|
|||||||
| SİTE ANA SAYFA | Galeri | Kayıt ol | Yardım | Ajanda | Oyunlar | Bugünki Mesajlar | Arama |
| Arşiv Güncelliğini Yitirmiş Konular |

| Anketimiz: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz? | |||
| Evet |
|
289 | 57,68% |
| Hayır |
|
212 | 42,32% |
| Katılımcı sayısı: 501. Sizin Bu Ankette Oy kullanma Yetkiniz Bulunmuyor | |||
![]() |
|
|
Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#701 |
|
Yiğido
![]() ![]() 35gürün58 Şuan
Son Aktivite: 21.03.2014 16:15
Üyelik Tarihi: 23.12.2005
Mesajlar: 170
Tecrübe Puanı: 751
![]() |
PARA NASIL ÇALINIR ?
Vergi rekortmenleri listesinin açıklanması üzerine Sözcü Gazetesi saf saf soruyor: "AKP'ye yakın işadamları neden listede yok?" AKP kodamanlarının "Vergi kaçırıyor" diye gaddarca üzerine gittikleri Aydın Doğan, vergi şampiyonu. Yani Türkiye'nin en çok vergi veren adamı. Ama, Ahmet Çalık, Fettah Tamince, Akın İpek, Remzi Gür, Cihan Kamer, Ethem Sancak, Vahit Kiler, Ahmet Albayrak, Unakıtan Ailesi, Topbaş Aileleri listede yok. En azından, Tayyip Bey'i otellerde ağırlayan milyar dolarlık işadamı Fettah Tamince ile milyar dolarlık Ahmet Çalık'ın ilk 100 içinde olması gerekmez miydi? Sözcü Gazetesi galiba duymamış: Bunlar vergi vermemek için Vergi Kanunu'na özel madde eklediler. VERGİDE BAĞIŞ SİSTEMİ AKP Hükümeti 2.1.2004 ve 31.12 2004 tarihlerinde Vergi Usul Kanunu'na 40/10 maddesini ekledi. Bu maddeye göre, gelir veya kurumlar vergisi mükellefi isterse vergisini devlete vermez. Ya nereye verir? BÜNYESİNDE GIDA BANKACILIĞI BULUNAN DERNEKLERE verir. İçişleri Bakanlığınca bünyelerinde GIDA BANKACILIĞI kurma izni verilen tarikat bağlantılı dernekler şunlar: -Deniz Feneri Derneği -Kimse Yok Mu Derneği -Kepez Deniz Yıldızı Sosyal yardımlaşma Derneği Bu dernekler, örneğin 100 milyon lira vergi borcu olan şirkete gidip diyorlar ki: Arkadaş, bizim derneğe 50 milyon bağış yap, Biz de sana 100 milyon liralık kömür, erzak, temizlik maddesi gibi fatura verelim. Bu faturayı götür maliyeye ver, vergi borcunu kapatmış olursun. Yanına kalan 50 milyon senin karın olacak. Bana verdiğin 50 milyon lira ile de malzeme alıp valiliklere, kaymakamlıklara vereceğim. Onlar da ihtiyaç sahiplerine dağıtacaklar. Bu da senin zekatın olacak. Böylece bu kafir devlete vergi vermeyeceksin, hem de sevap işleyip Cennete gideceksin. Hem de AKP için hayır dua alınmasına vesile olacaksın. İşte böyleyken böyle. Ama, bir vergi mükellefi örneğin bir okul veya hastane yaptırırsa, yaptığı harcamanın sadece 5 milyon lirasını vergiden düşebiliyor. Mehmetçik Vakfı'na, eğitim kurumlarına, Çocuk Esirgeme Kurumu'na, Kızılay'a yaptığı yardımın en fazla 5 milyon lirasını vergiden düşebiliyor. Ama bu derneklere yardım yaparsa, yaptığı yardımın tamamını vergiden düşüyor. İşte bu ülkenin rejimi, ödenmeyen vergi paraları ile böyle değiştirilmeye çalışılıyor. Prof. Dr. Deniz Büyükkılıç Gazi Üniversitesi 06830, Gölbaşı ANKARA |
|
|
|
| Yukarıdaki Mesaj için Yandaki 4 Kullanıcı 35gürün58'e Teşekkür Ediyor... |
|
|
#702 |
|
Moderator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Arif Coşkun Şuan
Son Aktivite: 10.05.2016 19:12
Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Yaş: 62
Mesajlar: 27.868
Tecrübe Puanı: 10
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
VATAN HAİNİ
"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ. Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet. Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ." Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla, bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un 66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira. "Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ." Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim. Vatan çiftliklerinizse, kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan, vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan, vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın, fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan, vatan tırnaklarıysa ağalarınızın, vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa, ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan, vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa, vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan, ben vatan hainiyim. Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla : Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ. Nazım HİKMET Bu yazıya böyle bir şiirin iyi gideceğini düşündüm.
