Forum - Ana Sayfa Takvim S?k Sorulan Sorular Arama

Zurück   Sivas - Sivaslilar.Net - Sivashaber - Sivasforum - Sivasların En Büyük Buluşma Merkezi - Yiğidolar > DİN BÖLÜMÜ > İslami Konular > Allah Azze ve Celle
SİTE ANA SAYFA Galeri Kayıt ol Yardım Ajanda Oyunlar Arama Bugünki Mesajlar Forumlar? Okundu Kabul Et



Son 15 Mesaj : Antilop İle Akrebin Dostluğu           »          Hatıra defteri           »          Karagöz İle Hacivat Konuşmaları 2           »          Sitemizin Ozanları           »          SEVDİM İŞTE....           »          NEFRET ETTİM İŞTE!!!!!           »          AFORİZMALAR (SAÇMALAMLAR)-1           »          SEÇKİNLER/SEÇİLMİŞLER DÜNYASI           »          Hatalarımızdan Dersler Alabilmek Ümidiyle.           »          Araf Suresi 172-173. Ayetler.( Ben Sizin Rabbiniz Değil Miyim)           »          İnancımızı Kullananların Artık Tuzağına Düşmeyelim.           »          ULAŞ-Yapalı           »          TÜRKİYE TÜRKLERİNDİR PAYLAŞIMAZ           »          TAŞ DUVARLAR           »          Yahudi- Alman Savaşı-1
Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 17.10.2009, 17:26   #1
gülrüba
Usta Yiğido
NO AVATAR
 
gülrüba Şuan gülrüba isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 05.11.2010 12:11

Üyelik Tarihi: 15.10.2009
Mesajlar: 894
Tecrübe Puanı: 554 gülrüba FORUMLARA KATILIMI BIRAZ DAHA ARTABILIR
Standart Esmâü'l Hüsnâ Yazıları

Esmâü’l Hüsnâ Yazıları (1)

“Şol gökleri kaldıranın
Donatarak dolduranın
Ol! Deyince olduranın
Doksan dokuz adı ile”


(Niyazi Yıldırım GENÇOSMANOĞLU

ALLAH : Kainatın sahibinin özel ismi.
Esmaül Hüsna’nın bütün anlamını içinde toplayan, tüm alemlerin yaratıcısı ve mabudu olan o yüce zatın özel adıdır. Bu mübarek isim, Kur’an’daki Esmaül Hüsna’dan ilk inen isimdir. Çünkü ilk inen ayet besmeledir. Allah ismi Kur’an’da 2697 yerde geçmektedir.

”O kendinden başka hiç bir ilah bulunmayan tek bir Allah'tır.”

Bismihi,
Rabbim,
Yağmurlu bir günün toprak kokusu içime dolarken, senin adın var dudaklarımda. Yağmur camların pervazlarını tıkırdatıyor. Merhamet mahzeni göklerinden merhamet yağmurları yağıyor... Çatlayan toprağın bağrına merhem, kuruyan dudaklarıma ilaç oluyor. Zaman dolanıyor. Yedi renk içinde gizli göklerinin, çözülmeyen bin sihri var. Bu dünya sürgününde sılamsın. Sana koşuyorum her daim... Senin adınla başlıyorum nefes almaya. Senin adınla gün ışıyor, ruhum aydınlanıyor. Yüreğimde sana gelen yolların önü açılıyor. Mesafeler daralıyor. Ta bendeki benden gelen sese kulak veriyorum... Bir ikindi vaktinde bir davetiye almak senin makamından ve yola düşmek... Sana gelmek duygusu bile şahlandırıyor gönlümün rahvan atını. Dualarım dilekçe, ruhumu aşıyorum ve ...

Allahım, diyorum.
Ey Güzel Allahım!
Yücelerin yücesi,
Sultanların sultanı olan,
Kainatın yegane efendisi...
Rabbim.

Allahım,
Sevdam hangi ırmağa düşmüş ... Hangi umman bekler beni... Hangi dağlar saklar beni? Hangi dualara düşer dileğim? Bilemiyorum. Kendimden geçmişim, kendimden uzaklara düşmüşüm, senden himmet diler bu yürek...
Ayaklandır damarlarımdaki donuk kanı. Güzel dualar adına, ırmağının akışına kat beni. Yatsı ezanı okunurken bir vav gibi eğileyim, büküleyim senin dergahında. Bir elif gibi mağrur, bir mim gibi mesrur, dizileyim sana gelen yollara. Helal bakışlara çeleyim gönlümü. Bu zindan yeryüzü, kara bahtım ola...
Irmakların coşkusu, göğün mavisi, güneşin altın saçları, rüzgarın hüzünlü uğultusu, denizin sonsuzluğu yakalıyor ruhumu binbir yerinden. Dünya dönüyor mütereddit.
Senin varlığına bütün varlığımla inanıyorum. Cümle kainat inanıyor. Bunu biliyorum. Sabahın geceye, gecenin sehere bağlanması kadar gerçeksin. Kalu beladan beri verdiğim sözdeyim. Işıksız ruhumun tek ışığı, tek sahibim, tek yaratıcımsın. İçimdeki her şey sana koşuyor. Bana benden daha yakınsın. Uçurumların dibinden beni çekip alan, beni gözeten, elimden tutan hep sensin. Dünyayı kederle kucakladığım karanlık kördüğümleri seninle açıyorum. Tüm şifreleri senin adınla çözüyor ve…

Allahım, diyorum.
Ey Güzel Allahım!
Yücelerin yücesi,
Sultanların sultanı olan,
Kainatın yegane efendisi...
Rabbim.

Allahım,
Seccadem senin adınla çiçekleniyor. Sıcak ve içli dualar, ruhumun düğmelerini ilikliyor. Ruhumun yalanı yok. Bilirim ki ben söylemesem de içimdekileri bilensin. Sözün tükendiği şu demlerde gönlümden güvercinler uçuyor senin dergahına. Sözler var kör, sağır ve dilsiz tüm aydınlıklara... Dünümü, geleceğimi bilir, ben kulunu kollar, gözetirsin. En hakiki sevgili seni bellemiş, sadece sana bel bağlamışım. Bu hayalhanesinde her şey hayal olsa da senin gerçekliğini tespih eder cümle kainat. Her şeyin tek sahibi, tek taptığım, tek sevdiğim, tek aşkım, tek sevgilimsin... Biraz kül biraz dumanım senin aşkınla. Ruhumun bütün kapılarını seninle açıyor ve…

Allahım, diyorum.
Ey Güzel Allahım!
Yücelerin yücesi,
Sultanların sultanı olan,
Kainatın yegane efendisi...
Rabbim.

Allahım,
Vuslatın arifesinde, takvimi unutup sana ayaklanıyor ruhum. Hayallerin ötesindeki güzelliği muştulayan davetine kulak kesildim. Şafağın erguvani rengine çalıyor gözlerim. Kaylûle uykusuna dalan gözlere inat, hiçlik uykusuna dalan gözlerime yağıyor hüznüm.Senin hasretinden ağlıyorum. Sılamdan uzağım. Kudretinden aşk fışkıran kelamın, düşüyor bağrımın orta yerine. Ellerimi sana açıyorum...
Her şey seninle başlıyor ve seninle bitiyor. Ey ruhumu onaran büyük Allahım , gelişlerim sana , gidişlerim yine sanadır... Tenha iklimlerin sığınağından açtım ellerimi sana doğru...
Mürekkebi kurumamış sözcükler yarım yarım, harfler firari, harfler muhalif...
Dualarım dilekçe, ruhumu aşıyor ve...

Allahım, diyorum.
Ey Güzel Allahım!
Yücelerin yücesi,
Sultanların sultanı olan,
Kainatın yegane efendisi...
Rabbim...
__________________
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
gülrüba isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Alt 17.10.2009, 17:27   #2
gülrüba
Usta Yiğido
NO AVATAR
 
gülrüba Şuan gülrüba isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 05.11.2010 12:11

Üyelik Tarihi: 15.10.2009
Mesajlar: 894
Tecrübe Puanı: 554 gülrüba FORUMLARA KATILIMI BIRAZ DAHA ARTABILIR
Standart Cevap: Esmâü'l Hüsnâ Yazıları

Esmâü’l Hüsnâ Yazıları (2)


Yağmur, sayrılığıma seninle derman düştü
Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü
Silindi hayalimden bütün efsunu ömrün
Bir dönüm noktasında aklıma “Rahman “düştü.
(Nurullah Genç)


“Er-Rahman”
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla...

