, içgücü moratoryum : borç erteleme morfoloji : biçimbilim morg : ölüklük mostralık : göstermelik motif : örge motiv : güdü motivasyon : isteklendirme mönü : yemek listesi muaccel : ivedi muadelet : eşdeğerlik muadil : eşdeğer, denkteş muaf : bağışık muafiyet : bağışıklık muahede: antlaşma mualla : yüce muallak : asılı, boşta muallim : öğretmen muamelat : işlemler muamele : işlem, davranış muamma : bilmece, gizlence muarız : karşı gelen muasır : çağdaş muaşeret : görgü muavenet : yardım muayene : bakı muayyen : belirli muazzam : ulu muazzep : sıkıntılı muazzez : saygıdeğer mübah : olurlu mubayaa : satınalma mucibince : gereğince mucip sebep : gerekçe mucit : türetmen, bulan mucize : tansık, olağandışı mudi : yatırımcı mufassal : ayrıntılı mugalata : yanıltmaca mugayir : aykırı muğber : küskün, kırgın muğlak : anlaşılmaz muhabere : yazışma muhabir : bildirmen muhacir : göçmen muhafazakâr : eskiye bağlı muhakeme : usavurma muhakeme etme : yargılama muhalefet : karşıtçılık muhalif : karşıcıl muhammen : oranlanan muharebe : savaşma muharrer : yazıcı muharrir : yazar muhasara : kuşatma muhasebe : saymanlık muhatap : söz söylenen muhayyel : düşsel muhayyile : düşgücü, imgelem muhbir : eleveren muhip : seven muhit : çevre, yöre muhkem : sağlam muhlis : katkısız muhtaç olma : gereksime muhtar : özerk muhtasar : kısaltılmış muhtelif : çeşitli muhtemel : olası, umulur muhterem : saygıdeğer muhteris : tutkulu muhteşem : görkemli muhteva : içerik, kapsam muhtıra : andıç mukabele : karşılık verme mukadderat : alınyazısı, yazgı mukallit : öykünmeci mukavele : sözleşme mukavemet : direniş; dayanırlık mukavim : dayanıklı mukayese : karşılaştırma mukim : oturan muktesep : aktarılmış muktedir : gücü yeten multivizyon : yansıtmalı gösterim munis : sevimli muntazam : düzenli munzam : katma, ekleme murabba : dördül murakabe : denetleme murakıp : denetçi muris : kalıtçı musahabe : söyleşme musallat olma : başına dolanma musibet : uğursuz, sıkıntı mustarip : acı çeken mutaassıp : bağnaz mutabakat : uyuşma,uyum mutasyon : değişinim mutat : alışılmış muteber : güvenilir, geçerli, saygın mutedil : ılımlı, ılıman mutemet : güvenilir kişi mutena : özenilmiş, saygın mutlak : tek, salt, yalnız, saltık mutlaka : kesinlikle muttali olma : öğrenme muvacehesinde : karşısında muvafakat : uygunluk, onay, olur muvaffak : başarılı muvakkat : geçici muvasala : erişim, ulaşım muvazaa: danışıklık muvazene : denge, denklik muvazi : koşut muvazzaf : ödevli, görevli muzaffer : utkulu mübadele : değiştokuş mübah : olurlu mübalağa : abartma mübarek : kutlu, uğurlu mübayaa: satınalma mübeccel : yüce, ulu müberra : aklanmış mücadele : savaşım, uğraş mücavir : komşu mücehhez : donatılmış mücella : parlak mücerret : soyut, yalnız mücerrit : yalıtkan mücessem : üç boyutlu, kabartma mücevher : takı mücrim : suçlu müdafaa : savunma müdafi : savunucu müdavim : sürekli müddeiumumi : savcı müddet / zaman : süre müdrik : anlamış, anlayan müdrike : alımlama müebbet : sonsuz müeccel : ertelenmiş müellif : yazar müesses : kurulu, kurulmuş müessif : acınacak müessir : etkili müeyyide : yaptırım