__________________
"Dilin düşüncenden önce haraket etmesin" |
|
|
|
| Yukarıdaki Mesaj için Yandaki 5 Kullanıcı Arif Coşkun'e Teşekkür Ediyor... |
|
|
#703 |
|
Moderator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cley Şuan
Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 8.021
Tecrübe Puanı: 10
![]() |
Nazım okudum ama bir Hikmetini görmedim.... Bülent AKYÜREK
__________________
Edep ile gelen Saygı ile karşılanır |
|
|
|
| Yukarıdaki Mesaj için Yandaki Kullanıcılar Cley'e Teşekkür Ediyor... |
|
|
#704 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() murat tugrul Şuan
Son Aktivite: 06.06.2015 16:33
Üyelik Tarihi: 28.06.2008
Yaş: 51
Mesajlar: 1.682
Tecrübe Puanı: 811
![]() |
Trabzondan bir motor açılıyor
Sa-hil-de-ka-la-ba-lık! Motoru taşlıyorlar Son perdeye başlıyorlar Burjuva kemalin omuzuna binmiş Kemal kumandanın kordonuna Kumandan kahyanın cebine inmiş Kahya adamlarının donuna... uluyorlar Hav..Hav..hak..tu.. Yoldaş unutma bunu. Nazım Hikmet ANT mecmuası sayı 95 Nazım'ın KAFATASI, BİR ÖLÜ EVİ ve UNUTULAN ADAM isimli oldukça piyesleri Şehir Tiyatrosu'nun (Darulbedayi) sahnesinde aylarca oynanmış Nazım'a hem para hem şöhret temin etmişti. Üstelik Nazım'ın şöhreti Atatürk' e kadar ulaşmıştı. Atatürk , Nazım adına yapılan bu geniş reklam ve propagandaya pek itimat etmediği için: - "Şunun bir şiirini kendi ağzından plağa alın getirin bakayım" demiş. Nazım' ın "Hazer" ve "Salkımsöğüt" şiirleri kendi diliyle plağa alınarak Atatürk' e dinletilmiş, Atatürk bunları dinledikten sonra aynen: -" Bu şiirlerde Türk Milleti'nin hayatına kasteden bir bomba var" demişti. Konu murat tugrul tarafından (07.09.2010 Saat 22:17 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Arka Arkaya Mesajlar Yazdığınızdan Dolayı Flood Önleyici Devreye Girdi. Mesajlar Sistem Tarafından Otomatik Olarak Birleştirilmiştir.. |
|
|
|
|
|
#705 |
|
Tecrübeli Yiğido
![]() ![]() ![]() Kasım Öktem Şuan
Son Aktivite: 20.06.2013 03:34
Üyelik Tarihi: 22.03.2009
Yaş: 35
Mesajlar: 317
Tecrübe Puanı: 650
![]() ![]() |
[quote=Arif Coşkun;577910]Aşağıdaki linki bir zahmet lütfen tıklayıp bir bakın.