Rabbim,
Bu dünya gurbetinde yalnızken, ruhumda alevler tutuşmuşken başka çarem yok. Başka yörem yok yok, başka yönüm yok.Yaradanımsın, sana geliyorum. Sana sığınıyorum bir ikindi vaktinde. Çöllerdeyim. Ruhumda damar damar çatlaklarım var rahmetine muhtaç. Çöllerde seni sayıklayan bir mecnunum, Leylasını arayan. Tüm çölleri , tüm dağları, tüm yokuşları aşmak diler gönül dağım. Bir viraneyim dil hanesinde.
Senden merhamet diliyorum.
Kendimi görüyorum aynada. Bin mezarlık var kalbimin kadranında. Dar-ı dünya kederli, ben kederliyim. Yüreğim karanlık, sensiz seneleri ağırlıyor. Kötülükler firari yeni saatini kuruyor yeni sabahlara. Ben uyanıyorum. Yüreğimi açıyorum, ellerimi açıyorum arz-ı semaya...

Rahman ve rahim olan Rabbim,
Bu dünya gurbetinde yalnızım, sana sığınıyorum...
Beni de kat sevdiklerine.
Cennetine, rahmetine, merhametine...


Rabbim,
Yağmur yağmıyor artık. Gönül kıyılarımız kurak kerbela misali. Göller kuruyor, çöller uyanık. Hayat uğulduyor son soluk. Çok incittik dünyanın haritasını. Bu yaşadığımız cümle mahlukatın bedduasıdır. Emanetti bütün kainat. Bütün karanfiller barıştı. Cennetten bir parçaydı bütün çocuklar, anneler. Hamisiz sanarak insanlığı, gaddar ve yüreği kör eller yağmaladı dünya bağını. Dehşet ve hüzün yumağı kıtalar, denizler, yorgun nehirler senden himmet diler... Yanıyoruz rabbim. Rahmeyle cümle mahlukata. Senin sonsuz merhametin kucaklasın bizi. Rahmetinin sınırı yok. Şefkatinin denizi büyük. Bizi de kat denizine. İçimde devinen çağlayanlarla açıyorum ellerimi. Yüreğimi koyuyorum senin göklerine...

Rahman ve rahim olan Rabbim,
Bu dünya gurbetinde yalnızım, sana sığınıyorum...
Beni de kat sevdiklerine.
Cennetine, rahmetine, merhametine...

Rabbim,
Dünya kokularını üzerimden silmek ve bir yatsı zamanı gelmek kapına. Sonsuz bir secdeye kapanmak. Ellerimi bağlasam, huzurunda secdeye dursam ve donsam sonsuza kadar. Rüzgarlarına karışmak yaprak misali... Bu sevdanın düşündeyim. Göğsümde düğümlenen sırlarımı çözsem. Dile gelse günahlarım huzurunda. Hüznüm son bulsa. Göğsüme iliştirdiğim ismin dışında hafızam unutsa bildiğim her şeyi. Duymasam, görmesem, ilişmesem yaşadığım hiçbir şeyi/e. Merhametin ilaç kanayan yüreğime. Sen Rahman’sın. Beni koruyan, gözetensin. Beni yalnız ve ıssız bırakmayansın. Hep yanımdasın. Bana benden daha yakınsın. Sonsuz merhametine sığınıyorum...

Rahman ve rahim olan Rabbim,
Bu dünya gurbetinde yalnızım, sana sığınıyorum...
Beni de kat sevdiklerine.
Cennetine, rahmetine, merhametine...


Rabbim,
Sen Rahman’sın... Cümle mahlukatı kuşatansın. Şefkatten ,merhametten, rahmetten, iyilikten güzellikten yana ne varsa selsebil üstümüze yağdıransın. Ilık merhametin, ipekten şefkatin, gani gani rahmetin olmasa ben olmam. İnsanlık olmaz. Tufanım olur, tufanımız olur dar-ı dünya. Bir kadim gerçektir sana olan aşkım, aşkımız. Kaderim yanmaksa yıllarca yanarım. Erimek dilerim ateşinde pervane misali. Bu gönül sensiz neylesin nefes almayı. Yaşamayı. Ruhumun adresinde sen varsın. Doksan dokuz adın var. Hayatım kaderin dizginindedir. Sahibimsin, efendim, sultanımsın.Sahip olmadığın hiçbir şeyim yok...

Rahman ve rahim olan Rabbim,
Bu dünya gurbetinde yalnızım, sana sığınıyorum...
Beni de kat sevdiklerine.
Cennetine, rahmetine, merhametine...

Rabbim,
Efendim, Büyük Allahım...
Ulu yolculuğuma yok iken hazırlığım, gürültülü bir denizin içinde savruluyorum. Öylesine yalnız, öylesine kederliyim. Kuytularda kalmışım. Mevsimler bir bir geçiyor. Hep geçen baharları özlüyor yüreğim. Bahar akşamlarının erguvani rengi ruhumdaki sonsuzluğu derinleştiriyor. Hüzünden feracemi giyiniyor ve cumalardan bir Cuma bütün yaşadıklarımı topluyor, yola düşüyorum. Bu yol beni sana getirecek. Biliyorum. Sana inanıyor, güveniyorum. Diğer bütün yolları geçtim. Şimdi çöllerden geçiyorum. Rahmetine kavrulmuşum. Dualarım bir yıldız şehrayini senin göklerine yol alan. Onları kabul buyur Rabbim. Beni bağışla sonsuz şefkatinle, merhametinle...

Rahman ve rahim olan Rabbim,
Bu dünya gurbetinde yalnızım, sana sığınıyorum...
Beni de kat sevdiklerine.
Cennetine, rahmetine, merhametine...
__________________
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
gülrüba isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Alt 17.10.2009, 17:28   #3
gülrüba
Usta Yiğido
NO AVATAR
 
gülrüba Şuan gülrüba isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 05.11.2010 12:11

Üyelik Tarihi: 15.10.2009
Mesajlar: 894
Tecrübe Puanı: 554 gülrüba FORUMLARA KATILIMI BIRAZ DAHA ARTABILIR
Standart Cevap: Esmâü'l Hüsnâ Yazıları

Esmâü’l Hüsnâ Yazıları (3)


El Rahîm

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla,
Rabbim,
Sırtındaki heybesi günahlarla dolu bir kulunum. İçtiğim tüm çeşmelerin arkından günah suları akıyordu onca zaman. Testilerimden taşıdığım bu sulardı içtiğim. Gökyüzünden habersiz, mavi derinliklerden uzak bir karanlıktaydım. İçimdeki kör kuyularda büyütüyordum kederlerimi. Heybem gün be gün ağırlaşıyor, ruhum ağırlaşıyor, kederim artıyordu. Bir ele muhtaçtım. Beni , ruhumu sağaltan bir elin şefkatine muhtaçtım. Ruhumun derinlerinde bir yerde içten içe bir okyanus kaynıyordu. Beni yaratan, bana can bahşeden senin varlığın dürtüyordu kalbimin en mutena yerini. Varlığına inanıyordum. Beni sevdiğini biliyordum. İçimdeki o efsunlu ses, her daim fısıldıyordu ruhuma.
Ne güzel söylüyordu o ses:


*İnanana acıyor
Her fırsatta “Yâ Rahîm”
Mü’mini bağışlıyor
Ahirette “Yâ Rahîm”



Rabbim,
Heybem günah yüklü olsa da beni bağışlayacağına , beni affedeceğine inancım tam. Senden yana ümidim tam. Sana tapan ruhumun başka ilacı yok. Gideceği başka yönü yok. Sen istemesen seni tanıyamazdım... Senin sevgili kullarından olamazdım. Beni inananlardan eyledin. Bana kendini tanıttın.. Kalbime nurunun ışığını doldurdun. Şükürler olsun Rabbim. Senin sevgin canıma can kattı. İçime yerleşen senin aşkın bana seni fısıldıyor. Yağmur bulutlarıyla daralan gökyüzü, gurup vakti efkarlanan gün, şafak vakti sürurlu seher hep seni anlatıp duruyor bana. Her şey senin varlığın ispatı. Gönlüm bir ashap şenliğini misafir ediyor. Senin sevgini kuşanıyor benliğim. İçimdeki selva kuşu ne güzel söylüyor:

İslam şerbeti ile
Gönüller benzer güle
Dilediği her kula
Hidayette “Yâ Rahîm”



