Forum - Ana Sayfa Takvim S?k Sorulan Sorular Arama

Zurück   Sivas - Sivaslilar.Net - Sivashaber - Sivasforum - Sivasların En Büyük Buluşma Merkezi - Yiğidolar > Serbest Alan > Serbest Kürsü
SİTE ANA SAYFA Galeri Kayıt ol Yardım Ajanda Oyunlar Arama Bugünki Mesajlar Forumlar? Okundu Kabul Et

Serbest Kürsü Serbest Konular



Son 15 Mesaj : Antilop İle Akrebin Dostluğu           »          Hatıra defteri           »          Karagöz İle Hacivat Konuşmaları 2           »          Sitemizin Ozanları           »          SEVDİM İŞTE....           »          NEFRET ETTİM İŞTE!!!!!           »          AFORİZMALAR (SAÇMALAMLAR)-1           »          SEÇKİNLER/SEÇİLMİŞLER DÜNYASI           »          Hatalarımızdan Dersler Alabilmek Ümidiyle.           »          Araf Suresi 172-173. Ayetler.( Ben Sizin Rabbiniz Değil Miyim)           »          İnancımızı Kullananların Artık Tuzağına Düşmeyelim.           »          ULAŞ-Yapalı           »          TÜRKİYE TÜRKLERİNDİR PAYLAŞIMAZ           »          TAŞ DUVARLAR           »          Yahudi- Alman Savaşı-1
Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 17.11.2009, 10:56   #1
seva
Usta Yiğido
 
seva - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
seva Şuan seva isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 31.08.2010 20:51

Üyelik Tarihi: 04.02.2008
Yaş: 37
Mesajlar: 15.375
Tecrübe Puanı: 2086 seva kann auf vieles stolz seinseva kann auf vieles stolz seinseva kann auf vieles stolz seinseva kann auf vieles stolz seinseva kann auf vieles stolz seinseva kann auf vieles stolz seinseva kann auf vieles stolz seinseva kann auf vieles stolz seinseva kann auf vieles stolz sein
Standart Osmanlı’da Şehzadelik

Osmanlı’da Şehzadelik

Osmanlı İmparatorluğu’nda “Şehzadelik”,belirli bir kurumlaşma gösteremeden, 18.yüzyılın sonlarına kadar, kendine has bir oluşum içinde, farklı dönemlerden geçer.

Erhan AFYONCU


1.Şehzadeler nasıl tahta çıkarlardı?
Türklerin millet olarak tarih sahnesine çıkıp, devlet yapılarını oluş turmaları Mete Han (Oğuz Han) yönetimindeki Büyük Hun İmparatorluğu zamanın da gerçekleşti.
Bu yüzden daha sonraki dönemlerdeki birçok uygulama, “Oğuz töresi” olarak adlandırılmıştır. Oğuz töresine göre, devletin hanedanın ortak malı olduğu söylenir. Ancak bu yanlıştır. Ortak olan devlet değil, yö netimdir. Türk devlet geleneğine göre devlet, hanedan üyeleri tarafından ortak olarak idare edilirdi.
Türk devlet başkanı seçiminde, bir sistem yoktu. Hanedanın her üyesinin devlet başkanı olma hakkı vardı. Devletin merkezine ilk gelip, ordu ve hazineyi kontrol altına alan şehzade, devlet başkanı olurdu. Veraset sisteminin olmaması, tarih boyunca devamlı olarak kaosa yol açmıştır.

2.Osmanlı şehzadeleri nasıl yetiştirilirdi?
Osmanlı şehzadeleri eğitimlerinin teorik kısmını sarayda al maya başlarlardı. Dönemin önde gelen bilginleri, şehzade lere hoca olarak tutulurdu.
Hocalar, iki ihtiyar ve si yah elbiseler giymiş kadınla beraber, Harem kadınla rına görünme den saraya gelir lerdi. Şehzadeler, eğitimleri sırasın da özellikle Arap ça ve Farsça'yı da öğrenirlerdi.
Şehzadeler sarayın üçün cü avlusunda, iç oğlanlarla birlikte ata binmeyi ve dö*vüşmeyi de öğrenirlerdi. Os manlı şehzadeleri eğitimlerinin pratik kısmını da yöneticilik yaptıkları sancaklarda öğrenir lerdi.


