Forum - Ana Sayfa Takvim S?k Sorulan Sorular Arama

Zurück   Sivas - Sivaslilar.Net - Sivashaber - Sivasforum - Sivasların En Büyük Buluşma Merkezi - Yiğidolar > Serbest Alan > Diğer Konular
SİTE ANA SAYFA Galeri Kayıt ol Yardım Ajanda Oyunlar Bugünki Mesajlar

Diğer Konular Diğer konular. Yukarıda bulamadığınız konular hakkında burada yazabilirsiniz.



Son 15 Mesaj : Hatıra defteri           »          Sitemizin Ozanları           »          Hangi Model Cep Telefonu?           »          Atatürk'ün Çocukluğu'na Ait Hikayeler           »          Şehzade Osman           »          Antilop İle Akrebin Dostluğu           »          Karagöz İle Hacivat Konuşmaları 2           »          SEVDİM İŞTE....           »          NEFRET ETTİM İŞTE!!!!!           »          AFORİZMALAR (SAÇMALAMLAR)-1           »          SEÇKİNLER/SEÇİLMİŞLER DÜNYASI           »          Hatalarımızdan Dersler Alabilmek Ümidiyle.           »          Araf Suresi 172-173. Ayetler.( Ben Sizin Rabbiniz Değil Miyim)           »          İnancımızı Kullananların Artık Tuzağına Düşmeyelim.           »          ULAŞ-Yapalı
Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 11.10.2009, 17:01   #1
Salim58
Moderator
 
Salim58 - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Salim58 Şuan Salim58 isimli Üye şimdilik offline Konumundadır

Üyelik Tarihi: 11.05.2009
Yaş: 59
Mesajlar: 59.381
Tecrübe Puanı: 10 Salim58 ist jedem bekanntSalim58 ist jedem bekanntSalim58 ist jedem bekanntSalim58 ist jedem bekanntSalim58 ist jedem bekanntSalim58 ist jedem bekannt
Standart Bu Ordu Kimin

Ergenekon’da bazı subaylar tutuklandı; “asker, demokratik yönetimi ortadan kaldırmaya çalışıyor” dedik.



Albay Dursun ÇİÇEK darbe planı hazırladı; “asker darbe yapacakmış” dedik.



Elazığ’da kendini bilmez bir teğmenin işgüzarlığı 4 askerimizin canına mal oldu; “asker, çok acımasız” dedik.



“Dağlarda gezen Ceylan” kahpe bir roketle paramparça oldu. Savcılık araştırmasını sürdürüyor. Sonuç ne çıkarsa çıksın, bu gidişle sanırım yine “asker yaptı” diyeceğiz.



Hatta…



İstanbul’daki sel felaketinde Mahmutbey kışlasındaki göl taştı. Hızını alamayıp “Bu işin içinde asker parmağı var” diyenler bile oldu.



Yan yattık asker, çamura battık asker…



Asker bu ülkede Başbakan ve bakanları darağacında sallandırdı, evet.



Asker bu ülkede kanlı-kansız darbelere imza attı, evet.



Asker esas işine bakmayıp, siyasete müdahil olmaya çallıştı, çalışıyor, evet.



Ancak…



Askerle ilgili her eleştiriye “Zaten asker…” diye başlanması biraz abartılı değil mi?



Ve hala darbe çığırtkanlığı yapanların bulunabilmesinde, bu abartının da biraz katkısı yok mu?



Asker, yekpare bir yapı değil ki.



İçinde demokratik olanı, liberali, sağcısı, solcusu, fanatiği, ılımlısı, Amerikancısı, Avrupacısı, Asyacısı, köylüsü, kentlisi var.



Hatta eğer hala kendini gizleyebiliyorsa dincisi bile vardır.



Aynı bizim gibi, siviller gibi yani…



Asker, terörle mücadele yöntemi ve DTP’ye yaklaşma biçimi üzerinden eleştirildiği için doğru bir kıyaslama olması adına söylüyorum.



Cizre’deki nizamiye girişinde PKK’nın sözde marşlarını okuyanlar için “bazı provokatörler”; DTP kongresinde ÖCALAN afişlerini asanlar için “bazı kendini bilmezler”; Türk bayrağını yakanlar için “kandırılmış çocuklar”, her barış arifesinde askere kurşun sıkanlar için “barış istemeyenler” şeklinde ayıklama yapılırken, asker söz konusu olduğunda neden “asker” denilerek bir genellemeye gidilir, anlamak güç.


Bülent ARINÇ, Ergenekon sürecinde subaylarla ilgili ortaya atılan iddialar üzerine “İyi ki biz bu subaylarla savaşa girmemişiz” demişti.


Peki, mevcut yapıdaki bir orduyla savaşa girilir mi?



Her olayın potansiyel zanlısı ilan edilen, bireysel ve hizipsel faaliyetleri kurumsal olarak yansıtılan ve bu şekilde yıpratılan bir orduyla…



Geçenlerde kıdemli bir subaydan dinlemiştim.



“Eskiden köylere gittiğimizde 90’lık dedeler bize yer verirdi. Şimdi bizi görünce sırtlarını dönüyorlar” demişti.



Vitesi düşürmek lazım.



Kutsal bir sözle, bir hatırlatmayla bitirelim yazıyı.



“Bir guruba olan kızgınlığınız, sizi adaletten ayırmasın.”





Diyanete Özür…



Her normal insan gibi “cami mahyasına ne yazılıp-yazılmayacağına karar veren Diyanet İşleri Başkanlığı’dır” diyerek, bir önceki yazıda İstanbul Müftülüğüne ufaktan dokundurmuştum; İstanbul’un kurtuluş gününde cami minarelerine yazılan cümleler sebebiyle.



Meğer işin aslı öyle değilmiş.



Mahyalara neyin yazılıp neyin yazılamayacağına Vakıflar Genel Müdürlüğü karar veriyormuş.



O zaman bize düşen, Diyanet’ten özür dilemek; virgülüne dahi dokunmadan cümleyi Vakıflar Gene Müdürlüğü’ne havale etmektir.



Demek ki neymiş?



Türkiye’de işler göründüğü gibi değilmiş.


Veyis ATEŞ
__________________
Asil İnsan İdare Eder, Aciz İnsan Şikayet Eder, Basit İnsan İftira Eder, Dürüst İnsan Sabreder...
Salim58 isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye Okuyor. (0 Kay?tl? Üye Ve 1 Misafir)
 

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesaj?n?z? De?i?tirme Yetkiniz Yok

BB Code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
ORDU SİVAS KARAYOLU den_iz Yollarımız (A.ordu, Sivas Dereyolu vs... 38 01.01.2013 04:02
Şu an kapı çalsa kimin gelmesini isterdiniz? ero Forum oyunları 591 19.12.2011 12:29
TESTİ ÇÖZ ,HAYATININ KUMANDASI KİMİN ELİNDE ÖĞREN kronik Yarışmalar ve Aktiviteler 2 24.09.2009 07:31
Kimin beynini okumak istersiniz? Anket fertelliyim Anketler 5 06.03.2009 15:43
Türk Ordusuna Övgüler selocan58 Serbest Kürsü 0 24.12.2008 06:40


WEZ Format +2. ?uan Saat: 03:42.


Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

Copyright © - Bütün Haklar Sivaslilar.net'e aittir.