Allah’ım,
Bizi, beni katıksız inananlardan eyle. Zerre kadar şek ve şüphe kalmasın gönlümüzde. Sana bir melek saffetiyle gelelim. Huzurunda mahçup düşmesin Ümmet-i Muhammed. İki alemde yar ol bize rabbim. Yaran ol kullarına. Senin aşkın dışında başka sevgiler tanımasın yüreğimiz. Tek bir yüzümüz olsun . Tek bir sözümüz olsun. Aklımız gönlümüzün yoldaşı olsun, düşsün senin yoluna. Bizi iki yüzlülerden bed sözlülerden ayır Rabbim. Bize rahmeyle. Senin Rahim sıfatının hakkı için, Rahman olan olan adının hakkı için bizi bağışla, bize merhamet et. Şefkatinin, merhametinin güneşi batmasın üzerimizden. Bize senin yollarını tarif eden bütün mana erlerinin içimi bayıltan füsunlu seslerini duyuyorum. Ne güzel söylüyorlar hak yolunun erenleri:


Bizi affına erdir

Nur-u cemâlin gördür
İki âlemde yârdir
İnayette “Yâ Rahîm”


Allahım,
Nur-u cemalin aksediyor cümle kainatta. Her zerresinde seni tespih ediyor dar-ı dünya. Dünya dönüyor biz dönüyoruz. Gece günle kesişirken , her bir yandan rüzgarlar esişirken, zaman akıyor. Zamanın getiriyor bizi sana doğru. Her anımız seninle nakışlanıyor... Her yanımızda, her yönümüzde sen varsın. Dünyanın nimetleri tad vermiyor. Gördüğümüz, bildiğimiz, duyduğumuz her şey, bizi sana getiriyor. Gerçek mutluluğu ve huzuru seninle buluyor gönlümüz. Yoksa bu gönül avare, huzursuz, mutsuz. Biz sana inandık, sana sığındık. Bize rahmeyle Allahım. Bu kimsesiz kullarının kimsesi ol. Karanlıktayız nurumuz ol. Uzaklardayız yakınımız ol. Her iki cihanda da Rahman ve Rahim sıfatının, inayeti rabbaniye yağmurlarında ıslanalım. Biz aciz kullarız. Huzurumuz ol.
Ta uzaklardan bir ses duyuyorum. Ne güzel söylüyor o ses:



İnanan kula nâzır
Her yerde mevcûd hâzır
Sendendir mutlak huzur

Saadette “Ya Rahîm”

Allahım,
Ne zaman daralsam, ne zaman engin bir sevgi ve şefkate muhtaç olsam yanımdasın. Ne zaman kana kana ağlasam, ardından yüzümü güldürensin. Ne zaman ateşlere düşsem merhamet yağmurlarınla söndürensin. Ne zaman çaresiz kalsam, çıkmaz sokaklara dalsam, yol gösterensin. Ne zaman yolumu kaybetsem, karanlık göklerime Kervankıranları dizensin. Ne zaman kederden kör kuyulara insem, beni düzlüğe çıkaransın. Ne zaman şaşırsam beni uyaransın. Ne zaman öldüm, bittim, tükendim desem, yeni baştan sağaltansın, diriltensin. Ne zaman bunalsam, ferahlatansın. Ne zaman dağlar başında kalsam kervanlara katansın.
Beni kayıransın.
Bizi kayıransın.
Ahrette de bizi yalnız, bizi kimsesiz, bizi yarsız-yaransız bırakma.
Sana şükürler olsun Güzel Allahım, Büyük Allahım, Rahman Allah’ım,
Ve...
Rahim Allah’ım.

*Şiirler: Şair-Yazar Musa Tekta
__________________
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
gülrüba isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Alt 17.10.2009, 17:29   #4
gülrüba
Usta Yiğido
NO AVATAR
 
gülrüba Şuan gülrüba isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 05.11.2010 12:11

Üyelik Tarihi: 15.10.2009
Mesajlar: 894
Tecrübe Puanı: 554 gülrüba FORUMLARA KATILIMI BIRAZ DAHA ARTABILIR
Standart Cevap: Esmâü'l Hüsnâ Yazıları

Esmâü’l Hüsnâ Yazıları (4)


El MÂLİK

Mülkün sahibi, mülk ve saltanatı devamlı olan.

Yâ Mâlik,
Bu sabah ne kadar yoksul olduğumu düşündüm. Sırların sırrına ermek için nice anahtarlar koymuşsun kalbimizin içine. Hakikatin bilgisine ulaşmak için ne yollar döşemişsin ruhumun dehlizlerine. Birden uyandım düşümden. Yoksulluğumu anlamaya, dalgınlığıma çareler aramaya , içimde eskimiş ne varsa yenilemeye yoruldum. İhtiyar bir kuş gibi büyük bir boşlukta, yorgun kanatlarımla sana doğru uçmaya niyetlendim. Ben uçtukça göğün maviliği derinleşti, ruhum enginleşti. Dar-ı dünya inceldiği yerde koptu bu serüvende. Bir kuş gibi geldiğim bu kapıdan yine bir kuş gibi uçarak gideceğim düşüncesi yağmaladı bütün mal varlığımı. Hiçbir şeyim olmadığını, mülkün de tıpkı kendim gibi sana tabii olduğunu bildim en sonunda Yâ Mâlik... Bu kutlu yolculukta muvaffak eyle.


* Hükümdarsın mülk senindir
Ahir senin ilk senindir
Derya senin mülk senindir
Yaratan sensin “Yâ Mâlik”


Yâ Mâlik,
Suların çağıltısı geceleri ne güzeldir. Seni zikrederek çağlaya çağlaya senin Ummanlarına yürümesi aldı aklımı. Bir ırmak gibi kükremek ve dalmak senin Ummanlarına... Düşüncesi yıldızlar düşürüyor ruhuma. Uyuyan bir güvercinin nabzını duyuyorum. Sana inanmış ve senin için adanmış bir hayatı sürüyor. Senin başkentinde olmanın huzuru sinmiş uykusuna. Kabuslar görmüyor bir kefen parası bile etmeyecek nesneler için. Ben de bırakıyorum tüm kabuslarımı yürüyorum gül kokulu başkentine. Kabul buyur Yâ Mâlik. Başkentinin kıyısında durdur beni. Üzerime bulaşmış ne kadar dünya sureti varsa soyunayım senin sularında. Arınayım. Sonra kabul buyur beni.

Din günün sahibisin
“Malik-i yevmiddinsin”
Yer ile göğün arasını
Donatan sensin “Ya Mâlik”
Allah’ım,


Alnımdaki okunaksız yazının anlamını çok sonraları çözdüm. Aşka düşüp, karalar bağladığımda, annemi senin ülkene uğurladığımda bildim alnımın yazılarını.. Hiç yaşayamam sandığım bütün kara günlerimde daha da bilendim bana yazılan günleri yaşamak için. Bana ait olmayan bu ömrün vadesini düşünmedim bile. Bana ait olmayan bir ömrü yine bana ait olmayan bu misafirhanede başı boş tüketmek düşüncesi sarmadı beni. Dakikası bile benim olmayan bir ömür emanetim var. Biliyorum. Zorlandım, kafamı taştan taşa vurdum. Sana layık olmak düşüncesi yıktı bentlerimi. Bütün nesneleri ömrümün emrine vermek gerekti emrinde olmadan nesnenin. Senin mülkünde kendimi yağmaladım. Sana olan aşkım hep benimleydi. Sana şükürler olsun Yâ Mâlik.

Din günün sahibisin
“Malik-i yevmiddinsin”
Yer ile göğün arasını
Donatan sensin “Ya Mâlik”

Ey Allah’ım,
Günahları çoğalan caddelerin esrarı yok. Tadı yok içinde olmadığın zenginliğin. Perdeleri huzura kapanmayan evlerinin bin yetimi var. Zulümden ağlar sarmış dört yanımızı. Para için pul için evlat anasını atasını katlediyor. Dünya sureti kirli elerini her yana uzatmış. Hepimiz birer Yusuf’uz kör kuyularda. Bir de günahkarız üstelik. Çıkar bizi. Mısıra sultan olmak değil muradımız. Kapına geda kıl bizi. Kurtar bizi maddenin metalik adımlarla yürüdüğü bu çarkın dişleri arasından Rabbim. Kar çiçeklerinin beyazı gibi olalım her birimiz. Tertemiz karlar arasından fışkıralım imanı tazelenmiş olarak. Sana tapıyoruz rabbim. Sana inanıyoruz. Kötü zaaflarımızı körelt iyilik niyetine. Her şeyin şüphesiz tek sahibi sensin.

