|
|
#2451 |
|
Yasaklı
dark_yamtar58 Şuan
Son Aktivite: 23.12.2009 15:39
Üyelik Tarihi: 13.04.2008
Mesajlar: 3.391
Tecrübe Puanı: 0
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
|
|
|
|
|
|
#2452 |
|
Yiğido
![]() ![]() serkan gulltepe Şuan
Son Aktivite: 06.03.2011 13:13
Üyelik Tarihi: 19.01.2008
Yaş: 43
Mesajlar: 135
Tecrübe Puanı: 671
![]() |
|
|
|
|
|
|
#2453 |
|
Yiğido
![]() ![]() burhan Şuan
Son Aktivite: 29.10.2008 00:00
Üyelik Tarihi: 09.04.2008
Yaş: 64
Mesajlar: 145
Tecrübe Puanı: 664
![]() |
BAYRAKSIZ OLAMAM
Bir çocuksam Kucaksız, Oyuncaksız; Bir delikanlıysam Atsız, Pusatsız Olabilirim... Bayraksız olamam! Taşıp yirmi yaş dileklerinden Ufuk ufuk süzülen Bir gemiyim ben... Rüzgârsız kalabilirim, Yelkensiz olabilirim... Bayraksız olamam! Eşsizsem, yalnızsam; Kısmetini bekleyen bir genç kızsam Ve gelirse, eğer mutlu günüm Yapılırsa bir gün düğünüm Telsiz, duvaksız olabilirim... Bayraksız olamam! -İster erkek, ister kadın- Çocuğuyum bu vatanın Ve gazada can borcuyum... Susuz olabilirim, Uykusuz olabilirim, Bayraksız olamam! Ölürsem taşım, yazım Kaygı olmasın yakınlarıma... Bir şey istemem, Yeter ki ay doğsun mezarıma! Taşsız olabilirim; Yazısız kalabilirim; Bayraksız olamam! Konaksız, saraysız; Evsiz, yuvasız, köysüz Kalabilirim... Sevdiklerim gidebilir, Sevenlerim ihanet edebilir... Her şeysiz kalabilirim, her şeysiz olabilirim Bayraksız olamam, Bayraksız olamam! Bizans önlerinde bir yeniçeri... Kılıç tutar, bayrak tutar eli... "Bu kimdir?" diye sorarsan Benim: Ulubatlı Hasan Benim... Elim kesilebilir, Ayağım eksilebilir Ve oklar delebilir, ateşler eriyip Yakabilir beni... Kollarım kanatlarım bir bir Bırakabilir beni... Kolsuz olabilirim, Kanatsız olabilirim; Bayraksız olamam; Bayraksız olamam! |
|
|
|
|
|
#2454 |
|
Yiğido
![]() ![]() burhan Şuan
Son Aktivite: 29.10.2008 00:00
Üyelik Tarihi: 09.04.2008
Yaş: 64
Mesajlar: 145
Tecrübe Puanı: 664
![]() |
Oğuzam
Türk menem... Bayatlardan Türkmenem... Damarlarındaki asil kan Aslına çektiğin ırk menem... Yaprağın asılı dallar, Gövdeni taşıyan kök menem... Yolunu gözleyen yar Aşkınla çarpan yürek menem... Can içre canan bilmişem gavim gardaş, nerdesen... Yedi koldan, Yirmidört boydan Gelmişem Orta Asyadan... Yayından fırlayan ok Huduttan hududa atılan mızrak Deli havalar soluyan kısrak Gibi esmişem... Az gitmişem, uz gitmişem Dere tepe düz gitmişem... Kuş uçmaz kervan geçmez dağları Göçebe adımlarla gezmişem... Irağı yakın, yurdumu Irak eylemişem... Tırnaklarımla oymuşam tortu kayaları Kıraç toprakları gözyaşlarımla sulak etmişem... Kızgın tohumlar serpmişem, Emek vermişem, Aşa getirmişem... Türk illerine haber salmışam Gavim gardaş, nerdesen... Selçuklu şah-ı sultanlarım adım atmış otağıma Kapıda karşılamışam civan mert erlerimi Başım gözüm üstüne berhudar ağırlamışam... Musul’da Zengiler Kerkük’te Kıpçaklar Erbil’de Beg Teginliler Yiğit yatağı Atabegler kurmuşam Dokuz başlı tuğlar aparmışam yad ellere Türk’ün adını âlemlere duyurmuşam... Bayındır Kızanı torunlarımı kucaklamışam Bahar coşkusu Akkoyunlar gibi ovalara yayılmışam... Sultan Cined’in