Sivas'ın kaçan yatırım fırsatları
Hep söylenir, "Kayseri geçmişte Sivas'ın ilçesi idi" diye. Hani bununla da biraz öğünürüz.
SİVAS'tan / Naci YILDIZ
sivas@dunya.com
Hep söylenir, "Kayseri geçmişte Sivas'ın ilçesi idi" diye. Hani bununla da biraz öğünürüz. Bugün Kayseri büyük şehirler arasına girmeyi başardı. Gayri safi milli hasılası kişi başına 5 bin doları buldu ve Türkiye'de yaşanabilir kentler arasında 10'uncu sırada yeralıyor.
Sivas'ın duraklamasının ana nedeni sermayenin sanayiye, ticarete, verimli sahalara yatırılmamış olmasıdır. Kültürlü toplumlar sanayi ve ticaretle zengin oldular. Sivas olarak biz bunların gerisinde kaldık.
Bakın size heykeli dikilecek Tokatlı garsonun hikayesini anlatayım; 1954 yılında Van'da doğan Ata Arvas manifaturacı bir babanın çocuğudur. 1972'de ilk mağazalarını Sultan Ahmet Aşır Efendi yokuşunda açmış ve 1990'da entegre bir tekstil tesisi kurmak için kolları sıvamış. O sırada Anadolu'da tekstil yatırımı bulunmayan bir yerde Ortadoğu'nun en büyük tekstil eğitim merkezini kurmayı düşünen İsviçreli Sulzer Ruti firması da Arvas'a başvurmuş. Arvas da onlara eğitim merkezini kuracağı tekstil fabrikasının yanına inşa etmelerini söylemiş. Uygun yer aramak için Anadolu yollarına düşen Ata Arvas gerisi şöyle anlatıyor; "Suzel Ruti eğitim tesisi için 12 dokuma makinesi veriyordu. İsviçreli öğretmenlerin ders vereceği eğitim tesisine Ortadoğu'dan bile öğrenciler gelecekti. Firma tesis kurucağı yerde 4 yıldızlı otel, havaalanı, OSB de bulunmasını istiyordu."
Arvas'ın aklına ilk olarak Sivas gelir. Sivas'a gelen Arvas, o günkü yöneticiler vali, belediye başkanı, TSO ve esnaf odaları başkanları ile görüşür. Yöneticiler Arvas'a böyle bir yatırım için Sivas'ın şartlarının müsait olmadığını belirterek başka ile yönlendirirler. Sivas'tan sonra Samsun'a yönelen Arvas, mola verdiği Tokat'ta kentin kebabının tadına bakmak için bir lokantaya girer. İşte ne olursa burada olur. Arvas ile beraberindekilerin kurulacak tesise ilişkin konuşmalarına kulak kabartan meraklı bir garson Arvas'a der ki, "Efendim sizin kurmak istediğiniz fabrika için bizim ilimizin şartları mevcut. Tokat'ın 4 yıldızlı oteli yakında bitecek. Bir hava alanı ayrıca bir OSB var" der. Garson gidip OSB müdürünü de lokantaya çağırır. O masada yapılan görüşmeler sonrasında Arvas, kuracağı tesis ile eğitim merkezi için OSB'den yer alır.
Sivas'ın o günkü yöneticileri Tokatlı bir garson kadar olmayınca Ortadoğu'nun en büyük tekstil fabrikası da Tokat'a yapılmış olur. Sivas'ta da o tarihte Tokatlı garson zihniyetinde birileri olsaydı, eminim o fabrikanın kat kat fazlası İlimize kazandırılabilirdi.
Kaynak:
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...]