3.Sancağa gönderilme ne zaman sona erdi?
Kanuni döneminde Şehzade Bayezid'in isyan etmesinden son ra, sancaklara sadece “veliaht şehzade” olan padişahın en büyük oğlu gönderildi. II. Se lim'in oğlu III. Murad ve III. Murad'ın oğlu olan III. Mehmed, Manisa' da sancakbeyi olarak görev yaptılar.
Ağabeyleri sancak valiliği yaparken; diğer şehzadeler Topkapı Sarayı'nda denetim altında yaşarlardı. Tahta çıkan şehzade kardeşlerini öldürtür dü. 1595'te tahta oturan III. Mehmed döne minde, en büyük şehzade de sancağa gönderilmedi; bütün şehzadeler Topkapı Sara yı’nda yaşamaya başladılar.
I.Ahmed 1603'te tahta çıktığında, çocuğu olmadığı için kardeşi Şehzade Musta*fa’yı öldürtmedi. Oğulları olduktan sonra da devlet adamları, padişahın kardeşini öldürmesine izin vermediler. Bu tarihten sonra, Osmanlı hanedanının bütün üyeleri Topkapı Sarayı'nda denetim altında yaşadılar.

4.Sancak işi, kâğıt üzerinde nasıl yürüdü?
III. Mehmed döneminde şehzadelerin sancağa gön derilmeleri geleneği sona er*mişti; ama veliaht şehzadeye sancak tevcih edilmeye de devam ediliyordu.
Hanedanın en büyük şeh zadesi kâğıt üzerinde de olsa bir sancak yöneticiliğine tayin edilirdi. Ancak sancağa şehza denin yerine vekili olarak bir devlet adamı, “mütesellim” adıyla gönderilirdi.
Sultan İbrahim'in oğlu Şehzade Mehmed'e, dört yaşındayken Manisa sancağı tevcih edilmiştir. IV. Meh med' den itibaren de kâğıt üzerinde de olsa şehzadelere sancak tevcihi uygulaması so na erer.

5.Şehzade sancakları hangileriydi?
Osmanlı İmparatorlu ğu'nda şehzadeler babalarının padişah lığı döneminde, yanlarında “lala” adı verilen tecrübeli bir devlet adamıyla birlikte san caklara vali olarak gönderilirlerdi.
Sancak valiliği sayesinde, şehzadeler devlet idaresini öğ renirlerdi. Manisa, Kütahya ve Amasya gibi şehirler “şeh zade sancağı” olarak tanınırdı. Ancak şehzadelerin yönetici lik yaptığı sancaklar bunlarla sınırlı değildi. Haldun Eroğ lu'nun araştırmasına göre, Osmanlı tarihi boyunca, şeh zadeler şu şehirlerde görev yapmışlardır:
Bursa, İnönü, Sultanhisar, Kütahya, Amasya, Manisa, Trabzon, Şebinkarahisar, Bo lu, Kefe, Konya, Akşehir, İz mit, Balıkesir, Akyazı, Mu durnu, Hamidili, Kastamonu, Menteşe (Muğla), Teke (An talya), Çorum, Niğde, Os mancık, Sinop, Çankırı.
Sancağa gönderilen son şehzadeler, Manisa'da görev yapmışlardır. Daha önce tah ta çıkan şehzadeler Amas ya da görev yapmışlarken, sonrakilerin Manisa'ya gön*derilmesinin nedeni, şehzade lerin İstanbul'a daha yakın olan Manisa'da kontrollerinin daha kolay bir biçimde yapı labilir olmasıdır.

6.Şehzade lalalarının görevleri nelerdir?
İmparatorluk döneminden önce şehzadelerin yanına “atabey” adı yerilen görev*liler verilirdi. Aynı sistem Osmanlı'da da geliştirilerek kul lanılmaya devam edildi ve şehzadelerin yanındaki görev lilere “lala” denildi.
Osmanlı şehzadeleri bir sancağa gittiklerinde, yanla rında bulunan lala, bölgenin idaresinden ve şehzadenin eği timinden sorumlu olurdu. Merkezden yazılan yazılarda, şehzade değil lala muhatap alınırdı.
Şehzadelerin davranışla rından lalalar sorumlu tutu lurdu. Lala aynı zamanda şeh*zadenin, padişah otoritesine karşı herhangi bir faaliyete girmesini engellemekle de yü*kümlüydü.
Şehzadelerin sanca ğa çıkma uygulaması sona erdikten sonra, lala tayini yine de*vam etmiş ama bu kez lalalar saray gö revlileri arasından se çilmişlerdir.