Din günün sahibisin
“Malik-i yevmiddinsin”
Yer ile göğün arasını
Donatan sensin “Ya Mâlik”


Yâ Mâlik,
Nefsimiz bize zulmederken, bizi avuçlarında döndürürken biz kul köle olduk. Nefsin orduları akın akın üstümüze gelirken bir çağ yenilgisi muştuluyor bütün kainat. Senden başka sığınacağımız bir makam yok. Şüphesiz sen herşeyin sahibisin. Azgın zamanın elinden tuttuğumuz için hepimiz gün be gün kayıptayız. Kayıplarımızı azalt. Nefsimizin dizginlerini al elimizden. Hastalıklı ruhlarımızı sağalt. Bize himmet et Rabbim. Nefsimizin bize zulmetmesine, nefsimizin elinde küçük düşmemize aman verme Allahım. Dünya kirlerini atabilmemiz için rahmetinin sularında yuy bizi. Akla. Bizi sevdiklerine kat. Amin.

Din günün sahibisin
“Malik-i yevmiddinsin”
Yer ile göğün arasını
Donatan sensin “Ya Mâlik”

*Şair-yazar Musa Tektaş
__________________
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
gülrüba isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Alt 17.10.2009, 17:30   #5
gülrüba
Usta Yiğido
NO AVATAR
 
gülrüba Şuan gülrüba isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 05.11.2010 12:11

Üyelik Tarihi: 15.10.2009
Mesajlar: 894
Tecrübe Puanı: 554 gülrüba FORUMLARA KATILIMI BIRAZ DAHA ARTABILIR
Standart Cevap: Esmâü'l Hüsnâ Yazıları

Esmâü’l Hüsnâ Yazıları (5)



El Kuddûs

Bediüzaman, Allah'ın Kuddûs ismi hakkında şunları söyler:
"Allah Kuddûs'tür. Yani her şeyden ulvidir. Her kusurdan mukaddestir. Her hayalden u-zaktır. Fanilere ve sonradan olanlara mahsus her halden, acizden, fakrdan, zaaftan, noksanlıklardan ve eksikliklerden münezzehtir. Bütün sıfatları kâmîl derecededir. Sonsuz biçimde arîdir ve paktır. Cenabı Hak Kuddûs ismi gereği temizliği, bedenen ve ruhen temiz olmayı sever bunu kainat çapındaki faaliyetlerinde açıkça gösterir. Kainat bu günden tertemiz yaratılmış ve öylece devam ede gelmektedir. Kainatın Kemalatı, Kendi Kemalatına milyonlarca ayet ve işaret hükmündedir. Kainat sanatta, güzellikte, ihtişamda, ahenkte paklıkta ve temizlikte eşsiz oluşuyla, Allah'ın Kuddûs isminin eseri olduğunu gösterir."


Yâ Kuddûs,
Sultanım,
Efendim,
Ey öncelerin öncesi,
Ey sonraların sonrası,
Her türlü maddi ve manevi eksiklikten, kusurdan, noksandan münezzeh olan büyük Allahım.
Sen yaradanım, efendim, sahibim, sultanımsın.
Sen kusursuzsun. Seni tarif edemem. Tarife sımazsın. Seni anlatmayı dilerim. Anlatamam. Anlatılamazsın.
Sen Kuddûs’sün...
Sen her şeyden, dünyevi olan her şeyden münezzehsin. Ben çaresizim, sen çaremsin.
Dualarımı kabul buyur kapında, beni tekrar bana bahşet, yeniden dirileyim. Aklanayım.
Ey öncelerin öncesi,
Ey sonraların sonrası,
Bütün varlığımı saffetinde erit, akla, arıt..
Beni de rahmetinin sularına kat.


Ey Allahım,
Düşünceye uyanan ruhumu karanlık dehlizlerde uyutmuşum yıllar yılı. Kusurum alkışlanmış, iyiliğim dışlanmış. Senin sonsuzluğunun nehrine dalmak düşüncesi böldü uykularımı. Gelmek diledi yüreğim. Kabul buyur beni. Cümle eksikler benim, kusurlar benim, noksanlar benim. Bütün çizgilerime eksiler üşüşmüş.
Düşünceye uyanan ruhumu alıp sana geldim. Yıkıntılarımın arasında sana yalvarıyorum. Bütün kötülükleri, çirkinlikleri keşfeden ruhum, dergahından kovulan iblisin menziline gireli ben, ben değilim. Bir ben yok artık içimde. Binlerce suret var. Her biri başka bir ben. Şaşar oldum kendime bir yabancı gibi. Bir kırlangıcın hürriyetini özlüyor yorgun yüreğim. Uçmak istiyorum yüküm olmadan sana doğru. Kirletilmiş bir deniz bu dünya. Sularında her gün boğuluyorum. Çıkar beni kirlettiğimiz bu dünya ırmağından. Temizleneyim.
Bir kırlangıcın hürriyetini kıskanıyorum.
Ey öncelerin öncesi,
Ey sonraların sonrası,
Bütün varlığımı saffetinde erit, akla, arıt..
Beni de rahmetinin sularına kat.

*Bütün varlık tesbih eder
Söylerler dilde “Yâ Kuddûs”
Hemi gökler ile yerler
Zikreder hâlde “Yâ Kuddûs”

Rabbim,
Sadakat, şefkat, merhamet, vefa, güzellik, iyilik, aşk timsali seni bilirim. Başka yanım- yörem yok. Güzelliğinin ülkesinden bir iz- işaret ver. Şaşırmadan gelmek diler yaralı yüreğim. Dağ taş seni arıyorum. Sonra buluyorum. Ve biliyorum ki cümle alem hep sen imişsin. Tenha bir mevsimin kollarında açmayı bekleyen bir gülüm dikenler içinde. Bir nur bahşet bana şafakta açılayım. Binlerce kuytu mağarada uyuklayan her bir parçam yeni baştan birleşsin. Bir Zümrüd-ü Anka gibi küllerimden dirileyim. Hicranım bitsin. Senin kusursuzluğunun tezahürü olayım. Şüphesiz ben senin kulunum. Üzerimde izin var. Alnımın yazısının mührü sende. Güzellik bahşet rabbim. Temizlik bahşet. Senin rahmetin , senin nurun eksilmesin üzerimden. Senin cemalin nakışlasın yüreğimizi, ruhumuzu.
Ey öncelerin öncesi,
Ey sonraların sonrası,
Bütün varlığımı saffetinde erit, akla, arıt..
Beni de rahmetinin sularına kat.

Hüküm O’nun hikmet O’nun
Diler ise nusret O’nun
İkramıdır cennet O’nun
Nakş-ı gönülde “Yâ Kuddûs” .

Ey Kuddûs,
Yücelerin yücesi,
Sultanım,
Bu nefsin elinde bizarım. Hep olmak diledi nefsim. Derdi “olmak” değildi aslında. Oldu desinler istiyordu. İnsan “olmak”tansa “ her şey” olmak derdine düştü. Dünya nimeti için kirlenmedik elimiz, söylenmedik dilimiz, kararmadık yüzümüz, bakmadık gözümüz, katlanmadık derdimiz kalmadı. Dışımız içimizin kefili. Yüreğimizi olmadık tasalarla kanattık. Meta için ağlar olduk. Uykularımız bölündü. Her şeyi yıprattık, kirlettik, eskittik. Hep yoksulduk zaten! Sonra anladık ki yoksulluğumuz paradan puldan değilmiş. Asıl yoksulluk içimizdeymiş. Sensizlikmiş. İçimiz kirlendi, karardı.Ruhumu akla Rabbim. Artık mavi göklerim bana sadece huzur muştulasın. Yeniden kamburum olmadan huzura geleyim. Aklımda dünyadan bir nişane taşımadan mim gibi büküleyim. Vav gibi eğileyim huzurunda.
Ey öncelerin öncesi,
Ey sonraların sonrası,
Bütün varlığımı saffetinde erit, akla, arıt..
Beni de rahmetinin sularına kat.