müfettiş : denetmen müfit : yararlı müflis : batkın müfredat : ayrıntılar müfrit : aşırı müfteri : karaçalıcı mühim : önemli mühimmat : savaş gereçleri mühlet : belirli süre müjde : muştu mukayese : ölçüştürme mükâfat : ödül mükellef : yükümlü mükemmel : eksiksiz mükerrem : saygın mükerrer : yinelenmiş müktesebat : edinç müktesep : kazanılmış mülahaza : düşünce, görüş mülakat : görüşme mülaki : kavuşan, buluşan mülazım : teğmen mülga : yürürlükten kaldırılmış mülk : taşınmazmal, ülke mülkiyet : iyelik mülteci : sığınmacı mültivizyon : yansıtmalı gösterim mümbit : bitek, verimli mümkün : olanaklı mümkün mertebe : olabildiğince mümtaz : seçkin münafık : ikiyüzlü münasebet : ilişki, bağıntı, bağ münasip : uygun, yaraşık münazara : savlı tartışma münekkit : eleştirmen münevver : aydın münezzeh : arınmış münferit : tekil, tek, kendi başına münhal : açık, boş münzevi : kaçınık, çekilgin müphem : belirsiz, anlaşılmaz müptela : tutulmuş müracaat : danışma, başvuru müradif : eşanlamlı, anlamdaş mürafaa : sözlü duruşma mürebbiye : eğitici müreffeh : gönençli mürekkep : bileşik, yazı boyası mürettip : dizgici, dizmen mürit : izdeş mürşit : yol gösterici mürteci : gerici mürtesem : izdüşüm mürur : aşım müruri zaman : zaman aşımı mürüvvet : iyilikseverlik müsabaka : yarışma, ölçüşme müsademe : çarpışma müsadere : elkoyma müsait : uygun, elverişli müsamaha : görmezden gelme müsavat : eşitlik müsavi : eşit müsbit / müsbite : kanıtlayan müsebbip : neden müsecca : uyaklı söz müseddes : altıgen müsekkin : yatıştırıcı müselles : üçgen müselsel : ardı ardına müsemma : adlanmış müsnet : dayatılmış müsbet : olumlu müsrif : savurgan, tutumsuz müstacel : ivedi müstafi : işinden çekilen müstahak : kazanımlı müstahdem : görevli müstahkem : sağlamlaştırılmış müstahsil : üretici müstakbel : gelecekteki müstakil : bağımsız müstamel : kullanılmış müstantik : sorgu yargıcı müstefit : yararlanan müstehcen : açık saçık müstehlik : tüketen müstehzi : alaycı müstemleke : sömürge müsteniden : dayanarak müstenkif : çekimser müsterih : kaygısız, içi esen müstesna : ayrıcalı, üstün müstevi : düzlem müstevli : yayılan, ele geçiren müsvedde : taslak müşahede / rasat : gözlem müşahhas : somut müşahit : gözlemci müşavir : danışman müşerref olma : onur duyma müşfik : sevecen müşir : gösterge müşkül : çetin, güç müştak : aşırı istekli müşteki : yakınan müştemilat : eklentiler müşterek : birlikte müşteri : alıcı mütalaa : irdeleme mütareke : bırakışma müteaddit : birkaç, birçok, çok müteahhit : yüklenici müteakıben : ardı sıra müteallik : ilişkin, ilintili mütebaki : geri kalan mütebessim : güleç mütecanis : türdeş, bağdaşık mütecaviz : saldırgan mütecessiz : gözetleyen müteessir : etkilenen, üzülmüş mütefekkir : düşünür mütegallibe : derebeyi mütegayir : karşıt olan müteharrik : devingen mütehassıs : uzman mütehassis : duygulanma mütekabil : karşılıklı mütekait : emekli mütekâmil : olgun mütemadi : aralıksız mütemayil : eğilimli mütemmim : bütünleyici mütenahi : bitimli, sonlu mütenasip : oranlı, uygun mütenazır : bakışımlı müteradif : eşanlamlı mütercim : çevirmen mütereddit : çekingen, ikircikli mütesanit : dayanışık mütesavi : eşit, eş olan müteselsil : ardı ardına müteşekki : yakınan mütevazi : gösterişsiz, alçak gönüllü müteveccih : yönelmiş müteveffa : ölmüş mütevekkil : yazgıcıl mütevellit : ileri gelmiş mütevezzi : dağıtman müteyakkız : uyanık, tetikte müthiş : ürküten, umulmayan müttefik : bağlaşık, anlaşmış, oydaş müttefikan : oybirliğiyle müttehim : suçlanan müteşebbis : girişimci mütevellit : doğurtan müzakere : görüşme müzayede : artırma müzdeviç : eşlenik müzekker : eril müzeyyen : süslü müzmin : süregen |
|
|
|
|
|
#73 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() 65serdal58 Şuan
Son Aktivite: 07.05.2016 10:20
Üyelik Tarihi: 17.04.2009
Yaş: 44
Mesajlar: 7.612
Tecrübe Puanı: 1391
![]() |
N
nabız : atardamar naçiz : değersiz nadide : görülmemiş nadim olma : yerinme nadir : az bulunur nafaka : geçimlik nafıa : bayındırlık nafile : boşuna nağme : ezgi, ses nahif : çelimsiz nahiye : bucak nahoş : beğenilmeyen nakavt : oyundışı kalmak nakıs : eksi, eksik nakit : akça nakkaş : bezekçi nakletme : taşıma, anlatma nakli : söylenegelen nam / ünvan : san, ün namağlup : yenilmemiş namalum : bilinmeyen namdar : ünlü name : betik namert : alçak, korkak namüsait : elverişsiz namütenahi : bitimsiz, sonsuz namzet : aday nankör : iyilikbilmez nara : bağırış narenciye : turunçgiller narin : inceyapılı narkoz : uyuşturma narsist : özsever nas : inak nasihat : öğüt nasip : düşem nasyonal : ulusal natamam : bitmemiş natıka : söyleme yetisi nativizm : doğuştancılık natuk : iyi konuşan natüra : doğa natüralizm : doğalcılık natülmort : ölüdoğa nazar : bakış, gözatma nazaran : göre, oranla nazarı dikkate almak : önem verme nazari : kuramsal nazariye : kuram nazım : koşuk nazire : benzek, benzetileme nebat : bitki nebze : bir parça, pek az necip : soylu nedamet : yerinme nefaset : güzellik nefes : soluk nefis : çok güzel, özvarlık negatif : olumsuz nekahet : iyileşme nema : artma, ürem nesep : soybağı nesil : kuşak, döl nesir : düzyazı neşriyat : yayın netice : sonuç netvörk : bilişimağı nevroloji : sinirbilim nevroz : sinirce nezaket : incelik nezaret etme : bakma, gözetme nida : ünlem, haykırı nifak : ayırga, ayrım nigâr : güzel, sevgili nihai : son nihayet : son, sonunda nihilizm : yoksayıcılık nikbin : iyimser nikneym : takma ad nimet : ergi nisap : yeter sayı nispet : oran nisyan : unutuş nişan : im, iz, belirti nişan almak : gezlemek nişangâh : bakıncak niyet : erek nizam : düzen, yol nizamname : tüzük nodül : yumrucuk nofrost : karlanmaz noksan : eksik nokta : durgu, benek norm : izge, ölçü, kural, ilke nostalji : anı, geçmişe özlem nostaljik : özlemli nosyon : kavrayış not : saptam nöroloji : sinirbilim nötr : yansız nötralizasyon : etkisizleştirmek numune : örnek nutuk : söylev nü : çıplak nüans farkı : ince ayrım, ayırtı nüfuz : söz geçerlik nükte: ince anlamlı nüsha : eşiz, eşyazı nüve : çekirdek nüzul : inme |
|
|
|
|
|
#74 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() goramaz Şuan
Son Aktivite: 15.06.2026 21:25
Üyelik Tarihi: 06.07.2008
Mesajlar: 7.310
Tecrübe Puanı: 1391
![]() |
betik ne demek ?