emaneti Şah İsmailimle pişirmişem ham yanlarımı Ocağımda tüten Safevi ateşiyle alev alev yanmışam... Genç Osmanlıyla açmışam Bağdat’ın kapısını Cahiliye devrini hepten kapatmışam... Dil, din ve ırk özgürlüğüyle donatmışam halkları Çıra gibi aydınlatmışam kör karanlık tarihi Çevreme ilim, irfan, ışık saçmışam... Derin hülyalara dalmışam gavim gardaş, nerdesen... Ne zaman ki Türk birliğine diş bilemiş düşman Çapraz fişek silahıma davranmışam... Zırnık ödün vermemişem haa sevgimden Korkmamışam heç Ölümleri kuşanmışam... Yalın ayak koşmuşam Kafkas cephelerine Sarıkamış harekâtına katılmışam... Buz kesmiş yüreğim Allah-u Ekber Dağlarında Katmer katmer kefensiz donmuşam... Çanakkale’de etten duvar olmuşam Göğüs göğüse çarpışmışam Allah vekil Bir adım geçirmemişem gâvuru öteye Üst üste cansız yığılmışam... Nasıl ki Harb-i cihanlarla zayıflamışam Güçten kudretten düşmüşem heyhat! Yeraltı kaya yağlarım sulandırmış ağızları Hemhal manda manda paylaşılmışam... Öyle ki Et ve tırnak misali ayrılmışam Süt kuzu yavru gibi koparılmışam Anadolu’dan Yılanlar tıslamış Köpekler hırlamış ardımdan, Sahipsiz kalmışam gavim gardaş,nerdesen... Lord planları tayin etmiş kaderimi Misak-i milli sınırlar dışına çıkarılmışam... İtilmişem, kakılmışam, horlanmışam külliyen Tekme tokat yerlere yatırılmışam... Dağ ayılarının önüne atılmışam yaralı Çöl develerinin hörgücüne tepe taklak asılmışam... Türk menem demişem Türkçe söylemişem Eskiyaka’da kurşunlara dizilmişem... Emeğimin hakkını istemişem Gavurbağ’da linç edilmişem... Adalet beklemişem İplere gerilmişem... Eşitlik yeğlemişem, Zab suyu kana bulanmış Altunköprü’de ekin gibi biçilmişem... El insaf vicdan dilemişem Zindanlara sürülmüşem... Çığlıklarım katlimin sâlası Diri diri gömülmüşem gavim gardaş, nerdesen... Duy hele Kimliğim değiştirilmiş El-Temim olmuş Türkmen Kerkük Hafızalardan kazınmışam... Baas Baas bağırmışlar partizanca Kin kusmuşlar yüzüm barabarı, Evimden yurdumdan göçe zorlanmışam... Kollarım kırılmış omuzlarımdan İşkencelerle yoğrulmuşam... Gözlerim kan çanağı Fincan fincan oyulmuşam... Ölmem yetmemiş kâfire İp sarılmış cesedime Sokaklarda dolaştırılmışam... Cıncık gibi ortalığa saçılmış cism-i bedenim Lime lime dağılmışam gavim gardaş, nerdesen... Beterin beteri var... Biri getmiş, ötekiler gelmiş... Yağmurdan kaçarken doluya tutulmuşam... Mavzerler çevrilmiş üzerime Tetiklere sarılmış Puştlar Merhamet beklerken, zulüm bulmuşam... Böyük devletlerin böyük oyunu Yok etmek Türk’ün soyunu Çoraplar örülmüş Çuvallar geçirilmiş başıma Aslanım; kediye boğulmuşam... Okumak yazmak yok... Dilim damağıma bağlanmış Düşünmem, konuşmam, kızmam yasak... Başın kaldırıp bakmak Gözün ucuyla süzmek ne cüret... Elim ayağıma dolanmış Oturmam, yürümem, gezmem yasak... Taş kesilmişem gavim gardaş, nerdesen... Di gah gel... Di gel ölem di gel... Adına gurban olam di gel... Alnına kanım çalam di gel... Bayrağım göğün mavi gülü, ay yıldızım sen... Yurdum Türkmen eli, can özüm sen... Soyum sopum Türkoğlu, yüzüm sürdüğüm izim sen... Oy men ölmüşem gavim gardaş, nerdesen TÜRK MİLLETİ YANINDA GAVİM GARDAŞ... SEN AĞLAMA... SEN ÖLME!.. |