Fezada yükselen her ses
Alınan, verilen nefes
Tesbihat eyler mukaddes
Bülbüller Gülde “Yâ Kuddûs”


Yâ Kuddûs,
Sultanım,
Alemlerin Rabbi olan Allahım,
Beni eksik buluyorlar. Kendi eksiklerini görmeden.. Noksanlarımı yüzüme vuruyorlar. Kendi noksanlarını görmeden. Sen kirlisin diyorlar kendi kirlerini görmeden. Kendileri arınmadan sularımı taşlıyorlar... Sana sığındım. Yüreği taşlaşmışları da ben de ıslah et... Kabul buyur... Sen Alemlerin Rabbisin. Ben de senin kulunum. Beni taşlayanlara, incitenlere son sözü sen söyle, ey Alemlerin Rabbi... Yakup’un sabrı yok yüreğimde. Sabır ver bu aceleci kuluna. Ebubekir Sıddık’ın sadakati uğramaz oldu menzilimize. Sadakati bir ışık gibi düşür içimize. İbrahim’in vefası esmiyor nazlı nazlı. Bir vefa rüzgarı estir dallarımıza. Meryem’in safiyeti, iffeti bir çiçek gibi süslesin gözlerimizin pervazlarını. Safiyetin manevi iklimine yürüyelim hep birlikte.
Ey öncelerin öncesi,
Ey sonraların sonrası,
Bütün varlığımı saffetinde erit, akla, arıt..
Beni de rahmetinin sularına kat.
(Amin)
* Şair-Yazar Musa Tektaş

__________________
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
gülrüba isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Alt 17.10.2009, 17:31   #6
gülrüba
Usta Yiğido
NO AVATAR
 
gülrüba Şuan gülrüba isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 05.11.2010 12:11

Üyelik Tarihi: 15.10.2009
Mesajlar: 894
Tecrübe Puanı: 554 gülrüba FORUMLARA KATILIMI BIRAZ DAHA ARTABILIR
Standart Cevap: Esmâü'l Hüsnâ Yazıları

Esmâü’l Hüsnâ Yazıları (6)



Es selâm
Bütün ayıplardan arınmış. selam sahibi‚ yani her çeşit ayıptan selâmette‚ her türlü âfetten berî demektir.

Bismihi,
Ey Şefkatli ve kudretli padişahım,
Hem kudretli, hem esenlikli göklerinin pervazlarına tutunan biz aciz kullarının ruhlarına dokun nurunla Yâ Rabbim. Bir selam düşür gönlümüze. Bunca yalnızlığın üstüne senin göklerinden gelen tek bir selam yüceltsin ruhumuzu. Yürüsek senin dergahına. Cennetine bizi de al bir tek selâmınla. Münzevi bir hayatın münzevi yolcusuyuz her birimiz. Bir birine hiç değmeyen. Selamsız sabahsız zamanlar kuşatmış dört yanımızı. Kıyasıya kavgada ruhumuz. Bizi bağışla. Selametinin nuruyla pakla.
Selamsız gelinmez senin kapına Allahım... Mümin akılsızlanır.
Şirâzesi bozuldu sözümüzün
Diller kelamsızlanır.
Selam/sız gelinmez kapına...
Baht sızlanır.

Ey büyük Allahım,
Beni koruyup gözetirsin. Her gece uykuda ölür, sabahleyin hayata yeni baştan dirilirim. Yeni baştan giyinirim dünyalık feracemi. Benim hayatım senin selametinledir. Günde bin musibet defedersin başımdan. Bana değmeden geçer, onca kemlik. Fark ettirmezsin kıyasıya ölüm kalım mücadelemi. Beni koruyup gözettiğini bilirim her dem. Sana güvenirim. Sana inanırım.Her korkumda, endişemde senin adın dökülür dudaklarımdan. Senden himmet dilerim. Hala yaşıyorsam, nefes alıyorsam bilirim sendendir. Karanlıklardan aydınlığı süzüyorsam senin nurunun ziyasındandır.
Senin nurun olmasa Allahım, aydınlığın...
Gözler ışıksızlanır...
Göğün kandilleri söner...
Işık, sızlanır.

Es selâm,
Rabbim,
Derin bir gaflet sarmış uykularımızı. Senin tatlı seherinin melteminde neşv ü neva bulmuyor ruhumuz. Ruhumuz erbabına giydirilen yalancı rüyalarla avunuyoruz. Seherin kadranına senin kelamın düşerken, derin uykulardan uyanamıyoruz. Bize bizi uyandıracak bir selam ver Allahım. Bizi selametinle sarmala giydir. Üşüyoruz. Şafak meyus, şafak tedirgin. Yine senin selamın düşsün bir şebnem gibi dallarımıza. Uyanalım seherin kollarında. Lakin...
Seherde senin adını zikretmese insanlar, kuşlar cümle mahlukat... Selamlaşmasak Rabbim...
Dil hanesi arsızlanır...
Güneş doğmaz olur...
Seher şafaksızlanır.

Ey Alemlerin Rabbi olan Allahım,
Es Selâm,
Hercai gönlümüz düşmüş asrın çölüne. Hayat bir durgun göldür kirlenen. Göllerden al bizi denizlerine. Hayret gemileri bizi götürsün senin Ummanlarına Rabbim. Serap vadilerinde ömrümüz geçmeden, tebessümler yüzümüzde donmadan, yollar yolcusuz kalmadan bize bir Selâm gönder dergahından. Riya medeniyetinde bir akşam üstü nurun yağsın üzerimize. Huzur alsın bizi terkisine. Selametinle bizi ışıt. Ufuklarımızı nurunla donat.
Bakacak ufku olmayan yürek ıssızlanır...
Hayat sınanır...
Nurunla kaygılardan soyunur düşünceler Yâ Rabbim...
Gönül kaygısızlanır.
Kaygı/sızlanır.

Yâ Selâm,
Sultanım,
Kaygılardan, vesveselerden, korkulardan azade genişlesin yüreklerimiz yağmur bulutları gibi. Sonra yağsın rahmet olup gönülden gönüle. Ferahbaş dualarımız ellerimizde çiçeklensin, dile gelsin. Kendimizden ayrı düşelim, nefsimizden ırak... İkbal hırsı diz çöksün önümüzde. Şetaret meftun etsin ehli dili. Senin cennetine düşsün kaderimiz, ikbalimiz...
Selam bir şebnem gibi yağsın dallarımıza rabbim. Selamsız gelinmez senin kapına. İnsan akılsızlanır. Bizi yakın eyle kendine. Selametin dizginlerine ver aklımızın mazgallarını. Akıl yoksa, bitap düşmüşse...
İnsan onursuzlanır...
Onurunu kaybedenler, düşer iblisin diline...
Haya/sızlanır, insan hayasızlanır...Bahtsızlanır.
Selâmınla kaygılardan soyunur düşünceler Yâ Selâm...
Yürek kaygısızlanır.
Mesafeler sınırsızlanır...
Selâmsız koyma bizi Yâ Selâm...


__________________
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
gülrüba isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Alt 17.10.2009, 17:32   #7
gülrüba
Usta Yiğido
NO AVATAR
 
gülrüba Şuan gülrüba isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 05.11.2010 12:11

Üyelik Tarihi: 15.10.2009
Mesajlar: 894
Tecrübe Puanı: 554 gülrüba FORUMLARA KATILIMI BIRAZ DAHA ARTABILIR
Standart Cevap: Esmâü'l Hüsnâ Yazıları

Esmâü’l Hüsnâ Yazıları (7)



El-Mü'min"
Kullarına emniyet veren. Kendinin ve peygamberlerinin doğruluğunu ortaya koyan, kullarına yaptığı vaadinde sâdık.

İnandık da “belâ” dedik
La demedik “illâ” dedik

Kıl Habibe tâbsi sâdık
Biz kulları sen “Yâ Mü’min”
(Musa Tektaş)

Yâ Mü’min,
Sultanım,
Efendim,
Bütün düşüncelerimin sana iltica ettiği, kaygılarımın, hüznümün altında ezildiğim bir zamanda senden medet diliyorum. Sana inandığım için, sana taptığım için, senden başkasını ilah tanımadığım için yüreğim emin, huzurlu. İman ışığını ruhumun derinlerine dikizleyen sensin. Sana inandım, sana sığındım. Ufukların gaflete tutsak olduğu bu demlerde senin ülkenin izini sürüyor yüreğim. Yüreğime metanet ver. Her an bir ışık sağanağı olan rahmetin demadem yağsın üzerime Allahım. İmanınla tazeleneyim...Beni yalnız koyma dünya denizinde. Aciz kalır, boğulurum.
Beni sahiline çek Allahım...
Beni sahiline çek.