7.Şehzadeler sarayda nereye hapsedildiler?
IV. Mehmed döneminde, 1653'te hanedanın diğer erkek üyeleri Topkapı Sara*yı'nda, Harem'e bitişik “şim şirlik” denilen yerde hapsedil diler.
Sultanın kardeşleri Şehza de Süleyman, Şehzade Ahmed ve Şehzade Selim şimşirliğin ilk misafiriydiler. Bir adı da “kafes” olan bina 12 odadan meydana geliyordu. Binada Şehzadeler için ha mamlar vardı. Yük sek duvarlarla ve şimşir ağaçlarıyla çevriliydi. “Şehzadegân Dairesi” olarak yaptırılan bina adını çevresindeki ağaç lardan almıştı. Binanın çift ta raflı demirlerle kilitlenen iki kapısı vardı. Kapıların hem önünde hem de ar kasında zenci hadım ağalar nöbet tutar- lardı.
Şimşirlik binası nı 1756'da gören Fransız tüccar Jean Claude Flachat, bina nın sağlam bir kaleye benzediğini ve kasvetli bir görüntüsünün olduğunu söyler.
Şimşirlikte tutulan şehzadeler tam bir ha pis hayatı yaşarlardı. Kimseyle haberleş*melerine izin veril mezdi. Hastalandık larında bile, padişahtan izin alınmadan hekimler şimşirli ğe gidemezlerdi.
Şimşirlikte yaşayan şehza deler birbirleriyle de fazla gö rüştürülmezlerdi. Dönemin padişahı müsaade ederse, Eski Saray da bulunan anneleri şimşirliğe gelerek oğullarını görebilirdi.
18. Yüzyıl’ın ortalarından itibaren, şehzadelerin şimşir likte hayatları biraz rahatla dı. 1753 ile 1757 yılları ara sında tahtta bulunan III. Os man döneminde, şimşirlik binasının şekli değişti. Duvar lar alçaltılarak, binada pen cereler açıldı.
Padişah, Beşiktaş'takine ya da diğer saraylara gittiği zamanlarda, yanında şehzade leri de götürmeye başladı.

8.Sarayda hapsedilme ne tür sonuçlar verdi?
Padişahlar bayram tören leri haricinde, şimşirlik te yaşayan şehzadelerle görüşmezdi. Hapis hayatı ya şayan şehzadelere eğitim de verilmez; ancak bunlar, cari yelerden bir parça okuma yaz ma öğrenirlerdi.
Şimşirlik, Osmanlı padişahlarının kardeş ve yeğenleri ni toplu olarak öldürtmesini önledi. Fakat saraydaki şehza deler, tahttaki padişaha karşı zaman zaman bir tehdit unsuru olarak kullanıldılar.
Şimşirlikteki hayat, Os manlı tahtına çıkan padişah ların silik kalmasına yol açtı. Özellikle 17. Yüzyıl’ın ikinci yarısında tahta çıkan şehzade lerin çoğu, doğru düzgün eği tim almadıklarından ve dün yadan haberdar olmadıkların dan tahta çıktıklarında ne ya pacaklarını bilmiyorlardı.
Kardeş katli özellikle de küçük yaştaki şehzadelerin öl dürülmesi bugün bize vahşet gibi geliyor. Ancak her şeyi döneminin şartları içerisinde değerlendirmek gerekir. 0smanlı İmparatorluğu'nda ya şanan kardeş katli bütün Türk tarihinin meselesidir. Bunun temelinde de devlet başkanı nın seçiminde bir sistemin ol mayışı, “veliahtlık” kuru munun oluşturulmayışı yatar.
Kardeş katlini ortadan kaldırmak için ve raset sisteminin oluş turulması gerekliy di. Bu uzun süre yapılamamış; an cak 17.Yüzyıl'ın başlarından itiba ren ekberiyyet, ya ni hanedanın en büyüğünün tahta geçmesi sağlana bilmiştir.
Kardeş katlinin meşrulaştırılıp, isyan etmeyen şehzadelerin de öldürülmesi, Osmanlı'yı Türk tarihi içinde, farklı bir konu ma taşımıştır. Bu sayede önceki Türk devletlerinde oldu ğu gibi, Osmanlı'da da bölünme yaşanmamıştır.
Türk tarihi incelendi ğinde, devletlerin taht kav gaları sonucunda birçok par çaya ayrıldığı görülür. Birli ğini sağlayıp, tek hükümdar otoritesini kuran Os manlı, bu sayede de Av rupa' da üstünlük elde eder.
Olumsuz bir durum, yani kardeş katli, 600 yıl devam edecek bü yük bir imparatorluğun gerçekleşmesin deki en önemli köşe taşlarından biridir.