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Videonun içeriğinde ne var? ![]() Aklıma Tayyip Erdoğan'ın şu konuşması geldi: "Şunu tüm samimiyetimle, bütün hasbiliğimle ifade ediyorum: Bu ülkenin tarihinden, Ahmet Yesevi'yi, Hacı Bektaş'ı, Pir Sultan'ı, Hacı Bayram Veli'yi çıkartmaya kalkarsanız, onları görmezden gelirseniz, onları yok sayarsanız, bu ülke öksüz kalır, yetim kalır, köksüz ve dayanaksız kalır. Yunus Emre'siz bir Türkiye dilsiz kalır. Mevlana'sız bir Türkiye ruhsuz kalır. Sabahat Akkiraz'a kulak vermeyen, dinlemeyen Türkiye türküsüz kalır. Tatyos Efendi'yi yok sayan Türkiye'nin besteleri yarım kalır. Cem Karaca bu ülkenin hasretini çektiği kadar, bu ülke de Cem Karaca'nın hasretini çekti. 'Hoşçakalın İki Gözüm' diyen Ahmet Kaya'ya vefa göstermeyen Türkiye'nin şarkıları eksik kalır. Nasıl Mehmet Akif'siz bir Türkiye tahayyül edilemezse, Nazım Hikmet'siz bir Türkiye eksik sayılır. Seversiniz sevmezsiniz, beğenirsiniz beğenmezsiniz, görüşlerini kabul edersiniz etmezsiniz ama Ahmedi Hani'siz, Bitlis'li Said-i Nursi'siz bir Türkiye'nin maneviyatı noksan kalır. Biz, bu ülkenin tüm renkleriyle, bütün çiçekleriyle, bütün kokularıyla, dağları, taşları, ırmaklarıyla Türkiye'yiz" Konuşma iyi, güzel bir politikacının yapacağı en güzel konuşmalardan birisi. Söylediklerinin büyük kısmına katılıyorum ancak: Kürdüz ölene kadar Vallahi Apoyu özledik diyen Ahmet Kaya'ya ben vefa göstermem.
__________________
'-.-' Konu Arif Coşkun tarafından (08.09.2010 Saat 09:39 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Arka Arkaya Mesajlar Yazdığınızdan Dolayı Flood Önleyici Devreye Girdi.Mesajlar Sistem Tarafından Otomatik Olarak Birleştirilmiştir.. |
|
|
|
| Yukarıdaki Mesaj için Yandaki Kullanıcılar Kasım Öktem'e Teşekkür Ediyor... |
|
|
#706 | |
|
Moderator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Arif Coşkun Şuan
Son Aktivite: 10.05.2016 19:12
Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Yaş: 62
Mesajlar: 27.868
Tecrübe Puanı: 10
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
[quote=Kasım Öktem;578004]
Alıntı:
Kasım Kardeşim haklısın kusura bakma eklenen linkte bir yanlışlık olmuştu düzelttim tekrar bakma fırsatın olursa şimdi içeriğini görebilirsin.
__________________
"Dilin düşüncenden önce haraket etmesin" |
|
|
|
|
| Yukarıdaki Mesaj için Yandaki 2 Kullanıcı Arif Coşkun'e Teşekkür Ediyor... |
|
|
#707 |
|
Yiğido
![]() ![]() 35gürün58 Şuan
Son Aktivite: 21.03.2014 16:15
Üyelik Tarihi: 23.12.2005
Mesajlar: 170
Tecrübe Puanı: 751
![]() |
YILMAZ ÖZDİL
8 Eylül 2010 YENİ BAŞLAYANLAR İÇİN REFERANDUM... MADDE MADDE Aylardır anlatılıyor... Hâlâ “hangi maddeleri oylayacağız?” diyen var. İzah edeyim. Memur maddesi: Kamu Personeli Seçme Sınavı yapıldı, dini imanı dilinden düşürmeyen cemaatçi arkadaşların soruları arakladığı, kul hakkı yemeye utanmadıkları ortaya çıktı. Eğitim maddesi: Üniversite sınav sorularının takunyalılara sızdırıldığı, kendi dershanelerine servis edildiği, milyonlarca evladımızın geleceğini çaldıkları ortaya çıktı. Güvenlik maddesi: Polis Akademisi sınavında soruların zimmete geçirildiği, tarikatçılara ezberletildiği, uzun lafın kısası, hırsızların polis olmaya çalıştığı ortaya çıktı. Eşitlik maddesi: TRT’ye personel almak için sınav yapıp, sonuçları internetten yayınladılar, ancak, torpil taleplerini silmeyi unuttular, böylece, kazanan