Acizleri kurtar dardan

Hemi cehennem-i nârdan
Hıfzeyle korkudan zordan
Biz kulları sen “Yâ Mü’min”


Yâ Mü’min,
Sultanım,
Sen varsın yüreğimde huzurluyum. Korkularımın senin ülkende bilindiğini, çaresinin yine senden olduğunu bilirim, inanırım. Sen Meliksin, Kuddus’sün, Selâm’sın, Rahim’sin...benim senden başka inandığım, güvendiğim yok. Dünyaların yalnızı olsam da kimselerim olmasa da bütün insanlar yüz çevirse de bilirim sen yanımdasın. Ruhum emniyetinin salıncağında tatlı bir meltemin esintisiyle kendinden geçer. Söz söyleyenin çok, hal gözüyle görenin az olduğu eşkıya yürekli bu zamanda gelişlerim sanadır... Sanadır tüm yollarım. Bir bengisu sonsuzluğunda sana kurulur saatlerim. Gelişlerim sana , gidişlerim sanadır... Tenha iklimlerin sığınağından açtım ellerimi sana doğru. Fırtınalı bir denizdeyim.
Beni sahiline çek Allahım...
Beni sahiline çek.

Emniyet sendendir elbet
İnayet sendendir elbet
Mü’min eyle ilel-ebed
Biz kulları sen “Yâ Mü’min”

Yâ Mü’min,
Yâ Mü’min,
Sultanım,
Senin ülkene uzanamazsa ruhum felaha ermez, huzura kanmaz. Sözü senet sayan uluların arkasından kaç zamandır bakmadayım. Bir fâtihayla çıkıp gelsem onların peşi sıra denizlerine. Senin mavi göklerinin kapısından kabul buyur beni. Sadakat timsali isminin her harfini nakışladım kalbimin taraçalarına. Yürek hüzün çanağı. Gönül huzur konağı Allahım. Takva ahret bineği...Nasip eyle, nasipleneyim. Bir yatsı vaktinde bir hacegan ayini ile taşıyor ruhum. Karanlığın kuşatan yalnızlığı doluyor gözlerime. Ürperiyorum. Med cezir misali bir sarkaçım havf ve recâ arasında... Beni sahiline çek Allahım. Dineyim, durulayım. Kapanayım secdeye. Seccademin çiçeklerini sulasın gözyaşlarım.
Beni sahiline çek Allahım...
Beni sahiline çek.

Kıyametin dehşetinden
Halas eyle zahmetinden
Koru tüm felâketinden

Biz kulları sen “Yâ Mü’min

YâMü’min
Sen huzur ve güvenin kalbi olan Allahım... Avuçlarımda sana sunacağım dualarım, yüreğimde hasretin, aklımda tekliğin, birliğin var. Ashab-ı kehf uykularına yatan ruhum seninle uyansın. Uyandır beni bir akşam üstü. Korkularım , yeislerim bir ayak bağı ayaklarımda. Çöz beni. Yalancı bir hayatın kollarında umudu kuşanan duygularım bir ney ahengiyle inler. Şefkatinle dindir beni. Korkulardan deliren bir çığlığım. Sustur beni. Sana inandım, sana sığındım, sana bağlandım. Divanına al beni... Fırtınalı bir denizde boğulmaktayım.
Beni sahiline çek Allahım...
Beni sahiline çek.

İman verdin, teslim aldın
Biz kulları sen “Yâ Mü’min”
Fani imtihanı saldın

Biz kulları sen “Yâ Mü’min”

Yâ Mü’min,
Sultanım,
Beni sahiline çek Allahım...
Dünya denizinin boğan, büyük dalgalarıyla savrulmaktan yoruldum. Güvendiğim bütün gemiler su alıyor. Bir tekne ıssızlığında okyanuslarda savrulmaktayım. Dalgalar aşıyor üzerimden. Çaresizim. Güvendiğim bütün gemiler su alıyor. Anladım ki senden başka güvendiğim yok. Dar-ı dünya bana gece olsun. Karanlıklarımı dönüştür nura Allahım. Ne dilersen olur sevdiğim. Ne olur kapından döndürme beni. Sana güvenip, sana iltica etmişim.
Sen ne dilersen olur sevdiğim. Fırtınalı bir denizde boğulmaktayım...
Beni sahiline çek Allahım...
Beni sahiline çek.

__________________
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
gülrüba isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Alt 17.10.2009, 17:32   #8
gülrüba
Usta Yiğido
NO AVATAR
 
gülrüba Şuan gülrüba isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 05.11.2010 12:11

Üyelik Tarihi: 15.10.2009
Mesajlar: 894
Tecrübe Puanı: 554 gülrüba FORUMLARA KATILIMI BIRAZ DAHA ARTABILIR
Standart Cevap: Esmâü'l Hüsnâ Yazıları

Esmâü’l Hüsnâ Yazıları (8)


El-Müheymin"
Saltanatı hakkında dilediği gibi tasarruf eden, her şeyi gözetip koruyan.


Lütfun ile kıl himaye
Ver selâmet “Yâ Müheymin”
Eller kalkar hep duaya


Ver saadet “Yâ Müheymin”
“Musa tektaş”


Ey yücelerin yücesi olan büyük Allahım,
Yâ Müheymin,
Beni himaye eden, beni koruyup gözeten, beni her türlü beladan, fenadan alıkoyansın. Öncemi bilensin. Sonramı görensin. Kendimi bilmezken, kendimi tanımazken ruhuma varlığının adresini üfleyensin. Hücrelerimi dahi şifre şifre bilen, her şifreyi birbirine ulayan ve yine çözensin. Her şeyim ayan beyan ortada. Düşüncelerimi biliyor ve dahi okuyorken, neler yapacağımı önceden görüyorken senden gizlim saklım yok Allahım. Gaflete düştüğüm demlerde nefsimin çemberinde gidiş gelişlerime çare dilerim senden. Beni benden koru Allahım. Nefsimi ıslah eyle. Güzelliklerimi çoğalt.
Ruhumun hüsranına saadet ver Allahım.


Kulu koruyup gözeten
İhsanına ihsan katan


Islah eyleyip düzelten
Ver kemâlet “Ya Müheymin”


Ey Müheymin,
Sultanım,
Güzel Allahım,
Seni düşünen ruh güzelleşir, ziyadeleşir. Bilirim. Senden uzak düşünler yolunu şaşırır. Şimdi ipil ipil bir yağmurun altında ıslanıyorum. Senin rahmetinin her katresi üzerime düştükçe sevincim artıyor. Kederim azalıyor. Denizdeki dalgalar gibi kabarıyor duygularım sana doğru. Dalgalarımı sahiline çek Allahım. Senden gizlisi saklısı olmayan bir kulunum. Gizlerimin gizlerini biliyorsun. Saklamam boşuna gafletlerimi, hatalarımı. Beni yüceliğinle sarıp sarmalıyor, kusurlarımı örtüyorsun. Dünyalardan koruyorsun beni Allahım. Sana hamd ederim. Şükürler ederim.
Uyuklayan gönlüme inşirah ver Allahım...


Yücelik verir ruhlara


Uğratmaz asla zarara
Salah ile tüm kullara
Ver hidayet “Ya Müheymin”



Ey Müheymin,
Efendim,
Allahım,
Kainat sessizce uyurken, güvendiğimiz bir şey var. Bizi koruyup gözeten, koruyan yaratanımız var diye güvenle yumarız gözlerimizi. Her korkumuzda ilkin adını andığımızsın. Sığındığımızsın. Himmet dilediğimizsin. Biz aciz kullarını her saniye binlerce tehlikeden koruyup gözetensin rabbim. Ruhumuz ve bedenimiz her an senin gözetiminde olmazsa halimiz nice olurdu bilmiyorum. Sınırlı zekam ve bilgim bunu bilmiyor bilemiyor. Bizi nurunla aydınlat Allahım. Ziyânla bizi donat. Her iki cihanda bizi mahçup etme Allahım. Müminler arasına sûizân girdi Allahım. Aramızdaki riyayı, yalanı kaldır rabbim. Yeni baştan doğrulalım. Yeni baştan sevelim birbirimizi. Bir ashap şenliği yaşasın kalplerimiz. Sen istersen her şey olur...
Gönüller yağmalandı. Gönüller çöle yürüyen bir bedevi... Gönüller serap görüyor.
Kararmış gönüllere hidayet ver Allahım.