__________________
Hoştur bana senden gelen, Ya hil'at ü yahut kefen, ya goncagül ya da diken, kahrın da hoş lütfun da hoş.
|
|
|
|
|
|
#75 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() sandalli Şuan
Son Aktivite: 21.04.2016 18:58
Üyelik Tarihi: 19.02.2006
Mesajlar: 38.277
Tecrübe Puanı: 4584
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
mekanik : devinimbilim,
cok ilginc, iyi ki türkcesini kullanmiyoruz. ![]()
__________________
Yağmurlar Islanıyor
|
|
|
|
|
|
#76 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() LaEdri Şuan
Üyelik Tarihi: 12.06.2006
Mesajlar: 6.011
Tecrübe Puanı: 1343
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Yukarıda verilen örnekler bence konuya çalişkili olmuş..Soldaki kelimeler Türkçe değil mi yani?
müstesna : ayrıcalı, üstün Müstesna kelimesi her durumda "ayrıcalı" ifadesinden güzel duruyor ve Türkçeleştiğine göre artık bizim malımızdır.
__________________
Hani o, babasına ve kavmine, “Ne bu tapınıp durduğunuz heykeller?” demişti.(Enbiya-52) |
|
|
|
|
|
#77 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() 65serdal58 Şuan
Son Aktivite: 07.05.2016 10:20
Üyelik Tarihi: 17.04.2009
Yaş: 44
Mesajlar: 7.612
Tecrübe Puanı: 1391
![]() |
O
obje : nesne objektif : nesnel obligasyon : yükümlülük observasyon : gözlem obsesif : takıntılı obstrüksiyon : engelleme ofans : atılım ofis : işyeri ofsayt : açığa düşme ofset : düzbaskı o halde : öyleyse okeyleme : oldulama, onaylama ombudsman : kamu denetçisi onlayn : çevrimiçi onomastik : özbudunbilim onore : onursal ontoloji : varlıkbilim operasyon : işlemce opsiyon : seçme yetkisi optimal / optimum : en uygun optimizm : iyimserlik ordövr : önyemek organize etmek : düzenlemek orijin : köken, başlangıç, kök orijinal : özgün oryantal : doğu’ya ilişkin oryantasyon : alıştırma, uyum oşinografi : denizbilim otantik : gerçek, özgün, yerel otizm : içekapanış otobiyografi : özyaşam öyküsü otokritik : özeleştiri otomatik : özdevinim otonom : özerk otopsi : gözle görü, ölüaçımı otorite : yetke |
|
|
|
|
|
#78 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() 65serdal58 Şuan
Son Aktivite: 07.05.2016 10:20
Üyelik Tarihi: 17.04.2009
Yaş: 44
Mesajlar: 7.612
Tecrübe Puanı: 1391
![]() |
Ö
ödem : şişlik ömür : yaşam örf : töre, gelenek ötenazi : ölmelik özür : engel, eksiklik P padok : at gezdirmeliği paleontoloji : taşılbilim pakt : antlaşma, bağıt paleografya : eski yazı bilgisi paleontoloji : eski varlıkbilim, taşılbilim palyatif : geçici, anlık pandomim : sessiz oyun panel : açık oturum panik : ürkü pankart : duyurumluk pano : duyuru tahtası panorama : genel görünüm panteizm : tümtanrıcılık pansiyon : barıncak para : akça paradigma : değerler dizisi, örneksem paradoks : aykırı düşünce, karşıtlam, çelişki paraf : imce paragraf : bölümce, bölüntü paralel : koşut, enlem parametre : değiştirgen parankima : özdekdoku parantez : ayraç paratoner : yıldırımsavar parazit : asalak pardon : bağışlayın parfüm : güzel koku parite : değer eşitliği parkur : koşmalık, koşuyolu parlamento : kamutay parodi : gülünçleme parsel : bölgü partner : eş, ortak parttaym : yarıgün pasaport : geçişlik pasif : edilgen, eylemsiz paso : yolkimliği pastoral : kırsal pastörize : arınmış paten : kaymalık patent : buluş belgesi patika : yolak, izlek patoloji : hastalıklar bilimi patriarkal : ataerkil patron : işveren pedagoji : eğitimbilimi, eğitbilim pekâlâ : pekiyi, peki pencere : bakanak perakende : tekten, azar azar performans : başarım, edimgücü pergel : yayçizer periyot : sıralama, döngü