isimlerinin yanında “şu müdür tanıyor, bu müdür kefil” gibi notların düşüldüğü ortaya çıktı. İşçi hakları maddesi: AKP’li belediye itfaiyeye alınacak üç personel için sınav yaptı, yüzlerce aday “belgen eksik” diye sınava sokulmadı, “prosedürü uyguladık” dendi, sonuçlar bi açıklandı, başkanın oğlu ve kayınbiraderiyle, zabıta müdürü oğlunun kazandığı ortaya çıktı. Ekonomi maddesi: Kamu bankası sınav yaptı, müfettişler aldı, boru değil, müfettiş bu, sahtekârları yakalayacak, 80 puan alanlar girecekti, 70 alanlar dolduruldu, rezalet ortaya çıkınca, bilgisayarın hata yaptığı söylendi... Bir başka kamu bankası müfettişler aldı, sınavı hazırlayan özel üniversitenin aynı soruları daha önce bir başka kamu kurumunun sınavında sorduğu ortaya çıktı, suçüstü enselenen üniversite “ayy çok pardon” dedi. Sağlık maddesi: Sağlık Bakanlığı Unvan Sınavı yapıldı, 20 soru iptal edildi, 17 sorunun cevap şıkları değiştirildi, zaten 50 soru vardı birader, belli ki unvanı yükseltilmek istenenler buna rağmen becerememişti, sonuçlar bir hafta geç açıklandı, rezaletin ayyuka çıktığı ortaya çıktı. Spor maddesi: Çok örnek var, birini anlatayım, Menderes Üniversitesi Beden Eğitimi Yüksek Okulu’nda sınav yapıldı, kazananların listesi açıklandı, sonra o liste indirildi, başka liste asıldı, kazanıp kayıt yaptıranlara “siz kazanamadınız” dendi, kazanamayanlar kayıt edildi, savcı “oha artık” demek zorunda kaldı, mahkemenin yürütmeyi durdurduğu ortaya çıktı. Sendika maddesi: Eğitim Kurumu Müdürlüğü sınavı yapıldı, soruların iktidara yakın bi sendikanın çalıştayında sorulan sorular olduğu, o sendikadan olanların kazandığı ortaya çıktı. Din maddesi: Diyanet İşleri Başkanlığı vaizlik, Kuran kursu öğreticiliği, müezzinlik sınavı yaptı, başarılı olan adaylar başarısız ilan edildi, başarısız denilen adaylar mahkemeye başvurdu, olmayacak duaya amin denildiği, sınavın iptal edildiği ortaya çıktı. Netice itibariyle... Son 4-5 senede, vatandaşların geleceğiyle alakalı olup, seçenekli şıkları bulunan her sınavda, hukuken tespit edilmiş “yamuk” olduğuna göre, pazar günü cevabı aranması gereken asıl soru şudur... Hukuk sınavı referandumda katakulli olmayacağının garantisini kimse verebilir mi? a, evet b, hayır |
|
|
|
| Yukarıdaki Mesaj için Yandaki 4 Kullanıcı 35gürün58'e Teşekkür Ediyor... |
|
|
#708 | |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() Reform Şuan
Son Aktivite: 28.12.2012 19:33
Üyelik Tarihi: 02.05.2010
Mesajlar: 654
Tecrübe Puanı: 640
![]() |
Alıntı:
|
|
|
|
|
| Yukarıdaki Mesaj için Yandaki Kullanıcılar Reform'e Teşekkür Ediyor... |
|
|
#709 |
|
Yiğido
![]() ![]() 35gürün58 Şuan
Son Aktivite: 21.03.2014 16:15
Üyelik Tarihi: 23.12.2005
Mesajlar: 170
Tecrübe Puanı: 751
![]() |
08 Eylül 2010
Ahmet B. ERCİLASUN ÜLKÜCÜLER BU SÖYLEME Mİ EVET DİYECEKLER ? AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan 03 Eylül 2010 tarihinde Diyarbakır’da yaptığı referandum konuşmasında aynen şöyle söyledi: “Ape Musa’nın yani Musa Anter’in acısını bizler unutamayız. Orhan Miroğlu’nun acısını bizler unutamayız. Diyarbakır Cezaevi’nde yedi yıl işkence gören Abdürrahim Semavi’nin çilesini bizler unutamayız. Şivan Perver’in hasretini görmezden gelemeyiz. Ahmet Kaya’nın gurbette vefatını hatırımızdan çıkaramayız.” Evet, AKP Genel Başkanı Erdoğan aynen böyle söyledi. Başbakanın unutamadığı iki isme