Vermezsin şeytana fırsat
Emrindedir tüm kâinat


Mü’minlere nurun kat kat
Ver ikrâm et “Ya Müheymin”


Ey Müheymin,
Sen Selamsın, Rahimsin, Rahmansın...
İçimdeki hüzün büyüyor. Kaderimin ırmağında sana doğru akıyorum. Hangi akşama sarksam, hangi ırmağa düşsem aklımda sen varsın. Gelişlerim sanadır. Sincabi bir göğün ağları altında sana yalvarıyorum... Vakit şafağın güllerini açıyor. Serin bir rüzgar mahmuzlamış gayret atını. Rahvan bulutlar geçiyor gözlerimden. Her biri senin sevginle dolu dolu. Bin umut fırtınası kopuyor yüreğimde. Tüllenen hayallerim asr-ı saadeti kuşanıyor. Güvendiğim sen, inandığım sen, kuşandığım sen, bildiğim sen, bilmediğim yine sensin Allahım. Beni senin ihsanından, şefkatinden ve kemâlinden mahrum etme. Beni de sevdiklerine kat.
Hüznüm sevincimden ziyade...
Efkarıma, hüznüme nihayet ver Allahım.



Lütfun ile kıl himaye
Ver selâmet “Yâ Müheymin”
Eller kalkar hep duaya


Ver saadet “Yâ Müheymin”


Ey Müheymin,
Allahım,
Efendim,
Ne büyüksün ki mülkünün sınırı yok. Sadece ol! dersin, olur. Menekşelenen sular seninle dirilir, seninle akar, seninle kabarır. Sararan mevsimler senin emrinle yeşerir. Senin aşkınla dallara su yürür. Buz denizleri seninle çözülür. Yıldızlar senin ismine akar. Birbirine hiç değmeden. Dağlar eğilir, titrer haşmetinizden.
Tüm kainatın Efendisi,
Bizi, yarattıklarını koru, kolla ve gözetle Allahım. Senden başka güvendiğimiz yok. Senden başka tanıdığımız, inandığımız, taptığımız yok Allahım. Sen bizim Rabbimizsin. Sana inanır, sana taparız.
Ruhumuza, sağlığımıza, dirliğimize selamet ver...
Dara düştük, gönlümüze saadet ver...
Zora düştük aklımıza hidayet ver...
Efkarımız büyüdü, nihayet ver...
Bu devirde aklımıza dirayet ver Allahım... ( Amin)
__________________
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
gülrüba isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Alt 17.10.2009, 17:33   #9
gülrüba
Usta Yiğido
NO AVATAR
 
gülrüba Şuan gülrüba isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 05.11.2010 12:11

Üyelik Tarihi: 15.10.2009
Mesajlar: 894
Tecrübe Puanı: 554 gülrüba FORUMLARA KATILIMI BIRAZ DAHA ARTABILIR
Standart Cevap: Esmâü'l Hüsnâ Yazıları

Esmâü’l Hüsnâ Yazıları (9)



El-Aziz"
İzzet sahibi, mağlup edilmesi imkansız olan, her şeye galip olan.

Hükmüne uyar âlemler
Emrini yazar kalemler

İsmini anar kelâmlar
Kur’an âyetin “Ya Azîz”
(Musa Tektaş)
Allahım,
Efendim,
Göklerin ve yerlerin sahibi ey büyük yaratıcım, var edicim, taptığım, kul olduğum, kapında yandığım Azîz Sultanım,
Varlığımı senin aşkınla eritmek zamanı demişim. Bir bengisu pınarı senin kudretin. İçtikçe serinleten, var eden. Ucunda senin nurun olan bir ufuk yürüyüşü hayat yolculuğum. Yollar dikenli, yollar uçurum. Ben karanlık yollarının âmâ yolcusu. Ben masmavi göklerinin kanadı kırık kuşu. Güç ver bana uçayım. Her şey, cümle alem, senin emrinde bir ibrişim perdesinde. Nur ve zulumat kıyasıya kavgada. Nurunun feyziyle aydınlanayım rabbim.
Ben Yusuf’u bekleyen kuyunun sarkacı olayım. İçinde secdeler çağlayan nehir olayım çöllere akan. Aktıkça durulayım.
Bir bengisu çağlar pınarlarınız
Emret beni durulayım.

Aşkın ile seven canlar

Seni ancak öyle anlar
Yanmaz sana inanlar
Vardır cennetin “Ya Azîz”

Yâ Azîz
Şeref ve kudretin sahibi olan Efendim,
Ömrümün en kutlu işi, en mutlu işi senin sevginle ayaklanmak, senin aşkınla dirilmek. Ruhumun takvimleri senin mevsimlerini kuşanmak diler. Nasip eyle, senin ülkenin baharlarını giyineyim. Bir dua şölenine açılan ellerimi mavi göklerine açmışım. Aczimin çentikleri çoğalıyor. Hicretimin menzili azalırken, duraklarda çaresizim, yalnızım. Çorak topraklar gibiyim. Bir çamçak su değmez oldu dudaklarıma. Dilerim, nefsimin sırçası kırılsın bin bir yerinden. Yeniden ben olayım. Umudun bembeyaz tülleri sarmış gönlümün panjurlarını. Miraca ulaşan dualarımızı kabul buyur Allahım.
Sen ne dilersen olur.
Saniyede olur kararlarınız.
Emret beni onulayım.

Şüphesiz ki güç senindir
Makam mansıp taç senindir
İsrayı Mi’raç senindir

Çoktur ni’metin “Ya Azîz”


Allahım,
Ey Aziz,
Her günümün ziyanda olduğu bu uyku şehrinde, nurundan bir ışık ver. Uyanayım. Bulutların mahzeninden üzerime nurun yağsın. Nurunla ıslanayım. İçimin anahtarı sende. Aklımı yağmalayan rüyaların içinden, çek çıkar beni. Gönlümün bahçeleri enkazımı müjdeler. Bu kör uykularımı çarmıha ger Allahım. Masivanın bitmez gürültüsünden yorulan gönlüme, sükunet ver. Kalbimin, kalbimizin yırtıklarını, söküklerini birleştir Allahım. Zamanın kırıklarını onar. Kırılan muhabbet filizlerini yeşert. İnsanlık yeni baştan dillensin. Karanlıklar taht kurdu yüreklerin kuytularına. Şualar düşür kalplerin barınaklarına. Şeref, haysiyet nedir unuttuk, izzet nedir unuttuk. Unutan ruhumuza inşirah ver Allahım. Şüphesiz senin her şeye gücün yeter.
Ben çaresizim, çarem ol.
Ben kimsesizim, kimsem ol rabbim.
Sen ne dilersen olur.

Şeref ve kudret sahibi
İzzet sıfatın “Ya Azîz”
Resûlün Hakkın habibi
“Levlâk” şefkatin “Ya Azîz”


İzzet sahibi olan büyük Allahım,
Yâ Azîz,
Senin kutlu ülkenin, senin yüce kitabının peşi sıra yürümek dileyen kulunun aczini gör gözet Allahım. Büyüklüğünün tarifi yoktur. Şefkatin ve adaletin timsali, kudretli padişahım. Senin ülkende karanlık yoktur. Senin ülkende güneş batmaz. Sevgili peygamberimizin güzelliğiyle donattığın cümle kainatın sahibisin. .. “Ya Muhammet sen olmasaydın felekleri yaratmazdım” diyen sözlerinin sihriyle kendimi unuttum. .. Meveddet düşüncesine sığındım. Sevgiyle var ettiğin cümle kainatın özünde sevgi varsa, her şeyin başı sevgiyse, bu sevginin tek adresi sensin Allahım. Bütün sevgilerim sanadır. Bana sevgilerin en safını , en kutlusunu bahşet ki yüreğim kemlik görmesin. Sevgiyle dirileyim, sevginle bürüneyim.

Adını anan dillere

Zillet vermez gönüllere
Nûrun yansımış güllere
Bütün hikmetin “Ya Azîz”

Allahım,
Büyük Allahım,
Makamların en büyüğü olan Yâ Azîz,
Nisyanım ellerimde sana geldim. Yalnızlığım dudaklarımda, çaresizliğim ruhumda beni arşınlarken sana geldim. Alemlerinin azameti karşısında titrer benliğim. Gücünün, kudretinin, izzetinin şanına hayran olduğum Allahım... Senin güzelliğin karşısında güzel bilmez yüreğimi, senin büyüklüğün dışında büyük görmeyen gözlerimi muhafaza eyle. Eyle ki harama düşmesin ahvalim. Nefsimin vadisinde kopan kasırgaları melteme çevir Allahım. Çevir ki durulsun halim. Boynu bükük, hüzünlü gönlümün taraçaları huzur çiçekleri devşirsin. Devşirsin ki sana geleyim.
Sen ne dilersen olur.
Emret beni olayım.
Kapında durulayım.
Yeniden ben olayım.
__________________
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
gülrüba isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Alt 17.10.2009, 17:34   #10
gülrüba
Usta Yiğido
NO AVATAR
 
gülrüba Şuan gülrüba isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 05.11.2010 12:11

Üyelik Tarihi: 15.10.2009
Mesajlar: 894
Tecrübe Puanı: 554 gülrüba FORUMLARA KATILIMI BIRAZ DAHA ARTABILIR
Standart Cevap: Esmâü'l Hüsnâ Yazıları

Esmâü’l Hüsnâ Yazıları (10)




El-Cebbar"
Azamet ve kudret sahibi, istediğini mutlak yapan, dilediğine muktedir olan...

