![]() |
Hüseyin İnan
[CENTER][IMG]http://www.keditor.org/uploads/news/huseyin-inan.jpg[/IMG][/CENTER]
Hüseyin İnan, 1949 yılında Sivas’ın Gürün ilçesi’nin Bozüyük köyünde dünyaya geldi. İlk ve orta okul öğrenimini Gürün'de tamamladıktan sonra Kayseri’ye giderek lise eğitimini burada tamamladı. 1966 yılında gelindiğinde Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nin İdari Bilimler Bölümü’ne giren İnan, bu okulda öğrenim gördüğü sıralarda Fikir Kulübü ve Dev-Genç’e üye oldu. ODTÜ yurtlarında kaldığı sıralarda TİP’e de üye olarak çeşitli etkinliklerde yer aldı. Bu dönemde büyük şehirlerde emperyalizm karşıtı eylemlere katıldı. ABD 6. Filo’sunun Türkiye'ye gelmesine karşı gerçekleştirilen gösterilerde yer aldı. İstanbul Boğazından denize ABD askerlerini döken grubun içerisinde vardı ve gözaltına alındı. 1969 yılında, Deniz Gezmiş ile birlikte Filistin Kurtuluş Örgütü’nün aktivitelerinde önemli bir pay sahibi olan El-Fetih grubunun kamplarında yer aldı. Bu örgüt ile beraber İsrail’e karşı mücadele verdi. İsrail Karakollarını bastı. 1970 yılında Türkiye dönen İnan, Sivas'a giderken Diyarbakır’da yakalandı ve Filistindeki eylemlerinden ötürü mahkemeye sevk edildi. Yargılama sürecinin sonunda, 1970 yılında serbest bırakıldı. Deniz Gezmiş, Sinan Cemgil ve Cihan Alptekin’in de yer aldığı THKO’nun lideri haline geldi. Bu örgütün gerçekleştirdiği bütün eylemlerde aktif rol aldı. THKO örgütü ve Hüseyin İnan, 1 Ocak 1971 tarihindeki Türkiye İş Bankası Soygunu ve Amerikan askeri tesislerinden bir Amerikan subayının kaçırılması eylemlerini gerçekleştirdi ve o eylemde 3 ABD'li askeri bacaklarından yaraladı. 1971 tarihinde, Sivas'ın Gürün ilçesinde dayısı tarafından askere teslim edilen Hüseyin İnan, Ankara 1 No’lu Sıkıyönetim Mahkemesi tarafından suçlu bulunarak, 9 Kasım 1971’de idama mahkum oldu. İdamın önlenmesi için örgüt ve kamuoyu tarafından yapılan çabaların sonuçsuz kalmasının ardından, Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan ile birlikte 6 Mayıs 1972’de Ankara Merkez Kapalı Cezaevi’nde idam edildi. İdamdan önceki son mektubu: Babama, anneme, kardeşlerime ve yakın akrabalarıma, söyleyecek fazla söz bulamıyorum. Bir insanın sonunda karşılaşacağı tabii sonuç, bildiğiniz sebeplerden dolayı erken karşıma çıktı. Üzüntü ve acınızı tahmin ediyorum. İleride durumumu çok daha iyi anlayacağınız inancındayım. Metin olunuz. Üzüntü ve acılarınızı unutmaya çalışınız. Bütün varlığımla hepinize kucak dolusu selamlar sevgiler! Yazılacak çok şey var, fakat hem mümkün değil, hem de sırası değil.. Candan selamlar. İdamlar hakkında KIBRISLI yorumu: İdam nedenleri olan 146. madde: "Türkiye Cumhuriyeti, Teskilati Esasiye Kanunu'nun tamamini veya bir kismini tagyir, tebdil ve ilgiya ve bu kanun ile tesekkül etmis olan Büyük Millet Meclisi'ni iskata veya vazifesini yapmaktan men'e cebren tesebbüs edenler...