|
|
|
|
|
#2455 |
|
Yiğido
![]() ![]() burhan Şuan
Son Aktivite: 29.10.2008 00:00
Üyelik Tarihi: 09.04.2008
Yaş: 64
Mesajlar: 145
Tecrübe Puanı: 664
![]() |
KAYBOLAN İNGİLİZ ALAYI
21 Ağustos 1915 günü savaşın en şiddetli ve son anlarında Anzak Suula Koyu 60. tepede gün ağrırken gök berraktı.Görünürde altı veya sekiz tane, hepsi birbirinin eşi olan ekmek somunu biçimindeki bulut, 60. Tepe in üzerinde yayılmış duruyordu. O sırada saatte 6 veya 8 kilometrelik bir hızla güneyden esen meltem olmasına . rağmen, bu bulutların ne biçimleri ne de yerleri değişmiyordu. Meltemin etkisiyle kayıp gitmediler. Bunlar bulunduğumuz yere göre 60 derecelik bir yükseklikte asılı duruyorlardı. Bulut kümesinin tam altına gelen yerde toprağın üstünde duran aynı biçimde bir bulut daha vardı. Yaklaşık 250 metre uzunluğunda, 65 metre yüksekliğinde ve 60 metre genişliğindeydi. . Bu bulut oldukça yoğundu. Yapısı katı maddeymiş gibiydi. İngilizlerin bulunduğu bölge savaş yerine 1000 metre kadar uzaklıktaydı. Bütün bunları Yeni Zeland kıtasının birinci sahra birliğine bağlı 3. bölükteki 22 asker öldü. Aralarında biz de vardık.İçinde bulunduğumuz siperden güneybatı doğrultusunda yere inmiş bulut duruyordu. Bulunduğumuz yer 60. Tepeye göre 90 metre daha yukarıda olduğundan üstten görebiliyorduk.Bu bulut daha sonra Kayaçık Dere denilen kuru bir derenin yatağına doğru ilerlediğinde onun daha önce durduğu zemine bütünüyle görebildik. Bu bulut diğerleri gibi açık gri renkteydi. Daha sonra 4. Norfolk Taburu un bu kuru dere yatağında harekete geçerek 60. Tepeye doğru uygun adım yürüyüşe geçtiğini fark ettik. Buluta vardıklarında hiç çekinmeden dosdoğru içine girdiler. Ama tekrar içinden çıkıp 60. Tepede savaşa katılan hiç bir kimse olmadı. Bir süre sonra askerlerin sonuncusu da görünmez olunca , bulut sanki yükünü almışcasına yerden yükseldi.Herhangi bir bulut gibi yukarıda duran diğerlerine ulaşıncaya kadar yavaş yavaş havalandı.Bu ana kadar yukarıdaki bulutlar yerlerinde duruyorlardı Yerdeki bulut yükselip aynı hizaya gelir gelmez birden kuzeye doğru uzaklaşmaya başladılar.Trakya istikametine doğru gittiler. Bir saat içinde de gözden kayboldular. Savaş sonunda bu tabur kayıp veya yok edilmiş sayıldı.Anzak çıkarmasının 50. Yılında geç de olsa aşağıda imzası olan bizler anlattığımız bu olayın kelimesi kelimesine doğru olduğunu beyan ederiz. İstihkam eri 4/165 künyeli, F. Reichardt. Malata Bay Of Plenty İstihkam eri 13/416 künyeli , D.Nevnes . 157 King Street Cambridge. J.L. Newman, 75 Freyberg Street Octumoctai Tauranga. NOT : 1- İngiliz baş komutanı . General Hamilton, bu olayın vuku bulduğu günü korkunç itirafı, yine bir gün sonra günlüğüne şöyle geçirir: "22 Ağustos 1915 günü Çalılık arazi içinde cereyan eden karşılıklı düello korkunç bir şekilde hükmünü sürdürdü. Sis ve topçu ateşi yönünden, Allah dün Türklerden yana idi..." der. 2- Savaştan sonra 1918 yılında İngiltere . hükümeti, Türkiyeye resmi bir yazı gönderir.v Ve kaybolan alayın akibetini sorar.Ve Türkiye şöyle bir cevap verir: "Türkiye ne onları esir etmiştir, ne de ölüm kayıtları vardır.Hiçbir şekilde, bu askerlerle ilgili bir bilgiye sahip değildir." 3- Bu olayın görgü tanıkları olan yukarıdaki üç Yeni Zelandalı asker savaştan tam 50 yıl sonra basın önünde bu itirafta bulunmuşlardır. |