periyodik : dönemli, dönüşümlü personel : görevliler perspektif : görünge, derinlik pervane : dönencek pervasızca : çekinmeksizin pesimit : kuramsar, kuşkucu peşinat : öncelik peşin hüküm : önyargı, takınç pey : önakça peygamber : tanrı elçisi, yalvaç payidar / baki : kalımlı peyzaj : kır görüntüsü pilot : uçman pist : yarışlık pişmanlık : yerinme pitoresk : gözalıcı piyes : oyun plaj : kumsal plaka : tanıtaç plaket : onurluk, anımlık plan : izlek, tasarı plasman : yatırım plebisit : tümdanış pleybek : söylemseme pleyof : üstöbek plurizm : çokçuluk podyum : seki poezi : deyiş polemik : söz (yazı) dalaşı, tartışı polifoni : çokseslilik poligami : çokeşlilik poligon : atış alanı; çokgen poliklinik : toplubakılık polinom : çok terimli polis : kolluk polisiye : güvenlikle ilgili politeizm : çoktanrıcılık politika : ülke yönetimi, yönelti popülasyon : nüfus; varlık popüler : sevilen, tanınan popülist : yardakçı, yaranmacı portatif : taşınabilir portföy : akçalık, belgitlik portmanto : askılık portre : betimce postrestant : beklerulak postülat : öndoğru, kanıt poşet : torba potansiyel : gizilgüç potin : boğazlı ayakkabı potpuri : karmaca poyraz : kuzey yeli poz : duruş pozisyon : konum, durum pozitif : olumlu, artı pozitivizm : olguculuk pörseptif : algısal pragmatik : yararcı pratik : kılgısal; uygulamalı pratisyen : uzman olmayan, sağıtman praymtaym : izlencelik prefabrik : hazıryapım ev; kurma prensip / umde : ilke pres : sıkacak; baskı prese : sıkıştırılmış prestij : saygınlık prevantoryum : önleyimevi prezentabl : sunulmaya değer prezante : tanıştırma, sunma prezervatif : koruyucu prim : iş ödülü primitif : ilkel printir : yazıcı priusesör : işlemci priz : girgilik probabilizm : olasıcılık problem : sorun prodüksiyon : yapım prodüktivite : verimlilik prodüktör : yapımcı profesyonel : uğraşman profil : yan görünüm program : tasımlama ; izlence proje : öntasarı, tasarı projeksiyon : yansıtım projektör : ışıldak proleter : emekçi prolog : önsöz, öndeyiş promosyon : özendirme propoganda : yaymaca propogandist : yayman, tanıtman prosedür : yöntem, yol, izlek proses :süreç prospektüs : tanıtmalık protez : takma protokol : tören düzen; sözleşme prototip : ilk örnek prova : deneme, sınama provizyon : karşılık sorma provoke etmek : kışkırtmak prömiyer : ilk oyun, ilk gösteri psikanaliz : tinsel çözümleme psikolog : tinbilimci psikoloji : ruhbilim, tinbilim put : tapıncak pülvarizatör : püskürteç |
|
|
|
|
|
#79 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() altuntas58 Şuan
Son Aktivite: 11.10.2012 20:24
Üyelik Tarihi: 29.08.2006
Yaş: 72
Mesajlar: 38.469
Tecrübe Puanı: 4583
![]() |
Sevgili hocam 65serdal58 böylesine önemli konuyu actığın için size çok teşekkür ederim sağol varol kardeşim
__________________
|
|
|
|
|
|
#80 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() 65serdal58 Şuan
Son Aktivite: 07.05.2016 10:20
Üyelik Tarihi: 17.04.2009
Yaş: 44
Mesajlar: 7.612
Tecrübe Puanı: 1391
![]() |
|
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye Okuyor. (0 Kay?tl? Üye Ve 1 Misafir) | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Şuanda Ne Dinliyosunuz...? | PusatBjk58 | Forum oyunları | 17875 | 16.06.2014 20:28 |
| Sizce siz neden varsınız? | HaZaN | Menkıbeler & Dini Hikayeler | 3 | 18.11.2009 00:27 |
| GELECEGIMIZ BÖYLE OLMASIN.... | SivasLady | Serbest Kürsü | 28 | 02.12.2008 16:39 |
| Türkçenin tarihi gelişimi ve devirleri | seva | Serbest Kürsü | 3 | 15.10.2008 16:37 |
| Bilmeceler... | _DuMaN_58 | Arşiv | 45 | 19.03.2008 17:15 |