-" der. Burada iki suç söz konusudur. Bunlardan birincisi anayasayi bütünüyle veya kismen tagyir, tebdil ve ilga suçudur. Çesitli vesilelerle anayasaya saygi yürüyüsleri düzenleyen ve hükümetin anayasayı ihlal ettiği gerekçesi ile eylemler yapan gençlerin anayasayi tagyir, tebdil ve ilgayi kasdettiklerini kabule imkan yoktur. Ayrıca 1 tek Türk güvenlik kuvvetine, askerine, polisine ya da 1 tek TC vatandaşına silah sıkmamış insanlar nasıl oluyor da ABD askerlerini döverek, denize atarak, vurarak ya da kaçırarak Anayasayı ve TBMM'yi imhaya çalışmış sayılırlar... Son olarakta dava esasen 146. maddeden değil Darp, Hırsızlık ve adam yaralama suçlamaları ile açılmalıydı... Kısacası davanın sonucu değil açılış gerekçesi kafadan yanlıştır... Hüseyin İnan Sivas'lıdır... Deniz Gezmiş ise çok küçük yaştan itibaren lise çağına kadar en az 15 sene Sivas'ta yaşamıştır, büyümüştür... O dönem Komşuları olan, ülkücü akrabalarım var onlar dahi adamlığını, delikanlılığını överler... O da her başı sıkıştığında Sivas'a kaçarmış zaten son kaçışlarında da yakalanmışlardır... Saygılar... |
Cevap: Hüseyin İnan
[B]evet malesef bazı dönen oyunlarla hazin sona götürüldüler
ben hüseyin ve arkadaşlarını tekrar saygı ile anıyorum [/B] |
Cevap: Hüseyin İnan
[B][I] Cok canlarimiz idam edildi.... Saygiyla aniyoruz .[/I][/B]
|
Cevap: Hüseyin İnan
Tarihimiz çok acı şeylerle dolu, nice suçsuz günahsız insanlar hayatlarıyla ödediler. Bilgive paylaşım için tşk. lerrr .
|
Cevap: Hüseyin İnan
Bir gün kala içimden gelenler...
Yüzünü asma kederin anam, Yiğitler bitmez bizde... Bir insan düşünün son gününü yaşıyor... Ha oldu ha olacak diye bekliyor ve sonra sabaha karşı uyandırırlar, botlarını bile bağlayamazsın, prangalar bağlanır ayaklarına zor yürürsün, devrime koşan ayaklar dar ağacına zor adımlarla gider... Sonra dostların gelir, beraber çıktığın yolda kimi zaman akıl aldığın, beraber vuruştuğun dostların gelir şimdi de yine beraber öleceksinizdir, sarılamazsınız çünkü asılmanıza dakikalar kalmıştır ama hala kollarınız kelepçelidir. Bu iyi bir şeydir, çünkü korkuyorlar ki sizden hala ayaklarınız kollarınız zincirlidir... Sonra ölüm toplasa da çiçekleri, çiçekte tohum biter mi diye sorar birileri, bitmez deriz ama onlar gibi de yürekli olamayız. Onlar adam gibi devrimcilerdi asıl romantik devrimciler bizleriz, ölümü göze alarak yola çıkan kaç kişi var aramızda? 1 tek kişi yoktur eminim, belki gözaltıları göze aldık, tutuklanmayı hatta hapsi bile göze aldık ama bir tanemiz bile onlar gibi ölüme yürümeyi göze alamadı... Deniz Hüseyin Yusuf denir ama ben Hüseyin'den başlayacağım Hüseyin, yani Dede yani Hüseyin İNAN, aynı soyadı taşımaktan ve hemşehirlisi olmaktan onur duyduğum büyük düşün adamı, Deniz, deli dolu, kavgacı, deli fişek, onun bastığı kaldırımlarda yürümekten, aynı kitapçıdan kitaplar aldığım o uzun boylu adam ve Yusuf "Ben ülkemin bağımsızlığı ve halkımın mutluluğu için bir defa ölüyorum." diyerek onları asanlara en güzel sözü "ŞEREFSİZLER" diyerek söyleyen ağabeylerimiz... Sizin için... Yağmur çiseliyor, Serezin esnaf çarşısında, bir bakırcı dükkânının karşısında Bedreddinim bir ağaca asılı. Yağmur çiseliyor. Gecenin geç ve yıldızsız bir saatidir. Ve yağmurda ıslanan yapraksız bir dalda sallanan şeyhimin çırılçıplak etidir. Yağmur çiseliyor. Serez çarşısı dilsiz, Serez çarşısı kör. Havada konuşmamanın, görmemenin kahrolası hüznü Ve Serez çarşısı kapatmış elleriyle yüzünü. Yağmur çiseliyor. |