bir bakalım. Önce Orhan Miroğlu’ndan başlayalım. Miroğlu, cezaevinden çıktıktan sonra, kapatılan HADEP ve DEHAP’ta genel başkan yardımcılığı yapmış bir isim. Demokratik Toplum Partisi’nde de yine genel başkan yardımcılığı yapmış. Şu anda Taraf gazetesinde “Yüzleşme” adlı bir köşesi var. Bakınız bu köşede 09 Haziran 2010 tarihinde yazdığı “Kürtler, vicdan ve şehadete dair birkaç söz” başlıklı yazıda ne diyor: “Bayrak, millet, milliyetçilik gibi şeylerden korkarım! Din ve bayrak arasında kurulan kutsal ittifaktan korkarım!” Evet, başbakanın acısını unutamadığı insanlardan biri bu. Ülkücüler bunu unutamadığını ifade eden Erdoğan’ın bu söylemine iştirak edebilirler mi? Bu söylemdeki bir yöneticinin “Kürt açılımı”nın nereye kadar varacağından emin olabilirler mi? Ülkücüler, bu söylemdeki bir insanın Mustafa Pehlivanoğlu ve genel olarak ülkücüler hakkındaki sözlerinin samimiyetine inanabilirler mi? Ülkücüler, referandumu bu söylemle savunan bir insanın ısrarla istediği evet oyunu verebilirler mi? Şimdi de başbakanın acısını unutamadığı diğer isme, Musa Anter’e bakalım. Erdoğan sözlerine “Ape Musa” diye başlıyor. Ape, “amca” demektir ve Kürtçülerin sempatilerini göstermek için kullandıkları bir tabirdir. Demek ki Musa Anter’i çok seviyorlar. Merak ediyorum, başbakan konuşmasını yazıya dökse “ape” kelimesindeki e harfi üzerine Kürtçüler gibi bir şapka da konduracak mı? Peki kim bu Musa Anter? Daha çocukluğunda, Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanıma sövmekten 45 gün göz altında tutulmuş. Öğrencilik yıllarında, yaz aylarında Suriye’ye gidiyor ve orada ne kadar kaçak Kürtçü varsa onlarla buluşuyor. Kâmuran Bedirhan, Osman Sabri gibi Kürtçülerle. “Kürdistan’ı Kurtarma Cemiyeti” ni kuruyorlar. Sarı güneşli, sözde Kürt bayrağı ve silah üzerine yemin ediyorlar. 1940’ların başında Musa Anter İstanbul’da. Önce felsefe, sonra hukuk okuyor. Dicle Talebe Yurdu’nda Remzi Bucak, Faik Bucak, Tarık Ziya Ekinci gibi Kürtçülerle gizli faaliyet yapıyorlar; Suriye’de çıkan Kürtçü dergileri kaçak olarak getirtip yurtta okuyorlar. Musa Anter’in bu yılları, David McDowall’ın “Modern Kürt Tarihi” adlı eserinde şöyle anlatılıyor: “Anter, seçilen en parlak gençlerden biri olarak İstanbul’a hukuk okumaya gönderildi ve burada Kürdistan’ın farklı bölgelerinden gelen elli civarında genç aydınla temas kurdu.” (Bilal Şimşir, II, s. 430). Musa Anter 1960’tan sonra Türkiye İşçi Partisi’nden milletvekili adaylığına teşebbüs ediyor. 1970’lerde Devrimci Doğu Kültür Ocakları’nın önde gelen isimlerinden biri oluyor. Abdullah Öcalan’ın “Sümer Rahip Devletinden Halk Cumhuriyetine Doğru” kitabındaki ifadesiyle “Musa Anter Devrimci Doğu Kültür Ocaklarının ruhu gibiydi.” (Bilal Şimşir, Kürtçülük II, s. 593). İsveç’te kaçak olarak yaşayan Abdülkadir Aygan’ın iddiasına göre 1992’de Musa Anter, Jitem tarafından öldürülmüştür. Aynı Abdülkadir Aygan’ın bir yıl kadar önceki faili meçhul iddialarına uyarak asit kuyularını açan polislerin köpek kemiklerinden başka bir şeye rastlamadıklarını da hatırlatalım. İsveç’teki bu kaçağın, Hürriyet gazetesi tarafından kendisiyle yapılan Anter’in öldürülmesiyle ilgili röportajda “altı ülkücü öldürdüm” dediğini de bir tarafa not edelim. Evet, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “acısını bizler unutamayız” dediği kişilerden biri de bu. Hayatı boyunca, Türkiye’yi