İstediğin olur mümkün
Sahibisin cümle mülkün

Fermanındır “kün fe yekün”
Varlığın tektir “Ya Cebbâr”
(Musa tektaş)
Yâ Cebbâr,
Yüce Allahım,
Azametinin ululuğu karşısında boynum bükük, yüreğim naçar, ruhum tedirgin, titreyip sana gelmişim. Senin kudretin, senin ihtişamın karşısında, senin güzelliğin karşısında, senin tekliğin karşısında bin tufan kopuyor yüreğimde. Böğürtlenli yamaçlarda kır uykusuna yatan ruhumun dizginlerinden tutuyor senin esrarlı sözlerin. .. Düşüyorum zamanın ellerinden. Zaman ne ki? Her şey bir rüya olduktan sonra. Sultan Süleyman’a kalmamış dünya. Bana kalmaz diyorum. Bir ikindi zamanı yosun bürümüş sulara gömülüyorum. Erguvani bir ışık düşür yüreğime Rabbim. Düşür ki aydınlansın asra yenik düşen karanlıklarım, ısınsın buz tutmuş duygularım. Şeyh Küşteri’nin beyaz perdesi kapanıyor, tanıdık tüm ışıklar kararıyor, senin aydınlığınla... Düşüyorum zamanın ellerinden. Ve...
Azametin ve kudretin karşısında eğiliyorum vav misali...
Ey Sevgili, En sevgili,
Dile beni kar olayım
Fırtınanda savrulayım.

Diler isen var edersin
Ol emrin haktır “Ya Cebbâr”
Dilemezsen nâr edersin

Şerikin yoktur “Ya Cebbâr”

Uluların ulusu olan büyük Allahım,
Kudretli padişahım,
Yâ Cebbâr,
Cümle kainat senin. Ben seninim, sevdiklerim senin... Ne hayal etsem boş. Sen dilemedikçe, sen ol!demedikçe ben bir hiçim. Beni şereflendiren senin merhametindir, senin kudretindir. Kalbimin kederleri, yitiklerim, acılarım, sevinçlerim hep sendendir, bilirim. Unutulmuşluğum, sevilmişliğim, kaybedişim, senin kudretindendir. Ben unutuldum, sevdalar bitti...Ne aşık kaldı ne maşuk. Leyla, Mecnun’una, Aslı Kerem’ine kavuşmamışken, Züleyha aşk şarabını zehir niyetine içmişken, hünkar gönüllü ulular gitmişken, umut maverası tükenmişken bir senden umut kesmem. Tek güvendiğim, tek sığındığım, tek inandığımsın. Tüm yıldızlarını kaybeden yüreğimin utangaç rıhtımında senin dışında yok beni aydınlatan bir ışık. Pünhan bir elem her dem yanı başımda beni kolluyor. Beni bu yalnızlığıma, bu çaresizliğime mahkum etme Allahım. Beni koru, gözet ve sevdiklerine kat.
Azametin ve kudretin karşısında eğiliyorum vav misali...
Suların en çaresizi gibi denize koşuyorum.
Ey Sevgililer Sevgilisi,
Dile beni yar olayım...
Kapında durulayım.

İstediğin olur mümkün
Sahibisin cümle mülkün

Fermanındır “kün fe yekün”
Varlığın tektir “Ya Cebbâr”

Yâ Cebbâr,
Sultanım,
Acı ve kederi bir gül goncasında tarif etmişsin. Sevinç ile acıyı, zor ile kolayı, dert ile devayı, aşık ile maşuku bir arada yoğurmuşsun kaderin gülzarında... Ölüm bile sana kavuşmak bize, derdin de hoş devân da. Senin ikliminin tılsımı aldı beni terkisine. Bir vuslat sevinci sarıyor ruhumu. Sevincim kederim gözlerimi sağıyor. Şafağın erguvani rengine çalıyor gözlerim. “Bî vefadır dâr-ı dünya kimseyi şâd eylemez” diyen şairin dizeleri sökün ediyor dudaklarımdan. Biçareyim dünya gurbetinde. Benim gönlümün sılası senin ülken... Gidiş davetini bekler yüreğim. Gurbetin de, hüznün de , acın da, sevincin de ne güzel Allahım. Senden gelen her şey ne güzel... Yanmak, yakılmak ne güzel...
Ey Sevgililer Sevgilisi,
Alemlerin rabbi olan ulu Allahım,
Dile beni şâr olayım.
Yanayım yakılayım...

Gül verirsin hâr verirsin
Yüreklere kor verirsin
Gerekirse zor verirsin
Edebin yektir “Ya Cebbâr”

Ey büyük Allahım,
Yâ Cebbâr,
En sevgili,
Çöllerde kaybolmuş bir yitik Leylayım yarini arayan. Bulutların mahzenine saklanmış bir katre gözyaşıyım. Merhametin kalbinde ağlayan bir çocuk gibiyim. Sessiz ve unutulmuş bir mezarlıkta titreyen mor zambağım. Kamıştan bir neyim inleyen. Kışa yenik düşmüş baharların yetimiyim. Aklım esrarlı sözlerinin işgali altında. Senin irem bahçenin hayali kuşatıyor ruhumu. Senin cennet kıyılarından haber getiren bütün dualarımla sana sığınıyorum en sevgili... Bir ikindi zamanı yosun bürümüş sulara gömülüyorum.
Günah sularının arkından tüm akışlarım, riyasız berrak denizlere ...
Bir yeni vakit bekliyorum ruhumda. İçimdeki ayak seslerinden biliyorum. Geldim gidiyorum diyen bir mahzun şarkı gibiyim kapında ey sevgili... Ruhu kelepçeli bir esaretim, zindanların görmediği.
Ey büyük Allahım,
Dile beni ar olayım,
İsyanlarıma ağlayayım.

Sen muktedirsin cebire
Cesaret ver mü’minlere
İsminin zikri kâfire
Değecek oktur “Ya Cebbâr”


Yâ Cebbar,
Sevgililer sevgilisi olan büyük Allahım,
Kötülerin hükümdar olduğu asrın cehenneminde doğru yolu göstermeyen pusulalara vicdan ver. Onları güzelliğinle donat. Donat ki senin ziyanla ışıklansın kararmış yürekleri. Zalimlerin zulmü ciğerimiz kanatır. Senin adaletin, senin emrin üzre umudumuz vardır. Zulüm nişangahı olan yüreklerimizin tenhasında öfke ve keder yağmurları bir sağanak olup yağıyor ruhlarımıza. Zalimlerin zulmünden koru bizi Allahım. Bizi şefkatinle sar, zalimleri hiddetinle durdur rabbim. Durdur ki fitne ve fesadın yağmaladığı mahzun ve yaralı yürekler durulsun. Elemli yüreklerin senden başka kimsesi yok Allahım. Senden başka taptıkları, senden başka tanıdıkları, senden başka inandıkları, senden başka güvendikleri yok Allahım.
Şüphesiz ki senin her şeye gücün yeter.
Ey büyük Allahım,
Sevgililer sevgilisi,
Yâ Cebbâr,

Zulme karşı durdur bizi
Cemâline erdir bizi
Hep andıkça Rabbimizin
Yüzümüz aktır “Ya Cebbâr”
(Amin)

__________________
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
gülrüba isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye Okuyor. (0 Kay?tl? Üye Ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesaj?n?z? De?i?tirme Yetkiniz Yok

BB Code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Esma-ül Hüsna ile Tedavi seva İslami Konular 5 15.04.2009 17:30
Duvar Yazıları _DuMaN_58 Eglence 48 12.09.2008 10:54
AŞK-I HÜSNA seva Arşiv 0 26.06.2008 16:14
Kamyon Yazıları Yarışması _DuMaN_58 Komik Resimler 4 11.06.2008 12:57
Matematikçilerin Araba Arkası Yazıları :):) serkanka58 Arşiv 1 04.02.2008 13:03


WEZ Format +2. ?uan Saat: 12:25.


Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2022, Jelsoft Enterprises Ltd.

Copyright © - Bütün Haklar Sivaslilar.net'e aittir.