Cevap: Hüseyin İnan
onlar T.C.nin bağımsızlığını savunmak ATATÜRK ilke ve devrimlerini korumak amerikan emperyalizmi ve sömürüye karşı çıkmak uğruna gözlerini kırpmadan ölüme gittiler ölümlerinin üzerinden kırk yıla yakın bir süre geçmesine rağmen çoğalarak büyümeye devam ediyorlar oysa onlara hak etmedikleri bu cezayı reva görenler tarihin karanlı delhizinde yok olup gittiler bırakın anılmayı isimlerini bile kimse anmak dahi istemiyor
|
Cevap: Hüseyin İnan
mesele adam olmak, ahlaklı namuslu yurtsver olmak, halkına toprağına sahip çıkmaktır önemli olan budur, daha o zamandan emperyalizmi anlayıp o gencecik yaşamlarında koca deve başkaldırının simgeleri olmuşlardır, tarihimizde onurla anacağımız fidanlarımızdır, anıları ve mücadeleri önünda saygıyla eğiliyorum, ruhları şad olsun nur içinde yatsınlar
şuanda cnn turkte belgesellerini izliyorum müthiş insanların |
Cevap: Hüseyin İnan
Sosyal hayattaki farklılıkları bir zenginlik ve güzellik kabul ederek ahenk ve dayanışma içinde yaşamayı esas almalıyız. İnsanların fiziki yapısı nasıl farklı ise görüş ve düşünceleri de farklı olabilir. Farklılık zenginliktir.Önemli olan farklı olana "saygı göstermek"tir.
Kendi paradigmam gereği bu insanların görüşlerine katılmadığım için düşüncelerine saygı gösterirken;onların,inandıkları davalarında inançla,azimle,gözlerini dahi kırpmadan yürümelerine her zaman saygı duymuşumdur.Düşünce ve ideolojileri bana göre yanlış olabilir ama o düşünce ve ideolojilerine olan inançları samimidir.Ve sadece bu "samimiyet" dolayısıyla bile saygı duyulmayı hak etmektedirler. Üçünü de saygıyla anıyorum. |
Cevap: Hüseyin İnan
[QUOTE=gangster;615260]Sosyal hayattaki farklılıkları bir zenginlik ve güzellik kabul ederek ahenk ve dayanışma içinde yaşamayı esas almalıyız. İnsanların fiziki yapısı nasıl farklı ise [B][COLOR="Red"]görüş ve düşünceleri de farklı olabilir.[/COLOR][/B] Farklılık zenginliktir.[COLOR="Red"][B]Önemli olan farklı olana "saygı göstermek"tir.[/B][/COLOR]
Kendi paradigmam gereği bu insanların görüşlerine katılmadığım için düşüncelerine saygı gösterirken;onların,inandıkları davalarında inançla,azimle,gözlerini dahi kırpmadan yürümelerine her zaman saygı duymuşumdur.Düşünce ve ideolojileri bana göre yanlış olabilir ama o düşünce ve ideolojilerine olan inançları samimidir.Ve sadece bu "samimiyet" dolayısıyla bile saygı duyulmayı hak etmektedirler. Üçünü de saygıyla anıyorum.