bölmek için çalışmış, Kürdistan’ı kurmak için örgütlenip silah üzerine yemin etmiş, Öcalan’ın “Devrimci Doğu Kültür Ocakları’nın ruhu” diye övdüğü Musa Anter. Şimdi söyleyin bakalım, ülkücüler, Erdoğan’ın bu söylemine rağmen evet diyebilirler mi? ============================== ============================== ================= 08 Eylül 2010 Sabahattin ÖNKİBAR KÜRT KADINLAR METRES OLSUN diyen AKP’li başkan değil miydi? Kameraların karşısına geçip “Şimdi sıra bizde, onları şimdi biz fişliyoruz” diyen AKP Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan’ın bu sözleri partisini bağlamıyor, Avni Bey’in şahsını bağlıyor! Keza aynı şekilde “AKP’ye karşı çıkan kanı bozukların kanlarını tahlile göndermeli” diyen AKP Çorum Milletvekili Ahmet Aydoğmuş’un ifadeleri de yine AKP’yi bağlamıyor, sadece milletvekilini bağlıyor. Bitmedi; Kürt hanımları kuma ya da metres olsun mealinde sözler eden AKP’nin Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı’nın sözleri de aynı şekilde partisini hiç alakadar etmiyor! Ve fakat: CHP’li Avcılar Belediye Başkanının bir danışmanının alel acele hazırlattığı bir afiş CHP’yi temsil ediyor öyle mi? Bırakın parti militanlarını, bir Başbakan’ın böyle bir şeye sığınması ve oradan vurması belden aşağı saldırı değil de nedir söyler misiniz? CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Benim bundan haberim yok, biz böyle bir afiş bastırmadık ve bastıran için savcılığa suç duyurusunda bulunduk” derken! CHP Genel Merkezi, afişten ve hazırlayandan haberimiz yok derken! CHP İstanbul İl Başkanı da aynı tavrı takınırken Başbakan’ın mal bulmuş mağribi misali alel acele yapılan bir yanlışa sığınarak hücum etmesi kabul edilebilir bir şey midir? Yukarıda örneklerini verdim, AKP’li bir milletvekili ya da Belediye Başkanı bir yanlış yapınca partiyi bağlamıyor, ama aynı şeyi kazara bir CHP’li yapsa kıyamet koparılıyor! Hatırlayın; o AKP’liler o rezil sözleri edince, ne o zaman CHP’in lideri olan Baykal, ne genel başkan olduktan sonra Kılıçdaroğlu, ne de Bahçeli, istismar yoluna gitti ve o yanlış sözleri diline doladı! Oysa ülkenin Başbakanı konumunda olan biri, CHP lideri televizyonlardan “Bize ait değil, haberimiz yok, savcılığa suç duyurusunda bulunduk” demesine rağmen bile ertesi gün meydanlarda istismarını sürdürebilmiştir! Bu feci tablo AKP güruhunun hem siyaset ahlakını hem de içine girdikleri çaresizliği gözler önüne seriyor! Her şey açık ve net: AKP’nin muhalefeti eleştirmek için, CHP Genel Başkanlığı ve Genel Merkezinin habersiz olduğu ve onaylamadığı bir afişten başka bir argümanı yok! Daha önce de yazdık, Kılıçdaroğlu’na edecek menfi bir söz bulamıyorlar! Öyle olunca da bir gün boyuna, ertesi gün soyuna laf ediyorlar! Kılıçdaroğlu devletin kayıtları ile sabit ki Türkoğlu Türk, yani Horasan kökenli de, bu AKP’nin beyin takımı hangi kökten onu Ergun Poyraz’a sormalı! Evet boy-soy saldırıları da sonuç getirmeyince meçhul bir afişe sığınıyorlar! Sadece bu hadise bile AKP ile Tayyip Erdoğan’ı açık olarak anlatmıyor mu? Eğer CHP’li Avcılar Belediye Başkanı danışmanının hazırlattığı bir afiş, CHP’nin kurumsal yapısını bağlıyorsa, Kürtçe konuşan hanımefendilere metreslik teklifinde bulunan AKP’li Rize Belediye Başkanının sözleri de sizi bağlar Recep Bey! Cevap verin, o saygıdeğer hanımefendiler size göre de metres ya da kamuflajlı ifadeyle