|
|
|
|
|
#2456 |
|
Yiğido
![]() ![]() burhan Şuan
Son Aktivite: 29.10.2008 00:00
Üyelik Tarihi: 09.04.2008
Yaş: 64
Mesajlar: 145
Tecrübe Puanı: 664
![]() |
Açtımola Şu Sivas’ın
Sarardım Ben Sarardım, Senin İçin Sarardım. Baş Yastıkta Göz Yolda, Her Geçene Sorardım. Al Dağlar Yeşil Dağlar, Gurbette Yarim Ağlar Açtı M’ola Şu Sivas’ın Gülü Yaprağı, Çekti Bizi Gurbet Elin Suyu Toprağı. Kayalardan Kayarım, Bulamadım Ayarım. Ben Bu Dertten Ölürsem, Kaderime Sayarım. Al Dağlar Yeşil Dağlar, Gurbette Yarim Ağlar Açtı M’ola Su Sivas’ın Gülü Yaprağı, Çekti Bizi Gurbet Elin Suyu Toprağı. |
|
|
|
|
|
#2457 |
|
Yiğido
![]() ![]() burhan Şuan
Son Aktivite: 29.10.2008 00:00
Üyelik Tarihi: 09.04.2008
Yaş: 64
Mesajlar: 145
Tecrübe Puanı: 664
![]() |
Sivas Erkeği bayan erkek farketmez herkese gardaş der
Sivas Erkeği etli dohturur,kelle gırdırır Sivas Erkeği timurun torunudur Sivas Erkeği çekinmez,çekindirir(çekunmez,ç ekundurur) Sivas Erkeğinin delikanlısı çoktur yumşağı yoktur Sivas Erkeği mertliğini havasının sertliğinden alır Sivas Erkeği galibaya ellaham,havalanmaya govelenme der Sivas Erkeği gördüğü haksızlıklara fazla ses çıkarmaz zira o sırada dövuyordur(yani Çökmüştür) Sivas Erkeği Allah'a (C.C.) Kitaba laf ettirmez,edeni asla affetmez. Sivas Erkeği saflığa aşırı önem verdiğinden sıvı içeceklerin hepsini katkısız içer |
|
|
|
|
|
#2458 | |
|
Yasaklı
dark_yamtar58 Şuan
Son Aktivite: 23.12.2009 15:39
Üyelik Tarihi: 13.04.2008
Mesajlar: 3.391
Tecrübe Puanı: 0
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alıntı:
Burhan çok güzel olmuş Paylaşımın için sağol......................... .. ![]() ![]() ![]() |
|
|
|
|
|
|
#2459 |
|
Yiğido
![]() ![]() burhan Şuan
Son Aktivite: 29.10.2008 00:00
Üyelik Tarihi: 09.04.2008
Yaş: 64
Mesajlar: 145
Tecrübe Puanı: 664
![]() |
Bir meselleme: Temsilsiz laf boyuzsuz öküze benzer Tükancı Halil
![]() |
|
|
|
|
|
#2460 |
|
Yiğido
![]() ![]() burhan Şuan
Son Aktivite: 29.10.2008 00:00
Üyelik Tarihi: 09.04.2008
Yaş: 64
Mesajlar: 145
Tecrübe Puanı: 664
![]() |
Bir bilmece :Zabahtan galhtım göy oğlanı yere çaldım Cevabı bekliyorum
Ha bu arada aranızda OTLUKÇUNUN HİKAYESİni bileniniz var mı? |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 2 Üye Okuyor. (0 Kay?tl? Üye Ve 2 Misafir) | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Elbeyli'lerin sohbet alanı | umit_koc | Köylerimiz (Sivas Köyleri) | 24 | 27.03.2011 21:00 |
| Fuar alanı olmazsa olmaz | Sivaslilar.Net | Anasayfa Haberler | 13 | 03.03.2010 11:47 |
| Edukeyf (Online Radyo , Video , Tv, Sohbet , Burç , Haber, Gazete vb) | edukeyf | Full Program Download | 0 | 10.12.2009 18:56 |
| Ücretsiz Web Alanı Veren Siteler | Serd@r | Bilgisayar ve İnternet Dünyası | 3 | 26.03.2008 13:25 |
| Sanal sohbet neden tehlikeli? | seva | Arşiv | 2 | 26.03.2008 11:29 |