[/QUOTE] Sn. Arkadaşım, Yazdıkların ilk bakışta doğru gibi gözükse de, içinde çelişkiler var. Doğrunun ve diğer her şeyin ölçüsü olduğu gibi "saygı" duymanın da ölçüsü vardır. Önce "saygı" kavramının tanımını yapalım: Saygı= değer verme, yüceltme, hürmet. Yanlışa değer verilmez, yüceltilmez, hürmet edilmez. Sonuçta ölçü; insan yararına olmayan(zararına olan) hiç bir şeye değer verilmez. Başlığa konu olan bu insanlara ben saygı duyuyorum. Hatta tek doğru yol olduğunu iddia ediyorum. Sebebi, insan yararına olmayana, insan sömürüsüne, emperyalist düşünceye karşı çıkmışlardır. Tek hedefleri sömürü düzenini değiştirmekti. Demokratik mücadeleleri terörist faaliyet sayıldı. Tıpkı şimdiki parasız eğtim için protesto gösterilerinin terörist faaliyet sayıldığı gibi. Ama dağa çıkıp insanları, ülkeyi bölerek, emperyalizmin "böl, parçala, yok et" taktiğine uyarak terör estirenlerin fikirlerine nasıl saygı duyacağım? Bu nedenle, HER farklı görüş ve fikre nasıl saygı duyacağım? O görüş ve fikirleri nasıl yüceltip, hürmet edeceğim? Saygının ölçü birimi, insan(lar) yararına olandır. |
Cevap: Hüseyin İnan
[QUOTE]Ama dağa çıkıp insanları, ülkeyi bölerek, emperyalizmin "böl, parçala, yok et" taktiğine uyarak terör estirenlerin fikirlerine nasıl saygı duyacağım? Bu nedenle, HER farklı görüş ve fikre nasıl saygı duyacağım? O görüş ve fikirleri nasıl yüceltip, hürmet edeceğim?[/QUOTE]
Güzel kardeşim, eğer yazıyı dikkatli okursan herhangi bir çelişki olmadığını fark edersin.Benim naçizane fikrim; sen yazının içinde geçen "saygı duymak" ve "saygı göstermek" deyimlerini birbirlerinden ayırt etmeden yorumlamışsın.Zira insanlar benimsemedikleri fikir ve savlara karşı saygı gösterirler.En azından göstermek zorundadırlar.İnandıkları,benimsedikleri,peşinden koştukları fikirlere karşı ise saygı duyarlar. [QUOTE]Yanlışa değer verilmez, yüceltilmez, hürmet edilmez.Sonuçta ölçü; insan yararına olmayan(zararına olan) hiç bir şeye değer verilmez.[/QUOTE] Senin şu cümlenin altında yatan yanlış kastıyla belirttiğin fikir bana göre doğru olabilir.Bana göre senin düşüncen yanlış diyede seni zorla onlardan vazgeçirmeye çalışmamalı,sana kendi doğrularımı dikte etmemeliyim.İşte burada düşünce özgürlüğü çerçevesinde saygı gösterme devreye girmektedir. Olaya başka bir boyuttan bakarsak;bugün sen Başbakanın makamına çıksan (ki forumdaki yazılarına göre kendisinden pek haz etmediğin kanaatindeyim) belirli saygı kuralları çerçevesinde hareket edip saygı göstermez misin?Ama saygı gösterdin diye de onun düşüncelerini benimsemiş olmaz,onun şahsına duyduğun saygıdan dolayı bunu yapmış olmazsın. Yazıyı bu söylediklerim dairesinde bir daha okursan belki farklı bir değerlendirme bulunabilir,bu insanların fikirlerine saygı gösterdiğimi,şahıslarına ise saygı duyduğumu belirttiğimi görebilirsin.Onların fikir ve ideolojilerinin doğru veya yanlış olduğunu tartışmanın yeri ise burası değildir. |
| WEZ Format +2. ?uan Saat: 10:49. |
Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Copyright © - Bütün Haklar Sivaslilar.net'e aittir.