kuma mıdır Recep Tayyip Sultan?! SUSKUNLAR... Kafatası ölçen Başbakan Bu laflar Diyarbakır dönüşünde Başbakan Erdoğan tarafından çok sayıda gazeteciye ediliyor... BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a; “Sen önce bir Kürt ol bakalım. Diyarbakırlı değilsin...” Akın Birdal ve Ufuk Uras’a; “Birdal Niğdeli, Uras da Kürt değil...” Devletin Başbakanı adeta eline mezura almış kafataslarını ölçüyor... Bu yapılan kavmiyetçilik değil de nedir söyler misiniz? Müslüman bir ülkenin Başbakanı nasıl böyle konuşur? Nasıl bu şekilde açık bir ayrımcılık ve ırkçılık yapar? Yaradılanı Yaradan’dan ötürü sevmek böyle mi olurmuş! Ve heyhat, kendilerine liberal diyen o malum güruh bu tabloya suskun!.. Sahi aynı sözleri Tayyip Sultan yerine kazara Devlet Bahçeli etse kıyameti koparmaz mıydınız?.. Öyle ise size aydın diyenlere yuh olsun! İDDİALAR... Pazar günü saat 17’ye dikkat! Ağırlıklı ihtimal değil ama kulislerde konuşulanlardan haberiniz olsun istiyorum. Birinci iddia; referandum oylarını kullanmanın bitimi olan 12 Eylül Pazar günü saat 17.00’de yani sandıkların kapandığı ve oyların sayıldığı anda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının acil bir basın toplantısı yapacağı ve AKP’ye yeni bir kapatma davasını açacağıdır... Ankara’nın öbür yakasında söylenenlere göre Hanefi Avcı’nın yayınladığı kitap, bu kapatma davasına zemin inşa etmek ve kamuoyunu hazırlamak içinmiş!.. Bu dava için rejimi ve ülkeyi kurtarmanın son hamlesi yorumunu yapanlar bile var... İkinci iddia ise; Başbakan Erdoğan’ın da yine aynı gün saat 17.00’de bir basın toplantısı yapıp erken seçim kararını alabileceğidir. Bu iddiayı seslendirenler Yargıtay Başsavcısı harekete geçerse, Erdoğan da karşılık verecek derken, bazıları ise Yargıtay Başsavcısı dava açmasa bile Tayyip Bey’in Özal’ın 1987’de yaptığı gibi referandumdaki evetleri partisine kanalize etmek için erken seçim kararını alacağını söylüyor! Konu 35gürün58 tarafından (08.09.2010 Saat 12:20 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Arka Arkaya Mesajlar Yazdığınızdan Dolayı Flood Önleyici Devreye Girdi. Mesajlar Sistem Tarafından Otomatik Olarak Birleştirilmiştir.. |
|
|
|
| Yukarıdaki Mesaj için Yandaki 2 Kullanıcı 35gürün58'e Teşekkür Ediyor... |
|
|
#710 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Dilsad Hatun Şuan
Son Aktivite: 29.10.2010 21:09
Üyelik Tarihi: 27.12.2008
Mesajlar: 4.441
Tecrübe Puanı: 1130
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Ülkücüleri artik rahat birakin. Yeter ya bu kadar da her koldan saldirilmaz ki. Bahceli once bor ayni alip kendisine tutsun. Hepsi birbirinden beter. Hepsi menfaatci. 13 Eylulde gorucem ben sizi kardes miyiz degilmiyiz.
Ya sabir! !
__________________
"ATAM IZINDEYIZ" 1453! |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 2 Üye Okuyor. (0 Kay?tl? Üye Ve 2 Misafir) | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Çarşaflı partililer CHP rozetlerini iade etti | ErdalGüler | Dünya ve Türkiye'den Haberler | 31 | 24.05.2011 10:07 |
| Yeni bir Anayasa hazırlanmalı | Sivaslilar.Net | Anasayfa Haberler | 12 | 07.08.2008 15:31 |
| Kapatmayı bitirecek teklif | fertelliyim | Arşiv | 5 | 28.03.2008 11:57 |
| -->Sivil anayasa taslağı | ceylankimya | Arşiv | 53 | 21.03.2008 22:27 |
| Anayasa taslağımız ABD'lilere anlatıldı | abircan | Arşiv | 4 | 05.03.2008 15:48 |