9.En son, ne zaman bir şehzade öldürüldü?
Osmanlı hanedanında ilk olarak I.Ahmed kardeşi Mustafa'yı öldürtmemişti. Ancak kardeş katli hemen kalkmadı. Sonra ki padişahlar tahtlarını güven ce altına almak için, fırsat bul dukça kardeşlerini öldürdüler.
I.Ahmed'in oğlu II. Os man, kendisinden birkaç ay küçük kardeşi Şehzade Meh*med'i hükümdarlığı sırasında öldürttü. Daha sonra tahta çı kan IV. Murad da fırsatını bulduğunda, özellikle İran'a karşı başarı kazandıkça, za ferlerini kullanarak kardeşle*rini öldürttü. Bu yüzden öldüğünde hayatta kalan tek kardeşi İbrahim’in de psikolo jisi bozulmuştu.
IV. Mehmed, kardeşlerini öldürmeye çalışmışsa da başta Valide Sultan olmak üzere, devlet ileri gelenleri buna en gel oldular. Hatta sultanın bu teşebbüsünü duyan halkın gösteri yaptığı söylenir. IV. Mehmed'in teşebbüslerinin başarılı olmamasıyla kardeş katli dönemi, bir istisna dışın da sona ermiştir.
IV. Murad'ın 1638'de kar deşi Kasım'ı öldürtmesinden 116 yıl sonra, 1756’da bir şehzade daha öldürüldü. 1754 ile 1757 yılları arasında Os manlı tahtında bulunan III. Osman, kendisine rakip ola rak gördüğü amcaoğlu Şehza de Mehmed'i öldürtmeye kalktığında dönemin sadra zamı Hekimoğlu Ali Paşa pa dişaha karşı çıktı.
III. Osman emrine karşı çı kan sadrazamına “hain” deyince Hekimoğlu
Ali Paşa “Hainliği ka tilliğe tercih ederim” cevabını verdi. Bu nun üzerine III. Osman sadrazamını 19 Mayıs 1755'te azletti.
Aradan bir buçuk yıl geçtikten sonra, Aralık 1756'da dönemin sadrazam Bahir Mustafa Paşa'nın yardı mıyla kardeşini zehirletti. Fa kat dedikodular başlayınca sadrazamını azletti.
O dönemde şimşirlikte ha pis bulunan III. Mustafa'nın ağabeyinin akıbetine uğrama mak için ilaç kullandığı riva yet edilir. III. Mustafa tahta çıkınca Bahir Mustafa Paşa'yı idam ettirmiştir.

10.Şehzadelerin çocukları ne olurdu?
Şehzadelerin hizmetinde cariyeler ve hadım ağalar vardı. Fakat bu hadım a ğalar, yanlarında biri olma dan şehzadelerle görüşemez lerdi.
Hadım ağalar şimşirlik bi nasının alt katında bulunan odalarda kalırlardı.
Şehzadelerin her tülü ihti yacı şimşirlik binasındaki dairelerde karşılanırdı. Şehzadeler cariyeler le cinsel ilişkiye gire bilirlerdi; ama ço cuk sahibi olamazlardı. Gebe kalan cariyelerin çocukları düşürülürdü. Şehzadelerin sakal bırakmaları yasaktı. Sakal, padişahlığın sembolü olarak görüldüğünden ancak tahta çıkan şehzade “irsal-i lihye” adı verilen bir törenle sakal bıra kırdı.
Osmanlı tarihinde nadir olarak, bazı şehzadelerin tahta geçmeden çocuklarının giz lice doğumu sağlanıp, sarayın dışında büyütüldüğü de olmuştur.
__________________
Allahım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
Hakkımda hayırlı olana gönlümü razı eyle.


[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...]


CANDA ÖZÜR OLMAZ...
seva isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye Okuyor. (0 Kay?tl? Üye Ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesaj?n?z? De?i?tirme Yetkiniz Yok

BB Code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


WEZ Format +2. ?uan Saat: 06:54.


Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2022, Jelsoft Enterprises Ltd.

Copyright © - Bütün Haklar Sivaslilar.net'e aittir.